Sayıştay 7. Dairesi 29629 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

29629

Karar Tarihi

7 Ekim 2008

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2000

  • Daire: 7

  • Dosya No: 29629

  • Tutanak No: 30355

  • Tutanak Tarihi: 07.10.2008

  • Konu:

KARAR

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Gülunur İnanç ile Sayıştay Savcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 821 sayılı asıl ilamın 19.maddesiyle ELİF İnş.ve Tic. Ltd. Şti. taahhüdünde bulunan 63.714.000.000 TL. Keşif bedelli ve %7.15 ihale indirimli Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Hizmet Binası Onarımı İnşaatı İşinin hak edişlerinde, 23.001/1 ve 23.002 pozlu demir döşenmesi imalatları birim fiyatlarının hatalı alınması nedeniyle 1.606.494.000 liraya tazmin hükmü verilmiş,

1592 sayılı ek ilam ile; 821 sayılı asıl ilamın 19.maddesinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına alınan tutarlar tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu kaldıramayacağından bu konuda yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

Dilekçi özetle; Öncelikle 821 sayılı ilamın 29/B bendi de dahil olmak üzere, ilamın 19,20,25,26,27 ve 29. maddesinin A,F,G,H bentlerinde belirtilen tazmin hükümlerini sorgu aşamasında 1050 Sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununa dayanılarak ve Sayıştay' in görüşü de alınmak suretiyle yayınlanmış bulunan Devlet Muhasebesi Yönetmeliği' nin .... maddesi uyarınca sorumlu sayman olarak, Sayıştay Denetçileri ile aynı görüşü paylaştığından, ilgili firmalardan nakden veya gelecek hak edişlerinden mahsuben tahsilinin sağlanması için 13/09/2001 tarihinde Kişi Borçları Hesabına alarak, tahsilinden ayrıca bilgi verileceği hususunda Sayıştay Başkanlığına da bilgi verildiğini, o sırada Maliye Bakanlığınca tayinin Malatya Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü'ne yapılmış olması nedeniyle, yaklaşık olarak 5 yıl görev yapmış bulunduğu Diyarbakır Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü görevinden 14/09/2001 tarihinde devir işlemlerine başlayarak, Yönetim Dönemi Hesabının devrini müteakiben fiilen 21/09/2001 tarihinde görevden ayrıldığını, Maliye Bakanlığınca, bölgedeki çalışma süresinin dolduğu gerekçesiyle zorunlu olarak yapılan bu tayin nedeniyle kişi borçları hesabında kayıtlı bulunan borçların takibiyle ilgili takip ve tahsil yeteneğinin elinden alındığını, esasında 1050 Saydı Muhasebe-i Umumiye Kanunu'nun " Devlet Alacağının Takip ve Tahsil Sorumluluğu " başlıklı 20. Maddesi " Her Sayman Yönetim Dönemi içinde tahsili kendisine verilmiş gelirlerin ve KİŞİ BORÇLARI HESABINDA KAYITLI TUTARLARIN İZLENMESİ VE TAHSİLİ İLE YÜKÜMLÜ OLUP Sayıştay’a hesap verirken veya kendisinden sonra gelene devirde artıkların ayrıntılarını ve TAHSİL EDİLMEMESİ NEDENLERİNİ GÖSTERMEK ZORUNDADIR. Takip edilmemek yüzünden tahsili imkansız hale gelen veya zamanaşımına uğrayan tutarların, KUSURLU BULUNAN SAYMANA TAZMİN ETTİRİLMESİNE SAYIŞTAYCA HÜKMOLUNUR." Hükmüne amir bulunduğunu, söz konusu fazla ödemeleri sorguya istinaden Kişi Borçları Hesabına kaydetmiş olmakla görevini tamamladığı kanaatinde olduğunu, Yönetim Dönemi Hesabı içerisinde Kişi Borçları Hesabını da devir almış bulunan sonraki Muhasebe Müdürlerinin (2 yıl içerisinde 3 muhasebe müdürü değişmiştir) Kişi Borçlarında kayıtlı alacakların, BORÇLULARIN HAKEDİŞ ÖDEMELERİNİ YAPMALARINA RAĞMEN, takip ve tahsilini yapmadıklarını, bunun sonucunda söz konusu fazla ödemelerin ilama yansımasına ve sorumluların üzerinde bırakılmasına neden olduklarını ve bu suretle hizmet kusuru işlediklerinin aşikar olduğunu, zira bunlar yasayla kendilerine verilen görevlerini yapmış olsalardı, Sayıştay sorgusuyla belirlenen fazla ödemelerin ilamdan önce tamamen tahsil edileceğinden, Sayıştay ilamına konu edilmeyecek ve dolayısıyla sayman olarak tazmin hükmüyle karşı karşıya kalmamış olacağını, başka yere tayin edilerek takip ve tahsil yeteneğinin elinden alınmış olmasına rağmen yine de kişi borçlarında kayıtlı hazine alacaklarının (sorgu ile tespiti yapılan fazla ödemelerin) takibini sık sık telefonla ilgili muhasebe müdürlerini arayarak yapmaya çalıştığını, sonuç alamayınca bu konuyla ilgili Diyarbakır Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğüne 14/10/2002 tarihinde yazılı müracaatta bulunduğunu, bu suretle, ilgili firmadan 308 milyarlık bir tahsilat yapılmasını sağladığını, imkanlar elverdiğince takip yapmaya çalıştığını, ancak, halefi olan saymanların, yasal olarak bu borçların takip ve tahsilini yapmakla sorumlu oldukları halde, görevlerini yapmamaları sonucu hazine alacaklarının zamanında tahsil edilmesini engelleyerek hizmet kusuru işlediklerini, bu nedenle kişi borçlarında kayıtlı borçların, ahizlerine ödeme yapmalarına rağmen, takibini ve tahsilini yapmayan, bu suretle hazine alacağının tahsilinin gecikmesine, asıl borçlusundan tahsili mümkün iken sorumluların mağduriyetlerine neden olarak, 1050 Sayılı Yasanın 20. maddesi gereğince, kusurlu bulunan sayman ve sayman vekillerine tazmin hükmedilmek üzere sayman olarak tazmin hükümlerinin üzerinden kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay savcılığı karşılamasında; kişi borçları hesabına alma tahsilat sayılmayacağı gibi, saymanın sorumluluğunu kaldırmayacağından yasal dayanağı bulunmayan talebinin reddedilerek Daire Kararının onanması gerektiği ifade edilmiştir.

Söz konusu tazmin hükmünde fazla ödemenin sorumlulardan ortaklaşa ve zincirleme olarak tazminen tahsiline karar verildiğinden sorumluluk açısından sorumlular arasında bir fark bulunmamakta ve ilamda gösterilen tazmin tutarının bu sorumlu kişilerden tahsili gerekmektedir. İlamlarda gösterilen tutarların bu kişilerce hazineye ödenmesinden sonra, bunların ödemenin yapıldığı üçüncü kişilere rücu etmesi ise sorumlularla ahizler arasında bir hukuki ilişkinin konusunu teşkil etmektedir. İlam konusu fazla ödemelerin kişi borçları hesabına alınması tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bu itibarla, dilekçinin tazmin hükmünün sorumlu sayman olarak üzerinden kaldırılmasına ilişkin talebinin reddi ile 1592 sayılı ek ilam ile de mevzuata uygunluğuna karar verilen 821 sayılı asıl ilamın 19.maddesindeki tazmin hükmünün Tasdikine,

  1. 821 sayılı asıl ilamın 20.maddesiyle ELİF İnş.ve Tic. Ltd. Şti. taahhüdünde bulunan 63.714.000.000 TL. Keşif bedelli ve %7.15 ihale indirimli Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Hizmet Binası Onarımı İnşaatı İşi’nde, 15.140/2 pozlu kum. çakıl dolgu imalat miktarının hatalı hesaplanması, 14.018 pozunda kullanılan kazı miktarının kazı nakliye miktarından minha edilmemesi ve proje çizim bedelinin 5 kat yerine 6 kat üzerinden hesap edilmesi nedeniyle 4.807.930.000 liraya tazmin hükmü verilmiş,

1592 sayılı ek ilam ile; 821 sayılı asıl ilamın 20.maddesinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına alınan tutarlar tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu kaldıramayacağından bu konuda yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 13.maddesinde; “ Gelir ve gider tahakkuk memurları ile saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumludur.” Denilmektedir.

Kanunda açıkça ifade edildiği üzere saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumlu tutulmuştur.

Saymanlığa gelen hak ediş raporlarının metrajlara dayalı olarak hazırlanması hem sözleşmelerin hem de Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin amir hükmüdür. Bu nedenle teknik elemanlarca inşaat mahallinde yapılan tespitlerle hazırlanan hak ediş raporlarının aksi ispat edilmedikçe doğruluğunun kabulü gerekir. Fiili fiziki denetim sırasında bazı imalatların hiç yapılmadığı veya noksan yapıldığı tespit edilir ise bu durumdan saymanın sorumlu tutulması hakkaniyetle bağdaşmaz. Zira burada saymanın saymanlık görevi ile hazine zararı arasındaki illiyet bağı teknik elemanların kusuru nedeniyle kopmuş olmaktadır.

Kusursuz sorumlulukta her ne kadar kişi, kusursuz olduğunu ispat etmekle sorumluluktan kurtulmaz ise de zarar ile fiil arasındaki illiyet bağının kopması halinde sorumluluktan kurtulur.

Saymanın Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Hizmet Binası ile Onarım işiyle ilgili olarak, onarım işi adı altında ihale edilen söz konusu iş kapsamında Morg binası adı adlında Bodrum+Zemin+3 kat olarak yatırım programı dışında yeni bir inşaat yapıldığını bilemeyeceğinden dolayısıyla ile fazla ödeme sonradan yapılan tespit ile ortaya çıkmış olduğundan saymanın inşaat mahalline giderek fiili ve fiziki inceleme yapması ve hak ediş raporlarındaki teknik verilerin doğruluğunu yeniden tespit etme imkanı bulunmadığından saymana sorumluluk tevcihi mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçinin tazmin hükmünün sorumlu sayman olarak üzerinden kaldırılmasına ilişkin talebinin kabulü ile 1592 sayılı ek ilam ile mevzuata uygunluğuna karar verilen 821 sayılı asıl ilamın 20.maddesindeki tazmin hükmünün açıklanan sebeplerle bozularak belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,

  1. 821 sayılı asıl ilamın 25.maddesiyle NUR BAPİR İnş.Ltd. Şti. taahhüdünde bulunan 78.000.000.000 TL. keşif bedelli ve %46,60 ihale indirimli Çermik 50 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı İşinin 11 nolu hak ediş ödemesinde nakliyeye tabi malzeme miktarının hatalı alındığı gerekçesi ile 15.556.690.000 liraya tazmin hükmü verilmiş,

1592 sayılı ek ilam ile; 821 sayılı asıl ilamın 25.maddesinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına

alınan tutarlar tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu kaldıramayacağından bu konuda yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

Bu ilamın birinci maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçinin tazmin hükmünün sorumlu sayman olarak üzerinden kaldırılmasına ilişkin talebinin reddi ile 1592 sayılı ek ilam ile de mevzuata uygunluğuna karar verilen 821 sayılı asıl ilamın 25.maddesindeki tazmin hükmünün Tasdikine,

  1. 821 sayılı asıl ilamın 26.maddesiyle NUR BAPİR İnş.Ltd. Şti. taahhüdünde bulunan 78.000.000.000 TL. keşif bedelli ve %46,60 ihale indirimli Çermik 50 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı İşinin hak ediş 1998 ve 1999 yılı birim fiyat farkı miktarının hatalı alınması nedeniyle 6.598.900.000 liraya tazmin hükmü verilmiş,

1592 sayılı ek ilam ile; 821 sayılı asıl ilamın 26.maddesinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına alınan tutarlar tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu kaldıramayacağından bu konuda yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

Bu ilamın birinci maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçinin tazmin hükmünün sorumlu sayman olarak üzerinden kaldırılmasına ilişkin talebinin reddi ile 1592 sayılı ek ilam ile de mevzuata uygunluğuna karar verilen 821 sayılı asıl ilamın 26.maddesindeki tazmin hükmünün Tasdikine,

  1. 821 sayılı asıl ilamın 27.maddesiyle NUR BAPİR İnş.Ltd. Şti. taahhüdünde bulunan 78.000.000.000 TL. keşif bedelli ve %46,60 ihale indirimli Çermik 50 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı İşinde, karo mozaik döşeme kaplama bedelinin 26.042 pozu yerine 26.502 pozu birim fiyatından ödenmesi nedeniyle 2.246.210.000 liraya tazmin hükmü verilmiş,

1592 sayılı ek ilam ile; 821 sayılı asıl ilamın 27.maddesinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına alınan tutarlar tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu kaldıramayacağından bu konuda yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

Bu ilamın birinci maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçinin tazmin hükmünün sorumlu sayman olarak üzerinden kaldırılmasına ilişkin talebinin reddi ile 1592 sayılı ek ilam ile de mevzuata uygunluğuna karar verilen 821 sayılı asıl ilamın 27.maddesindeki tazmin hükmünün Tasdikine,

  1. 821 sayılı asıl ilamın 29. maddesiyle; ESERLER İnş. Trz. Tic. Ltd. Şti yükleniminde bulunan Diyarbakır 400 Kişilik Cezaevi İkmal İnşaat işine ait hak ediş ödemelerinde,

A) Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayınlanan 2000 yılı İnşaat İşleri Birim Fiyat Listesinde 23.001/1, 23.002, 23.014 ve 23.015 pozlu imalat kalemlerinin 2000 yılı birim fiyatlarının hatalı alınması sonucu 75.290.830.000-lira,

B) Yatakhane dış ve iç avlu beton perdeleri ile spor salonu beton perdelerinde 21.011 pozlu betonarme kalıbı kullanıldığı halde 21.015 pozlu çıplak beton kalıbı bedelinden ödeme yapılması sonucu 162.147.120.000-lira,

C) İdare binası dış cephe kaplamsı için 25.036 pozlu akrilik esaslı ince malzeme ile boya yapılması yerine 25.034 pozlu kalın cephe kaplamsı birim fiyatından ödeme yapılması sonucu 1.489.610.000-lira (1287 sayılı ek ilam ile kaldırılmıştır),

D) İnşaat alanı dolguları için kazıdan çıkan malzeme yerine dışardan dolgu malzemesi getirilmiş gibi dolgu malzemesi temini ve nakliye bedeli verilmesi sonucu 352.266.320.000-lira (1287 sayılı ek ilam ile kaldırılmıştır),

E) İnşaat servis yolu yapımında stabilize dolgu imalat miktarının hatalı alınması sonucu 14.991.110.000-lira (1592 sayılı ek ilamın 1.maddesiyle dilekçi (Sayman) üzerindeki sorumluluk kaldırılmıştır),

F) Yatakhaneler bölümünde yer alan perde duvarlara ait beton ve kalıp imalat miktarlarının projedeki ölçülere göre fazla alınması ve metrajlardan ödemeler icmaline hatalı aktarma yapılması sonucu verilen 421.277.245.000-lira,

G) Malzeme fiyat farkı hesaplamalarında baz ve zamlı fiyatların hatalı alınması sonucu 25.381.460.000-lira,

H)Bina döşemelerine yapılan döşeme kaplama bedelinin kullanılan malzemenin suni mermer plak olduğunu kanıtlayan laboratuar deney raporları olmadığı halde, 26.042 pozlu karo mozaik döşeme kaplama birim fiyatı yerine 26.501 pozlu suni mermer plak fiyatından ödenmesi sonucu verilen 16.222.830.000- lira,

I) 23.152, 23.155 ve 23.176 pozlu demir imalatlarının fazla alınması sonucu 110.326.110.000-liraya (1592 sayılı ek ilamın 1.maddesiyle dilekçi (Sayman) üzerindeki sorumluluk kaldırılmıştır),

olmak üzere toplam 1.179.392.635.000-liraya tazmin hükmü verilmiş,

1287 sayılı ek ilamla; 821 sayılı ilamın 29. maddesi C bendiyle verilmiş 1.489.610.000-liraya ve D bendiyle verilmiş 352.266.320.000-liraya ilişkin tazmin hükmünün yargılamanın iadesi yoluyla düzenlenen 18.05.2004 tarih ve 9382 tutanakla kaldırılmasına, A,B,E,F,G,H,I bentlerinde yer alan toplam 825.636.705.000 liralık tazmin hükmünün muhafazasına karar verilmiş,

1592 sayılı ek ilam ile de; 821 sayılı asıl ilamın B bendinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak; konu öncelikle hak ediş belgeleri üzerinden tespit edilmiş, daha sonra mahallinde tutanak düzenlenmiş olduğundan sorumlunun itirazı yerinde görülmediğinden sorumluluğun kaldırılmasına gerek bulunmadığına, A,F,G ve H bentlerinde belirtilen tazmin hükümleri ile ilgili olarak ise; sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına alınan tutarlar tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu kaldıramayacağından bu nedenle yapılacak işlem bulunmadığına, E ve I bentleri ile ilgili olarak da; fazla ödeme sonradan yapılan tespit ile ortaya çıkmış olduğundan saymanın inşaat mahalline giderek fiili ve fiziki inceleme yapması ve hak ediş raporlarındaki teknik verilerin doğruluğunu yeniden tespit etme imkanı bulunmadığından saymana sorumluluk tevcihi mümkün olmadığından söz konusu ilamın 29 uncu maddesinin E ve I bentlerinde tazminen tahsiline hükmolunan 125.317.220.000 lira ile ilgili olarak saymanın sorumluluğunun kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dilekçi özetle; bu maddenin B bendi ile ilgili olarak, Sayıştay Denetçilerinin fiili-fiziki denetimi sonucuna dayandığından Sayıştay 6.dairesinin kararı gereğince sayman olarak üzerinden, yine aynı ilamın A,B,F ve H bentlerinde belirtilen ve müfettiş raporu ile sorumlu mühendislerin ve müteahhidinin bilerek ve kasıtlı kusurlarına dayandığı kanıtlanmış bulunan hak ediş raporları sonucu ortaya çıkan fazla ödemeye ilişkin tazminle ilgili illiyet bağının kopması nedeniyle, kusursuz sorumluluğun bertaraf edilmesine dair yargı kararları, genel kabul görmüş Sayıştay kararları gereğince sayman olarak üzerinden, ayrıca ilamın A,B,F,G,H bentlerinde belirtilen tazmin hükümlerinin ise; söz konusu fazla ödemelerin mutlaka tahsil edilmesi gerektiği kanaatinin de hasıl olmasıyla Sayıştay Denetçilerinin görüşlerine iştirak ettiğinden, Devlet Muhasebesi Yönetmeliği gereğince, sorguya istinaden, ahizleri adına, Kişi Borçları Hesabına alınarak, yönetim dönemi hesabı içerisinde devredilmesine ve devralınmasına rağmen, hesabı devralan saymanlarca, zamanında takip yapılmayarak tahsilini imkansız hale getiren ve hakedis ödemesi yapılmasına rağmen 1050 Sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu'nun 20. maddesi hükmüne uyulmadan, kişi borçlarında kayıtlı fazla ödemelerin takip ve tahsilini gerçekleştirmeyen, başka deyişle, asıl kusurlu olan sayman ve sayman vekillerine tazmin hükmedilmek üzere, sayman olarak tazmin hükümlerinin üzerinden kaldırılmasını talep etmiştir.

Dilekçi sözlü savunma sırasındaki beyanlarında söz konusu madde ile ilgili olarak 308.000,00 YTL tahsilat yapıldığını belirtmiş ve buna ilişkin olarak da belge ibraz etmiştir.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 13.maddesinde; “ Gelir ve gider tahakkuk memurları ile saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumludur.” Denilmektedir.

Kanunda açıkça ifade edildiği üzere saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumlu tutulmuştur.

Saymanlığa gelen hak ediş raporlarının metrajlara dayalı olarak hazırlanması hem sözleşmelerin hem de Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin amir hükmüdür. Bu nedenle teknik elemanlarca inşaat mahallinde yapılan tespitlerle hazırlanan hak ediş raporlarının aksi ispat edilmedikçe doğruluğunun kabulü gerekir. Fiili fiziki denetim sırasında bazı imalatların hiç yapılmadığı veya noksan yapıldığı tespit edilir ise bu durumdan saymanın sorumlu tutulması hakkaniyetle bağdaşmaz. Zira burada saymanın saymanlık görevi ile hazine zararı arasındaki illiyet bağı teknik elemanların kusuru nedeniyle kopmuş olmaktadır.

Kusursuz sorumlulukta her ne kadar kişi, kusursuz olduğunu ispat etmekle sorumluluktan kurtulmaz ise de zarar ile fiil arasındaki illiyet bağının kopması halinde sorumluluktan kurtulur.

Yapılan incelemede; fazla ödeme sonradan yapılan fiili fiziki tespit ile ortaya çıkmış olduğundan saymanın inşaat mahalline giderek fiili ve fiziki inceleme yapması ve hak ediş raporlarındaki teknik verilerin doğruluğunu yeniden tespit etme imkanı bulunmadığından saymana sorumluluk tevcihi mümkün değildir.

Bu itibarla; dilekçinin tazmin hükmünün sorumlu sayman olarak üzerinden kaldırılmasına ilişkin talebinin kabulü ile 1592 sayılı ek ilam ile de mevzuata uygunluğuna karar verilen 821 sayılı asıl ilamın 29. maddesinin A,B,F,G ve H bentlerindeki tazmin hükmünün açıklanan sebeplerle bozularak belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,

Karar verildiği 07.10.2008 tarih ve 30355 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim