Sayıştay 7. Dairesi 31924 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

31924

Karar Tarihi

18 Ocak 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 7

  • Dosya No: 31924

  • Tutanak No: 32738

  • Tutanak Tarihi: 18.01.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve dairesi adına duruşma talebinde bulunan Mehmet ÖZTÜRK’ün vekilleri avukat Süleyman BAYER ve avukat Sabiha ÖZALP ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. 840 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, İETT İdaresi bünyesinde bulunan hizmet araçlarının kasko sigortalarının yaptırılması ve bedellerinin İETT bütçesinden ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 73.115,66.-YTL ’na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, kamuyu zarara uğratmadıklarını, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün, savunmalarda da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı gibi 3645 sayılı kanunla kurulmuş, hükmi şahsiyeti haiz, özel bütçeli (hiçbir yerden katkı almayan) hususi hukuk hükümlerine göre İdare edilen, bütçesinin denetimi kuruluş kanununa göre farklı bir sistemle denetlenen,özgün yapılı bir Genel Müdürlük olduğunu, İddia konusu 2006 yılı bütçe ve hesaplarının da aynı sistem içinde denetlendiğini ve Büyükşehir Belediye Meclisince ibra edildiğini, 3645 sayılı yasanın 6. maddesine göre, İETT Genel Müdürlüğünün bilançosu ile kati hesabının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanmasının Genel Müdürlüğün "ibrası"nı da içerdiğini, Bu kararın bir icrai karar olduğunu, Büyükşehir Belediye Meclisi kararının Büyükşehir Belediyesini, İçişleri Bakanlığını, İETT Genel Müdürlüğünü ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kişileri bağlayacağını, bunun İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı tarafından verilen görüş ile de teyit edildiğini, Bilindiği üzere "Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" in ilgili hükümlerine göre harcama yetkililerinin görüşleri alınmak suretiyle üst yöneticinin değerlendirilmesi gerektiği hükmüne göre sorgu konusu değerlendirildiğini ve kamu zararının oluşmadığı kanaatine varıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını, Sayıştay Savcılığı, adı geçen Genel Müdürlüğün özel bir kanunla kurulduğu ve Sayıştay’ın bu kurumu denetim yetkisinin olmadığı ileri sürülmekte ise de Anayasa’nın değişik 160’ıncı ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 68’inci maddesine göre genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Sayıştay’ca denetleneceğini, temyiz talebinin reddedilmesinin uygun olacağını, dilekçi ikinci dilekçesinde ise, Sayıştay’ın yetkisinin tartışılmasının amaçlanmadığını, Sayıştay'ın da yol göstericiliğine müracaat ederek 5018 sayılı kanunun amaç, yönetim ve işleyişi ile özellikle İETT Genel Müdürlüğünün tabi olduğu mevzuat birlikte değerlendirildiğinde oluşan bir takım boşluklar ve buna bağlı olarak mükerrer denetimden kaynaklanan sorunlar bulunduğunu, Kamu idareleri yönünden bütçe ve denetim standart ilkeleri vaaz eden 5018 sayılı kanunda bütçe çeşitleri düzenlenirken Devletin genel idari yapısı gözetilerek Merkezi İdare Bütçesi, Mahalli İdareler Bütçesi, Sosyal Güvenlik Kurumları bütçesi gibi bütçe çeşitleri öngörüldüğünü, Kanunda öngörülen bütçelerin tamamının ortak özelliğinin genel bütçeye dahil olmaları veya genel bütçeden pay almaları olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yapılan düzenlemelerin, bütçe ve idari yapı esas alınarak yapılan ayrım ile örtüşmediğini, Bütçe yapısı esas alınarak yapılan ayrımda bütçelerin tamamı ve/veya bir kısmı genel bütçe içinde yer alan ve genel bütçeden pay alan idareler düzenlenirken; idari yapı esas alınarak yapılan ayrımda genel bütçe içinde yer almayan ve genel bütçeden pay almayan müstakil tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli idarelerin de yasa kapsamında olduğu değerlendirmesine neden olunduğunu, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün müstakil tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli idari yönden bir kamu kurumu olup genel bütçe ve Büyükşehir Belediye Bütçesine dâhil olmadığı gibi bu bütçelerden pay da almadığını, bütçe yapısı itibariyle 5018 sayılı kanunda düzenlenmemiş özel ve müstakil bütçeli İETT Genel Müdürlüğünün, sadece idari yönden Mahalli İdareler içinde yer alması nedeniyle 5018 sayılı kanun kapsamında değerlendirilmesinin diğer yasal mevzuat ile birlikte değerlendirildiğinde mükerrer denetime neden olduğunu, 5018 sayılı kanun ile getirilen düzenleme ve Sayıştay kanunun belirlediği mali denetim alanına bakıldığında iş bu kanunlarda açıkça Sayıştay tarafından mali denetimleri yapılacak idareler ile genel bütçe ile ilişkili idarelerin dışında bulunan müstakil tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli idarelerin dış denetimlerinin sayılmadığını Sayıştay denetimi Belediye Meclisi tarafından verilen kararı ortadan kaldırmıyorsa o halde aynı iş ve işlem hakkında iki farklı karar olacağını; eğer Sayıştay denetimi sonucunda verilen karar Belediye Meclis kararını ortadan kaldırıyorsa o takdirde denetimin İETT Genel Müdürlüğü iş ve İşlemleri hakkında değil, Belediye Meclis kararı hakkında olması gerektiğini, Sayıştay yargısının esas itibarıyla Saymanlar ve Tahakkuk Memurlarının denetimi ile sınırlı olup Encümen üyelerinin Sayıştay yargısına bağlı olmadığını, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünde İdare Encümeninin 3645 sayılı yasada yer almadığı ancak 1941 tarihli talimatnamede yer alan bir yapı olduğunu, İdare Encümeninin gerek 4734 sayılı yasada tanımlanan İhale Yetkilisi olmadığı gibi 5018 sayılı yasada tanımlanan Harcama Yetkilisi de olmadığını, Esasla ilgili olarak, kasko sigortası yapılan araçların toplu ulaşım araçlarını denetleyen, toplu ulaşım hizmetini yerine getiren idarenin hizmet araçları olup, şehrin trafik durumu, yıllık kaza istatistikleri nazara alındığında kasko sigortası ile sigortalanmasının kamu hizmetine ve kamu yararına uyarlı bir işlem olduğunu, kamu hizmet araçlarının sigortalanmasını engelleyen bir yasal düzenleme mevcut olmadığını, 2918 sayılı kanundaki kamu araçlarının da zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanması mecburiyetinin kasko sigortasına engel bir düzenleme olmadığını, Yine 5216 ve 5393 sayılı kanunlarda Belediyelerin giderleri arasında sayılan sigorta harcamaları ihtiyari(kasko)ve zorunlu (mali mesuliyet) sigorta ayırımı yapılmayarak belediyelerin kasko sigortası yapmalarının yasaklanmadığını, Kaldı ki 5437 sayılı 2006 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun "Resmi Taşıtlar, Demirbaş Eşya ve Levazım" başlıklı 10. maddesinin 2.bendinde vakıf, dernek, sandık, banka, birlik, firma, şahıs ve benzeri kuruluş veya kişilere ait 237 sayılı kamu kapsamında bulunan kurumlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kurum kurul üst kurul ve kuruluşlarca kullanılan taşıtların giderleri için kurum bütçelerinden hiçbir şekilde ödeme yapılamayacağının düzenlendiğini, 5437 sayılı bütçe kanunu ile kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetlerindeki araçlar hakkında değil bu kurumlar tarafından kullanılan ancak mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşlarına ait olmayan, vakıf, dernek, sandık, banka, şahıs gibi kuruluş ve kişilere ait araçların sigortalarının kamu kurum ve kuruluşları bütçesinden karşılanmasını yasaklandığını, Ayrıca 2006 yılı "Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalarına İlişkin Esaslar’ın belirlendiği E cetvelinde de yasaklayıcı bir düzenleme bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Anayasanın MADDE 160. – (Değişik: 29.10.2005-5428/2 md.) “Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.

(Ek: 29.10.2005-5428/2 md.) Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır…..”

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 68. maddesinde genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Sayıştay’ca denetleneceği, aynı kanunun 2. maddesinde ise mahalli idarelerin genel yönetim kapsamındaki idarelerden olduğu,3. maddesi(e) fıkrasında ise belediyelerle bağlı idarelerin mahalli idare kapsamında bulunduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 55. Maddesinde’de; Belediyeler ile bağlı kuruluş ve işletmelerde iç ve dış denetimin 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılacağı belirtilmektedir. Bütün bu hükümlerden İETT’nin Sayıştay tarafından denetlenip hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. 3645 sayılı yasaya göre, İETT Genel Müdürlüğünün bilançosu ile kati hesabının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanması ise Sayıştay denetimi ve yargılamasına engel değildir.

Dilekçinin encümen üyesinin sorumlu tutulmaması gerektiği iddiası olarak ilgili olarak ise; 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur denilmektedir.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 5189/1 sayılı kararında da; Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına karar verilmiştir. Hukuk müşaviri, Genel Müdürün isteği üzerine danışma birimi olarak encümene katılmakla birlikte, ödemeye dayanak olan kararda encümen üyesi olarak imzası bulunmaktadır.

Bu nedenle, 5018 sayılı kanunun 31’inci maddesi hükmü gereği encümen kararıyla yapılan harcamalarda encümenin üyelerinin harcama yetkisinden doğan sorumlulukları bulunduğundan, dilekçinin sorumluluk ile ilgili iddialarının reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Konunun esasına geçildiğinde;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde de “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır. İl özel idaresi,belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464.maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”denilmektedir. Buradan hareketle 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı (E) cetvelinin 26. sırasında;

“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;

a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”hükmüne yer verildiği görülmektedir.

Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir.

Yukarıda sayılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, İETT’ye ait hizmet araçlarına kasko yaptırılarak bedelinin bütçeden ödenmesi mümkün bulunmadığından, dilekçi iddialarının reddi ile, 840 sayılı ilamın 1’inci maddesinde toplam 73.115,66.-YTL .’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 840 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne Genel Müdür olarak vekaleten atanan Genel Müdür Yardımcısı Mehmet ÖZTÜRK’e vekalet görevi nedeniyle 17000 gösterge üzerinden temsil tazminatı ile gösterge ve ek gösterge farkının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 5.086,64.-YTL .’na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde özetle; adı geçenin boş bulunan genel müdürlük kadrosuna İçişleri Bakanlığının onayı ile asilin atanmasında usul ve esaslara göre atandığını, asilde aranan şartları taşıdığını, Genel Müdür sıfatıyla temsil ve imza yetkisini haiz olduğunu, kanunun aradığı süreleri çok aşarak boş kadroda bu görevi kesintisiz yürüttüğünün de gözönünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında 10/3/2000 tarih ve 2000/457 sayılı BKK (R.G.26.4.2000/24031) 1 inci maddesinde;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personelden ekli etvelde yer alan gösterge rakamları üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı alanlara, hizalarında gösterilen gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda temsil tazminatı ödenir”,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 26 ncı maddesinin “a” bendinde ise, bu kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir denilmekte, ekli IV sayılı cetvelde ise Genel Müdürler için 7000 makam tazminatı göstergesi alınacağı gösterilmektedir.

Bu durumda, Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında 10/3/2000 tarih ve 2000/457 sayılı BKK’na ekli cetvelde belirtildiği üzere, 7000 gösterge üzerinden makam tazminatı alan Genel Müdür için 17000 gösterge üzerinden temsil tazminatı ödenecektir.

Ancak, Temsil tazminatı ödenmesi hakkında BBK’nın 3 üncü maddesinde;

“……….temsil tazminatı öngörülen kadroları tedvir, vekalet ve benzeri geçici görevlendirme suretiyle yürütenlere bu tazminat ödenmez”

Hükmü yer aldığından, söz konusu kadroya vekaleten atanan Mehmet ÖZTÜRK’e temsil tazminatı ödenmesi mümkün değildir. Vekalet edilen görevin, boş ya da dolu kadroya ait olup olmamasının da temsil tazminatına hak kazanma yönünden bir farkı bulunmamaktadır.

Ayrıca, gösterge ve ek gösterge bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin dikkate alınması gerekmektedir. Söz konusu 86 ncı maddede, bir görevin memurlar eliyle yürütülmesinde ücretsiz vekaletin asıl olduğu, maddede sayılan haller dışında boş kadrolara ait görevlerin lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebileceği hükmü bulunduğundan, aylığın unsurları olan gösterge ve ek gösterge farkı da Genel Müdürlük görevinin vekaleten yürütülmesi durumunda ödenemeyecektir. Kurum içinden boş kadroya vekalette zam ve tazminat farkları alınabileceği halde, vekalet aylığının unsurlarını oluşturan gösterge ve ek gösterge farklarının ödenmesi de mümkün değildir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine aykırı olarak, boş olan Genel Müdürlük görevini vekaleten yürüten Mehmet ÖZTÜRK’e bu kadro görev unvanı için belirlenen gösterge ve ek gösterge farkı ile temsil tazminatının ödenmesi mümkün olmadığından dilekçi iddialarının reddi ile 840 sayılı ilamın 2’nci maddesiyle toplam 5.086,64.-YTL’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 840 sayılı imlamın 3’üncü maddesinde, İETT’de görevli müfettişlere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara 2006 yılında ne miktarda zam ve tazminat verileceğini belirleyen 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ekli-II sayılı Cetvelin “Denetim Hizmetleri” (B) fıkrasının (4-a) sırasında yazılı oranlar üzerinden tazminat ödenmesi gerekirken (3-a) sırasındaki rakamlar esas alınarak ödemede bulunulması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 29.973,49.-YTL.’na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçinin iddiaları ilamın 1’inci maddesinde olduğu gibidir.

İETT’de görevli müfettişlere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara 2006 yılında ne miktarda zam ve tazminat verileceğini belirleyen 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ekli-II sayılı Cetvelin “Denetim Hizmetleri” (B) fıkrasının (4-a) sırasında yazılı oranlar üzerinden tazminat ödenmesi gerekirken (3-a) sırasındaki rakamlar esas alınarak ödemede bulunulması sonucu kamu zararına yol açıldığı görülmüştür. 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Denetim Hizmetleri” başlıklı (B) fıkrasının 3 ve 4 üncü sırasında aynen;

a)Bakanlık, Denizcilik Müsteşarlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağımsız genel müdürlük (mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç) Müfettişleri, Başkanlık, Müstakil Genel Müdürlük, Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi bulunan illerin İl Özel İdaresi ile Üniversiteler ve İleri teknoloji Enstitüleri İç Denetçileri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri, Bakanlıklar merkez teşkilatına dahil kadrolarda görevli Kontrolörler, İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçisi, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlık Müfettişleri, Sigorta Müfettişleri, Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO-POL Tesisleri İşletme Başkanlığı Müfettişlerinden;

-1-2 derecelerden aylık alanlar………………………………….: 195

-Diğer derecelerden aylık alanlar……………………………….: 185

b)Bunların Yardımcıları, Stajyer Kontrolörler………………….: 125

a)Başbakanlık Uzmanları, Planlama Uzmanları, Hazine Uzmanları, Dış Ticaret Uzmanları, Türkiye İstatistik Kurumu Uzmanları, Devlet Personel Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, Sosyal Güvenlik Uzmanları, Çalışma Uzmanları, Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Uzmanları, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları, Maliye Bakanlığı Vergi, Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri, Büyükşehir Belediyeleri ile bunlara bağlı genel müdürlük Müfettişleri, İlköğretim Müfettişleri, Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri, Sosyal Yardım Uzmanları ile (2) ve (3) üncü sırada sayılmayan İç Denetçilerden;

-1-2 derecelerden aylık alanlar…………………………………………..: 130

-Diğer derecelerden aylık alanlar…………………………………….….: 125

b)Bunların Yardımcıları (meslekte üç yıldan daha az kıdemli İlköğretim

Müfettişleri dahil)………………………………………………………..: 92”

denilmektedir.

“Diğer Tazminatlar” başlıklı III sayılı Cetvelin “E-Denetim Tazminatı” bölümünde de; II sayılı Cetvelin (B) Denetim hizmetleri bölümünde 3. sırada sayılanlara %30, 4. sırada sayılanlara da %20 oranında tazminat verileceği düzenlenmiş bulunmaktadır.

Bu nedenle, 1-2 derecelerden aylık alan İETT müfettişlerine (130+20)=%150 oranında özel tazminatı ödenmesi gerekmektedir.

Dilekçiler, 3645 sayılı Kanunun 2, 5 ve 6 ncı maddeleri tetkik edilirse İETT’nin belediyeye bağlı ama tüzel kişiliğe sahip, özel bütçeli ve özel hukuk hükümlerine tabi bir kurum olduğunun görüleceği, ödemede herhangi bir kamu zararı olmadığı iddiasında bulunmuşlar ise de;

5018 sayılı Kanunun 3/e maddesinde “Mahalli idare” :……….. belediye ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları idareler,

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 4/a maddesinde “Bağlı idare” Belediyelere bağlı, kanunlar kurulan, ayrı bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz su, ulaşım, …… hizmetleri yürüten idareler,

Olarak tanımlanmıştır.

Ayrıca, ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Denetim Hizmetleri” başlıklı (B) fıkrasının (3-a) sırasındaki parantez içindeki hükümden özellikle “mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç” ifadesine yer verilmiştir.

Bütün bu nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 840 sayılı ilamın 3’üncü maddesiyle toplam 29.973,49.-YTL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile,

  1. İETT’de çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bu Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi ile tabi olan personele yersiz gıda yardımında suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 3.209.207,19.-YTL.’na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 657 sayılı Kanunun ek geçici 9 ve 21 maddeleri ile İETT personelinin bu kanunun hangi maddelerine tabi olacağının tek tek belirlendiğini, 211.maddedeki giyecek yardımı ile 212.maddede yer alan yiyecek yardımının bu maddeler arasında zikredilmediğini, 657 sayılı Kanunda haklar ve yardımların ayrı ayrı düzenlendiğini, haklar yönünden bu Kanuna tabi iken yardımlar yönünden serbest bulunduklarını, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin kapsam maddesinde zikredilmediklerini, Kurumun iç düzenleyici işlemle tesis ettiği, Büyükşehir Belediye Meclisinin tasdik ve ibrasından geçen sosyal yardım harcamasının ödenmesiyle herhangi bir kamu zararı oluşmadığını iddia ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek Geçici 9 uncu maddesinde:

“Ek Geçici Madde 9-(Ek: 31/7/1970 – 1327/90 md.; Değişik: 30/5/1974 – KHK/12; Aynen kabul: 15/5/1975-1897/2 md.)

3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personel hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Ancak, bu kurumlarda çalışan personelin aylıklarının hesabında aşağıdaki esaslar uygulanır.

A)Söz konusu kurumlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hizmetlerinin gerektirdiği görevler için 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen sınıflara göre ve 35 inci maddedeki esaslar dairesinde kadrolarını tespit ederler.

B)Bu kurumlar personelinin aylıklarının hesabında bu Kanuna ekli (1) sayılı gösterge tablosu esas alınır.

Bu kurumlar için tespit edilen sınıflara giriş ve hizmette derece yükselmeleri ve kademe ilerlemeleri ve öğrenim derecelerine göre yükselebilecekleri en yüksek dereceler hususunda bu kanunun ilgili hükümleri uygulanır.

Bu kurumlarda 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerden alınabilecek kadrolara ve ek gösterge verilecek görevler genel ve katma bütçeli kuruluşlarda bu derecelere tahsis edilmiş kadroların sayısı ve görev nitelikleri göz önünde bulundurulmak suretiyle her yıl Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilir.

Bu kurumlarda yönetim kuruluna katılacak işçi üyeler ile kamu kesimi dışından gelecek işveren temsilcisi üyelere diğer yönetim kurulu üyelerine ödenen tutarda (ek gösterge dahil) ödeme yapılır.

Bu madde kapsamına giren kurumların genel müdürleri ile genel müdür muavinleri hakkında 657 sayılı Kanunun istisnai memurlarla ilgili hükümleri uygulanır.”

Denilmektedir.

Yine aynı Kanunun Ek Geçici 21 inci maddesinde ise aynen;

“Ek Geçici Madde 21-(Ek:31/7/1970-1327/90 md.; Değişik: 15/5/1975-1897/2 md.)

(Değişik: 22/10/1981 – 2543/1 md.)Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30. ve geçici 7 nci maddesindeki haklar saklıdır.

178 inci maddenin, (1, 2, 3 üncü derece yönetici kadrolarında bulunanlara fazla mesai ödenmez) hükmü, TRT’nin haber ve program hizmetlerinde çalışan elemanlarla Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi personeline uygulanmaz.

Bu Kanunun: İkinci görev yasağı, ikinci görev verilecek memurlar ve görevler ders görevi ve konferans ücreti, iş güçlüğü zammı, iş riski zammı, mali sorumluluk tazminatı (Kasa açığından sorumlu olan veznedarlar, nakit ve kıymet muhafızları ve diğer görevlilere verilen kasa tazminatları)eleman temininde güçlük zammı, avukatlık ücreti, fazla çalışma ücreti ile diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdam şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır.

Ek geçici 12 nci ve 13 üncü maddeler kapsamına giren personel hakkında 5441, 1309, 1310, 37 ve 6940 sayılı kanunların bütün hükümleri aynen uygulanır. Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi, Senfoni orkestraları ve Devlet konservatuarlarında görevli sanatkar ve sanatkar yöneticileri ile belediyelere bağlı tiyatro, opera ve orkestralarda görevli sanatkarların sahne ve sanatla ilgili çalışmalarında bütün hizmetlerin yürütülmesinde başka iş ve hizmet yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz.” Denilmektedir.

Ek Geçici 21 inci maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere Ek Geçici 9 uncu madde kapsamına giren personele yani İETT personeline 657 sayılı Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılması mümkün değildir.

657 sayılı Kanunun ek geçici-21 inci maddesi uyarınca, ek geçici-9 uncu madde kapsamında bulunan İETT personeline 657 sayılı Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamayacaktır. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanuna tabi memurlar nakdi gıda yardımı almadıklarından, İETT personeline de nakdi gıda yardımında bulunulması mümkün değildir. Ancak; 1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. Madde hükmü aynen şöyledir:

“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”

Bu hüküm karşısında 840 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. Maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 4’üncü maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin işlemden Kaldırılmasına,

  1. 840 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, İETT’de çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bu Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi ile tabi olan personele yersiz giyim yardımında suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 1.521.946,67.-YTL.’na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları ilamın 4’üncü maddesinde olduğu gibidir. 840 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. Maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 5’inci maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin işlemden Kaldırılmasına,

  1. 840 sayılı ilamın 6’ncı maddesinde, Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Ali PORTAKALOĞLU’na yersiz denetim tazminatı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği için toplam 1.499,23.-YTL.’na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçinin iddiaları ve savcılık görüşü ilamın 1’inci maddesi ile ortak niteliktedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun Ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara 2006 yılında ne miktarda zam ve tazminat verileceğini belirleyen 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na ekli “Diğer Tazminatlar” başlıklı III sayılı Cetvelin “E.Denetim Tazminatları” bölümünde aynen;

“E.Denetim Tazminatı:

II sayılı Cetvelin (B) Denetim Hizmetleri Bölümünün;

a)1, 2 ve 3 üncü sıralarında sayılanlardan;

-KİT personeli ………………………………………………………….: 10

-Diğerleri ……………………………………………………………….: 30

b)4, 5, 6 ve 7 nci sıralarında sayılanlar ………………………………...: 20

denilmektedir.

Yine aynı kararın “Ödeme yapılmayacak haller” başlıklı 11 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının “c” bendinde ise aynen;

“Ödeme yapılmayacak haller

MADDE 11

...

(2)

C)Kurul Başkanı kadrosunda bulunanlara denetim tazminatı, …

ödenmez.”

Denilmektedir.

Yukarıda yer alan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, Özel Hizmet Tazminatını II sayılı cetvelin “A” bölümünden alan ve “B Denetim Hizmetleri” bölümünden tazminat değil Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Ali PORTAKALOĞLU’na denetim tazminatı ödenmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle, 840 sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle toplam 1.499,23.-YTL.’na dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 18.01.2011 tarih ve 32738 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim