Sayıştay 7. Dairesi 29118 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
29118
18 Eylül 2007
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2001
-
Daire: 7
-
Dosya No: 29118
-
Tutanak No: 29502
-
Tutanak Tarihi: 18.09.2007
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü.
946 sayılı ilamın 1.maddesiyle, Mülkiye Müfettişlerince yürütülen inceleme sırasında imar planları, plan tadilatları, bilumum imar mevzuatı ve inşaat ruhsatı konularıyla ilgili 12 konuda görevlendirilen bilirkişilere ödenen ücretlerden gelir ve damga vergisi kesintilerinin yapılmaması nedeniyle 93.600.000-Liraya tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyeye ait 2001 Mali Yılı İdare Hesabının Sayıştay’a 13.08.2002 tarihinde teslim edildiğini ve bu tarihten itibaren iki yıl içinde yargılanmadığı için de Sayıştay Kanununu 66.maddesi gereğince tamamen onandığını, 2514 sayılı Kanun hükümlerine göre hesapların Sayıştay Kanununun 66.maddesinde düzenlenen süre dışında yargılanmasının ve hükme bağlanmasının mümkün olmadığını 2001 yılı hesaplarının tamamının 832 sayılı Kanunun 66 maddesi gereğince tamamen onanması gerektiğini belirttikten sonra ilamın birinci maddesi ile ilgili olarak, yapılan ödemelerin usul ve yasaya uygun olduğunu vergi kesintisi yapılmasına gerek olmadığını,Sayıştay 7.Dairesi tarafından tazmin hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Dilekçinin zamanaşımı ile ilgili iddialarına ilişkin olarak rapor dosyası ve eklerinin incelenmesinde; İdare Hesabı Cetvellerinin Sayıştay’a geldiği 13.08.2002 tarihinden itibaren iki yıl içinde yargılama yapılmadığından ,832 sayılı Sayıştay Kanunun 66ncı maddesi uyarınca hükmen musaddak hale gelen İzmir Selçuk Belediyesi Saymanlığının 2001 yılı hesabına dahil olup bu defa İçişleri Bakanlığı Kontrolörü Gökhan Gülkan tarafından düzenlenen teftiş layihasında yer alan mali işlemlerin 832 sayılı Kanunun geçici 8 ve 9 uncu maddeleri ile 2514 sayılı Kanunun 68 inci maddesi uyarınca Layihada yer alıp Belediye Meclisi Kararı ile ihtilaflı duruma gelen konularla sınırlı olmak üzere yapılan kısmi denetim sonucu düzenlenen ve yargılamanın iadesi yoluyla görüşülmesine ilişkin raporun incelenmesinde söz konusu istemin süresi içinde yapıldığı anlaşılmakla; önce 832 sayılı Sayıştay Kanununun 75 nci maddesinde uyarınca teftiş layihasında yazılı konularla sınırlı olmak üzere aynı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca yargılamanın iadesine karar verildikten sonra yapılan yargılama sonucunda 06.06.2006 tarihli 946 sayılı ilamın düzenlendiği anlaşılmıştır.
832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 66 ncı maddesinde, saymanların hesaplarının Sayıştay’a noksansız verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yargılanmadığı takdirde hükmen onanmış sayılacağı, 74 üncü maddesinde ise, yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresinin ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıl olduğu,bu sürenin hükmen onanmış hesaplarda hesabın onandığı tarihten itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.
Saymanlığın 2001 mali yılına ait idare hesabı 13.08.2002 tarihinde Sayıştay’a intikal ettiğinden ,saymanlığın 2001 mali yılı hesabı Sayıştay Kanunu’nun 66 ncı maddesi uyarınca 13.08.2004 tarihinde hükmen musaddak hale gelmiştir.Hükmen onanan sayman hesaplarında yargılamanın iadesi süresi hükmen onama tarihinden itibaren beş yıl olduğuna göre bu süre saymanlığın sözü edilen yıla ait idare hesabı için 13.08.2009 tarihinde dolacak olmakla birlikte Sayıştay 7.nci Dairesinin bu süre dolmadan, İçişleri Bakanlığı Kontrolörü Gökhan Gülkan tarafından düzenlenen teftiş layihasında yer alan 2001 yılı mali işlemlerinin 832 sayılı Kanunun geçici 8 ve 9 uncu maddeleri ile 2514 sayılı Kanunun 68 inci maddesi uyarınca Layihada yer alıp Belediye Meclisi Kararı ile ihtilaflı duruma gelen konularla sınırlı olmak üzere yapılan kısmi denetim sonucu düzenlenen ve yargılamanın iadesi yoluyla görüşülmesine ilişkin raporun 06.06.2006 tarihinde 832 sayılı Sayıştay Kanunun 75 nci maddesi uyarınca teftiş layihasında yazılı konularla sınırlı olmak üzere aynı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca yargılamanın iadesine karar vererek sonuçlandırmasında zamanaşımı bakımından yasaya aykırı bir husus teşkil etmemektedir.Bu nedenle dilekçinin zamanaşımı yönündeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Konunun esasını teşkil eden tazmin hükmü Mülkiye Müfettişlerince yürütülen inceleme sırasında imar planları, plan tadilatları, bilumum imar mevzuatı ve inşaat ruhsatı konularıyla ilgili 12 konuda görevlendirilen bilirkişilere ödenen ücretlerden gelir ve damga vergisi kesintilerinin yapılmaması nedeniyle verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, aynı maddenin 3’üncü fıkrasının 5’inci bendinde, bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jurisi üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin de ücret sayıldığı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, aynı Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” hükmüne yer verilmiş olup, aynı fıkranın birinci bendinde ise, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61’nci maddede yazılı olup, ücret sayılan ödemelerden, (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104’üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Dilekçi talebinde, yapılan ödemelerin Teftiş Kurulu Başkanlığının yazıları üzerine yapıldığını ve yapılan uygulamanın usul ve yasaya uygun olduğunu ifade etmiş ise de, yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere bilirkişilere yapılan ödemeler ücret niteliğinde olduğundan, görevlendirilen bilirkişilere yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun IV-Makbuzlar ve diğer kağıtlar bölümünün 1/h fıkrasında da, kişiler tarafından belli parayı mutazammın olarak resmi dairelere verilen makbuz ve ibra senetleri ve resmi daireler hesabına ödenen paralar hakkında müteaddit nüsha olarak bankalara verilen makbuz senetlerinin mezkur dairelere ait nüshalarının binde 7,5 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı belirtildiğinden görevlendirilen bilirkişilere yapılan ödemeler üzerinden binde 7,5 nispetinde damga vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 946 sayılı ilamın 1.maddesi ile 93.600.000 –Liraya ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 18.09.2007 tarih ve 29502 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:44