Sayıştay 6. Dairesi 637 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
637
26 Şubat 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 6
-
Karar Tarihi: 26.02.2019
-
Karar No: 637
-
İlam No: 174
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2016
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Sosyal Denge Tazminatı
…. tarih ve … sayılı asıl İlamın …’inci maddesi ile hüküm dışı bırakılmasına karar verilen konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.
Anılan İlamın …’inci maddesi ile; ....Belediye Başkanlığı .... arasında imzalanan ve 15.07.2014 tarihinden itibaren geçerli olan sözleşme ile aynı belediye ile .... arasında imzalanan ve 14.07.2016 tarihinden itibaren geçerli olan sözleşmeler gereği; ....Belediyesinde çalışan söz konusu sendikalara üye personele 2016 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması sonucu oluştuğu iddia edilen kamu zararından ödeme emri belgesinde imzası bulanan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkililerinin de savunmalarının alınmasını, 15.07.2014-14.07.2016 dönemini kapsayan sözleşme ile 14.07.2016– 14.07.2018 dönemini kapsayan sözleşmede öngörülen tazminatın, 15.07.2011 tarihinde imzalanıp 15.07.2011-14.07.2014 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmedeki belirtilen tavan tutarı aşan kısmının esas alınarak ödeme emri bazında kamu zararının yeniden hesaplanmasını ve kamu zararı üst tablosunun bahse konu maddeye eklenmesini teminen düzenlenecek ek raporun Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmişti.
Bu defa konuya ilişkin düzenlenen Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda, Denetçisi tarafından Dairemizce verilen hüküm dışı bırakma gerekçeleri dikkate alınarak ek raporun düzenlendiği ve böylece dosyadaki eksikliklerin tamamlandığı görülerek gereği düşünüldü:
....Belediye Başkanlığı .... arasında 15.07.2014 tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi ile .... arasında imzalanan ve 14.07.2016 tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi ile ....Belediyesinde çalışan ....üyesi çalışanlarına 2016 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.
30.06.1989 tarih ve 20211 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte,
Aynı kanunun Geçici 14’üncü maddesinde “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümlerine yer verilmiştir. (2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme dördüncü bölüm 7 nci madde gereği “31.12.2015” ifadesi “31.12.2017” olarak değiştirilmiştir.)
Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2017 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, yeni sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Diğer taraftan 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.
Yapılan incelemede, ....Belediyesi ile ....arasında 15.07.2011 tarihinde sözleşme imzalandığı, söz konusu sözleşmenin yürürlüğünün 14.07.2014 tarihinde sona erdiği ve bu sözleşmenin 24 ncü maddesinde, …. üyesi çalışanlara halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten 15.07.2011 tarihi ile 14.07.2012 tarihleri arasında her ay net …. TL ödeneceği, yine aynı Sözleşmenin 25’inci maddesinde aynı tarihler arasında Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, yılbaşında ve 1 Mayıs'ta net …. TL ikramiye verileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen 24 ve 25’inci maddeler birlikte değerlendirildiğinde 6289 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 11.04.2012 tarihinde ....Belediyesinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca ....üyesi personelin ortalama aylık tutarlarının ….TL olduğu anlaşılmıştır.
Yine aynı sözleşmenin 24’üncü maddesinde “2012’nin son altı ayı için net …TL, 2013’ün ilk altı ayı için net … TL, 2013’ün son altı ayı için ÜFE TÜFE ortalaması+1 puan ve 2014’ün ilk altı ayı için “ÜFE TÜFE ortalaması+1 puan” arttırılarak net ödenir” denmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre ....Belediye Başkanlığı .... arasında imzalanan ve 15/07/2014 ile 14/07/2016 tarihleri arasını kapsayan toplu sözleşmenin ‘’İyileştirme Zammı‘’ başlıklı 27’nci maddesinin (a) fıkrasının:
“İş bu toplu sözleşmenin birinci bölümünde belirtilen hukuksal dayanaklar çerçevesinde, …. üyesi çalışanlara Toplu İş Sözleşmesi (Sosyal Denge Tazminatı) olarak halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten her ayın maaş günü net … TL verilir.’’
Yine aynı Sözleşmenin “Ulaşım Yardımı” başlıklı 28 nci maddesinin:‘’ Ulaşım gideri olarak her çalışan üyeye her ayın maaş günü net …. TL verilir.’’
şeklinde olduğu belirlenmiştir.
27 ve 28’inci maddeler birlikte değerlendirildiğinde ....Belediyesinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca ....üyesi personelin 2015 yılının ilk altı ay için ortalama aylık ….TL olduğu anlaşılmıştır.
Yine 28’inci maddede 15.07.2015 tarihi ile 14.07.2016 tarihleri arasında ikinci yıl zammı olarak bu tutarlara “ÜFE ve TÜFE ortalaması +3 puan” ödenir denmiş olup, buna göre ....Belediyesinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca ....üyesi personelin 2015 yılının son altı ayı ve 2016 yılının ilk altı ayı için ortalama aylık tutarlarının … TL olduğu görülmüştür.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre ....Belediye Başkanlığı ile …..arasında imzalanan ve 14/07/2016 ile 14/07/2018 tarihlerini arasını kapsayan toplu sözleşmenin ‘’Mali Haklar‘’ başlıklı 24’üncü maddesinin (a) bendine göre işverence memurlara sosyal denge yardımı olarak net …..-TL ödeneceği, 25’inci maddesinin (a) bendine göre ise takip eden yıllarda tüm nakdi ödemeye tabi yardım ve alacaklar için TEFE-ÜFE ortalaması +%5 fark konarak ödeneceği belirtilmiştir. Dolayısıyla yukarıdaki hükümler gereği imzalanan sözleşmeler uyarınca memurlara sosyal denge tazminatı olarak 2016 yılının ilk yarısında …TL, ikinci yarısında ise ….TL ödeneceği anlaşılmaktadır.
Halbuki 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre; imzalanan, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde yerel yönetim hizmet koluna ilişkin tazminat tavanı tutarı ....üyesi personel için 01.01.2016 tarihinden itibaren aylık 843,76-TL (95000.088817) ve 01.07.2016-01.01.2017 tarihleri arası ise aylık 885,96-TL (95000,093259) olmak zorundadır.
4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesi göre düzenlenen yeni sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen ortalama aylık ücret aynı Kanun’un 32’nci maddesine göre toplu sözleşmede belirtilen tavan tutarı aşıyorsa, bu maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki personele ödenen ortalama aylık ücret tavan olarak esas alınabilir denmektedir. Yani bir önceki paragrafta 2016 yılı için belirlenen tavan tutarlar yerine, bu tavan tutarların yeni sözleşmeyle aşılması halinde bu maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki tavan tutarlar esas alınabilir. Geçici maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki tavan tutarlar toplu sözleşmedeki tavan tutarlardan daha yüksek olduğundan, yeni tavan tutar sözleşmeye göre hesaplanmaktadır.
Bu nedenle; 15.07.2011 tarihinde imzalanan ve 15.07.2011-14.07.2014 tarihlerini kapsayan Toplu Sözleşmeye göre ödenen tutar daha yüksek olduğu için 15.07.2011 tarihinde imzalanıp 15.07.2013-14.07.2014 tarihlerini kapsayan Toplu Sözleşmeye göre ödenen sosyal denge tazminatları geçerli olmak zorundadır.
Buna göre, ilgili sözleşmenin son yılında personele ödenen ortalama aylık tavan ücret; …. TL şeklinde gerçekleşmiştir. Bu tutar yeni tavan tutar olarak esas alınabileceğinden ....Belediyesinde Sosyal Denge Tazminatı olarak memurlara; 2016 yılı için en fazla … TL ödenebilecektir.
Açıklanan gerekçelerle, ....Belediyesinde sosyal denge tazminatı olarak …. üyesi her bir personele 2016 yılında, 01.01.2016-30.06.2016 dönemine ilişkin olarak aylık .... TL; 01.07.2016-31.12.2016 dönemine ilişkin olarak aylık …. TL olmak üzere fazla ödemede bulunulmuştur.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde; “…Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm doğrultusunda, Harcama Yetkililerinin ödemeler ile ilgili bütçe, ödenek, harcama talimatının düzenlenmesi ve sair usule ilişkin hususlar doğru olsa bile harcama talimatının mevzuata uygun olmasını temin etme zorunluluğu ve sorumluluğu bulunmaktadır.
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
….”,
denilmektedir.
Bu doğrultuda, 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” ,
hükümleri yer almaktadır.
Sorumluların savunmalarında, ....Belediyesi ile …. arasında imzalanan sözleşmenin ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve kararların gereğinin tam ve eksik olarak yerine getirilmesinin zorunluluk arz ettiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde tesis edildiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi ile getirilen “Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere” hükmünün, sendikal örgütlülüğün ayrılmaz bir parçası olan toplu iş sözleşmesi hakkının kullanımına yönelik kısıtlama getirdiği, bu durumun ILO’nun 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerine, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 23’üncü maddesine, Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesinin 6’ncı maddesine, Yerel Yönetimlerde Mali ve İdari Özerkliği düzenleyen Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesine açıkça aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, Türkiye’nin taraf olduğu ve usulüne uygun bir şekilde onaylanan Uluslararası sözleşmeler ile yasal mevzuatın çelişmesi halinde Uluslararası Sözleşme hükümlerinin belirleyici olduğunu hüküm altına alan Anayasa’nın 90’ncı maddesine göre, anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa hükümlerine aykırı olduğu belirtilmiş ise de;
2010 yılı öncesinde kamu görevlisi olan memurların toplu sözleşme hakkı bulunmamakta, sadece yetkili sendika ile hükümet arasında toplu görüşmeler yapılmaktayken, Anayasası’nın “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde; 2010 yılında yapılan değişiklik sonucunda ilgili madde:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir”
şeklinde değiştirilmiştir.
Söz konusu anayasa değişikliği ile yapılan düzenlemenin gerekçesinde, Anayasa’nın 51’inci maddesinin dördüncü fıkrasının, sendika özgürlüğünü iş kolu ile sınırlamakta ve aynı zamanda aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamayacağını hükme bağlamakta olduğu, bu düzenlemenin ILO sendika özgürlüğüne ve örgütlenme hakkının korunmasına ilişkin 87 sayılı sözleşmesine aykırı olması sebebiyle 51’inci maddenin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı belirtilmektedir.
Bu itibarla, memurların toplu sözleşme hakkı mevcut olup, 2010 anayasa değişikliği ile ve akabinde buna uygun olarak düzenlenen 4688 sayılı Kanun ile durum çözüme kavuşturulmuş olup, iç hukuk düzeni ile uluslararası antlaşmalar arasında ihtilaf olabilecek bir husus kalmamıştır.
Diğer yandan, sorumlular arasında bulunan Belediye Başkanı …. savunmasında özetle yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre kendisinin Üst Yönetici olduğunu ve şahsının ihalelerin hiçbir aşamasında onayı, yetkisi ve tasarrufunun söz konusu olmadığını ve Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararında da açıklıkla ifade olunduğu üzere, ilgi sorguya konu olan hususların, üst yönetici olması nedeniyle, tümüyle Belediye Başkanı olarak şahsının yetki ve sorumluluğu dışında olduğunu belirtmişse de; Belediye Başkanı …..’ın sorumluluğu ....Belediye Başkanlığı ile ....arasında imzalanan ve 15.07.2014 tarihinden itibaren geçerli olan sözleşmeyi ....Belediye Başkanlığı adına imzalamasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ….. bu sözleşmeye dayalı ödemeler dolayısıyla meydana gelen kamu zararından mevzuata aykırı sözleşmeyi imzalaması sebebiyle sorumludur.
Ayrıca 5018 sayılı Kanun’un “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi" başlıklı 31’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü yer almaktadır. Harcama Yetkilileri aynı maddenin birinci fıkrasında “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi” olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imza edenler, kendilerine bütçe ile ödenek tahsis edilen harcama biriminin yöneticisi olmamakla; dolayısıyla da Kanun’un yaptığı tanıma göre harcama yetkilisi olmamakla birlikte, 3’üncü fıkrada yer alan düzenleme uyarınca harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabidirler.
Sayıştay Dairelerince herhangi bir konuda verilmiş kararlar ancak bahsi geçen konu ile ilgili bağlayıcılık taşımakta, 6085 Sayılı Kanun’un 58’inci maddesi gereğince sadece Sayıştay Genel Kurulunca alınmış içtihadı birleştirme kararları uygulama açısından benzer nitelikteki hususlarda bağlayıcı olmaktadır. Bahse konu edilen hususta herhangi bir içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 26.04.2018 tarih ve 96 sayılı asıl İlamın 31’inci maddesi ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılmasına ve ....Belediye Başkanlığı .... arasında imzalanan 15.07.2014 tarihinden itibaren geçerli olan sözleşme ile .... arasında imzalanan ve 14.07.2016 tarihinden itibaren geçerli olan sözleşmeler gereği söz konusu sendikalara üye personele 2016 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan kamu zararı tutarı ….. TL’nin sorumlularına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödettirilmesine oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Üye ….’... karşı oy gerekçesi:
Sosyal denge sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin, gerek 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32 ve Geçici 14. maddesi, gerekse 375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci madde hükmü gereği, sözleşmeleri sona eren veya karşılıklı feshedilen idarelerin sözleşmeleri, sona erdiği ya da feshedildiği tarihi izleyen bir ay içerisinde, sona erdiği veya feshedildiği tarih ile Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere, Kanunun 32’nci maddesi hükümleri çerçevesinde sözleşme imzalayabilecekleri belirtilmiştir.
Geçici 14’üncü maddesine göre 15.03.2012 tarihinden önce idareler ve sendikalar arasında değişik adlar altında yapıla sözleşmelerin uygulanmasında, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği, 31.12.2017 tarihinden önce sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi ve yeni sözleşme düzenlenmesi (düzenlenmezse eski sözleşme hükümlerine göre devam edebilir) halinde, 31.12.2017 tarihine kadar sosyal denge tazminatının, sona eren sözleşmede öngörülen hükümler esas alınabileceği, dolayısıyla önceki sözleşmede belirlenen yıllık artış oranında artış yapılabilecektir.
2016 yılı işin düzenlenen sözleşmeyle de yapılan iyileştirme, 15.07.2011-14.07.2014 tarihlerini kapsayan sözleşmelerinde belirlenen konularda ve yılık artış oranı kadar artış yapılarak, (14.07.2014 tarihine kadar değil 31.12.2016 tarihine kadarki artışlarda hesaplandıktan sonra) tespit edilen bedel ortalama aylık tavan tutarı olarak esas alınması, bunun üzerinde bir ödeme yapılmış ise bu miktarın kamu zararı olması gerektiği değerlendirilmektedir.
Buna göre, Belediye ile ilgili Sendika arasında imzalanan süresi biten 15.7.2011-14.7.2014 tarihlerini kapsayan sözleşmelerinde, konuları ve yıllık artış oranları belirlenmiş hükümlere göre yapılacak artışın, 31.12.2016 tarihine kadarki artışların da hesaplamaya dahil edildikten sonra, bu tutarın üzerinde yapılan ödemenin kamu zararı olduğundan, bu tutarın tespiti için Raporun Denetçisine iadesine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12