Sayıştay 7. Dairesi 28062 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

28062

Karar Tarihi

19 Eylül 2006

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 1999

  • Daire: 7

  • Dosya No: 28062

  • Tutanak No: 28808

  • Tutanak Tarihi: 19.09.2006

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

1555 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Başkale Müftülüğü personeli-maaş bordrolarına; istifa etmiş, askere gitmiş veya başka yere atanmış kişilerin ilave edilmesi sonucu hazine zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde; Yargılama konusu hazine zararı ile ilgili olarak, dosyada mevcut Başkale Cumhuriyet savcılığının ek takipsizlik kararı ile cezai yönden sorumsuzluğunun kesinleşmiş olduğunu. Her ne kadar bahse konu kararın, sayın dairenin mali yönden yargılama yetkisini ve mali sorumluluklarını etkileme kabiliyeti bulunmuyorsa da, olayın maddi gelişimi yönünden idari soruşturmanın, yapılan savcılık kovuşturmasının, diğer sorumluların beyanları ve diğer deliller karşısında mali sorumsuzluğunu da izah ettiği kanısında olduğunu. Bu nedenle öncelikle bahse konu idari soruşturma ve takipsizlik kararının göz önünde bulundurulması gerektiğini. Aşamalarda ilgili makamlara verdiği ve sayın mahkeme dairesine de sunduğu savunmalarında arz ettiği gibi, bahse konu yersiz ödemelerin yapıldığı ve hazine zararına sebep olunduğu tarihlerde, mal müdürlüğü görevine şartları uymadığı halde tedviren yürüttüğünü. Ayrıca asıl kadro statsünün Başkale Mal Müdürlüğü Gelir Şefliği olduğunu. Bu aşamada, Başkale müftülüğünde mutemet Mehmet BAYKARA’nın, işten ayrılmış istifa etmiş veya askere gitmiş ve ayrılmış kişilere ait personel maaş bildirimlerini ve personel işe başlama ve işten ayrılma belgelerini sahte olarak tanzim ederek tahakkuk birim amirlerine de imzalatarak saymanlığımıza intikal ettirdiğini. Burada sorumlu mutemedin, özel bir çaba ile işin açığı çıkmasını önleyecek her türlü hileli vasıtalarla öncelikle kendi kurum amirini(tahakkuk birim amiri) de yanıltarak, sahte belgeleri görünüşte kanuna uygun olarak saymanlığa sunmuş olduğunu. Özellikle daire tahakkuk birim amirini bile kuruma bağlı personel sayısı ve personel hareketleri konusunda yanıltmayı başararak, bahse konu maaş belgelerini saymanlığa sunduğunu, Saymanlığın bundan sonra yapacağı işin personel işe başlama ve işten ayrılma belgesi ve personel maaş bildirimi ve eklerini incelemek ve ödeme işlemine işlerlik kazandırmak olduğunu, Keza zikrettiği belgeler dışında, kurum içindeki personel hareketlerini başka bir biçimde saptamalarının ve meydana gelen sahtecilik olayını önlemelerinin mümkün olmadığını. Yine kurumun bu belgeler dışında personel hareketlerine ilişkin herhangi bir belge sunma zorunluluğu olmadığı gibi kendilerinin de yasal olarak talep etme durumu bulunmadığını, Öte yandan dikkat edildiğinde olayın özelliği gereği maaş gününe az bir süre kala müftülük ve diğer tüm kurumların benzer evraklarına işlerlik kazandırılmakta olduğunu, iş yoğunluğu içinde, mutemedin çeşitli hileli vasıtalarla kurum amirine tasdik ettirdiği, kurum amiri düzeyindeki tahakkuk birim amirinin tasdik ve ibraz eylediği, belgelere güvenerek işlem tesisinden başka bir seçeneklerinin olmadığını, mali sorumluluğun başat kriterinin, "kusur" varlığı olduğunu. Bunun anlamının tazmin sorumluluğunun doğması için belli bir düzeyde de olsa bir kusurun varolması gerektiği olduğunu. Mali sorumluluğunun değerlendirilmesinde kusurunun bulunduğunun iddia edilmesi için, "hayatın olağan akışı içinde normal bir benzer durumda beklenecek objektif ortalama özen" yüküne dikkat edilmesi gerektiğini, Hâlbuki arz ettiği olayın oluşu, zararın meydana gelişi ve iş yoğunluğunda, bahse konu hazine zarının önlenmesinin kendinden objektif olarak beklenemeyeceğinin açık olduğunu, öte yandan hukuki(mali) sorumlulukta kusursuz sorumluluğun istisnai ve özel bir durum olduğunu. Özellikle şahsının dahil olmadığı ve sırf işlem zinciri içinde çeşitli aşamalardan geçmiş bir belgede imzasının bulunması sebebi ile mali olarak sorumlu tutulmasının, yukarıda arzettiği sorumluluk ilkelerine aykırı düşeceği gibi , özen yükümlülüğünün abartılması ve idari işlemlerin yürüyüşünde aksaklık sonucunu meydana getireceğini, belirterek adına çıkarılmış tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Dilekçi dilekçesinde ceza davasına ilişkin olarak savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, olayda kastının olmadığının ortada olduğunu, mutemedin tahakkuk memuru olan idari amirlerini de kandırarak imzalattığı belgeler üzerinde kendisinin başkaca yapabileceği bir incelemenin fiilen imkansız olduğunu belirtmekte ise de;

1050 sayılı kanunun “SAYMAN VE SAYMAN MUTEMETLERİNİN SORUMLULUĞU “ başlıklı 14. maddesinde; "Saymanlar, aldıkları ve elden çıkardıkları nakit ve mallardan ve görevlerine ilişkin her türlü işlemlerden sorumlu olup hesaplarını bu Kanunda yazılı esaslar çerçevesinde Sayıştay’a vermekle yükümlüdürler …….”, “SAYMAN İNCELEMESİ” başlıklı 81. maddesinde; “Saymanlarca bütçeye ilişkin bir giderin ödenmesinin, ita amiri tarafından imzalanmış bir verile emri veya kredi senedine dayanması gerekir. Saymanların verile emirlerinde yapacakları inceleme:

A- Giderin kendisine verilen yetki içinde olması,

B- Giderin bütçedeki tertibine uygunluğu,

C- Verile emrine bağlı yüklenme ve gerçekleştirme belgelerinin tamam olması,

D- Maddi hata bulunmaması,

H- Giderin kanunlar, tüzükler ve kararlar hükümlerine uygunluğu,

V- Hak sahibinin kimliği,

hususlarına aittir………” denmekte olup, kanunun yukarı alınan ilgili maddeleri çerçevesinde saymanın tahakkuk dairesi mutemedi tarafından yapılan yasal olmayan işlem dolayısıyla ortaya çıkan hazine zararından sorumlu tutulmaması yönündeki talebi yerinde görülmemektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dilekçi iddialarının reddi ile 1555 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 19.09.2006 tarih ve 28808 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim