Sayıştay 7. Dairesi 36130 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
36130
2 Temmuz 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 7
-
Dosya No: 36130
-
Tutanak No: 37453
-
Tutanak Tarihi: 02.07.2013
-
Konu:
KARAR
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Zeki ÖZER ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
427 sayılı ilamın 1. maddesi ile Uludağ Üniversitesinin mülkiyetinde olup çeşitli kişi veya firmalara kiraya verilen iş yerlerine ait elektrik, su ve ısınma giderlerinin söz konusu kiracılardan tahsil edilmediği gerekçesiyle 6.923,62 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; dilekçe eki belgelerden de anlaşılacağı üzere, daha önce kiracılar tarafından tahakkuk kaydı verilmeden, yani tahakkuku tahsiline bağlı gelir olarak düşünülen tahsilatların, Sayıştay İlamı gereğince, 30.12.2011 tarihinde dilekçe ekindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere kiracılar tarafından ödenmesi gereken ve toplam 8.988,72 TL olarak kiracılar adına 120 - Gelirlerden Alacaklar Hesabı ile tahakkuk kaydı verildiğini ve bu miktarlardan 2.453,79 TL tutarındaki tahsil edilen miktar için de tahakkuk kaydından düşürülmesine ilişkin kayıtların yapıldığını, daha sonra, yasal takibe geçildiğine ilişkin olarak da Hukuk Müşavirliğine bildirilen toplam 6.534,93 TL’nin de 121 - Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı ile muhasebe kayıtlarına alındığını, Üniversite kiracılarından tahsil edilemeyen ve yasal takibe geçilen miktarın 6.534,93 TL olmasına rağmen, ilamda 6.923.62 TL’nin tazminine hükmedildiğini, buna ilişkin sorgu kağıdı ile savunmaya eklenen ve tahsile ilişkin kayıtların incelenmesi neticesinde, ilamda belirtilen kiracılardan Naci YILMAZ adına 102,74 TL olan tutarın tamamının tahsil edilmesine rağmen, ilamda 21,24 TL olarak, Necmi ÖZTÜRK adına da 367,45 TL olan tutarın da tamamı tahsil edilmesine rağmen ilamda aynı miktar için yine tazmin hükmü verildiğini, dolayısıyla, sorgu cevabında da bu miktarların tahsiline ilişkin belgelerin sunulması, temyiz gerekçesinin de ekinde gerekli tahakkuk kayıtlarının yapılması sebebiyle bu miktarlara ait tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini, ayrıca, takibe geçilen miktarlardan Sayıştay ilamı kendilerine intikal etmeden önce muhtelif kiracılara ait toplam 2.662,30 TL tutar için daha önce tahsilat kayıtları yapıldığından, bu tutarın da 121 - Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı kullanılarak muhasebe kayıtlarından çıkarıldığını, henüz tahsilat işlemi yapılamayan ve 121 -Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında bekleyen toplam 3.872,63 TL tutar için de Hukuk Müşavirliğinden alınan ve dilekçe ekinde sunulan yazıdan da anlaşılacağı üzere hukuki işlemlere ilişkin sürecin devam etmekte olup Strateji Geliştirme Daire Başkanlığınca ayrıca takip edilmekte olduğunu, Üniversite kiracılarından tahsil edilmesi gereken elektrik, su ve ısınma bedelleri için daha önce tahakkuk kaydı verilmeden, doğrudan tahakkuku tahsilatına bağlı bir işlem olarak uygulama yapılmakta iken, ilam neticesinde yukarıda izah edildiği üzere ve dilekçe eki tabloda ayrıntılı belirtilen tutarlar için gerekli tahakkuk kayıtları yapıldığından, ayrıca bundan böyle de kiracılar için tahakkuk eden söz konusu tutarlar için 120 - Gelirlerden Alacaklar Hesabı, yasal takibe geçilenler için de 121- Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı kullanılarak gerekli muhasebe kayıtlarının yapıldığını, kaldı ki, 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararı'nda bahsedilen sorumlu tutulacaklar belirlenirken Strateji Geliştirme Daire Başkanı olarak hiçbir sorumluluğunun olmadığının ortada olduğunu, kiracılardan süresi içerisinde borçlarını yatırmayanlara 7 (yedi) günlük süre verilerek tahsili konusunda ihtarname yazısı yazılmış olmasına rağmen, süresinde ödenmeyen borçların takip ve tahsili yönünde Hukuk Müşavirliğine zamanında yazılmış olup, takip edilmeme gibi bir olayın vukuu bulmadığını, bunun ötesinde başkaca bir işlem tesisinin mümkün olmadığını, sırf hesaben kayıtlara alınmama nedeniyle kamu zararından bahsetmenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, öteden beri tahakkuku tahsiline bağlı addedilerek, takibi yapılan bir konunun hesaba alınmamasının kamu zararı doğurmasının yanlış bir yorum olacağını, netice olarak, her kademede tahsili yönünde takibi yapılmış olan ve yalnızca hesaben takip edilmemiş bir olaydan dolayı tazmin hükmünü kabul etmesinin mümkün olmayacağını, eğer borç tutarları hesaplara (120 - Gelirlerden Alacaklar Hesabı ve 121 - Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı) alınmış olsaydı, tahsilatın mümkün olacağı gibi algılamaya katılmanın olanaksız olduğunu, tüm bu sayılan nedenlerle ve dilekçe eki belgelerden de anlaşılacağı üzere ilamda bahsedilen hesaplara alınmama konusunun bir usul hatası olup, dilekçe ekindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere ilgili hesaplara alındığından ve takip işleminde de herhangi bir ihmalin söz konusu olmaması nedenleriyle tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini bildirmiştir.
Başsavcılık karşılamasında; Kiracı Naci YILMAZ’dan 102,74 TL, Necmi ÖZTÜRK’ten ise 367,45 TL tahsil edildiği halde ilamda aynı miktarların tazminine karar verildiği ileri sürülerek tahsilata ilişkin belge ve ayrıca tazminine hükmedilen tutarın 2.662,30 TL’lik kısmının da tahsil edildiğine ilişkin belge gönderildiğinden, gönderilen belgelerin yargılamanın iadesini gerektirip, gerektirmediği konusunda değerlendirilmek üzere bu tutarlarla sınırlı olarak dosyanın Dairesine gönderilmesine, kalan miktarla ilgili bir tahsilat bildirilmediğine göre tazmin hükmünün devamına, karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde özetle; konu hakkında 25.01.2012 tarihli ilk temyiz dilekçesinde, Sayıştay Başkanlığının 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 Sayılı Genel Kurul Kararını dayanak göstererek sorumlu olmaması gerektiğinden bahsettiğini, dilekçe ekindeki Sayıştay Genel Kurul Kararının 5/d maddesinin bahse konu işlem hakkında hiçbir yoruma mahal bırakmayacak şekilde hüküm derç ettiğini ve 5018 Sayılı Kanunun 61’inci ve Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23’üncü maddesi incelendiğinde Muhasebe Yetkilisinin bu tür işlemlerde tek başına sorumlu olduğunun belirtildiğini, hal bu iken, 2009 yılı hesabının 7. Dairede incelenmesinde tek başına kendisinin sorumlu olduğu hususunun Kanuna ve Genel Kurul Kararına tamamen aykırı olduğunu, muhasebe yetkilisinin sertifika alırken bu tür işlemlerin hangi hesaba alınması gerekeceğini bilerek belge aldığını, başkanlık yapan kişi olarak kendisinin hesaplara alınmaya ilişkin muhasebe işlem fişlerini düzenlemesinin yasal olarak mümkün olmadığını, o nedenledir ki gerek 5018 Sayılı Kanun ve gerekse Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliğinin bunu göz önüne alarak, Muhasebe Yetkilisini tek başına sorumlu tuttuğunu, tüm bu nedenlerle kendisinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki Muhasebe Yetkilisinin de konuyu takip etmiş olup, yazışmaları yaptığını ve hiçbir ihmalinin olmadığını, konunun Hukuk Müşavirliğine zamanında iletildiğini ve görevini yaptığını, hesaba alınmama gibi bir yorumla kamu zararından bahsetmenin mümkün olmadığını, hesaba almamanın belki bir usul hatası olabileceğini ama tahsilatı hızlandıran bir etken olarak görülemeyeceğini, dolayısıyla hiçbir ihmalinin bulunmadığı gibi yetkisinin de olmadığı bir konuda sorumluluğunun da olmayacağını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında; gerçek anlamda bir hazine zararının söz konusu olmadığı, süresinde ödenmeyen elektrik, su ve ısınma giderleri için işletmelere 7 gün süreli ihtar yazılarının gönderildiği ve ihtara rağmen ödeme yapmayanların Hukuk Müşavirliğine intikal ettirildiği, Hukuk Müşavirliğince yasal işlemlerin yapıldığı, alacakların bir kısmının tahsil edildiği, kalanlar içinde takibata devam edilmekte olduğu, bu durumda sorumlular tarafından yapılması gereken işlemlerin yerine getirildiği, muhasebeleştirme işleminin yapılmamış olmasının bir idari işlem eksikliği olsa da alacağın tahsiline engel teşkil etmeyeceği belirtilerek izah edilen nedenlerden dolayı temyiz itirazlarının kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Sorumluluk Yönünden İnceleme
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde:
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
Denilmektedir.
Aynı Kanunun 61’inci maddesinin 5436 sayılı kanunun 10/a ve 10/b maddesiyle değişik şekli: Muhasebe Hizmetini; "gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemidir." şeklinde tanımlayarak bu işlemleri yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğunu, memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkili olmadığı hükmünü düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrası, muhasebe yetkilisinin yukarıda sayılan hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından söz ederek, ana hatlarıyla sorumluluğunu belirlemiş, Üçüncü fıkrası ise ödeme aşamasında ödeme emri ve eki belgeler üzerinde;
-Yetkililerin imzasını,
-Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
-Maddi hata bulunup bulunmadığını,
-Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlüdür diyerek inceleme yetkilerini yukarıda sayılan hususlarla sınırlı tutmuştur.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli, 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kararda; “5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, “idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,” karar verilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilâtla ilgili sorumluluğu başlamaktadır. Bir başka deyişle tahakkuk işlemi ancak verilen talimat ile (ilgili gelir veya gider belgesi) üzerinde yapılacak işlemle gerçekleşeceği dikkate alındığında, ancak tahakkuk ettirilen gelirin muhasebe kayıtlarına alınması ve ilgililerine kanuni süresinde gönderilmesi hususunda Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilebilir. Tahakkuk ettirilmeyen bir gelirle ilgili sorumluluktan söz etmek mümkün değildir.
Bu bağlamda dilekçi iddialarının aksine ilamda muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulmaması konusunda mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60’ıncı maddesinin (e) ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5’inci maddesinin (k) fıkralarında yer alan;
"İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek."
hükmü gereği ilamda bahsi geçen konu ile ilgili olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın sorumluluğunun bulunduğu konusunda da tereddüt bulunmamaktadır. Ancak burada bahsedilen sorumluluk Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının alt birimlerinden biri olan muhasebe biriminin dolayısıyla muhasebe yetkilisinin sorumluluğu değil, Daire Başkanlığı olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sözü edilen gelirin tahakkuk ettirilmesindeki sorumluluğudur.
Bu itibarla, sorumluluk itirazına ilişkin dilekçi talebinin REDDİNE karar verilerek konunun esasına geçilmiştir.
Esas Yönünden İnceleme
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde “Kamu Geliri”:
“Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri,
…ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde:
“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.” denilmiştir.
Öte yandan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu Zararının Belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde:
“a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,
d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,
f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,
ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.” hükümleri yer almıştır.
Dolayısıyla; üniversitenin mülkiyetinde bulunan işyerlerini kiralayanlara ait elektrik, su ve ısınma giderlerinin üniversitece karşılanmasına karşılık bu turların daha sonra sözleşmeleri gereği kendilerine tahakkuk ettirilmemesi ve bunun sonucu olarak kendilerinden tahsil edilmemesi kamu gelirinin eksilmesine neden olacağından mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Öte yandan dosyaya ilişkin bilgi ve belgelerden; üniversite mülkiyetinde bulunan işyerlerini kiralayanlarca ödenmeyen borçları nedeniyle ilamda tazminine hükmedilen 6.923,62 TL’den;
21,24 TL’nin; (102,74 TL olarak); 30.12.2011 tarih ve 29914 yevmiye numaralı,
367,45 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29915 yevmiye numaralı,
-
640,86 TL’nin 30. 12. 2011 tarih ve 29916 yevmiye numaralı,
-
899,17 TL’nin; 30. 12. 2011 tarih ve 29917 yevmiye numaralı,
939,78 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29918 yevmiye numaralı,
719,08 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29920 yevmiye numaralı,
775,06 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29921 yevmiye numaralı,
387,75 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29923 yevmiye numaralı,
173,23 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29924 yevmiye numaralı,
muhasebe işlem fişleri ile gelir tahakkuklarının gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan gelir tahakkuku gerçekleştirilen bu tutarlardan
21,24 TL’nin (102,74 TL olarak); 30.12.2011 tarih ve 299125 yevmiye numaralı,
367,45 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29926 yevmiye numaralı,
- 899,17 TL’nin 780,41 TL’sinin; 30. 12. 2011 tarih ve 29937 yevmiye numaralı,
719,08 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29938 yevmiye numaralı,
775,06 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29939 yevmiye numaralı,
387,75 TL’nin; 30.12.2011 tarih ve 29934 yevmiye numaralı,
muhasebe işlem fişleri ile olmak üzere toplam 3.050,99 TL’sinin işyerlerini kiralayanlarca ödendiği, geriye kalan ve 121 - Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında bekleyen toplam 3.872,63 TL’si ile ilgili olarak ise Hukuk Müşavirliğinden alınan ve dilekçe ekinden sunulan yazıdan da anlaşılacağı üzere hukuki işlemlere ilişkin sürecin devam etmekte olduğu ve bu tutarın Strateji Geliştirme Daire Başkanlığınca ayrıca takip edildiği görülmektedir.
Her ne kadar dilekçi tarafından işyerlerinin kiracısı konumunda bulunan kişilerin borçlarından kaynaklanan gelir tahakkuku ve tahsilat kayıtlarının ilam tarihinden önce kayıt altına iddia edilse de bildirilen tüm bu gelir tahakkuku ve tahsilat kayıtları hüküm tarihi olan 07.06.2011 tarihinden sonra yapılmıştır. (İlgili kayıtlar ilamın hüküm tarihinden önce değil, tebliğ tarihinden önce kayıtlara alınmıştır.)
Bu itibarla, dilekçi 427 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen 6.923,62 TL’lik tazmin hükmü ile ilgili olarak üniversite mülkiyetinde bulunan işyerlerini kiralayanlarca ödenmeyen elektrik, su, ve ısınma giderlerinin tamamına ilişkin gelir tahakkukunun gerçekleştirildiğini, borçlarını yatırmayanlara 7 (yedi) günlük süre verilerek tahsili konusunda ihtarname yazısı yazılmış olduğunu, Hukuk Müşavirliğince yasal işlemlerin yapıldığı, alacakların bir kısmının tahsil edildiğini, kalanlar içinde takibata devam edilmekte olduğunu, bu durumda sorumlular tarafından yapılması gereken işlemlerin yerine getirildiğini, muhasebeleştirme işleminin yapılmamış olmasının bir idari işlem eksikliği olsa da alacağın tahsiline engel teşkil etmeyeceğini bildirmekte ise de, hükümden sonra yapılan bu işlemler ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, dilekçi iddialarının reddi ile 427 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen 6.923,62 TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE,
Karar verildiği 02.07.2013 tarih ve 37453 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01