Sayıştay 7. Dairesi 34542 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34542

Karar Tarihi

31 Ocak 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 7

  • Dosya No: 34542

  • Tutanak No: 34320

  • Tutanak Tarihi: 31.01.2012

  • Konu:

KARAR

Duruşma talebinde bulunan Dursun Ali Çodur ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 1350 sayılı İlamın 1. maddesiyle İSKİ 2007 yılı su satış tarife bedelleri tespit edilirken özel okul ve özel hastanelere işyeri tarifesinden daha düşük tarife bedeli belirlendiği gerekçesiyle 2.021.678,27 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Tazmin kararının işlemi teklif etmeye ve onaylamaya yetkili makamlar nazara alınmaksızın verildiğini, İSKİ tarifelerinin teklif, tespit ve onay makamları 2560 sayılı kanunda belirlendiğini,

Kanunun 4. maddesine göre İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisinin İSKİ Genel Kurulu olarak görevli ve yetkili olduğu, Genel Kurulun görev ve yetkileri, aynı Kanunun 6. maddesinde sayılmış olup, maddenin (f) bendine göre; "Su satışı ve kullanılmış suların boşaltılmasına ilişkin tarifeleri inceleyerek karara bağlamak" Genel Kurulun görev ve yetkisi arasında olduğunu,

2560 sayılı Kanunun 23.maddesinde; "Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve % 10'dan aşağı olmayacak nispetinde bir kâr oranı esas alınır.

Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir."

Düzenlemesine yer verildiği, 2560 sayılı Kanunun 6. maddesinin (l) bendinde; "Yönetim Kurulunca ön incelemeleri yapılan yönetmelikleri inceleyip karara bağlamak" görevi ve yetkisi Genel Kurula verildiği,

Bu hükümlerin değerlendirilmesinden tarifelere dair usul ve esasları belirleyen yönetmeliği ve Yönetim Kurulu tarafından tespit edilen su satışı ve kullanılmış suların boşaltılmasına ilişkin tarifeleri inceleyerek karara bağlamak ile yetkili organın Genel Kurul olduğu, Genel Kurulun belirlediği kriterlere uygun olarak tespit edilmeyen tarifeleri onaylamama yetkisinin bulunduğunu,

Tazmine konu 2006 yılı tarifelerinin Genel Kurul tarafından kabul edilerek yürürlüğe giren Tarifeler Yönetmeliği hükümleri ve Genel Kurulun 2006 yılından önceki tarife tespit kararlarına uygun hazırlandığını, Yönetmelikte, özel okul ve özel hastanelere iş yeri tarifesinin uygulanacağı hüküm altına alınmış olmasına ve teklifler de bu hükme uygun olarak sunulmasına rağmen, 2000 yılından itibaren özel okul ve hastanelere yönelik tarife teklifleri İSKİ Genel Kurulu olarak görev yapan Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından değiştirildiğini, Genel Kurula sunulan Tarife Tekliflerinde yer alan gruplar arasında bulunmadığı halde Tarife Teklifleri, 2000 yılından itibaren Özel Hastanelere Resmi Hastane, 2003 yılından itibaren Özel Okullara Resmi Okullara uygulanan tarifenin uygulanması yönünde değiştirilerek kabul edildiği,

İSKİ Yönetim Kurulu tarafından sunulan Tarifeleri inceleyip karara bağlamak ve bu bağlamda tarifeleri değiştirmek yetkisi bulunan Genel Kurul tarafından yapılan değişiklik kanuna uygun ve uygulanması zorunlu olduğundan İdarece uygulandığı, bu sebeple, Genel Kurul tarafından değiştirilerek kabul edilen 2000 ve 2003 yılı tarifeleri esas alınarak sonraki yılların tarifeleri Yönetim Kurulu tarafından Genel Kurulun onayına sunulduğu,

Yapılan işlemlerde bir ihmal veya hata mevcut ise, İşlemin tesis şekli dikkate alındığında tarifeleri teklif ve tespit edenlerin yanı sıra onaylayanların da sorumluluğunun bulunması gerektiği halde, sadece işlemi teklif ve tespit edenlerin sorumluluğuna gidildiği, tarife tespiti işleminin yürürlük kazanmasını sağlayan, tarifeleri onaylayan makam olan Genel Kurul üyeleri bu karardan sorumlu kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu,

Genel Kurul tarafından kabul edilmek suretiyle yürürlüğe giren Tarifeler Yönetmeliği ile yine Genel Kurul tarafından onaylanmak suretiyle yürürlüğe giren 2006 yılı Tarifeleri, İdare Hukukunda düzenleyici idari işlem olarak nitelendirildiğini,

Anayasada yönetmelikler için belli bir "Usul" şartı getirilmediği, yetkili makamlardan her birinin, kendi karar alma ve müzakere usullerini uygulayarak yönetmelik çıkardığı, yönetmeliklerin yazılı şekle ve Danıştay ve İdare mahkemelerinin denetimine tabi olduğu, İdarenin düzenleme yetkisi münhasıran Anayasadan kaynaklandığına göre İdarenin Anayasada belirtilenlerin dışında da düzenleyici işlem yapabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, İdarenin, kanuna aykırı olmamak şartıyla, tüzük ve yönetmelik dışında da istediği isim altında istediği şekilde işlem yapabileceği,

Bütün bu değerlendirmelerin bir sonucu olarak, İdarenin Adsız Düzenleyici İşlemleri, yönetmeliklerin hukuki rejimine tabi tutulabileceği, (BKZ. Kemal Gözler, İdare Hukuku, Cilt I, sahife 1129)

Temyize konu ilamda; Yönetmeliğin adsız düzenleyici işlemlerden üstün olduğu, yönetmeliğin Anayasanın öngördüğü bir kaynak olduğu, diğer düzenleyici işlemlere dair yetkinin bir tezahürü olduğu, Genel Kurulun Tarifeler Yönetmeliğini değiştirmeden su tarifelerini yönetmeliğe aykırı bir şekilde belirlemesi imkânı olmadığı kabul edilerek; "Ayrıca Tarifeler Yönetmeliği ile 2006 yılı için idare tarafından belirlenen su tarifeleri, hukuki açıdan da eşit düzenlemeler değildir. Birisi yönetmelik diğeri adsız düzenleyici işlemdir. İdare hukuku literatüründe Yönetmelik adsız düzenleyici işlemlerden üstündür." gerekçesi ile tazmin hükmü verildiği,

Oysa, İdare hukukunda aynı makamdan çıkan düzenleyici işlemler arasında hiyerarşi olup olmadığı noktasında görüş birliği olmadığı, bu konuda çelişkili görüşler mevcut olduğu, Metin Günday ve Turan Güneş tarafından, aynı makamdan çıkan yönetmeliğin diğer düzenleyici işlemlere karşı üstün olduğu görüşü kabul edilmekte iken, Kemal Gözler tarafından aynı makamdan çıkan yönetmelik ile diğer düzenleyici işlemler arasında hiyerarşi bulunmadığı, tersine eşit olduğu, Anayasa Mahkemesinin 18.07.1994 tarih, E. 1994/46, K. 1994/57 sayılı Kararına atıf yapılarak kabul edildiği,

Kemal Gözlerin "adsız düzenleyici işlemler hukuki rejim olarak yönetmeliklerin hukuki rejimine tabi olduğuna göre, hukuki süreçleri de yönetmeliklerle aynı düzeyde olmalıdır. Yani, aynı makamdan çıkan yönetmelikler ile adsız düzenleyici işlemler, normlar hiyerarşisinde aynı basamakta yer alırlar." görüşünden yola çıkarak "aynı makamdan çıkan düzenleyici işlemler arasında hiyerarşi olmaz" sonucuna vardığı, (BKZ. Kemal Gözler, İdare Hukuku, Cilt I, sahife 1132-1133)

Bu prensip esas alındığında aynı makamdan çıkan düzenleyici işlemler arasında fark olması halinde, lex posterior derogat leşi priori (sonraki hüküm önceki hükmü ilga eder) ilkesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği,

Anayasa Mahkemesinin 18.07.1994 tarih, E.1994/46, K.1994/57 sayılı kararında; "İki temel idari düzenleme biçimi olan tüzük ve yönetmelikler hakkında konulan bu esasların diğer düzenleme biçimleri için de geçerli olduğunu kabul etmek gerekir. Zira tüzük ve yönetmelikler için konulan sınırlamaların diğer düzenleyici idari metinler için kabul edilmemesi, üst yasal metinler için konulan sınırlamanın alt yasal metinler için kabul edilmeyeceği anlamına gelir. Bu biçimde bir yorumun yapılmayacağı açıktır.

Yürütme organı ve idare değişik isimler altında düzenleme yapmaktadır. Uygulamada tüzük, kararname, yönetmelik, talimat, yönerge, genelge, sirküler, karar, tebliğ gibi isimler altında idari düzenlemeler görülmektedir. Bu düzenlemelerin ismi ne olursa olsun tüzük ve yönetmeliklerin biçimsel özellikleri saklı kalma kaydıyla bütün idari düzenlemelerin Anayasal ve hukukî temelleri aynıdır." Denildiğini,

İdarelerinin Tarifeler Yönetmeliği ve Tarife düzenleme yetkisini Anayasa ve 2560 sayılı İSKİ Kanunundan almakta olduğunu, her iki idari işlem de, İSKİ'ye Kanun ile verilen yetki çerçevesinde, yine kanun ile belirlenen yetkili makam ve organlar tarafından tespit edilmekte, İSKİ Genel Kurulu tarafından alınan nihai karar ile yürürlüğe ve uygulamaya girmekte olduğunu,

Söz konusu tarifeler esas alınarak yapılan işlemler ve tahsilatları da içeren 2006 yılına dair bilanço ve faaliyet raporu 2007 yılı Mayıs Genel Kurulu toplantısında onaylandığı Yönetim Kurulu ve Denetçilerin ibra edildiği, "İbra edilmek", kelime olarak aklanmak anlamına geldiği, ibra edilen işlemlerin tazmin hükmüne konu edilmesinin 2560 sayılı Kanunun 16. maddesine aykırılık teşkil ettiği,

Özel Okullar ve Özel Hastanelerin ticari faaliyette bulunmakla beraber, hizmet verdikleri alan itibariyle teşvik edilmek üzere genellikle çıkartılan Kanunlar ile devlet tarafından desteklenen, vergi muafiyeti tanınan veya istisnai düzenlemelere tabi tutulan işletmeler olduğu, nitekim, 14.02.2007 de yürürlüğe giren 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu'nun 12. maddesinde getirilen düzenleme ile; Okulların su, doğal gaz ve elektrik ücretlendirilmesinin, resmi okullara uygulanan tarife üzerinden uygulanacağı hüküm altına alındığı,

Diğer taraftan İşyeri tarifesinin tek bir fiyat olmadığı, farklı işyerlerine farklı tarifeler uygulanabileceği, bunun için yönetmelik değişikliği gerekmediği, 2006 yılı teklifinde ve Genel Kurul Kararında Özel Okullar ve Özel Hastanelerin işyeri tarifesinden çıkarılmadığı, işyerlerinde birden fazla tarife belirlendiğini, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Tarife tespit esasları” başlıklı 23. maddesinde;

“Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve % 10'dan aşağı olmayacak nispetinde bir kâr oranı esas alınır.

Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.", hükmü yer almaktadır.

Kanunun 6. maddesinin f bendinde “Su satışı ve kullanılmış suların boşaltılmasına ilişkin tarifeleri inceleyerek karara bağlamak”, l bendinde “Yönetim Kurulunca ön incelemeleri yapılan yönetmelikleri inceleyip karara bağlamak” Genel Kurulun görevleri arasında sayılmıştır.

Bu hükümlere göre tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esasların bir yönetmelikle belirlenmesi gerekmektedir ve yönetmelik çıkarma yetkisi Genel Kurulda’dır. Diğer taraftan her yıl su satış tarifelerini belirleme yetkisi de Genel Kurulda’dır.

2560 sayılı Kanunun 23. maddesine göre çıkarılan İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliğinin “ABONELERİN GRUPLANDIRILMASI VE TARİFE UYGULAMASI” başlıklı 6. maddesinde konut tarifesi, işyeri tarifesi, sanayi tarifesi, şantiye tarifesi vb. tarife uygulanacak aboneler belirlenmiştir. Kamu Kuruluşlarına bağlı hastahane ve sağlık kurumları ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumları konut tarifesi uygulanacak aboneler grubunda sayılmışken, özel sağlık kurumları ile özel eğitim kurumları işyeri tarifesi uygulanacak aboneler grubunda sayılmıştır.

Yönetmeliğin 10.2. maddesinde “İSKİ su tasarrufunu teşvik, az kullanana sosyal yardım sağlamak ve gelirini artırmak amacıyla kademeli tarife uygulaması yapabilir ve ücretsiz su verebilir. Gerekli kademe aralıklarını, uygulama zamanını ve tarifeleri tesbite Genel Kurul yetkilidir. Ücretsiz su konusunda düzenleme yapmaya Yönetim Kurulu yetkilidir.”,

10.3. maddesinde “İşyeri, Sanayi ve Şantiye grubu abonelerinin su kullanım amaçlarının ticari olduğu gözönüne alınarak bunlara uygulanan su satış tarifesi konutlara göre daha yüksek düzeyde tespit edilebilir.” Hükümleri yer almaktadır.

Yönetmelikte çeşitli abone gruplarının birbirlerinden farklı tarifeye tabi tutulacağı veya bir abone grubuna diğer abone grubundan daha yüksek veya daha düşük tarife uygulanacağına dair bir hükme yer verilmemiş, yalnızca Yönetmeliğin 10.3. maddesinde İşyeri, Sanayi ve Şantiye grubu abonelerinin su satış tarifesinin konutlara göre daha yüksek düzeyde tespit edilebileceği, şeklinde takdir hakkı tanınmıştır.

Diğer taraftan Yönetmelikte çeşitli abone grupları için tarife belirlenmemiş, dolayısıyla bu yetki Genel Kurula bırakılmış olduğundan her yıl Genel Kurulca belirlenen tarifelerin Yönetmeliğe aykırılığından bahsedilemez.

Bu itibarla, 1350 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. İlamın 4. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi personele, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi hükmüne göre ödeme yapıldığı gerekçesiyle 1.366.430,67 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

İSKİ Yönetim Kurulunca söz konusu ödemelere ilişkin olarak 1.1.2002-31.12.2004 tarihleri arasında ve 2005 yılına ilişkin kararların alındığını, bunlar dışında 2007 Mali Yılında yapılacak ödemeler ile ilgili olarak bir Yönetim Kurulu Kararının alınmadığını, sorumluluğunu gerektirecek başkaca imzasının da bulunmadığından tazmin kararının hukuka aykırı olduğunu,

631 sayılı K.H.K.nin 14. maddesinde, maddenin kapsamına giren ve girmeyen idare, kurum ve kuruluşların sayıldığını, sorunun İSKİ Genel Müdürlüğünün kapsama dahil olan idare, kurum ve kuruluşlar arasında olup olmadığı noktasında olduğunu,

İSKİ Genel Müdürlüğünün 20.11.1981 tarih ve 2560 sayılı Kanun ile kurulduğunu, Kanunun 1. maddesi: "İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Belediyesi ile koordineli olarak hizmetlerini yürüten müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olup personel statüsü bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 9 ncu maddesi hükümlerine, diğer işlemlerinde ise özel hukuk hükümlerine tabidir." Şeklinde iken, 05.08.1983 tarihli. R.G. de yayımlanan 56 sayılı K.H.K. ile 2560 sayılı Kanunun 1. maddesinin "İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir." şeklinde değiştirildiğini,

Düzenlemelerden de görüleceği üzere İSKİ Genel Müdürlüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olmakla birlikte, müstakil bütçeli ve bağımsız bir Genel Müdürlük olarak yapılandırıldığını, yapılan değişikliğin İSKİ'yi mahalli idare statüsüne dahil etmediği, Doktrinde hâkim olan görüşe göre Bağımsızlık, başka bir otoritenin izin, onay veya denetimine tabi olmadan karar alma ve uygulama yetkisi olarak tanımlanabildiğini,

2560 sayılı kanunun, "Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanma hakları tesis etmek." şeklindeki 2/f maddesi gereğince idarelerinin kamulaştırma yetkisinin bulunduğunu,

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre yönetim kurulu kamu yararı kararı almakta ve bu kararın İçişleri Bakanının onayına tabi bulunduğunu, Oysa Büyükşehir belediyesi encümenince alınan kamu yararı kararının, vali tarafından onaylanması gerektiğini, İSKİ Genel Müdürlüğünün organları tarafından alınan kararların Belediye Başkanı veya Vali'nin onayına tabi olmadığını,

Nitekim kamulaştırma kararlarını İSKİ aldığı gibi bu kararlara karşı kamulaştırmanın iptali ve kamulaştırma bedelinin artırılması için açılan davalar, İdarelerinin hasım gösterilerek açıldığını, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davaların yine doğrudan İdarelerince açıldığını,

Arz edilen düzenlemeler dikkate alındığında, su ve kanalizasyon idaresini MAHALLİ İDARE kapsamında bir genel müdürlük olarak değerlendirmenin hukuka uygun bulunmadığını,

Büyükşehir Belediyelerinin kuruluşunu düzenleyen 5216 sayılı Kanunun Büyükşehir Belediyesi teşkilatını belirleyen 21 inci maddesinde; "Büyükşehir belediyesi teşkilatı; norm kadro esaslarına uygun olarak genel sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşur.

Birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi Büyükşehir belediyesi meclisinin kararı ile olur." düzenlemesine yer verildiğini, söz konusu düzenlemede; bağlı kuruluş, ilgili kuruluş veya bağlı genel müdürlük tanımı veya ifadesinin Büyükşehir Belediyesinin yapılanmasında yer almadığını, keza, mer'i mevzuatta Bağımsız Genel Müdürlük tanımına yer veren hukuki bir düzenleme de bulunmadığını,

2560 sayılı Kanuna tabi su ve kanalizasyon idarelerinin Büyükşehir belediyesine bağlı olması, diğer genel müdürlüklerin bakanlığa bağlı olması, İdarelerinin hukuki statü bakımından Mahalli İdare kapsamında kabul edilmesi için yeterli olmadığını,

Çeşitli Danıştay kararlarında İSKİ’nin bağımsız bir genel müdürlük olduğunun kabul edildiğini,

631 sayılı Kararnamede, "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında düzenlemeler ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde" değişiklik yapılmış olduğu açıkça ifade edildiği, 1. maddesinde. 5434 sayılı Kanunun 68. maddesinde değişiklik yapılarak makam veya yüksek hâkimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde bulunan ve emekliye ayrılan memurlara görev tazminatı ödenmesine dair düzenleme getirildiği, kanunun 3. maddesinde 657 sayılı Kanunun 67. maddesinde, kanunun 4. maddesinde 657 sayılı Kanunun 152. maddesinde, kanunun 5. maddesinde 657 sayılı Kanunun 175. maddesinde, kanunun 6. maddesinde 657 sayılı Kanunun 180. maddesinde 657 sayılı Kanuna tabi personele yönelik lehe düzenlemeler getirildiği,

Aynı Kararnamenin ASKİ personeline uygulanması için yapılan başvurunun reddi üzerine Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası tarafından Ankara 8.İdare Mahkemesinin 2006/1243 Es. kayden dava açılmış ve dava neticesinde 2007/1804 sayılı kararı ile ASKİ'nin kapsama dahil olduğu görüşü ile personelin yoksun kaldığı maaş ve sosyal hakların faiziyle birlikte ödenmesi yönünde karar verildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık tazmin kararının 6009 sayılı Kanunun Geçici 8’inci maddesi gereğince işlemden kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun “Kuruluş” başlıklı 1 inci maddesinin son fıkrasında; İSKİ personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamını belirleyen 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun Belediyelerde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı; 2 nci maddesinde de, Devlet memurlarının aylıklarının, ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin bu Kanunda düzenlendiği açıkça belirtilmiştir.

Yine, 657 sayılı Kanunun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146 ncı maddesinde; “Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz.

... ” Hükmü bulunmaktadır.

13.07.2001 tarih ve 24461 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinin ilk fıkrasında ise;

“Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (bundan sonra "kapsama dahil kuruluş" olarak anılacaktır) tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (bundan sonra "ortalama ücret toplamı" olarak anılacaktır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (bundan sonra "ortalama kanuni ücret tavanı" olarak anılacaktır) geçemez.

Bakanlar Kurulu; kapsama dahil kuruluşlarda uygulanacak ortalama ücret toplamı üst sınırını, ortalama kanuni ücret tavanını geçmemek üzere, anılan her kuruluş için ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye veya değiştirmeye; gerektiğinde ortalama ücret toplamı içinde yer alan ödeme unsurlarını ayrıca belirlemeye veya sınırlandırmaya; uygulamaya ilişkin esas, usul ve diğer hususlar ile ödeme tarihlerini düzenlemeye; ortalama ücret toplamı ve ortalama kanuni ücret tavanı kapsamındaki ödemeleri belirlemeye, kapsama dahil edip etmemeye, bu husustaki tereddütleri gidermeye; Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarında yapılacak genel veya kısmi nitelikteki artış oranlarını geçmemek üzere ortalama ücret toplamı üst sınırını daha düşük oranlarda artırmaya yetkilidir.

Kapsama dahil kuruluşlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırının altında, ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında; Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam ederler. Ancak, bu tespitlerini yaparken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapamazlar.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” denilmektedir.

Anılan KHK maddesinde, “özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları”, “kapsama dahil kuruluş” olarak kabul edilmiştir. “Kapsama dahil kuruluş” ibaresinden, asli ve sürekli görevleri ücret, mali ve sosyal haklar dışında 657 sayılı Kanuna tabi personel eliyle yürütülen ve personeli için, ilgili mevzuatları uyarınca, 657 sayılı Kanun hükümleri dışında bir ödeme sistemi getirilen kuruluşların anlaşılması gerekmektedir. Anılan KHK hükmü ile, Bakanlar Kuruluna, bu kuruluşlarda çalışan personele ödenen ücretlerdeki artış oranının üst sınırını belirleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu kuruluşlar, personel ücretlerini, Bakanlar Kurulunca belirlenen üst sınır oranı çerçevesinde artırabilmektedirler.

Her ne kadar İSKİ Genel Müdürlüğü, özel bir kanunla kurulmuş, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş ise de, personel statüsü bakımından yukarıda sayılan “kapsama dahil kuruluş”lardan farklıdır. Genel Müdürlük personeli, 2560 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin son fıkrası uyarınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduğundan, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesi uyarınca, kendilerine bu Kanun ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi veya başka bir yarar sağlanması mümkün değildir.

Dilekçi söz konusu ödemenin yapılacağına dair mahkeme kararlarını gerekçe göstermişse de, 832 sayılı Sayıştay kanununun 65. maddesinde ".. genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir..." hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan ödeme emirlerine ekli belgelerdeki 13.7.2005 tarih ve 2005/329 no.lu Yönetim Kurulu Kararında ödemelerin 2005 yılı için, 28.7.2005 tarih ve 2055/347 sayılı Yönetim Kurulu Kararında 1.1.2002-31.12.2004 tarihleri arası için yapılmasına karar verildiğinden Yönetim Kurulu üyelerinin 2007 yılında yapılan ödemelere ilişkin sorumlulukları bulunmamaktadır.

Sonuç olarak konunun esas yönünden tasdiki gerekmekle birlikte, Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluk yönünden yaptıkları itirazı kabul edilerek 1350 sayılı İlam’ın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün usulden Bozularak sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren Daireye gönderilmesine,

Karar verildiği 31.01.2012 tarih ve 34320 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim