Sayıştay 7. Dairesi 33364 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
33364
31 Ocak 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 7
-
Dosya No: 33364
-
Tutanak No: 34312
-
Tutanak Tarihi: 31.01.2012
-
Konu:
KARAR
Duruşma talep eden dilekçilere duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadıkları, kanuni bir vekil göndermedikleri ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmedikleri anlaşılmakla, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.
- 1050 sayılı İlamın 2. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi personele, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi hükmüne göre ödeme yapıldığı gerekçesiyle 726.420,25 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
631 sayılı K.H.K.nin 14. maddesinde, maddenin kapsamına giren ve girmeyen idare, kurum ve kuruluşların sayıldığını, sorunun İSKİ Genel Müdürlüğünün kapsama dahil olan idare, kurum ve kuruluşlar arasında olup olmadığı noktasında olduğunu,
İSKİ Genel Müdürlüğünün 20.11.1981 tarih ve 2560 sayılı Kanun ile kurulduğunu, Kanunun 1. maddesi: "İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Belediyesi ile koordineli olarak hizmetlerini yürüten müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olup personel statüsü bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 9 ncu maddesi hükümlerine, diğer işlemlerinde ise özel hukuk hükümlerine tabidir." Şeklinde iken, 05.08.1983 tarihli. R.G. de yayımlanan 56 sayılı K.H.K. ile 2560 sayılı Kanunun 1. maddesinin "İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir." şeklinde değiştirildiğini,
Düzenlemelerden de görüleceği üzere İSKİ Genel Müdürlüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olmakla birlikte, müstakil bütçeli ve bağımsız bir Genel Müdürlük olarak yapılandırıldığını, yapılan değişikliğin İSKİ'yi mahalli idare statüsüne dahil etmediği,
Doktrinde hâkim olan görüşe göre Bağımsızlık, başka bir otoritenin izin, onay veya denetimine tabi olmadan karar alma ve uygulama yetkisi olarak tanımlanabildiğini,
2560 sayılı kanunun, "Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanma hakları tesis etmek." şeklindeki 2/f maddesi gereğince idarelerinin kamulaştırma yetkisinin bulunduğunu,
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre yönetim kurulu kamu yararı kararı almakta ve bu kararın İçişleri Bakanının onayına tabi bulunduğunu, Oysa Büyükşehir belediyesi encümenince alınan kamu yararı kararının, vali tarafından onaylanması gerektiğini, İSKİ Genel Müdürlüğünün organları tarafından alınan kararların Belediye Başkanı veya Vali'nin onayına tabi olmadığını,
Nitekim kamulaştırma kararlarını İSKİ aldığı gibi bu kararlara karşı kamulaştırmanın iptali ve kamulaştırma bedelinin artırılması için açılan davalar, İdarelerinin hasım gösterilerek açıldığını, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davaların yine doğrudan İdarelerince açıldığını,
Arz edilen düzenlemeler dikkate alındığında, su ve kanalizasyon idaresini MAHALLİ İDARE kapsamında bir genel müdürlük olarak değerlendirmenin hukuka uygun bulunmadığını,
Büyükşehir Belediyelerinin kuruluşunu düzenleyen 5216 sayılı Kanunun Büyükşehir Belediyesi teşkilatını belirleyen 21 inci maddesinde; "Büyükşehir belediyesi teşkilatı; norm kadro esaslarına uygun olarak genel sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşur.
Birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi Büyükşehir belediyesi meclisinin kararı ile olur." düzenlemesine yer verildiğini, söz konusu düzenlemede; bağlı kuruluş, ilgili kuruluş veya bağlı genel müdürlük tanımı veya ifadesinin Büyükşehir Belediyesinin yapılanmasında yer almadığını, keza, mer'i mevzuatta Bağımsız Genel Müdürlük tanımına yer veren hukuki bir düzenleme de bulunmadığını,
2560 sayılı Kanuna tabi su ve kanalizasyon idarelerinin Büyükşehir belediyesine bağlı olması, diğer genel müdürlüklerin bakanlığa bağlı olması, İdarelerinin hukuki statü bakımından Mahalli İdare kapsamında kabul edilmesi için yeterli olmadığını,
Çeşitli Danıştay kararlarında İSKİ’nin bağımsız bir genel müdürlük olduğunun kabul edildiğini,
631 sayılı Kararnamede, "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında düzenlemeler ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde" değişiklik yapılmış olduğu açıkça ifade edildiği, 1. maddesinde. 5434 sayılı Kanunun 68. maddesinde değişiklik yapılarak makam veya yüksek hâkimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde bulunan ve emekliye ayrılan memurlara görev tazminatı ödenmesine dair düzenleme getirildiği, kanunun 3. maddesinde 657 sayılı Kanunun 67. maddesinde, kanunun 4. maddesinde 657 sayılı Kanunun 152. maddesinde, kanunun 5. maddesinde 657 sayılı Kanunun 175. maddesinde, kanunun 6. maddesinde 657 sayılı Kanunun 180. maddesinde 657 sayılı Kanuna tabi personele yönelik lehe düzenlemeler getirildiği,
Aynı Kararnamenin ASKİ personeline uygulanması için yapılan başvurunun reddi üzerine Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası tarafından Ankara 8.İdare Mahkemesinin 2006/1243 Es. kayden dava açılmış ve dava neticesinde 2007/1804 sayılı kararı ile ASKİ'nin kapsama dahil olduğu görüşü ile personelin yoksun kaldığı maaş ve sosyal hakların faiziyle birlikte ödenmesi yönünde karar verildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık tazmin kararının kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun “Kuruluş” başlıklı 1 inci maddesinin son fıkrasında; İSKİ personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamını belirleyen 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun Belediyelerde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı; 2 nci maddesinde de, Devlet memurlarının aylıklarının, ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin bu Kanunda düzenlendiği açıkça belirtilmiştir.
Yine, 657 sayılı Kanunun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146 ncı maddesinde; “Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz.
... ” Hükmü bulunmaktadır.
13.07.2001 tarih ve 24461 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinin ilk fıkrasında ise;
“Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (bundan sonra "kapsama dahil kuruluş" olarak anılacaktır) tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (bundan sonra "ortalama ücret toplamı" olarak anılacaktır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (bundan sonra "ortalama kanuni ücret tavanı" olarak anılacaktır) geçemez.
Bakanlar Kurulu; kapsama dahil kuruluşlarda uygulanacak ortalama ücret toplamı üst sınırını, ortalama kanuni ücret tavanını geçmemek üzere, anılan her kuruluş için ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye veya değiştirmeye; gerektiğinde ortalama ücret toplamı içinde yer alan ödeme unsurlarını ayrıca belirlemeye veya sınırlandırmaya; uygulamaya ilişkin esas, usul ve diğer hususlar ile ödeme tarihlerini düzenlemeye; ortalama ücret toplamı ve ortalama kanuni ücret tavanı kapsamındaki ödemeleri belirlemeye, kapsama dahil edip etmemeye, bu husustaki tereddütleri gidermeye; Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarında yapılacak genel veya kısmi nitelikteki artış oranlarını geçmemek üzere ortalama ücret toplamı üst sınırını daha düşük oranlarda artırmaya yetkilidir.
Kapsama dahil kuruluşlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırının altında, ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında; Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam ederler. Ancak, bu tespitlerini yaparken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapamazlar.
Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” denilmektedir.
Anılan KHK maddesinde, “özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları”, “kapsama dahil kuruluş” olarak kabul edilmiştir. “Kapsama dahil kuruluş” ibaresinden, asli ve sürekli görevleri ücret, mali ve sosyal haklar dışında 657 sayılı Kanuna tabi personel eliyle yürütülen ve personeli için, ilgili mevzuatları uyarınca, 657 sayılı Kanun hükümleri dışında bir ödeme sistemi getirilen kuruluşların anlaşılması gerekmektedir. Anılan KHK hükmü ile, Bakanlar Kuruluna, bu kuruluşlarda çalışan personele ödenen ücretlerdeki artış oranının üst sınırını belirleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu kuruluşlar, personel ücretlerini, Bakanlar Kurulunca belirlenen üst sınır oranı çerçevesinde artırabilmektedirler.
Her ne kadar İSKİ Genel Müdürlüğü, özel bir kanunla kurulmuş, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş ise de, personel statüsü bakımından yukarıda sayılan “kapsama dahil kuruluş”lardan farklıdır. Genel Müdürlük personeli, 2560 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin son fıkrası uyarınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduğundan, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesi uyarınca, kendilerine bu Kanun ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi veya başka bir yarar sağlanması mümkün değildir.
Dilekçi söz konusu ödemenin yapılacağına dair mahkeme kararlarını gerekçe göstermişse de, 832 sayılı Sayıştay kanununun 65. maddesinde ".. genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir..." hükmü yer almaktadır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddi ile 1050 sayılı ilamın 2. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- İlamın 8. maddesiyle İSKİ'de görevli müfettişlere Özel Hizmet Tazminatlarının 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı Cetvelin "Denetim Hizmetleri" (B) fıkrasının (4. a) sırasında yazılı oranlar üzerinden tazminat ödenmesi gerekirken, (3. a) sırasındaki rakamlar esas alınarak ödemede bulunulduğu gerekçesiyle 49.580,65 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
Müfettişlerin Özel Hizmet Tazminatlarını Bağımsız Genel Müdürlük müfettişleri olarak alması hususunda İstanbul 1. İdare Mahkemesi nezdinde dava açtığını ve mahkemenin 1987/626 Es. 1989/890 sayılı kararında "İSKİ Genel Müdürlüğünün İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olmakla birlikte kamu hizmeti gören hükmi şahsiyeti haiz müstakil bütçesi olan bir kuruluş olup, bu özellikleri itibariyle Bağımsız bir Genel Müdürlüktür. 2560 Sayılı kanunun 1. maddesinde yazılı Belediyeye Bağlılık deyimi Genci Müdürlüğün tüzel kişiliğini ortadan kaldırıcı nitelikte değil iç bünyesini ve kuruluşunu ilgilendiren bir bağlılık olarak nitelendirilmesi gerekir. Bu durumda İSKİ Genel Müdürlüğünün Belediyeden bağımsız bir tüzel kişiliği olduğundan, bu bağımsız tüzel kişiliğe bağlı olarak çalışan müfettişlerinde belediye müfettişi değil Bağımsız Genel Müdürlük müfettişi olarak kabulü gerekir." hükmü ile müfettişlerin lehine karar verdiğini, Danıştay 5. Dairesinin de 1989/2621 Esas ve 1990/1033 sayılı karan ile İstanbul 1. İdare Mahkemesinin kararını onadığını,
Yargı kararları gereği müfettişlerine II Sayılı Özel Hizmet Tazminatı Cetvelinin (B) Bölümü 3/a sırasından %195 oranında özel hizmet tazminatı ödendiğini belirtmiş, ayrıca 1. maddedeki gerekçeleri ileri sürerek İSKİ’nin müstakil genel müdürlük olduğundan hareketle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık tazmin hükmünün kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
Dilekçinin ileri sürdüğü İstanbul 1. İdare Mahkemesi ve bu kararı onaylayan Danıştay kararı 30.12.1986 tarih ve 19327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 1987 mali yılına ilişkin çeşitli zam ve tazminatları düzenleyen 86/11337 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli cetvellerdeki düzenlemeler esas alınarak verilmiştir.
86/11337 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı cetvelde çeşitli görevler için ödenecek özel hizmet tazminat oranları belirlenmiştir. Cetvelin (B) Denetim Hizmetleri bölümünün 3. sırasında “Bakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Bağımsız Genel Müdürlük Müfettişleri…” için %30; 5. sırasında “İlköğretim Müfettişleri, Belediye Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları…” için %20 oranında özel hizmet tazminatı belirlenmiştir.
Bahsedilen İstanbul 1. İdare Mahkemesi kararında İSKİ Genel Müdürlüğünün belediyeden bağımsız bir tüzel kişiliği olduğundan, müfettişlerinin belediye müfettişi değil bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar”ına ekli II sayılı cetvelde çeşitli görevler için ödenecek özel hizmet tazminat oranları belirlenmiştir. Cetvelin (B) Denetim Hizmetleri bölümünün 3. ve 4. sırasında;
3 a) Bakanlık, Denizcilik Müsteşarlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağımsız genel müdürlük (mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç) Müfettişleri, Başkanlık, Müstakil Genel Müdürlük, Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi bulunan illerin İl Özel İdaresi ile Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitüleri İç Denetçileri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri, Bakanlıklar merkez teşkilatına dahil kadrolarda görevli Kontrolörler, İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçisi, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlık Müfettişleri, Sigorta Müfettişleri, Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO-POL Tesisleri İşletme Başkanlığı Müfettişlerinden;
-1-2 derecelerden aylık alanlar ..............................................:195
-Diğer derecelerden aylık alanlar ...........................................:185
b)Bunların Yardımcıları, Stajyer Kontrolörler ...........................:125
4 a) Başbakanlık Uzmanları, Planlama Uzmanları, Hazine Uzmanları, Dış Ticaret Uzmanları, Türkiye İstatistik Kurumu Uzmanları, Devlet Personel Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, Sosyal Güvenlik Uzmanları, Çalışma Uzmanları, Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Uzmanları, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları, Maliye Bakanlığı Vergi, Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri, Büyükşehir Belediyeleri ile bunlara bağlı genel müdürlük Müfettişleri, İlköğretim Müfettişleri, Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri, Sosyal Yardım Uzmanları ile (2) ve (3) üncü sırada sayılmayan İç Denetçilerden;
-1-2 derecelerden aylık alanlar ................................................:130
-Diğer derecelerden aylık alanlar .............................................: 125
b) Bunların Yardımcıları (meslekte üç yıldan daha az kıdemli İlköğretim
Müfettişleri dahil) ................................................................... : 92”
Denilmektedir.
Görüldüğü üzere 3. sırada bağımsız genel müdürlükler sayılmış, ancak parantez içinde mahalli idarelere bağlı genel müdürlüklerin hariç olduğu belirtilmiş, 4. sırada ise Büyükşehir Belediyeleri ile bunlara bağlı genel müdürlük müfettişleri sayılmıştır. Dolayısıyla dilekçi tarafından ileri sürülen, İSKİ Genel Müdürlüğünün belediyeden bağımsız bir tüzel kişiliği olduğundan, müfettişlerinin belediye müfettişi değil bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki İdare Mahkemesi ve Danıştay kararının, 2006 yılında ödenecek özel hizmet tazminat oranlarını belirleyen 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı için uygulanabilirliği yoktur.
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı cetvelde büyükşehir belediyelerine bağlı genel müdürlük müfettişlerinin % 130 oranında özel hizmet tazminatı alacağı açıkça düzenlenmiş olup, İSKİ Genel Müdürlüğünün bağımsız genel müdürlük olarak kabul edilip edilmemesinin bir önemi bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddiyle, ilamın 8. maddesiyle verilen 49.580,65 TL tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 31.01.2012 tarih ve 34312 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01