Sayıştay 6. Dairesi 814 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

814

Karar Tarihi

17 Ağustos 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 6

  • Karar Tarihi: 17.08.2021

  • Karar No: 814

  • İlam No: 306

  • Madde No: 2

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sosyal Denge Tazminatı

………. tarihli ve ……. sayılı asıl İlamın …’üncü maddesi ile tazmin hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun …….. tarih ve ………. tutanak numaralı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.

Asıl İlamın …’üncü maddesiyle, ………. Belediye Başkanlığı ile ……….. Sendikası (…………) arasında akdedilen ve ………… tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesiyle adı geçen sendikaya üye kadro karşılığı sözleşmeli personele …….. yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle ……….. TL’nin tazminine karar verilmişti.

Bu tazmin hükmüne karşı sorumlu ………… tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna sunulan temyiz dilekçesi üzerine anılan Kurulca düzenlenen …….. tarih ve ………. tutanak sayılı İlamının …’üncü maddesinde özetle,

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanı” başlıklı 37’nci maddesinde Belediye Başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğunun ifade edildiği, bu hükümden hareketle Belediye Başkanının, imzaladığı sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin sözleşmenin temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan Üst Yönetici Belediye Başkanının oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğunun bulunduğu,

5018 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesine bağlandığı, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, harcama yetkilileri sorumlu tutulmuştur. Bu bağlamda mevzuata aykırı yapılan harcamalardan belediye başkanı ile birlikte harcama yetkilisinin/yetkililerinin de sorumlu tutulması gerektiği,

Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu açısından ise söz konusu olayda üst yönetici Belediye Başkanı tarafından imzalanmış bir sözleşme ve kanuna aykırılığı araştırmakla sorumlu harcama yetkilisince verilmiş harcama talimatı varken iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi ile görevli olan ve söz konusu sözleşme ve harcama talimatına uygun işlem yapan ve hayatın olağan akışına göre adı geçen amirlere itiraz edebilmesi de mümkün bulunmayan memur, VHKİ hatta işçi statüsündeki gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa dahil edilmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağı, bu bağlamda sözleşme gereği yapılan harcamalardan gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaması gerektiği,

belirtilerek yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu, ancak ilgililerin sorumluluğa ilişkin itirazlarının kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle ……… sayılı ilamın …’üncü maddesiyle verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

karar verilmiştir.

Aynı tazmin hükmüne karşı sorumlular …… ……. (……… …….) ve …… ……. tarafından yapılan temyiz başvuruları üzerine ise anılan Kurul …….. tarih ve ……., ………. tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararlarında söz konusu tazmin hükmünün ……. tarih ve ……….. tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile bozulduğundan, sorumluların bu maddeyle ilgili itirazları üzerine Kurulca yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olan dosyanın gereği yapılmak üzere ……… tutanak sayılı dosya ile birleştirilerek Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.

Temyiz Kurulunun anılan bozma kararına istinaden Dairemize havale edilen söz konusu dosyanın incelenmesi sonucunda;

……… Belediye Başkanlığı ile ……….. Sendikası (………..) arasında akdedilen ve ……….. tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesiyle adı geçen sendikaya üye kadro karşılığı sözleşme ile çalıştırılan personele ……… yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla tutarda sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.

Sosyal denge tazminatı, 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33’üncü maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 15'inci maddesinde düzenlenerek, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği ve ödenebilecek aylık tutarın, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceğine hükmedilmiştir.

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmiş, ayrıca aynı kanunun Geçici 14’üncü maddesinde de “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” ifadelerine yer verilmiştir. Bununla birlikte, anılan Kanun’un geçici maddesinde esas aldığı 31.12.2015 tarihi, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan Üçüncü Dönem Toplu Sözleşmenin, ‘Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’ başlıklı dördüncü bölümünün 7’nci maddesinde 31.12.2017 tarihine kadar uzatılmıştır.

Bahse konu mevzuata göre, 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2017 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle, 31.12.2017 tarihine kadar ki dönemde, yenilenen sözleşme ile ilgili personele ödenen ortalama aylık meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutar tavan kabul edilecektir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.

……… Belediyesi ile ………. arasında ……. tarihinde sözleşme imzalandığı, söz konusu Sözleşmenin yürürlüğünün …….. ile …… tarihleri arasını kapsadığı, daha sonra ……. ile ……. tarihleri arasını kapsayan yeni bir Sözleşme imzalandığı ve bu Sözleşmenin de yürürlüğünün ………. tarihinde sona ermesi üzerine yürürlük tarihi ……. ile …….. tarihi arası olan yeni bir Sözleşme imzalandığı görülmüştür.

4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesine göre düzenlenen yeni Sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen ortalama aylık ücret, aynı Kanun’un 32’nci maddesine göre toplu sözleşmede belirtilen tavan tutarı aşıyorsa, bu maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki personele ödenen ortalama aylık ücret tavan olarak esas alınabilir. Yani ……… yılı için belirlenen tavan tutarlar yerine, bu tavan tutarların yeni sözleşmeyle aşılması halinde bu maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki tavan tutarlar esas alınabilir. Geçici maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki tavan tutarlar toplu sözleşmedeki tavan tutarlardan daha yüksek olduğundan, yeni tavan tutar sözleşmeye göre hesaplanmaktadır.

Bu nedenle, ……. tarihinde imzalanan ve ……..-……… tarihlerini kapsayan Toplu İş Sözleşmesine göre ödenen tutar daha yüksek olduğu için …… tarihinde imzalanıp ……….-……. tarihlerini kapsayan Toplu İş Sözleşmesine göre ödenen sosyal denge tazminatları geçerli olmak zorundadır.

Buna göre, ilgili Sözleşmenin son yılında personele ödenen ortalama aylık tavan ücret ………. TL şeklinde gerçekleşmiştir. Bu tutar yeni tavan tutar olarak esas alınabileceğinden ……… Belediyesinde sosyal denge tazminatı olarak …….. yılı için en fazla bu tutar ödenebilecektir.

Halbuki, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre imzalanan, ……… ve ………. yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde yerel yönetim hizmet koluna ilişkin tazminat tavanı tutarı ……… üyesi için ………-…… tarihleri arası için aylık ……… TL (…….. TL), ……-……. tarihleri arası için ise aylık …….. TL (……… TL) olmak zorundadır.

Sorumlular tarafından dilekçelerinde, kamu zararı iddiasının iç hukuk kurallarının yanı sıra uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğu, Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ve bu kapsamda ILO’nun 98 sayılı Sözleşmesine atıf yapılarak sorgu konusunun toplu iş sözleşmesine ve sendikal örgütlülüğe müdahale olduğu, ILO Sözleşmelerinde yapılacak olan toplu sözleşmelere ilişkin herhangi bir ücret sınırlamasının yer almadığı, bu savunma ile Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ile ilişki kurularak usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir uluslararası antlaşma olan ILO Sözleşmesi ile Anayasa’nın aynı hükmünün çeliştiği, dolayısıyla ILO Sözleşmesinin esas alınmasının gerektiği, savunmalarının ekinde yer alan Sayıştay Daire Kararları göz önüne alındığında kamu zararına neden olunmadığı ileri sürülmüşse de;

ILO’nun 87, 98 ve 151 sayılı Sözleşmeleri çalışanların toplu sözleşme haklarını güvence altına almak için düzenlenmiştir. Anayasa’nın “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde işçi ve işverenlerin karşılıklı olarak sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip oldukları belirtilmiş, toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağının da kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmış, bu kapsamda 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda gerekli değişiklikler yapılmak suretiyle kamu çalışanlarının kanuni düzenlemelere uygun olmak şartıyla toplu sözleşme yapma hakkı verilmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde ve 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde, kamu görevlilerine sözleşme uyarınca verilecek sosyal denge tazminatının tavan tutarının nasıl hesaplanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu emredici hükümlere aykırı sözleşme düzenlenmesi ve bu sözleşme uyarınca ödenen tazminatların hukuka uygun olduğunun savunulması yukarıda açıklandığı üzere mümkün değildir.

Diğer taraftan, Sayıştay Dairelerince herhangi bir konuda verilmiş kararlar ancak bahsi geçen konu ile ilgili bağlayıcılık taşımakta, 6085 sayılı Kanun’un 58’inci maddesi gereğince sadece Sayıştay Genel Kurulunca alınmış içtihadı birleştirme kararları uygulama açısından benzer nitelikteki hususlarda bağlayıcı olmaktadır. Bahse konu edilen hususta herhangi bir içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır.

Ayrıca, sorumlular tarafından dilekçelerinde, gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkililerinin 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre belediye meclis kararınca imzalanan ve bütçeye ödenek olarak konulan sosyal denge tazminatı ödemelerini ilgilisine ödememek ve toplu sözleşme hükümlerini tartışmak gibi bir inisiyatiflerinin olmadığı, dolayısıyla birinci derecede sorumlu tutulmalarının hakkaniyetle bağdaşmadığı ifade edilmişse de;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde, “…Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm doğrultusunda, harcama yetkililerinin ödemeler ile ilgili bütçe, ödenek, harcama talimatının düzenlenmesi ve sair usule ilişkin hususlar doğru olsa bile harcama talimatının mevzuata uygun olmasını temin etme zorunluluğu ve sorumluluğu bulunmaktadır.

Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

…”,

denilmektedir.

Bu doğrultuda, 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesinde;

“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.

Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.

Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir”

hükümleri yer almaktadır.

Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.

Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanı” başlıklı 37’nci maddesinde belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. Bu hükümden hareketle belediye başkanının imzaladığı sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin Sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren Sözleşmeyi imzalayan Üst Yönetici Belediye Başkanının da oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, Dairemizce verilen ilk kararda ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, ……… Belediye Başkanlığı ile ……….. Sendikası (………) arasında imzalanan ve ………..-………… döneminde geçerli olan sözleşmeler gereği söz konusu sendikaya üye kadro karşılığı sözleşmeli personele ………. yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan kamu zararı tutarı ……… TL’nin;

……….. TL’sinin Üst Yönetici ….. ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …….. …… ………. (…………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi …… ……….’e (………….),

……….. TL’sinin Üst Yönetici ….. ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …….. …… ………. (…………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi …… ……….’e (………….),

……….. TL’sinin Üst Yönetici ….. ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …….. …… ………. (…………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi …… ……….’e (………….),

……….. TL’sinin Üst Yönetici ….. ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …….. …… ………. (…………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi …… ……….’e (………….),

……….. TL’sinin Üst Yönetici ….. ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …….. …… ………. (…………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi …… ……….’e (………….),

……….. TL’sinin Üst Yönetici ….. ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …….. …… ………. (…………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi …… ……….’e (………….),

……….. TL’sinin Üst Yönetici ….. ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …….. …… ………. (…………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi …… ……….’e (………….),

…,

müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy:

Üye …….. ……….’un karşı oy gerekçesi:

Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.

Bu bağlamda 4688 sayılı Kanun’un “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK’nın Ek 15’nci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde Belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenebilmektedir. Ancak, uygulamada belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “aylık” kavramının dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanan bir tereddüt meydana gelmektedir. Zira, toplu sözleşmede bahsedilen aylık kavramı sadece gösterge ve ek gösterge aylıklarının toplamını ifade etmemektedir. Bu tanıma taban aylık ve kıdem aylık tutarlarının da dahil edilmek suretiyle sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin tavan tutarın tespit edilmesi gerekir. Çünkü, aylık kavramı ve kapsamı 657 sayılı Kanun’un 50 yılı aşan uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Aşınan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Günümüzde ise kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında aylık ödemesi yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları “Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri, …” olarak tanımlanmıştır.

Buradan hareketle “en yüksek Devlet memuru aylığı” kavramını dar anlamda düşünmek ve değerlendirmek günümüz uygulamasındaki gerçekliğe uygun düşmez. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde geçen, “ … Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir...” ibaresindeki “ortalama aylık ödeme” kavramının da sosyal denge tazminatı ödemelerinin değerlendirmelerinde dikkate alınması gerekir.

Özetle, “en yüksek devlet memuru aylığı”nın geniş anlamda ve güncel yorumu dikkate alındığında, …….. Belediyesi tarafından personeline ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık tutarlarının kamu zararı meydana getirecek bir meblağa ulaşmadığı değerlendirilmektedir.

Belirtilen gerekçelerle, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim