Sayıştay 7. Dairesi 33874 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33874

Karar Tarihi

3 Nisan 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 7

  • Dosya No: 33874

  • Tutanak No: 34702

  • Tutanak Tarihi: 03.04.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

1213 sayılı ilam ile;

A)Başkent, Çağ ve Kadir Has Üniversitelerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18.maddesinin (b) bendindeki “öğrenci” sayısı şartını yerine getirmedikleri halde devlet yardımı yapılması,

B)Başkent, Çağ, Kadir Has, Bilkent, Çankaya, İstanbul Kültür, Koç ve Yeditepe Üniversitelerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18.maddesinin (c) bendindeki şartı yerine getirmedikleri halde devlet yardımı yapılması,

C)Başkent ve Çağ Üniversitelerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18.maddesinin (b) bendindeki “tam burs” şartını yerine getiremedikleri halde devlet yardımı yapılması nedeniyle toplam 8.397.000,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

  1. Esas yönden itirazları,

A) İlamda; “Başkent, Çağ ve Kadir Has Üniversitelerine; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun Ek 18. maddesinin (b) bendindeki - öğrenci- sayısı şartını yerine getirmedikleri halde Devlet yardımı yapıldığının görüldüğü,2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun Ek 18. maddesinde;

“…………………Yapılacak Devlet Yardımı: Devlet yükseköğretim kurumlarına o yıl tahsis edilen toplam bütçe ödeneklerinin örgün öğrenci sayısına bölünmesiyle elde edilen tutarın, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunda okuyan örgün öğrenci sayısıyla çarpılması sonucu bulunacak miktarın %30'unu geçemez. Ancak, bu miktarın üniversitelere dağıtımı: öğrenci seçme ve yerleştirme sisteminde kullanılan sayısal (% 50), sözel (% 20) ve eşit ağırlıklı (% 30) puan türlerinin parantez içinde gösterilen ağırlıklar uygulanarak, üniversitenin toplam örgün öğrenci sayısına göre yapılır. Yükseköğretim Kurulu bu oranları yarısına kadar yükseltmeye veya eksiltmeye yetkilidir. En az iki yıl eğitim-öğretim yapmış olan vakıf üniversiteleri Devlet yardımı almak amacı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına müracaat ederler. Vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımının yapılabilmesi için bu kurumların;

a)En az iki eğitim-öğretim yılını tamamlamış olması,

b)Öğrencilerin en az %15'ine eğitim-öğretim masraflarını karşılayacak düzeyde tam burs vermesi,

c) ……………..,

d) ……………..,

e) ……………..,

f) ……………..,

Şartlarından asgari (a), (b), (c) ve (d) bentlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Buna göre, ikinci fıkrada belirtilen miktarın;

  • (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan tüm şartları yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına tamamına kadar,

  • Asgari şartlardan (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin yanı sıra (e) veya (f) bentlerinden birini yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına % 80 'ine kadar,

  • Sadece asgari şartları yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına % 60'ma kadar,

Devlet yardımı verilir. Asgari şartları yerine getiremeyen vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımı yapılmaz.

………………” denildiği, asgari şartlardan herhangi biri yerine getirilmediğinde, Devlet yardımı yapılması imkanı bulunmadığı, söz konusu vakıf üniversitesi uygulamasının yalnızca lisans programlarında kayıtlı öğrenci sayısının %15'i oranındaki öğrenci sayısı üzerinden burs verilmesi olduğu, ancak, 2547 sayılı Kanunun Ek 18. maddesinin (b) bendinde geçen "öğrencilerin" ifadesinin yalnızca "lisans düzeyinde öğretim gören ya da lisans programlarında kayıtlı bulunan öğrencileri" ifade ettiği yönünde mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığı, kanun koyucunun özellikle belirtmek istediği bir öğrenci grubu olduğunda bunu ön lisans (2547/3-r, 43-d,44,46…….. maddelerinde) lisans (3-s, 43- d,44,46,Ek 18 c,d,………. maddelerinde) ve lisansüstü (3-t1, 3-t2,3-t3,3-t4,50-a,50-b,50-d,ek 18/c) öğrenciler olarak zaten ayırdığı, bunun haricindeki düzenlemelerinde "öğrenci" ifadesini genele şamil olacak şekilde kullandığı, mezkur Ek 18. maddenin (b) bendinin amacının vakıf üniversitelerinin burs miktarlarını artırmalarını sağlayarak daha fazla sayıda başarılı öğrenciyi üniversiteye çekmek ve bilimsel faaliyetlerin daha kaliteli bir seviyede gerçekleşmesini sağlamak olduğu, hal böyle iken, söz konusu bentteki "öğrenci" kavramının yalnızca "lisans" düzeyi ile kısıtlanmasının ticari kaygıların ötesindeki gerekçelerle izah edilmesinin mümkün görülmediği” şeklinde hükme bağlandığını,

2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinde değişiklik öngören 4689 sayılı Kanuna ilişkin olarak TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunca hazırlanan 1/797 esas No.lu raporda;

2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin (b) bendi ile ilgili yapılan değişikliğin gerekçesinin;

"ÖSYM sınavı ile yerleştirilen başarılı, fakat maddi imkânları kısıtlı olan öğrencilerden %10'una burs verilmesi zorunluluğu var iken bu oran en az %15 tam bursa çıkartılarak daha çok öğrencinin burstan yararlandırılması" şeklinde belirtildiğini,

2547 sayılı Kanunun "Yükseköğretime giriş" başlıklı 45. maddesinde;

"Öğrenciler Devlet Yükseköğretim Kurumlarına, esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilen sınavla girerler." denildiğini,

Lisansüstü öğretim başlıklı 50.maddesinde;

"Lisans düzeyinde öğrenim gördükten sonra, yükseköğretim kurumlarında yüksek lisans, doktora ya da tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenler, yükseköğretim kurumlarınca usulüne göre açılacak sınavla ve Üniversitelerarası Kurulca tespit edilecek esaslara göre seçilirler." hükmünün yer aldığını,

2547 sayılı Kanunun ek 9. maddesinde düzenlenen "Vakıf yükseköğretim kurumlarının eğitim - öğretim esasları, öğretim süreleri ve öğrenci hakları ile ilgili hususlar bu Kanun hükümlerine tabidir." hükmü gereğince vakıf yükseköğretim kurumlarında da öğrencilerle ilgili hususların mali hususlar hariç Devlet Üniversitelerine ilişkin yapılan düzenlemelere tabi olduğunu,

Esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen ve ÖSYM tarafından yapılan sınavla yerleştirilen öğrencilerin, yükseköğretim kurumlarının ön lisans ve lisans programlarına yerleştirilen öğrenciler olduğunu, Lisansüstü programlara yerleştirilen öğrencilerin, yükseköğretim kurumlarınca açılacak sınavla ve ilgili yükseköğretim kurumunca yerleştirilen öğrenciler olduğunu,

Kanun Koyucunun ek 18. maddenin (b) bendini düzenlerken tüm öğrencileri kastetmediğini,

İlamda yer alan; “Kanun Koyucunun özellikle belirtmek istediği bir öğrenci grubu olduğunda bunu ön lisans (2547/3-r, 43-d,44,46…… maddelerinde) lisans (3-s, 43-d,44,46,Ek 18 c,d………. maddelerinde) ve lisansüstü (3-t1, 3-t2,3-t3,3-t4,50-a,50-b,50-d,ek 18/c) öğrenciler olarak zaten ayırdığı, bunun haricindeki düzenlemelerinde "öğrenci" ifadesini genele şamil olacak şekilde kullandığı hükmü”nün mevzuata uygun olmadığını, 45. maddede "öğrenciler" denilerek ÖSYM tarafından yerleştirilen öğrencilerin kastedildiğini, ÖSYM tarafından yerleştirilmeyen yüksek lisans, doktora, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlilik öğrencilerinin kastedilmediğini,

Zaten mezkûr kanuna ilişkin 1/797 esas No.lu TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunun raporunda belirtilen değişiklik gerekçesinde de bu hususun açıkça belirtildiğini,

Söz konusu kanun gerekçesinde ifade edilen öğrenci kavramında; ilamda belirtildiği şekilde öğrenciler olarak ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlilik ve tıpta uzmanlık öğrencileri toplamının kastedilmediğini,

Kanun gerekçesinde; öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının hesaplanmasında lisans düzeyinde örgün öğretim programlarının esas alındığı göz önüne alındığında bursluluk oranının hesaplanmasında da lisans öğrencisinin göz önüne alınması gerekliliğinin ortaya çıktığını,

Kanunun gerekçesinin bütünü dikkate alındığında ek 18. maddenin (b) bendinin lisans programlarına yönelik olduğunun çok açık bir şekilde görüleceğini,

Türk yükseköğretim sisteminde iki tür vakıf yükseköğretim kurumu bulunduğunu, İlkinin vakıf üniversiteleri olup, fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan yükseköğrenim kurumları diğerinin ise; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun değişik ek-2. maddesi uyarınca bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla kurulmuş vakıf meslek yüksekokulları olduğunu,

Bir vakıf meslek yüksekokulu olan Anadolu Bil Meslek Yüksekokulunun, 2006 Yılında Devlet yardımı yapılmasını talep ettiğini, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin, vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımı yapılmasını belirleyen asgari şartlarının yer aldığı bentlerinin hükümleri ve bütünü dikkate alındığında söz konusu maddenin lisans eğitimine yönelik olduğu ve Devlet yardımı için sadece vakıf üniversitelerinin başvurabileceği anlaşıldığından, adı geçen Meslek Yüksekokulunun Devlet yardımı talebinin değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı,

Kanun gerekçesinde yer alan açıklamalar ve kanun hükmündeki lisans eğitimine yönelik düzenlemeler nedeniyle sadece ön lisans öğrencilerinin bulunduğu bir vakıf yükseköğretim kurumu olan Anadolu Bil Meslek Yüksekokuluna Devlet yardımı yapılmasının hukuken mümkün olmadığı göz önüne alındığında; vakıf üniversitelerinin Devlet yardımı yapılması konusundaki müracaatlarına ilişkin Yükseköğretim Kurulunca yapılan değerlendirmelerde üniversite bünyesinde yer alan ön lisans programındaki öğrencilerin dikkate alınmaması zaruretinin doğduğunu ve dikkate alınmadığını,

Zaten Anayasal eşitlik ilkesinin de bunu gerektirdiğini,

Öte yandan, vakıf üniversitelerinde genellikle lisans öğrencilerinden daha fazla öğrenim ücreti alındığını, bu ücretin, Tıp, Diş Hekimliği, Mühendislik programlarında daha da arttığını,

Anayasa ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek-2. maddesi uyarınca vakıf yükseköğretim kurumlarının "kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla" kurulduğunu,

Ön lisans öğrencilerine verilen burs %15'lik hesaba katılırsa, Devlet yardımı talebinde bulunacak bir vakıf üniversitesinin %15'lik oranı tutturmak ve ticari kaygılarla gelirini daha fazla arttırmak için az ücret aldığı ön lisans öğrencilerine daha çok burs vereceğini, yüksek gelir elde ettiği lisans öğrencilerinde ise burs sayısını daha düşük tutacağını, bunun da Anayasa ve Yasanın amacına uygun düşmeyeceğini,

Adı geçen Kanunun ek 18. maddesinin (b) bendinde belirtilen burslu öğrenci sayısının hesaplamasında Anayasa ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ruhuna, ek 18. maddenin gerekçesine ve vakıf yükseköğretim kurumlarının kuruluş amacına en uygun olan lisans öğrencisi sayısının esas alınması gerektiğini,

Kaldı ki dilekçe eki Ek-2'de yer alan tablolardan 2007 mali yılında sadece lisans öğrencisi esas alınmayıp, ön lisans ve lisans öğrencileri toplamı esas alınarak burs oranı hesaplansaydı da, Başkent Üniversitesinin %15.09, Kadir Has Üniversitesinin %15,23 bursluluk oranını sağladığının görüleceğini,

Çağ Üniversitesinin ise; %14.48 'de kaldığını ancak; Ek-3'te yer alan tablolardan da görüleceği üzere 2006-2007 eğitim-öğretim yılında yani 2007 mali yılında;Çağ Üniversitesinde eğitim-öğretim ücretinin Lisans programlarında 10.950,00-TL, ön lisans programlarında 5.475,00- TL olduğunu yani bir lisans öğrencisinin ücretinin yaklaşık 2 ön lisans öğrencisinin ücretine eşit olduğunu,

219 lisans öğrencisine verilen burs maliyetinin 2.403.525,00-TL.tuttuğunu, eğer burs oranı hesaplanmasında sadece lisans öğrencilerinin sayısı esas alınmayıp, lisans ve ön lisans öğrenci sayıları toplamı esas alınmış olsa idi Çağ üniversitesinin hiç lisans öğrencisine burs vermeyip, sadece aynı burs maliyeti ile 439 ön lisans öğrencisine burs vererek, üstelik ilamda belirtildiği şekilde toplam öğrenci sayısı üzerinden hesaplansa dahi %15'in çok daha üzerinde bir burs oranı (%26,78) sağlayabileceğini, bir başka deyişle, bu Üniversitenin sadece burs maliyeti, lisans öğrencilerine verilen burs maliyetinin yarısı kadar olan önlisans öğrencilerine burs vererek %15 oranını sağlamak isteseydi, üstelik ilamda belirtildiği şekilde toplam öğrenci sayısı üzerinden hesaplansa dahi 1639 olan toplam öğrencinin %15'i olan 245 öğrencinin tamamına ön lisans bursu vererek, 245x5475,00-TL (ön lisans ücreti)=1.341.375,00-TL'lik burs maliyeti ortaya çıkacağını,

Oysa Çağ Üniversitesinin sadece 219 lisans öğrencisine toplam 2.403.525,00-TL bir burs kaynağı kullandığını,

Kadir Has Üniversitesinde eğitim-öğretim ücretinin Hukuk Fakültesinde 15.000,00-TL, İktisadi ve İdari Bilimler ve Mühendislik Fakültelerinde 14.000,00-TL, Fen-Edebiyat, Güzel sanatlar ve İletişim Fakültelerinde 12.000,00 TL, ön lisans programlarında 6.000,00 TL. olduğunu, yani bir lisans öğrencisinin ücretinin 2 önlisans öğrencisinin ücretinden fazlasına denk geldiğini, 536 lisans öğrencisine verilen burs maliyetinin 7.182.000,00 TL.tutarında olduğunu, eğer burs oranı hesaplanmasında lisans öğrenci sayısı esas alınmayıp, lisans ve ön lisans öğrenci sayıları toplamı esas alınmış olsa idi Kadir Has Üniversitesinin hiç lisans öğrencisine burs vermeyip, sadece aynı burs maliyeti ile 1197 ön lisans öğrencisine burs vererek üstelik ilamda belirtildiği şekilde toplam öğrenci sayısı üzerinden hesaplansa dahi %15'in çok daha üzerinde bir burs oranını (%28,43) sağlayabileceğini,

Bir başka deyişle; bu Üniversitenin sadece burs maliyeti lisans öğrencilerine verilen burs maliyetinin yarısı kadar olan önlisans öğrencilerine burs vererek %15 oranını sağlamak isteseydi, üstelik ilamda belirtildiği şekilde toplam öğrenci sayısı üzerinden hesaplansa dahi 4209 olan toplam öğrencinin %15'i olan 631 öğrencinin tamamına ön lisans bursu vererek 631x6.000,00-TL (ön lisans ücreti)=3.786.000,00-TL'lik burs maliyetinin ortaya çıkacağını,

Oysa Kadir Has Üniversitesinin 536 lisans öğrencisine toplam 7.182.000,00-TL bir burs kaynağı kullandırdığını,

Bu iki üniversiteye ilişkin örneklerden de anlaşılacağı üzere, vakıf üniversitelerinin verdikleri burs miktarının çok altında bir Devlet yardımı aldığından (Çağ Üniversitesinin verdiği burs 2.403.525 TL. aldığı Devlet yardımı 203.000TL., Kadir Has Üniversitesinin verdiği burs 7.182.000 TL. aldığı Devlet yardımı 539.000 TL.) bu işlemlerinde ticari kaygılarla davrandıklarından söz edilemeyeceğini,

Bu sebeple, Anayasa ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ruhuna, ek 18 inci maddenin gerekçesine, vakıf yükseköğretim kurumlarının kuruluş amacına ve kamu yararına en uygun olan adı geçen Kanunun ek 18. maddesinin (b) bendinde belirtilen burslu öğrenci sayısının hesaplamasında lisans öğrencisi sayısının esas alınması olduğunu,

Diğer taraftan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesi incelendiğinde; iki yerde; (b) bendinde ve (c) bendinde burslu öğrencilerden bahsedildiğinin görüleceğini, Kanun koyucunun, (c) bendinde, bir lisansüstü öğrencisi olan "doktora öğrencisine" vakıf üniversitesinin burs vermesini şartlardan biri olarak belirlediğini, yani lisansüstü programlarda öğrenim gören doktora öğrencilerine verilen burs şartını ayrı bir bentte belirttiğini,

Vakıf üniversitelerinin burs verdikleri doktora öğrencilerini kendi üniversitelerinde de okutabildiğini, bu durumda Kanun Koyucu mükerrer şart belirlemeyeceğine göre ek 18. maddenin (b) bendinde "öğrenciler" ifadesi ile Üniversitede bulunan tüm programlarda okuyan toplam öğrencilerin kastedilmediğinin açık olduğunu,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesi uyarınca Devlet yardımı yapılması talebinde bulunan vakıf üniversitelerinin bu talepleri incelenirken, mezkur Kanunun yayımlandığı tarihten bugüne kadar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca düzenlenerek vakıf üniversitelerine gönderilen ve üniversitelerce doldurulan tablolar ile ÖSYM Başkanlığından alınan yükseköğretim istatistikleri olan verilerin kullanıldığını,

İlgili maddenin (b) bendinde belirtilen bursluluk oranı ile ilgili hesaplamalarda her yıl bu tablolarda yer alan rakamlar (burslu lisans öğrencileri için) ve ÖSYM'den alınan verilerin (toplam lisans öğrencisi sayısı için) kullanıldığını,

Sayıştay denetçisince de aynı yöntemle Başkent Üniversitesinin 2007 yılı için ÖSYM Başkanlığından alınan toplam öğrenci sayısı (Ek 2-d) yani ön lisans, lisans, yüksek lisans doktora, sanatta yeterlilik, tıpta uzmanlık öğrencilerinin toplam sayısı ve Üniversitece doldurulan Ek 2-a'daki tabloda yer alan toplam burslu öğrenci sayıları yani ön lisans, lisans, yüksek lisans doktora, sanatta yeterlilik kullanılarak hesaplama yapıldığı ve %15'lik oranın altında kaldığının belirtildiğini, ancak burslu öğrenci sayısı hesaplanırken ilgili üniversitelerce doldurulan tablonun (9) uncu sütununda yer alan 2547 sayılı Kanunun (c) bendinde tanımlı burslu doktora öğrencilerinin sayısının Sayıştay tarafından tam bursluluk oranı için yukarıdaki hesaplamaya katılmadığını,

Bu öğrencilerin, üniversiteler tarafından (b) bendi ile ilgili burs sütununa değil (c) bendi ile ilgili burs sütununa yazıldığını,

İlamda; tüm öğrencilerin yani ön lisans, lisans, yüksek lisans(mastır), doktora veya tıpta uzmanlık veyahut sanatta yeterlilik öğrenimi gören öğrencileri kapsaması gerekir, denildiğini,

Yukarıdaki hesaplamada Sayıştay'ca toplam öğrenci sayısında bu öğrencilerin tamamı alınmış, ancak burslu öğrenci sayısında ayrı bir sütunda yer aldığı için burslu doktora öğrencileri ve tıpta uzmanlık öğrencilerinin alınmamış olduğunu,

Bu öğrencilerde hesaplamaya dâhil edildiğinde; Başkent Üniversitesinin toplam öğrenci sayısının, burslu doktora öğrencileri ile birlikte (9005+110) 9115 olduğunu (Ek 2-d ve Ek 2a),

2007 yılı ile ilgili olarak Başkent Üniversitesince doldurulan tabloda (Ek 2-a) burslu öğrenci sayıları ile ilgili sütunda (7. ve 9. sütunlarda);

1142,64 lisans öğrencisi

53,65 önlisans öğrencisi

138,20 lisansüstü öğrencisi

110 doktora öğrencisi (9.uncu sütun) olmak üzere

1444,49 burs verilen toplam öğrenci sayısı belirtildiğini,

Yukarıda yer alan veriler üzerinden hesaplama yapıldığında;

Başkent Üniversitesinin tam burs oranının, %15.84 olup, bu rakamın Kanunda öngörülen %15'in üstünde bir bursluluk oranını sağladığını, toplam öğrenci sayısında da %15'lik oranın sağlandığını,

Diğer taraftan, İlamda, 2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesi (b) bendinin amacı, bilimsel faaliyetin daha kaliteli bir seviyede gerçekleştirilmesini sağlamaktır, denildiğini,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun "tanımlar" başlıklı 3. maddesinde ön lisans, lisans ve lisansüstünün aşağıdaki şekilde tanımlandığını;

"r) Ön Lisans: Ortaöğretime dayalı, en az dört yarıyıllık bir programı kapsayan ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan veya lisans öğretiminin ilk kademesini teşkil eden bir yükseköğretimdir.

s) Lisans: Ortaöğretime dayalı, en az sekiz yarıyıllık bir programı kapsayan bir yükseköğretimdir.

t) Lisans Üstü: Yüksek lisans, doktora, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik eğitimini kapsar ve aşağıdaki kademelere ayrılır.

(1) Yüksek Lisans: (Bilim uzmanlığı, yüksek mühendislik, yüksek mimarlık, master): Bir lisans öğretimine dayalı, eğitim - öğretim ve araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretimdir.

(2) Doktora: Lisansa dayalı en az altı veya yüksek lisans veya eczacılık veya fen fakültesi mezunlarınca Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre bir laboratuar dalında kazanılan uzmanlığa dayalı en az dört yarı yıllık programı kapsayan ve orijinal bir araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretimdir.

(3) Tıpta Uzmanlık: Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan bir yükseköğretimdir.

(4) Sanatta Yeterlik: Lisansa dayalı en az altı, yüksek lisansa dayalı en az dört yarı yıllık programı kapsayan ve orijinal bir sanat eserinin ortaya konulmasını, müzik ve sahne sanatlarında ise üstün bir uygulama ve yaratıcılığı amaçlayan doktora düzeyinde lisans üstü bir yükseköğretim eşdeğeridir."

Üniversitelerde ön lisans ve lisans programlarındaki öğrencilerin eğitim-öğretim faaliyetlerini yerine getirdiğini, bilimsel faaliyetlerde bulunmadıklarını,

Bilimsel faaliyet ve araştırmaların, Üniversitelerin bünyesinde bulunan enstitülerde lisansüstü programlardaki öğrenciler tarafından bir araştırmanın sonucunu ortaya koyan tez hazırlanması şeklinde yapıldığını, İlamda belirtildiği şekilde mezkûr ek 18. maddenin (b) bendinin amacının bilimsel faaliyetlerin daha kaliteli bir seviyede gerçekleşmesini sağlamak olmadığını, amacın, ÖSYM sınavı ile yerleştirilen başarılı, fakat maddi imkânları kısıtlı olan öğrencilerden %10'una burs verilmesi zorunluluğu var iken, bu oranın en az %15'e çıkartılarak daha çok öğrencinin burstan yararlandırılmasını sağlamak olduğunu,

Bu itibarla, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (b) bendinin uygulamasında lisans öğrencisi sayısının kullanılarak burslu öğrenci sayısının hesaplanmasında Kanuna aykırılık bulunmadığını,

B) İlamda;

“2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (c) bendindeki şartı yerine getirmeyen vakıf üniversitelerine de Devlet yardımı yapıldığının görüldüğü, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun ek 18. maddesinde;

"Vakıflar tarafından kurulmuş yükseköğretim kurumlarının giderlerine katkıda bulunmak amacıyla; bütçede yer alan ödenekle sınırlı olmak üzere, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun müracaatı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca Devlet yardımı yapılır………………Vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımının yapılabilmesi için bu kurumların;

a)En az iki eğitim-öğretim yılını tamamlamış olması,

b)Öğrencilerin en az %15'ine eğitim-öğretim masraflarını karşılayacak düzeyde tam burs vermesi,

c) Öğrenci alınan her lisans programı için, öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla, vakıf üniversite/erince seçilerek Yükseköğretim Kurulu tarafından yurt içinde veya yurt dışında belirlenen üniversitelere yerleştirilen ve izlenen doktora öğrencilerine, kontenjanı 50'ye kadar olan programlar için bir öğrenciye, 50 ile 100 arasında olan programlar için iki öğrenciye ve kontenjanı 100'den fazla olan programlar için üç öğrenciye eğitim-öğretim ve diğer masraflarını karşılayacak düzeyde burs vermesi veya üniversitelerin bu doktora öğrencilerinin sayısı kadar, yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesini en az bir eğitim-öğretim yılı sözleşmeli tam gün statüsünde çalıştırdığını Yükseköğretim Kuruluna belgelemesi,

d) ……………..,

e) ……………..,

f) ……………..,

Şartlarından asgari (a), (b), (c) ve (d) bentlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.

………………….Asgari şartları yerine getirmeyen vakıf yükseköğretim Devlet yardımı yapılmaz.…………." denildiği,

Asgari şartlardan herhangi biri yerine getirilmediğinde, Devlet yardımı yapılması imkanı bulunmadığı, söz konusu vakıf üniversiteleri uygulamasının, lisans programları için doktora bursu verilmesi gereken toplam öğrenci sayısını tespit edip, bazı bölümler için hiç burs vermeden veya nitelikleri belirtilen öğretim üyesi istihdam etmeden, bu toplam rakamı tutturmak olduğu, bu uygulamanın sebebi olarak Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 24.01.2002 tarihli kararında;

"Her lisans programı için belirlenecek burslu doktora öğrencisine aynı programda burs verilmesi zorunluluğu bulunmamakla birlikte, birimler arası dengeli bir dağıtım aranacaktır." şeklindeki kararın gösterildiğini,

Bu kararın, kanuna aykırı olduğu, çünkü mezkur (c) bendindeki şartın söz konusu kararla yok sayıldığı, bu bendeki şartları sağlamayan sekiz vakıf üniversitesine mevzuata aykırı olarak Devlet yardımında bulunulduğu, yapılan Devlet yardımının 2547 sayılı Kanunun Ek 18. maddesinin (c) bendindeki şarta göre değil de Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile şekillenen şartlara göre yapılmasının kabul edilemeyeceği, söz konusu maddede geçen "öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla, vakıf üniversitelerince seçilerek Yükseköğretim Kurulu tarafından yurt içinde veya yurt dışında belirlenen üniversitelere yerleştirilen ve izlenen doktora öğrencilerine" ifadesinin de YÖK'ün hangi programlara doktora öğrencisi yerleştirilebileceği yetkisine sahip olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, çünkü bendin tamamı okunduğunda, YÖK'ün görevinin, vakıf üniversitelerince seçilen öğrencilerin yerleştirileceği üniversitelerin belirlenmesi olduğunun anlaşıldığı, söz konusu Devlet yardımının kar amacı gütmeyen müessese niteliği taşıyan vakıf üniversitelerine, belirli şartlara binaen, destekte bulunulmasını amaçlamakta olup, kanunla gerçekleştirilmesine çalışılan asgari şartların oluşumuna teşvik görevini gördüğü, ancak söz konusu Yürütme Kurulu kararının, vakıf üniversitelerinin kendilerini zorlayarak daha iyi eğitim düzeyine gelmelerini sağlayacak Ek 18/c maddesindeki şartları değiştirdiği, dengeli dağılımın oluşmasını engellediği”nin ifade edildiğini,

Söz konusu bent hükmünde yer alan "öğrenci alınan her lisans programı için" ifadesiyle kastedilenin, üniversitenin öğretim üyesi yetiştirmek için burs vermesi gereken doktora öğrencilerinin sayısının tespit edilmesi olduğunu,

Bu bent hükmünde burs verilen doktora öğrencilerinin öğrenci alınan lisans programlarında doktora yapacaklarına dair herhangi bir ifade bulunmadığını,

Kanun koyucunun böyle bir amacı olsa idi söz konusu bentte burs verilmesinin alternatifi olarak yer alan, üniversitelerin bu doktora öğrencilerinin sayısı kadar, yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesinin de öğrenci alınan lisans programlarındaki aynı programlarda eğitim görmüş öğretim üyelerinden karşılanması gerektiği şeklinde bir düzenleme getireceğini,

Bu bentte böyle bir düzenlemeye yer verilmediğinden, aynı bentteki ortak ifadenin öğretim üyesi yetiştirmek için burs vermesi gerekli doktora öğrencileri için ayrı veya bunun alternatifi olan yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesi için ayrı şekilde yorumlanması neticesini doğuracağını,

Böyle bir yorumun kabulünün hukuken mümkün olmadığını,

Dolayısıyla Kanunun ek 18. maddesinin (c) bendindeki, öğrenci alınan her lisans programı ifadesinin, öğretim üyesi yetiştirmek için burs vermesi gerekli doktora öğrencilerinin sayısını veya bunun alternatifi olarak düzenlenen üniversitenin çalıştırması gereken yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesi sayısını tespite yönelik olduğunu,

Bu bendin burs verilen öğrencilerin mutlaka öğrenci alınan programlarda doktora yapması şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığını,

Anayasa'nın 131. maddesinde;

"Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur." denildiğini,

Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri ile ilgili 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7. maddesinin (a) bendinde;

“Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak." hükmünün yer aldığını,

Adı geçen Kanunun "Öğretim Elemanı Yetiştirme" başlıklı 35. maddesinin birinci paragrafında;

“Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler." denildiğini,

2547 sayılı Kanunun 7. maddesinin (a) bendi uyarınca düzenlenen Öğretim Üyesi ve Araştırıcı Yetiştirme Kurulu Yönetmeliği'nin Kurulun görevlerini belirleyen 3. maddesinin (a) bendinde;

"Ülkemizin hangi alanlarda öğretim üyesi ve araştırıcılara ihtiyaç duyduğunu tespit ederek bunların yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli plan ve programlar hazırlayarak ilgili kurum ve kuruluşlara önermek;" ifadesi ile

(c) bendinde;

"ihtiyaç duyulan alanlardaki öğretim üyesi ve araştırıcıların yetiştirilmesi için kontenjanları tespit ederek ilgili kurum ve kuruluşlara önermek" ifadesinin yer aldığını,

Anayasa ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun söz konusu maddeleri incelendiğinde; Ülkemizde yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamanın, üniversitelere tahsis edilen kaynakların bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamanın Yükseköğretim Kurulunun görev ve yetkisinde olduğunun çok açık anlaşıldığını,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıf üniversitelerine Devlet yardımı yapılması ile ilgili ek 18. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Maliye Bakanlığı arasında sağlanan mutabakat sonucunda; Yükseköğretim Yürütme Kurulunca alınan 24.01.2002 tarihli ve Yükseköğretim Genel Kurulunca alınan 21.07.2006 tarihli kararlarla;

"Her lisans programı için belirlenecek burslu doktora öğrencisine aynı programda burs verilmesi zorunluluğu bulunmamakla birlikte, birimler arası dengeli bir dağıtım aranacaktır."denilerek ek 18. maddenin (c) bendinin uygulama esasının belirlendiğini,

Söz konusu kararların, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin amacına, Anayasa ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Kurulu'na verilmiş görev yetki ve sorumluluklara uygun olarak alındığını,

Üniversite kavramının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3. maddesinin (d) bendinde tanımlandığını, öğrencilerin Üniversitelerde fakülteler, enstitüler, yüksekokullar ve benzeri birimlerdeki programlara yerleştirildiğini,

2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin (c) bendi incelendiğinde; "öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla, vakıf üniversitelerince seçilerek Yükseköğretim Kurulu tarafından yurt içinde veya yurt dışında belirlenen üniversitelere yerleştirilen ve izlenen doktora öğrencilerine," denilerek, bu doktora öğrencilerinin hangi üniversitelere, dolayısıyla hangi programlara yerleştirileceğini Yükseköğretim Kurulu'nun belirleyeceğinin, bu hususta Yükseköğretim Kurulu'nun yetkili olduğunun açıkça ifade edildiğini,

2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin (c) bendi ile getirilen şartın, az sayıda bulunan öğretim üyesi ihtiyacının karşılanması, öğretim üyelerinin ihtiyaç duyulan alanlarda yetiştirilmesi ve vakıf üniversitesinin kendi öğretim üyesini yetiştirmesi amacıyla söz konusu madde hükmünde yer aldığını,

Bir alanda öğretim üyesi ihtiyacı yoksa bu alanda öğretim üyesi yetiştirmek, bu alanda doktora öğrencisine burs verilmesini sağlamak kaynakların ihtiyaç duyulan alanlarda kullanılmamasına ve kaynak israfına neden olur ki bunun da Anayasa'nın 130. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Kurulu'na verilen görevlerin tam anlamıyla yerine getirilmemesi demek olduğunu,

Nitekim, 2007-2008 öğretim yılı itibariyle Devlet Üniversitelerinin Tıp Fakültelerinde hazırlık sınıfı hariç 30.677 öğrenci 8.223 öğretim üyesi bulunduğunu, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının 3,73 olduğunu,

İşletme alanında ise 53.226 öğrenci 1.023 öğretim üyesi bulunduğunu, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının 52,03 olduğunu,

Yükseköğretim Yürütme Kurulunca alınan 24.01.2002 tarihli kararla akademik yığılmanın önüne geçilmesi amaçlandığından hiç ihtiyaç duyulmadığı açıkça görülen bu alanda doktora öğrencisine burs vermenin yasanın ruhuna aykırı olduğunu, yani tam anlamıyla bir yığılmaya neden olacağını,

Söz konusu bentte vakıf üniversitesince burs verilecek doktora öğrencisi sayısının saptanması için her lisans programı ifadesi kullanıldığını ve bu programlara verilen kontenjana bağlı olarak doktora öğrencisi sayısı belirleneceğinin ifade edildiğini,

Vakıf üniversitelerinin öğretim üyesi yetiştirmeleri için 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (c) bendinde yer alan şartın, vakıf üniversitesince öğrenci alınan her lisans programı için maddede belirtilen sayıdaki doktora öğrencisine mutlaka aynı programda doktora bursu vermesi veya bu doktora öğrencilerinin sayısı kadar mutlaka aynı programda eğitim almış yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesini en az bir yıl sözleşmeli tam gün çalıştırması amacıyla getirilmediğini,

Zaten yükseköğretim sistemi içerisinde aynı program adıyla hem doktora hem de lisans eğitimi yapılmasının zorunlu olmadığını,

    1. 1983 gün ve 17957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim-Öğretim Enstitülerinin Teşkilat ve İşleyiş Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. paragrafı ve 7. maddesinden bu hususun açıkça anlaşıldığını,

Eğitim Fakültelerinin Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Eğitim Programları ve Öğretimi, Eğitim Yönetim ve Denetimi v.b. anabilim dallarında lisans programı bulunmadığını, ancak bu anabilim dallarının, Eğitim Fakültelerinin tüm programlarında pedagoji ve eğitim derslerini verdiğini,

Örneğin, herhangi bir üniversitede Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları lisans programı ile ilgili aynı adı taşıyan herhangi bir doktora programı bulunmadığını, Lisans programlarında ders veren öğretim üyelerinin uzmanlık alanlarının mutlaka bu programlarla aynı adı taşımasının zorunlu olmadığını,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18.maddesinin (c) bendindeki şartı yerine getirmeyen vakıf üniversitelerine de Devlet yardımı yapıldığı yönündeki kararın Kanuna uygun olmadığını,

C) İlamda;

“Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 2007 Mali Yılı Bütçesinin cari transferler tertibinden, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (b) bendinde; tam burs verilmesi şartı yer aldığı halde, kısmi burs veren vakıf üniversitelerinin taleplerinin de kısmi bursların tam bursa dönüştürülerek değerlendirilmeye alındığı ve devlet yardımının kısmi burs miktarları dahil edilerek yapılan hesaplamaya göre ödendiğinin görüldüğü, Yükseköğretim Yürütme kurulunca alınan 24.01.2002 tarih ve 200.4.258 sayılı kararın ek 18. maddenin b bendi hakkında ll. bölümünde "Tam burslu lisans öğrencisi sayısı sadece ÖYS kılavuzu ile yerleştirilen burslu lisans öğrencilerinin sayısını değil, eğitim-öğretimi sırasında başarı ve/veya ihtiyaç nedeni ile tam veya kısmi burs verilen lisans öğrencilerini de kapsamaktadır. Ancak kısmi burs verilen öğrenciler tam burslu sayısına dönüştürülerek hesaba katılacaktır, (örnek: 2 tane yarım burs= 1 tam burs/denildiği, uygulamanın da bu karar doğrultusunda geliştiği, söz konusu kararla Kanunda açıkça ifade edilen bir hususun değiştirilerek yasanın özüne aykırı bir durum yaratıldığı, yasaya aykırı olarak kısmi burslu öğrenci sayılarının tam bursa dönüştürülmesi suretiyle (b) bendinde yazılı %15 oranını aşabilen Başkent ve Çağ Üniversitelerine Devlet yardımı yapıldığına” hükmolunduğunu,

Anayasa ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Kurulu'na verilmiş görev yetki ve sorumluluklarının gereği olarak Yükseköğretim Yürütme Kurulunca alınan 24.01.2002 tarih ve 2002.4.258 sayılı kararla ek 18. maddenin (b) bendinin uygulama esasının;

"Tam burslu lisans öğrencisi sayısı, sadece ÖYS kılavuzu ile yerleştirilen burslu lisans öğrencilerinin sayısını değil, eğitim-öğretimi sırasında başarı ve/veya ihtiyaç nedeni ile tam veya kısmi burs verilen lisans öğrencilerini de kapsamaktadır. Ancak kısmi burs verilen öğrenciler tam burslu sayısına dönüştürülerek hesaba katılacaktır, (örnek: 2 tane yarım burs= 1 tam burs)" şeklinde olmasına karar verildiğini,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (b) bendinin üniversitenin bursluluk oranının hesaplanmasını gerektirdiğini,

Vakıf yükseköğretim kurumlarınca öğrencilere sadece tam burs verilmediğini, hem ÖYS kılavuzu ile yerleştirilen kısmi burslu öğrenciler, hem de başarı ve/veya ihtiyaç ve/veya diğer nedenlerle kısmi burs verilen öğrenciler bulunduğunu,

Kısmi burslu öğrencilerin tam bursa dönüştürülerek hesaplamaya katılmaz ise üniversitenin bursluluk oranının doğru ve tam olarak tespit edilemeyeceğini,

Ayrıca söz konusu Yürütme Kurulu kararı alınırken kamu yararı düşünüldüğünü ve daha fazla öğrencinin burs olanaklarından yararlanmasının hedeflendiğini,

2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesini değiştiren 4689 sayılı "Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un, yanlış yorumlanmasının önlenmesi, yoruma açık olmaması, belirsizliklerin giderilmesi amacıyla hazırlanan ve dilekçe ekinde yer alan 1/797 esas No.lu Komisyon raporunda da, 2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin (b) bendi ile ilgili yapılan değişiklikle ilgili olarak "ÖSYM sınavı ile yerleştirilen başarılı, fakat maddi imkanları kısıtlı olan öğrencilerden %10'una burs verilmesi zorunluluğu var iken bu oran en az %15 tam bursa çıkartılarak daha çok öğrencinin burstan yararlandırılması amaçlandığı"nın belirtildiğini, Yükseköğretim Yürütme Kurulunca alınan söz konusu karar ile kanunun amacını tam olarak yerine getirilmesinin sağlandığını, yani kısmi burslar da hesaba katılarak, aynı burs maliyeti ile daha çok öğrencinin burs imkânından faydalanması gerçekleştirildiğini,

  1. Sorumluluk yönünden temyiz nedenlerinin;

İlamda;

“2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (c) ve (b) bentlerindeki şartı yerine getirmeyen vakıf üniversitelerine de Devlet yardımı yapıldığı, 2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin dördüncü fıkrasında "Bu maddede belirtilen azami ve asgari düzeyler arasında yer alan vakıf yükseköğretim kurumlarına yapılacak yardım miktarı, Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılacak değerlendirme esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilir" denildiği, nitekim, 2007 yılında Yükseköğretim Kurulunca, Devlet yardımı talebinde bulunan vakıf yükseköğretim kurumlarından ek 18. maddede yazılı şartları taşıyan ya da taşımayanların tespit edildiği ve yerine getirdikleri şartlara göre, bir kısmının, değişen oranlarda Devlet yardımı almalarının uygun olduğuna karar verildiği, Maliye Bakanlığınca yapılanın ise Yükseköğretim kurulunca belirlenen oranlara göre yardımın dağılımının tespit edilmesi olduğu, yardımın Yükseköğretim Kurulu bütçesinde yer alan cari transferler tertibinden yapıldığı, sorumluluğun, idareleri bütçelerinde yardım yapılmasına karar veren Yükseköğretim Kurulunda olması gerektiği,

Yükseköğretim Kurulunca yardım yapılmasına karar verilmediği müddetçe yardımın yapılamayacağı, bu noktada sorumluluk açısından herhangi bir tereddüt bulunmadığı, Yükseköğretim Kurulunda harcama yetkilisinin Genel Sekreter olduğu, harcama yetkilisince, Genel Kurulun kararları olmaksızın, izin verilmeksizin Devlet yardımı yapılamadığı, dolayısıyla karara katılan Yükseköğretim Genel Kurulu başkan ve üyeleri ile Genel Kurula sunan Yükseköğretim Kurulu Mevzuat Bütçe Plan Komisyonu başkan ve üyelerinin, Sayıştay Genel Kurulu kararı ışığında, yapılan Devlet yardımı konusunda harcama yetkilisi olarak Yükseköğretim Kurulu Genel Sekreteri ile birlikte sorumluluklarının bulunduğunun” belirtildiğini,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin birinci fıkrasında "Vakıflar tarafından kurulmuş yükseköğretim kurumlarının giderlerine katkıda bulunmak amacıyla; bütçede yer alan ödenekle sınırlı olmak üzere, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun müracaatı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca Devlet yardımı yapılır." denildiğini,

Söz konusu fıkrada açıkça belirtildiği üzere vakıf üniversitelerine Devlet yardımının Maliye Bakanlığınca yapıldığını, Kanun bu görev ve sorumluluğu tartışmasız bir şekilde Maliye Bakanlığına verdiğini,

2001, 2002 ve 2003 yıllarında vakıf üniversitelerine Maliye Bakanlığının bütçesinden Devlet yardımı ödemesi yapılırken, 2004 yılından sonra Bütçe Kanununda bu yardımın YÖK bütçesi içerisine dahil edilerek Maliye Bakanlığınca YÖK bütçesi üzerinden yaptırılmasının Kanunun Bakanlığa vermiş olduğu yetki ve sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını,

Kaldı ki; ilamda Yükseköğretim Kurulunda harcama yetkilisinin Genel Sekreter olduğu, harcama yetkilisince, Genel Kurulun kararları olmaksızın, izin verilmeksizin Devlet yardımı yapılamadığı belirtilerek, karara katılan Yükseköğretim Genel Kurulu Başkan ve üyeleri ile Genel Kurula sunan Yükseköğretim Kurulu Mevzuat Bütçe Plan Komisyonu başkan ve üyelerinin, Sayıştay Genel Kurulu kararı ışığında, yapılan Devlet yardımı konusunda harcama yetkilisi olarak Yükseköğretim Kurulu Genel Sekreteri ile birlikte sorumluluklarının bulunduğunun ifade edildiğini,

Aynı şekilde, Milli Eğitim Bakanlığının Devlet yardımı yapılması yönünde teklifi, Maliye Bakanlığının 2547 sayılı Kanunun Ek 18. maddesi gereğince gerekli hesaplamaları yapıp, ödeme izni olmaksızın harcama yetkilisince Devlet yardımı yapılamayacağını

Dolayısıyla harcama yetkilisi olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlılığının da sorumluluklarının bulunduğunu,

Bir kamu hizmeti olan yükseköğretim faaliyetlerini yürüten, kazanç amacına yönelik olmamak üzere kurulan vakıf üniversitelerinin giderlerine katkıda bulunmak amacıyla bütçede yer alan ödenekle sınırlı olmak üzere, Devlet yardımı yapılmasına ilişkin olarak düzenlenen ve 03.07.2001 tarih ve 24451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4689 sayılı Kanunun 3. maddesiyle değişen 2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin uygulanması; söz konusu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren kamu yararı dikkate alınarak, ilgili bütün kurumlarla yani Yükseköğretim Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile birlikte mutabakat halinde yapıldığını,

2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak alınan kararlarda ve yapılan işlemlerde herhangi bir vakıf üniversitesine yarar veya zarar getirilmesinin amaçlanmadığını,

Devlet yardımı yapılması talebiyle müracaatta bulunan bütün üniversitelere Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren aynı koşulların uygulandığını, tüm hesaplamaların aynı usulde yapıldığını,

Söz konusu Kanunun yayımlandığı günden beri verilen Yükseköğretim Kurulu görüşlerinin, bu görüşlere esas olan hesaplama yönteminin, kullanılan sayıların uygun olmadığına yönelik olarak ilgili kurumlardan herhangi bir itirazda bulunulmadığını, tam bir mutabakat sağlandığını,

2006 yılına kadar bu ödemelerin kanuna uygun yapıldığını kabul edip, 2006 ve 2007 yıllarında aynı esaslara dayanılarak yapılan ödemenin kanuna aykırılığını iddia etmenin hukuken mümkün olmadığını,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 4689 sayılı Kanunla değişik ek 18. maddesi uyarınca vakıf üniversitelerinin Devlet yardımı yapılmasına ilişkin taleplerinin incelenmesi sonucu oluşan Yükseköğretim Genel Kurulu görüşleri sonrası söz konusu Kanun hükmüne göre Devlet yardımı yapılıp yapılmamasına karar verilmesi ve yardım miktarının belirlenmesinin Maliye Bakanlığının yetkisinde olduğunu,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18.maddesi gereğince vakıf üniversitelerine gerçekleştirilen Devlet yardımı ödemelerinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının karar mercii değil görüş bildirme mercii olduğunu,

Söz konusu Devlet yardımının, Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının uzmanlarının da incelemelerinden geçen bir sürecin sonucunda yine Maliye Bakanlığınca Kanunun ilgili maddesi gereğince gerekli hesaplamalar yapılıp ödenecek miktarın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yazılı olarak bildirilmesinden sonra ödendiğini,

İdare Hukuku anlamında kamu hizmetlerinin güvenilirliği ve sürekliliği prensibi dikkate alındığında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren aynı esaslara göre 2003 yılına kadar Maliye Bakanlığı bütçesinden 2004 yılından itibaren de Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı bütçesinden Maliye Bakanlığınca aynı esas ve prensiplere göre ödeme yapıldığını,

Vakıf üniversitelerinin Devlet yardımı yapılmasına ilişkin müracaatları ve Yükseköğretim Kurulu görüşünü içeren Yükseköğretim Genel Kurul kararları ile diğer bilgi ve belgelerin, 07.09.2007 tarih ve B.30.0.VKF.0.00.00.00-412/23081 sayılı yazı ile Milli Eğitim Bakanlığına gönderildiğini,

Müracaat dosyaları, Yükseköğretim Kurulu görüşünü yansıtan Genel Kurul kararları, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 24.01.2002 tarih ve 2002.4.258 sayılı kararı ve diğer ilgili bilgi ve belgelerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından incelendiğini ve Kanuna uygun bulunarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesindeki şartları yerine getiren vakıf üniversitelerine Devlet yardımı yapılması için Maliye Bakanlığı'na teklifte bulunulduğunu,

Maliye Bakanlığının da müracaat dosyalarını, Yükseköğretim Kurulu görüşünü yansıtan Genel Kurul kararlarını, Milli Eğitim Bakanlığı teklifini, üzerinde Bakanlıkları ile mutabakata varılan Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 24.01.2002 tarih ve 2002.4.258 sayılı kararı ve diğer ilgili bilgi ve belgeleri incelediğini,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesine uygun olduğunu saptayarak söz konusu maddedeki şartları verine getiren vakıf üniversitelerine Devlet yardımı yapılmasına karar verdiğini, ve bu üniversitelere yapılacak yardım miktarını hesapladığını,

Maliye Bakanlığınca Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderilen 16.11.2007 tarih ve B.07.0.BMK.0.10.71.390-22876 sayılı yazıda;

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 4689 sayılı Kanunla değişik ek 18. maddesi uyarınca, vakıflar tarafından kurulmuş yükseköğretim kurumlarının giderlerine katkıda bulunmak amacıyla; bütçede yer alan ödenekle sınırlı olmak üzere, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun müracaatı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlıklarınca Devlet Yardımı yapıldığı, söz konusu madde uyarınca Başkent Üniversitesine; 1.573.000-YTL,

Bilkent Üniversitesine 2.148.000-YTL,

Çağ Üniversitesine 203.000-YTL,

Çankaya Üniversitesine 649.000-YTL,

Işık Üniversitesine 334.000-YTL,

İstanbul Kültür Üniversitesine 848.000-YTL,

Kadir Has Üniversitesine 539.000-YTL,

Koç Üniversitesine 621.000-YTL,

Sabancı Üniversitesine 595.000-YTL,

Yeditepe Üniversitesine 1.816.000-YTL olmak üzere toplam 9.326.000-YTL yardımın adı geçen üniversitelere ödenmek üzere tahakkuka bağlanarak Yükseköğretim Kurulu bütçesinin 38.01.02.00-09.4.1.00-2-05.3 "Cari Transferler" tertibinden karşılanması gerektiğinin belirtildiğini,

2547 sayılı Kanunun ek 18. maddesinin birinci fıkrasında, Devlet yardımını yapacak yetkili merci olarak Maliye Bakanlığının gösterildiğini, dördüncü fıkrasında, yapılacak yardım tutarının Maliye Bakanlığı'nca saptanacağını, son fıkrasında da, bu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak vakıf yükseköğretim kurumlarından her türlü belge ve bilgiyi istemeye ve gerektiğinde merkez denetim elemanları vasıtasıyla denetim ve inceleme yaptırmaya Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğunun kurala bağlandığını,

Buradan da anlaşılacağı üzere vakıf üniversitelerine Devlet yardımı yapılması konusunda Maliye Bakanlığı'nın sorumluluğu olduğunu,

Öte yandan, 5018 sayılı Kanunun değişik 71. maddesinin birinci fıkrasında, kamu zararının;

"Kamu görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." biçiminde tanımlandığını,

Bu kurala göre sorumluluk gerektiren mevzuata aykırı bir kamu zararından söz edilebilmesi için, giderin, bu gideri gerçekleştiren kamu görevlisinin "kasıtlı veya kusurlu" davranmasından ya da "ihmalinden" kaynaklanmış olması gerektiğini,

Vakıf Üniversitelerine yapılacak Devlet yardımına ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulu'nun görüşü, Milli Eğitim Bakanlığı'nın teklifi, Maliye Bakanlığı'nın yapılacak yardım miktarını tespit ederek ödeme talimatı vermesi sonrasında Yükseköğretim Kurulu üyelerine "kasıt, kusur ya da ihmal" nitelemesi yapılabilmesine olanak bulunmadığını,

Bunun da, Harcama yetkilisi olması sebebiyle Yükseköğretim Kurulu’nun vakıf üniversitelerine yapılan Devlet yardımı konusunda aldığı kararın, Milli Eğitim Bakanlığı teklifi, Maliye Bakanlığı’nın yapılacak yardım miktarını tespiti ve ödeme talimatı sonucu sorumlu tutulamayacağını gösterdiğini,

Sonuç olarak; yürürlükte bulunan kanun ve yönetmelik hükümleri, Yükseköğretim Kurulu prensip kararları, Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri çerçevesinde hazırlanarak öncelikle Yükseköğretim Kurulu'nun ilgili Komisyonu'nda bilahare Yükseköğretim Genel Kurulu'nda karara bağlanan daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı'nca uygun bulunan ve Maliye Bakanlığınca vakıf üniversitelerine yapılacak Devlet yardımı olarak belirlenen ödemelerin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığını, usulsüz bir ödeme söz konusu olmadığından bu yönde karar alınmasını istemiştir.

Savcılık;

“Dilekçede, 2547 sayılı Kanunun Ek 18’inci maddesinde yer alan sorumlulukla ilgili hükmün Yükseköğretim Kurulu üyelerini kavramayacağı, ayrıca ödetme konusundaki nihai yetkinin Maliye Bakanlığında bulunduğu ileri sürülmekte ve yapılan ödemeyle ilgili sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmektedir. İlamın 1’inci maddesinin A, B ve C fıkralarıyla ilgili olarak da yasal gerekçeler ileri sürülerek yapılan ödemenin yasalara uygun olduğu belirtilerek Daire Kararının bozulması ve sorumluluklarının kaldırılması istenilmektedir. Sorumluluk yönünden, 2547 sayılı Kanunun Ek 18’inci maddesinde yer alan “Yükseköğretim Kurulunun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca Devlet Yardımı yapılır. … Bu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak vakıf yükseköğretim kurumlarından her türlü belge ve bilgiyi istemeye ve gerektiğinde merkez denektim elemanları vasıtasıyla denetim ve inceleme yaptırmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmünün sorumluluk yönünden adaletli sonuçlar doğuramayacak nitelikte olduğu düşünülmektedir. Ancak, bu hüküm yürürlükte iken Yükseköğretim Kurulu bütçesinde yer alan ödeneğe dayanılarak ve bu kurum elemanlarınca gerçekleştirilerek ödeme emri verilen bir harcama için bu elemanların sorumlu tutulmaması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, talebin sorumluluk açısında reddi gerekir. İlamın 1’inci maddesiyle ilgili hukuki itirazlara gelince; (B) bendiyle ilgili olarak, aynı nitelikteki 2006 yılındaki ödeme için Temyiz Kurulunun 12.10.2010 tarih ve 31699 sayılı kararıyla ilgililer aklandığından, bu kararın 2007 yılı için de emsal alınarak; (A) ve (C) bentleriyle ilgili olarak da dilekçede ileri sürülen gerekçelerin kabul edilerek, yargı raporuna verdiğimiz görüşümüz doğrultusunda, Daire Kararının bozulmasının ve ilgililerin aklanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

A) İlam maddesinin (A) bendinde; Başkent, Çağ ve Kadir Has Üniversitelerine 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18.maddesinin (b) bendindeki “öğrenci sayısı” şartını yerine getirmedikleri halde devlet yardımı yapılması konu edilmiştir.

2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun Ek 18. maddesinde;

“…………..

Yapılacak Devlet Yardımı: Devlet yükseköğretim kurumlarına o yıl tahsis edilen toplam bütçe ödeneklerinin örgün öğrenci sayısına bölünmesiyle elde edilen tutarın, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunda okuyan örgün öğrenci sayısıyla çarpılması sonucu bulunacak miktarın %30'unu geçemez. Ancak, bu miktarın üniversitelere dağıtımı: öğrenci seçme ve yerleştirme sisteminde kullanılan sayısal (% 50), sözel (% 20) ve eşit ağırlıklı (% 30 ) puan türlerinin parantez içinde gösterilen ağırlıklar uygulanarak, üniversitenin toplam örgün öğrenci sayısına göre yapılır. Yükseköğretim Kurulu bu oranları yarısına kadar yükseltmeye veya eksiltmeye yetkilidir. En az iki yıl eğitim-öğretim yapmış olan vakıf üniversiteleri Devlet yardımı almak amacı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına müracaat ederler.

Vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımının yapılabilmesi için bu kurumların;

a)En az iki eğitim-öğretim yılını tamamlamış olması,

b)Öğrencilerin en az %15'ine eğitim-öğretim masraflarını karşılayacak düzeyde tam burs vermesi,

c)Öğrenci alınan her lisans programı için, öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla, vakıf üniversitelerince seçilerek Yükseköğretim Kurulu tarafından yurt içinde veya yurt dışında belirlenen üniversitelere yerleştirilen ve izlenen doktora öğrencilerine, kontenjanı 50’ye kadar olan programlar için bir öğrenciye, 50 ile 100 arasında olan programlar için iki öğrenciye ve kontenjanı 100’den fazla olan programlar için üç öğrenciye eğitim-öğretim ve diğer masraflarını karşılayacak düzeyde burs vermesi veya üniversitelerin bu doktora öğrencilerinin sayısı kadar, yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesini en az bir eğitim-öğretim yılı sözleşmeli tam gün statüsünde çalıştırdığını Yükseköğretim Kuruluna belgelemesi,

d)…

e)…

f)…

d)…

e)…

şartlarından asgari (a), (b), (c) ve (d) bentlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Buna göre ikinci fıkrada belirtilen miktarın;

  • (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan tüm şartları yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına tamamına kadar,

  • Asgari şartlardan (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin yanı sıra (e) veya (f) bentlerinden birini yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına % 80’ine kadar.

  • Sadece asgari şartları yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına % 60'ına kadar,

Devlet yardımı verilir. Asgari şartları yerine getiremeyen vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımı yapılmaz.”denilmiştir.

ilamın A şıkkı, vakıf üniversitelerine yardım yapılması ile ilgili belgelerin ek 18.maddesinin (b) bendine göre değerlendirilmesinde, sadece lisans düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin (özel yetenek sınavı ile kayıt yaptıran öğrenciler ile yabancı uyruklu öğrenciler “TCS+YÖS” dahil) hesaplamaya dahil edildiği, ön lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin hesaplamaya dahil edilmediği, hesaplamaya dahil edilmeyen öğrencilerin toplama dahil edilmesi suretiyle üniversiteler yeniden değerlendirildiğinde asgari şartlardan (b) bendinde öngörülen şartın yerine getirilmediği gerekçesi ile verilmiştir.

Ancak ilamda, (b) bendine ilişkin olarak yapılan hesaplamada veri olarak, toplam öğrenci sayısına mukabil sadece önlisans ve lisans düzeyinde öğrenim gören burslu öğrenci sayısı esas alınmış bu nedenle üç vakıf üniversitesinde %15 lik şartın gerçekleşmediği ileri sürülmüştür.

Oysa hesaplamaya tüm öğrenci sayısı ile birlikte burslu ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de dahil edildiğinde yani toplam öğrenci sayısı toplam burslu öğrenci sayısına oranlandığında 2547 sayılı Kanunun ek 18.maddesinin (b) bendi ile aranan vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımının yapılabilmesi için bu kurumların, öğrencilerin en az %15'ine eğitim-öğretim masraflarını karşılayacak düzeyde tam burs vermesi şartı gerçekleşmiş olmaktadır.

B) Başkent, Çağ, Kadir Has, Bilkent, Çankaya, İstanbul Kültür, Koç ve Yeditepe Üniversitelerine 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (c) bendindeki şartı yerine getirmedikleri halde devlet yardımı yapılması nedeniyle tazmin hükmü verilmiştir.

2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun Ek 18. maddesinde;

“Vakıflar tarafından kurulmuş yükseköğretim kurumlarının giderlerine katkıda bulunmak amacıyla; bütçede yer alan ödenekle sınırlı olmak üzere, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun müracaatı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca Devlet yardımı yapılır.

Yapılacak Devlet Yardımı: Devlet yükseköğretim kurumlarına o yıl tahsis edilen toplam bütçe ödeneklerinin örgün öğrenci sayısına bölünmesiyle elde edilen tutarın, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunda okuyan örgün öğrenci sayısıyla çarpılması sonucu bulunacak miktarın %30'unu geçemez. Ancak, bu miktarın üniversitelere dağıtımı: öğrenci seçme ve yerleştirme sisteminde kullanılan sayısal (%50), sözel (%20) ve eşit ağırlıklı (%30) puan türlerinin parantez içinde gösterilen ağırlıklar uygulanarak, üniversitenin toplam örgün öğrenci sayısına göre yapılır. Yükseköğretim Kurulu bu oranları yarısına kadar yükseltmeye veya eksiltmeye yetkilidir. En az iki yıl eğitim-öğretim yapmış olan vakıf üniversiteleri Devlet yardımı almak amacı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına müracaat ederler.

Vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımının yapılabilmesi için bu kurumların;

a)En az iki eğitim-öğretim yılını tamamlamış olması,

b) Öğrencilerin en az %15'ine eğitim-öğretim masraflarını karşılayacak düzeyde tam burs vermesi,

c) Öğrenci alınan her lisans programı için, öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla, vakıf üniversitelerince seçilerek Yükseköğretim Kurulu tarafından yurt içinde veya yurt dışında belirlenen üniversitelere yerleştirilen ve izlenen doktora öğrencilerine, kontenjanı 50'ye kadar olan programlar için bir öğrenciye, 50 ile 100 arasında olan programlar için iki öğrenciye ve kontenjanı 100'den fazla olan programlar için üç öğrenciye eğitim-öğretim ve diğer masraflarını karşılayacak düzeyde burs vermesi veya üniversitelerin bu doktora öğrencilerinin sayısı kadar, yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesini en az bir eğitim-öğretim yılı sözleşmeli tam gün statüsünde çalıştırdığını Yükseköğretim Kuruluna belgelemesi,

d)……………„

e)……………,

f)…………….,

Şartlarından asgari (a), (b), (c) ve (d) bentlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.

Buna göre, ikinci fıkrada belirtilen miktarın;

-(a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan tüm şartları yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına tamamına kadar,

  • Asgari şartlardan (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin yanı sıra (e) veya (f) bentlerinden birini yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına % 80'ine kadar,

  • Sadece asgari şartlan yerine getiren vakıf yükseköğretim kurumlarına % 60'ına kadar, Devlet yardımı verilir. Asgari şartları yerine getiremeyen vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımı yapılmaz.

Bu maddede belirtilen azami ve asgari düzeyler arasında yer alan vakıf yükseköğretim kurumlarına yapılacak yardım miktarı Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılacak değerlendirme esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilir. Vakıf yükseköğretim kurumlarına yapılacak yardım her yılın en geç Ekim ayı sonuna kadar iki eşit taksit halinde ödenir.” denilmiştir.

Yukarıdaki madde hükmünden anlaşılacağı üzere, vakıf üniversitelerine Devlet yardımı yapılabilmesi için, bu üniversitelerin 2547 sayılı Kanunun Ek 18. maddesinde asgari şart olarak öngörülen (a), (b), (c) ve (d) bentleri hükümlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Söz konusu bu bent hükümlerinden her hangi birini yerine getirmeyen üniversiteye, hiçbir şekilde devlet yardımı yapılması imkânı bulunmamaktadır.

İlamın (B) şıkkındaki tazmin hükmü; Öğrenci alınan her lisans programı için, öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla belirlenecek doktora öğrencilerine, aynı lisans programında burs verilmediği gerekçesiyle verilmiştir.

2547 sayılı Kanunun Ek 18. maddesinin (c) bendinde, öğrenci alınan her lisans programı için, öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla, kontenjanı 50'ye kadar olan programlar için bir öğrenciye, 50 ile 100 arasında olan programlar için iki öğrenciye ve kontenjanı 100'den fazla olan programlar için üç öğrenciye burs verilmesi veya üniversitelerin bu doktora öğrencilerinin sayısı kadar, yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesini en az bir eğitim-öğretim yılı sözleşmeli tam gün statüsünde çalıştırdığını Yükseköğretim Kuruluna belgelemesi şartı öngörülmüştür. Bu bent hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, öğrenci alınan her lisans programı için ifadesiyle kastedilen, üniversitenin öğretim üyesi yetiştirmek için burs vermesi gerekli doktora öğrencilerinin sayısını tespit etmektir. Söz konusu hükümde, burs verilen doktora öğrencilerinin, öğrenci alınan lisans programlarında doktora yapacaklarına dair bir ifade bulunmamaktadır. Şayet kanun koyucunun böyle bir amacı olsaydı, bu bentte burs verilmesinin alternatifi olarak öngörülen, üniversitelerin bu doktora öğrencilerinin sayısı kadar, yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesinin de öğrenci alınan lisans programlarındaki aynı programlarda eğitim almış öğretim üyelerinden karşılanması gerektiği düzenlemesini getirmesi gerekirdi. Böyle bir düzenleme yapılmadığından, aynı bentteki ortak ifadenin öğretim üyesi yetiştirmek için burs vermesi gerekli doktora öğrencileri için ayrı veya bunun alternatifi olan yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesi için ayrı şekilde yorumlanması neticesini doğurur ki böyle bir yorumun kabulü yasal olarak mümkün değildir. Dolayısıyla, Kanunun Ek 18. maddesinin (c) bendindeki, öğrenci alınan her lisans programı için ifadesi, öğretim üyesi yetiştirmek için burs verilmesi gerekli doktora öğrencilerinin sayısını veya bunun alternatifi olarak öngörülen üniversitenin çalıştırması gereken yurt dışında yerleşik Türk uyruklu öğretim üyesi sayısını tespite yönelik olup burs verilen öğrencilerin mutlaka öğrenci alınan programlarda doktora yapması şeklinde yorumlanamaz.

Yukarıda açıklanan sebeplerle, 1213 sayılı ilamın 1. maddesinin (B) şıkkına ilişkin olarak yapılan işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

C) İlam hükmünün (C) şıkkında, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (b) bendinde; “tam burs” verilmesi şartı yer aldığı halde, Başkent ve Çağ Üniversitelerinde, kısmi bursların tam bursa dönüştürülerek değerlendirilmeye alınması ve kısmi burs miktarları dahil edilerek yapılan hesaplamaya göre devlet yardımı ödenmesi konu edilmiştir.

2547 sayılı Kanunun ek 18.maddesinin (b) bendinde, Öğrencilerin en az %15'ine eğitim-öğretim masraflarını karşılayacak düzeyde tam burs verilmesi, devlet yardımı alabilmenin koşullarından biri olarak belirtilmiştir.

Yükseköğretim Yürütme Kurulunca alınan 24.01.2002 tarih ve 2002.4.258 sayılı kararın “ek 18.maddenin (b) bendi hakkında” başlıklı II.bölümünde;

"Tam burslu lisans öğrencisi sayısı, sadece ÖYS kılavuzu ile yerleştirilen burslu lisans öğrencilerinin sayısını değil, eğitim-öğretimi sırasında başarı ve/veya ihtiyaç nedeni ile tam veya kısmi burs verilen lisans öğrencilerini de kapsamaktadır. Ancak kısmi burs verilen öğrenciler tam burslu sayısına dönüştürülerek hesaba katılacaktır, (örnek: 2 tane yarım burs= 1 tam burs)" denilmiştir.

Uygulamada da bu karar doğrultusunda hesaplama yapıldığı görülmüştür.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 6.maddesi (a) bendine göre, Yükseköğretim Kurulu, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluştur.Kanunun ilgili maddesine göre Yükseköğretim Kurulu Organları; Genel Kurul, Başkan ve Yürütme Kurulu'ndan ibarettir. Genel Kurul, Yükseköğretim Kanunu ile kendisine verilen görevlerden,Yükseköğretimin planlanması, düzenlenmesi, yönetilmesi ve denetlenmesi, yönetmeliklerin hazırlanması, yükseköğretim üst kuruluşlarıyla,üniversitelerce hazırlanan bütçelerin tetkik ve onaylanması ile rektörlüklere aday gösterme dışında kalan yetki ve görevlerinden uygun gördüğü bölümleri Yürütme Kuruluna devredebilir.

Bu çerçevede Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca vakıf üniversitelerine yapılacak yardım talepleri değerlendirilirken iki yarım bursun bir tam burs olarak değerlendirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde;

İlam maddesinin (A) şıkkında yer alan 2547 sayılı Kanunun ek 18.maddesinin (b) bendi ile aranan Vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yardımının yapılabilmesi için bu kurumların, Öğrencilerin en az %15'ine eğitim-öğretim masraflarını karşılayacak düzeyde tam burs vermesi şartı sağlanmış olduğundan,

İlam maddesinin (B) şıkkında yer alan devlet yardımına ilişkin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (c) bendindeki şarta ilişkin uygulamada mevzuata aykırılık bulunmadığından,

İlam maddesinin (C) şıkkında yer alan devlet yardımına ilişkin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 18. maddesinin (b) bendindeki “tam burs” şartına ilişkin uygulamada mevzuata aykırılık bulunmadığından,

1213 sayılı ilam ile 8.397.000,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 03.04.2012 tarih ve 34702 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim