Sayıştay 6. Dairesi 682 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

682

Karar Tarihi

3 Ekim 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 6

  • Karar Tarihi: 03.10.2019

  • Karar No: 682

  • İlam No: 248

  • Madde No: 10

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sosyal Denge Tazminatı

… tarihli ve … sayılı İlamın …’nci maddesi ile hüküm dışı bırakılmasına karar verilen konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.

Anılan İlamın …’nci maddesiyle; yapılan kamu zararı hesabında, memurlar için toplu sözleşmede net olarak belirlenen tutarlardan 4688 sayılı Kanuna göre tavan olarak belirlenmiş brüt tutarın çıkarıldığı, birim amirleri ve başkan yardımcıları için hesaplanan kamu zararının ise brüt tutarlar üzerinden değil, net tutarlar üzerinden hesaplandığı, toplu sözleşmenin ‘Diğer Yardımlar’ başlıklı 28’inci maddesinin (a) bendinde ölen memur ve sözleşmeli personelin kanuni mirasçılarına veya birinci dereceden yakın akrabasını kaybeden personele net ...-TL ölüm yardımı, (b) bendinde ise çocuğunun %40 ve üzeri engelli olduğunu sağlık raporu ile belgeleyen personele her ay net ...-TL engelli yardımı yapılması düzenlendiği halde söz konusu yardımları alan personel için hesaplanan ortalama aylık tavan tutarına bu yardımların dahil edilmediği ve sene içerisinde çeşitli tarihlerde işten ayrılan, emekli olan, vefat eden veya işe yıl içerisinde başlayan personel bakımından bahse konu personel olayın gerçekleşme tarihi itibari ile toplu sözleşme ile öngörülen ve sözleşmenin 27’nci maddesinde düzenlenen ikramiye tutarlarından yararlanmamış olsa dahi aylık ortalama tavan tutarının ikramiyeler de dahil edilerek hesaplandığı görülerek Toplu Sözleşme’ye göre hesaplanan tavan tutarın brüt tutar üzerinden değerlendirilmesi ve belirtilen diğer hususlara uygun olarak kamu zararının yeniden hesaplanıp ve savunmaların yeniden alınmasını teminen düzenlenecek ek raporun Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmişti.

Bu defa Dairemizin kararı üzerine düzenlenen ek rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda; Denetçi tarafından anılan kararda belirtilen hususların değerlendirildiği ve böylelikle dosyadaki eksikliklerin tamamlandığı görülerek gereği düşünüldü;

30.06.1989 tarih ve 20211 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye, 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun’unda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33’üncü maddesiyle eklenen Ek 15’inci maddede; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanun’una göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…”

Aynı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde ise “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Bununla birlikte, 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme”nin yerel yönetim hizmet koluna ilişkin düzenlemeleri içeren dördüncü bölümünün 1’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %100’dür.” denilerek, aynı bölümün 7’nci maddesinde ise “4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesinde yer alan “31.12.2015” ibaresi “31.12.2017” şeklinde uygulanır.” ifadesine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2017 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan tutarı olarak esas alınabilecektir. Başka bir ifade ile 31.12.2017 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile ilgili personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Tazminat Tavan Tutarı 2017 yılında;

  • 01/01/2017-30/06/2017 tarihleri arasında aylık brüt 912,55 TL (9500 x 0,096058),

  • 01/07/2017-31/12/2017 tarihleri arasında ise aylık brüt 975,70 TL (9500 x 0,102706) olarak gerçekleşmektedir.

… Belediyesi ile … Sendikası arasında … tarihinde imzalanan toplu sözleşmenin yürürlüğü … tarihinde sona ermiştir. 2012-2014 Yılları arasında yürürlükte olan bahse konu sözleşmenin 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında “İşveren bu toplu sözleşmenin imzalanmasından sonra takip eden yıllarda tüm nakdi ödemeye tabi diğer yardım ve alacaklar için yıllık ÜFE+%10 fark koyarak ödemeye devam eder .” denilmektedir. Söz konusu maddeye istinaden 2012-2014 yıllarına ait sözleşme uyarınca 2017 yılında unvanlara göre ödenmesi gereken maksimum sosyal denge tazminatları başkan yardımcıları için aylık ortalama brüt …-TL, birim amirleri için aylık ortalama brüt …-TL ve memurlar için aylık ortalama brüt …-TL olarak hesaplanmaktadır. Bahse konu sosyal denge tazminatı tutarları, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre imzalanan ve 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde yerel yönetim hizmet koluna ilişkin 2017 yılı için belirlenen tazminat tavanı tutarından fazla olduğundan 2017 yılı için …Belediyesinde çalışan kamu görevlisi personele ödenebilecek en yüksek sosyal denge tazminat tutarlarıdır.

…Belediyesi ile … arasında … tarihinde imzalanan ve 01.01.2016-31.12.2017 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu sözleşmenin ‘Mali Haklar’ başlıklı 26’ncı maddesi, “İkramiye” başlıklı 27’nci maddesi ve “Diğer yardımlar” başlıklı 28’inci maddesi uyarınca 2017 yılında unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen aylık sosyal denge tazminatı tutarının ise ödenebilecek tavan tutarların üzerinde olduğu görülmüştür.

