Sayıştay 7. Dairesi 33437 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33437

Karar Tarihi

27 Aralık 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 7

  • Dosya No: 33437

  • Tutanak No: 34123

  • Tutanak Tarihi: 27.12.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. ) 906 sayılı İlam’ın 1. maddesi ile, Tuzla İlçe Özel İdaresi tarafından, herhangi bir harcama belgesi olmadan makam aracı yakıt bedeli adı altında Altus Petrol’e ödeme yapılması nedeniyle 1.500,00.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 2008 yılında İstanbul Özel İdaresine bağlı iç denetçi tarafından hesapları incelenen Tuzla Özel İdare Md. V. Esin Gönül'ün, 2007 yılı içinde birçok yolsuzluk yaptığının ortaya çıktığını ve bu kişinin memuriyetten ihraç edildiğini; Bahsedilen 85 No.lu belgenin hiçbir yasal dayanağı olmadan, sadece ve sadece zimmetine para geçirmek amacıyla Esin Gönül tarafından düzenlenmiş bir belge olduğunu; belgede "harcama yetkilisi" sıfatıyla imzasının olamayacağını; varsa da Esin Gönül tarafından taklit edildiğini; imzamın taklit olup olmadığını anlamak için İstanbul Valiliği'ne yazdığı yazıdan bir suretin ilişikte olduğunu ve bu yazıya 2 aydır bir cevap verilmemiş olmasının, "harcama yetkilisi" sıfatıyla var olduğu söylenen imzasının sahte olduğuna ilişkin kanaatini pekiştirdiğini; Bu nedenle, 1.500,00 TL miktarındaki tazmin hükmünün, ödeme belgesini tek başına düzenleyen, bu ve benzeri fiilleri nedeniyle memuriyetten ihraç edilen, bilahare eşinden de boşanarak kızlık soyadı "APA"yı kullanan, "Postane Mah. Barbaros Hayrettin Cad. 32/B, Daire 5, Tuzla-İstanbul" adresinde ikamet eden 22645450132 TC Kimlik numaralı Esin Gönül (Apa) adına düzenlenmesini, "zincirleme tazmin" tabirinin kaldırılarak kendisinin hükümden silinmesini talep etmiştir.

Savcılık, Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, İlam’ın 1. maddesi ile tazmin konusu edilen 85 nolu ödeme emri üzerinde Dilekçi Fahri KESER’in harcama yetkilisi sıfatı ile imzasının bulunduğu görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun;

“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32. maddesinde;

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” Denilmektedir.

Buna göre, ödeme emri üzerinde bulunan ve harcama yetkilisine ait olduğu görülen imzanın sahte olduğuna dair adli veya idari herhangi bir tespit bulunmadığından dilekçi iddialarının reddedilerek 906 sayılı İlam’ın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. ) 906 sayılı İlam’ın 2. maddesi ile, Tuzla İlçe Özel İdaresi tarafından Tüketime Yönelik Mal ve Malzeme Alımları Avansı adı altında, İbni Sina İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Sedat KAYA’ya ödemede bulunulması, ancak avansın mahsubuna dayanak teşkil eden fatura tutarının avans tutarından eksik olmasına rağmen verilen avansın tamamının gider yazılması ve böylece söz konusu eksik tutar için harcama belgesi olmaksızın ödeme yapılması nedeniyle 553,17.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi, tazmin konusu tutarın maddi hatayı yapan mutemet tarafından ilgili mercilere ödendiğini bildirmekle birlikte tahsilata ilişkin bir belge gönderilmemesi ve ilam hükmüne bir itiraz da söz konusu olmaması nedenleri ile Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

  1. ) 906 sayılı İlam’ın 3. maddesi ile, Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması; önceki aylarda yapılmış olan kesintilerin de iade edilmesi nedeniyle 29.304,67.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçede özetle, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na 25.06.2009 tarih ve 5917 sayılı Kanunun 36 maddesiyle eklenen Geçici 4. maddede "Bu Kanunun 28 inci ve 63 maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibini işlemine son verilir" denilmek suretiyle kaynağı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerinden olan ödemelerden çıkarılan borçların affa uğradığını;

Ayrıca, Danıştay 4. Daire'nin 2007/5848 Esas No ve 2008/5019 Sayılı kararıyla da vergi kesilmesine hükmeden Kırıkkale Vergi Mahkemesinin kararının bozulduğunu;

Sonuç olarak, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. Madde ve yukarıda ifade edilen Mahkeme kararları doğrultusunda İlam’ın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

Savcılık, Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez……..” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile, 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103. ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü; Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;

İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Ayrıca, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile eklenen Geçici 4. Madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28. ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.

Dilekçi bu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmayacağına ilişkin Danıştay 4. Dairesi Kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, yukarıda açıkladığımız üzere, mülki idare amirlerine yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olması ve bu ödemelerden vergi kesintisi yapılmayacağına dair bir yasal hükmün bulunmaması ve özel kanunda brüt ödeneceğine dair hüküm bulunması karşısında, bu savunmanın kabulü mümkün değildir. Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar vermiştir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 906 sayılı İlam’ın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 27.12.2011 tarih ve 34123 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim