Sayıştay 6. Dairesi 820 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

820

Karar Tarihi

19 Ağustos 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 6

  • Karar Tarihi: 19.08.2021

  • Karar No: 820

  • İlam No: 303

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sosyal Denge Tazminatı

… tarihli ve … sayılı ilamın …’nci maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.

Anılan İlamın …’nci maddesiyle, … Belediyesinde vekaleten müdürlük görevini yürüten personele mevzuatın öngördüğü tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle neden olunan kamu zararı tutarı …-TL’nin tazminine karar verilmişti.

Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan (Mali Hizmetler Müdür V.) … tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulun … tarih ve … tutanak sayılı İlamının …’nci maddesiyle;

Sorumluluk Yönünden;

… sayılı İlamın …’nci maddesiyle verilen tazmin kararında sorumlu tutulan kişilerin sadece ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkililerinden ibaret olduğu, sözleşmeyi Belediye adına imzalayan görevlilerin sorumlu tutulmadığı, bu çerçevede;

  • … döneminde yürürlükte bulunmak üzere akdedilen sözleşmeyi Belediye adına imzalayan … Belediye Başkan Yardımcıları … ve …’in,

-… döneminde yürürlükte bulunmak üzere akdedilen sözleşmeyi Belediye adına imzalayan … Belediye Başkan Vekili …’ın,

imzaladıkları sözleşmelerin uygulandıkları dönemle ilgili olarak sorumluluğa dahil edilmeleri gerektiği,

… sayılı İlamda, Belediyenin … yılında sosyal denge ödemesi konulu tüm ödeme emri belgelerinde muhasebe yetkililerinin harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ile birlikte sorumlu tutulmuş olduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun muhasebe yetkililerinin sorumluluğunu düzenleyen 61’inci maddesi kapsamında muhasebe yetkililerinin görev, yetki ve dolayısıyla sorumluluklarının yetkililerin imzası, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tam olması, maddi hata bulunup bulunmadığı ve hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle sınırlı olarak düzenlediği, bu nedenle muhasebe yetkililerinin bu konulardaki görevlerini yerine getirip getirmediği hususunun her bir ödeme emri belgesi bazında ele alınarak muhasebe yetkilisinin bu ödeme emri belgesiyle ilgili olarak sorumluluğa dahil olup olmadığının belirlenmesi gerektiği,

Sorumlulardan …’in muhasebe yetkilisi olarak imzasının sadece … ve … no.lu ödeme emri belgelerinde bulunduğu ve söz konusu ödeme emri belgelerine tekabül eden toplam kamu zararı tutarı … TL olduğu halde ilamda …’in … TL’den sorumlu tutulduğu, bu durumda …’in sosyal denge tazminatı ödemeleriyle ilgili olarak muhasebe yetkilisi sıfatıyla üzerinde imzasının bulunduğu … ve …no.lu ödeme emri belgelerinde 5018 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında sorumluluğu bulunduğu sonucuna varılsa bile, adı geçen kişinin sorumlu tutulduğu tutarın hatalı olması nedeniyle … sayılı ilam hükmü sorumluluk dağıtımı yönüyle hata içerdiğinden bu durumun düzeltilmesi gerektiği,

Esas Yönünden;

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Geçici 14’üncü maddesine göre düzenlenen yeni sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen ortalama aylık ücret aynı Kanun’un 32’nci maddesine göre toplu sözleşmede belirtilen tavan tutarı aşıyorsa, bu maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki personele ödenen ortalama aylık ücretin tavan tutar olarak esas alınabileceği,

Bu çerçevede, … Belediyesi ile ilgili sendika arasında 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan sözleşme ile … yılı içerisinde uygulanan sosyal denge tazminatı sözleşmelerine göre, Geçici 14’üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11.04.2012 tarihinde Belediyede vekil müdürlere fiilen ödenen sosyal denge tazminatının … TL olduğu,

… yılının ilk altı aylık dönemi içerisinde en yüksek devlet memuru aylığı 912,55 TL, ikinci altı aylık dönemi içerisinde ise 975,70 TL olduğundan kamu zararı tablosu hazırlanırken tavan tutarın … yılının ilk altı aylık dönemi için … TL, ikinci altı aylık dönemi için en yüksek devlet memuru aylığı olan … TL esas alınarak hazırlanması gerektiği,

…'in Destek Hizmetleri Müdür Vekili olarak geçici görevlendirilmiş olduğu, aslında kadrosunun İl Özel İdaresinde olduğu, … Belediyesinden “müdür iyileştirme ücreti” adıyla … TL sosyal denge tazminatı alan …’in, İl Özel İdaresinden de sosyal denge tazminatı ödemesi almakta olduğunun ödeme emri belgelerinin eklerinden açıkça görüldüğü, ancak ödeme emri belgeleri veya idare hesabında herhangi bir bilgi bulunmadığından bu kişinin İl Özel İdaresinden aldığı sosyal denge tazminatının tutarının bilinmediği,

… sayılı ilamın kamu zararı tablosunda ise, …’e ödenen sosyal denge tazminatının İl Özel İdaresi ve Belediye tarafından ödenen toplam tutarın …Belediyesindeki diğer müdür vekilleri gibi … TL olarak esas alındığı ve bu tutarın tavan tutarı aşan kısmının kamu zararı olarak değerlendirildiği, ancak somut olayda ilgilinin İl Özel İdaresinden gerçekte aldığı sosyal denge tazminatı tutarı bilinmediğinden sosyal denge tazminatı toplam tutarının … TL olduğunun sabit olmadığı, bu durumda …’e yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri dolayısıyla kamu zararı oluşup oluşmadığının, oluşmuşsa tutarının bilinmediği, kamu zararı tablosunun ahiz … ile ilgili kısmının kesin bilgi ve belgeye dayanılarak netleştirilmesi suretiyle kamu zararı tablosunun yeniden hazırlanması gerektiği,

ifade edilerek söz konusu tazmin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Asıl İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan …, Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … ve Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvuruları üzerine ise anılan Kurul … tarihli ve …, … ve … tutanak sayılı ilamlarıyla, söz konusu tazmin hükmüne karşı asıl ilamda Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan …’nın temyiz başvurusu üzerine düzenlenen … tarih ve … tutanak sayılı ilam ile hüküm bozulduğundan Kurulca yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olan bahse konu dosyaların gereği yapılmak üzere bozma kararı verilen dosya ile birleştirilerek Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.

Temyiz Kurulunun anılan kararlarına istinaden Dairemize havale edilen dosyalar ve konuya ilişkin Denetçi tarafından düzenlenen … tarihli ek rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda;

… Belediyesinde görev yapan müdür vekillerine … yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla sosyal denge tazminatı ödemesi yapıldığı görülmüştür.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’nci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde, “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde, “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümlerine yer verilmiştir. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı Dördüncü Bölümü’nün “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde, “4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2017” şeklinde uygulanır.” denilmek suretiyle 31.12.2015 ifadesi 31.12.2017 olarak değiştirilmiştir.

Yukarıda yer verilen 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine dayanılarak akdedilen Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2017 ve 2018 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme’nin ‘‘Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’’ başlıklı dördüncü bölümünün 1’inci maddesinde ise Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) yüzde yüzü olarak belirlenmiştir.

Anılan hükümlere göre; 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2017 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan tutarı olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle, 31.12.2017 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile ilgili personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların mali hakların artırılması veya yeni mali hak kalemleri ihdas edilmesi suretiyle genişletilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.

Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme çerçevesinde 2017 yılında sosyal denge tazminatı tavan tutarı;

-01/01/2017-30/06/2017 tarihleri arasında aylık brüt 912,55 TL,

-01/07/2017-31/12/2017 tarihleri arasında ise aylık brüt 975,70 TL olarak belirlenmiştir.

… Belediyesi ile ilgili sendika arasında 2011 yılında imzalanan ve … tarihleri arasında yürürlükte olan sözleşmenin “Aylık Sosyal Denge” başlıklı 18’inci maddesi uyarınca müdür vekillerine … TL + memurlara … TL olmak üzere … TL ödeme yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla, müdür vekilleri için 2011 yılında imzalanan sözleşme çerçevesinde ödenmesi öngöülen sosyal denge tazminatı tutarı 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı Dördüncü Bölümü’nün 1’inci maddesi uyarınca 2017 yılının ilk 6 ayı için belirlenen tavan tutardan daha yüksek olduğundan 01.01.2017-30.06.2017 tarihleri arasındaki sosyal denge tazminatı tavan tutarının 2011 tarihli sözleşme çerçevesinde yer verilen mali haklara göre belirlenmesi gerekir. 2017 yılının ikinci altı aylık döneminde ise, 2011 tarihli sözleşme uyarınca ödenmesi öngörülen … TL tutarındaki sosyal denge tazminatı Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme ile 2017 yılının ikinci altı aylık dönemi için belirlenen tavan tutardan daha düşük olduğundan 01.07.2017-31.12.2017 arasındaki dönem için sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme’de 2017 yılının ikinci altı aylık dönemi için belirlenen tavan tutar olabilecektir.

Sorgu konusu olayda ise, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca tavan tutarın 2017 yılının ilk altı ayı için 2011 tarihli sözleşme çerçevesinde öngörülen mali haklara göre, ikinci altı aylık dönemi için ise 2016-2017 yıllarına ilişkin 3. Dönem Toplu Sözleşme’nin ikinci altı aylık dönemi için belirlenen tavan tutara göre belirlenmesi gerektiği ve bu tutarların üzerinde ödeme yapılamayacağı halde, 2017 yılında müdür vekilleri için belirlenen sosyal denge tazminatının mevzuatta öngörülen sınır aşılarak ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunmuştur.

Sayıştay Temyiz Kurulunun … tarih ve …tutanak sayılı Kararında ifade edilen Destek Hizmetleri Müdürü …’e ödenen sosyal denge tazminatı konusuna ilişkin olarak,

Kadrosu İl Özel İdaresinde bulunan adı geçen kişi … Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirilmiş olup, ilgiliye … Belediyesinden “müdür iyileştirme ücreti” başlığı altında ödenen …-TL sosyal denge tazminatının yanında İl Özel İdaresinden de sosyal denge tazminatı ödendiği ve söz konusu tutarların kamu zararı tablosuna ilişkili ödeme emri belgeleriyle uyumlu biçimde şekilde yansıtıldığı görülmüştür.

Bu çerçevede, her ne kadar Denetçi tarafından asıl yargılamaya esas raporun 2’nci maddesiyle kamu zararı …-TL olarak hesaplanmışsa da, Denetçisi tarafından düzenlenen ek raporda anılan Temyiz Kurulu kararında ifade edilen ve yukarıda yer verilen hususlar uyarınca yapılan hesaplama sonucunda … Belediyesinde görev yapan müdür vekillerine … yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle …-TL kamu zararına neden olunduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar savunmalarda sorguda yer alan ödemelere esas sosyal denge sözleşmesinin … tarihleri arasında yürürlükte olan bir önceki sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu ifade edilmişse de; … yılında imzalanan sosyal denge sözleşmelerinin mali haklara ilişkin hükümlerinde tutar bazında artışa gidildiği ve ödeme kalemlerinin ünvan bazında da çeşitlendirildiği görülmekte olup, bunun yanı sıra sözleşmelerin yürürlük tarihleri de açıkça düzenlenmek suretiyle önceki sözleşmelerin yürürlüklerinin sona erdiği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla yeni sözleşmelerin eski sözleşmenin devamı olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki savunmaların kabul edilmesi mümkün değildir.

Konunun sorumluluk yönüyle değerlendirilmesine gelince,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61’inci maddesinde;

“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.

Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Hazine ve Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.

Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.

Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.

Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır. (Ek cümle: 22/12/2005-5436/10 md.; Değişik: 24/7/2008-5793/35 md.) Muhasebe yetkililerinin görev ve yetkilerinin yardımcılarına devredilmesine, muhasebe yetkililerinin herhangi bir nedenle görevlerinden ayrılmalarında muhasebe hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin düzenleme yapmaya ve sertifika sınavlarına girmeye hak kazanılması bakımından muhasebe yetkilisi yardımcısı eşiti görevleri belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.

…”

denilmektedir.

Buna göre muhasebe yetkililerinin görev ve yetkileri çerçevesindeki sorumlulukları yetkililerin imzası, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tam olması, maddi hata bulunup bulunmadığı ve hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle sınırlıdır. Yetkililerin imzasının eksik olması halinde ödeme yapılamayacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Anılan mevzuat hükmü çerçevesinde kendisine atfedilen görevlere aykırı hareket edilmesi sonucunda ortaya çıkan kamu zararından muhasebe yetkililerinin de sorumlu tutulması gerektiği açıktır.

Sorgu konusu olayda, Muhasebe Yetkilisi …’in … ve … no.lu ödeme emri belgelerinde, diğer Muhasebe Yetkilisi olan …’nın ise … no.lu ödeme emrinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinin imzası olmadığı halde ödeme yaptığı görüldüğünden, ilgililerin söz konusu ödeme emri belgeleriyle sınırlı olarak oluşan kamu zararında sorumlulukları bulunmaktadır.

Öte yandan, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde kamu zararı “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup kamu zararının kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda oluşması, başka bir ifadeyle kamu zararı ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması gerektiği hükme bağlanmıştır. Belediye tarafından mevzuatta belirtilen tavan tutarın üzerinde yapılan sosyal denge ödemeleri ile bu ödemelerin dayanağını oluşturan sosyal denge sözleşmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmakta olup, müdür vekillerine yapılan sosyal denge ödemelerinin mevzuatta belirlenen tavan tutarın üzerinde olması bu sözleşmelerin doğrudan sonucudur.

Dolayısıyla, sosyal denge sözleşmelerini Belediye adına imzalayan kişiler bu sözleşmeler kapsamında oluşan kamu zararından sorumludurlar. Bu çerçevede, sosyal denge ödemelerinin dayanağı olan;

… döneminde yürürlükte bulunmak üzere akdedilen sözleşmeyi Belediye adına imzalayan … Belediye Başkan Yardımcıları … ve …’in,

… döneminde yürürlükte bulunmak üzere akdedilen sözleşmeyi Belediye adına imzalayan … Belediye Başkan Vekili …’ın imzaladıkları sözleşmelerin uygulandıkları dönemlerle ilgili olarak oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

Öte yandan, Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumulukları ise 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un;

“Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ve gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatının bütçe ilk eve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasndan ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

“Giderin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde, “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli arafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.”,

hükümleri yer almaktadır.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Kararı’nın “Sorumlular” başlıklı 3’üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumuluklarına yer verilmiş ve ödeme emri belgesini düzenlemekle görevli olan gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğu ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu oldukları ifade edilmiştir.

Anılan mevzuat uyarınca harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri giderin gerçekleşmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılan harcama nitelik itibari ile hukuka aykırı ise söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmaları gerekir. Dolayısıyla belediye ile ilgili sendika arasında imzalanan ve mevzuata aykırı olan sözleşme hükümlerine göre harcama sürecini yürüten harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, sorgu konusu …-TL’nin,

…-TL’si için ilişilecek husus bulunmadığına,

Kamu zararı olduğu anlaşılan ve … Belediyesinde görev yapan müdür vekillerine 2017 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla sosyal denge tazminatı ödemesi suretiyle neden olunan …-TL’nin;

… TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) … ve Muhasebe Yetkilisi (Mali Hiz. Md. Vk.) …’e,

…-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Harcama Yetkilisi (Bel. Bşk. Yrd. Vk.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Yazı İşl. Md. Vk.) …’a,

…-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Muhasebe Yetkilisi (Mali Hiz. Md. Vk.) … ve Harcama Yetkilisi (Yazı İşl. Md. Vk.) …’a,

…-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Üst Yönetici (Belediye Bşk. Yrd.) …, Harcama Yetkilisi (Bel. Bşk. Yrd. Vk.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Yazı İşl. Md. Vk.) …’a,

…-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Üst Yönetici (Belediye Başkan Yrd.) …, Harcama Yetkilisi (Yazı İşl. Md. Vk.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Mühendis) …’e,

…-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkan V.) …, Harcama Yetkilisi (Yazı İşl. Md. Vk.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Mühendis) …’a,

müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Üye …’un karşı oy gerekçesi:

Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; “(1) Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.

Bu bağlamda, 4688 sayılı Kanun’un “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenebilmektedir. Ancak, uygulamada belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “aylık” kavramının dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanan bir tereddüt meydana gelmektedir. Zira toplu sözleşmede bahsedilen aylık kavramı sadece gösterge ve ek gösterge aylıklarının toplamını ifade etmemektedir. Bu tanıma taban aylık ve kıdem aylık tutarının da dahil edilmesi suretiyle sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin tavan tutarın tespit edilmesi gerekir. Çünkü aylık kavramı ve kapsamı 657 sayılı Kanun’un 50 yılı aşkın uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Aşınan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Günümüzde ise kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında aylık ödemesi yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları “Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri,…” olarak tanımlanmıştır.

Buradan hareketle “en yüksek devlet memuru aylığı” kavramını dar anlamda düşünmek ve değerlendirmek günümüz uygulamasındaki gerçekliğe uygun düşmez. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde geçen “… Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu ödemeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir …” ibaresindeki “ortalama aylık ödeme” kavramının da sosyal denge tazminatı ödemelerinin değerlendirmelerinde dikkate alınması gerekir.

Özetle, “en yüksek devlet memuru aylığı”nın geniş anlamda ve güncel yorumu dikkate alındığında, … Belediyesi tarafından personeline ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık tutarlarının kamu zararı meydana getirecek bir meblağa ulaşmadığı değerlendirildiğinden konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmesi gerektiği düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim