Sayıştay 7. Dairesi 30790 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
30790
12 Mart 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 7
-
Dosya No: 30790
-
Tutanak No: 36717
-
Tutanak Tarihi: 12.03.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
259 sayılı ilamın 3. maddesi ile İTÜ M/S Akdeniz Eğitim Gemisinde usta gemici kadrosunda görev yapan Seyfullah AKKILIÇ’a ödenen kıdem tazminatı hesabında istifa etmek suretiyle ayrıldığı memuriyetinde geçen sürelerin hizmet kıdeminde sayıldığı gerekçesiyle 8.242,08 YTL’ye ilişkin tazmin hükmü tesis edilmiştir.
İlam hükmüne karşı ilgili gönderdiği temyiz dilekçesinde, Seyfullah AKKILIÇ'ın istifa ederek memuriyetten ayrılmadığını, istifasının memuriyetten işçi kadrosuna atanabilmesi için yapıldığını, istifası ile birlikte aynı tarihte SSK'ya girişinin yapıldığından bahisle fazla ödemenin yapılmadığını, 1475 sayılı Kanunun 14. maddesi (1927 sayılı Kanun ile değiştirilen) gerekçesinde memur statüsünde belirli bir süre çalışıp çeşitli kamu kuruluşlarında işçi statüsüne geçirilerek emeğinden yararlanılan kişilerin uğradıkları haksızlığın giderilmesi için istihdam statüleri tüm hizmet süresi içinde ister rızası ile ister rızası dışında değişikliğe uğramış kişilerin tüm hizmetinin değerlendirilmesinin amaçlandığını ve nitekim yapılan değişiklikle bunun sağlandığını beyan ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Bu itiraz üzerine, Temyiz Kurulunun 14.12.2010 tarih ve 32630 tutanak/15737 ilam sayılı kararıyla; kamu kuruluşlarında hizmet akdine dayalı olarak çalışan personelin evvelki kıdem tazminatına esas hizmetlerinin birleştirilebilmesinin işçilerin hizmet akitlerinin 1475 sayılı Kanunda belirtilen sebeplerden biriyle sona ermiş olmasına bağlı kılındığı, kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren fesih hallerinin de 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin 1. fıkrasında sayıldığı, sayılan bu fesih halleri içinde işçinin Kanunun 16. maddesi uyarınca iş akdinin fesh edilmesi halleri olan sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışlar ve zorlayıcı sebepler bulunduğu halde istifaen işten ayrılması halinin bulunmadığı, Seyfullah AKKILIÇ’ın 26.06.1989 tarihli dilekçesiyle istifa etmek suretiyle memuriyetten ayrıldığı ve 20.07.1989 tarih ve 1434 sayılı Rektörlük Oluru ile 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca istifasının kabul edildiği, bilahare adı geçen kişinin 15.07.1989 tarihli yazı ile işçi kadrosuna atandığı, dolayısıyla adı geçen işçinin memuriyetteki hizmetinin Kanunda sayılan kıdem tazminatı ödenmeyecek bir durumla sona erdiği, böylece 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışan Seyfullah AKKILIÇ’ın İstanbul Teknik Üniversitesi’nde geçen önceki hizmet süresi için kıdem tazminatı ödenmesine mani bir halle istifa etmek suretiyle sona erdiğinden yapılan ödemenin yasaya aykırı olduğu, nitekim Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu gerekçe gösterilmiş ve dilekçi iddialarının reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Bu defa, dilekçi (Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Personel Daire Başkanı Zehra ŞENOL) karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak buna ilişkin gönderdiği dilekçede; daha önce temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususları aynen tekrar ettikten sonra, dilekçe ekinde sunulan Sayıştay Başsavcılığı Karşılaması ve Bilirkişi Raporu doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.
Başsavcılık karşılamasında, temyiz dilekçesine verilen görüş doğrultusunda, Temyiz Kurulu Kararının bozulmasının ve ilgililerin aklanmasının uygun olacağı uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci karar düzeltilmesi dilekçesinde; daha önce sunulan belgelere ilaveten dilekçesine eklediği T.C. İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu kararın da göz önünde bulundurularak, karar düzeltme talebinin kabul edilerek hakkında verilen Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesini istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, yasada ileri sürülen Karar Düzeltilmesi sebeplerinden hiç birisinin mevcut olmadığı, söz konusu sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürüldüğü gibi 18.08.2011 tarihli Karar Düzeltilmesi talebinde de ileri sürüldüğü, yeni talepte sadece İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/472 Esas, 2011/383 sayılı kararının ileri sürüldüğü, bu durumda her ne kadar 832 sayılı yasanın 65.maddesine göre genel Mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay'ın hüküm vermesine engel teşkil etmez ise de 06.02.2012 tarihli bu dilekçenin yargılamanın iadesi hususunda değerlendirme yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine karar verilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.
Farklı sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmetlerin birleştirilmesi konusunda, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/5. maddesi, “işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz” demektedir. Belirtilmelidir ki, maddede geçen “işçi” ve “hizmet akdi” ibareleri geniş olarak yorumlanmalıdır. İş Kanunu’nun temelde işçi-işveren ilişkilerini düzenlediği ve bu maddeyle, memuriyetten işçiliğe geçen işçinin, önceki hizmet süresine ilişkin bir düzenleme getirdiği dikkatten kaçırılmamalıdır. Ne var ki, “hizmet akdi” kavramının, özellikle işçilikten memuriyete geçenler açısından tam olarak kastedileni kapsamadığı, “hizmet süreleri” kavramından da, önceki memuriyet süresinin anlaşılması gerektiği açıktır.
Bu nedenle, birleştirmeye konu önceki memuriyet süresinin, kıdem tazminatına hak kazandıracak bir şekilde son bulması gerektiği hükmü, kıdem tazminatına hak kazandıran fesih halleri ile, memuriyetin sona ermesi halleri arasında bir karşılaştırma yaparak, sonuçta bir paralellik kurma zorunluluğunu ortaya koymaktadır.
Buna göre, önceki memuriyetinin sona eriş şekli, eğer kıdem tazminatına hak kazandıracak fesih hallerine paralelse, bu sürenin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Bir başka deyişle, önceki memuriyet süresinin sona erme nedeni; “eğer bu kişi işçi olsa idi ve ayı nedenle hizmet akdi sona ermiş olsa idi, kıdem tazminatını alır mıydı” sorusuna verilecek cevaba göre belirlenecektir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda, memuriyetin sona ermesi halleri olarak; memurluktan çıkarılma, memurluğa alınma şartlarından herhangi birisinin taşınmadığının anlaşılması, memurluktan çekilme, istek, yaş haddi, malullük ve sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma ve ölüm olarak sayılmıştır.
Önceki memuriyetin, ölümle, emekliye ayrılmayla, yaş haddi nedeniyle sona ermesi hallerinin ilama esas konu açısından pratik bir yararı bulunmamaktadır. 657 sayılı Kanun’un 98. maddesi, memuriyetin sona ermesinin ilk hali olarak “memurluktan çıkarılma”yı saymakta, aynı Kanunun 125. maddesinin e bendinde de bunun nedenleri belirlenmektedir. Buna göre memurluktan çıkarılma nedenleri;
a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
c) Siyasi partiye girmek,
d) Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak
f) Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak,
g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
i) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
olarak sayılmaktadır. Dikkatle incelendiğinde, sayılan bütün bu sona erme halleri, hizmet akdinin kıdem tazminatına hak kazandırmayan fesih halleri ile örtüşmektedir.
Önceki memuriyet süresinin istifa ile sona ermesi halinde de, bu dönem, hizmet birleştirilmesine esas alınacak, ancak kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmayacaktır. 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/5. maddesinin açık ifadesi ve yukarıda izah edilen gerekçeler düşünüldüğünde, memuriyetten istifa halinde, bu sürelerin kıdem tazminatı hesabı bakımından dikkate alınmayacağı konusunda duraksamaya yer yoktur. Zira, kıdem tazminatı hakkı kazandıran fesih halleri arasında istifa hali, (işçinin bildirimli feshi) sayılmamıştır. Hizmet akdini istifa ederek sonlandıran işçiye kıdem tazminatı ödenmez. Bu durumda, istifa eden memurun da, istifa ile sonuçlanan memuriyet süresinin, kıdem tazminatında dikkate alınmaması doğal sonuçtur.
Ayrıca 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 65. maddesi gereğince Genel Mahkemelerce verilen hükümler Sayıştay'ın hesap ve işlemler yönünden denetimine engel olmamakla birlikte dilekçinin temyiz isteminin İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/472 Esas, 2011/383 sayılı kararına dayandırıldığı ve bu kararda da mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda ve Sayıştay İlamının ahizi konumundaki Seyfullah AKKILIÇ’ın mahkeme dosyası eklerinde yer alan Yargıtay 9. H.D., E. 1995/30150, K. 1996/5555, 18.03.1996 tarihli kararın gerekçe gösterildiği görülmektedir. Adı geçen Yargıtay (temyiz) kararında ise; “Her ne kadar, mahkemece memuriyette geçen sürenin istifa ile son bulduğu gerekçe gösterilerek değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmış ise de; dosya içeriğinden davacının 1.7.1969’dan itibaren çeşitli cetvellere tabi olarak Emekli Sandığı’na bağlı şekilde çalıştığını sonradan ara vermeksizin işçi statüsünde çalışmasını sürdürdüğü anlaşılmıştır. Bu şekilde memuriyetten işçiliğe ara vermeksizin geçilmesi halinde, gerçek bir istifadan söz etmek mümkün değildir. Böyle olunca, önceki memuriyetle geçen sürenin 1475 sayılı İş Kanunu 14/6 maddesi uyarınca kıdem tazminatı hesabına dahil edilmesi gerekir.” denilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 29.04.1980 gün, 1980/3048 E., 1980/5110 K. sayılı (temyiz) kararı da bu yöndedir.
Ancak, Yargıtay’ın bu konudaki uygulaması da kararlılık kazanmamıştır. Şöyle ki dilekçinin bahsettiği Yargıtay (temyiz) kararının aksine karar düzeltilmesi talebine esas Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında da belirtilen 9. Hukuk D.10.01.1979 gün ve E:1979/52, K:1979/577, 26.01.1981 gün ve E:1981/8775, K:1981/13205 Yargıtay (temyiz) kararları ise memuriyetten istifa etmek suretiyle işçi statüne geçen kişinin memuriyette geçen süreler için kıdem tazminatına hak kazanamayacağı yönündedir.
Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.10.2008 gün 2008/9-586E, 2008/633K sayılı (içtihat) kararında ise;
“Davacı dava dışı Belediye Başkanlığında geçen hizmet süresine kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerektiğini iddia ederek bakiye kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 1475 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca kamu kuruluşlarında geçen çalışmaların kıdem tazminatının belirlenmesine esas hizmet süresi yönünden birleştirilebilmesi için hizmet akdinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermesi gerektiği, ancak davacının belediyeye ait işyerinden istifa suretiyle, kendi iradesi ile ayrıldığı, kurumlar arası nakil olmadığı, dolayısıyla iş akdi anılan maddede belirtilen nedenlerle son bulmadığı için belediye işyerindeki çalışmasının kıdem tazminatını gerektirecek şekilde son bulmaması nedeniyle birleştirilmesinin mümkün olmadığına” karar verilmiştir.
Bu itibarla, dilekçi tarafından ileri sürülen diğer iddia ve itirazların ise söz konusu Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönü bulunmadığı anlaşıldığından, ayrıca Kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden 14.12.2010 tarih ve 32630 tutanak/15737 ilam sayılı TEMYİZ KURULU KARARININ DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
Karar verildiği 13.03.2013 tarih ve 36717 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56