Sayıştay 6. Dairesi 797 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

797

Karar Tarihi

18 Mart 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 6

  • Karar Tarihi: 18.03.2021

  • Karar No: 797

  • İlam No: 243

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sosyal Denge Tazminatı

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve sorumluların sözlü savunmalarının dinlenmesi sonucunda;

… Belediye Başkanlığı ile … arasında … tarihinde imzalanan ve … yılında geçerli olan sosyal denge sözleşmesine hüküm koymak suretiyle Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyeleri arasından görevlendirilen Başkan Yardımcılarına sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde, “Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ya da bunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.” denilmekte olup anılan Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (a) bendinde, “Kamu Görevlisi” teriminin, “Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini (…)” ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4’üncü maddesinde ise, kamu hizmetlerinin memur, sözleşmeli personel, geçici personel (20/11/2017 tarih ve 696 sayılı KHK’nın 17 maddesi ile mülga edilmiştir.) ve işçiler eliyle gördürüleceği ve anılan Kanun’un 5’inci maddesinde belediyelerin de aralarında yer aldığı Kanun’a tabi kurumların, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramayacakları hükümlerine yer verilmiştir.

Anılan mevzuat uyarınca sosyal denge tazminatı ödenmesine kaynak teşkil eden 375 sayılı KHK ve 4688 sayılı Kanun’da bahsi geçen “belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlisi” ifadesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda öngörülen 4 istihdam şekli arasında yer alan memur ve sözleşmeli personelin kastedildiği açıktır. Bir başka deyişle, sosyal denge tazminatı ödenmesi için ilgilinin yalnızca kamu görevlisi olması yeterli olmayıp, bahse konu kamu görevlisinin aynı zamanda 657 sayılı Kanunda ifade edilen memur veya sözleşmeli personel kapsamında belediyenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilmesi gerekmektedir.

Kamu personel hukukunda, kadro ve pozisyon ifadesi, kanunla ve kanuna dayanılarak çıkarılan mevzuatla gösterilen kadroları ifade etmektedir. Belediye Başkanı ve meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcıları ise kamu görevlisi olmakla birlikte, bu görevler açısından tanımlanmış bir kadro veya pozisyon bulunmamaktadır. Nitekim, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in “Kadroların Tespiti” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Yönetmeliğe ekli cetvellerde alt gruplar için unvan ve sayı itibarıyla tespit edilenler dışında kadro kullanılamaz” ifadesine yer verilmekte olup bahse konu Yönetmelik ve eki cetvellerinde “belediye başkanı” ve “meclis üyeleri arasından seçilen belediye başkan yardımcısı” için bir kadro veya pozisyona yer verilmemiştir.

Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;

“Belediye Başkanının Özlük Hakları” başlıklı 39’uncu maddesinde, “Belediye başkanına nüfusu;

Gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenir.

...

Belediye başkanlığı yapmış olanların, personel kanunlarına tâbi bir kadroya atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen süreleri memuriyette geçmiş sayılır.

…”,

“Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinin 7’nci fıkrasında, “Norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; belediye başkanı, zorunlu gördüğü takdirde, … belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir. Bu şekilde görevlendirilen meclis üyelerine belediye başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere belediye meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilir ve taleplerine göre bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilir. Bu şekilde görevlendirme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dâhil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmez ve belediye meclisinin görev süresini aşamaz. Sosyal güvenlik prim ve benzeri giderlerden kurum karşılıkları belediye bütçesinden karşılanır.”

hükümleri yer almaktadır.

Anılan hükümlerde belediye başkanı ve belediye meclis üyeleri arasında görevlendirilen belediye başkan yardımcılarına yapılacak olan ödeme “ödenek” olarak tarif edilmiş olup, bunun yanı sıra görevde geçen sürelerle ilgili olarak yer verilen ifadeler dikkate alındığında söz konusu görevlerde geçen sürelerin personel hukuku açından tanımlanmış bir kadro ve pozisyon içerisinde sayılmadığı da görülmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri arasından görevlendirilen Başkan Yardımcıları herhangi bir kadro veya pozisyonda istihdam edilmediğinden söz konusu sosyal denge sözleşmesi hükümlerinden faydalanmaları mümkün değildir.

Savunmalarda personele ödenen bedellerin brüt tutarı üzerinden kamu zararı hesabı yapıldığı ve brüt ile net tutar arasındaki farkın belediye tarafından kesilerek diğer kamu kurumlarına aktarılması nedeniyle yapılan kesintilerinin kamu zararı hesabına dahil edilmemesi gerektiğinin ifade edildiği görülmüşse de;

Belediyeler; Anayasa’nın 127’nci maddesi uyarınca idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişileri niteliğindedir. 5018 sayılı Kanun’un 12’nci maddesine göre devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir bütçesi bulunan belediyelerin personel ödemelerinden tevkif edilerek ilgili kamu idarelerine gönderilen tutarlar, belediyenin bütçesinden çıkmakta ve böylelikle belediyenin giderini oluşturmaktadır. Sosyal denge ödemeleri gelir vergisi ve damga vergisine tabidir ve buna ilişkin ödemelerde söz konusu kesintilerinin yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede sözleşmede net olarak belirlenen tutarda ödeme yapıldığında Belediye bütçesinden çıkacak tutar, bu net tutara gelir vergisi ve damga vergisi eklemek suretiyle oluşan brüt tutardır. Kamu zararının ortaya çıkmasında sorumlu tutulan kişiler, net ödemelerin yanında belediye bütçesinden çıkan ve belediyenin sahip olduğu kaynağın azalmasına sebep olan brüt tutar ile net tutar arasındaki farktan da sorumludur. Bu çerçevede, brüt ile net tutarlar arasındaki farkın kamu zararı oluşturmayacağı yönündeki savunmaların kabulü mümkün değildir.

Konunun sorumluluk yönüyle değerlendirilmesine gelince,

Her ne kadar sorumlularca …. Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı Meclis Kararı ile Belediye Başkanına sosyal denge sözleşmesi imzalanması için yetki verildiği ve müteakip yıllarda da aynı biçimde Meclis Kararı alındığı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11’inci maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesi gereğince Belediye Başkanının bütçeyi uygulama görevi bulunduğu ve 5018 sayılı Kanun’da belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden kendi meclisine karşı sorumlu olduğu,

Harcama yetkisinin ise belediye bütçesi ile tahsis edilen ödenekle sınırlı olduğu, 5018 sayılı Kanun’un 31’inci maddesinin 5’inci fıkrası gereği harcama yetkililerinin bütçede öngörülen ödenekleri kadar harcama yetkilerinin olduğu, Belediye Meclisinin bütçe onayı ile sisteme girilmiş bir ödeneğin ilgililerine ödenmesi şeklinde kullanılan bir yetkinin bulunduğu, Belediye Başkanının teklifi ve Belediye Meclis Kararı sonrasında imzalanan sözleşmeye istinaden Belediye bütçesine konan ödeneğin ilgililerine ödenmesine ilişkin olarak verilen harcama talimatının 5018 sayılı Kanun kapsamında kamu zararı oluşturmayacağı ifade edilmişse de;

5018 sayılı Kanun’un “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı Dördüncü Bölümü’nün 11’inci maddesinde, “Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.

Üst Yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahalli idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmekte olup,

5393 sayılı Kanun’un “Belediye Başkanı” başlıklı 37’nci maddesinde belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu, 38’inci maddesinde belediyenin hak ve menfaatlerini korumanın belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu, 61’inci maddesinde ise Belediye Başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevlilerin bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasında sorumlu olduğu ifade edilmiştir.

Bu çerçevede, Belediye Başkanının imzaladığı sözleşme temsilcisi ve başı olduğu idare açısından bağlayıcı nitelikte olup, mevzuata aykırı hükümler içeren protokolleri imzalayan Üst Yönetici olan Belediye Başkanının oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

Harcama Yetkililerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları ise 5018 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ve gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatının bütçe ilk eve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasndan ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanun’un 55’inci maddesi ve devamında ise kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları gerektiği vurgulanarak harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmıştır. İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar’ın 10’uncu maddesinde ise ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuata uygunluk yönüyle kontrol edileceği belirtilmektedir.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Kararı’nın “Sorumlular” başlıklı 3’üncü bölümünde de, harcama yetkililerinin sorumuluklarına yer verilmiş olup bütçeden yapılan harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanun’da öngörülen harcama sürecinde tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle görevli olan Harcama Yetkilisinin Sayıştaya karşı sorumlu olduğuna karar verilmiştir.

Anılan mevzuat uyarınca harcama yetkilileri giderin gerçekleşmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdür. Yapılan harcama nitelik itibari ile hukuka aykırı ise söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmaları gerekir. Dolayısıyla belediye ile ilgili sendika arasında imzalanan ve mevzuata aykırı olan sözleşme hükümlerine göre harcama sürecini yürüten harcama yetkililerinin de oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, … yılında geçerli olan ve … Belediye Başkanlığı ile … arasında imzalanan sosyal denge sözleşmelerine hüküm koymak suretiyle Belediye Başkanı ve belediye meclis üyeleri arasından görevlendirilen Başkan Yardımcılarına sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle neden olunan kamu zararı tutarı olan …-TL’nin Gerçekleştirme Görevlisi (İnsan Kaynakları Birim Sorumlusu) …, Harcama Yetkilisi ( Yazı İşleri Müdürü) … ve Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy:

Üye …’ın karşı oy gerekçesi:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde, “… Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.

Bu doğrultuda, 30.06.1989 tarihli mükerrer 20211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6289 sayılı Kanun ile eklenen Ek 15’inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye … ile ilgili belediye … idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” denilmektedir.

12.07.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun;

“Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde, “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, … karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, … arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir...” ,

Geçici 14’üncü maddesinde ise, “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” ,

hükümlerine yer verilmiştir.

4688 sayılı Kanun, 6289 sayılı Kanun, 375 sayılı KHK, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Toplu Sözleşme ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nda, yararlanacak personel belediye ve bağlı kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri olarak tanımlanmaktadır.

Söz konusu mevzuata göre sözleşmelerden yararlanacak çalışanın;

-İşçi statüsü dışında çalışan kamu görevlisi olması,

-Belediye ve bağlı kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilmesi,

gerekmektedir.

4688 sayılı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde, “Belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda … işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında” uygulanacağı, “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddenin (a) bendinde ise, “Kamu görevlisi: Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini,” ifadelerine yer verilmiştir.

Belediyelerde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesinde norm kadro ve personel istihdamı başlığı altında işçi statüsü dışında çalışanlar;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/a maddesine göre çalışan memurlar,

b) 5393 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesinin 6’ncı fıkrası uyarınca diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlardan belediyelerde görevlendirilenler,

c) 5393 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesinin 7’nci fıkrada sayılan belediye meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcıları,

d) 657 sayılı Kanun’un 4/b maddesine göre çalışan sözleşmeli personel (özelleştirme sonucu 4046 sayılı Kanun uyarınca kamu kurumlarında istihdam edilen 4/c kapsamındaki geçici personelde bu kapsamda değerlendirilmektedir),

olarak sayılmıştır.

5393 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesinin 7’nci fıkrasında, “Norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; belediye başkanı, zorunlu gördüğü takdirde, nüfusu 50.000'e kadar olan belediyelerde bir, nüfusu 50.001-200.000 arasında olan belediyelerde iki, nüfusu 200.001-500.000 arasında olan belediyelerde üç, nüfusu 500.000 ve fazla olan belediyelerde dört belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir. Bu şekilde görevlendirilen meclis üyelerine belediye başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere belediye meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilir ve taleplerine göre bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilir. Bu şekilde görevlendirme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dâhil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmez ve belediye meclisinin görev süresini aşamaz. Sosyal güvenlik prim ve benzeri giderlerden kurum karşılıkları belediye bütçesinden karşılanır.” hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde ise, “Bu Kanuna tabi kurumlar, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramazlar.” hükmü yer almaktadır. Belediyeler de 657 sayılı Kanun’a tabi kuruluşlardır. Dolayısı ile meclis üyeleri arasından atanan başkan yardımcıları sözleşmeli personel gibi belli bir pozisyonda istihdam edilen kamu görevlileridir. Yukarıda zikredilen 7’nci fıkradaki hak teşkil etmeyen husus memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma ve bir hak iddia edilmemesi ile ilgilidir. Bu personel Türk Ceza Kanunu, 5018 sayılı Kanun, 5393 sayılı Kanun uyarınca bir kamu görevlisidir. Aynı zamanda belediyedeki norm kadrolu belediye başkan yardımcısı sayısı ile orantılı olarak bir pozisyonda istihdam edilmektedir. Belediye başkanının istediği kadar meclis üyesini görevlendirmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Kendilerine ödenen aylık belediye başkanına verilen ödeneğe endekslenmiş olup, belediyede çalışan 1.derece Başkan Yardımcıları ile eşdeğer konumdadır. Belediyede aynı işi yapan iki başkan yardımcısından birine sosyal denge tazminatı verilmesi diğerine verilmemesi Anayasamızın eşitlik ilkesine de aykırıdır.

İşçi ve memur dışında istihdam edilen bütün personel bir pozisyon üzerine çalışmaktadırlar. Bu sebeple 4688 sayılı Kanun, 6289 sayılı Kanun, 375 sayılı KHK, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Toplu Sözleşme ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları uyarınca meclis üyeleri arasından atanan başkan yardımcıları kamu görevlisidir ve bir pozisyonda istihdam edilmektedir. Bu sebeple belediye meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcılarına sosyal denge tazminatı ödenmesi gerekir.

Bu itibarla, sorgu konusu edilen toplam …-TL’nin Belediye Başkanına ödenen kısmı olan …-TL’sinin sorumlularından tazminine, belediye başkan yardımcılarına ödenen tutar olan …-TL için ise ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim