Sayıştay 7. Dairesi 35121 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
35121
8 Mayıs 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 7
-
Dosya No: 35121
-
Tutanak No: 34938
-
Tutanak Tarihi: 08.05.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1457 sayılı ek ilamla; Erzurum İç Tedarik Bölge Başkanlığınca ihalesi yapılan "131.000 kg Domates Salçası Alımı İşi"nde, istekli Özgündüz Ltd.Şti.'nin sözleşme imzalamaması üzerine geçici teminatının tamamı yerine, teklif bedelinin %3'ünün Hazineye irat kaydedilmesi sonucu geçici teminatın eksik kesilmesi gerekçesiyle 535,22.-YTL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
- Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığınca Saymanlığımıza yazılan 25. 09. 2007 tarihli yazıda (Ek-l)ihale-si yapılan 131. 000kg domates salçası alımında istekli Özgündüz Gıda Ltd. Şti'nin 4734 Sayılı Kanunun 42,43 ve 44'maddesi gereğince görev ve sorumluluğu yerine getirmediğinden geçici teminatının tamamı olan 8. 255,00. TL' nin değil de geçici teminatın %3 olan 7. 719,78. TL nin gelir kaydedilmesi İstenmiş olup; Saymanlığımızca da belirtilen tutar paraya çevrilerek hazineye irat kaydedildiğini, Saymanlığın teminatları idare adına kayıtlara alıp yine idarenin talimatları doğrultusunda serbest bırakmakta veya gelir kaydetmekte olduğunu, Bu nedenle Sorumluluğun ilgili idareye ait olduğu Muhasebe Yetkilisinin sorumlu tutulamayacağını, Ayrıca Kamu İhale Kurulu; Ankara 4. İdare Mahkemesinin 30. 04. 2009 tarih ve E:2008/2095,K2009/ 695 Sayılı kararına istinaden 06. 07. 2009 tarih ve 2009/MK-99 Sayılı Kararı ile de (Ek 2 )" 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 33. Maddesinde isteklilerin teklif edilen bedelin %3'ünden az olmamak üzere geçici teminat verebilecekleri belirtilmiş olup, Kanun koyucu tarafından geçici teminatın alt sınırı %3 olarak belirtilip üst sınır getirilmemesi veya %3 gibi sabit bir değerin esas alınmasındaki; amaç isteklilerin vermiş oldukları tekliflerin sunmuş oldukları geçici teminat miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanmasına engel olmak olduğundan %3 lük değerin çok üzerinde yatırılan geçici teminatların irat kaydedilmesi durumunda isteklinin sunmuş olduğu teklifin %3'ü esas alınarak bu kısmın irat kaydedilmesi gerektiği belirtilerek teklif edilen bedelin %3'ünü aşan geçici teminatın iade edilmesi gerekirken geçici teminatın tamamının irat kaydedilmesi hukuka aykırı bulunduğuna karar vermiştir. Ayrıca Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 04. 04. 2005 tarih ve 6643 Sayılı yazısında Sadi Tur. Öğr. Taşı. San. Tic. Ltd. Şirketine verdiği görüş yazısında(Ek -3)geçici teminatın gelir kaydedilmesinde Kanunun aradığı asgari oranın dikkate alınması bu oranın üzerinde kalan miktarın iade edilmesi gerektiğini bildirdiğini, Tedarik Bölge Başkanlığının 25. 09. 2007 tarih ve 6048-534-07/1 sayılı yazılarında açıkça geçici teminatın %3 kadarının irat kaydedilmesi kalanının serbest bırakılması, ayrıca Kamu İhale Kurulunun kararında geçici teminatın tamamının değil %3 kadarının irat kaydedilmesi gerektiği hususlarının dikkate alınarak tarafına çıkarılan ek ilamın kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Savcılığının karşılamasında:
“Dilekçede, Tedarik Bölge Başkanlığının yazısında belirtilen miktarın tahsil edildiği, yapılan işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı belirtilerek Daire Kararının bozulması ve sorumluluğunun kaldırılması istenilmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61’inci maddesinde muhasebe yetkililerinin sorumluluğu idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş olan kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesiyle sınırlandırılmıştır. Olayımızda da, muhasebe yetkilisi ilgili idarece belirlenen, ancak yanlış belirlenen miktarı tahsil etmiştir. Bu durumda, eksik tahsilatla ilgili bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Daire Kararının bozularak ilgilinin sorumlular arasından çıkarılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”denilmiştir.
Dilekçi muhasebe yetkilisi olarak sorumlu tutulmuştur. Konu sorumluluk yönünden incelendiğinde:
Muhasebe yetkilisinin gelirle ile ilgili işlemlerdeki sorumluluğu tahsil aşamasından sonra başlamaktadır. Olayda, idare açıkça sadece %3’lük bedel için hazineye irad kayıt işlemi yapılmasını talimatlandırarak tüm sorumluluğu üzerine almıştır. Bir anlamda tahakkuk aşamasında rakamı idare tespit etmiştir. Sonrasında tahsilât aşamasında ise, muhasebe yetkilisi idarenin gönderdiği emir doğrultusunda kendisine düşen görevi yerine getirmiştir.
5018 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinde; “kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilerek aslında net ve kesin bir dille sorumluluk tanımlanmıştır. Ancak aşama aşama tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin hangi safhalarında kimlerin sorumlu olduklarının kurum kanunlarına bırakılması, yine farklılaşan, farklılaştıkça karmaşıklaşan bir sistem ortaya çıkarmaktadır. 5018 sayılı Kanun genel mali yapıyı sistemleştirirken, gelirlerin mali hizmetler birimi tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde tahakkuk ettirileceği, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürüteceğini hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre tahakkuk ve tahsil aşamalarında mali hizmetler biriminin genel olarak sorumlu olduğu çıkarsaması yapılabilir. Buna ilaveten, muhasebe hizmeti tanımlanırken, gelir ve alacakların tahsili ifade edilerek, gelirin tahsil aşamasında muhasebenin de rol aldığı ifade edilmiştir. Tarh ve tebliğ kavramlarına açıkça değinilmemiş olsa da, mali hizmetler birimlerinin bu anlamda bir fonksiyon üstlendikleri genel görev tanımlarından çıkarılabilir. Buna ilaveten, ilgili kanunlarda tarh, tahakkuk ve tahsilden sorumlu olanlarında -muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi haricinde- bu kapsamda değerlendirmesi gerekmektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kararda; “5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,” karar verilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilâtla ilgili sorumluluğu başlamaktadır.
Gelirin aşamaları dikkate alındığında, tarh ve tahakkuku eksik veya hatalı yapılmış bir gelirin, eksik tahsil edilmesinden tek başına veya ortaklaşa olarak muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması 5018 sayılı Kanun’un objektif sorumluluktan vazgeçme anlayışına da muhalif düşmektedir. Genel Kurul Kararında tahsil aşaması netleştirilirken, tarh ve tahakkuk aşamaları için bir sorumluluk tespiti yapılmamıştır. Gelirlerin elde edilmesinde tarh, tahakkuk ve tahsile hazır hale getirme aşamalarının mali hizmetler biriminin bir görevi olduğu dikkate alınırsa, tarh ve tahakkuk aşamalarındaki sorumluluğun soruna bağlı olarak gerçekleştiren kişi veya kurula yüklenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi idari anlamda bir bütünü ifade etse de, mali sorumluluk anlamında farklı birim veya kişilerden oluşabilir. Gelirlerin elde edilmesinde genel sorunlar sadece tahsilât aşamasında değil, bahse konu tarh ve tahakkuk aşamasında da ortaya çıkabilmektedir. Ki, bu konuda da idarenin kendi aldığı hatalı bir karar veya emir sebebiyle muhasebe yetkilisini sorumlu tutmak mümkün değildir.
Geçici teminatın tamamı yerine, %3’lük kısmının gelir kaydedilerek artan kısmın istekliye iade edilmesi suretiyle oluşan 535,22.-YTL kamu zararı ile ilgili muhasebe yetkilisi İsa DEMİR’in sorumluluğunun bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddiasının kabul edilerek 1457 sayılı ek ilamla verilen kararın sorumluluk yönünden bozularak daireye tevdiine,
Karar verildiği 08.05.2012 tarih ve 34938 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02