Sayıştay 7. Dairesi 34402 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
34402
5 Mart 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 7
-
Dosya No: 34402
-
Tutanak No: 36676
-
Tutanak Tarihi: 05.03.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 1295 sayılı ilamın 1. maddesi ile Belediye başkanı ödeneğinin fazla ödenmesi nedeniyle 9.544,53 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçilerden Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ 1295 sayılı ilamın 1. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde bu kişilerin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ’ın dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Diğer dilekçiler dilekçelerinde özetle;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediye Başkanının Özlük Hakları" başlıklı 39'uncu maddesinde de belirtildiği üzere nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldelerde ödeneğin hesaplamasında (c) bendinde belirtilen gösterge rakamının esas alınacağı hükmünün yer aldığını, ilgili müdürlükçe de maaş hesaplamaları yapılırken de bu hüküm göz önüne alınarak hesaplama yapıldığını,
Göktürk Belediyesinin tüzel kişiliğinin kanun kapsamında kaldırılarak Eyüp Belediye Başkanlığı'nın bünyesine dahil olduğundan tüm belgelerin Eyüp Belediye Başkanlığı'na devredildiğini,
Brüt Başkan ödeneği hakkında yapılan hesaplamanın ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Dilekçede, nüfusu 50.001 den az olan il merkezi beldeler için öngörülen rakamın esas alındığı belirtilmiş ise de, Göktürk Belediyesi, il merkezi belde olmadığı için bu hükme dayanılarak ödeme yapılması yasal değildir. Diğer taraftan anılan Belediyenin Eyüp Belediyesine katılması 2009 yılında gerçekleşmiş olup, Daire Kararı anılan Belediyenin 2007 yılı işlemlerine aittir, yani Göktürk Belediyesinin tüzelkişiliğinin devam ettiği döneme ilişkindir. Bu dönemde de anılan Belediyenin nüfusu 16 085 olup, gerek belediye başkanına gerekse başkan yardımcısına yapılan ödemelerde 5393 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi uyarınca 80.000 gösterge rakamının esas alınması gerekmektedir. Bu nedenle talebin reddedilerek ilamın 1 ve 2 nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının özlük hakları” başlıklı 39’uncu maddesinde;
“Belediye başkanına nüfusu:
a)10.000’e kadar olan beldelerde 70.000,
b)10.001’den 50.000’e kadar olan beldelerde 80.000,
c)50.001’den 100.000’e kadar olan beldelerde 100.000,
d)100.001’den 250.000’e kadar olan beldelerde 115.000,
e)250.001’den 500.000’e kadar olan beldelerde 135.000,
f)500.001’den 1.000.000’a kadar olan beldelerde 155.000,
g)1.000.001’den 2.000.000’a kadar olan beldelerde 190.000,
h)2.000.001’den fazla olan beldelerde 230.000,
Gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenir. Nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldelerde bu ödeneğin hesaplanmasında (c) bendinde belirtilen gösterge rakamı esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere, nüfusu 16.085 olan Göktürk Belediyesi’nde Belediye Başkanına 80.000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenmelidir.
Dilekçiler dilekçelerinde, nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldeler için öngörülen rakamın esas alındığı belirtilmiş ise de; Göktürk Belediyesi, il merkezi belde belediyesi değil, Eyüp İlçesi’ne bağlı ilk kademe belde belediyesi olduğundan, nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldeler için öngörülen gösterge rakamının uygulanması mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler Göktürk Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin kanun kapsamında kaldırılarak Eyüp Belediye Başkanlığı'nın bünyesine dâhil olduğunu bildirmişlerse de; Göktürk Belediyesi Eyüp İlçe Belediyesi’ne bağlı ilk kademe belediyesi iken, 22.03.2008 tarih ve 26824 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5747 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 22.03.2008 tarihinde tüzel kişiliği kaldırılmış ve Eyüp Belediyesi’ne bağlanmıştır. Dolayısıyla Göktürk Belediyesi, 22.03.2008 tarihine kadar Eyüp İlçesine bağlı ilk kademe belediyesi statüsündedir. Tazmin hükmü ise Göktürk Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin devam ettiği 2007 yılına ilişkindir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1295 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1295 sayılı ilamın 2. maddesi ile Belediye başkanı yardımcısı ödeneğinin fazla ödenmesi nedeniyle 2.850,19 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçilerden Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ 1295 sayılı ilamın 2. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde bu kişilerin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ’ın dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Diğer dilekçiler dilekçelerinde özetle;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediye Başkanının Özlük Hakları" başlıklı 39'uncu maddesinde de belirtildiği üzere nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldelerde ödeneğin hesaplamasında (c) bendinde belirtilen gösterge rakamının esas alınacağı hükmünün yer aldığını, ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49'uncu maddesinin 7'nci fıkrasında da belirtildiği gibi meclis üyeleri arasından görevlendirilen Başkan yardımcısına Belediye Başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere Belediye Meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilir denildiğini, bu itibarla maaş hesaplaması yapılırken ilgili müdürlükçe yukarıda belirtilen hükümler göz önüne alınarak hesaplama yapıldığını,
Göktürk Belediyesinin tüzel kişiliğinin kanun kapsamında kaldırılarak Eyüp Belediye Başkanlığı'nın bünyesine dahil olduğundan tüm belgelerin Eyüp Belediye Başkanlığı'na devredildiğini,
Brüt Başkan yardımcısı ödeneği hakkında yapılan hesaplamanın ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Dilekçede, nüfusu 50.001 den az olan il merkezi beldeler için öngörülen rakamın esas alındığı belirtilmiş ise de, Göktürk Belediyesi, il merkezi belde olmadığı için bu hükme dayanılarak ödeme yapılması yasal değildir. Diğer taraftan anılan Belediyenin Eyüp Belediyesine katılması 2009 yılında gerçekleşmiş olup, Daire Kararı anılan Belediyenin 2007 yılı işlemlerine aittir, yani Göktürk Belediyesinin tüzelkişiliğinin devam ettiği döneme ilişkindir. Bu dönemde de anılan Belediyenin nüfusu 16 085 olup, gerek belediye başkanına gerekse başkan yardımcısına yapılan ödemelerde 5393 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi uyarınca 80.000 gösterge rakamının esas alınması gerekmektedir. Bu nedenle talebin reddedilerek ilamın 1 ve 2 nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının özlük hakları” başlıklı 39’uncu maddesinde;
“Belediye başkanına nüfusu:
a)10.000’e kadar olan beldelerde 70.000,
b)10.001’den 50.000’e kadar olan beldelerde 80.000,
c)50.001’den 100.000’e kadar olan beldelerde 100.000,
d)100.001’den 250.000’e kadar olan beldelerde 115.000,
e)250.001’den 500.000’e kadar olan beldelerde 135.000,
f)500.001’den 1.000.000’a kadar olan beldelerde 155.000,
g)1.000.001’den 2.000.000’a kadar olan beldelerde 190.000,
h)2.000.001’den fazla olan beldelerde 230.000,
Gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenir. Nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldelerde bu ödeneğin hesaplanmasında (c) bendinde belirtilen gösterge rakamı esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere, nüfusu 16.085 olan Göktürk Belediyesi’nde Belediye Başkanına 80.000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenmeli, Belediye Başkan yardımcısına da Belediye Başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere Belediye Meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek ödenmelidir.
Dilekçiler dilekçelerinde, nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldeler için öngörülen rakamın esas alındığı belirtilmiş ise de; Göktürk Belediyesi, il merkezi belde belediyesi değil, Eyüp İlçesi’ne bağlı ilk kademe belde belediyesi olduğundan, nüfusu 50.001’den az olan il merkezi beldeler için öngörülen gösterge rakamının uygulanması mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler Göktürk Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin kanun kapsamında kaldırılarak Eyüp Belediye Başkanlığı'nın bünyesine dâhil olduğunu bildirmişlerse de; Göktürk Belediyesi Eyüp İlçe Belediyesi’ne bağlı ilk kademe belediyesi iken, 22.03.2008 tarih ve 26824 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5747 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 22.03.2008 tarihinde tüzel kişiliği kaldırılmış ve Eyüp Belediyesi’ne bağlanmıştır. Dolayısıyla Göktürk Belediyesi, 22.03.2008 tarihine kadar Eyüp İlçesine bağlı ilk kademe belediyesi statüsündedir. Tazmin hükmü ise Göktürk Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin devam ettiği 2007 yılına ilişkindir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1295 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1295 sayılı ilamın 3. maddesi ile İstanbul Göktürk Belediyesinde çalışmakta olan doktor Haluk KARDAŞ’a işyeri hekimliği ücreti ödenmesi nedeniyle 12.506,37 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. madde hükmü aynen şöyledir:
“Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.”
Bu hüküm karşısında 1295 sayılı ilâmın, 6331 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 3. maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu olan ilamın 3. maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
- 1295 sayılı ilamın 4. maddesi ile İstanbul Göktürk Belediyesinde 657 sayılı Kanun’a tabi memur statüsünde çalışan personele “memur sosyal yardımı” adı altında ödeme yapılması nedeniyle 70.200,00 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanunun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. madde hükmü aynen şöyledir:
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
Bu hüküm karşısında 1295 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 4. maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu olan ilamın 4. maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
-
Dilekçiler, 1295 sayılı ilamın 5. maddesi ile tazminine hükmolunan 864,83 YTL’lik tutarın tahsil edildiğini bildirmekte ise de, hüküm tarihinden önce yapılan bu tahsilât temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesiyle ilgili bulunduğundan, bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığı ve gereğinin ifasını teminen dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE,
-
1295 sayılı ilamın 6. maddesi ile İstanbul Göktürk Belediyesi personeli ve ailelerine tüm masrafları Belediye tarafından karşılanmak üzere Bursa iline gezi düzenlenmesi sonucu kamu zararına sebep olunması nedeniyle 16.728,00 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçilerden Şerafettin ÇELİK, Nihat ERDOĞMUŞ, Gülperi ÖZDEMİR, Yasemin TATAR, Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ 1295 sayılı ilamın 6. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde bu kişilerin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan Şerafettin ÇELİK, Nihat ERDOĞMUŞ, Gülperi ÖZDEMİR, Yasemin TATAR, Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ’ın dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Diğer dilekçiler dilekçelerinde özetle;
Yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunu, zira 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediyenin Giderleri" başlıklı 60'ıncı maddesinin (k) bendinde temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin bütçeden ödeneceği belirtilirken, Belediye bütçesinden yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ile de bu harcamaların belediye bütçesinden yapılabileceğinin belirtildiğini,
Aynı Kanun’un 38. maddesinin "Belediye Başkanının görev ve yetkileri" (o) bendinde "Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak" sayıldığını,
Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinde bu tür harcamanın yapılabileceğinin belirtildiğini,
Yukarıda adı geçen yönergenin "Genel Kural" başlıklı 3'üncü maddesinde "Temsil, Ağırlama ve Tören Giderlerinin" konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine bağlıdır" denildiğini,
Aynı yönergenin "Ağırlama Giderleri" başlıklı 5'inci maddesinin f bendinde "Beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar ile bu kişilerin eşleri ve refakatindeki görevliler için, geleneklere ve davetin şümulüne göre, ağırlama, konaklama, konutlandırma ve bu işlerle ilgili olarak hazırlıkların gerektirdiği giderlere ziyafet, kokteyl, hediye, bahşiş ve taşıma giderleri şeklinde yapılır" denildiğini,
Belediye personeli ve aileleri için düzenlenen gezi organizasyonunda Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerini aynen uygulandığını ve bu uygulamanın görev süreleri içerisinde her yıl harcama yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiğini, bu toplantılarla; belediye çalışanları ve ailelerinin birbirlerini yakından tanıyıp, hizmetleri hakkında bilgilenmeleri ve motive olmalarının sağlandığını,
Bütün bu sebepten dolayı yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğu açık olduğunu, yapılan bu harcama Temsil Tören ve Ağırlama yönergesinin 'Ağırlama Giderleri' kapsamında yapılmış olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinde kamu zararı;
“……..kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”şeklinde ifade edilmekte, aynı maddenin devamında da,
“Kamu zararının belirlenmesinde; …….
a)İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması
……
g)Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır” denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 14. maddesi ile “Belediyenin Yetki ve İmtiyazları” başlıklı 15. maddesinde de belediyenin kendi çalışanlarına gezi ve seyahat benzeri organizasyonlar düzenleyebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Aynı kanunun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60. maddesinde ise;
“a)Belediye binaları, tesisler ile araç ve malzemelerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.
b)Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler
…..” belediyenin yapabileceği giderler olarak belirtilmiştir.
Rapor dosyası ve eklerinin incelenmesinde; Göktürk Belediyesi personeli ve ailelerinin 14.07.2007–15.07.2007 tarihleri arasında Bursa ilinin tarihi yerlerini gezmek üzere konaklama, yemek ve ulaşım giderlerinin Belediyece karşılanacağı bir gezi düzenlendiği ve bedelinin Belediye bütçesinden ödendiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere ilgili konuyu düzenleyen temel kanun olan Belediye Kanunu’nda böyle bir giderin belediye bütçesinden karşılanmasına cevaz veren herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Dilekçiler her ne kadar, 5393 sayılı Kanun’un temsil ve ağırlama giderlerine ilişkin (60/k) ve (38/o) bentlerinin bu harcamaya cevaz verdiğini, temsil ağırlama hakkındaki yönergenin 3’üncü maddesinin belediye başkanına takdir hakkı tanıdığını, mezkûr yönergenin 5/f maddesinin de bu ağırlama giderine izin verdiğini ifade etmişler ise de;
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin "Amaç" başlıklı 1’inci maddesinde;
"Bu yönergenin amacı, Belediye bütçesinde yer alan temsil ağırlama ve tören giderlerinin sarf esas ve usullerini düzenlemektir.",
"Kapsam" başlıklı 2'nci maddesinde;
"Bu yönerge, belediye idaresinin başı ve temsilcisi olan Belediye Başkanının bu sıfatının gereği olarak yapacağı temsil-ağırlama ve tören giderleri konusunda uyacağı kuralları kapsar.",
"Genel Kural" başlıklı 3'üncü maddesinin birinci fıkrasında;
"Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir." denilmekte,
"Ağırlama Giderleri" başlıklı 5’inci maddesinde;
"Ağırlama, Beldenin misafiri durumunda olan:
a) Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulu Üyeleri,
b) Hükümet Merkezi veya diğer illerin protokole dahil kişiler,
c) Yabancı Ülke Temsilcileri veya konuklar,
d) Sanat, bilim, kültür ve spor dallarında temayüz etmiş kişiler,
e) Basın mensupları,
f) Beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar ile bu kişilerin eşleri ve refakatindeki görevliler için, geleneklere ve davetin şümulüne göre, ağırlama, konuklama, konutlandırma ve bu işlerle ilgili olarak hazırlıkların gerektirdiği giderlerle ziyafet, kokteyl, hediye, çiçek, bahşiş ve taşıma giderleri şeklinde yapılır." hükmü yer almaktadır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 2. maddesinde; “Bu Yönerge, belediye idaresinin başı ve temsilcisi olan Belediye Başkanının bu sıfatının gereği olarak yapacağı temsil-ağırlama ve tören giderleri konusunda uyacağı kuralları kapsar.” denilmektedir. Anılan hüküm, belediye başkanının, temsil ağırlama ve tören giderlerinin yapılması hususunda, sınırsız bir takdir yetkisine sahip olmadığını belirtmektedir ve bu giderlerin neler olduğu yönergenin diğer maddelerinde belirtilmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere "Ağırlama Giderleri" başlıklı 5’inci maddesinde kimler için ağırlama (ziyafet) gideri yapılacağı belirlenmiştir.
Ayrıca dilekçiler Yönerge’nin 5/f maddesine göre işlem yapıldığını belirtmişlerse de, Yönerge’nin 5. maddesi “Ağırlama, Beldenin misafiri durumunda olan….” ifadesi ile başlamakta ve devamında ilgili bentler sıralanmaktadır. Belediye personelinin ise “Beldenin misafiri” konumunda olmadığı gayet açıktır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1295 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1295 sayılı ilamın 7. maddesi ile eğitim seminerleri için seminerleri düzenleyen birlik veya derneklere İçişleri Bakanlığı genelgesinde belirtilen sınırlamaya uyulmadan ödeme yapılması nedeniyle 1.014,00 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçilerden Mustafa GÜL, Nihat ERDOĞMUŞ, Gülperi ÖZDEMİR, Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ 1295 sayılı ilamın 7. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde bu kişilerin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan Mustafa GÜL, Nihat ERDOĞMUŞ, Gülperi ÖZDEMİR, Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ’ın dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Diğer dilekçiler dilekçelerinde özetle;
Maddede bahse konu olan ödemelerin seminer bedeli değil 'Hizmet İçi Özel Eğitim Bedeli' olup, dolayısıyla İçişleri Bakanlığının 2007/26 sayılı genelge kapsamına girmediğini, bundan dolayı yapılan ödemede bir fazlalık bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 21.02.2007 tarihli ve 2007/26 numaralı Genelgesi’nde;
“….
- Eğitime katılacak belediye personeli başına ödenecek tutara, konaklama dahil günlük olarak, memur maaş katsayısının 2500 rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmeyecektir. Konaklama ücretinin eğitim ücretine dahil olması halinde personele ulaşım giderleri ve 1/3 oranında harcırah ödenecektir.
…”denilmektedir.
Buna göre, eğitim seminerine katılan personeller için belediye bütçesinden ödenecek günlük bedel en fazla memur maaş katsayısının 2500 rakamı ile çarpımı sonucu bulunan miktar kadar olabilir. Bu miktarı aşan kısım ise seminere katılan personel tarafından karşılanacaktır.
Ancak rapor dosyası ve eklerinin incelenmesinde; Genelgede belirlenen üst sınırdan daha fazla ödeme yapıldığı, eğitime katılan personelin ödemesi gereken kısmın da belediye tarafından ödendiği görülmüştür.
Dilekçiler maddede bahse konu olan ödemelerin seminer bedeli değil, ‘Hizmet İçi Özel Eğitim Bedeli’ olup, dolayısıyla İçişleri Bakanlığının 2007/26 sayılı Genelge kapsamına girmediğini belirtmişlerse de;
Söz konusu eğitimlere ilişkin gerek görevlendirme yazılarında gerekse ilgili derneklerin söz konusu eğitimlere ilişkin programlarında söz konusu faaliyet “eğitim semineri” kaydıyla yer almıştır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1295 sayılı ilamın 7. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1295 sayılı ilamın 8. maddesi ile İstanbul Göktürk Belediyesinde hizmet aracı olarak kullanılan 34 UD 0559 plakalı ve 34 EV 4392 plakalı binek araçların kasko sigortası giderinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 4.920,66 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçilerden Şerafettin ÇELİK, Nihat ERDOĞMUŞ, Gülperi ÖZDEMİR, Yasemin TATAR, Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ 1295 sayılı ilamın 8. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde bu kişilerin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan Şerafettin ÇELİK, Nihat ERDOĞMUŞ, Gülperi ÖZDEMİR, Yasemin TATAR, Şenol ERYILMAZ ve Ali AKYILDIZ’ın dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Diğer dilekçiler dilekçelerinde özetle;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde, aralarında belediyelerin de bulunduğu kamu kuruluşlarının, kendilerine ait motorlu araçların sebep oldukları zararları karşılamak üzere bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini,
Yine aynı Kanun’un, işletenin sorumluluğu başlıklı 85. maddesinin 1. fıkrasında; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur" denildiğini ve aynı Kanun’un 91. maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." ifadesine yer verildiğini,
5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinde yer alan "Belediyenin giderleri" başlıklı düzenlemenin (h) fıkrasında, "sigorta giderlerini" belediyenin giderleri arasında saymakla, belediyenin sigortalama işlemleri için herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın harcama yapabileceğinin açıkça ifade edildiğini, Kanun hükmünde yer alan sigorta deyiminden sadece mali sorumluluk sigortasını anlamanın olası olmadığını, Kanun koyucunun herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın belediye mallarının sigortalanmasına izin vermiş bulunduğunu, kamu kuruluşlarının yaptırmakla zorunlu kılındıkları sigorta çeşidinin yasaya göre bu sigorta olduğunu, Dolayısıyla, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu çerçevesinde yapılarak, 5393 sayılı Belediye Kanununun 60/h maddesine göre ödemenin yapıldığını;
Ayrıca; Sayıştay Temyiz Kurulunun 22.06.1993 gün ve 23084 sayılı kararında Belediye Araçlarının kasko sigortalarının yaptırılabileceğinin karara bağlandığını,
Ayrıca 2007 yılı öncesinde Göktürk Belediyesi araçlarının bir kısmına molotofla zarar verilmiş olup, beldenin konumu itibariyle araçların özel durumlarına göre sigorta yapıldığından, yukarıda yer verilen hükümlere göre, mali sorumluluk sigortasının, bir kimsenin ölümüne ve yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasından doğan sorumluluğun karşılanması veya kaza ihtimallerinde gerekse diğer zarar ve ziyanlarda gerekli önlemlerin önceden alınıp devlet malını korumak ve kollamak amacıyla yapıldığını, herhangi bir kasıt ve kusurun olmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106. maddesinde “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.
İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.
2007 Mali Yılı Bütçesinin “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 20. Sırasında; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
A) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
B) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
C) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
D) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.” denilmektedir.
Mevzuat gereği Devlet malının yukarıda sayılan istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Sayılan istisnalar arasında (112 acil ambulansları ve dış temsilcilik araçları dışında) devlete ait araçların kasko gideri bulunmamaktadır.
Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte, malları “devlet malı” niteliğindedir. Her ne kadar belediyelerin genel bütçeden ayrı bütçeleri ve devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunmakta ise de, 5393 sayılı Kanuna göre, belediye malına karşı işlenmiş suçlar, devlet malına karşı işlenmiş sayıldığından ve bu malların haczedilmesi mümkün olmadığından; Merkezî Yönetim Bütçe Kanununun yukarıda belirtilen hükmü, belediye malları açısından da hüküm ifade eder.
Dolayısıyla belediyeye ait araçların kasko sigortası bedellerinin belediye bütçesinden ödenmesi kanunen mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler aynı konuda Temyiz Kurulu’nun 22.06.1993 gün ve 23084 sayılı kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki mezkûr karar, 1993 yılı hesabına ilişkin olup 5393 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce verilmiş bir karardır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1295 sayılı ilamın 8. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1295 sayılı ilamın 9. maddesi ile MİSPAK Tem. Tur. Ve Gıda San.Paz. Tic.Ltd.Şti. yüklenimindeki “Beldenin ve Belediye hizmet binasının genel temizliğinin yapılması” hizmet alımı işinde sözleşmede ve şartnamede öngörülmediği halde yemek bedeli için fiyat farkı ödenmesi nedeniyle 2.028,40 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçilerden Gülperi ÖZDEMİR, Telat DURMUŞ, Yasemin TATAR ve Ali AKYILDIZ 1295 sayılı ilamın 2. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde bu kişilerin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan Gülperi ÖZDEMİR, Telat DURMUŞ, Yasemin TATAR ve Ali AKYILDIZ’ın dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Diğer dilekçiler dilekçelerinde özetle;
Maddede belirtilen ve teftişe tabi dönemlerde Mispak Temizlik Tur. ve Gıda Paz.Tic.Ltd.Şti.'ne "Beldenin ve Belediye Hizmet binasının genel temizliğinin yapılması hizmet alımı" işi için yapılan istihkak ödemelerinde sözleşmede ve şartnamede öngörülmediği halde yemek bedeli fiyat farkı ödenmesi ödemesinde fazla ödenen miktarın ilgilisine rücu edilmiş olup, ilgili evrakların ekte sunulduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “İlamın 9’uncu maddesiyle ilgili olarak, ‘‘Beldenin ve Belediye hizmet binasının genel temizliğinin yapılması hizmet alımı’’ işinde yapılan sözleşme ve şartnamede öngörülmediği halde yemek bedeli için fiyat farkı ödenmesi sonucu oluşan kamu zararı için ilgilisine rücu edildiği ve ilgili evrakların ek te olduğu belirtilmekte ise de dilekçe ekinde tahsilâta ilişkin herhangi bir belge bulunmamaktadır. Ancak tahsilata ilişkin belge bulunsa dahi yapılan işlem ilamın infazı niteliğinde olduğundan, talep hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçiler, tazmin hükmü ile ilgili olarak ilgilisine rücu edildiğini bildirmekle birlikte tahsilâta ilişkin herhangi bir belge gönderilmediğinden ve ilam hükmüne karşı da herhangi bir itirazda bulunulmadığından 1295 sayılı ilamın 9. maddesi ile ilgili olarak Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Karar verildiği 05.03.2013 tarihli ve 36676 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56