Sayıştay 7. Dairesi 36577 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
36577
9 Temmuz 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 7
-
Dosya No: 36577
-
Tutanak No: 37538
-
Tutanak Tarihi: 09.07.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
- 568 sayılı ilamın 18. maddesi ile Bursa İnegöl İlçe Özel İdare Bütçesinden kaymakama ödenen il özel idaresi ödeneği üzerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 550,73 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5540 Sayılı Kanunun Ek maddesinde 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63.ncü maddelerine göre yapılan ödemelerin, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu aylıklarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisinin yapılamayacağı hükmünün mevcut olduğunu, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63.ncü maddelerine göre yapılan ödemelerin, 1700 sayılı Kanunun Ek 5'inci maddesi kapsamında, Danıştay 4.Daire'sinin 2007/5848 Esas ve 2008/5019 ve 2008/1510 Esas, 2009/94 sayılı kararlarında, “5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1.nci maddesi ile 09.05.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen "Ek Ödeme" başlıklı ek 5.maddede, bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, ödemenin üst sınırı belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağı ifade edilmiştir. 05.07.2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.” Denildiğini,
1982 Anayasasının Sayıştay başlıklı 160 maddesinin 2.fıkrasında, vergi benzeri Mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ve Sayıştay Kararları çerçevesinde uyuşmazlıklarda Danıştay Kararları esas alınır, denildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılığın karşılama yazısında; “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddesi gereği kaymakamlara yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden tazmin kararının tasdikine, 832 sayılı Kanunun 76. Maddesi gereğince karar verilmesi uygun olur görüşündeyim” demiştir.
Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”
01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1’inci maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 tarihli ve 2011/240 Karar, 2010/290 Esas Sayılı Kararında açıkça gelir vergisi kesilmesi nedeniyle açılan davanın temyizi sonrasındaki direnme kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve gelir vergisi kesileceği karara bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 5917 sayılı Kanunun 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindeki hükmü ise, ödeneğin kendisi ile ilgili olup ödenekten yapılacak kesintilerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Ek ödeneğin gelir vergisinden istisna edildiğine dair gerek Gelir Vergisi Kanununda gerekse İl Özel İdaresi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığına göre, Encümen Başkanı (Vali) ve üyelerine 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca yapılan ödemeden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 568 sayılı ilamın 18. maddesi ile 550,73 TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 568 sayılı ilamın 19. maddesi ile Bursa Gürsu İlçe Özel İdare Bütçesinden kaymakama ödenen il özel idaresi ödeneği üzerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 541,38 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. Maddesinde belirtilen gerekçelerle dilekçi talebinin reddi ile 568 sayılı ilamın 19. maddesiyle 541,38 TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 09.07.2013 tarihli ve 37538 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01