Sayıştay 6. Dairesi 742 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
742
9 Haziran 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 6
-
Karar Tarihi: 09.06.2020
-
Karar No: 742
-
İlam No: 259
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2017
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Sosyal Denge Tazminatı
…………….. tarih ve ………………. sayılı asıl İlamın ………………..’inci maddesi ile hüküm dışı bırakılmasına karar verilen konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.
Anılan İlamın …………..’inci maddesi ile …………….. Belediye Başkanlığı ile ………………………. arasında imzalanan ve ………………… tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi ile …………… Müdürlüğünde görevli personele ……………… yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluştuğu iddia edilen kamu zararı tutarının personele yapılan net ödemeler dikkate alınması suretiyle eksik hesaplandığı gerekçesiyle Belediye personeline ödenen brüt sosyal denge tazminatı ile brüt tavan tutar karşılaştırılarak kamu zararının yeniden tespit edilmesi, kamu zararının artması durumunda sorumluların savunmalarının tekrar alınması sonucu Denetçisince düzenlenecek Ek Raporun Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmişti.
Bu defa konuya ilişkin düzenlenen Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda, Denetçisi tarafından Dairemizce verilen hüküm dışı bırakma gerekçeleri dikkate alınarak ek Raporun düzenlendiği ve böylece dosyadaki eksikliklerin tamamlandığı görülerek gereği düşünüldü:
…………….. Belediye Başkanlığı ile ……………………… arasında …………….. tarihinde imzalanan ve ……………….. tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesiyle ..................... Müdürlüğünde görevli personele ……………….. yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir(…)” denilmektedir.
Aynı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde ise; “15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. (…)” ifadesi yer almaktadır.
Öte yandan 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4’üncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. (…)” denilmekte, mezkûr Sözleşme’nin “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde de; “4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan "31/12/2015" ibaresi "31/12/2017" şeklinde uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Ayrıca söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2017 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibarıyla belirlenen sosyal denge tazminatı tutarının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı (2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme’nin 4’üncü bölümün 1 inci maddesi gereğince belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı (en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100’üdür.) geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarlar, 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmede belirlenen tavan tutardan (en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100'ü) yüksek ise yüksek olan bu tutarlar tavan olarak alınabilecek, ancak yeniden bir artışa gidilmesi mümkün olmayacaktır.
Diğer taraftan, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmede belirlenen tavan tutardan (en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100’ü) düşük ise bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmede belirlenen tavan tutar (en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100’ü) kadar olabilecektir.
..................... Belediyesi ile …………… arasında imzalanan ve ………… – ………………. tarihleri arasında geçerli olan Toplu İş Sözleşmesinin, “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“14.09.2011 tarihli sözleşme ve buna bağlı olarak yapılan sözleşmeler ile alınmış olan yürürlükteki ücretler;
Madde 1- Ekonomik Yardım
..................... Belediyesinde çalışan ………………. üyeleri ile sendikaya dayanışma aidatı ödeyen 657 sayılı DMK göre verilen ücrete ilave olarak işverence tüm çalışanlara aylık net ……………. TL sözleşme ücreti ödenir.
Madde 2- Bayram Yardımı ve İkramiye
Ramazan Bayramı için net …………….-TL, Kurban Bayramı için net ………………-TL, ……………… kurtuluşunda net ………….. TL, Cumhuriyet Bayramında net:………………..-TL ve 1 Mayıs işçi Bayramında net …………….. TL olmak üzere tüm çalışanlara ikramiye ödenir.
Madde 3- Eğitim Yardımı
15 Ekim'de öğrencisi olan tüm çalışanlara her öğrenci başına eğitim yardımı yapılır. Kreş, ilköğretim, ortaöğretim ve Üniversite öğrencisi için: ……………….. TL ödenir.
Madde 4- Yakacak Yardımı
01 Ekim’de kışa girerken tüm çalışanlara net ……………… TL yakacak yardımı yapılır.
Madde 5- Sosyal Paket
……………. tarihinden geçerli olmak üzere tüm çalışanlara her ay net ………….. TL ulaşım bedeli, her ay net: ………….. TL sosyal paket (yiyecek, giyecek, kültürel faaliyet, izin harçlığı ve tatil için) olmak üzere toplam her ay net ……………. TL yardım yapılır.
Madde 6- Artış Uygulaması
İş bu Toplu İş sözleşmesinin, mali ve sosyal haklar maddelerinde düzenlenmiş bulunan yardım tutarları sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ödenmeye başlanacak olup, her yıl ilgili bütçe yılı içerisinde açıklanan yeniden değerleme oranlarına +3 puan artış yapılmak suretiyle ödenir.
EK MADDE
…………. tarihinden geçerli olmak üzere Müdür olarak iş ve işlemleri tedviren veya vekaleten yürüttüğü halde herhangi bir ek ücret almayan veya alamayan personele aylık net ………………….. TL ödenir.”
hükümleri yer almaktadır.
Söz konusu sözleşmenin artış uygulamasını içeren maddenin de nazara alınması suretiyle personele aylık ile birlikte her ay olmak üzere Tablo 1’de belirtilen tutarlarda sosyal denge tazminatı ödemelerinde bulunulmuştur.
Tablo 1: Aylık ile Birlikte Her Ay Olmak Üzere Ödenen Sosyal Denge Tazminatı Kalemlerinin Yeniden Değerleme Oranlarına Göre Artırılmış Tutarları
………………………..
Ayrıca, aynı Sözleşmenin artış uygulamasını içeren maddenin de nazara alınması suretiyle personele aylık ödemelerinden ayrı olmak üzere muhtelif tarihlerde tek seferliğine Tablo 2’de belirtilen tutarlarda ikramiye ve yardım ödemelerinde bulunulmuştur.
Tablo 2: Maaş Ödemelerinden Ayrı Olmak Üzere Muhtelif Tarihlerde Ödenen Tek Seferlik İkramiye ve Yardım Kalemlerinin Yeniden Değerleme Oranlarına Göre Artırılmış Tutarları
……………………………….
Dosya kapsamından, Tablo 2’de belirtilen ikramiye ile yardım kalemleri tutarları dikkate alınmadığı takdirde dahi her ay aylık ile birlikte ödenen ekonomik yardım, sosyal paket ve yol yardımı tutarlarının 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme ile belirlenen sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarlarını geçtiği görülmüştür.
2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme ile belirlenen sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100’üdür. Dolayısıyla sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı;
-01.01.2017 – 30.06.2017 tarihleri arasında aylık 912,55 TL (9500 x 0,096058),
-01.07.2017 – 31.12.2017 tarihleri arasında ise aylık 975,71 TL (9500 x 0,096058),
olmaktadır.
4688 sayılı Kanun’un Geçici 14 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan 01.10.2011–01.10.2013 tarihleri arasında geçerli olan Toplu İş Sözleşmesinin;
“Ekonomik Yardım” başlıklı 16’ncı maddesinde, “Çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre verilen ücrete ilave olarak işverence ……….. üyesi müdür ve birimlerin başında sorumlu memurlara aylık net …………. TL, memurlara (sözleşmeli memurlar dahil) ise aylık net …………… TL toplu sözleşme ücreti ödenir.”,
“Bayram Yardımı ve İkramiye” başlıklı 17’nci maddesinde;
“a) Ramazan bayramı için Müdür ve birimlerin başında sorumlu memurlara net ………….. TL, memurlara ise …………. TL ikramiye ödenir.
b) Kurban bayramı için Müdür ve birimlerin başında sorumlu memurlara net ………….. TL, memurlara ise …………. TL ikramiye ödenir.
c) Yılbaşı için Müdür ve birimlerin başında sorumlu memurlara net …………… TL, memurlara ise ……… TL ikramiye ödenir.
d) 29 Ekim Cumhuriyet bayramı için Müdür ve birimlerin başında sorumlu memurlara net ……….. TL, memurlara ise ……….. TL ikramiye ödenir.
e) 1 Mayıs İşçi bayramı için Müdür ve birimlerin başında sorumlu memurlara net ………… TL, memurlara ise ……….. TL ikramiye ödenir.”,
“Eğitim Yardımı” başlıklı 18’inci maddesinde,
“15 Ekim’de öğrencisi olan memura eğitim yardımı yapılır.
İlköğretim öğrencileri için ………… TL ödenir.
Ortaöğretim öğrencileri için …………. TL ödenir.
Üniversite öğrencileri için …………… TL ödenir.”,
“Yakacak Yardımı” başlıklı 19 uncu maddesinde ise“30 Ekim’de kışa giriş sırasında her memura net …………… TL yakacak yardımı yapılır.”,
denilmektedir.
Söz konusu sözleşmenin ekonomik yardım, yakacak yardımı, eğitim yardımı ve bayram yardımı ile ikramiyelerine ilişkin dört farklı maddesi beraber değerlendirildiğinde 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinin yürürlüğe girdiği ………………….. tarihinde ..................... Belediyesinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca memur, müdür ve birim sorumlusu memurlar tarafından alınan ortalama aylık tutarlar aşağıdaki tablolarda belirtildiği gibidir:
Tablo 3: 11.04.2012 Tarihinde Yürürlükte Olan Sözleşme Kapsamında Memurlara Yapılan Ödemelerin Aylık Brüt Ortalaması
……………………………..
Tablo 4: 11.04.2012 Tarihinde Yürürlükte Olan Sözleşme Kapsamında Müdür ve Birim Sorumlusu Memurlara Yapılan Ödemelerin Aylık Ortalaması
……………………………
Sonuç olarak, ……………………. – ……………………. tarihleri arasında geçerli olan Toplu İş Sözleşmesine istinaden her ay aylık ödemeleri ile birlikte ödenen Tablo 1’de gösterilen kalemlerin tutarları ile Tablo 3 ve Tablo 4’te belirtilen tavan tutarların (ödenmesi gereken) arasındaki fark ile her ay aylık ödemeleri ile birlikte ödenen Tablo 1’de gösterilen kalemlerin tutarlarının tavan tutarları (ödenmesi gereken) aşması nedeniyle Tablo 2’de gösterilen muhtelif tarihlerde tek seferliğine ödenen ikramiye ve yardım kalemleri tutarları kamu zararını oluşturmaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde; “…Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm doğrultusunda, harcama yetkililerinin ödemeler ile ilgili bütçe, ödenek, harcama talimatının düzenlenmesi ve sair usule ilişkin hususlar doğru olsa bile harcama talimatının mevzuata uygun olmasını temin etme zorunluluğu ve sorumluluğu bulunmaktadır.
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
….”,
denilmektedir.
Bu doğrultuda, 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” ,
hükümleri yer almaktadır.
Sorumluların savunmalarında, Anayasa’nın 53’üncü maddesine yer verilmek suretiyle ILO’nun onaylanarak usulüne göre yürürlüğe konulmuş bulunan 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri ve bu sözleşmelere dayalı olarak verilen ILO denetim organlarının kararlarının nazara alınması gerektiği, çalışanlar ve işveren arasındaki özgür toplu pazarlık hakkını herhangi bir kısıtlamaya tabi olmamak üzere güvence altına alan mezkur sözleşmelerin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu ve Anayasaya aykırılık teşkil edeceği, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28 inci maddesinde toplu sözleşmenin kapsamı belirlenirken; “mevcut mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerektiği” ifadesinin kanun koyucu tarafından “mevzuat hükümlerine uyulması” ifadesine tercih edildiği, zira aksi takdirde çalışma koşullarının tarafların iradeleri çerçevesinde yürütülecek pazarlıklar çerçevesinde ve toplu sözleşme ile belirlenmesi yönündeki temel hukuki kural ve bu kuralın iç hukukta yerleşmesine gerekçe teşkil eden ILO sözleşmelerinin ve Anayasa hükümlerinin bir kenara itilmiş olacağını ve bu nedenle sözleşme ile Kanun’da belirtilen üst sınırın üzerinde bir tutarın belirlenmesinin önünde bir engel olmadığı, söz konusu ifadeye ek olarak sosyal denge tazminatı ödemesinin, 4688 sayılı Kanun’un 28 inci maddesinde sayılan bir ödeme olmasından dolayı Kanun’a aykırılık teşkil etmediği ve mezkur Kanun’un 32’nci maddesi ile memurlara yapılacak sosyal denge tazminatı ödemelerine herhangi bir yasal tavanın getirilmediği belirtilmiş ise de;
Anayasa’nın “D. Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinin 5’inci maddesi uyarınca, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde olduğundan bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı kabul görmekte, ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 7’nci maddesine göre yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği değerlendirilmektedir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmede Anayasa’nın 128’inci maddesinde ise memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir.
Öte yandan, 08.08.1951 tarih ve 5834 sayılı Kanun’la onaylanması uygun bulunan ve 14.08.1951 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 98 no.lu ILO sözleşmesinde, çalışanlara toplu pazarlık ve toplu sözleşme hakkı getirilmiştir; ancak çalışanlara tanınacak mali hakların sözleşme ile serbestçe belirlenebileceği ve imzalanacak bu sözleşmenin de normlar hiyerarşisine göre Kanun hükümlerinin üzerinde olacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi bir Anayasa hükmü olduğu gibi 128’inci maddesi de bir Anayasa hükmüdür. Dolayısıyla her iki hükmün beraber değerlendirilerek memurlara toplu sözleşme hakkı verilmekle birlikte; memurların yapılacak sözleşmelerin yine kanunlarla belirlenen usul ve esaslara uyması gerekmektedir.
Anılan 90’ıncı maddenin 5’inci fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Mezkûr fıkrada ifade edilen kanun ve milletlerarası antlaşma hükümlerindeki uyuşmazlıklarda önceliğin sorgu konusu hususa ilişkin olarak milletlerarası antlaşma hükümlerinde olması yorumu, Kanun üstü bir norm olan Anayasa’da 13.05.2010 tarihli 5982 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile farklı bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Söz konusu değişikliği içeren hüküm, Anayasa’nın “Temel Haklar ve Ödevler” Başlıklı 2’nci kısmının “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı 3’üncü Bölümünün “A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53 üncü maddesi olup ilgili hükme aşağıda yer verilmiştir:
“A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı
Madde 53 – İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/4 md.; Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.)
(Mülga dördüncü fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.)
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.”.
Söz konusu Anayasa hükmü çerçevesinde memurlara toplu sözleşme hakkı verilmiş ve iç hukuk ile uluslararası antlaşmalar arasında ihtilaf oluşturabilecek bir husus kalmamıştır. Anılan maddede toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı hususundaki mevzuların, kanun ile düzenleneceği hüküm altına alınmış ve bu hükme binaen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu yasalaşmıştır. Bu Kanun kapsamında da Kamu İşveren Heyeti ve Kamu Görevlileri Sendikaları arasında 2 yılı kapsayan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara ilişkin Toplu Sözleşmeler imzalanmıştır.
Dolayısıyla, kamu zararına esas hususun ILO sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulmaksızın Belediye ile Sendika arasında sözleşme imzalanamayacağı hususu olmayıp, gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gerekse ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar doğrultusunda hali hazırda imzalanmış sözleşmedeki mali hükümlerin mevzuata aykırılığı hususudur.
Bu itibarla, …………….. tarih ve ……………… sayılı asıl İlamın ……………….’inci maddesi ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılmasına ve ..................... Belediye Başkanlığı ile ……………….. arasında imzalanan ve ……………….. tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi ile ..................... Müdürlüğünde görevli personele ………………… yılında mevzuatın öngördüğü tutarlardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan kamu zararı tutarı …………………….. TL’nin;
……………. TL’sinin Üst Yönetici ……………………., Harcama Yetkilisi ……………………. ile Gerçekleştirme Görevlisi …………………………..’e,
……………. TL’sinin Üst Yönetici ……………………., Harcama Yetkilisi ……………………. ile Gerçekleştirme Görevlisi …………………………..’e,
……………. TL’sinin Üst Yönetici ……………………., Harcama Yetkilisi ……………………. ile Gerçekleştirme Görevlisi …………………………..’e,
……………. TL’sinin Üst Yönetici ……………………., Harcama Yetkilisi ……………………. ile Gerçekleştirme Görevlisi …………………………..’e,
……………. TL’sinin Üst Yönetici ……………………., Harcama Yetkilisi ……………………. ile Gerçekleştirme Görevlisi …………………………..’e,
……………. TL’sinin Üst Yönetici ……………………., Harcama Yetkilisi ……………………. ile Gerçekleştirme Görevlisi …………………………..’e,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48