Sayıştay 7. Dairesi 34603 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
34603
12 Mart 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 7
-
Dosya No: 34603
-
Tutanak No: 36689
-
Tutanak Tarihi: 12.03.2013
-
Konu:
KARAR
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Mustafa YURTKURAN ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1420 sayılı ilamın 6. maddesi ile Uludağ Üniversitesi ile Garanti Bankası A.Ş. arasında, üniversite öğrencilerinin harç tahsilatları ve üniversitenin tüm personeline yapacağı ödemelerin Garanti Bankası aracılığıyla yapılması karşılığında bankanın üniversiteye yapacağı katkı koşullarını düzenleyen protokole istinaden 2007 yılında Garanti Bankasının; Uludağ Üniversitesi bütçesine aktarması gereken tutarı, Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’nün istemi üzerine Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı’na aktardığı gerekçesiyle 535.000,00 YTL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle;
-
Uludağ Üniversitesi tüzel kişiliği ile Garanti Bankası A. Ş. arasında üniversite görevlilerinin aylık ve ücretlerinin ödenmesi ve öğrenci harçlarının tahsili konusunda yapılan 17. 10. 2006 tarihli sözleşme uyarınca adı geçen Bankanın, üniversiteye bağış şeklinde nakdi veya ayni 3. 080. 000-YTL katkıda bulunacağını taahhüt ettiğini, Bankanın, bu taahhüdünü ağırlıklı olarak ayni bağış yapmasının yanı sıra, üniversitenin sunduğu kamu hizmetinin gereği bütçe kaynaklarından karşılanamayan harcamalarının yapılması veya gecikmesinin hizmet açısından telafisi güç aksamalara neden olabilecek sorunların çözümü için de gerekli olması halinde Fatura veya Bağış Makbuzu ile nakdi bağış şeklinde yaptığını, bu taahhüdü kapsamında Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına, Uludağ Üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesi şartına bağlayarak 2007 yılında 535. 000. 00. -YTL şartlı bağışta bulunduğunu, Bankanın, Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına Üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesinde kullanılması şartına bağlayarak yaptığı bağışların, 5072 Sayılı Kanunun 2. ve 3. maddesine aykırı olduğu iddiası ve belirlenen şartlı bağışların, anılan kanuna istinaden kamu kaynaklarının vakfa aktarılması seklinde yorumlanmasının isabetli olmadığını,
-
Anımsanacağı üzere, üniversite çalışanlarının aylık ve ücretlerinin yıllar önce mutemetler eliyle yapıldığını, bu süreci izleyen yıllarda ise anlaşılan çeşitli bankalar aracılığıyla ödemelerin yapıldığını, konunun daha sonra ise Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 6 Sıra Nolu Genel Tebliği ile bir düzene kavuşturulduğunu ve kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin anılan tebliğde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde bankalar aracılığı ile ödenmesine cevaz verildiğini, bu amaçla Kamu Kurum ve Kuruluşları ile bankalar arasında aylık ve ücret ödeme konusunda protokoller yapılmakta olduğunu ve bu protokoller uyarınca bankaların, bankacılık hizmetlerinin yanı sıra, ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarına "promosyon" adı altında ayni veya nakdi mali imkanlar sağlamakta olduğunu, Bankalar tarafından sunulan bu ek mali imkânların tasarrufu konusunda uygulama birliğinin sağlanması amacıyla banka promosyonunun ne şekilde dağıtıma tabi tutulacağının Başbakanlığın 2007/21 Sayılı Genelgesi ile belli esaslara bağlandığını, işbu Genelgede, bankalarla yapılan protokoller uyarınca sağlanan nakdi miktarın tamamının personele dağıtılmasının genel ilke olarak benimsenmiş olsa da, toplam miktarın üçte birini geçmemek kaydıyla ihdas edilecek Komisyonca belirlenecek tutarın, kurum personelinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmak üzere ayrılabileceğinin öngörüldüğünü, aynı Genelgenin 4. maddesi uyarınca da, "bu Genelgenin yayımı tarihinden önce kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin ödenmesine yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili bankalarla yapmış oldukları ve halen yürürlükte bulunan protokoller sürelerinin bitimine kadar geçerli olacaklardır" denildiğini, özellikle 2007/21 Sayılı Genelge öncesi ayni bağış kabul etme ve bu tip kaynakları mevzuata uyarlı olarak kullanmanın ve demirbaş kayıtlarının usule uygun yapılması kaydıyla kamu menfaatine olduğunu ve bunun kamu maliyesine zarar verici nitelikte yorumlanmaması gerektiğini, Sayıştay Temyiz Kurulunun, 22. 04. 2008 tarih ve 30098 sayılı ilamında saptadığı gibi Kamu Haznedarlığı konusunda gerek 5234 Sayılı Kanun ve gerekse tebliğ hükümleri, kapsama dahil idarelerin "kendi bütçeleri ve tasarrufları altında bulunan bütün kaynakların" Merkez veya muhabiri Ziraat Bankalarında açılacak hesaplarda değerlendirmesini zorunlu kılmasına karşın, kurumların gelirlerinin toplanmasında ve giderlerin yapılmasında aracılık etmeleri karşılığında bankalarca sunulan mali imkanların ise bu anlamda kamu geliri veya kaynağı olarak öngörülmediğini, dolayısıyla mevzuatta ve Bütçe Kanunlarında gelir kalemi olarak düzenlenmediğini,
-
Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfının, 1970'li yılların başında Türk Medeni Kanunun ilgili hükümlerine göre Bursa’da Üniversitenin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi gayesi ile kurulmuş, Bakanlar Kurulu kararıyla da kamu yararına vakıf statüsü yaratılmış bir vakıf olduğunu, Vakıf Senedinin, 5072 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine değiştirilerek kanuna uyarlı hale getirildiğini ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün oluru ile ilgili mahkemeye başvurulduğunu, ancak o aşamada kanunda yapılan değişiklik üzerine değişik senet hükümlerinin eski halinde kalması sonucunun ortaya çıktığını, Üniversitenin kuruluşundan 10. 11. 2004 tarihli 5072 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesine değin Vakıf ile Üniversite arasındaki ilişkilerin de yeniden düzenlenerek tamamen 5072 Sayılı Kanunun ve 10. 11. 2004 tarihli 5072 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin 2004/23 Sayılı Başbakanlık Genelgesinin, özellikle de Genelgenin 7. maddesinin belirlediği usul ve esaslara uyarlı hale getirildiğini ve yürütüldüğünü,
-
Anılan şartlı bağışın tamamının Vakıf tarafından üniversitenin ihtiyaçlarında kullanıldığı gibi, Vakfın, 2007 yılında kendi iradesi ile ilama konu bağış dışında da kendi kaynaklarından üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesine katkıda bulunduğunu, Vakfın, gerek belirlenen şartlı bağışları, gerekse kendi kaynaklarından üniversiteye yaptığı katkıyı tamamen 10. 11. 2004 tarihli 5072 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin 2004/23 Sayılı Başbakanlık Genelgesinin 7. maddesine uyarlı olarak yaptığını, zira anılan Genelgenin 7. maddesinde; "Vakıf Senedinde hüküm olması kaydıyla vakıflar, kamu kuruluşlarını desteklemek amacıyla karşılık beklemeksizin kamu kurum ve kuruluşlarına bağış, yardım vb katkılar yapabileceklerdir. Ancak kamu kurum ve kuruluşları, ihtiyaç olan araç, gereç, evrak, form ve benzer malzemelerin sağlanmasını vakıflardan isteyemeyeceklerdir. Vakıf Senedinde hüküm olması kaydıyla, karşılık beklemeksizin kamu kurum ve kuruluşlarına vakıflarca katkı yapılabilecektir" hükmü ile mevzuatın Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına, kendi iradesi ile, gerek şartlı bağışları, gerekse kendi kaynaklarından Üniversiteye katkı yapmasına cevaz verdiğini, bilindiği üzere Vakfın, her yıl Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından denetlenmekte olduğunu, Vakfın, sorguya konu dönemde geçirdiği denetimlerde mevzuata, dolayısıyla 5072 Sayılı Kanuna uygun bulunmayan veya noksan bulunan bir eylem veya işleminin olmadığının saptandığını,
-
Sayıştay Temyiz Kurulunun, Konya Selçuk Üniversitesi Bütçe Daire Başkanlığı hakkında Banka Promosyonu konusunda 2. Dairenin 248 Nolu ilamının kaldırılması hakkında tesis ettiği 22. 04. 2008 tarih ve 30098 sayılı ilamında; "Kamu Haznedarlığı konusunda gerek 5234 Sayılı Kanun ve gerekse tebliğ hükümleri, kapsama dahil idarelerin "kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan bütün kaynakların" Merkez veya Ziraat Bankalarında açılacak hesaplarda değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Kurumların gelirlerin toplanmasında ve giderlerin yapılmasında aracılık etmeleri karşılığında bankalarca sunulan mali imkanlar ise bu anlamda kamu geliri veya kaynağı olmayıp, mevzuatta ve Bütçe Kanunlarında gelir kalemi olarak da ver verilmemiştir. " denildiğini,
-
Kaldı ki; 2007 yılında adı geçen Bankanın, Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına yaptığı bağışın, "Uludağ Üniversitesi'nin gereksinmelerinde harcanmak kaydına bağlanarak" yapıldığını, dolayısıyla ilama konu bağışların şartlı bağışlar olduğunu, bağışın 818 Sayılı Türk Borçlar Kanununa göre tek taraflı bir tasarruf olduğunu, Üniversitenin bunu bankaya bildirmesinin sadece şekil şartı açısından değerlendirilmesi gerektiğini, bu bağışın üniversiteye değil de Üniversiteyi Güçlendirme Vakfına yapılmış olmasının nedeninin, üniversitenin bağış konusunda bağışta bulunana bir fatura veya bağış makbuzu düzenleme imkanından tabii olduğu mevzuat uyarınca yoksun kalması olduğunu, kuruluş amacı ve gayesi üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesinde katkıda bulunmak olan Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına yapılan ilama konu bağışın da, üniversite ihtiyaçlarının giderilmesi şartına bağlanmış olması nedeniyle üniversitenin ve bu bağlamda da kamu menfaatinin korunduğunu, kaldı ki, yapılan bu bağışın savunmasında da belirtildiği ve delillerinin de sunulduğu gibi, tamamen üniversitenin ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanıldığını, bu nedenle Banka tarafından Vakfa yapılmış olan bu bağışın, üniversite bütçesine gelir olarak yatırılmasını sağlamak verine, Vakfa yönlendirildiği ve bu şekilde kamunun zarara uğratıldığı hükmünün, hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiş,
Tüm bu gerekçelerle tazmin hükmüne konu Garanti Bankası A.Ş.'nin, Uludağ Üniversitesinin ihtiyaçlarının giderilmesi için Bakanlar Kurulu Kararı ile kamu yararına çalışan vakıf statüsü tanınmış olan Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına 2547 ve 5072 Sayılı Kanunlara uygun olarak 2007 yılında yaptığı bağışa konu 535.000.00.-YTL nin kamu kaynağı olmaması nedeniyle 5018 Sayılı Kanunun 40. maddesi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği ve şartlı bağışın tamamının üniversitenin ihtiyaçlarında kullanıldığı belgelendirildiğinden söz konusu ödemenin; kamu zararı oluşturmaması ve resen dikkate alınacak diğer sebeplerle ilam hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında, dilekçede, Uludağ Üniversitesi ile Garanti Bankası arasında yapılan protokol çerçevesinde banka tarafından Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına yapılan nakdi bağışın Üniversite bütçesine gelir kaydedilmemesi nedeniyle tazmin hükmolunduğu, oysa tazmine konu olan şartlı bağışın Üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesi şartına bağlı olarak yapıldığı ve tamamının Üniversitenin ihtiyaçlarında kullanıldığı ve bu kullanımın 2004/23 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 7 nci maddesine uygun olarak gerçekleştirildiği; ayrıca Vakfın işlemlerinin her yıl Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından denetime tabi tutulduğu, bu kapsamda 2007 yılı işlemlerinin de denetlendiği ve 5072 sayılı Kanuna uygun bulunmayan bir eylem veya işlemin tespit edilmediği, dolayısıyla ortada herhangi bir kamu zararının bulunmadığı, banka tarafından yapılan bağışın kamu kaynağı olmaması nedeniyle 5018 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, Sayıştay Temyiz Kurulunun Konya Selçuk Üniversitesi Bütçe Dairesi Başkanlığı hakkında vermiş olduğu 22.04.2008 tarih ve 30098 sayılı kararında da bu hususlara vurgu yapıldığı belirtilmekte olduğundan sorumlu tarafından ileri sürülen bu gerekçelerin kabul edilerek Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
İlam hükmü, temyize konu meblağın;
-
2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 55. maddesine göre üniversitenin gelir kaynağı niteliğinde olduğu, bu hüküm uyarınca üniversiteye yapılan nakdi bağışların üniversite bütçesine gelir olarak kaydedilmesinin zorunlu olduğu,
-
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca tüm gelir ve giderlerin gayri safi gelir olarak bütçede gösterilmesi gerektiği,
-
5072 Sayılı Demek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair Kanunun 2. maddesine aykırı olarak Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına bağışlanmış olması,
gerekçeleri ile verilmiştir.
Konuya ilişkin belgeler incelendiğinde;
06.11.2006 tarihli protokolün “bankanın nakdi ve/veya ayni katkısı” başlıklı 3. maddesinde;
“Banka, 2. maddede belirtilen protokol ile belirlenen hizmetleri karşılığında üniversiteye 3.080.000.-YTL katkıda bulunacaktır. Bu meblağ üniversitenin belirleyeceği şekilde ve tabi olduğu ilgili mevzuata uyarlı olmak kaydıyla tamamen veya kısmen nakdi ve/veya ayni olarak yapılacaktır. Katkı;
-
Yukarıda belirlenen meblağın tamamı veya ayni talep olması halinde katkıdan kalan miktar nakdi olarak üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesinde kullanılacaktır.
-
Belirlenen katkı miktarının tamamı üniversitenin belirleyeceği miktarda ve dönemlerde ve talebine bağlı olarak nakdi olarak yapılacaktır.
-
Banka, üniversitenin istemesi halinde ve tabi olduğu mevzuata uyarlı olacak şekilde, katkı meblağının bir kısmı karşılığında bilgisayar, tepegöz, projeksiyon vb. eğitim araçları, iş makineleri veya kara nakil araçları olarak veya inşaat onarım işleri gibi alanlarda vb. şekilde kullanılmak üzere ayni olarak da bağışta bulunabilecektir. ”
denilerek, bankanın protokol çerçevesinde yapacağı katkıların ayni ve nakdi bağış şeklinde olabileceğinin, hüküm altına alındığı,
Üniversite ile banka arasında yapılan bu protokole istinaden, Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’nün istemi ile Garanti Bankası’nın Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı’na 23.01.2007 tarihinde 200.000,00.-YTL., 26.04.2007 tarihinde 35.000,00.-YTL, 17.05.2007 tarihinde 150.000,00.-YTL. ve 25.07.2007 tarihinde de 150.000,00.-YTL. bağış adı altında ödeme yaptığı,
görülmüştür.
1998 yılından itibaren yılı bütçe kanunlarına konulan ve 21.09.2004 tarihinden itibaren 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la ayrı bir düzenlemeye tabi tutulan Kamu Haznedarlığı uygulamasına göre, yükseköğretim kurumları (üniversiteler) kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan bütün kaynaklarını T.C. Merkez Bankası veya muhabiri olan T.C. Ziraat Bankası nezdinde kendi adlarına açtıracakları Türk Lirası cinsinden hesaplarda toplayacaklardır. 5234 sayılı kanundan sonra yayınlanan 2004/1 sayılı Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’nin 5’inci bölümünde;
“Kamu kurum ve kuruluşları, özel kanunların verdiği izne dayanılarak veya uygulamadan doğan zorunluluklar nedeniyle diğer bankalardan bankacılık hizmeti alabilecek, ancak bu kurum, kurul ve kuruluş adına yapılan tahsilat en geç 7 gün içinde belirtilen kamu bankalarına aktarılacaktır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Bu düzenleme ile gelirlerin toplanmasında özel kanunların verdiği izne dayanılarak veya uygulamadan doğan zorunluluklar nedeniyle diğer bankalardan bankacılık hizmeti alınabilmesine yetki verilmektedir. Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğlerinde gelirlerin bankalar vasıtasıyla tahsil edilebileceği ve tahsil edilen tutarların ilgili üniversite (kurum) hesaplarına aktarılacağı düzenlenmiş bulunmaktadır.
Kamu Haznedarlığı konusunda gerek 5234 sayılı Kanun ve gerekse tebliğ hükümleri, kapsama dahil idarelerin “kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan bütün kaynaklarının” Merkez veya Ziraat Bankalarında açılacak hesaplarda değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Kurumların gelirlerinin toplanmasında ve giderlerinin yapılmasında aracılık etmeleri karşılığında bankalarca sunulan mali imkanlar ise bu anlamda kamu geliri veya kaynağı olmayıp, mevzuatta ve Bütçe Kanunlarında gelir kalemi olarak yer almamışlardır.
Kamu görevlilerinin aylık ve ücretleri, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün (6) sıra Nolu Genel Tebliğinde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde bankalar vasıtasıyla ödenebilmektedir. Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar arasında aylık ve ücret ödeme protokolleri yapılmakta, bu protokoller uyarınca verilecek bankacılık hizmetlerinin yanı sıra "promosyon" adı altında ayni veya nakdi ek mali imkanlar da sağlanmaktadır. Bankalar tarafından sunulan bu ek mali imkânların tasarrufuna ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla banka promosyonlarının ne şekilde dağıtıma tabi tutulacağı Başbakanlığın 2007/21 sayılı Genelgesi ile belli esaslara oturtulmuştur. Genelgede, yapılan protokoller uyarınca, banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamının personele dağıtılması genel ilke olarak benimsenmekle birlikte, toplam miktarın üçte birini geçmemek üzere Komisyonca belirlenecek tutarın, birim personelinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmak üzere ayrılabileceği belirtilmektedir. (Başbakanlığın 2008/18 sayılı Genelgesi ile dağıtılacak promosyonların, ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba aktarılmak suretiyle ödenmesi, 2010/17 sayılı Genelgesi ile ise, banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamının personele dağıtılması hususları düzenlenmiştir.) Söz konusu genelgenin 6. maddesinde ise "Bu Genelgenin yayımı tarihinden önce kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin ödenmesine yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili bankalarla yapmış oldukları ve halen yürürlükte bulunan protokoller sürelerinin bitimine kadar geçerli olacaktır." denilmektedir.
Öte yandan 2007 yılında adı geçen Bankanın, promosyon ödemelerinden Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına yaptığı bağış, "Uludağ Üniversitesinin gereksinmelerinde harcanmak kaydına bağlanarak" yapılmıştır. Dolayısıyla ilama konu bağışlar şartlı bağıştır. Bağış 818 Sayılı Türk Borçlar Kanununa göre tek taraflı bir tasarruftur. Üniversitenin bunu bankaya bildirmesi sadece şekil şartı açısından değerlendirilmelidir. Yapılan bu bağış dilekçe eki belgelerden anlaşılacağı üzere, tamamen üniversitenin ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılmıştır. Vakıf Senedinde belirtildiği üzere Kuruluş amacı ve gayesi üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesinde katkıda bulunmak olan Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfına yapılan ilama konu bağışın, üniversite ihtiyaçlarının giderilmesi şartına bağlanmış olması nedeniyle üniversitenin ve bu bağlamda da kamunun menfaati korunmuş olmaktadır.
Yukarıda yer verilen 2007/21 sayılı genelge hükmü ve Üniversite ile Banka arasında yapılan maaş ödemesine ilişkin protokol birlikte değerlendirildiğinde;
Garanti Bankası A.Ş. tarafından Uludağ Üniversitesi’ne tahsis edilen mali imkanlar Üniversite bütçesine kaydedilmemekle birlikte, 2007 yılında kısmi olarak hukuki bir düzenleme yapılan ve kamu geliri niteliği taşımayan promosyonun bağış olarak üniversite ihtiyaçlarının giderilmesi için harcandığı ve 2007/21 sayılı Genelgenin 6. maddesi uyarınca, bu genelgenin yayımı tarihinden önce kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin ödenmesine yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili bankalarla yapmış oldukları ve halen yürürlükte bulunan protokollerin sürelerinin bitimine kadar geçerli olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, dilekçi iddialarının kabulüyle 1420 sayılı ilamın 6. maddesi ile 535.000,00 YTL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 12.03.2013 tarih ve 36689 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56