Sayıştay 7. Dairesi 35582 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35582

Karar Tarihi

7 Mayıs 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 7

  • Dosya No: 35582

  • Tutanak No: 37133

  • Tutanak Tarihi: 07.05.2013

  • Konu:

KARAR

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Hasan YÜKSEL ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1223 sayılı ilamın 4. maddesi ile 2500 takım cübbe ve kep dikim ücretinin Üniversite bütçesinden ödendiği gerekçesiyle 62.499,60 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle;

  1. Öncelikle, Temyiz konusu ilamda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Yükseköğretim Kurumlarının Görevleri" başlıklı 12’nci maddesindeki, "Sosyal Hizmetler" başlıklı 47’nci maddesindeki, Yükseköğretim Kurumları Mediko-Sosyal Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Dairesi Uygulama Yönetmeliğinin "Hizmetler" başlıklı 5’inci maddesindeki, "Sosyal Hizmetler" başlıklı 15’inci maddesindeki hükümlerinde üniversite bütçesinden ödenecek giderlerin tek tek sayıldığı ve bu giderler arasında cübbe ve kep dikim ücretinin sayılmadığı, iddia edilmekte ise de; yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerin yeniden incelenmesi durumunda görüleceği üzere, söz konusu maddelerde "üniversite tarafından yapılacak faaliyetlere ve hizmetlere" yer verildiğini, ilamda belirtildiği gibi bu faaliyet ve hizmetlerin yürütülmesi için gerekli olan alet, edavat, makine-teçhizat, mal ve malzeme alımları gibi giderlere yer verilmediğini, ana unsurları ile yerine getirilecek görevlerin belirtildiğini, Üniversitelerce de bu faaliyet ve hizmetler doğrultusunda gerektiği durumlarda, görevi yerine getirmek için gerekli giderler yapıldığını, söz konusu alımın da kültürel faaliyet kapsamında, tören giderleri adı altında öngörüldüğünü, tören giysisi olarak alındığını, bu nedenle temyiz konusu ilamla tazminen tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olup, hükmün kaldırılması gerektiğini,

  2. Yine, temyiz konusu ilamda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Sosyal Hizmetler" başlıklı 47’nci maddesinde, 03. 02. 1984 tarih ve 18301 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumlarında Mediko-Sosyal Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Dairesi Uygulama Yönetmeliğinin "Hizmetler" başlıklı 5’inci maddesi ile "Sosyal Hizmetler" başlıklı 15’inci maddesinde cübbe ve kep dikim ücretinin sayılmadığını, dolayısıyla söz konusu giderin Üniversite bütçesinden ödenmesinin mümkün olmadığı ifade edilerek, söz konusu alımın bir sosyal hizmeti gerçekleştirmek için yapılan alım olarak gerekçelendirildiğini, ancak, söz konusu alımın bir sosyal hizmet gerçekleştirmek için değil, kültürel bir hizmet gerçekleştirmek için yapıldığını, şöyle ki; 2547 sayılı Kanunun 47’nci maddesinin (b) bendinde; "Yükseköğretim kurumları, özel ve kamu kuruluşları ile işbirliği yaparak mezunlarına iş bulmakta yardımcı olurlar. " hükmünde belirtilen hizmetin bir anlamda "kültürel hizmet" olduğunu, üniversitelerin mezunlarına iş bulmak için gerekli ortamı oluşturmak zorunda olduklarını, mezuniyet törenlerinin de bunun bir parçası olup, üniversitelerin tanıtımına katkı sağlamakta ve mezunların kariyer çalışmalarında önemli bir yer tuttuğunu, bu yasal düzenleme ile üniversitelerinin yaptığı uygulama arasında tezatlık olmayıp, kanuna uygun bir işlem yapıldığını, üniversitelerin kapanış töreninde mezun duruma gelen öğrencilere mezuniyet töreni yapılmasının, bu törende özel bir giysi olan cübbe ve kepin giyilmesinin mezun olacak öğrenciyi motive etmek, üniversitesinden ayrılırken uğurlamak için yapılan gelenekselleşmiş bir etkinlik olduğunu, bu etkinliğin gerçekleşmesi için gerekli olan tüm harcamaların Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bütçesinden yapıldığını,

  3. Yine, temyiz konusu ilamın gerekçesinde yukarıda belirtilen Yükseköğretim Kurumlarında Mediko-Sosyal Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Dairesi Uygulama Yönetmeliğinin 16’ncı maddesinde kültür hizmetlerinin neler olduğunun tek tek sayıldığının, kep ve cübbe alımının kültür hizmetleri kapsamına girmediğinin ifade edildiğini, ancak bu iddianın hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki; 03. 02. 1984 tarih ve 18301 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumlarında Mediko-Sosyal Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Dairesi Uygulama Yönetmeliğinin "Kültür Hizmetleri" başlıklı 16’ncı maddesinde herhangi bir şeyin alımı konusunda bir ibare olmadığı gibi hizmetlerin neler olduğundan geniş kapsamlı olarak bahsedildiğini örneğin; ". . . konser, konferans, tiyatro ve benzeri. . . " denilerek, bu alanda yapılması gereken faaliyetlerin ucunun açık bırakıldığını, haliyle bu faaliyetleri gerçekleştirmek için de gerekli olan mal veya malzemenin alımının sınırlanmasının mümkün olmayıp, öğrenci için, öğrenciye yönelik alınan cübbe ve keplerin alımının da kültürel faaliyet olan mezuniyet töreni kapsamında alınmasının hukuka uygun olduğunu, bir an için, -kabul anlamına gelmemek üzere- temyiz konusu ilamın gerekçesindeki sosyal hizmetler ve kültür hizmetleri kapsamında cübbe ve kep alımının yazılmadığı ve bu kapsamda alınmaması gerektiği düşünülse bile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun "Cari Hizmet Maliyetinin Hesaplanması, Öğrenci Katkı Payları Ve Öğrenim Ücretleri" başlıklı 46’ncı maddesinin (i) bendinde; ". . . Yatırılan bu tutarlar, yükseköğretim kurumu bütçesine öz gelir olarak kaydedilir. Kaydedilen bu tutarlar karşılığı olarak ilgili yükseköğretim kurumu bütçesinde öngörülen ödenekler, gelir gerçekleşmelerine göre kullandırılır. Kaydedilen ödenekler, başta öğrencilerin beslenme, barınma, sağlık, spor, kültür ve diğer sosyal hizmet giderleri olmak üzere, KALKINMA PLANI VE PROGRAMLARINA UYGUN OLARAK YÜKSEKÖĞRETİM KURUMUNUN CARİ SERMAYE TRANSFER GİDERLERİ ile öğrencilerin kısmi zamanlı olarak geçici işlerde çalıştırılmasına ilişkin giderlerinde kullanılır. . . " ile aynı Yasanın 7’nci maddesi hükmü gereği Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca hazırlanan, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 15. 01. 1993 tarih, 93. 1. 39 sayılı kararı ile kabul edilen "Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetine Öğrenci Katkısı İle Diğer Faaliyetlerden Elde Edilen Gelirlerin Kullanım ve Harcamasına İlişkin Esas ve Usuller" in "Gider Bütçesi" başlıklı 10’uncu maddesinde; "Bütçenin Gider Kısmı; e)- ÖĞRENCİYE YÖNELİK OLMAK ÜZERE ÜNİVERSİTE VEYA YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜLERİNİN CARİ, KALKINMA PLAN VE PROGRAMLARINA YATIRIM VE TRANSFER HARCAMALARINDAN . . . MEYDANA GELİR" denildiğini, bu yönetsel düzenlemeler doğrultusunda; Maliye Bakanlığı tarafından Temmuz 2007 yılında yayınlanan 2008-2010 Dönemi Bütçe Çağrısı ve Bütçe Hazırlama Rehberlerinde de; ". . . Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı kurumsal kodu altında; - Öğrencilere ilişkin giderleri hariç Başkanlığın faaliyetlerinin yürütülmesi bakımından zorunlu olan giderler 09. 6. 0. 00 fonksiyonunda, Öğrencilerin beslenmesine ilişkin giderler 09. 6. 0. 03 fonksiyonunda, Öğrencilerin barınmasına ilişkin giderler 09. 6. 0. 04 fonksiyonunda, Öğrencilerin sağlığına ilişkin giderler 09. 6. 0. 05 fonksiyonunda, Öğrencilerin kültür ve spor faaliyetlerine ilişkin giderler 09. 6. 0. 06 fonksiyonunda, DİĞER GİDERLER, 09. 6. 0. 07 FONKSİYONUNDA İLGİLİ EKONOMİK KODUNDA TERTİPLENECEKTİR. . . . SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRESİ BAŞKANLIĞININ GELİRLERİNDEN KARŞILANACAK OLAN YÜKSEKÖĞRETİM KURUMUNUN DİĞER BİRİMLERİNİN CARİ GİDERLERİ, SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRESİ BAŞKANLIĞI ALTINDA (09. 6. 0. 07) FONKSİYONUNDA VE İLGİLİ EKONOMİK KODUNDA TERTİPLENECEKTİR. " denilerek, üniversitelerin sağlık, kültür ve spor daire başkanlıklarının harcamalarının yalnızca barınma, beslenme, sağlık, kültür ve spor faaliyetlerine yönelik olmayıp bütçenin diğer giderler fonksiyonundan üniversitenin ve üniversitenin diğer birimlerinin ihtiyaçları içinde harcama yapılabileceğinin belirtildiğini, alınan cübbe ve keplerin de alımı yapıldıktan sonra Üniversitenin fakülte ve yüksekokullarına devredildiğini, bu nedenle, mezuniyet törenlerinde kullanılmak üzere öğrenciler için alınan cübbe ve keplerin sosyal hizmet ve kültür hizmeti kapsamında değerlendirilmese bile yukarıda belirtilen yasal ve yönetsel düzenlemeler doğrultusunda üniversitenin ihtiyacı olan bir alımın gerçekleştirildiğini,

  4. Temyiz konusu ilamda; "Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetine Öğrenci Katkısı İle Diğer Faaliyetlerden Elde Edilen Gelirlerin Kullanım ve Harcamasına İlişkin Esas ve Usuller" in "Gider Bütçesi" başlıklı 10’uncu maddesinin (a) ve (e) fıkrasındaki "kültür faaliyetleri için gerekli olan harcamalar" kapsamında ve (g) fıkrasındaki "cari harcamalar" kapsamında değerlendirilemeyeceği yönündeki görüşün de hukuka aykırı olduğunu, çünkü; yukarıda da açıkça belirtildiği üzere üniversitelerin mezuniyet törenlerinin sosyal faaliyet değil, kültür faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden kültürel faaliyet için yapılacak harcamaların anılan esasların (a) ve (e) fıkrasındaki harcamalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yine, anılan esasların (g) bendinde açıkça "ÖĞRENCİYE YÖNELİK OLMAK ÜZERE" ÜNİVERSİTE VEYA YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜLERİNİN CARİ, KALKINMA PLAN VE PROGRAMLARINA YATIRIM VE TRANSFER HARCAMALARINDAN . . . MEYDANA GELİR" denilerek, öğrencilerden tahsil edilen harçlardan diğer faaliyet gelirlerinden oluşan Üniversitelerin öz gelir bütçesinden öğrenciye yönelik her türlü harcamanın yapılabileceğinin açıkça belirtildiğini, mezuniyet törenlerinde kullanılmak üzere alınan cübbe ve keplerin de öğrenciler için öğrenciye yönelik alındığının açık olduğunu, ayrıca, temyiz konusu ilamda söz konusu alımın cari harcamalar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiş ise de; Maliye Bakanlığı tarafından Temmuz 2007 yılından yayınlanan 2008-2010 Dönemi Bütçe Çağrısı ve Bütçe Hazırlama Rehberlerinde ". . . 1. a Cari Harcama: Cari harcama, sermaye varlıkları veya sermaye varlıklarının üretiminde kullanılacak mal veya hizmetler için yapılan ödemeler dışında kalan, karşılıklı ödemeleri ve alıcıların sermaye varlıkları satın almasına izin verilmesi, sermaye varlıklarının uğradığı tahribat veya zarar için alıcılara tazminat ödenmesi dışında kalan, alıcıların mali sermayesinin artırılması dışındaki amaçlarla yapılan karşılıksız ödemeleri kapsar. . . . Analitik bütçe sınıflandırmasıyla cari ve yatırım tanımları değiştiğinden; Personel için yapılan ödemeler (sosyal güvenlik dahil) ile bütçe kanunlarıyla belirlenmiş asgari değeri aşmayan ve/veya normal ömrü bir yıl veya bir yıldan daha uzun olmayan mal ve hizmet alımları ve faiz giderleri "cari giderler". . . olarak ifade edilecektir. " denilerek, cari harcamanın tanımının yapıldığını, aynı rehberde "03- MAL VE HİZMET ALIM GİDERLERİ Faturalı olarak veya ilgili mevzuatına uygun şekilde belgelendirilerek alınan mal ve hizmet bedellerini kapsayacaktır. Devletin karşılığında herhangi bir mal veya hizmet almadığı karşılıksız ödemeler ile sermaye giderleri kapsam dışındadır. Bu bölüm, büro malzemesi alımları, . . . düşük değerli veya bir yıldan az kullanım ömrü olan ekipmanlar için yapılan ödemeler ile çeşitleri ve açıklamaları ekli listelerde ve bu rehberin ilerleyen bölümlerinde ifade edilen benzeri giderleri kapsayacaktır. Uluslararası sınıflandırma standartlarında da "cari gider" olarak kabul edilen savunma harcamaları, sermaye için belirlenen limiti geçse dahi yatırım programlarında yer almayacak, mal ve hizmet alım giderlerine dahil edilecektir. Ancak, askeri lojmanlar sermaye bölümünde sınıflandırılacak ve yatırım programına dahil edilecektir. " denilerek, cari harcama kapsamındaki mal ve hizmet alımı giderlerinin neler olduğunun tanımının yapıldığını, 03-2 TÜKETİME YÖNELİK MAL VE HİZMET ALIMLARI kodu altında da 03. 2. 5. 03 TÖREN MALZEMELERİ ALIMLARI kodunda da "Sadece törenlerde kullanılan özel giysiler ile yine törenlerde kullanılan mal ve malzeme alımları bu bölüme gider kaydedilecektir. " denilerek, cari harcama kapsamında sadece mezuniyet törenlerinde kullanılan cübbe ve kepin bu ekonomik koddan alınabileceğinin belirtildiğini, yine, öğrencilere yönelik düzenlenecek yarışma, konferans, çalıştay, sempozyum, panel, seminer, sergi, tiyatro, konser vb. etkinlikler ile kültür, spor ve tanıtım faaliyetleri, ÜNİVERSİTENİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ TÖRENLERİ, bahar şenliği organizasyonları ile öğrenci topluluk faaliyetlerine ilişkin yapılan plaket, şilt, promosyon malzemesi (ajanda, şapka, tişört vb. ), dergi, gazete, afiş, broşür vb. basılı malzemeler ile diğer tüm gerekli mal, malzeme ve hizmetlerin temini, ulaşım ve konaklama giderlerinin Üniversitenin Bütçesinde öz gelir karşılığı ödenek tahsis edilen Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığının bütçe tertiplerinden karşılanabilmesi için 2007/3 Sıra Nolu Genelge uyarınca Başbakanlık Makamının izninin istenildiğini, Başbakanlık Makamınca da harcamaların yapılabileceği yönündeki izin talebinin uygun bulunduğunu,

  5. Temyiz konusu ilamda ". . . alınan cübbe ve keplerin öğrenciye verilmeyip, tören süresince öğrencilere verildiği ve ertesi yıl tekrar kullanılmak üzere demirbaş gibi depoda muhafaza edildiği beyan edilmiş ise de söz konusu cübbe ve kepler 2007 yılında da alınmıştır. Aynı mal 2007 yılında da alındığına ve alınan cübbe ve kepler demirbaş mahiyetinde olduğundan stoklarda hazır bulunduğuna göre 2008 yılında tekrar alınmasına gerek bulunmamaktadır. . . " yönündeki değerlendirmenin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle, Üniversitenin 1992 yılında Dokuz Eylül Üniversitesinden ayrılarak, kurulmuş bir Üniversite olduğunu, kurulduğu yıldan 2007 yılına kadar öğrencilerinin mezuniyetinde Dokuz Eylül Üniversitesi'nden kalan cübbe ve kepleri kullandığını, artık bunların eskimesi ve deforme olması nedeniyle 2007 yılında 500 adet yeni cübbe ve kep alındığını, bilahare 2008 yılında 2500 adet daha cübbe ve kep alınarak, mezuniyet törenlerinde eski cübbe ve kepler yerine yenilerinin kullanılmaya başlanıldığını, cübbe ve keplerin 2007 yılında alındığı ve stoklarda hazır bulunduğundan 2008 yılında tekrar alınmasına gerek bulunmadığı konusunda ise; Üniversitenin 2007-2008 yılındaki mezun sayısının 5. 031, 2008-2009 yılındaki mezun sayısının 5. 591, 2009-2010 yılındaki mezun sayısının da 6. 948 öğrenci olduğunu, görüleceği üzere yıllar itibariyle mezun sayısının arttığını, 2007-2008 yılında mezun olan 5. 031 öğrenciye 500 adet cübbe ve kepin yetmeyeceği açık olup, ihtiyaç hasıl olması sebebiyle 2008 yılında Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü Vali Vefki Ertür Kız Meslek Lisesine 2500 adet daha cübbe ve kep diktirildiğini ve ihtiyacın karşılanmaya çalışıldığını,

Son olarak ise bir örneği dilekçe ekinde sunulan Temyiz Kurulunun yerleşik kararlarında da Kurulumuzca yukarıda belirtilen yönetsel düzenlemeler doğrultusunda öğrenciye yönelik hizmetlerin Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlıklarınca yapılabileceğine hükmedilerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verildiğini söyleyerek, tamamıyla öğrenciye yönelik olan cübbe ve kep alımının da Kurulumuzca bu yönde değerlendirilerek temyiz konusu ilamla hükmedilen tazminen tahsil kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında, 2547 sayılı yasada; “… üniversite tarafından yapılacak faaliyetlere ve hizmetlere, ...” ifadesine yer verildiği, bu faaliyet ve hizmetlerin yürütülmesi, yerine getirilmesi için gereken her türlü giderlerin üniversite bütçesinden karşılanması gerektiği, günümüzde örf, adet, gelenek haline gelmiş olan ve sosyal ve kültürel bir faaliyet olan mezuniyet günlerinde giyilen cübbe ve fırlatılan keplerin diktirilip öğrencilere emanet olarak verilmesinin, giderlerinin bütçeden karşılanmasının hukuka aykırı olmadığı, kaldı ki demirbaş olarak, diktirilen cübbe ve keplerin bedellerinin ödenmesinin gerçek anlamda bir kamu zararı da sayılamayacağı, neticede alınan bir malın ücretinin ödenmesinin zorunlu olduğu, izah edilen nedenlerden dolayı tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 46’ncı ve 47’nci maddeleri uyarınca üniversitelerde kurulacak Mediko-Sosyal, Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Dairesinin teşkilatlanması, yönetimi, çalışmaları, görevlilerin yetki ve sorumluluklarına ilişkin genel hükümleri kapsayan ve 03.02.1984 tarih ve 18301 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ‘Yükseköğretim Kurumları, Mediko-Sosyal Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Dairesi Uygulama Yönetmeliği’nin ‘Hizmetler’ başlıklı 5’inci maddesinde:

“Daire; amacını gerçekleştirmek için bütçe imkanları nispetinde aşağıda gösterilen temel ve benzeri hizmetleri yapar.

Daire:

a - Her türlü sağlık hizmetlerini yürütür, yataklı sağlık merkezleri açar,

b - Güzel sanatlar ve spor alanlarında çalışmalar ve gösteriler düzenler,

c - Öğrencilere burs ve kredi, beslenme, barınma, çalışma, dinlenme ve boş zamanlarını değerlendirme, ulaşım ve iş bulma alanlarında yardımcı olacak hizmetler de bulunur,

d - Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri yapar, öğrencilerin kişisel ve ailevi sorunlarını çözümlemeye çalışır.

e - Hizmet alanına giren konularda araştırma ve uygulamalar yapar veya yaptırır ve gerekli gördükleri yayınlar,

f - Hizmet veren meslek elemanlarının yetişme ve gelişmelerini sağlamak için hizmetiçi eğitim programları düzenler,

g - Bütün bu hizmetlerin görülmesi için gerekli olan öğrenci kantin ve lokantaları, okuma salonları ile öğrenci yurtları açar, toplantı, sinema ve tiyatro salonları, spor salon ve sahaları, kamp yerleri sağlar bu ve benzeri diğer tesisleri kurar, kiralar, işletir veya işlettirir. Bu amaca yönelik olarak üniversitenin diğer birimleri ve üniversite dışındaki kuruluşlarla işbirliği içinde çalışır, döner sermaye işletmeleri kurar.” denilmekte;

‘Sosyal Hizmetler’ başlıklı 15’inci maddesinde de:

“Dairede, Sosyal Hizmetler olarak aşağıdaki hizmetler yürütülür.

a - Öğrencilerin barınma, beslenme, burs ve kredi gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli hizmetleri sağlamak, bu hizmetleri sunan kuruluşlarla işbirliği yaparak hizmetin daha iyi yürütülmesi sağlamak ve yurt kantin ve kafeteryalarının en iyi şekilde hizmet vermesi için çaba göstermek,

b - Çeşitli konuları içeren kitap ve periyodik bulunduran okuma salonları açarak, öğrencilerin ilgi alanlarına göre bilgi edinmelerine, yeni ilgi alanları kazanmalarına yardım etmek ve boş zamanlarını okuyarak değerlendirmelerini özendirmek,

c - Öğrencilerin ve çalışanların sömestr ve yaz tatilleri için, dinlenme tesisleri veya kamp yerleri kurmak veya bu konuda faaliyet gösteren kuruluşlarla anlaşarak hizmetin görülmesini de sağlamak,

d - Öğrencilerin ve çalışanların ulaşım hizmetlerinin görülmesini temin etmek veya bu konuda faaliyet gösteren kuruluşlarla anlaşarak, hizmetin en iyi şekilde yürütülmesini sağlamak,

e - Üniversitede çalışanların okul öncesi çağdaki ve okul çağındaki çocuklarının çalışma saatleri içinde bakımları ve eğitimlerine yardımcı olmak üzere, kreş, yuva ve benzeri birimler kurmak ve bu konuda ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak hizmetin en iyi şekilde görülmesini sağlamak.” hükümleri yer almaktadır.

16’ncı maddesinde:

"Dairede kültür hizmetleri olarak öğrencilerin ilgi alanlarına göre boş zamanlarını değerlendirmek, yeni ilgi alanları ile birlikte dinlenme ve eğlence alışkanlığı kazanmalarını sağlamak, güzel sanatlarla ilgili faaliyetleri izlemelerini, isterlerse bu faaliyetlere katılmalarını da temin etmek amacıyla aşağıda gösterilen hizmetler yürütülür: a) Resim ve fotoğraf sergileri açmak, konser, konferans, tiyatro ve benzeri sanat ve kültür alanlarında faaliyetler düzenlemek ve bu maksatla bu çeşit faaliyetlerde bulunan kuruluşlarla işbirliği yaparak, öğrencilerin daha geniş ölçüde sanat ve kültür faaliyetlerinden yararlanmalarını sağlamak, b) Öğrencilerin boş zamanlarında ilgi ve yeteneklerine göre sanat ve kültür çalışmaları yapmaları için resim, fotoğraf, el sanatları, halk dansları, klasik dans, müzik ve benzeri faaliyet alanlarında kurslar, çalışma grupları, korolar oluşturmak, bu grup ve koroların üniversite içinde ve dışında konser, gösteri, sergi ve karşılaşma gibi faaliyetlerde bulunmalarını veya karşılaşmalara katılmalarım sağlamak." denilmektedir..

Yukarıda belirtilen Yönetmelik hükmünde görüleceği üzere herhangi bir şeyin alımı konusunda bir ibare olmamakla birlikte hizmetlerin neler olduğundan geniş kapsamlı olarak bahsedilmektedir. Haliyle bu faaliyetleri gerçekleştirmek için gerekli olan mal veya malzeme alımının sınırlandırılması mümkün olmayıp, öğrenciye yönelik alınan cübbe ve kep alımının da sosyal ve kültürel bir faaliyet olan mezuniyet töreni kapsamında alınmasında yasal açıdan bir sorun bulunmamaktadır.

Öte yandan Maliye Bakanlığı tarafından Temmuz 2007 yılından yayınlanan 2008-2010 Dönemi Bütçe Çağrısı ve Bütçe Hazırlama Rehberlerinde; "...1.a Cari Harcama: Cari harcama, sermaye varlıkları veya sermaye varlıklarının üretiminde kullanılacak mal veya hizmetler için yapılan ödemeler dışında kalan, karşılıklı ödemeleri ve alıcıların sermaye varlıkları satın almasına izin verilmesi, sermaye varlıklarının uğradığı tahribat veya zarar için alıcılara tazminat ödenmesi dışında kalan, alıcıların mali sermayesinin artırılması dışındaki amaçlarla yapılan karşılıksız ödemeleri kapsar. ... Analitik bütçe sınıflandırmasıyla cari ve yatırım tanımları değiştiğinden; Personel için yapılan ödemeler (sosyal güvenlik dahil) ile bütçe kanunlarıyla belirlenmiş asgari değeri aşmayan ve/veya normal ömrü bir yıl veya bir yıldan daha uzun olmayan mal ve hizmet alımları ve faiz giderleri "cari giderler"... olarak ifade edilecektir." denilerek, cari harcamanın tanımı yapılmıştır.

Aynı rehberde; "03- MAL VE HİZMET ALIM GİDERLERİ Faturalı olarak veya ilgili mevzuatına uygun şekilde belgelendirilerek alınan mal ve hizmet bedellerini kapsayacaktır. Devletin karşılığında herhangi bir mal veya hizmet almadığı karşılıksız ödemeler ile sermaye giderleri kapsam dışındadır. Bu bölüm, büro malzemesi alımları, ... düşük değerli veya bir yıldan az kullanım ömrü olan ekipmanlar için yapılan ödemeler ile çeşitleri ve açıklamaları ekli listelerde ve bu rehberin ilerleyen bölümlerinde ifade edilen benzeri giderleri kapsayacaktır. Uluslararası sınıflandırma standartlarında da "cari gider" olarak kabul edilen savunma harcamaları, sermaye için belirlenen limiti geçse dahi yatırım programlarında yer almayacak, mal ve hizmet alım giderlerine dahil edilecektir. Ancak, askeri lojmanlar sermaye bölümünde sınıflandırılacak ve yatırım programına dahil edilecektir." denilerek, cari harcama kapsamındaki mal ve hizmet alımı giderlerinin neler olduğunun tanımının yapılmış, 03-2 TÜKETİME YÖNELİK MAL VE HİZMET ALIMLARI kodu altında da 03.2.5.03 TÖREN MALZEMELERİ ALIMLARI kodunda da; "Sadece törenlerde kullanılan özel giysiler ile yine törenlerde kullanılan mal ve malzeme alımları bu bölüme gider kaydedilecektir." denilerek, cari harcama kapsamında sadece mezuniyet törenlerinde kullanılan cübbe ve kepin bu ekonomik koddan alınabileceği belirtilmiştir. Yine, öğrencilere yönelik düzenlenecek yarışma, konferans, çalıştay, sempozyum, panel, seminer, sergi, tiyatro, konser vb. etkinlikler ile kültür, spor ve tanıtım faaliyetleri, ÜNİVERSİTENİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ TÖRENLERİ, bahar şenliği organizasyonları ile öğrenci topluluk faaliyetlerine ilişkin yapılan plaket, şilt, promosyon malzemesi (ajanda, şapka, tişört vb.), dergi, gazete, afiş, broşür vb. basılı malzemeler ile diğer tüm gerekli mal, malzeme ve hizmetlerin temini, ulaşım ve konaklama giderlerinin Üniversitenin Bütçesinde öz gelir karşılığı ödenek tahsis edilen Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığının bütçe tertiplerinden karşılanabilmesi için 2007/3 Sıra Nolu Genelge uyarınca Başbakanlık Makamının izni istenilmiş, Başbakanlık Makamınca da harcamaların yapılabileceği yönündeki izin talebi uygun bulunmuştur.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının kabulü ile 1223 sayılı ilamın 4. maddesi ile verilen 62.499,60 YTL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

  1. 1223 sayılı ilamın 6. maddesi ile Partem Temizlik Ltd. Şti. yüklenimindeki “Rektörlük ve Bağlı Birimlerinin Temizliği İşi”nde,

A) Sigorta işveren pirimi hissesinin % 5’lik kısmı 01.10.2008 tarihinden itibaren hazine tarafından karşılanmasına rağmen, bu miktara isabet eden tutarın fiyat farkı kesintisi olarak istihkak ödemelerinden düşülmediği,

B) 01.08.2008 tarihinden itibaren çalıştırılan 2 adet özürlü sigortalının sigorta primi işveren hissesinin tamamı hazinece karşılanmasına rağmen bu tutarın aylık istihkak ödemelerinden düşülmediği,

gerekçesiyle toplam 2.968,66 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

A) Dilekçi ilam hükmünün A) bendi ile ilgili olarak temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Yasa gereği sigorta işveren prim hissesinin % 5'lik kısmının 01.10.2008 tarihinden itibaren Hazine tarafından karşılanmasına rağmen bu miktara isabet eden tutarın fiyat farkı kesintisi olarak istihkak ödemelerinden düşülmediği, prim tutarının hem bütçeden hem de Hazinece ödenmesi nedeniyle toplam 9.579,83.YTL kamu zararına sebebiyet verildiği, kamu zararından 8.118,50. YTL'nin sorgu üzerine tahsil edildiği, ancak, ana paranın KDV’si olan 1.461,33.YTL' nin tahsil edilmediği, kamu zararı tablosunun KDV dahil olarak düzenlendiği, hakediş belgeleri incelendiğinde yapılan iş tutarına fiyat farkı ilavesi veya kesintisi yapıldıktan sonra KDV hesaplandığı, buna göre fiyat farkı kesintisi yapılması gerekirken yapılmayan bir işin kamu zararı tablosunun KDV dahil hesaplanması gerektiği bu nedenle meydana gelen kamu zararının faiziyle birlikte tazminen tahsili yönünden gerekçelendirildiğini, ancak, Yüklenici firma Partem Limited Şirketinin söz konusu 9.579,83.YTL'yi belirtilen tarihlerde haksız olarak tahsil ettiğini, tahsil ettiği bu bedellerin KDV'lerini tevkifat yoluyla ve ilgili vergi dairelerine beyan ederek, süresi içerisinde Katma Değer Vergisi Kanunu gereği ödemesi gereken vergiyi ilgili vergi dairesine ödediğini, bunun sonucunda ilgili firmanın haksız olarak tahsil etmiş olduğu KDV’den dolayı kamu zararı olduğu iddia edilen KDV’yi Devlete (Hazineye) ödemiş bulunduğunu, yine, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığının 08.08.2011 tarih ve KDVK-60/2011-1 sayılı 60 Nolu Katma Değer Vergisi Sirkülerinin 4.3’üncü maddesinde fazladan yapılan ödemenin geri tahsilinde bu durumun KDV matrahı ile ilişkilendirilmemesi gerektiğinin belirtildiğini, anılan Sirküler hükümleri yönünden de Sayıştay 7. Dairesince KDV’ye yönelik olarak verilen tazminen tahsil hükmünün hukuka aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, ayrıca, söz konusu kamu zararı olduğu iddia edilen 1.461,33 YTL KDV tutarının Devlete ödenmesi durumunda bu miktarın hem katma değer vergisi olarak hem de kamu zararı olarak Devlete ödenmiş olacağını, Kamu lehine bir sebepsiz zenginleşme meydana geleceğini, Borçlar Kanununun 61’inci maddesinde de "Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisabeden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır." denildiğini, ayrıca, ilgili firmaların, söz konusu % 5'lik Hazine katkılarını Üniversitelerinden de talep etmiş ve konuyu adli yargı makamlarına taşımış olduklarını, halen devam etmekte olan davalar ile konunun firmalarla Üniversite arasında nizalı olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.

Başsavcılık karşılamasında,

A) 5510 sayılı yasanın 81/1 maddesinin; “… Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır.” hükmünü içerdiği, hükmün amacının istihdamı ve verimliliği artırmak, yeni iş alanları yaratılması ve benzeri gerekçeler ile işverenler üzerindeki mali yükün hafifletilmesi olduğu, yani bir anlamda devletin işvereni “teşvik” amacıyla verdiği bir primden bahsedilebileceği, Hazinece karşılanan beş puanlık kısmın “sigorta primi alt sınır değişikliği, asgari ücret değişikliği, prim oranları değişikliği” gibi taraflar arasındaki sözleşmeye konu olan değişikliklerle bir ilgilisinin bulunmadığı, bu değişikliklerin hepsinin “fiyat farkı” ile ilgili olduğu, oysa beş puanlık kısmın karşılanmasının yasa ile verilmiş “işvereni teşvik” amacına yönelik bir hak olduğu, fazla bir ödeme söz konusu olmadığından tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği mütalaa edilmiştir.

Öncelikli olarak ilama esas tazmin hükmü yalnızca, 2008-Ekim, 2008-Kasım ve 2008-Aralık aylarında fiyat farkı olarak kesilen hazinece karşılanan prim indirimlerinin KDV’si üzerine ihdas edilmiştir.

08.08.2011 tarih ve KDVK-60/2011-1 sayılı Katma Değer Vergisi Sirkülerinde:

“…

    1. Hazinece Karşılanan Prim Tutarlarının İdarece Yüklenicinin Hakedişinden Kesilmesinde KDV Matrahı

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin (ı) bendinde, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır." hükmüne yer verilmiştir.

İşveren sigorta priminin belli bir tutarının Hazine tarafından karşılanması suretiyle yapılacak hakediş ödemelerinde, (söz konusu primler indirilse dahi) işveren sigorta priminin Hazinece indirilmeden önceki hakediş bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu itibarla; 5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi kapsamında işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine tarafından karşılanması nedeniyle işçilik maliyetleri içerisinde yer alan sigorta primlerinde, dolayısıyla da toplam maliyetlerde bu tutar kadar bir azalma meydana gelmekle birlikte, söz konusu tutar Hazine tarafından işveren adına ilgili Kuruma aktarıldığından, bu tutar indirilmeksizin belirlenen toplam işlem bedelinin KDV matrahı olarak dikkate alınması ve bu bedel üzerinden fatura düzenlenerek KDV hesaplanması gerekmektedir.

Ayrıca; fazladan yararlanıldığı tespit edilen sigorta primi teşvik tutarının mükellefin hakediş bedeli üzerinden kesilmek suretiyle geri alınmasına yönelik uygulama, fazla yararlandırılan Hazine yardımının tahsiline yönelik bir uygulama olup, bu durumun KDV matrahı ile ilişkilendirilmesine imkân bulunmamaktadır.” denilmektedir.

Diğer taraftan 5763 sayılı Kanunla getirilen 5 puanlık (%5) işveren indiriminden (5510 Sayılı Kanundan Doğan İndirim) yüklenici firma tarafından yararlanılmasına ve bu indirimin (asgari ücret) fiyat farkı kesintisi olarak fatura ve hakedişlere yansıtılmasına rağmen Katma Değer Vergisi matrahına dahil edilmemesi ile ilgili Gelir İdaresi Başkanlığının 27.03.2012 tarih ve 2986 tarihli son görüşünde yer alan; “5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi kapsamında işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine tarafından karşılanması nedeniyle işçilik maliyetleri içerisinde yer alan sigorta primlerinde dolayısıyla da toplam maliyetlerde bu tutar kadar bir azalma meydana gelmekle birlikte söz konusu tutar Hazine tarafından işveren adına ilgili Kuruma aktarıldığından, bu tutar indirilmeksizin belirlenen toplam hak ediş bedelinin KDV matrahı olarak dikkate alınması ve bu bedel üzerinden fatura düzenlenmesi gerektiği” yönündeki ifadesi de dikkate alındığında 5763 sayılı Kanunla getirilen 5 puanlık (% 5) işveren indirim doğrultusunda hakedişlerden yapılan kesintilerin KDV’siz olarak gerçekleştirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

B) Dilekçi ilam hükmünün B) bendi ile ilgili olarak temyiz dilekçesinde özetle; 01.08.2008 tarihinden itibaren çalıştırılan 2 adet özürlü sigortalının sigorta primi işveren payının tamamı Hazinece karşılanmasına rağmen aylık istihkak ödemelerinden düşülmediği ve bu nedenle ilamın (A) bendinde belirtilen gerekçelerle Hazinece karşılanan bu tutarların fiyat farkı kesintisi olarak düşülmesi gerektiği yönünde değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki; ilamın (A) bendindeki gerekçede Yüklenici ile imzalanan sözleşmenin "Fiyat Farkı" başlıklı 15’inci maddesinde yürürlükteki fiyat farkı kararnamesi hükümlerine göre fiyat farkının ödeneceğinin belirtildiğini, Fiyat Farkı Kararnamesinin ilgili hükümlerinin gerekçe olarak gösterildiğini, ancak, ilamın (B) bendinde de belirtildiği üzere özürlü sigortalıların sigorta işveren prim payının tamamının Hazinece karşılanmasının 4857 sayılı İş Yasanın "Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırma Zorunluluğu" başlıklı 30’uncu maddesine 5763 sayılı Yasa ile eklenen hüküm neticesinde doğduğunu, ancak, gerekçede belirtilen Fiyat Farkı Kararnamesinde ise "... 506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." denilmekte olup, Kararnamede sadece 506 sayılı Yasa gereğince yapılacak kesinti ve ödemeler dikkate alındığını, 4857 sayılı İş Yasası ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, ayrıca, konuyla ilgili Kamu İhale Kurumunun 25.10.2008 tarih ve 27035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğinin 4’üncü maddesinde "... meydana gelecek fark, ... 506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir..." denilerek, ihale sözleşmelerinin uygulaması ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmış olup, sözleşmenin uygulanması açısından 4857 sayılı İş Kanununda özürlülerle ilgili yapılan değişiklikle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadığını, İlamda belirtildiği gibi bu tutarların da hakedişten düşülmesi gerekse idi gerek kararnamede, gerekse tebliğde bu konuyla ilgili de düzenleme yapılacağını, tüm bu nedenlerle temyiz konusu ilamın haksız ve hukuka aykırı olup, tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.

Başsavcılık karşılamasında,

B) Temyiz dilekçesinde ileri sürülen gerekçelere istinaden tazmin hükmünün kaldırılması,

gerektiği mütalaa edilmiştir.

Öncelikli olarak ilamın bu bendinde; ilamın A) bendinde belirtilen (% 5’lik hazinece karşılanan prim indiriminin hakedişlerden kesilmesi gerektiğine ilişkin) gerekçelerle Hazinece karşılanan bu tutarların da fiyat farkı kesintisi olarak düşülmesi gerektiği yönünde bir değerlendirme yapılmıştır.

İlamın A) bendindeki gerekçede Yüklenici ile imzalanan sözleşmenin "Fiyat Farkı" başlıklı 15’inci maddesinde yürürlükteki fiyat farkı kararnamesi hükümlerine göre fiyat farkının ödeneceği belirtilmiş, Fiyat Farkı Kararnamesinin ilgili hükümleri gerekçe olarak gösterilmiştir. Ancak, İlamın B) bendinde de belirtildiği üzere özürlü sigortalıların sigorta işveren prim payının tamamının Hazinece karşılanması 4857 sayılı İş Yasanın "Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırma Zorunluluğu" başlıklı 30’uncu maddesine 5763 sayılı Yasa ile eklenen hüküm neticesinde doğmuştur. Gerekçede belirtilen Fiyat Farkı Kararnamesinde ise; "... 506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." denilmekte olup, Kararnamede sadece 506 sayılı Yasa gereğince yapılacak kesinti ve ödemelerden bahsedilmekte, 4857 sayılı İş Yasası ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır.

Ayrıca, konuyla ilgili Kamu İhale Kurumunun 25.10.2008 tarih ve 27035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğinin 4. maddesinde "... 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu ihale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, "b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,...506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir..." denilerek, ihale sözleşmelerinin uygulaması ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmış olup, sözleşmenin uygulanması açısında 4857 sayılı İş Kanununda özürlülerle ilgili yapılan değişiklikle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.

Bu itibarla, 01.08.2008 tarihinden itibaren çalıştırılan 2 adet özürlü sigortalının sigorta primi işveren hissesinin tamamı hazinece karşılanmasına rağmen bu tutarın aylık istihkak ödemelerinden düşülmemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, dilekçi iddialarının kabulü ile 1223 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen 2.968,66 YTL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 09.05.2013 tarih ve 37133 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim