Sayıştay 6. Dairesi 638 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirler
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
638
26 Şubat 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 6
-
Karar Tarihi: 26.02.2019
-
Karar No: 638
-
İlam No: 180
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2016
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Kira Alacaklarının Zamanaşımına Uğratılması
Asıl İlamın …’inci maddesiyle hüküm dışı bırakılan konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin 3’üncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.
Anılan İlamın …’inci maddesiyle, sorumlular tarafından gerçek ve tüzel kişilerden belediyeye ait kira alacaklarının zamanında tahsil edilmemesi ve bu alacakların zamanaşımına uğratılması sonucu kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
“Denetçi tarafından düzenlenen sorguda kamu zararına ilişkin tablo yer almamakla birlikte rapor ekinde bu hususa ilişkin olarak Hukuk İşleri Müdürü, Mali Hizmetler Müdürü ve İşletme ve İştirakler Müdürü tarafından onaylı “31.12.2016 Tarihi İtibari İle Faal Olmayıp Zamanaşımına Uğrayan Kiracılar Listesi” adı altında bir rapor sunulduğu, bu raporun Hukuk İşleri Müdürlüğü ile İşletme ve İştirakler Müdürlüğünün ortak çalışmaları sonucu oluşturulduğu ve İşletme ve İştirakler Müdürlüğünde kayıtlı olan kira alacaklarının tahsiline ilişkin yasal süreler içerisinde tahsili gerçekleşmediği ve hukuki sürecin başlatılması için Hukuk İşleri Müdürlüğüne gönderilmemiş alacakların tespitini içerdiği,
Gayrimenkul kira gelirlerinin zamanında tahsil edilmemesi sonucunda alacağın zamanaşımına uğraması sebebi ile oluşan kamu zararından sorguda belirtilen sorumlular ile birlikte, Belediye kira gelirlerini tarh, tahakkuk ve takiple 2016 yılında görevli ve yetkili kılınan İşletme ve İştirakler Müdürü ile bu görevi 2016 yılı öncesinde ifa eden ve kira gelirlerini zamanaşımına uğratan diğer sorumluların da sorumlu tutulmasının gerektiği,
gerekçeleriyle, kamu zararı tablosunun düzenlenerek, belediye kira gelirlerini tarh, tahakkuk ve takiple 2016 yılında görevli ve yetkili kılınan İşletme ve İştirakler Müdürü ile bu görevi 2016 yılı öncesinde ifa eden ve kira gelirlerini zamanaşımına uğratan diğer sorumluların da savunmalarının alınmasını teminen düzenlenecek ek raporun Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılmasına”
karar verilmişti.
Bu İlam hükmünden sonra Denetçisince düzenlenen … tarihli Ek Raporda…. TL’lik tahsilatın kanıtlayıcı belgeleri olan tahsilat makbuzları ve muhasebe işlem fişlerinin görüldüğünü, tahsilatı gerçekleşen bu tutar için sorumluların beraatine hükmedilmesinin uygun olacağını, tahsilatsız kalan zamanaşımına uğramış kira alacaklarından tahsil edilmeyen toplam tutar …. TL’nin ise sorumlularına ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine karar verilmesi istenilmişse de;
Bu Ek Rapor’un Dairemizde görüşülmesi sonucunda alınan …. tarih ve … sayılı ara kararla,
“Denetçi tarafından Ek Raporun sonuç bölümünde, gelen savunmalar üzerinde yapılan inceleme neticesinde …. TL’lik tahsilatın kanıtlayıcı belgeleri olan tahsilat makbuzları ve muhasebe işlem fişlerinin görüldüğü, tahsilatı gerçekleşen bu tutar için sorumluların beraatine, tahsilatsız kalan …. TL’nin ise sorumlularına ödettirilmesine karar verilmesinin talep edildiği, her ne kadar Denetçi … TL’nin tamamını tahsil olarak değerlendirmiş ise de; bu tutarın içinde tahsilatın yanı sıra terkin ve icra işlemlerinin de bulunduğu,
Bu itibarla, savunmada yer alan kamu zararı tablosu ile ek rapora ekli kamu zararı tablosu arasındaki farklılığın incelenmesi ve kira alacaklarıyla ilgili savunma ekinde sunulan fazla ve yersiz tahakkukların bulunduğu kanıtlayıcı belgelerin, tahakkuk terkinlerinin ve tahsilat dökümlerinin birlikte dikkate alınarak, terkin ve icra işlemleri ile tahsil edilen tutarların ayrı ayrı belirlenmesi ve kalan kamu zararı ve sorumluluk tutarlarının yeniden tespit edilmesinin gerektiği,
gerekçeleriyle, sorumlular tarafından gerçek ve tüzel kişilerden belediyeye ait kira alacaklarının zamanında tahsil edilmemesi ve bu alacakların zamanaşımına uğratılması sonucu doğan kamu zararının, tahsilatın yanı sıra icra ve terkin edilen miktarların da dikkate alınarak yeniden tespit edilmesi ve sonucunun düzenlenecek ek raporla Dairemize intikalinin sağlanmasına kadar hüküm dışı kararının devamına”
karar verilmişti.
Bu defa anılan ara karar üzerine düzenlenen … tarihli Ek Raporun incelenmesi sonucunda;
Asıl İlamın….’inci maddesinde belirtilen hüküm dışı kararı gerekçesinde ifade edilen doğrultuda; kamu zararı tablosunda yer alan kira alacaklarıyla ilgili savunma ekinde sunulan fazla ve yersiz tahakkukların bulunduğu kanıtlayıcı belgelerin, tahakkuk terkinlerinin ve tahsilat dökümlerinin birlikte dikkate alınarak, terkin ve icra işlemleri ile tahsil edilen tutarların ayrı ayrı belirlenerek kalan kamu zararı ve sorumluluk tutarlarının yeniden tespit edildiği görülerek gereği düşünüldü:
6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Beş yıllık zamanaşımı” başlıklı 147’nci maddesinde; kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Aynı Kanun’un “Zamanaşımının başlangıcı” başlıklı 4’üncü bölümünde yer alan 149’uncu maddesinde; zamanaşımının, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, aynı bölümde yer alan 152’nci maddesinde ise; asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacakların da zamanaşımına uğramış olacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.”
denilmektedir.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu Zararının Belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinin (f) bendinde; “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılması esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Yönetmelik’in “Kamu Zararının Oluştuğu Tarih” başlıklı 17’nci maddesinde ise;
“Kamu zararı,
…
d) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,
olmuş kabul edilir.”
denilmektedir.
5018 sayılı Kanun ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in anılan hükümlerinde açıkça idarelerin gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapılmamasının kamu zararı oluşturduğu belirtilmiştir.
…. Belediyesi tarafından kiraya verilen gayrimenkullere ait Hukuk İşleri Müdürü ve Mali Hizmetler Müdürü tarafından onaylı rapor ile kira dosyalarının ve tahsilatların incelenmesi sonucunda belediyenin kiracıları konumunda olan gerçek ve tüzel kişilerden bir kısım kira alacaklarının zamanında tahsil edilmediği ve mevzuat hükümlerine göre yapılması gereken takip işlemlerinin yapılmadığı görülmüştür.
Sorumluların savunmalarında toplam …. TL tutarındaki 7 kira alacağına ilişkin icra takiplerinin gerçekleştirildiği öne sürülmüşse de, icra takibi başlatıldığı belirtilen … muhatap no.lu …. AŞ ile ilgili olarak savunma eklerinde icra takibi başlatıldığına yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı görüldüğünden bu kiracı açısından sorumluların savunmasının kabulünün mümkün olmadığı; geri kalan 6 kira alacağına ilişkin ise icra işlemlerinin zamanaşımı süresi içerisinde başlatıldığı ve bu alacaklarla ilgili tahsilat çalışmalarının devam ettiği görüldüğünden icra takibine konu toplam kira alacağı tutarının …. TL olduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, savunma ekinde sunulan belgelerden; aşağıdaki tabloda ayrıntıları belirtildiği üzere toplam …. TL tutarındaki kira alacağının tahsil edildiği, toplam …. TL tutarındaki kira alacağının ise terkin edildiği, dolayısıyla, Denetçi tarafından düzenlenen sorguda kamu zararı tutarı …. TL olarak hesaplanmış ve daha sonra düzenlenen Ek Raporda bu rakam …. TL olarak revize edilmişse de, kamu zararı tutarının …. TL olduğu görülmüştür.
Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı-….), …. (Belediye Başkanı-….) ve ….. (Belediye Başkanı-….) sorumluluklarının bulunmadığını ifade etmişlerse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde; “…belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde yer alan “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludurlar” hükmü genel bir kuraldır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinin (f) bendinde ise, belediye başkanı “belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek”le özellikle görevli ve yetkili kılınmıştır.
Ayrıca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 102’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır” denilmektedir. Bu hüküm uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler belediye başkanı tarafından kullanılacaktır.
Yine 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33’üncü maddesinde, “Diğer mevzuatta … mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük memuruna, ilin en büyük mal memuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, malmüdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne; vergi kontrol memuruna yapılmış atıflar ise vergi denetmenine yapılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanun’un 24’üncü maddesinde ise, vergi dairesi başkanlığına “… yetki alanı içindeki mükellefi tespit etmek, vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak …” görev ve yetkisi verilmiş, 25’inci maddesinde de vergi dairesi başkanının başkanlığın amiri olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca belediye başkanları, belediye idaresinin üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerinin mevzuat hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinden sorumlu tutulmuşlardır. Bu nedenle ilgili Belediye Başkanlarının da oluşan kamu zararından sorumlu tutulması gerekir.
Diğer taraftan, sorumlulardan Muhasebe Yetkilisi ….. göndermiş olduğu savunmasında her ne kadar …. Belediye Meclisince kabul edilen Belediye Çalışma Yönetmeliği gereğince söz konusu alacakların tarh, tahakkuk ve takibinden ilgili başkan yardımcısı ve İşletme ve İştirakler Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, muhasebe yetkililerinin sorumluluğunun her türlü tebligatı ve takibatı yapılmış olan ve tahsil edilebilir noktaya gelmiş olan tutarı tahsil etmekten ibaret olduğunu belirtmişse de;
5018 sayılı Kanun’un “Malî hizmetler birimi” başlıklı 60’ıncı maddesinin 1’inci fıkrasının (e) bendinde;
“Kamu idarelerinde aşağıda sayılan görevler, malî hizmetler birimi tarafından yürütülür:
(…)
e) İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek.”
hükmünün yer aldığını, sorumlunun savunmasında belirtmiş olduğu Belediye Çalışma Yönetmeliği, 5018 sayılı Kanun karşısında normlar hiyerarşisine göre daha alt bir düzenleme olup, kurum içindeki işlemleri düzenleyen bir Yönetmeliktir. Dolayısıyla söz konusu Yönetmelik, muhasebe yetkilisinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Bu itibarla, …. tarih ve …. sayılı asıl İlamın ….’inci maddesiyle karar verilen hüküm dış kararının kaldırılmasına ve sorgu konusu edilen …. TL’nin,
…. TL’sinin icra işlemlerine konu edildiği, …. TL’sinin tahsil edildiği, …. TL’sinin ise terkin edildiği anlaşıldığından toplam …. TL’si hakkında ilişilecek husus kalmadığına oy birliğiyle;
Kalan kamu zararı tutarı …. TL’nin,
…. TL’sinin sorumlular Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı) (….), Muhasebe Yetkilisi …. ve İşletme İştirakler Müdürü ….’a,
….. TL’sinin Üst Yönetici ….. (Belediye Başkanı) (….), Muhasebe Yetkilisi …. ve İşletme İştirakler Müdürü ….’a,
…. TL’sinin Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı) (….), Muhasebe Yetkilisi …. ve İşletme İştirakler Müdürü ….’a ,
… TL’sinin Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı) (….), Muhasebe Yetkilisi …. ve İşletme İştirakler Müdürü ….’ye,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca ek ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Üye ….’… karşı oy gerekçesi;
Sorumluların savunmalarından söz konusu kira alacakları için ödeme yazılarının yazıldığı, borçlulara tebliğ edildiği ve tahsil işlemlerine devam edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, kira alacaklarının takibinin gerçekleştirilmeye çalışıldığı ve tahsili için gerekli işlemlerin yürütüldüğü görüldüğünden, sorgu konusunda ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye ….’… karşı oy gerekçesi;
5018 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde ifade edildiği üzere, Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Bu kapsamda 5018 sayılı Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanun’da sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
Her ne kadar 5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek belediye başkanlarının görevleri arasında sayılmışsa da; belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumludurlar.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, bahse konu kamu zararının oluşmasında dahli bulunmadığından Belediye Başkanı …. (….), …. (….) ve …. (….) sorumlu tutulmamaları gerekeceğinden sorumluluk yönüyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12