Sorumlularca benzer nitelikteki konularda Sayıştay Dairelerince verilen çeşitli kararlar emsal olarak gösterilerek konunun kamu zararı oluşturmadığı ifade edilmekte ise; Sayıştay Dairelerince verilen kararlar yalnızca bahsi geçen konu için bağlayıcı nitelikte olup, sorgu konusu edilen hususta herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığından bu yönde yapılan savunmaların kabulü mümkün değildir.

Yine savunmalarda, ILO Sözleşmeleri ve komite kararlarında toplu iş sözleşmesinin sendikal örgütlülüğün ayrılmaz bir parçası olduğu, bu hakkın kullanımına yönelik herhangi bir engelleme veya kısıtlamanın ise sendikal örgütlülüğe müdahale niteliğinde olduğunun belirtildiği görülmüşse de, sorgu edilen edilen hususun toplu sözleşme ya da sendikal örgütlülükle ilgili değildir. Sorgu konusu edilen husus toplu iş sözleşmesi ya da sendikal örgütlenme yapılamayacağı değil, sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin yasal sınır içerisinde olması gerektiği ile ilgilidir.

Anayasa’nın 53’üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü ile diğer hususların kanunla düzenlenmesi gerekmekte olup sosyal denge tazminatına ilişkin toplu sözleşmelere kanunla tavan tutar sınırlaması getirilmesi Anayasa’nın mezkur hükmü gereğidir. Her ülkenin ekonomik gücü farklı olduğundan dolayı uluslararası sözleşmelerde mali haklara girilmemekte sadece temel hak ve özgürlüklere ilişkin haklar korunmaktadır. Uluslararası antlaşmalar veya Anayasa’da toplu sözleşme hakkı verilmesi bu hakkın sınırsız bir şekilde kullanılacağı anlamına gelmemektedir. Bu hakkın nasıl kullanılacağı kanunlarla belirlenir. 4688 sayılı Kanun ile de bu belirlenme yapılmış olup ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin tavan tutar uygulamasının nasıl olacağına yönelik bir yöntem benimsenmiştir. Bu çerçevede iç hukuk düzeni ile uluslararası anlaşmalar arasında ihtilaflı herhangi bir durum bulunmamaktadır.

Savunmalarda personele ödenen bedellerin brüt tutarı üzerinden kamu zararı hesabı yapıldığı ve brüt ile net tutar arasındaki farkın belediye tarafından kesilerek diğer kamu kurumlarına aktarılması nedeniyle yapılan kesintilerinin kamu zararı hesabına dahil edilmemesi gerektiğinin ifade edildiği görülmüşse de belediyeler; Anayasa’nın 127’nci maddesi uyarınca idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişileri niteliğindedir. 5018 sayılı Kanun’un 12’nci maddesine göre devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir bütçesi bulunan belediyelerin personel ödemelerinden tevkif edilerek ilgili kamu idarelerine gönderilen tutarlar, belediyenin bütçesinden çıkmakta ve böylelikle belediyenin giderini oluşturmaktadır. Sosyal denge ödemeleri gelir vergisi ve damga vergisine tabidir ve buna ilişkin ödemelerde söz konusu kesintilerinin yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede sözleşmede net olarak belirlenen tutarda ödeme yapıldığında Belediye bütçesinden çıkacak tutar, bu net tutara gelir vergisi ve damga vergisi eklemek suretiyle oluşan brüt tutardır. Kamu zararının ortaya çıkmasında sorumlu tutulan kişiler, net ödemelerin yanında belediye bütçesinden çıkan ve belediyenin sahip olduğu kaynağın azalmasına sebep olan brüt tutar ile net tutar arasındaki farktan da sorumludur. Bu çerçevede, brüt ile net tutarlar arasındaki farkın kamu zararı oluşturmayacağı yönündeki savunmaların da kabulü mümkün değildir.

Konunun sorumluluk yönünden değerlendirilmesine gelince;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı “ başlıklı 71’inci maddesinde; kamu zararı “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” olarak tanımlanmaktadır. Kamu zararının belirlenmesinde, illiyet bağı kamu görevlisi ile kamu zararı arasındaki bağı oluşturan asli unsurlardan biridir. Nitekim 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında, 5018 sayılı Kanun’un “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi ile Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi çerçevesinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine atfedilen görevler uyarınca bütçeden yapılacak harcamalarda sürecin, harcama talimatı ile başladığı ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulduğu açıklanmış olup, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında ve onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğü ve gerçekleştirme görevlisinin ise ödeme emri belgesini düzenleme görevinin yanı sıra, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması ve düzenlenen belge ile harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğu ile mevzuata uygunluğundan da sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.

31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesinde;

“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.

Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.

Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir.”

Hükmü yer almaktadır.

Yapılan açıklamalar doğrultusunda; harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla ve yapılacak harcamanın nitelik itibari ile hukuka aykırılık taşıması durumunda söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmakla yükümlüdür. Dolayısı ile idare ile sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalara ilişkin olarak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunmaktadır.

Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmü yer almaktadır. Harcama Yetkilileri aynı maddenin birinci fıkrasında “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi” olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imza edenler, kendilerine bütçe ile ödenek tahsis edilen harcama biriminin yöneticisi olmamakla; dolayısıyla da Kanun’un yaptığı tanıma göre harcama yetkilisi olmamakla birlikte, 3’üncü fıkrada yer alan düzenleme uyarınca harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabidirler. Bu çerçevede, sorgu konusu aykırı hükümleri içeren sözleşmeyi idare adına imzalayan Üst Yöneticinin (Belediye Başkanı) de söz konusu sözleşmeyi imzalayan kişi olması sebebiyle sorumluluğu bulunmaktadır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklamalar uyarınca, … tarih ve … sayılı İlamın …’nci maddesi ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılmasına ve … Belediye Başkanlığı ile …Sendikası arasında imzalanan ve … tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi ile Sendika üyesi personele mevzuatın öngördüğü tutardan fazla sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle neden olunan ve ayrıntısına aşağıdaki tabloda yer verilen kamu zararı tutarı olan toplam …-TL’nin;

…-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …, Harcama Yetkilisi (Vet. İşl. Müdür V.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Sağlık Teknikeri) …’ye,

…-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …, Harcama Yetkilisi (Vet. İşl. Müdür V.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) …’a,

Kalan …-TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …, Harcama Yetkilisi (Vet. İşl. Müdür V.) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Sağlık Teknikeri) …’ye,

müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla,

Karşı Oy:

Üye …’in Karşı Oy Gerekçesi:

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Geçici 14’üncü maddesinde;

15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” denilmektedir.

Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme”nin yerel yönetim hizmet koluna ilişkin düzenlemeleri içeren dördüncü bölümünün 7’nci maddesinde ise “4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesinde yer alan “31.12.2015” ibaresi “31.12.2017” şeklinde uygulanır.” ifadesine yer verilmiştir.

Anılan mevzuat hükmü uyarınca, 31.12.2017 tarihine kadar herhangi bir sebeple sona eren sözleşme yerine yeni bir sözleşme imzalanması veya yeni sözleşme imzalanmaması durumunda eski sözleşme hükümlerine göre sosyal denge tazminatı ödemesine devam edilmesi halinde, söz konusu tazminatın sona eren sözleşmede öngörülen hükümler esas alınarak ödenebileceği ve bu çerçevede önceki sözleşmede belirlenen yıllık artış oranında artış yapılabileceği değerlendirilmektedir.

Buna göre, Belediye ile ilgili sendika arasında … tarihinde imzalanan ve yürürlüğü … tarihinde sona eren sözleşmenin 19’uncu maddesinde ifade edilen nakdi ödemeye tabi tüm yardım ve alacakların ÜFE+%10 fark konularak ödenmeye devam olunacağı yönündeki hükmün 01.03.2014 tarihine kadar değil, 31.12.2017 tarihine kadar uygulanması suretiyle olması gereken artışların da hesaplamaya dahil edildikten sonra bulunacak tutarın üzerinde kalan ödemenin kamu zararı olarak kabul edilmesi gerekir.

Bu itibarla, yukarıda açıklanan biçimde yapılacak hesaplama neticesinde bulunacak tutarın tespit edilmesi için konunun hüküm dışı bırakılması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye …’un Karşı Oy Gerekçesi:

Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; “(1) Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.

Bu bağlamda, 4688 sayılı Kanun’un “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenebilmektedir. Ancak, uygulamada belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “aylık” kavramının dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanan bir tereddüt meydana gelmektedir. Zira toplu sözleşmede bahsedilen aylık kavramı sadece gösterge ve ek gösterge aylıklarının toplamını ifade etmemektedir. Bu tanıma taban aylık ve kıdem aylık tutarının da dahil edilmek suretiyle sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin tavan tutarın tespit edilmesi gerekir. Çünkü aylık kavramı ve kapsamı 657 sayılı Kanun’un 50 yılı aşkın uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Aşınan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Günümüzde ise kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında aylık ödemesi yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları “Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri,…” olarak tanımlanmıştır.

Buradan hareketle “en yüksek devlet memuru aylığı” kavramını dar anlamda düşünmek ve değerlendirmek, günümüz uygulamasındaki gerçekliğe uygun düşmez. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde geçen “… Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu ödemeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir …” ibaresindeki “ortalama aylık ödeme” kavramının da sosyal denge tazminatı ödemelerinin değerlendirmelerinde dikkate alınması gerekir.

Özetle, “ en yüksek devlet memuru aylığı”nın geniş anlamda ve güncel yorumu dikkate alındığında, … Belediyesi tarafından personeline ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık tutarlarının kamu zararı meydana getirecek bir meblağa ulaşmadığı değerlendirildiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim