Sayıştay 7. Dairesi 30449 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

30449

Karar Tarihi

20 Nisan 2010

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 7

  • Dosya No: 30449

  • Tutanak No: 31379

  • Tutanak Tarihi: 20.04.2010

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 120 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, Akhisar Belediyesi’nde memur statüsünde çalışan personele, Akhisar Belediye Başkanlığı ile Tüm-Bel-Sen arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesine istinaden “Ekonomik İyileştirme Yardımı” adı altında ödeme yapılması nedeniyle toplam 445.198,10.-YTL.na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 120 sayılı Sayıştay ilamıyla, çalışan memurlara sosyal yardım adı altında nakdi ödeme yapılmasına ilişkin ilamın Akhisar Belediye Meclisinin 06.10.2008 tarih ve 88 sayılı Kararıyla kaldırıldığını, 5393 Sayılı Belediye Kanunun Başkanın görev ve yetkilerini düzenleyen 38.maddesinin g bendinde Belediye Başkanına yetkili organlarının kararını almak şartıyla sözleşme yapabileceğini, ayrıca bu Kanunun 38.maddesinin “n” bendinde “Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneğini kullanmak “ ibaresinin yer aldığını Türkiye İstatistik Kurumu ve diğer Kurumlarca tespit edilen yoksulluk sınırı altında geliri olan Belediye Memurlarına yardımın, 5393 Sayılı Yasanın 38.maddesinin (n) bendi gereği yapıldığını, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 84.maddesinin son paragrafında “657 Sayılı Kanun ile bu kanun hükümlerinde aykırılık bulunması halinde bu kanun hükümleri uygulanır” denildiğini, yardımın 5393’e göre yapılan bir yardım olması nedeniyle Manisa Belediye Meclisinin Kararıyla affedildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Anayasanın 128'inci maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kapsam” başlıklı 1 inci maddesine göre belediyede çalışan memurlar bu Kanunun kapsamı içinde bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 2nci maddesinde, Devlet Memurlarının hizmet şartları, nitelikleri atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yükümlülük ve sorumlulukları, aylıkları ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin bu kanunla düzenleneceği ifade edildiğinden, belediyelerde çalışan memurların her türlü mali ve sosyal haklarının da diğer Devlet Memurlarında olduğu gibi, bu Kanun kapsamında mütalaa edilmesi gerekmektedir.

Aynı Kanununun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146. maddesinde aynen;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç).” hükmü bulunmaktadır.

Anayasanın “Toplu İş Sözleşmesi Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde - (Değişik: 23.7.1995-4121) “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.

128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur.Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.

Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.” denilmektedir.

Anayasanın bu hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 25.06.2001 tarih ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.

Toplu iş sözleşmesi hakkı, mevzuatımızda sadece işçiler için tanınmış olup, bu konuda memurlarla ilgili olarak çıkarılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda da sadece toplu görüşme hakkı tanınmış ve söz konusu kanunun 30. maddesiyle toplu görüşme yapma yetkisi de her hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlara tanınmıştır. Aynı kanunun 34. maddesinde; Toplu görüşmenin sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenen mutabakat metni uygun idari, icrai ve yasal düzenlemeleri yapabilmesi için Bakanlar Kuruluna sunulur. Bakanlar kurulu üç ay içinde mutabakat metni ile ilgili uygun idari ve icrai düzenlemeleri gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar, denilmektedir.

Görüldüğü üzere mutabakat metni memurlar üzerinde doğrudan uygulama imkanı olan bir metin olmayıp ancak Bakanlar Kurulunun idari ve icrai düzenlemeleri ile ve Kanunla uygulanabilir hale gelmektedir.

Uluslararası Çalışma Teşkilatının (İLO) değişik tarihlerde yapılan Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine Bakanlar Kurulunca tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir.

Her ne kadar Anayasanın 90 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olup, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamamakta ise de, söz konusu sözleşmeyle sağlanan hakların hayata geçirilmesi, ancak bu husustaki mevzuat hükümlerinde gerekli değişikliklerin yapılması ve uygulama esaslarının belirlenmesi halinde mümkün olabilecektir. Esasen 151 sayılı İLO sözleşmesinde de, bu sözleşmenin uygulama alanına ve istihdam koşullarının belirlenmesi yöntemlerine ilişkin bazı konuların, ulusal yasalarla ve ulusal koşullara uygun olarak düzenleneceği vurgulanmıştır.

Bu nedenle, kanunlarla kendilerine sosyal güvence sağlanan memurların muhtaç ve yoksul olarak tanımlanarak bütçede yoksul ve muhtaç için ayrılan ödenekten bunlara yardım yapılması 657 sayılı Kanuna aykırı olduğu gibi diğer kurumlarda çalışan aynı durumdaki kamu personeli ile yardım yapılan kamu personeli arasında dengesizlik de yaratacaktır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 84 üncü maddesinde, Belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle ilgili olarak, bu Kanunla, 14.7.1965 tarihli 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri arasında aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı Kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Belediyenin görev ve sorumlulukları Kanunun 14 üncü maddesinde yetki ve imtiyazları ise 15 inci maddesinde sayılmıştır. Sayılan bu hususlar arasında 657 sayılı Kanuna tabi personele sözleşme ile sosyal yardım yapılmasını öngören bir hüküm bulunmamaktadır. Kanunun norm kadro ilke ve personel istihdamı başlıklı 49.maddesinin son fıkrasında Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebileceği hüküm altına alınmıştır.Yapılan ödeme bu mahiyette bir ikramiye ödemesi olmayıp Manisa Akhisar Belediye Başkanlığı ile TÜM-BEL-SEN arasında yapılan toplu sözleşme hükümlerine göre yapılmıştır.

Mevzuatımızda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, mevcut hükümlerin tespit ettiği memur statüsünün, akdi düzenlemelerle değiştirilmesi ve dolayısıyla belediyelerin, toplu iş sözleşmeleri akdetmek suretiyle veya başka birtakım tasarruflarla memurlar için yasalarda öngörülen hak ve statülerin dışına çıkılmasına yol açacak bir uygulamaya gitmeleri mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca; 13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 18. maddesinde Meclisin görev ve yetkileri bentler halinde sıralanmıştır.Sayılan bentlerin hiçbirisinde, kişi borçlarının silinmesi veya Sayıştay ilamları ile tazmin hükmedilen tutarlarının affı ile ilgili Belediye meclisine verilmiş bir yetki bulunmamaktadır.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 29.12.2008 tarih ve 5236/1 sayılı kararında da, Sayıştay Dairesince verilen ve Temyiz Kurulunca tasdik edilmek suretiyle kesinleşmiş olan bir ilam hükmünün yerine getirilmesini engelleyen veya onun uygulanamaz hale getirilmesi için çaba sarf edenler hakkında 832 sayılı Kanunda yer verilen kovuşturma ve suç duyurusuna ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 120 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, toplam 445.198,10.-YTL.na ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 120 sayılı ilamın 2 nci maddesinde, Akhisar Belediyesi’nde memur statüsünde çalışan personele, Akhisar Belediye Başkanlığı ile Tüm-Bel-Sen arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesine istinaden “Bayram Yardımı ve Öğrenim Yardımı” adı altında ödeme yapılması nedeniyle toplam 74.582,07.-YTL.na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları ilamın 1 inci maddesinde olduğu gibidir. İlamın birinci maddesindeki gerekçelerle, 120 sayılı ilamın 2 nci maddesinde toplam 74.582,07.-YTL.na ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 120 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde, Akhisar Belediyesi’nde memur statüsünde çalışan personele, Akhisar Belediye Başkanlığı ile Tüm-Bel-Sen arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesine istinaden çeşitli adlar altında nakdi yardım yapılması nedeniyle toplam 4.977,30.-YTL.na tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları ilamın 1 inci maddesinde olduğu gibidir. İlamın birinci maddesindeki gerekçelerle, 120 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde toplam 4.977,30.-YTL.na ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 20.04.2010 tarih ve 31379 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim