Sayıştay 7. Dairesi 35448 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
35448
8 Mayıs 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 7
-
Dosya No: 35448
-
Tutanak No: 34936
-
Tutanak Tarihi: 08.05.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 1192 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle; Birinci derece kadrolu hesap işleri müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Fevzi YÜKSEL ve Memur Selim AKSOY'a, bu göreve asaleten atanma şartlarını taşımadıkları halde vekalet ettikleri müdürlük kadrosu için öngörülen özel hizmet tazminatının ödenmesi gerekçesiyle 4.246,38 YTL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle:
657 sayılı yasaya göre kadro ve görev için gerekli şartları taşıması, yasal hiçbir engel bulunmadığından Hesap İşleri Müdürlüğü kadrosuna vekaleten bakanlara özel hizmet tazminatı ödemesi yapıldığını,
Ülkemizde yazılı hukuk sistemi olduğunu, Bu sistemde ast üste tabi olduğunu,Yani alt metinler üst metinlere uygun olmak, başka bir deyişle aykırı olmaması gerektiğini, Uygulama da idareler bunu göz ardı edebilmekte ve Anayasa Mahkemesi ile idari yargıda bunun için olduğunu, Bir kurumun ihlal etmesi diğerinin de yapmasını gerektirmediğini, Oysa atamalar 657 Sayılı Devlet Memurları kanununa göre yapıldığını, Bu hem Anayasa hem de 657 sayılı yasada açıkça belirtildiğini, Yönetmelikten söz edilmemeyeceğini, Anayasamız “İdarenin Esaslarını düzenlerken “Yönetmelikler” başlıklı 124 üncü maddesinde “Başbakanlık, bakanlıklar ve Kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler.” Denildiğini,
Yönetmelik çıkarmak için yasal dayanağın olması gerektiğini, Yönetmelikler yasada belirlenmiş bir konunun uygulama şeklinin ayrıntılı olarak düzenlendiği metinler olduğunu, Ayrıca yasada yönetmeliğin kimin tarafından düzenleneceğinin de belirtildiğini, Yönetmelikler dayanağı olan yasa kapsamında olmak ve “Dayanak” başlığı altında da ilgili yasanın maddesi belirtmek zorunda olduğunu,
Üstelik yasaya aykırı hükümler taşıyamayacağını, Memurların görevde yükselmesi ile ilgili çıkarılan Yönetmeliklerin bu anlamda yasal dayanağı olmadığını, Gerek DPB'nın ( Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı ) gerekse İçişleri Bakanlığı'nın çıkardığı konu ile ilgili yönetmeliklerin "dayanak" maddelerinde; 657 sayılı yasayı ve 217 sayılı kendi kuruluş KHK sini yazmakla yetinilmekte idareye yetki veren yasa maddesi gösterilmediğini, Çünkü böyle bir madde ve yetki olmadığını, Sonradan yapılan değişiklikle kapsama memurların Kadro/görev "unvan değişiklikleri" de eklendiğini, 2004 yılındaki Genel Yönetmeliğe konulan “Geçici Madde 2- Belediyeler, İl Özel İdareleri ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlardaki memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle bu yönetmeliği yayımı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde bir genel yönetmelik hazırlanarak yürürlüğe konulur hükmü ile de Belediyeler için Bakanlığa tekrar bir genel yönetmelik çıkarabilmesi için yetki verildiğini, Yani bakanlığa yetki yasayla değil kendiside dayanaksız olan bir başka yönetmelikle verildiğini,
Bu nedenle Daha önce (Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik) ve Bakanlık tarafından (İl özel idareleri ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlık döner sermayeli kuruluşlardaki memurların görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına dair Genel Yönetmelik) ve Bakanlık tarafından (il Özel idareleri ve Belediyelerin kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile bunlara bağlık döner sermayeli kuruluşlardaki memurların görevde yükselme ve unvan değişikliği Esaslarına dair yönetmelik) çıkarılan görevde yükselme ile ilgili Genel Yönetmelikler gibi dayanaksız ve geçersiz olduğunu, Bu yönetmelikteki hükümler 5393 sayılı yasaya dayanmadığından uygulanamaz. Anayasamızın 123. Maddesinde “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenleneceğini,
İdarenin Kuruluş ve görevleri merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır…” 127. Maddesinde “Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir. 128. maddesinde “Devletin Kamu İktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atamaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükler, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”denildiğini,
Memurlar ile ilgili olarak 657 sayılı yasa, Belediyelerle ilgili olarak 5393 sayılı yasa çıkarıldığını, Bazı yasalar da (İmar, çevre vs.) belirli konularda ilgili hükümler olduğunu, Ancak Genel ve Temel olanları bunlar olduğunu,
Belediye Yasasının 51 ve 52 inci maddelerinde Zabıta ve İtfaiye Personeli için düzenleme olup, diğerleri için yasada hüküm bulunmadığını, 657 sayılı yasanın konumuz ile ilgili aşağıdaki maddelerinde ise;
Amaç ile ilgili “Madde 2- Bu Kanun Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini Atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler. Bu kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği hususları belirtmek üzere tüzükler çıkarılır. Bu kanunda öngörülen yönetmelikler Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulur.”
İdari görevlere atanama ile ilgili “Madde 69- Kurumlar, Eğitim ve öğretim, sağlık ve yardımcı sağlık ve teknik hizmetler sınıflarına dahil memurlardan, kariyerlerinden yararlanmak istediklerini 2-4 dereceler arasındaki idari görevlere ait olup kazanılmış hak derecelerinin iki altındaki derecelerden tespit ve ihdas edilmiş kadrolara atayabilirler. Bir sınıftan bir başka sınıfa geçme ile ilgili “Madde 7- Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri caizdir. Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu kanunda ve kuruluş kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır. Bu durumda sınıfları değişenlerin eski sınıflarının derecesinde elde ettikleri kademelerde geçirdikleri süreler yeni sınıflardaki derecelerinde ile ilgili dikkate alınır.
Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler.”
Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi ile ilgili “Madde 76- Kurumlar, görev ve unvan değişikliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleri ile memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.
Devlet memurlarının yetiştirilmesi başlığı altındaki Kurumların memurlarını hizmet içinde yetiştirme esasları “Madde 214- Devlet memurlarının yetişmelerini sağlamak, verimliliğini artırmak ve daha ileriki görevlere hazırlamak amacıyla uygulanacak hizmet içi eğitim, Devlet Personel Başkanlığı tarafından ilgili kurumlarla birlikte hazırlanacak yönetmelikler dahilinde yürütülür.” Denildiğini,
Görüldüğü üzere 657 sayılı yasa; memurların niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini düzenlendiği açıkça belirtmekte, bunu da 69, 71, 76 ve 214 üncü maddelerinde hükme bağlandığını, İdari yetkilerini açıklamakta yasada belirtilen kimin yönetmelik çıkaracağı açıkça gösterildiğini, Bunlar arasında veya başka maddelerinde memurların kadrolara atanmalarında, üst görev kadrolarına geçiş atamalarında yönetmelikten ve görevde yükselmeden söz edilmediğini, Yönetimler bu konuda yasal niteliklere uymaları şartıyla yetkili kılındığını, Memurların yetiştirilmesinden 214 üncü madde de söz ediliyor ve yönetmelik yapılacağını hükme bağlandığını,
DPB’lığı ise kendi mevzuatlarında personel ile ilgili çalışma ve düzenleme yapma görev ve yetkisi olduğunu öne sürdüğünü, Yasadaki bu madde DPB’na yönetmelik çıkarmada yetki verdiğini, Ancak burada sözü edilen yetki ve konu görevde yükselme değil hizmet içi eğitim ve bu eğitimin nasıl yapılacağı olduğunu, Personel konusunda genel olarak düzenleme yapma istediği konuda, istediği şekilde yönetmelik çıkarabilmek değildir. Üstelik bu yetki bağlı bir yetkidir. Hizmet içi eğitimle ilgili yönetmelik çıkarırken “İlgili Kurumlarla birlikte hazırlanacak yönetmelikler” hükmüne de uymak zorunda olduğunu,
Anayasamızın 127. maddesine göre “Mahalli İdareler; il belediye ve köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, genel kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir.” Ne DPB’nın nede İçişleri Bakanlığı’nın bağlı veya ilgili kuruluşlarının olmadığını, Merkezi idare, sınırları açıkça yasada belirtilen konularda olmak şartıyla sadece vesayet yetkisine sahip olduğunu, Bir yönetmelik çıkarılacak ise yasada belirtilen ilgili kurum belediyelerin kendisi olduğunu, Vesayet yetkisi kapsamında 5393 sayılı Belediye Yasasının 51 ve 52. maddelerinde İçişleri Bakanlığına Zabıta ve İtfaiye teşkilat ve personeli konularında yönetmelik çıkarma yetkisi verildiğini, Diğer personel hakkında da verilmediğini, Bu özel hükümler belediyeler için tek istisnadır. Burada da diğer birimlerde çalışanların hiç biri görevde yükselmeye tabi tutulmamıştır. Bu konunun yasal dayanağının olmadığını olmadan da yönetmelik çıkarılmasının ve yönetmelikle düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu İçişleri Bakanlığı yetkilileri de biliyorlar ki Belediye Yasasına bu özel hükümleri koyma gereği duyduğunu,
DPB ve İçişleri Bakanlığı sadece Belediyelerin düzenleyecekleri yönetmeliklere örnek olmak üzere tıp yönetmenlikler hazırlayıp önerebilirleceğini, Buna da uyup uymama belediyelerin takdiri olduğunu, Çünkü 5393 sayılı yasasının 18/m. Maddesine göre; “Belediye tarafından çıkarılacak yönetmenlikleri kabul etmek” yetkiside meclise verildiğini,
“Hukuk Devleti” kurallar devletidir. Kurallar genel ve ilgili herkesi bağlar. Bizim hukuk sistemimizde de yönetmelik, yasada verilecek konu ve kapsamda olmak zorunda olduğunu, Yasa koyucunun yerine geçirilecek yasanın düzenlemediği konuda, yasa hükümlerini kısıtlayıcı değiştirici yeni hükümler konulamayacağını, Yasayı, yasama erki, yönetmenliği yürütme erki yapacağını, Yürütme yasayı baypas edemeyeceğini, Ama ne yazık ki günümüzde yasalar, hukuka aykırı olarak bu konuda olduğu gibi yönetmenlikler hatta genelge ve tebliğlerle fiilen değiştirildiğini, Fakat Sınav ve Zabıta Yönetmeliklerinde olduğu gibi Danıştayca iptal edilerek hukuk dışı keyfilikler önlendiğini, Hizmet içi eğitimde sınav sonucu atama olmadığını, Şartlar ve kısıtlamalar olmadığını, Eğitimi nasıl ve kimler tarafından verileceği, konuların ve sürelerinin, değerlendirilmesinin nasıl olacağı vs. düzenlenir. Görevde yükselme yönetmeliklerinde ise yukarıdaki yasa hükümlerini hükümsüz kılan, değiştiren amirlerin yetkilerini ve memurların haklarını kısıtlayan 657 sayılı yasaya açıkça aykırı hükümler olduğunu, Bu nedenle Anayasanın 124. maddesindeki kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkara bilirler hükmüne aykırı olduğunu, Yine bu yönetmeliklerin çıkarılabilmesi için kanunun açıkça belirtildiği özel bir hüküm ayrı bir madde veya fıkra olarak 657 sayılı yasaya konulmasının şart olduğunu, Buna uyulmadığı içinde anayasanın “kanunla düzenlenir” dediği, 128. maddesinin de açık ihlali söz konusu olduğunu,
Hukuktaki hiyerarşi; Anayasa yasa, tüzük ve yönetmenlik olarak sıralandığını, Yasalar Anayasa Yönetmenlikler yasalara uymak zorunda olduğuna çelişki halinde üst metne uyulması gerektiğine göre yönetmenliğe aykırı hükümler taşıyorsa geçerli olmayacağından yasaya uyulmak zorunda olduğunu, İdare yukarıdaki maddelere göre şef, müdür kadrolarına kadro ve eğitimleri uyanları atamada serbest olduğunu, Memurların atanma ve kadro değişiklikleri (müdür kadroları da diğerleri ile aynıdır ve atama bir değişiklikten ibarettir.) 657 sayılı yasaya göre yapılmak zorunda olduğunu,
- Yukarıda belirtilen tarih ve yevmiye nolu verile emirinde 992,49 TL fazla ödemede bulunulduğu bu sebeple 29.07.2011 tarih ve ER serisi 44303. 44304 nolu tahsil makbuzları ile Süleyman AYDIN Harcama Yetkilisi Fen İşleri Müdür Vekili ve İbrahim YÜKSEKTEPE Gerçekleştirme Görevlisi Satınalma Müdür vekilinden 992,49 TL tahsil edildiğini,
Sonuç olarak; Anayasanın 128 inci maddesinde, memurların atanmaları ve özlük haklarının kanunla düzenleneceği üst yöneticilerin değiştirilmesinde ise özel yasa ile düzenlenmesi gerektiği hükme bağlanmış olup, görevde yükselme ve atamada yönetmenlikle düzenleme yapılması öngörülmediğini,
Memurlarla ilgili 657 sayılı Yasanın 76 ıncı maddesinde idarenin memuru, kazanılmış hak aylığına göre daha üst kadro ve görevlere atayabileceği belirtilmiş, herhangi bir sınırlama, kısıtlama getirilmediği gibi yönetmelikle düzenleme yapılmasına da yer verilmediğini,
İdare 657 sayılı yasanın 76 ıncı maddesindeki “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro ve derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” Hükmüne göre Belediyelerde atama yetkili amir olan Belediye Başkanı onayı ile müdür kadrosuna atayabilir. Diğer yandan maddede belirtildiği üzere söz konusu Yönetmenliğin 20.04.2004 tarihli değişik Ek:2 Maddesinde “Boş kadro olmaması nedeniyle görevde yükselme eğitimi ve sınavı açılmaması durumunda nüfusa bağlı olarak değiştirilmesi gereken ve birbirinin alternatifi olan başkatip yazı işleri müdürü muhasebeci hesap işleri müdürü kadroları için boş kadro şartı aramaksızın görevde yükselme eğitimi ve sınavı yapılabilecektir. 1580 sayılı Belediye Yasasının Belediye baş amirleri memur ve müstahdemleri başlıklı 88. maddesinde “Belediyelerde reis ve lüzumu kadar muavinden sonra Daire baş amirleri şunlardır. Yazı işleri müdürü veya Başkatip, Hesap İşleri Müdürü veya Muhasebeci, Sıhhat İşleri Müdürü, Başkatip veya Tabip, Baytar Müdürü Başbaytar/Baytar, Fen İşleri Müdürü, Baş Mühendis veya Mühendis, Teftiş Heyeti Müdürü Baş Müfettiş veya müfettiş lüzumu halinde zat ve hukuk işleri müdürleri veya müşavir avukat…” hükümleri vardır. Bunlar birim amiri ünvanları olup sadece nüfusa göre verilen alternatif aynı görev ve yetkili eşit görevlerdir. Disiplin ve sicil amiridirler. Eşit görevler arasında geçişler sınava tabi değildir. Bu nedenle de sınavsız atamaya engel bulunmadığını,
Yapılan ödemelerin dayanağına gelince; bu apayrı bir konudur. Memur atandığı kadronun haklarından atandığı tarihten itibaren ve fiilen yaptığı sürece yararlanır. Hesap İşleri Müdürü kadrosuna asaleten atanmayıp da vekaleten atansaydı yan ödeme ve tazminatlarından yine yararlanacak olacağını, Burada esas olan atamanın şekli değil görevin yapılması olduğunu,
657 sayılı Devlet Memurları kanununun 86. maddesinde bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır. Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü taktirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir… denilmektedir. Memura vekalet aylığı verilmediğini, Ancak 05.05.2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazete yayınlanan “Zam Tazminatlara ilişkin 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında 657 sayılı kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenleri;
ac) Vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
hb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi.
Cc) Vekillerin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarını asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde aradaki fark; 657 sayılı kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.” Hükmüne uygun olarak yan ödeme ve tazminat farkı ödendiğini,
Sonuç olarak kamu zararı olarak belirtilen 4.246,38 TL zam ve tazminat farkı ödendiğini, Kararname hükmünde sınava girme değil, sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması denildiğini, Görevde yükselme yönetmenliğine göre memur bu şartları zaten taşımadığını,
Bu maddeye göre müdürlük kadrosunun vekaleten atanmalarda bile ödenecek zam ve tazminat farklarını ödemede asaleten atamada vermekte yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre bir sakınca bulunmadığını,
Gerekli yasal ve yönetmenlik şartlarını taşıyan memurun, sadece görevde yükselme eğitimi ve sınava girmeden atanmasının gerekçe gösterilmesi sonucu yapılan zam ve tazminatların kamu zararı olarak önerilmesi hukuka uygun olmadığını, Memurun kadro ve görevine ait mali hakları alması kamu zararı olmadığını, Ek delil (1) Danıştay 11 inci dairenin Esas No: 2004/481, Karar no: 2003/5610 sayılı mahkeme kararı. Ek delil (2) Selim AKSOY aynı zaman da 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Muhasebe Yetkilisinin Nitelikleri ve Atanması başlıklı 62 inci maddesi gereği Muhasebe Yetkili Sertifikası bulunduğunu, Sertifika No: ÖSYM/2007/136 Müdürlük kadrosunun aylık, zam ve tazminat farkları olan 4.246,38 TL kamu zararının yukarıda açıkladığımız mevzuat hükümleri gereğince kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Savcılığının karşılamasında:
“1- Vekalet görevini yapan kişiler asilde bulunması gereken şartları taşımamaktadırlar. Anılan kişiler yüksek öğrenim görmemişlerdir. Oysa vekalet edilen 1. derece Hesap İşleri Müdürlüğü için yüksek öğrenim şartı vardır. Asilde bulunması gereken şartları taşımayan kişilere asil için ödenen özel hizmet tazminatı ödenemez. Söz konusu Danıştay Kararı da vekalet eden kişinin asilde aranan şartları taşımadığından vekil olarak atanamayacağını kabul etmektedir. Sadece fiilen yürütülen vekalet görevi için vekalet aylığına eşdeğer tazminat ödenmesine karar verilmektedir. Bu konuda mevzuatımızda asilde aranan şartları taşımayanlara da tazminat verilir diye bir hüküm bulunmadığından yapılan ödemeler yasal değildir. Daire kararının onanmasına,
- Tahsilata ilişkin belge gönderildiğinden yargılamanın iadesi gerekip, gerekmediği konusunda değerlendirme yapılmak üzere dosyanın dairesine gönderilmesine,”denilmiştir.
Dilekçiler arasında olan Ahmet OTÇU 1192 sayılı ilamın 1 inci maddesine itiraz etmekte ise de;
832 sayılı Sayıştay Kanununun 69.maddesinde:
“Temyiz isteği dilekçe ile yapılır. Dilekçeye ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler bağlanır. Temyiz evrakının suretleri karşı tarafın sayısınca verilir.”
79 uncu maddesinde de: “Kanun yollarına başvurma hallerinde bu kanunda yer almamış olan hususlar hakkında Hukuk Muhakeme Usulleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. …” denilmiştir.
Temyiz dilekçesinde bulunması gereken hususlar ise, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 430.maddesinde dokuz bent halinde sayılmıştır. Maddenin 9.sırasında yer alan "Temyiz edenin veya varsa yasal temsilci yahut vekilinin imzası" da bu hususlardan biridir.
Belirtilen madde hükümlerine göre, temyiz talebine yönelik dilekçe, imza ile tamamlandığından imzasız olarak yapılmış olan Ahmet OTÇU’nun temyiz başvurusu hakkında Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Derece yükselmesinin usul ve şartları" başlıklı 68 inci maddesinin (B) bendinde,
"Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç, sınıfların 1,2,3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a)l inci dereceli görevlerden ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b)l ve 2 nci derece görevlerden ek göstergesi 5300'den az olanlar için en az 10 yıl,
c)3 ve 4 üncü dereceli görevler için en az 8 yıl,
-
- 1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda fiilen çalışmış olması ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şarttır. Ancak dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenim görenler için yukarıdaki sürelere ikişer yıl ilave edilir. . . "
17.05.1987 tarih ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 Seri No'lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde;
“…1)Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple,
a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekalet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,
b)5-15 inci dereceli kadrolara vekalet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekalet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması gerekmektedir.
2)Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.
3)657 sayılı Kanunun vekalet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır." denilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara ne miktarda zam ve tazminat verileceğine ilişkin 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın "Vekalet" başlıklı 9 uncu maddesinde;
"657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
a)l)Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa)Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb)Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc)Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmadan aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2)aa)Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartlan bir arada taşımayanlara,…vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez"
hükmü yer almaktadır.
Aynı Kararın eki III sayılı cetvelin "G-657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hizmet sınıflarında çalışıp da özel hizmet tazminatı ile bu cetvelin yukarıdaki sıralarında sayılan tazminatlardan yararlanamayan personelden" başlıklı bölümünde özel hizmet tazminatı oranları;“…2-Diğerlerinden;
-8-15 inci derecelerden aylık alanlar …………..: 48
-Diğer derecelerden aylık alanlar.................:49” olarak belirlenmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç sınıfların 1-4 derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, ilgilinin 8.6.1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen sürelerde fiilen çalışmış ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şartıyla atama yapılabilmektedir.
Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Buna göre bir göreve kurum içinden vekil olarak atananlara, vekalet ettikleri kadro veya görevler için öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki farkın 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenebilmesi için, bu kişinin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmadan sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması gerekmektedir.
15.06.2006 tarihinden önce 4 üncü dereceden, bu tarihten itibaren 3 üncü dereceden aylık alan Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Fevzi YÜKSEL ile 5 inci dereceden aylık alan Memur Selim AKSOY'a vekalet ettikleri müdürlük kadrosu için %135 oranında özel hizmet tazminatı ödenmiştir. Ancak bu kişiler yüksek öğrenim görmediklerinden (lise mezunu olduklarından) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesi gereğince derece yükselmesindeki süre şartı aranmaksızın 1 inci derece kadrolu müdürlük görevine asaleten atanma şartlarını taşımamaktadırlar. Bu nedenle, adı geçen kişilere vekalet ettikleri müdürlük kadrosu için öngörülen %135 oranında özel hizmet tazminatının ödenmesi mümkün değildir. Bunun yerine adı geçen kişilere yukarıda sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın III sayılı cetvelin (G) bölümü uyarınca asıl kadroları için öngörülen %49 oranında özel hizmet tazminatının ödenmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 1 inci dereceli hesap işleri müdürlüğü kadrosuna vekalet eden ancak bu göreve asaleten atanma şartlarını taşımayan Fevzi YÜKSEL ve Selim AKSOY'a asıl kadroları için tespit edilen özel hizmet tazminatı yerine, vekalet ettikleri müdürlük kadrosu için tespit edilen özel hizmet tazminatının ödendiği anlaşılmıştır. Dilekçiler Danıştay 11.Dairesinin Esas: 2001/481, Karar: 2003/5610 nolu kararında ise; asilde aranan şartları taşımayan bir kişinin vekil olarak atanamayacağına ve bu kişiye vekalet ettiği göreve ait aylık, zam ve tazminatın ödenemeyeceğine ancak anayasanın angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca davacının fiilen yürüttüğü vekalet görevinden dolayı vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere, bu kararda da asilde aranan şartları taşımayan kişiye vekalet ettiği görevin aylık, zam ve tazminatının ödenemeyeceği, sadece vekalet ettiği göreve ait aylığın tazminat olarak ödenmesi gerektiği belirtilmektedir. Ancak mevzuatımızda "Anayasanın angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca asil olarak atanma şartını taşımayan bir kişiye fiilen yürüttüğü vekalet görevinden dolayı vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödeneceği" yönünde bir düzenleme bulunmayıp sorgumuzda bahsedilen Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca esas ve usule ilişkin olarak şartları bir arada taşımayanlara, vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi mümkün değildir. Ayrıca 832 sayılı Sayıştay Kanununun 65 inci maddesi hükmü uyarınca genel mahkemelerce verilen hükümler; Sayıştay'ın, hesap ve muameleler yönünden denetimine ve hükmüne engel teşkil etmemektedir.
Dilekçiler ayrıca Selim AKSOY'a ait muhasebe yetkilisi sertifikasını göndermişlerdir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun "Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları" başlıklı 61 inci maddesinin 1 inci fıkrasında;
Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur." denilmektedir.
Bahsedilen mevzuat hükmünden anlaşılacağı üzere muhasebe yetkilisi bir kadro unvanı değil, görev unvanıdır. Bu nedenle muhasebe yetkilisi için tespit edilen bir zam ve tazminat oranı da bulunmamaktadır. Adı geçen kişilerin ödeme emirlerine muhasebe yetkilisi sıfatıyla imza atmaları bunların asilde aranan şartları taşımadıkları halde birinci derece kadrolu hesap işleri müdürlüğü unvanı için tespit edilen özel hizmet tazminatından faydalanacakları anlamına gelmemektedir.
Bu itibarla, dilekçileri iddialarının reddedilerek 7.Daire tarafından 1192 sayılı ilamın 1 inci maddesine ilişkin verilen 4.246,38 YTL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1192 sayılı ilamın 2 inci maddesiyle; Belediyeye ait aracın kasko sigorta poliçesi düzenlenerek ödenmesi gerekçesiyle 992,49 YTL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
29.07.2011 tarih ve 44304 nolu tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
Karar verildiği 08.05.2012 tarih ve 34936 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02