Sayıştay 7. Dairesi 31970 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
31970
18 Ocak 2011
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 7
-
Dosya No: 31970
-
Tutanak No: 32740
-
Tutanak Tarihi: 18.01.2011
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
840 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, İETT İdaresi bünyesinde bulunan hizmet araçlarının kasko sigortalarının yaptırılması ve bedellerinin İETT bütçesinden ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 73.115,66.-YTL ’na tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, kamuyu zarara uğratmadıklarını, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün, savunmalarda da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı gibi 3645 sayılı kanunla kurulmuş, hükmi şahsiyeti haiz, özel bütçeli (hiçbir yerden katkı almayan) hususi hukuk hükümlerine göre İdare edilen, bütçesinin denetimi kuruluş kanununa göre farklı bir sistemle denetlenen, özgün yapılı bir Genel Müdürlük olduğunu, İddia konusu 2006 yılı bütçe ve hesaplarının da aynı sistem içinde denetlendiğini ve Büyükşehir Belediye Meclisince ibra edildiğini, 3645 sayılı yasanın 6. maddesine göre, İETT Genel Müdürlüğünün bilançosu ile kati hesabının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanmasının Genel Müdürlüğün "ibrası"nı da içerdiğini, Bu kararın bir icrai karar olduğunu, Büyükşehir Belediye Meclisi kararının Büyükşehir Belediyesini, İçişleri Bakanlığını, İETT Genel Müdürlüğünü ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kişileri bağlayacağını, bunun İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı tarafından verilen görüş ile de teyit edildiğini, Bilindiği üzere "Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" in ilgili hükümlerine göre harcama yetkililerinin görüşleri alınmak suretiyle üst yöneticinin değerlendirilmesi gerektiği hükmüne göre sorgu konusu değerlendirildiğini ve kamu zararının oluşmadığı kanaatine varıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını, Sayıştay Savcılığı, adı geçen Genel Müdürlüğün özel bir kanunla kurulduğu ve Sayıştay’ın bu kurumu denetim yetkisinin olmadığı ileri sürülmekte ise de Anayasa’nın değişik 160’ıncı ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 68’inci maddesine göre genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Sayıştay’ca denetleneceğini, temyiz talebinin reddedilmesinin uygun olacağını, dilekçi ikinci dilekçesinde ise, Sayıştay’ın yetkisinin tartışılmasının amaçlanmadığını, Sayıştay'ın da yol göstericiliğine müracaat ederek 5018 sayılı kanunun amaç, yönetim ve işleyişi ile özellikle İETT Genel Müdürlüğünün tabi olduğu mevzuat birlikte değerlendirildiğinde oluşan bir takım boşluklar ve buna bağlı olarak mükerrer denetimden kaynaklanan sorunlar bulunduğunu, Kamu idareleri yönünden bütçe ve denetim standart ilkeleri vaaz eden 5018 sayılı kanunda bütçe çeşitleri düzenlenirken Devletin genel idari yapısı gözetilerek Merkezi İdare Bütçesi, Mahalli İdareler Bütçesi, Sosyal Güvenlik Kurumları bütçesi gibi bütçe çeşitleri öngörüldüğünü, Kanunda öngörülen bütçelerin tamamının ortak özelliğinin genel bütçeye dahil olmaları veya genel bütçeden pay almaları olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yapılan düzenlemelerin, bütçe ve idari yapı esas alınarak yapılan ayrım ile örtüşmediğini, Bütçe yapısı esas alınarak yapılan ayrımda bütçelerin tamamı ve/veya bir kısmı genel bütçe içinde yer alan ve genel bütçeden pay alan idareler düzenlenirken; idari yapı esas alınarak yapılan ayrımda genel bütçe içinde yer almayan ve genel bütçeden pay almayan müstakil tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli idarelerin de yasa kapsamında olduğu değerlendirmesine neden olunduğunu, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün müstakil tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli idari yönden bir kamu kurumu olup genel bütçe ve Büyükşehir Belediye Bütçesine dâhil olmadığı gibi bu bütçelerden pay da almadığını, bütçe yapısı itibariyle 5018 sayılı kanunda düzenlenmemiş özel ve müstakil bütçeli İETT Genel Müdürlüğünün, sadece idari yönden Mahalli İdareler içinde yer alması nedeniyle 5018 sayılı kanun kapsamında değerlendirilmesinin diğer yasal mevzuat ile birlikte değerlendirildiğinde mükerrer denetime neden olduğunu, 5018 sayılı kanun ile getirilen düzenleme ve Sayıştay kanunun belirlediği mali denetim alanına bakıldığında iş bu kanunlarda açıkça Sayıştay tarafından mali denetimleri yapılacak idareler ile genel bütçe ile ilişkili idarelerin dışında bulunan müstakil tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli idarelerin dış denetimlerinin sayılmadığını Sayıştay denetimi Belediye Meclisi tarafından verilen kararı ortadan kaldırmıyorsa o halde aynı iş ve işlem hakkında iki farklı karar olacağını; eğer Sayıştay denetimi sonucunda verilen karar Belediye Meclis kararını ortadan kaldırıyorsa o takdirde denetimin İETT Genel Müdürlüğü iş ve İşlemleri hakkında değil, Belediye Meclis kararı hakkında olması gerektiğini, Sayıştay yargısının esas itibarıyla Saymanlar ve Tahakkuk Memurlarının denetimi ile sınırlı olup Encümen üyelerinin Sayıştay yargısına bağlı olmadığını, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünde İdare Encümeninin 3645 sayılı yasada yer almadığı ancak 1941 tarihli talimatnamede yer alan bir yapı olduğunu, İdare Encümeninin gerek 4734 sayılı yasada tanımlanan İhale Yetkilisi olmadığı gibi 5018 sayılı yasada tanımlanan Harcama Yetkilisi de olmadığını, Esasla ilgili olarak, kasko sigortası yapılan araçların toplu ulaşım araçlarını denetleyen, toplu ulaşım hizmetini yerine getiren idarenin hizmet araçları olup, şehrin trafik durumu, yıllık kaza istatistikleri nazara alındığında kasko sigortası ile sigortalanmasının kamu hizmetine ve kamu yararına uyarlı bir işlem olduğunu, kamu hizmet araçlarının sigortalanmasını engelleyen bir yasal düzenleme mevcut olmadığını, 2918 sayılı kanundaki kamu araçlarının da zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanması mecburiyetinin kasko sigortasına engel bir düzenleme olmadığını, Yine 5216 ve 5393 sayılı kanunlarda Belediyelerin giderleri arasında sayılan sigorta harcamaları ihtiyari(kasko)ve zorunlu (mali mesuliyet) sigorta ayırımı yapılmayarak belediyelerin kasko sigortası yapmalarının yasaklanmadığını, Kaldı ki 5437 sayılı 2006 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun "Resmi Taşıtlar, Demirbaş Eşya ve Levazım" başlıklı 10. maddesinin 2.bendinde vakıf, dernek, sandık, banka, birlik, firma, şahıs ve benzeri kuruluş veya kişilere ait 237 sayılı kamu kapsamında bulunan kurumlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kurum kurul üst kurul ve kuruluşlarca kullanılan taşıtların giderleri için kurum bütçelerinden hiçbir şekilde ödeme yapılamayacağının düzenlendiğini, 5437 sayılı bütçe kanunu ile kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetlerindeki araçlar hakkında değil bu kurumlar tarafından kullanılan ancak mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşlarına ait olmayan, vakıf, dernek, sandık, banka, şahıs gibi kuruluş ve kişilere ait araçların sigortalarının kamu kurum ve kuruluşları bütçesinden karşılanmasını yasaklandığını, Ayrıca 2006 yılı "Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalarına İlişkin Esaslar’ın belirlendiği E cetvelinde de yasaklayıcı bir düzenleme bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Anayasanın MADDE 160. – (Değişik: 29.10.2005-5428/2 md.) “Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
(Ek: 29.10.2005-5428/2 md.) Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır…..”
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 68. maddesinde genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Sayıştay’ca denetleneceği, aynı kanunun 2. maddesinde ise mahalli idarelerin genel yönetim kapsamındaki idarelerden olduğu,3. maddesi(e) fıkrasında ise belediyelerle bağlı idarelerin mahalli idare kapsamında bulunduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 55. Maddesinde’de; Belediyeler ile bağlı kuruluş ve işletmelerde iç ve dış denetimin 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılacağı belirtilmektedir. Bütün bu hükümlerden İETT’nin Sayıştay tarafından denetlenip hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. 3645 sayılı yasaya göre, İETT Genel Müdürlüğünün bilançosu ile kati hesabının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanması ise Sayıştay denetimi ve yargılamasına engel değildir.
Dilekçinin encümen üyesinin sorumlu tutulmaması gerektiği iddiası olarak ilgili olarak ise; 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur denilmektedir.
Sayıştay Genel Kurulu’nun 5189/1 sayılı kararında da; Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına karar verilmiştir. Hukuk müşaviri, Genel Müdürün isteği üzerine danışma birimi olarak encümene katılmakla birlikte, ödemeye dayanak olan kararda encümen üyesi olarak imzası bulunmaktadır.
Bu nedenle, 5018 sayılı kanunun 31’inci maddesi hükmü gereği encümen kararıyla yapılan harcamalarda encümenin üyelerinin harcama yetkisinden doğan sorumlulukları bulunduğundan, dilekçinin sorumluluk ile ilgili iddialarının reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Konunun esasına geçildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde de “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır. İl özel idaresi,belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464.maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”denilmektedir. Buradan hareketle 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı (E) cetvelinin 26. sırasında;
“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;
a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir.
Yukarıda sayılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, İETT’ye ait hizmet araçlarına kasko yaptırılarak bedelinin bütçeden ödenmesi mümkün bulunmadığından, dilekçi iddialarının reddi ile, 840 sayılı ilamın 1’inci maddesinde toplam 73.115,66.-YTL .’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 18.01.2011 tarih ve 32740 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01