Sayıştay 6. Dairesi 848 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirler
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
848
8 Şubat 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 6
-
Karar Tarihi: 08.02.2022
-
Karar No: 848
-
İlam No: 435
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2014
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Emlak Vergisi
…. tarihli ve …. sayılı İlamın 1’inci maddesiyle tazminine hükmolunan konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 60’ıncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince yargılamanın iadesi yoluyla görüşülmesine karar verildi.
Anılan ilamın 1’inci maddesinde;
Sorguya konu .... Projesinde, 6306 sayılı Yasa kapsamında rezerv alanında kalan taşınmazlar için kamulaştırma yapıldığı, söz konusu kamulaştırma kentsel dönüşüm projesi kapsamında olup 3194 sayılı İmar Kanunu’nun imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler başlıklı 13’üncü maddesinde belirtilen umumi hizmetlere ayrılan yerler için yapılmadığı,
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Vergilendirme” başlıklı 39’uncu maddesinde yer alan “Kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur. Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır” hükmüne göre kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden emlak vergisi tarhiyatı yapılması gerektiği,
Ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler” başlıklı 33’üncü maddesinin 6’ncı fıkrasında, taşınmazların kamulaştırılmasının da vergi değerini değiştiren sebepler arasında sayıldığı,
gerekçeleriyle, kamulaştırılan özel mülkiyete ait taşınmazların emlak vergisine esas vergi değerleri ile maliklerine ödenen kamulaştırma bedelleri arasında fark olmasına rağmen bu fark üzerinden emlak vergisi tarhiyatı yapılmaması sonucu kamu zararı tutarı .... TL’nin sorumlular Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) .... ile (Emlak Şefi) ....’na müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmişti.
Bu karar üzerine sorumlular tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca düzenlenen …. tarih ve …. Tutanak Nolu Kararıyla, “.... Belediyesinin …. tarih ve …. Esas ve …. sayılı Kararı ile 1/1000 ölçekli …. Uygulama İmar Planı Revizyonu kapsamında 6306 sayılı yasa ile rezerv alanında kalan ve mülkiyeti .... Belediyesi, .... İl Özel İdaresi, Maliye Hâzinesi ve şahıs mülkiyetinde olan taşınmazların satın alınmasının 5393 sayılı Kanunun 18/e maddesine istinaden uygun olduğuna,
Söz konusu ada ve parsellerin Belediyenin 2011-2015 yılları arası 5 yıllık kamulaştırma programına alınmasının 3194 sayılı Kanunun 10’uncu maddesine istinaden uygun olduğuna, karar verildiği;
Bunun üzerine, kamulaştırılan özel mülkiyete ait taşınmazların emlak vergisine esas vergi değerleri ile maliklere ödenen kamulaştırma bedelleri arasında fark olmasına rağmen cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılmadığı görülmüştür.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Vergilendirme” başlıklı 39’uncu maddesinde “Kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur. Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır.” denilmektedir.
Buna göre, kamulaştırma yetkisine haiz idarelerce yapılan kamulaştırmalarda, kamulaştırma bedeli, ilgili taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisini tarhına esas değerinden fazla ise, aradaki fark üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere emlak vergisi tarh olunur.
3194 sayılı İmar Kanununun “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.” denilmektedir.
Aynı Kanunun “İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler” başlıklı 13’üncü maddesinde;
“İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.
Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.” denilmektedir.
İmar Kanunu’nun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin (h) bendinde ise “Umumi Hizmetlere Ayrılan Miktar” tanımı;
“Bir düzenleme sahasında yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tâbi olmayan alanlar ile cami, karakol yerleri ve ilgili tesisler için ayrılan alanların tümüdür.” şeklinde yapılmıştır.
Yukarıda yazılı mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere imar planı yürürlüğe girdikten sonra belediye meclisince 5 yıllık imar programı onaylanmaktadır. İmar programına göre ilgili kamu kuruluşlarınca kamulaştırılacak alanların kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Kamulaştırma programına alınma şartı, kamulaştırılacak alanların kamu hizmet tesislerine tahsis edilmesidir. Emlak vergisi ödemesinin durdurulma şartı ise, kamulaştırma yapılacak alanın imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler arasında bulunmasıdır. Umumi hizmetlere ayrılan yerler ise yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi ortak kullanım alanlarıdır.
İlam konusu edilen hususta yapılan kamulaştırmalar, .... Projesinde 6306 sayılı Yasa kapsamında rezerv alanında kalan taşınmazlar için yapılmıştır. Yani kamulaştırmalar belli bir bölgede yapılacak olan kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılmıştır. Anlaşılacağı üzere yapılan kamulaştırmalar umumi hizmetlere ayrılan yerlerden değildir.
Bu nedenle, kamulaştırma işlemi Meclis tarafından alınan kararla 3194 sayılı İmar Kanununun 10’uncu maddesine göre yapıldığından dolayı aynı Kanunun 13’üncü maddesine göre emlak vergisini kamulaştırma yapan kurumun ödemesi gerektiği ve kamulaştırmayı da Belediye yaptığından emlak vergisi tahakkuk etmeyeceği iddiası yerinde görülmemiştir.
Ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33 üncü maddesinde, bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi de vergi değerini tadil eden sebepler arasında sayılmıştır. Buna göre, taşınmazın kamulaştırılması da vergi değerini değiştiren sebepler arasındadır. Dolayısıyla vergi değeri değiştiğinden kamulaştırma bedeli üzerinden emlak vergisi tarhiyatı yapılması gereklidir.
Diğer yandan, alınan meclis kararında dilekçede iddia edildiğinin aksine imar programına ilişkin bir husus bulunmamakta; kamulaştırma programından bahsedilmektedir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek …. sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,” karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan tasdik kararı sonrası sorumlular tarafından gönderilen yargılamanın iadesi talebine ilişkin dilekçe üzerine Uzman Denetçi …. tarafından düzenlenen …. tarihli Ek Raporun Dairemizde yargılanması sonucunda çıkarılan …. tarih ve D6/….-…. sayılı kararımızda;
Söz konusu tazmin hükmüne istinaden ....’in maliki olduğu …. Mahallesi …. ada …. parsel, …. ada …. parseller, ….ada …. parseller, …. ada …. ile …. parseller ve …. ada …. ile …. parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedeli ile emlak vergisine esas değeri arasındaki fark üzerinde emlak vergisi tarhiyatı yapıldığı,
Adı geçen mükellefin söz konusu işleme karşı .... 1. Vergi Mahkemesinde açtığı dava sonucunda anılan Mahkemece …. tarihli ve E: 2016/…., K: 2017/…. sayılı kararla dava konusu tarhiyatın kaldırılmasına karar verildiği,
Bu karara karşı anılan Belediye tarafından …. Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesine yapılan istinaf başvurusu üzerine anılan Vergi Dava Dairesince …. tarihli ve E: 2017/…., K: 2017/…. sayılı kararla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği,
Yine …. ve ….’nın malik oldukları taşınmazların kamulaştırma bedeli ile emlak vergisi değeri arasındaki fark üzerinde yapılan emlak vergisi tarhiyatı işlemlerine karşı adı geçen mükellefler tarafından .... 1. Vergi Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkeme tarafından …. tarihli ve E: 2016/…., K: 2017/…. sayılı ve E: 2016/…., K: 2017/…. sayılı kararlarla bu tarhiyatın kaldırılmasına karar verildiği, bu kararlara karşı …. Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesine yapılan istinaf başvuruların anılan Vergi Dava Dairesince …. tarihli ve E: 2017/…., K: 2018/…. sayılı ve E: 2017/…., K: 2018/…. sayılı kararlarla kesin olarak reddine karar verildiği,
belirtilerek 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 60’ncı maddesi hükmü uyarınca yargılamanın iadesi yoluyla söz konusu tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunulmuş ise de;
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 60’ncı maddesinin birinci fıkrasında, vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştayın kesinleşmiş kararları arasındaki uyuşmazlıklarda, ilgililerin başvuruları üzerine Sayıştay kararının yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek uyuşmazlığın Danıştay kararı doğrultusunda giderileceğinin hükme bağlandığı,
Somut olayda ise; ....’in maliki olduğu taşınmazlara ilişkin yapılan emlak vergisi tarhiyat işlemi ile ilgili olarak …. Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesince verilen …. tarihli ve E: 2017/…., K: 2017/…. sayılı istinaf başvurusunun reddi kararının Belediye lehine bozulması için Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulmuş, ancak bu temyiz başvurusu Danıştayca henüz karara bağlanmadığı, söz konusu tazmin hükmünün anılan Kanun hükmü uyarınca yargılamanın iadesi yoluyla görüşülebilmesi için, yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştayca verilecek kesinleşmiş karara ihtiyaç olduğu,
Bu nedenle, söz konusu temyiz başvurusu ile ilgili olarak Danıştayca verilecek kesinleşmiş kararın gönderilmesi için .... .... Belediye Başkanlığına yazılmasına karar verilmişti.
Bu defa, .... .... Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilen …. tarih ve …. sayılı yazıdan, Danıştay 9’uncu Dairesinin …. tarih ve 2018/…. E., 2021/…. K. sayılı kararıyla .... 1. Vergi Mahkemesi Kararının temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
.... 1. Vergi Mahkemesinin, “2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 39’uncu maddesinde, emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde aradaki farkın emlak vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmakla birlikte, kamulaştırma bedeli ile emlak vergi değeri arasındaki fark üzerinden yapılması gereken tarhiyatın kamulaştırmayı yapan idare adına yapılması gerektiğinden, davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmemiştir.” kararı Danıştay 9’uncu Dairesince onanmışsa da;
İlam konusu edilen hususta yapılan kamulaştırmalar, .... Projesinde 6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv alanında kalan taşınmazlar için yapılmıştır. Yani kamulaştırmalar belli bir bölgede yapılacak olan kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılmıştır. Dolayısıyla yapılan kamulaştırmalar umumi hizmetlere ayrılan yerlerden olmadığından taşınmazların emlak vergisine esas vergi değerleri ile maliklerine ödenen kamulaştırma bedelleri arasındaki fark üzerinden emlak vergisi tarhiyatı yapılması gerekmektedir.
Bununla birlikte, Anayasa’nın 160’ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” hükmü kapsamında 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlık hali” başlıklı 60’ıncı maddesinde, “(1) Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştayın kesinleşmiş kararları arasındaki uyuşmazlıklarda, 52 nci maddede belirtilen ilgililerin 56 ncı maddedeki esas ve usuller dairesinde başvuruları üzerine Sayıştay kararı yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek uyuşmazlık Danıştay kararı doğrultusunda giderilir.
(2) Uyuşmazlığın bulunmadığı hakkındaki Sayıştay kararına karşı 52 nci maddede belirtilen ilgililerce Danıştaya başvurulduğu takdirde, bu hususa ilişkin Danıştay kararına uyulur.
(3) Uyuşmazlığın mevcut olmadığı tespit edilinceye kadar Sayıştay ilamının yerine getirilmesi durdurulur.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenleme kapsamında, Sayıştay ile Danıştay’ın vergi, benzeri mali yükümlülüklerle ilgili kararları arasındaki uyuşmazlıkların Danıştay kararı doğrultusunda giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle anılan ilamın 1’inci maddesiyle karar verilen .... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün sorumlular Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) .... ile (Emlak Şefi) ....’nun uhdelerinden kaldırılmasına,
Yersiz tahsil edilen …. TL’nin ilgililerine iade edilmesine,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45