Sayıştay 7. Dairesi 34049 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
34049
12 Haziran 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 7
-
Dosya No: 34049
-
Tutanak No: 35208
-
Tutanak Tarihi: 12.06.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
- 1231 sayılı ilamın 1’inci maddesinde İETT’de çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bu Kanunun Ek Geçici 9’uncu maddesi uyarınca tabi olan personele yersiz gıda yardımında bulunulması nedeniyle toplam 1.066.122.- YTL’ye, 2’nci maddesinde İETT’de çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na bu Kanunun Ek Geçici 9’uncu maddesi ile tabi olan personele yersiz giyim yardımında bulunulması nedeniyle toplam 805.094,25.- YTL’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçiler dilekçesinde özetle, öncelikle tazmin hükümlerinin 1 Ağustos 2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi gazetede yayınlanan 6009 sayılı kanunun geçici 8.maddesi kapsamına girdiğini belirttikten sonra usul ve esasla ilgili olarak;
İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün, 3645 sayılı kanunla kurulmuş, hükmi şahsiyeti haiz, özel bütçeli (hiçbir yerden katkı almayan) hususi hukuk hükümlerine göre İdare edilen, bütçesinin denetimi kuruluş kanununa göre farklı bir sistemle denetlenen, özgün yapılı bir Genel Müdürlük olduğunu, 2007 yılı bütçe ve hesaplarının kendi kuruluş kanununa göre denetlendiğini ve Büyükşehir Belediye Meclisince ibra edildiğini, 3645 sayılı yasanın 6. maddesine göre, İETT Genel Müdürlüğünün bilançosu ile kati hesabının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanmasının Genel Müdürlüğün "ibrası"nı da içerdiğini, Bu kararın bir icrai karar olduğunu, Büyükşehir Belediye Meclisi kararının Büyükşehir Belediyesini, İçişleri Bakanlığını, İETT Genel Müdürlüğünü ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kişileri bağlayacağını, 5018 sayılı kanunda bütçe çeşitleri düzenlenirken Devletin genel idari yapısı gözetilerek Merkezi İdare Bütçesi, Mahalli İdareler Bütçesi, Sosyal Güvenlik Kurumları bütçesi gibi bütçe çeşitleri öngörüldüğünü, Kanunda öngörülen bütçelerin tamamının ortak özelliğinin genel bütçeye dahil olmaları veya genel bütçeden pay almaları olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yapılan düzenlemelerin, bütçe ve idari yapı esas alınarak yapılan ayrım ile örtüşmediğini, Bütçe yapısı esas alınarak yapılan ayrımda bütçelerin tamamı ve/veya bir kısmı genel bütçe içinde yer alan ve genel bütçeden pay alan idareler düzenlenirken; idari yapı esas alınarak yapılan ayrımda genel bütçe içinde yer almayan ve genel bütçeden pay almayan müstakil tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli idarelerin de yasa kapsamında olduğu değerlendirmesine neden olunduğunu, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün müstakil tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli idari yönden bir kamu kurumu olup genel bütçe ve Büyükşehir Belediye Bütçesine dâhil olmadığı gibi bu bütçelerden pay da almadığını, bütçe yapısı itibariyle 5018 sayılı kanunda düzenlenmemiş özel ve müstakil bütçeli İETT Genel Müdürlüğünün, sadece idari yönden Mahalli İdareler içinde yer alması nedeniyle 5018 sayılı kanun kapsamında değerlendirilmesinin diğer yasal mevzuat ile birlikte değerlendirildiğinde mükerrer denetime neden olduğunu, 5018 sayılı kanun ile getirilen düzenleme ve Sayıştay kanunun belirlediği mali denetim alanına bakıldığında iş bu kanunlarda açıkça Sayıştay tarafından mali denetimleri yapılacak idareler ile genel bütçe ile ilişkili idarelerin dışında bulunan müstakil tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli idarelerin dış denetimlerinin sayılmadığını, Sayıştay yargısının esas itibarıyla Saymanlar ve Tahakkuk Memurlarının denetimi ile sınırlı olup Encümen üyelerinin Sayıştay yargısına bağlı olmadığını, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünde İdare Encümeninin 3645 sayılı yasada yer almadığı ancak 1941 tarihli talimatnamede yer alan bir yapı olduğunu, İdare Encümeninin gerek 4734 sayılı yasada tanımlanan İhale Yetkilisi olmadığı gibi 5018 sayılı yasada tanımlanan Harcama Yetkilisi de olmadığını, Esasla ilgili olarak, 657 sayılı Kanunun ek geçici 9 ve 21 maddeleri ile İETT personelinin bu kanunun hangi maddelerine tabi olacağının tek tek belirlendiğini, 211.maddedeki giyecek yardımı ile 212.maddede yer alan yiyecek yardımının bu maddeler arasında zikredilmediğini, 657 sayılı Kanunda haklar ve yardımların ayrı ayrı düzenlendiğini, haklar yönünden bu Kanuna tabi iken yardımlar yönünden serbest bulunduklarını, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin kapsam maddesinde zikredilmediklerini, Kurumun iç düzenleyici işlemle tesis ettiği, Büyükşehir Belediye Meclisinin tasdik ve ibrasından geçen sosyal yardım harcamasının ödenmesiyle herhangi bir kamu zararı oluşmadığını iddia ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Savcılığı “Dilekçede denetim yetkisi ile ilgili olarak İETT Genel Müdürlüğünün özel bir kanunla kurulduğu, kurumun mali denetiminin kuruluş kanunundaki denetim sistemine tabi olduğu, Sayıştay’ın denetim yetkisinin olmadığı ileri sürülmekte ise de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 68’inci maddesinde genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Sayıştay’ca denetleneceği, aynı Kanunun 3’üncü maddesinde mahalli idarelerin genel yönetim kapsamındaki idarelerden olduğu ve belediyelerle bağlı idarelerinin de mahalli idare kapsamında bulunduğu hükme bağlandığından adı geçen kuruluşun Sayıştay denetimine tabi olduğu açık olup temyiz talebinin bu açıdan reddedilmesi uygun olacaktır.
Diğer taraftan 6009 sayılı Kanunun Geçici 8’ inci maddesi hükmü karşısında, 1231 nolu ilamın 1 ve 2’ nci maddeleri ile ilgili olarak kamu görevlileri hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddelerinin işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin” uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
Anayasanın MADDE 160. – (Değişik: 29.10.2005-5428/2 md.) “Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
(Ek: 29.10.2005-5428/2 md.) Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır…..”
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 68. maddesinde genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Sayıştay’ca denetleneceği, aynı kanunun 2. maddesinde ise mahalli idarelerin genel yönetim kapsamındaki idarelerden olduğu,3. maddesi(e) fıkrasında ise belediyelerle bağlı idarelerin mahalli idare kapsamında bulunduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 55. Maddesinde’de; Belediyeler ile bağlı kuruluş ve işletmelerde iç ve dış denetimin 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılacağı belirtilmektedir. Bütün bu hükümlerden İETT’nin Sayıştay tarafından denetlenip hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. 3645 sayılı yasaya göre, İETT Genel Müdürlüğünün bilançosu ile kati hesabının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanması ise Sayıştay denetimi ve yargılamasına engel değildir.
Dilekçinin encümen üyesinin sorumlu tutulmaması gerektiği iddiası olarak ilgili olarak ise; 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur denilmektedir.
Sayıştay Genel Kurulu’nun 5189/1 sayılı kararında da ; Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına karar verilmiştir. Hukuk müşaviri, Genel Müdürün isteği üzerine danışma birimi olarak encümene katılmakla birlikte, ödemeye dayanak olan kararda encümen üyesi olarak imzası bulunmaktadır.
Bu nedenle, 5018 sayılı kanunun 31’inci maddesi hükmü gereği encümen kararıyla yapılan harcamalarda encümenin üyelerinin harcama yetkisinden doğan sorumlulukları bulunduğundan, dilekçinin sorumluluk ile ilgili iddialarının reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Konunun esası ile ilgili olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek Geçici 9 uncu maddesinde:
“Ek Geçici Madde 9-(Ek: 31/7/1970 – 1327/90 md.; Değişik: 30/5/1974 – KHK/12; Aynen kabul: 15/5/1975-1897/2 md.)
3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personel hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Ancak, bu kurumlarda çalışan personelin aylıklarının hesabında aşağıdaki esaslar uygulanır.
A)Söz konusu kurumlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hizmetlerinin gerektirdiği görevler için 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen sınıflara göre ve 35 inci maddedeki esaslar dairesinde kadrolarını tespit ederler .
B)Bu kurumlar personelinin aylıklarının hesabında bu Kanuna ekli (1) sayılı gösterge tablosu esas alınır.
Bu kurumlar için tespit edilen sınıflara giriş ve hizmette derece yükselmeleri ve kademe ilerlemeleri ve öğrenim derecelerine göre yükselebilecekleri en yüksek dereceler hususunda bu kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
Bu kurumlarda 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerden alınabilecek kadrolara ve ek gösterge verilecek görevler genel ve katma bütçeli kuruluşlarda bu derecelere tahsis edilmiş kadroların sayısı ve görev nitelikleri göz önünde bulundurulmak suretiyle her yıl Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilir.
Bu kurumlarda yönetim kuruluna katılacak işçi üyeler ile kamu kesimi dışından gelecek işveren temsilcisi üyelere diğer yönetim kurulu üyelerine ödenen tutarda (ek gösterge dahil) ödeme yapılır.
Bu madde kapsamına giren kurumların genel müdürleri ile genel müdür muavinleri hakkında 657 sayılı Kanunun istisnai memurlarla ilgili hükümleri uygulanır.”
Denilmektedir.
Yine aynı Kanunun Ek Geçici 21 inci maddesinde ise aynen;
“Ek Geçici Madde 21-(Ek:31/7/1970-1327/90 md.; Değişik: 15/5/1975-1897/2 md.)
(Değişik: 22/10/1981 – 2543/1 md.)Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30. ve geçici 7 nci maddesindeki haklar saklıdır.
178 inci maddenin, (1, 2, 3 üncü derece yönetici kadrolarında bulunanlara fazla mesai ödenmez) hükmü, TRT’nin haber ve program hizmetlerinde çalışan elemanlarla Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi personeline uygulanmaz.
Bu Kanunun: İkinci görev yasağı, ikinci görev verilecek memurlar ve görevler ders görevi ve konferans ücreti, iş güçlüğü zammı, iş riski zammı, mali sorumluluk tazminatı (Kasa açığından sorumlu olan veznedarlar, nakit ve kıymet muhafızları ve diğer görevlilere verilen kasa tazminatları)eleman temininde güçlük zammı, avukatlık ücreti, fazla çalışma ücreti ile diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdam şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır.
Ek geçici 12 nci ve 13 üncü maddeler kapsamına giren personel hakkında 5441, 1309, 1310, 37 ve 6940 sayılı kanunların bütün hükümleri aynen uygulanır. Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi, Senfoni orkestraları ve Devlet konservatuarlarında görevli sanatkar ve sanatkar yöneticileri ile belediyelere bağlı tiyatro, opera ve orkestralarda görevli sanatkarların sahne ve sanatla ilgili çalışmalarında bütün hizmetlerin yürütülmesinde başka iş ve hizmet yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz.” Denilmektedir.
Ek Geçici 21 inci maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere Ek Geçici 9 uncu madde kapsamına giren personele yani İETT personeline 657 sayılı Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılması mümkün değildir.
657 sayılı Kanunun ek geçici-21 inci maddesi uyarınca, ek geçici-9 uncu madde kapsamında bulunan İETT personeline 657 sayılı Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamayacaktır. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanuna tabi memurlar nakdi gıda yardımı almadıklarından, İETT personeline de nakdi gıda ve giyim yardımında bulunulması mümkün değildir. Ancak; 1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. Madde hükmü aynen şöyledir:
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
Bu hüküm karşısında 1231 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. Maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 1’inci maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin İşlemden Kaldırılmasına,
- 1231 sayılı ilamın 2’nci maddesinde İETT’de çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na bu Kanunun Ek Geçici 9’uncu maddesi ile tabi olan personele yersiz giyim yardımında bulunulması nedeniyle toplam 805.094,25.- YTL’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi iddiaları ve Savcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde olduğu gibidir.
İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle, 1231 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. Maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 2’nci maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin İşlemden Kaldırılmasına,
- 1231 İlamın 3’ üncü maddesiyle ilgili olarak tahsilat bildirilmekte olup, ekli belgelerin tetkikinden de tazmine konu olan tutarın hüküm tarihi olan 22.02.2010 tarihinden önce tahsil edilerek 16.12.2008/24187, 02.02.2009/1710, 06.05.2009/8588 tarih ve yevmiye numaralı muhasebe işlem fişleriyle muhasebe kayıtlarına alındığı görülmüştür.
Hüküm tarihinden önce yapılmış olan söz konusu tahsilât ve ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesiyle ilgili bulunduğundan, bu hususta kurulumuzca yapılacak işlem olmadığı ve gereğinin ifasını teminen dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,
- 1231 sayılı ilamın 4’üncü maddesinde, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne Genel Müdür olarak vekaleten atanan Genel Müdür Yardımcısı Mehmet ÖZTÜRK’e vekalet görevi nedeniyle 17000 gösterge üzerinden temsil tazminatı ile gösterge ve ek gösterge farkının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 6.038,50-YTL .’na tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; adı geçenin boş bulunan genel müdürlük kadrosuna İçişleri Bakanlığının onayı ile asilin atanmasında usul ve esaslara göre atandığını, asilde aranan şartları taşıdığını, Genel Müdür sıfatıyla temsil ve imza yetkisini haiz olduğunu, kanunun aradığı süreleri çok aşarak boş kadroda bu görevi kesintisiz yürüttüğünün de gözönünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.
Sayıştay Savcılığı “İlamın 4’ üncü maddesi için ileri sürülen hususların Daire Kararının değiştirilmesini gerektirecek mahiyette görülmemesi nedeniyle, temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının” uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında 10/3/2000 tarih ve 2000/457 sayılı BKK (R.G.26.4.2000/24031) 1 inci maddesinde;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personelden ekli etvelde yer alan gösterge rakamları üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı alanlara, hizalarında gösterilen gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda temsil tazminatı ödenir”,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 26 ncı maddesinin “a” bendinde ise, bu kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir denilmekte, ekli IV sayılı cetvelde ise Genel Müdürler için 7000 makam tazminatı göstergesi alınacağı gösterilmektedir.
Bu durumda, Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında 10/3/2000 tarih ve 2000/457 sayılı BKK’na ekli cetvelde belirtildiği üzere, 7000 gösterge üzerinden makam tazminatı alan Genel Müdür için 17000 gösterge üzerinden temsil tazminatı ödenecektir.
Ancak, Temsil tazminatı ödenmesi hakkında BKK’nın 3 üncü maddesinde;
“……….temsil tazminatı öngörülen kadroları tedvir, vekalet ve benzeri geçici görevlendirme suretiyle yürütenlere bu tazminat ödenmez”
Hükmü yer aldığından, söz konusu kadroya vekaleten atanan Mehmet ÖZTÜRK’e temsil tazminatı ödenmesi mümkün değildir. Vekalet edilen görevin, boş ya da dolu kadroya ait olup olmamasının da temsil tazminatına hak kazanma yönünden bir farkı bulunmamaktadır.
Ayrıca, gösterge ve ek gösterge bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin dikkate alınması gerekmektedir. Söz konusu 86 ncı maddede, bir görevin memurlar eliyle yürütülmesinde ücretsiz vekaletin asıl olduğu, maddede sayılan haller dışında boş kadrolara ait görevlerin lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebileceği hükmü bulunduğundan, aylığın unsurları olan gösterge ve ek gösterge farkı da Genel Müdürlük görevinin vekaleten yürütülmesi durumunda ödenemeyecektir. Kurum içinden boş kadroya vekalette zam ve tazminat farkları alınabileceği halde, vekalet aylığının unsurlarını oluşturan gösterge ve ek gösterge farklarının ödenmesi de mümkün değildir.
Bütün bu nedenlerle, boş olan Genel Müdürlük görevini vekaleten yürüten Mehmet ÖZTÜRK’e bu kadro görev unvanı için belirlenen gösterge ve ek gösterge farkı ile temsil tazminatının ödenmesi mümkün olmadığından dilekçi iddialarının reddi ile 1231 sayılı ilamın 4’üncü maddesiyle toplam 6.038,50-YTL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- 1231 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Ali PORTAKALOĞLU’na özel hizmet tazminatına denetim tazminatı ilave edilmek suretiyle yersiz ödemede bulunulması nedeniyle toplam 1.635,00-YTL.’na tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçiler dilekçesinde, İETT’nin konumu ile ilgili ilamın 1’inci maddesine ilişkin iddialarına ilave olarak teftiş kurulu başkanının müfettiş kariyerine haiz olduğunu, bunların yanısıra 2560 sayılı kanuna tabi olan ve su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerinde görevli daire başkanları ve 1. hukuk müşavirlerine makam ve buna bağlı ödenen görev tazminatlarının ödenmesi gerektiği şeklindeki Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararının da emsal alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.
Sayıştay Savcılığı “İlamın 5’ inci maddesi ile ilgili olarak ileri sürülen hususların Daire Kararının değiştirilmesini gerektirecek mahiyette görülmemesi nedeniyle, temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının” uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9’uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara ne miktarda zam ve tazminat verileceğini belirleyen ve uygulanmasına 2007 yılında da devam edilen 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli özel hizmet tazminatı başlıklı II sayılı cetvelin (A) Üst Yönetim ve Genel İdare Hizmetleri bölümünde; grup-5’te sayılan “Başkanlık (Belediyeler dahil) ve Genel Müdürlük Kurul Başkanları” için tazminat oranı “210” olarak belirtilmiştir. Ayrıca aynı karara ekli “Diğer Tazminatlar” başlıklı III sayılı cetvelin “E. Denetim Tazminatları” bölümünde aynen;
“E.Denetim Tazminatı:
II sayılı Cetvelin (B) Denetim Hizmetleri Bölümünün;
a)1, 2 ve 3 üncü sıralarında sayılanlardan;
-KİT personeli ………………………………………………………….: 10
-Diğerleri ……………………………………………………………….: 30
b)4, 5, 6 ve 7 nci sıralarında sayılanlar ………………………………...: 20
denilmektedir.
Yine aynı kararın “Ödeme yapılmayacak haller” başlıklı 11 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının “c” bendinde ise aynen;
“Ödeme yapılmayacak haller
MADDE 11
...
(2)
…
C)Kurul Başkanı kadrosunda bulunanlara denetim tazminatı,
…
ödenmez.”
Denilmektedir.
Yukarıda yer alan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, Özel Hizmet Tazminatını II sayılı cetvelin “A” bölümünden alan ve “B Denetim Hizmetleri” bölümünden tazminat almayan Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Ali PORTAKALOĞLU’na denetim tazminatı ödenmesi mümkün değildir.
Dilekçiler tarafından Sayıştay Genel Kurulu’nun 5331 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı emsal alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep edilmekte ise de; 2560 sayılı kanuna tabi olan ve su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerinde görevli daire başkanları ve 1. hukuk müşavirlerine makam ve buna bağlı ödenen görev tazminatlarının ödenmesi gerektiği şeklindeki kararın, Kurul Başkanı durumunda olanlara denetim hizmeti tazminatı ödenmesi ile ilgisi bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 1231 sayılı ilamın 5’inci maddesiyle toplam 1.635,00-YTL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- 1231 sayılı ilamın 6’ncı maddesinde, İETT’de görevli müfettişlere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9’uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara 2006 yılında ne miktarda zam ve tazminat verileceğini belirleyen ve uygulanmasına 2007 yılında da devam edilen 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ekli-II Sayılı Cetvelin “Denetim Hizmetleri” (B) fıkrasının (4-a) sırasında yazılı oranlar üzerinden tazminat ödenmesi gerekirken (3-a) sırasındaki rakamlar esas alınarak ödemede bulunulması nedeniyle toplam 36.478,50.-YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün, İstanbul Belediyesine bağlı olmakla birlikte hükmi şahsiyeti haiz, müstakil bütçesi olan ve hususi hukuk hükümlerine göre idare olunan bir kuruluş olduğunu ve bu özellikleri itibariyle de bağımsız bir Genel Müdürlük olması nedeniyle müfettişlere yapılan özel hizmet tazminatı ödemesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığını, İETT müfettişlerinin açtıkları idari davaları kazandıklarını, dava karar gerekçelerinde de yukarıdaki hususların vurgulandığını, İdarelerin yargı kararlarını yerine getirmek zorunda olduklarını, bunların yanısıra 2560 sayılı kanuna tabi olan ve su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerinde görevli daire başkanları ve 1. hukuk müşavirlerine makam ve buna bağlı ödenen görev tazminatlarının ödenmesi gerektiği şeklindeki Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararının da emsal alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.
Sayıştay Savcılığı “İlamın 6’ ncı maddesi ile ilgili olarak sorumlularca ileri sürülen gerekçelerin kabul edilerek haklarında verilmiş olan tazmin kararının kaldırılmasının” uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
İETT’de görevli müfettişlere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara 2006 yılında ne miktarda zam ve tazminat verileceğini belirleyen 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ekli-II sayılı Cetvelin “Denetim Hizmetleri” (B) fıkrasının (4-a) sırasında yazılı oranlar üzerinden tazminat ödenmesi gerekirken (3-a) sırasındaki rakamlar esas alınarak ödemede bulunulması sonucu kamu zararına yol açıldığı görülmüştür. 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Denetim Hizmetleri” başlıklı (B) fıkrasının 3 ve 4 üncü sırasında aynen;
a)Bakanlık, Denizcilik Müsteşarlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağımsız genel müdürlük (mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç) Müfettişleri, Başkanlık, Müstakil Genel Müdürlük, Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi bulunan illerin İl Özel İdaresi ile Üniversiteler ve İleri teknoloji Enstitüleri İç Denetçileri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri, Bakanlıklar merkez teşkilatına dahil kadrolarda görevli Kontrolörler, İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçisi, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlık Müfettişleri, Sigorta Müfettişleri, Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO-POL Tesisleri İşletme Başkanlığı Müfettişlerinden;
-1-2 derecelerden aylık alanlar………………………………….: 195
-Diğer derecelerden aylık alanlar……………………………….: 185
b)Bunların Yardımcıları, Stajyer Kontrolörler………………….: 125
a)Başbakanlık Uzmanları, Planlama Uzmanları, Hazine Uzmanları, Dış Ticaret Uzmanları, Türkiye İstatistik Kurumu Uzmanları, Devlet Personel Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, Sosyal Güvenlik Uzmanları, Çalışma Uzmanları, Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Uzmanları, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları, Maliye Bakanlığı Vergi, Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri, Büyükşehir Belediyeleri ile bunlara bağlı genel müdürlük Müfettişleri, İlköğretim Müfettişleri, Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri, Sosyal Yardım Uzmanları ile (2) ve (3) üncü sırada sayılmayan İç Denetçilerden;
-1-2 derecelerden aylık alanlar…………………………………………..: 130
-Diğer derecelerden aylık alanlar…………………………………….….: 125
b)Bunların Yardımcıları (meslekte üç yıldan daha az kıdemli İlköğretim
Müfettişleri dahil)………………………………………………………..: 92”
denilmektedir.
“Diğer Tazminatlar” başlıklı III sayılı Cetvelin “E-Denetim Tazminatı” bölümünde de; II sayılı Cetvelin (B) Denetim hizmetleri bölümünde 3. sırada sayılanlara %30, 4. sırada sayılanlara da %20 oranında tazminat verileceği düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu nedenle, 1-2 derecelerden aylık alan İETT müfettişlerine (130+20)=%150 oranında özel tazminatı ödenmesi gerekmektedir.
Dilekçiler, 3645 sayılı Kanunun 2, 5 ve 6 ncı maddeleri tetkik edilirse İETT’nin belediyeye bağlı ama tüzel kişiliğe sahip, özel bütçeli ve özel hukuk hükümlerine tabi bir kurum olduğunun görüleceği, ödemede herhangi bir kamu zararı olmadığı iddiasında bulunmuşlar ise de;
5018 sayılı Kanunun 3/e maddesinde “Mahalli idare” :……….. belediye ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları idareler,
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 4/a maddesinde “Bağlı idare” Belediyelere bağlı, kanunlar kurulan, ayrı bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz su, ulaşım, …… hizmetleri yürüten idareler,
Olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca, ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Denetim Hizmetleri” başlıklı (B) fıkrasının (3-a) sırasındaki parantez içindeki hükümden özellikle “mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç” ifadesine yer verilmiştir.
Dilekçiler tarafından, 2560 sayılı kanuna tabi olan ve su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerinde görevli daire başkanları ve 1. hukuk müşavirlerine makam ve buna bağlı ödenen görev tazminatlarının ödenmesi gerektiği şeklindeki Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararının da emsal alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep edilmekte ise de; sözkonusu kararda 657 sayılı Kanunun Ek 26. maddesi gereğince bu kanuna ekli IV sayılı cetvelde makam tazminatı ödenecek ünvanlar arasında sayılmayan su ve kanalizasyon idarelerinde görev yapan 1.Hukuk Müşavirleri ile Daire Başkanlarının müstakil genel müdürlükte görev yapan daire başkanları ve hukuk müşavirleri için ödenen makam tazminatından faydalanabilecekleri öngörülmüştür. Oysa, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Denetim Hizmetleri” başlıklı (B) fıkrasının 4(a) sırasında Büyükşehir Belediyeleri ile bunlara bağlı Genel Müdürlük müfettişleri ismen sayılarak(Aynı kategoride değerlendirilmiş) bunlara verilecek tazminat oranı belirlenmiştir. İETT genel müdürlük müfettişlerine %195 oranı üzerinden ödemede bulunulması durumunda, Büyükşehir belediyesinde görevli müfettişlerden daha yüksek bir oran üzerinde tazminat ödenmesi gibi tezat bir durumun da ortaya çıkartacağı açıktır.
Bütün bu nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 1231 sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle toplam 36.478,50.-YTL.’ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- 1231 İlamın 7, 8, 9 ve 10’ uncu maddeleriyle ilgili olarak tahsilat bildirilmekte olup, ekli belgelerin tetkikinden de tazmine konu olan tutarın hüküm tarihi olan 22.02.2010 tarihinden önce tahsil edilerek 08.05.2009/9151 tarih ve yevmiye numaralı muhasebe işlem fişleriyle muhasebe kayıtlarına alındığı görülmüştür.
Hüküm tarihinden önce yapılmış olan söz konusu tahsilâtlar ve ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesiyle ilgili bulunduğundan, bu hususta kurulumuzca yapılacak işlem olmadığı ve gereğinin ifasını teminen dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,
- 1231 sayılı ilamın 11’inci maddesinde, İETT’ye ait hizmet araçlarına kasko sigortası yaptırılarak bedelinin bütçeden ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 85.340,22.-YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçiler dilekçesinde, İETT’nin konumu ve encümen üyelerinin sorumluluğu ile ilgili ilamın 1’inci maddesine ilişkin iddialarına ilave olarak konunun esası ile ilgili olarak kasko sigortası yapılan araçların makam aracı olmayıp hizmet aracı olduklarını, bu araçlarla yönetim yürütüm ve özellikle denetim hizmetleri görüldüğünü, şehrin trafik durumu, yıllık kaza istatistikleri nazara alındığında kasko sigortası ile sigortalanmasının kamu hizmetine ve kamu yararına bir işlem olduğunu, kamu hizmet araçlarının sigortalanmasını engelleyen bir yasal düzenleme mevcut olmadığını, 2918 sayılı kanundaki kamu araçlarının da zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanması mecburiyetinin kasko sigortasına engel bir düzenleme olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Savcılığı “Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ile 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun (E) Cetveli karşısında yasal dayanağı bulunmayan talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının” uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
Sorumlulukla ilgili olarak, 5018 sayılı kanunun 31’inci maddesi hükmü gereği encümen kararıyla yapılan harcamalarda encümenin üyelerinin harcama yetkisinden doğan sorumlulukları bulunduğundan, dilekçinin sorumluluk ile ilgili iddialarının reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Konunun esası ile ilgili olarak; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde de “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır. İl özel idaresi,belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464.maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”denilmektedir. Buradan hareketle 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı (E) cetvelinin 20. sırasında;
“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;
a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir.
Yukarıda sayılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, İETT’ye ait hizmet araçlarına kasko yaptırılarak bedelinin bütçeden ödenmesi mümkün bulunmadığından, dilekçi iddialarının reddi ile, 1231 sayılı ilamın 11’inci maddesinde toplam 85.340,22.-YTL .’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- 1231 sayılı ilamın 12’nci maddesinde, Ulaşım sistemleri arasında entegrasyonun sağlanması, hat optimizasyonunun gerçekleştirilmesi, hat rehabilitasyonunun sağlanması konularında araştırma yapılması işine ait olarak Ser Tem Ulaşım – Proje ve Tic.Ltd.Şti.’ne yapılan hakediş ödemelerinden, iş sözleşmede belirlenen sürede tamamlanmamasına rağmen gecikme cezası kesilmemesi nedeniyle toplam 208.435,00.-YTL’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, Ser Tem Ulaşım Proje ve Ticaret Ltd Şti’ ne gecikme cezası tahakkuk ettirilmesi gerekirken ceza kesilmemesi nedeniyle kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle tazmin hükmolunduğu, oysa ödeme evrakları ekinde bulunan tutanaklardan da anlaşılacağı üzere her aşamada işin, sözleşmeye uygun olarak istenilen zamanda tamamlanarak bu durumun imza altına alındığını, bu nedenle gecikme cezası uygulanmadığı belirtilmekte ve haklarında verilmiş olan hükmün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Savcılığı “ihale sürecinde süre uzatımı kararı verilmesini gerektiren idareden kaynaklanan herhangi bir neden bulunmadığından, ileri sürülen hususların Daire Kararını değiştirecek mahiyette görülmemesi nedeniyle talebin reddedilerek Kararın onanmasının” uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi tarafından idarenin bilgisi dahilinde işin gereği olarak 31.07.2007 tarihinde tamamlanabildiğini belirtmekte ise de;
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, Ser Tem Ulaşım – Proje ve Tic.Ltd.Şti. ile 18.10.2006 tarihinde imzalanan sözleşmenin “Teslim Süresi” başlıklı 7’nci maddesinde;
“Bu sözleşmenin imzalanarak işe başladığı tarihten itibaren 3 (üç) aydır.” denilmektedir.
Teknik Şartnamenin “İşin Süresi” başlıklı 5’inci maddesinde;
“5-1- İşe Başlama Tarihi: Yüklenici sözleşmenin imzalanmasını müteakip işe başlayacaktır.
-
- İstekli işin süresini teklifinde belirtecektir.” denilmektedir.
Yüklenici firma olan Ser Tem Ulaşım – Proje ve Tic.Ltd.Şti.’nin teklif cetvelinde işin teslim süresinin sözleşmenin imzalanmasını müteakip 3 (üç) ay olacağı belirtilmiştir. Doğrudan Temin Usulü İle İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin Cezalar Ve Kesintiler başlıklı 52’nci maddesinde;“Yüklenici tarafından taahhüt edilen işin sözleşme süresinde tamamlanmaması halinde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %01 (binde bir) oranında gecikme cezası kesilecektir.” denilmektedir. Yukarıda belirtilen bu hükümlere göre; 18.01.2007 tarihinde teslim edilmesi gereken iş, 184 günlük gecikmeyle 21.07.2007 tarihinde teslim edildiğinden gecikme cezası kesilmesi gerekmektedir.
Sözleşmenin 50’nci maddesinde “Süre Uzatımı Verilebilecek Haller ve Şartları” sayılmış olup, süre uzatımı kararı verilmesini gerektiren idareden kaynaklanan herhangi bir neden ve süre uzatımına ilişkin bir karar da bulunmadığından dilekçi iddialarının reddi ile 1231 sayılı ilamın 12’nci maddesi ile toplam 208.435,00.-YTL’ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE;
- 1231 sayılı ilamın 13’üncü maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi İETT personeline, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14’üncü maddesi hükmüne göre ödeme yapılması sonucu suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 423.516,53.-YTL’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi hükmü uyarınca tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini, ayrıca İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün özel kanunla kurulmuş kamu tüzel kişiliğine haiz bir kamu kuruluşu olarak 631 sayılı KHK kapsamına girdiğini, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2007/1804 sayılı kararı ile 631 sayılı KHK.nin ASKİ personeline uygulanmasını yerinde bulduğunu, personele yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu ifade ederek usul ve esas yönünden de hükmün bozulmasını talep etmektedir.
Sayıştay Savcılığı “6009 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi hükmü karşısında, 1231 nolu ilamın 13’ üncü maddesi ile ilgili olarak kamu görevlileri hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın anılan maddesinin işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin” uygun olacağı şekilnde görüş bildirmiştir.
13 Temmuz 2001 tarih ve 24461 (1. Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 04.07.2001 tarih ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14’üncü maddesinde aynen;
“Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (bundan sonra “kapsama dahil kuruluş” olarak anılacaktır) tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (bundan sonra “ortalama ücret toplamı” olarak anılacaktır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (bundan sonra “ortalama kanuni ücret tavanı” olarak anılacaktır) geçemez.
…….Kapsama dahil kuruluşlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplam üst sınırının altında, ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında; Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam ederler. Ancak, bu tespitlerini yaparken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapamazlar.
Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”, denilmektedir.
631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi özlük hakları 657 sayılı Kanun kapsamında olmayan personel için geçerlidir. Dolayısıyla 657 sayılı Kanuna tabi olan İETT personeli için 14’üncü maddenin uygulanması mümkün değildir. Mezkur 14’üncü madde, 657 sayılı Kanuna tabi olmayan ve maaş hesaplaması ve artışları 657 sayılı Kanuna göre düzenlenmeyen kurumlar ve bu kurumlarda istihdam edilen personel için geçerlidir. 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin alınan Bakanlar Kurulu Kararlarında “14’üncü maddesi kapsamındaki personel” ifadesi ile 657 sayılı Kanun kapsamındaki personel dışındaki personeli kastetmiştir. 14’üncü maddeye ilişkin Bakanlar Kurulu Kararları ile, 657 sayılı Kanun kapsamındaki personel maaşlarındaki artışlara paralel olarak, 14’üncü madde kapsamındaki (657 sayılı Kanun kapsamı dışındaki) personelin maaş artışları belirlenmektedir. İETT personeline hem 657 sayılı Kanun gereği katsayı artışları ile maaş artışları yapılmış olmakla birlikte, ayrıca, 14’üncü maddeye göre de ödeme yapılması hem mevzuata aykırılık teşkil etmekte hem de maaş artışlarında mükerrerliğe yol açmaktadır.
Dilekçiler tarafından İETT Genel Müdürlüğünün kuruluş safahatı ve hukuki yapısının farklılığı tekrarlanmış olup, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kurum olmasından hareketle 631 sayılı KHK kapsamına girdiği, Ankara 8. İdare Mahkemesinin ASKİ personeli hakkında verdiği kararın örnek teşkil etmesi gerektiği ifade edilerek mevzuata aykırı bir ödeme yapılmadığı iddia edilmiş ise de; İETT personeli 657 sayılı Kanuna dayalı olarak maaş almakta olup, 631 sayılı KHK’nin 14’üncü maddesi kapsamında bulunmamaktadır. Bunun yanısıra 832 sayılı Sayıştay Kanununun 65. maddesine göre; genel mahkemelerce verilen hükümler; Sayıştay'ın, hesap ve muameleler yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir.
Dilekçiler ayrıca tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” Hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla bütün çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte yapılan ek ödemelerle ilgili olup tazmine konu ödemeyi bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla; dilekçi iddialarının reddi ile, 1231 sayılı ilamın 13’üncü maddesiyle toplam 423.516,53 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;
Karar verildiği 12.06.2012 tarih ve 35208 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02