Sayıştay 7. Dairesi 36621 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
36621
24 Eylül 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 7
-
Dosya No: 36621
-
Tutanak No: 37663
-
Tutanak Tarihi: 24.09.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- ) Dilekçilerden Alican TÜRK 1501 sayılı İlam’ın 1 inci maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
- ) 1501 sayılı İlam’ın 1 inci maddesi ile, birinci derece kadrolu Mali Hizmetler Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten lise mezunu teknisyen Alican TÜRK’e bu göreve asaleten atanma şartlarını taşımadığı halde vekalet ettiği müdürlük kadrosu için vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle 20.922,50. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Turhal Belediye Meclisinin 09.07.2007 tarih ve 7 sayılı kararı ile ihdas edilen 1. dereceli boş bulunan Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna, biriminde kadro derecesi en yakın bulunan ( Kadro derecesi 2/3 , Hizmet süresi 23 yıl ) lise mezunu Alican TÜRK’ün, Belediye Başkanlığının 18.05.2004 tarihli ve 86. madde hükümlerine göre vekaleten atandığını;
657 sayılı Kanun’un 86. maddesinin son fıkrasındaki “Bu kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir” hükmü gereği ihdas edilmiş bir kadroya atama yapılmaması halinde söz konusu boş kadroya kurum içinden vekil atanabileceğini ve bu hükümle saymanlık görevini yürütenler için istisnai bir uygulamaya gidildiğini;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Geçici 5. maddesi gereğince sertifika eğitim programını 2007 yılında başarıyla tamamlayarak almaya hak kazandığı muhasebe yetkilisi sertifikası belgesinin özel bütçeli idareler, mahalli idareler ve sosyal güvenlik kurumlarının muhasebe hizmetlerini yerine getirme yetkisi verdiğini ve bu görevlerde asaleten atanma şartlarının oluştuğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “Vekalet ücreti almak için asilde aranan şartların vekilde de bulunması gerekir. Alican TÜRK lise mezunudur. Vekalet edilen kadro ise dört yıllık yüksekokul mezun olma kriterlerini taşımaktadır. Ayrıca “muhasebe yetkilisi” bir kadro unvanı olmayıp görev unvanıdır. Bu bakımdan muhasebe yetkilisi olarak imza atmak Hesap İşleri Müdürlüğü için dört yıllık yüksekokul şartını taşımak anlamına gelmez. İzah edilen nedenlerden dolayı Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Derece yükselmesinin usul ve şartları” başlıklı 68 inci maddesinin (B) bendinde;
“Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç, sınıfların 1,2,3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a) 1 inci dereceli görevlerden ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b) 1 ve 2 nci derece görevlerden ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,
c) 3 ve 4 üncü dereceli görevler için en az 8 yıl,
-
- 1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda fiilen çalışmış olması ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şarttır. Ancak dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenim görenler için yukarıdaki sürelere ikişer yıl ilave edilir. . . ”
17.05.1987 tarih ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde;
“…1)Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple,
a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekalet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,
b) 5-15 inci dereceli kadrolara vekalet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekalet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması gerekmektedir.
2)Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.
3)657 sayılı Kanunun vekalet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.” denilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara ne miktarda zam ve tazminat verileceğine ilişkin olan ve 2008 yılında da uygulanmasına devam olunan 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
a)1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa)Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb)Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc)Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmadan aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2)aa)Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,…vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç sınıfların 1-4 derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, ilgilinin 8.6.1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen sürelerde fiilen çalışmış ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şartıyla atama yapılabilmektedir.
Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Buna göre bir göreve kurum içinden vekil olarak atananlara, vekalet ettikleri kadro veya görevler için öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki farkın 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenebilmesi için, bu kişinin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmadan sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61 inci maddesinin 1 inci fıkrasında;
“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.” denilmektedir.
Bahsedilen mevzuat hükmünden anlaşılacağı üzere muhasebe yetkilisi bir kadro unvanı değil, görev unvanıdır. Bu nedenle muhasebe yetkilisi için tespit edilen ayrı bir zam veya tazminat oranı da bulunmamaktadır. Adı geçen kişinin ödeme emirlerine muhasebe yetkilisi sıfatıyla imza atması, bu kişinin asilde aranan şartları taşımadığı halde birinci derece kadrolu mali hizmetler müdürlüğü unvanı için tespit edilen özel hizmet tazminatından faydalanacağı anlamına gelmemektedir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1501 sayılı İlam’ın 1 inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 24.09.2013 tarihli ve 37663 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01