Sayıştay 7. Dairesi 34195 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
34195
3 Nisan 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 7
-
Dosya No: 34195
-
Tutanak No: 34728
-
Tutanak Tarihi: 03.04.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1359 sayılı ilamın 4.maddesi ile Muş Korkut ilçesi kaymakamına ödenen özel idare ödeneğinden bazı aylarda gelir vergisi kesilmemesi nedeni ile 679,28 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63.maddesinde,
"Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet Memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir." hükmünün bulunduğunu,
01/07/2006 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren 5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1.maddesi ile 09/06/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen ve Ek Ödeme başlıklı Ek Madde 5 de;
"İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartlan, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz." Bu ödemenin yapılmasında, 27/01/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi ile 04/07/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16.ncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/06/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz." hükmüne yer verildiğini,
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün bu konuya ilişkin 20/12/2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında;
“İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda İl Özel İdaresi Kanunun 63.maddesi gereğince vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında kesinti yapılıp yapılmayacağı konusunda taşra birimlerince görüş sorulmakta olduğu anlaşılmıştır." Bilindiği gibi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63 üncü maddesi görev ve ek ödenek başlığını taşımaktadır.5540 sayılı kanunla İl Özel İdaresinden ek ödenek almayan Mülki İdare Amirlerine sağlanan hak, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla. 5540 sayılı kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Ek Ödemeye ilişkin usul ve esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemeden damga vergisi dışında bir kesinti yapılmaması yönünde” görüş verildiğini,
Her ne kadar 193 saydı Gelir Vergisi Kanunun Ücret Tarifi başlıklı 61. maddesinde Mülki İdare Amirlerine ödenen ödenek ücret olarak değerlendirilmişse de; yürürlüğe konan 5540 sayılı Değişiklik Kanununda ve ödeme usul ve esaslarında, bununla birlikte verilen görüş yazılarında Damga Vergisi hariç başka herhangi bir verginin kesilmeyeceğinin kesin olarak belirtildiğini,
Ayrıca, 10.07.2009 tarihli 27284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2009 tarihli ve 5917 sayılı Kanunun 36.maddesinde 22.05.2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na eklenen geçici madde ile "Bu kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık;
“Daire Kararında da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi bu tür ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerekmekte, ayrıca 5302 sayılı Kanuna 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4’üncü madde uyarınca borçların terkini konusunda Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Görev ve Ek Ödenek başlıklı 63. maddesinde;
“Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
…”denilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde;
“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez.”denilerek ücretin tarifi yapılmıştır.
Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94. maddesinde (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994), Kamu idare ve müesseselerinin, söz konusu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları,
94.maddenin 1.bendinde de; Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanununun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı (Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
5540 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddede;
“İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.” denilmektedir.
Söz konusu bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü, hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/290 Esas nolu 2011/240 Karar nolu kararında, 5302 sayılı Kanun gereğince ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına ilişkin açılan davayı, 5302 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin gelir vergisinden müstesna olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, istisna hükmünün yalnızca 1700 sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemeyi kapsadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun bulmuştur.
Dilekçede, 5917 sayılı Kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiği iddia edilmişse de, 5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile getirilen ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63.maddelerine göre yapılan ödemelerin aslına ilişkin olup yapılan bu ödemelerin vergiye tabi olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 1359 sayılı ilamın 4. maddesiyle 679,28 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 03.04.2012 tarih ve 34728 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02