Sayıştay 7. Dairesi 31710 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
31710
4 Mart 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2003
-
Daire: 7
-
Dosya No: 31710
-
Tutanak No: 38516
-
Tutanak Tarihi: 04.03.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
- 1082 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Belediye operatörü tarafından NATO boru hattına verilen zararın bütçeden ödenmesi ve belediye çalışanına rücu edilmemesi nedeniyle 10.365,25 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi adına başvuran avukatı temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkil Sadi KÜÇÜKBAŞKAN'ın Antalya Döşemealtı Belediye Başkanı olduğu 30.07.2003 tarihinde, belediyede işçi olarak görev yapmakta olan operatör Alper Kaşlı tarafından yol yapım çalışmaları (kamu hizmeti kapsamında) sırasında Nato Boru Hattına verilen zararın ve yine aynı olayda belediye operatörü tarafından Nato Boru Hattının patlatılması sonucunda boru hattı kenarında tarım yapan çiftçinin tarlasına verilen zararın belediye bütçesinden ödendiği ve belediye çalışanı operatöre rücu edilmediği gerekçeleri üzerine kurulu olan ve müvekkil Sadi Küçükbaşkan'ın münferiden tazminle yükümlü olduğuna ilişkin verilen 1082 sayılı Sayıştay İlamına (1 ve 2.maddelerine) temyizen itiraz ettiklerini,
Operatör Alper Kaşlı’nın, ilgili İdare olan Döşemealtı Belediyesi'nde hem olay tarihinde hem de halen işçi olarak görev yaptığını, olay tarihinde de idare adına kamu hizmeti sayılan yol yapımı çalışmalarında görev aldığını, Nato boru hattında oluşan zararın da bu hizmetin yürütülmesi esnasında vuku bulduğunu,
Yani idarenin kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanan bir zararın söz konusu olduğunu,
TC.Anayasası 125.maddesinin, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." dediğini, oluşa gelen zararla idarenin eylemi arasında nedensellik bağı bulunduğundan iş bu madde gereği de her halükarda idarenin kendi iş ve işleminden doğan söz konusu mevcut zararı ödemekle yükümlü olduğunu,
İlgili belediye bütçesinden yapılan hükme konu ödemenin yasal dayanağı Anayasada hüküm altına alınmış iken temyize konu kararda müvekkilin şahsen sorumlu tutulmasının yasal dayanağı bulunmadığını,
Ayrıca Sayıştay ilamının, zarar tazminine ilişkin kararını, Borçlar Kanunu md. 41'e dayandırdığını, oysa; ilgili madde ele alındığında, gerçekleşen olayda kasıt, ihmal, dikkatsizlik yada tedbirsizlik olup olmadığına ilişkin kusur araştırması yapılması gerektiğini,
Hükümden evvel bu yönde bir araştırma yapılmamasına rağmen, müvekkilin tanzimle sorumlu tutulduğunu,
Dolayısıyla eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hükmün (1.ve 2.madde) bu nedenle bozulması gerektiğini,
BK. md.41’e dayalı zarar ve ziyan talebinin de 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan bu bakımdan da müvekkilin sorumlu tutulamayacağının izahtan vareste olduğunu,
Kamu hizmetinin yürütüldüğü sırada meydana gelen söz konusu olayda hem çiftçi olan şahsın hem de Milli Savunma Bakanlığının zararı doğduğunu, zarara uğrayan çiftçi ve MSB.ANT.Batı Bölge Müdürlüğünün, zararlarının tanzimi için idareden talepte bulunduklarını ve idarenin de yasaya uygun olarak tanzim yükümlüğünü yerine getirdiğini,
Yürütülen kamu hizmetinde görevli olan operatöre ödemeden sonra rücu edilmeme sebebinin ise;
-Olayın öncelikli sebebinin MSB.ANT.Batı Bölge Müdürlüğü İşletme Şefliğince, zararın meydana geldiği alandaki boruların torağın yüzeyinden aşağıya, zemine doğru belli mesafede döşenmesi gerekirken yüzeye çok daha yakın döşenmiş olması (hattın geçtiği diğer bir çok alanda yine aynı operatör tarafından yapılan çalışmalarda böyle bir olay söz konusu olmazken sadece hükme konu olayın vuku bulduğu alanda olması boru mesafesine ilişkin beyanlarını doğruladığını),
-Yol yapımı çalışmaları yapılmasına rağmen İşletme Şefliği görevlilerince sürekli kontrollerin ve gözetimin yapılmaması yada eksikliği,
-Boru hattının beldenin merkezinden geçmesinden, tarım yapılan bir çok araziye yakın olmasından ve vatandaşların boru hattının sınırlarını bilmesi mümkün olmamasından dolayı halen benzer bir olayın gerçekleşme ihtimaline rağmen MSB.ANT. Batı Bölge Müdürlüğü İşletme Şefliği tarafından buna yönelik halen daha her hangi bir çalışma (uyarıcı ve bilgi verici levha, işaret vs.) yapılmamasından dolayı işçiye atfedilecek bir kusur bulunmadığından rücu edilmediğini,
Hali hazırda kusur araştırmasını yapmak mümkün iken bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadan müvekkil aleyhine hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini,
Dolayısıyla Anayasanın ilgili maddesi dikkate alındığında, söz konusu tarihte İta Amiri olan müvekkilin, Mahkeme kanalıyla yaptırılan tespit sonrası hazırlanan rapordaki zarar bedelini ve şüphe götürmeyecek şekilde tespit edilen yakıt zayiat bedelini taahhütte bulunarak ödemiş olduğunu, belirtilen hususlardan dolayı da kusur, MSB.ANT.Batı Bölge Müdürlüğü İşletme Şefliğinde bulunduğundan işçiye rücu edilmediğini,
Ayrıca Borçlar Kanununun 55.maddesine göre de idarenin istihdam eden olarak sorumluluğu olduğunu, söz konusu yasa maddesi uyarınca da idare tarafından zarar tanzim edildiğini, yapılacak kusur araştırması gözetilerek ve Borçlar Kanunu 55.maddesi gereği zamanaşımı süresi dolmadığından halen işçiye rücu etme hakkının saklı olduğunu, zira ilamın gerekçe ve hüküm kısmında da ...verilen zararın bütçeden ödendiği ve belediye çalışanına rücu edilmediği görülmüştür.' denilmekle müvekkilin sorumlu tutulmasının nedeninin işçiye rücu edilmemesine dayandırıldığını,
Ancak halihazırda yönetimin rücu hakkının devam ettiğini,
Dolayısıyla yukarıda belirttiği üzere gerek Borçlar Kanunu 55.maddesine binaen ödeme yapıldığı ve rücu hakkının saklı tutulduğu gerekse kusur araştırmasının ve herhangi bir kasıt olup olmadığına ilişkin araştırmanın belediye bütçesince yapılan ödemeden sonra yapılacağı göz ardı edilerek müvekkil aleyhine hüküm kurulduğundan usul ve yasalara aykırı olan iş bu hükmün bozulması gerektiğini belirterek müvekkilin beraatına karar verilmesini istemiştir.
Savcılık; “Antalya Döşemealtı Belediyesi Saymanlığının hükmen musaddak hale gelen 2003 yılı hesabının teftişi sonunda düzenlenen teftiş layihasının ihtilaflı duruma gelen konuları ile sınırlı olarak 7.Dairede yargılamanın iadesi yoluyla yargılanması sonucu çıkarılan 06.11.2008 tarih ve 1082 nolu ilamın 1 ve 2. maddelerini müvekkili adına temyiz eden Avukat Suzan Küçükbaşkan’ın ilgi yazı ekinde gönderilen dilekçesi incelendi.Dilekçede, işçi tarafından yapılan kazada meydana gelen zararın yasaya uygun olarak ödendiği, olayda işçinin bir kusuru bulunmadığı, Başkanın kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, zamanaşımı süresi dolmadığından işçiye halen rücu edilebileceği ileri sürülerek Daire Kararının bozulması ve müvekkilinin sorumluluğunun kaldırılması istenilmektedir.
Araştırılması gereken kusur Belediye Başkanının değil kazayı yapan işçinin kusurudur. Çünkü, Belediye Başkanı 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu açısından kusursuz sorumludur. Kazayı yapan kişi hakkında halen herhangi bir işlemin yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
İlamda; Belediye Başkanı Sadi KÜÇÜKBAŞKAN, belediye operatörü tarafından Nato boru hattına verilen zararda, kusurun kime ait olduğuna ilişkin herhangi bir yargı kararı olmadan "ANT Başkanlığı tarafından tespit edilen JP-8 yakıt zayiat miktarının bedelini, boru onarım masrafları ve tespit giderlerinin tamamının mahkeme kararına hacet kalmaksızın kanuni faizi ile birlikte 6 eşit taksitte MSB ANT Başkanlığı Antalya 1. İşletme Müdürlüğüne ödemeyi kabul ve taahhüt ederim." şeklinde Antalya 9. Noterine 04.09.2003 tarih ve 23215 sayılı taahhütname ve Hesap İşleri Müdürlüğüne de ödemenin yapılması için "Sorumluluk belgesi" verdiği belirtilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerden; 02.09.2003 tarih ve 105 Karar nolu Encümen Kararında;
“Antalya Merkez Kırkgöz-Yeniköy tapulaması sınırları içinde belediye operatörü tarafından Nato boru hattına verilen zarardan dolayı ödenecek tazminat için Nato Antalya İşletme Şefliği yetkilileri ile birlikte Belediye adına noterde taahhütname imzalamaya Belediye Başkanı Sadi KÜÇÜKBAŞKAN’a yetki verilmesine belediye encümenince oy birliği ile karar verildi.” denildiği,
31.10.2003 tarih ve 2926 sayılı “Boru hasarı” konulu Milli Savunma Bakanlığı Ant Batı Bölge Müdürlüğü tarafından Döşemealtı Belediye Başkanlığına hitaben yazılan yazıda;
“Antalya ili Merkez Yeniköy Belediyesi mevkiinden geçen Nato boru hattının 30.07.2003 tarihinde Yeniköy Belediyesine ait iş makinası ile yürütülen yol yapım çalışmaları esnasında patlatıldığı ve 33.534 kg JP-8 yakıt zayiatı meydana geldiği tespit edilmiştir.
Antalya Merkez Yeniköy Belediyesi tarafından Antalya 9.Noterinde hazırlanan taahhütname ile söz konusu olay neticesinde meydana gelen yakıt zayiatı ve boru hasarı ile tahakkuk edecek zarar ve ziyanın 6 taksitte ödeneceği taahhüt edilmiştir.
Başkanlığımızın ilgi sayılı yazıdaki olurları doğrultusunda işlem yapılmış, söz konusu olay neticesinde meydana gelen toplam zarar ile ödenecek olan meblağ hesaplanmıştır.
…” denilerek söz konusu yazıda zararın Ant Bölge Başkanlığınca hesaplandığı, ilgili idare avukatı ve Bölge Müdürü tarafından imzalandığı aynı yazının altına Belediye Başkanı Sadi Küçükbaşkan tarafından da “tahakkuku ve ödenmesi uygundur.” ibaresi düşülerek imzalandığı görülmüştür.
Anayasanın 40.maddesinde;
“Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” ve,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13.maddesinde;
“Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar.
…”denilmiştir.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar hizmet kusuru olarak tazmin edilmektedir. Yine Anayasanın 40.maddesinde herhangi bir kusur ayırımı yapılmaksızın resmi görevlilerin haksız işlemleri neticesinde zarara uğrayanların zararının devletçe tazmin edileceği belirtilmiş olup 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 13. maddesinde de ayrıca işlenmiştir.
Hizmet kusuru hizmeti gören, görmekle yükümlü olan kamu tüzelkişisinin, yani idarenin kusurudur.Hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen zarar ve ziyan ihtilaflarında mağdur doğrudan doğruya idare aleyhine dava açabilir. Gerek Anayasanın 125. maddesi gerekse Devlet Memurları Kanunun 13. maddesi davanın doğrudan doğruya İdare aleyhine açılmasını belirtmektedir.
İdare, sadece hukuka uygun eylem ve işlemler yapmakla mükellef olmayıp aynı zamanda kendi kusurlu eylem ve işlemleriyle verdiği zararları da tazmin etmekle yükümlüdür.
İlama konu olayda, Nato boru hattının Belediyeye ait iş makinasının belediye operatörü tarafından yol yapım çalışmasında kullanılması esnasında patlaması sonucu MSB ANT Batı Bölge Müdürlüğü İşletme Şefliği yetkilileri tarafından yakıt zayiatı miktarının 33.534 kg. olarak bedeli ile birlikte tespit edildiği, adı geçen kamu kurumu tarafından talep edilen zarara ilişkin tazminat için 02.09.2003 tarihli Encümen Kararı ile Nato Antalya İşletme Şefliği yetkilileri ile birlikte Belediye adına noterde taahhütname imzalamaya Belediye Başkanına yetki verildiği bu çerçevede MSB ANT Batı Bölge Müdürlüğünün teknik ve özel bilgi ile gerçekleştirilen ölçümler sonucu tespit edilen yakıt zayiatı miktarı ile ilgili hazırladığı tutanak ve Antalya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin belirlediği bilirkişilerce hazırlanan boru hasar ve masraf miktarına ilişkin rapor doğrultusunda ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
İdareye ait hizmet kusurundan kaynaklanan ödemenin yapılmasında mevzuata aykırılık olmadığından 1082 sayılı ilamın 1.maddesi ile 10.365.25 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 1082 sayılı ilamın 2.maddesi ile; Belediye operatörü tarafından NATO boru hattının patlatılması sonucunda boru hattı kenarında tarım yapan çiftçinin, tarlasına verilen zararın bütçeden ödenmesi ve belediye çalışanına rücu edilmemesi nedeniyle 600,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 1.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle 1082 sayılı ilamın 2.maddesi ile 600,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 04.03.2014 tarih ve 38516 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05