Sayıştay 7. Dairesi 32055 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

32055

Karar Tarihi

5 Mart 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 7

  • Dosya No: 32055

  • Tutanak No: 36673

  • Tutanak Tarihi: 05.03.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 265 sayılı ilamın 2. maddesiyle 15.04.2005-14.06.2007 tarihleri arasında görevden uzaklaştırılan ve hakkında ceza davası açılan Belediye Başkanı M. Zafer ARSLAN’a, İdare Mahkemesi kararı ile göreve başlatıldığı gerekçesi ile görevden uzakta kaldığı dönemde aylık ödeneğinden yapılan 1/3 oranındaki kesintilerin, hakkındaki ceza davası sonuçlanmadığı halde geri ödenmesi nedeniyle 25.566,30 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Hakkında yürütülen ceza soruşturması kapsamında; çıkar amaçlı suç örgütü kurarak örgüt liderliği yapmak, ihaleye fesat karıştırmak, kamu kurumu adına dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarını işlediğinden bahisle Gündoğmuş Sulh Ceza Mahkemesinin 31.03.2005 tarihli kararı ile tutuklandığı ve İçişleri Bakanlığı'nın 19.04.2005 tarihli onayı ile belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırıldığını,

Yürütülen ceza soruşturması neticesinde İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yukarıda belirttiği suçlar nedeniyle yargılamanın halen devam etmekte olduğunu, ceza davası açılmış olup yargılama aşamasında 05.04.2005 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını,

Serbest kalmasından sonra ilk olarak 10.04.2006 tarihinde görevine dönmek için idareye başvurduğunu, başvurusuna bir cevap verilmemesi üzerine 17.06.2006 tarihinde ikinci kez görevine dönmek için idareye başvurduğunu, bunun üzerine Antalya 2. İdare Mahkemesinin 2006/3061 sayılı yürütmeyi durdurma kararı ile İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nün 22.06.2007 tarih ve 23345 sayılı yazısı ile belediye başkanlığı görevine geri döndüğünü,

Yürütmeyi durdurma kararından sonra Antalya 2. İdare Mahkemesinin 13.12.2007 tarih ve 2007/1994 esas sayılı kararı ile belediye başkanlığı görevine esastan iadesine, idarenin görevden uzaklaştırma kararının kaldırılmasına yönelik talebine ilişkin zımni red kararının iptaline karar verildiğini,

Bu şekilde görevine geri döndükten sonra görevden uzaklaştırıldığı dönemde aylık ödeneğinden 1/3 oranında yapılan kesintinin tarafına ödenmesi için yaptığı başvurunun kabul edilmesi üzerine yapılan bu kesintinin topluca tarafına ödendiğini,

Sayıştay 7. Dairesince bu hususa ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün açıkça usul ve yasalara aykırı olduğunu;

Öncelikle gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin ikinci bendinde düzenlendiği gerekse de Anayasa ve yasalarımızda kabul gördüğü üzere bir suçla itham edilen herkesin yasalara göre suçluluğu ispat edilene kadar masum kabul edileceğini, masumluk karinesi olarak kabul edilen bu ilkenin adil yargılanma hakkı kapsamında olup masumiyet karinesinin bağlayıcılığının sadece mahkemeler için değil, diğer idari makamlar için de geçerli olduğunu,

Hakkında dava açılmasına sebep olan fiilin görevi ile ilgili olması nedeniyle, öncelikle kamu davasının devam edip etmediğinin, dava sona ermiş ise, nihai hükmün lehine olup olmadığının araştırılmasında, sona ermemiş ise maddi olayları belirleyen ve bu sebeple bağlayıcılığı bulunan ceza mahkemesinin kararının bekletici mesele yapılmasında hakkında verilecek kararın sıhhati bakımından mutlak zorunluluk bulunduğunu,

Bu açıdan bakıldığında da ceza davasının seyri hususunda gerekli inceleme ve araştırmayı yapmayan ve sonuçta isnad olunan suçları işleyip işlemediği konusunda nihai kararı verecek olan ceza mahkemesinin kararının bekletici mesele yapılması yönünde bir değerlendirmede dahi bulunmayan, bu sebeplerle eksik inceleme ile verilen daire kararının yanlış olduğunu,

Daire kararının kaldırılmasını gerektirir bir diğer sebebin ise; Anayasamızın 127. maddesinde mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetimin yargı yolu ile yapılacağının belirtilmiş olup, bu konuda görevli yüksek mahkemenin Danıştay olduğunu,

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 44. maddesinde belediye başkanlığı görevinin hangi hallerde sona ereceğinin tek tek belirtilmiş olup buna göre, ölüm ve istifa hallerinde kendiliğinden, mazeretsiz ve kesintisiz olarak yirmi günden fazla görevin terk edilmesi ve bu durumun mahallin en büyük mülki amir tarafından belirlenmesi, seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi, görevini sürdürmesine engel bir hastalık veya sakatlık durumunun yetkili sağlık kuruluşu raporuyla belgelenmesi, meclisin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılması hallerinde İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararı ile başkanlık sıfatının sona ereceğini,

Her ne kadar hakkında başlatılan ceza soruşturması nedeni ile tutuklanmış ve bu sebeple görevden uzaklaştırılmış ise de belediye başkanlığı görevinin belediye başkanlığı görevine seçilme yeterliliğini kaybettiğinden veya sayılan diğer sebeplerden biri nedeni ile Danıştay kararı ile sona erdirilmediğini,

Çünkü belediye başkanı olarak seçilebilmem ve görevimi devam ettirebilmem için gerekli 2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesinde sayılan sakıncalardan birini taşıdığı, dolayısıyla seçilme ve görevimi devam ettirme yeterliliğini kaybettiğinin, hakkında açılan ceza davası sonuçlanmadığı için sabit olmadığını,

Bu açıdan da bakıldığından belediye başkanlığı görev ve sıfatının yargı kararı ile sona erdirilmemesine rağmen aylık ödeneğinden 1/3 oranında yapılan kesintilerin tarafına ödenmesi nedeni ile kamu zararına sebep olduğu kabulünün hukuk mantığı ile bağdaşmadığını,

İdarenin görevden uzaklaştırma kararını iki ayda bir gözden geçirmesi ve devamında kamu yararı bulunmayan hallerde bu kararı kaldırmasının yasal bir zorunluluk olduğunu ve yasal zorunluluk olması nedeni ile esasında idarece resen hareket edilerek, bu konuda ilgililerin başvurusunun dahi beklenilmeksizin gereğinin yerine getirilmesinin gerektiğini,

Böyle olmasına rağmen tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı 05.04.2006 tarihinden hemen sonra 10.04.2006 tarihinde belediye başkanlığı görevine iade edilmesi için idareye başvurduğunu, İdarenin bırakın resen hareket etmeyi, başvurusu üzerine dahi bir ilçenin seçilmiş belediye başkanının görevi ile ilgili olması nedeni ile işin mahiyeti de dikkate alındığında ivedilikle yerine getirmesi gereken yasal zorunluluğu yerine getirmeyerek asıl şahsının mağduriyetine sebep olduğunu, uzakta kaldığı sureyi serbest olduğu ve bu sebeple görevini yapmasına engel bir durumun olmamasına rağmen uzun sure uzattığını,

Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldıktan hemen sonra yaptığı başvuru değerlendirilip görevine iade edilmiş olsaydı görevine yeniden başladığım tarihten itibaren tam ödenek alacağını, oysa ki tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiği tarihten görevine iade edildiği tarihe kadar 1 yılı aşkın süre aylık ödeneğinin 1/3’ü kesilerek 2/3 oranında ödenek almak zorunda kaldığını ve böylece hakkı olan ödeneğin 1/3 lük kısmından idarece mahrum bırakıldığını,

Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldıktan hemen sonra idareye yaptığı başvuruya karşın idarenin zımni red kararının Antalya 2. İdare Mahkemesinin 13.12.2007 tarih ve 2006/3061 esas 2007/1994 karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini,

Bilindiği üzere iptal edilmiş bir idari kararın alındığı tarihten itibaren hükümsüz hale geleceğini, yani iptal kararlarının geriye doğru işlediğini,

Bu sebeplerdir ki iptal edilmeden önce doğurmuş olduğu hukuki sonuçların da idarece ortadan kaldırılmasının zorunlu olduğunu, işte bu sebeple belediye başkalığı görevine döndürüldükten sonra geriye dönük bütün yasal haklarını da elde etmesi gerektiğini,

Bu açıdan bakıldığında iptal kararından sonra görevinden uzakta kaldığım dönemde aylık ödeneğinden 1/3 oranında yapılan kesintilerin tarafına ödenmesinde herhangi bir yanlışlık, hukuka aykırılık olmadığını, tarafına yapılan bu ödemenin iptal kararlarının bir sonucu olarak iptal edilen idari kararın iptal edilmeden önce doğurmuş olduğu hukuki sonuçların idarece ortadan kaldırılması mahiyetinde, yani hukuka aykırılığı sabit görülerek iptal edilen işlemin sebep olduğu mağduriyetinin telafisi mahiyetinde ve en azından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldıktan hemen sonra yaptığı başvurunun zamanında ve gereği gibi cevaplandırılmaması sebebi ile uzayan bu döneme ilişkin miktarın bu sebeplerde hakkındaki 25.566,30 TL tutarındaki tazmin hükmünden mahsubu gerektiğini,

Yukarda saydığı bu gerekçelerden dolayı hakkın ve adaletin tecellisi için Sayıştay 7. Dairesinin 16.06.2009 tarih ve 205 nolu ilamının ikinci maddesi ve diğer ilgili maddeleriyle verilen 25.566,30 TL ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasını, aksi yönde kanaat oluşması durumunda ise asla kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan hakkındaki ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesini ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığım 05.04.2006 tarihinden hemen sonra 10.04.2006 tarihinde yaptığım başvurunun idarece zımnen reddi yönündeki kararın Antalya 2. İdare Mahkemesinin 13.12.2007 tarih ve 2006/3061 esas 2007/1994 karar sayılı ilamı ile iptal edilmesi nedeniyle 10.04.2006 tarihinden belediye başkanlığı görevine iadesinin gerçekleştiği tarih arasında geçen döneme ilişkin miktarın hakkındaki 25.566,30 TL tutarındaki tazmin hükmünden mahsubuna karar verilemesini istemiştir.

Dilekçi dosyanın tekemmülünden sonra gönderdiği 07.03.2012 tarihli dilekçesinde ise özetle; kendisi lehine gelişmeler olduğunu, tutuklanmasına gerekçe olan suçlardan birisi olan “suç örgütü lideri ve üyesi olmak” suçundan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 03.03.2011 tarihinde berat kararı verildiğini,

Belediye Başkanı olması nedeniyle hakkındaki diğer suçlardan yargılanabilmesi için İçişleri Bakanlığının soruşturma izni vermesi gerektiğini, ancak şu ana kadar hakkında verilmiş herhangi bir soruşturma izni bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Dilekçi dosyanın tekemmülünden sonra gönderdiği 13.02.2013 tarihli dilekçesinde ise özetle; 265 sayılı İlam’ın 2 ve 3. maddeleri ile verilen tazmin hükümleri ile alakalı olarak Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2013 tarihli kararı ile hem kendisi, hem Mehmet AKINCI, hem de diğer belediye çalışanlarının berat ettiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiş ve dilekçe ekinde Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2013 tarihli kararını göndermiştir.

Sayıştay Savcılığı “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141’inci maddesinde aylıklardan kesilmiş üçte birin hangi hallerde ilgililere iade edileceği çok açık bir biçimde hükme bağlandığından iddiaların yasal bir dayanağı bulunmamakta ve reddedilmesi gerekmektedir. Ancak, Belediye Başkanının tutukluluk hali sona erince 10.04.2006 tarihinde idareye göreve başlatılması için başvurduğu, cevap verilmemesi üzerine İdare Mahkemesinde dava açtığı, dava sonucunda Antalya İdare Mahkemesinin 2006/3061 esas nolu kararı ile işlemin iptal edildiği anlaşılmıştır. 7’inci Dairenin kararında 15.04.2005 tarihi ile 14.06.2007 tarihleri arası için tazmin çıkarıldığından işlemin iptal edildiği 10.04.2006 tarihinden sonrası için çıkarılan tazmin miktarı yönünden kararın bozulmasının ve yeni miktarın hesaplanması için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

265 sayılı İlam’ın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyize konu teşkil etmediğinden bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE,

  1. 265 sayılı ilamın 3. maddesiyle hakkında açılan ceza davası kapsamında tutuklanan ve tutuksuz yargılanmak üzere tahliye olduktan sonra görevden uzaklaştırılan Belediye Hesap İşleri Müdürü Mehmet AKINCI’ya, hakkındaki ceza davası sonuçlanmadığı halde görevden uzakta bulunduğu dönemde aylığından yapılan 1/3 oranındaki kesintilerin geri ödenmesi nedeniyle 5.577,98 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Belediye hesap isleri müdürü Mehmet Akıncı’nın 28.03.2005 tarihinde Gündoğmuş Cumhuriyet Savcılığınca göz altına alındığını ve 31.03.2005 tarihinde tutuklandığını,

05.04.2006 tarihinde tutukluluk hali sona erdikten sonra Belediye Başkanlığınca, Kaymakamlıkça, Valilikçe İç İşleri Bakanlığı gibi bîr üst makam tarafından görevden alınmadığı için görevine devam ettiğini, tutuklandığı 31.03.2005 tarihinden 10.04.2006 tarihine kadar herhangi bir şekilde idari olarak da bir işlem yapılmadığını, ancak bu sure içersinde maaşının üçte birinin belediye başkanı tarafından kesildiğini,

Oysaki Belediye Başkan Vekili tarafından tutuklandığı gün itibariyle görevden uzaklaştırılması ve durumunun her iki ayda bir gözden geçirilerek niçin göreve döndürülmediği, göreve dönmesinde sakınca olup olmadığının ortaya konması ve kendisine bildirilmesi gerektiğini,

İlgilinin görevden uzaklaştırılmadığını böyle bir işlem yapılmadığını, durumunun her iki ayda bir gözden geçirilmediğini, tüm bu işlemler yapılmadığı için muhasebe müdürü Mehmet Akıncı’ya görevden uzaklaştırılmadığı için kesilen 1\3 maaşının ödendiğini,

Görevden uzaklaştırıldığına dair bir yazı ve işlem olmadığı için görevde gözüktüğü için görevde gözüken bir memurun 1\3 maaşının ödenmesinde herhangi bir kanuni sakınca olmadığını,

10.04.2006 tarihinde Belediye Başkan Vekili Ahmet Demirel tarafından 11-12\229 sayılı bir yazı ile görevden uzaklaştırıldığını, halbuki görevde gözüken bu memur bu yazı ile görevden uzaklaştırılmasa idi bu tarihten sonra da 1\3 maaşını almaya devam edeceğini,

Burada idarenin çok ciddi hatası olduğunu, çünkü 11-12\229 sayılı yazı ile görevden uzaklaştırıldıktan sonra Mehmet Akıncı hakkında ne adli ne de idare bir soruşturma yapılmadığını, bu sürenin de 10.04.2006 tarihi ile 25.06.2007 tarihi arasını kapsadığını, Belediye Başkan Vekili Ahmet Demirel’in muhasebe müdürü Mehmet Akıncı’yı hiç bir hukuki gerekçe göstermeden görevinden uzaklaştırdığını,

Hesap isleri müdürü Mehmet Akıncıya idari soruşturma olmaması ve herhangi bir ceza almamasından dolayı göreve iade edildiğinden ve idarenin gerekli yasal işlemleri yapmadığından (görevden uzaklaştırma-durumunu her iki ayda bir gözden geçirme -göreve dönmesinde ne gibi bir sakınca olup olmadığının bildirilmesi ve diğer yasal işlemlerin yerine getirilmemesi) bu paranın Mehmet Akıncı’ya ödendiğini,

Yukarda sayılan gerekçelerle hakkın ve adaletin tecellisi için Mehmet Akıncıyla ilgili verilen 5.777,98 TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasını, aksi yönde kanaat oluşması durumda ise asla kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle İzmir 8.Ağır ceza Mahkemesinde devam etmekte olan hakkındaki ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesini ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığında 05.04.2006 tarihi ile 25.06.2007 tarihleri arasında görevde olsa idi bu parayı alacağından, muhasebe müdürünün açıkta kaldığı 14 aylık süreye ait miktarın 5.777.98 TL tutarındaki tazmin hükmünden mahsubuna karar verilmesini istemiştir.

Dilekçi dosyanın tekemmülünden sonra gönderdiği 13.02.2013 tarihli dilekçesinde ise özetle; 265 sayılı İlam’ın 2 ve 3. maddeleri ile verilen tazmin hükümleri ile alakalı olarak Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2013 tarihli kararı ile hem kendisi, hem Mehmet AKINCI, hem de diğer belediye çalışanlarının berat ettiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiş ve dilekçe ekinde Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2013 tarihli kararını göndermiştir.

265 sayılı İlam’ın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyize konu teşkil etmediğinden bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE,

Karar verildiği 05.03.2013 tarihli ve 36673 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim