Sayıştay 6. Dairesi 573 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İhale Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

573

Karar Tarihi

6 Kasım 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 6

  • Karar Tarihi: 06.11.2018

  • Karar No: 573

  • İlam No: 555

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2012

  • Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konut ve iş yerinin taksitli satış bedelinin tahsili

… tarihli ve … sayılı asıl İlam’a ek olarak çıkarılan … tarih ve …sayılı Ek İlam’ın 1’inci maddesinin (A) bendi ile tazmin hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak numaralı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.

Söz konusu Ek İlam’ın 1’inci maddesinin (A) bendiyle,…. Adi Ortaklığı’na “Belediyelerin Arsa, Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralaması ve Satışına Dair Genel Yönetmelik” hükümleri uyarınca ihale edilen …-TL bedelli “…Konut ve .. İşyerinin Satışı” işinde, 2012 yılında yapılan taksitli geri ödemelerde peşinatın ödenme tarihinden itibaren TÜFE oranlarının kümülatif olarak aylık vade farkı alınması gerekirken, uygulamada vade farkının hiç alınmaması veya eksik tahsil edilmesi sonucu …-TL tutarında kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle bu tutarın tazminine karar verilmişti.

Bu tazmin hükmüne karşı Üst Yönetici sıfatıyla …tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca düzenlenen …tarihli ve .. tutanak sayılı İlamda tazmin hükmü ile ilgili olarak;

Esastan yapılan değerlendirme sonucunda; 2012 yılı içerisinde yapılan ödemelerde, Şartname ve Sözleşmeye göre peşinatın yatırıldığı tarih ile taksitin fiilen ödendiği tarih arasındaki zaman dilimi göz önüne alınarak, uygulanacak TÜFE oranının hesap edilmesi (Kümülatif alınması) gerekirken, taksit ödemelerinin ertelendiği (23.11.2007 ile 21.05.2010 tarihleri arası) iki yılı aşkın sürede gerçekleşen TÜFE oranları görmezden gelinerek 21.05.2010 tarihinden sonra (6’ncı taksitte TÜFE oranları sıfırdan başlatılmış) ödenen taksitler için bu tarih itibarıyla gerçekleşen TÜFE oranları esas alınarak hesaplama yapılması, Belediye alacağının enflasyon karşısında erimesine yol açtığından, kamu zararına sebebiyet verildiği, oysa 2012 yılında mahsuben veya nakden yapılan geri ödemelerde sözleşme ve şartname hükümleri doğrultusunda ödemenin yapıldığı tarih ile peşinatın yatırıldığı 23.05.2007 tarihi arası geçen sürede gerçekleşen TÜFE oranının tespit edilerek (Kümülatif alınarak) taksit tutarı ile birlikte bu oran üzerinden vade farkı alınması gerektiği açıklanarak …Adi Ortaklığına 2007 yılında ihale edilen “… Adet Konut ve .. İşyerinin Satışı” işinde, 2012 yılında yapılan taksitli geri ödemelerde, peşinatın ödenme tarihinden itibaren TÜFE oranlarının kümülatif hesaplanarak aylık vade farkı alınması gerekirken uygulamada vade farkının hiç alınmaması veya eksik tahsil edilmesinin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek tazmin hükmünün esas yönüyle isabetli olduğu,

Sorumluluk yönüyle yapılan değerlendirme sonucunda ise; konuya ilişkin Encümen kararlarının, taksit ödemelerine ilişkin vade farklarının alınmamasını değil, taksit ödemelerinin aksatılmadan ödenmesini sağlamak amacıyla şartname ve sözleşmeye konulan gecikme cezasının uygulanmamasını içeren kararlar olduğundan ve ilam maddesinde de gecikme cezasının alınmamasından dolayı bir tazmin hükmüne yer verilmediğinden Encümen Üyelerinin sorumluluğuna gidilemeyeceği,

Üst Yöneticinin sorumluluğuna ilişkin olarak da; Üst Yöneticilerin sorumlulukları hakkında, Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararında belirtildiği üzere, üst yöneticilerin harcama yetkisi kullanmaları (harcama talimatı vermeleri) halinde sorumlu olacakları, başka bir ifadeyle 5018 sayılı Kanun ile harcama süreci dışına çıkarılan üst yöneticilerin Sayıştay yargılamasında mali olarak sorumlu tutulmalarının özel kanunlardan doğan ya da münferit bir olayda söz konusu olabileceği, bunun dışında hukuka uygun olmayan mali işlemlerden dolayı bulundukları kamu idarelerinin en üst yöneticisi olmalarından kaynaklı idari açıdan gözetim ve izleme yükümlülükleri anlamında sorumlu tutulabilecekleri değerlendirildiğinden ilama konu olayda üst yöneticiye mali bir sorumluluk yüklenemeyeceği,

belirtilerek verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönüyle bozulmasına ve yeniden hüküm tesisi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

Sorumlulardan … tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvuruları üzerine anılan Kurul sırayla; … tarih ve … tutanak sayılı İlamlarıyla, söz konusu tazmin hükmü Üst Yönetici …’in temyiz başvurusu üzerine düzenlenen …tarih ve … tutanak sayılı İlamıyla bozulduğundan Kurulca yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olan bahse konu dosyaların gereği yapılmak üzere bozma kararı verilen dosya ile birleştirilerek Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.

Bu defa Temyiz Kurulunun anılan kararlarına istinaden Dairemize havale edilen söz konusu dosyalar ile Denetçi tarafından düzenlenen 12.01.2018 tarihli Ek Raporun okunup incelenmesi sonucunda; öncelikle tazmin hükmünün sorumluluk yönünde bozulması dikkate alınarak konunun esastan görüşülüp görüşülemeyeceği müzakere edildi ve yapılan bu müzakere neticesinde;

Dosya kapsamında savunması alınmayan sorumlu veya sorumluların bulunmaması hususu dikkate alınarak konunun, bozma kararıyla sınırlı olarak incelenip hükme bağlanması gerektiği, bozma kararı da sorumlulukla sınırlı olarak verildiğinden, esastan görüşülemeyeceğine oy birliğiyle karar verildikten sonra duruşmaya katılan Emlak ve İstimlak Daire Başkanı … ve … Belediyesi temsilcisi 1. Hukuk Müşaviri Avukat …ile Sayıştay Savcısının açıklamalarının dinlenmesinden sonra gereği düşünüldü:

Her ne kadar Temyiz Kurulunun bozma kararında, konuya ilişkin Encümen kararlarının, taksit ödemelerine ilişkin vade farklarının alınmamasını değil, taksit ödemelerinin aksatılmadan ödenmesini sağlamak amacıyla şartname ve sözleşmeye konulan gecikme cezasının uygulanmamasını içeren kararlar olduğu ve ilam maddesinde de gecikme cezasının alınmamasından dolayı bir tazmin hükmüne yer verilmediği belirtilerek oluşan kamu zararından Encümen Üyelerinin sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmişse de;

İşe ilişkin İhale Şartnamesi’nin 12/b maddesinde;

“İhalenin toptan taksitli ödeme yapılması halinde alıcı, satış bedelinin %50 sini, şartnamenin 6 ncı maddesinde belirtilen K.D.V., ilan bedeli ve diğer giderleri (Tapu harçları hariç) peşin olarak ödeyecektir. Bakiye kalan satış bedeli ilk ödeme tarihinden itibaren 24 (Yirmi dört) ay içinde 24 eşit taksitle ödenecek olup, ödemelere aylık TÜFE vade farkı uygulanacaktır. Aylık vade farkı toplamı aylık taksitle birlikte tahsil edilecektir. Taksitlerin ödenmesinde bir sonraki ayın taksitinin önceki ayla birlikte ödenmesi halinde erken ödenen takside vade farkı uygulanmayacaktır. Ancak, ödemeler süresi toplam Yirmi dört ayı geçemez ve aylık ödemeler aksatılamaz. Aksatılması halinde, aksatılan miktara ayrıca aylık %10 (Yüzde on) vade farkı uygulanacaktır. Ödenen miktar kadar bağımsız bölümün tapu devri alıcı adına yapılacak olup, ödemeler tamamlandığında İhale konusu taşınmazların tamamının tapu devri yapılarak Geçici Teminatı iade edilecektir. Ödemenin 24 (Yirmi dört) ay içerisinde tamamlanmaması halinde alıcının teminatının tamamı irat kaydedilerek kalan bağımsız bölümlerin satış karan İptal edilecektir.

Taşınmaz üzerinde İhaleye çıkarıldığı tarihten önce veya ihale süresi içinde tapu devrini etkileyici bir takyidin tapuya şerh edilmesi veya Belediye alacaklıları tarafından haciz konulması halinde sorun Belediye tarafından çözümlenecektir. Bu aşamada ihale bedeli ya da taksitler süresinde ödenecektir. Tapu devrini etkileyecek sorunun çözümlenmesinin imkansız hale gelmesi durumunda ihale Encümen Kararı ile fesh edilecektir. İhalenin fesh edilmesi ile birlikte alıcı tarafından ödenen ihale bedeli ve tahsil edilen giderler alıcıya faizsiz olarak iade edilecektir. Alıcı, herhangi bir nedenle vade farkının ödenmemesi veya ertelenmesi talebinde bulunamaz. (Yargı Kararları hariç.)”

13’üncü maddesinde;

“Belediye, artırmaya çıkardığı taşınmazın mülkiyet devrinden başka iş bu ihaleden hiçbir şeyden sorumlu değildir. Alıcı taşınmazı ihale şartnamesinin 12. maddesi hükümleri dahilinde takyidatları ile birlikte kabul etmiş sayılacaktır. Satışı yapılan ancak kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilemeyen taşınmazların tapu devirleri kat irtifakının tesisinden sonra yapılacaktır. Bu durumda dahi alıca satış bedelini süresi içinde ödeyecektir. Tapu devrinin gecikmesi halinde alıcı dava açmayacağını ve satış bedelinin iadesini istemeyeceğini peşinen kabul etmiş sayılır.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan … tarihli Sözleşme’nin 3’üncü maddesinde de;

“Yüklenici, satış bedelinin % 50'sini, şartnamenin 6 ncı maddesinde belirtilen KDV, ilan bedeli ve diğer giderleri (Tapu harçları hariç) peşin olarak ödeyecektir. Bakiye kalan satış bedeli ilk ödeme tarihinden itibaren 24 (Yirmi dört) ay içinde 24 eşit taksitle ödenecek olup, ödemelere aylık TÜFE vade farkı uygulanacaktır. Aylık vade farkı toplamı aylık taksitle birlikte tahsil edilecektir. Taksitlerin ödenmesinde bir sonraki aynı taksitinin önceki ayla birlikte ödenmesi halinde erken ödenen taksite vade farkı uygulanmayacaktır. Ancak, ödemeler süresi toplam Yirmi dört ayı geçemez ve aylık ödemeler aksatılamaz. Aksatılması halinde, aksatılan miktara ayrıca aylık % 10 {Yüzde on) vade farkı uygulanacaktır. Ödenen miktar kadar bağımsız bölümün tapu devri alıcı adına yapılacak olup, ödemeler tamamlandığında İhale konusu taşınmazların tamamının tapu devri yapılarak Geçici Teminatı iade edilecektir. Ödemenin 24 (Yirmi dört) ay içerisinde tamamlanmaması halinde alıcının teminatının tamamı İrat kaydedilerek kalan bağımsız bölümlerin satış kararı iptal edilecektir.

Taşınmaz üzerinde ihaleye çıkarıldığı tarihten önce veya ihale süresi içinde tapu devrini etkileyici bir takyidin tapuya şerh edilmesi veya Belediye alacaklıları tarafından haciz konulması halinde sorun Belediye tarafından çözümlenecektir. Bu aşamada ihale bedeli yada taksitler süresinde ödenecektir. Tapu devrini etkileyecek sorunun çözümlenmesinin imkansız hale gelmesi durumunda ihale Encümen Kararı ile fesh edilecektir. İhalenin fesh edilmesi birlikte alıcı tarafından ödenen ihale bedeli ve tahsil edilen giderler alıcıya faizsiz olarak iade edilecektir. Alıcı herhangi bir nedenle vade farkının ödenmemesi veya ertelenmesi talebinde bulunamaz.”

denilerek şartname hükmü “Yargı kararı hariç” ibaresi dışında tekrar edilmiştir.

Görüldüğü gibi satışla ilgili Şartname ve Sözleşme’de Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılacak taksit ödemeleriyle ilgili olarak, belediye alacağının enflasyon karşısında erimesini önlemek amaçlı TÜFE oranında vade farkı ve alacağın aksatılmadan ödenmesini teminen aylık %10 gecikme cezası olmak üzere (her ne kadar sözleşmede ikisi için de vade farkı terimi kullanılmış olsa da) iki ayrı düzenlemeye yer verilmiştir.

Bilindiği üzere …Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile 393 adet bağımsız bölümün satışı vadeli olarak toplam … bedelle … Ortak Girişimine ihale edilmiştir.

İhale bedeli, … peşin kalan … ay vadeli olacak şekilde hükme bağlanmış ve … peşinat … tarihinde yatırılmış, … adet bağımsız bölümün tapu devri gerçekleştirilmiştir. Daha sonra … taksit daha yatırılmış, … daire parası ödenmiş ancak bu ödemeye ait tapu devri, belediye gayrimenkullerine belediyenin başka gerçek ve tüzel kişilere olan borçlarından dolayı gerçekleştirilememiştir.

Bunun üzerine Yüklenici tarafından tapu devrini etkileyen sorunlar çözülünceye kadar taksit ödemelerinin herhangi bir gecikme faizi uygulanmadan ertelenmesi talebinde bulunulmuş ve bu talep üzerine Belediye Encümenince değişik tarihlerde dört karar alınmıştır.

Taksitli geri ödemelerde, anılan Şartname ve Sözleşme hükümleri gereğince peşinatın ödenme tarihinden itibaren TÜFE oranlarının kümülatif hesaplanarak aylık vade farkı alınması gerekirken, uygulamada vade farkının hiç alınmaması veya eksik tahsil edilmesi sonucunda neden olunan kamu zararında sorumlu olanların tespiti için bahse konu Yüklenici talebi ile Belediye Encümeni kararlarının ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir.

Bu çerçevede konu incelendiğinde;

… Adi Ortaklığının … Belediyesi Emlak İstimlak Dairesi Başkanlığına hitaben yazdığı … tarihli ve … sayılı yazısında aynen;

“…Belediyesi tarafından … tarihinde ihalesi yapılan … adet bağımsız bölümün satılması işinde;

  1. Firmamız ilgili sözleşme ile idarenize ait … bağımsız bölüm satın alınmıştır. Satın alma bedelinin …’si idarenize peşin ödenmiş, geri kalan …ay vadeli meblağ …tarihinden itibaren düzenli olarak ödenmektedir.

  2. Sözleşmede, ‘Ödenen miktar kadar bağımsız bölümün tapu devri idarece alıcı adına yapılacak olup, ödemeler tamamlandığında ihale konusu taşınmazların tamamının tapu devri yapılarak geçici teminat iade edilecektir. ’ hükmü mevcuttur.

Ancak taksitlerimizi düzenli olarak ödediğimiz halde, satın aldığımız taşınmazlar üzerinde idarenize ait borçlardan dolayı haciz ve icra uygulaması olduğu için idarenize bedelini ödediğimiz taşınmazların tapu devri tarafımıza yapılamamaktadır. Hem inşaatı devam ettirebilmemiz, hem de idareye kalan taksitlerimizi düzenli bir şekilde ödeyebilmemiz için konutları istekli müşterilere satma zorunluluğumuz mevcuttur. Ancak satış yaptığımız müşterilere tapu devrini yapamamaktayız. Tapular üzerinde haciz işlemi devam etmesi nedeniyle satış yapılamamaktadır. Bu durum firmamızı ciddi bir ödeme sıkıntısına sokmuştur.

  1. Projenin aksamadan devam edebilmesi ve zamanında bitirilmesi, projenin mali sıkıntı nedeniyle sekteye- kesintiye uğramaması için; idarenizce tapu devrini etkileyen sorunlar çözülünceye kadar taksit ödemelerimizin herhangi bir gecikme faizi uygulanmadan ertelenmesini tensiplerinize arz ederim. ”

denilerek tapuların bir kısmını alamadıkları, tapular üzerinde haciz işlemi devam etmesi nedeniyle tapu devri yapılamadığı, projenin aksamadan devam edebilmesi ve zamanında bitirilmesi, mali sıkıntı nedeniyle kesintiye uğramaması için Belediyece tapu devrini etkileyen sorunlar çözülünceye kadar taksit ödemelerinin herhangi bir gecikme faizi uygulanmadan ertelenmesi talep edilmiştir.

Bu yazı üzerine … Belediye Encümeni … tarihli ve … Karar ve .. Kayıt No.lu Kararında, …Ortaklığının taksitlerini düzenli ödedikleri, tapularının bir kısmını alamadıkları, tapular üzerinde haciz işleminin devam etmesi nedeniyle tapu devri yapılamadığı, projenin aksamadan devam edebilmesi ve zamanında bitirilmesi, mali sıkıntı nedeniyle kesintiye uğramaması için, İdarelerince tapu devrini etkileyen sorunlar çözülünceye kadar taksit ödemelerinin herhangi bir gecikme faizi uygulanmadan ertelenmesine, gereği için dosyanın Emlak İstimlak Dairesi Başkanlığına havalesine karar verilmiştir.

Görüleceği üzere; işe ilişkin İdari Şartname ve Sözleşme’de, “TÜFE vade farkı ve %10 vade farkı” ifadesi kullanıldığı halde, … Ortaklığının … tarihli dilekçesinde, her iki vade farkını kapsayacak şekilde “gecikme faizi” ifadesi kullanılmıştır. Dilekçedeki bu ifadenin doğal sonucu olarak da Belediye Encümeninin Kararında, “gecikme faizi” ifadesi kullanmıştır. Diğer bir ifadeyle Adi Ortaklığın dilekçesindeki ifade nedeniyle Belediye Encümeni Kararında “geçime faizi” ifadesi kullanılmıştır. Adi Ortaklığın dilekçesinde, her iki vade farkını kapsayacak şekilde “gecikme faizi” ifadesi kullanılmamış olsaydı, Belediye Encümeninin anılan Kararında da “TÜFE vade farkı ve %10 vade farkı” ifadelerine ayrı ayrı açıkça yer verilmiş olacağında kuşku bulunmamaktadır. Nitekim Belediye Encümeninin …tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Kararında; “TÜFE vade farkının uygulanarak işlem yapılmasına, vadesi gelen taksitlerin ödenmemesi halinde %10 faiz uygulanmasına karar verilmiştir.” ifadesi kullanılmıştır.

Kaldı ki …Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli ve … Karar ve .. Kayıt No.lu Kararında aynen;

“Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığının … tarihli ve … sayılı yazısı ve Başkanlığın … tarihli havalesi Encümence incelenerek gereği düşünüldü;

İlgili Daire Başkanlığın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen yazısında,

İlgi: (a) … Belediye Encümeninin … gün ve … sayılı kararı.

(b) … Belediye Encümenin … gün ve … sayılı kararı.

İlgi (a) yazıda Belediyemiz Encümen kararı ile; … Projesi kapsamında üretilen .. adet bağımsız bölüm (konut + sosyal tesis + restoran +kreş) …-TL karşılığında … peşin … ay vade ile…. Ortak Girişimine satışı yapılmıştır.

Söz konusu Ortak Girişim peşinat ve … taksiti yatırdıktan sonra bağımsız bölümler üzerinde haciz, ipotek v.b. mülkiyet devrini engelleyici unsurlar bulunduğunu ifade ederek taksitlerin durdurulmasını talep etmiş, ilgi (b) Encümen Kararı ile topu devirlerini engelleyici sorunların İdare tarafından kaldırılıncaya kadar taksit ödemelerine herhangi bir faiz uygulanmadan ertelenmesine karar verilmiştir.

Makamınızca da uygun görüldüğü takdirde; mülkiyet devrini kısıtlayıcı unsurlar İdaremiz tarafından ortadan kaldırıldığından, söz konusu vadeli satış işine ait taksit ödemelerin yeniden başlatılması yönünde karar alınmak üzere yazımız ve eklerini Encümene havalesi OLUR’larınıza arz ederim.’ denilmektedir.”

açıklamasına yer verildikten sonra “KARAR” kısmında aynen;

“Encümence yapılan görüşmede; … Projesi kapsamında üretilen … adet bağımsız bölüm (konut + sosyal tesis + restoran +kreş) … TL karşılığında … peşin … ay vade ile…. Ortak Girişimine satışı ile ilgili mülkiyet devrini kısıtlayıcı unsurlar İdaremiz tarafından ortadan kaldırıldığından, söz konusu vadeli satış işine ait taksit ödemelerin yeniden başlatılmasına, sözleşme tarihinden itibaren sözleşmenin 3’üncü maddesi gereği TÜFE vade farkının uygulanarak işlem yapılmasına vadesi gelen taksitlerin ödenmemesi halinde %10 faizin uygulanmasına, gereği için evrakın Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığına gönderilmesine … tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

denilerek söz konusu vadeli satış işine ait taksit ödemelerinin yeniden başlatılmasına, sözleşme tarihinden itibaren sözleşmenin 3’üncü maddesi gereği TÜFE vade farkının uygulanarak işlem yapılmasına, vadesi gelen taksitlerin ödenmemesi halinde %10 gecikme faizi uygulanmasına karar verilmiş ve böylece İdari Şartname ve Sözleşmenin yukarıda zikredilen hükümlerine aykırı olan … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Karar bir anlamda geri alınmışken, … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Kararla “Taksitlerde TÜFE vade farkının uygulanarak işlem yapılmasını, vadesi gelen taksitlerin ödenmemesi halinde %10 gecikme faizi uygulanmasını” açıkça öngören ve yukarıya aynen alınan … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu karar iptal edilerek yeniden İdari Şartname ve Sözleşme hükümlerine aykırı olan “TÜFE vade farkı alınmamasına” yol açan işlem tesis edilmiştir.

Esasında … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Belediye Encümeni Kararıyla … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu kararın iptal edilmesiyle, taksitlerden TÜFE vade farkının alınmamasına ve taksitlerin ödenmemesi halinde de %10 gecikme faizi uygulanmamasına yeniden karar verilmiştir.

Sonuç olarak açıklanan gerekçelerle, söz konusu Encümen Kararlarının taksit ödemelerine ilişkin vade farkının alınmamasını içermediği söylenemez.

Bu nedenle de oluşan kamu zararından … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Belediye Encümeni Kararını alan Encümen Üyelerinin sorumluluğunun bulunduğu açık olup, anılan Encümen kararlarının taksit ödemelerine ilişkin vade farkının alınmamasını içermediği yönünde belirlemede bulunan Temyiz Kurulu kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu çerçevede …tarihli ve … sayılı yazı ile konuyu Encümene sunan ilgili Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı…’ın da oluşan kamu zararında sorumlu olduğu ileri sürülebilirse de; Belediye Encümeni gündeme alınan yazıların içeriği ile bağlı değildir. Encümen gündemdeki konuları olduğu gibi kabul edebileceği gibi ret de edebilir. Bu nedenle konuyu Encümenine sunduğu gerekçesiyle Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı… ’ın oluşan kamu zararından sorumlu tutulması hakkaniyetle bağdaşmaz.

Yine yukarıda da belirtildiği üzere Belediye Encümeninin … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Kararı … tarihli ve .. Karar ve … Kayıt No.lu kararı ile geri alındığından … tarihinden sonra oluşan kamu zararından … tarih ve … Karar ve … Kayıt No.lu Encümen Kararını alanların sorumluluğuna gidilemez.

Asıl sorgu ve ek sorgu ile Muhasebe Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulanların da bu sıfatları nedeniyle sorumluluklarına gidilemez. Çünkü kamu zararına yol açan işlem … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Belediye Encümeni Kararı olup Muhasebe Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlileri ve Harcama Yetkililerin söz konusu kararı uygulamamaları mümkün değildir.

Diğer taraftan yine Temyiz Kurulunun bozma kararında somut olayda üst yöneticiye mali bir sorumluluk yüklenemeyeceği ileri sürülmüşse de;

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 18’inci maddesinde;

“Büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, beldenin ve belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.

f) Büyükşehir belediyesinin hak ve menfaatlerini izlemek, alacak ve gelirlerinin tahsilini sağlamak.

g) Yetkili organların kararını almak şartıyla, büyükşehir belediyesi adına sözleşme yapmak, karşılıksız bağışları kabul etmek ve gerekli tasarruflarda bulunmak.

…”

denilmektedir.

Aynı hükümler, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde de yer almaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde de aynen;

“Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Millî Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır.

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.”

hükmü yer almaktadır.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 Karar Nolu Kararının “III- Sorumlular” başlığının 2’nci alt başlığında ise;

“…

Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştaya karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.

Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.”

denilmektedir.

Anılan mevzuat hükümleri ve Sayıştay Genel Kurulu Kararı dikkate alındığında, Üst Yönetici olarak Büyükşehir Belediye Başkanlarının mali sorumluluklarının olduğu, bu sorumluluğun Sayıştay yargısında görüşülmesi esnasında karara bağlanacağı açıktır.

Şöyle ki; kamu zararını doğuran işlem, … Belediyesi Encümeni tarafından alınan kararlardır. 5393 sayılı Kanun’un “Encümen toplantısı” başlıklı 35’inci maddesinde, “Encümen gündeminin belediye başkanı tarafından hazırlanacağı, Encümen üyelerinin ancak başkanının uygun görüşü ile gündem maddesi teklif edebileceği, Belediye başkanı tarafından havale edilmeyen konuların encümende görüşülemeyeceği” açık bir şekilde düzenlenmiştir. 5216 sayılı Kanun’un “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (c) bendinde de “Büyükşehir Belediye meclisi ve encümenine başkanlık etmek ve bu organların kararlarını uygulamak” belediye başkanının görevleri arasında sayılmıştır. Bu düzenlemeler çerçevesinde, Belediye başkanının, belediye encümeninin gündemini hazırlayan, kendisi tarafından havale edilmeyen konuların encümende görüşülmesi mümkün olmayan ve encümen kararlarını uygulayan birisi olarak, kamu zararına yol açan encümen kararından bilgisinin olmaması mümkün değildir. Belediye başkanının söz konusu encümen toplantılarına katılmamış olması, bu kararlarda imzasının olmaması, bu kararlardan kaynaklanan mali sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Nitekim ilgili belediye başkanı, Temyiz Kuruluna sunduğu yazılı savunmasında, Belediye encümenin mevzuata aykırı ve kamu zararına neden olan kararların hukuka uygun olduğunu, uygulanması gerekliliğini ifade etmiş, konu hakkında ilgisinin ve bilgisinin olmadığına dair herhangi bir ifade kullanmamıştır.

Bunun dışında, 5393 sayılı Kanun’un “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (s) bendinde, Belediye başkanıyla encümen arasındaki anlaşmazlıkları karara bağlamak, belediye meclisinin görevleri arasında sayılmaktadır. Belediye başkanı, ilgili encümen toplantılarına katılmamış ve kararlarda imzası olmasa dahi, mevzuata aykırı bu kararları belediye meclisine sunmamış olması, söz konusu kararlara iştirak ettiğinin bir diğer göstergesidir.

Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin (h) bendinde, encümen kararlarını uygulamak belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Söz konusu Belediye Encümen kararları uygulandığına göre belediye başkanının bu kararlara katıldığı kabul edilmelidir.

Bütün bunlar değerlendirildiğinde, belediye encümenince alınan ve belediye başkanınca da uygulanan kararlar sonucu oluşan kamu zararı ile ilgili olarak, belediye başkanının illiyet bağı tam ve kesin olarak vardır ve sorumlu tutulması gerekir.

Açıklanan gerekçelerle, oluşan kamu zararından … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Kararı alan Encümen Üyeleri ile Belediye Başkanının sorumlu olduğu konusunda Dairemizin ilk kararında ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle, anılan İşe ilişkin Şartname’nin 12’nci maddesi uyarınca peşinat dışındaki bakiye kalan satış bedeline ilk ödeme tarihinden itibaren aylık TÜFE vade farkı uygulanacağı hükmüne istinaden 2012 yılında yapılan taksitli geri ödemelerde peşinatın ödenme tarihinden itibaren TÜFE oranlarının kümülatif hesaplanarak aylık vade farkı alınması gerekirken uygulamada vade farkının hiç alınmaması veya eksik tahsil edilmesi sonucu neden olunan ve ayrıntılı hesabı ekli tabloda gösterilen kamu zararı tutarı …-TL’nin … tarihli ve …Karar ve … Kayıt No.lu Belediye Encümeni Kararında imzaları bulunan Belediye Encümen Üyeleri; …ile Belediye Başkanı …’e müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,

Denetçi sorgusunda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan (Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı)…’ın oluşan kamu zararında yukarıda belirtilen gerekçeyle herhangi bir dahli bulunmadığından söz konusu zarardan sorumlu tutulmamasına

Oy çokluğuyla,

Kendilerine asıl sorgu ve ek sorgu gönderilen Encümen Üyeleri; … ise kamu zararının oluşmasında yine yukarıda belirtilen gerekçeyle herhangi bir dahilleri bulunmadığından söz konusu zarardan sorumlu tutulmamalarına oy birliğiyle,

Anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

Karşı Oy:

Üye …’ın karşı oy gerekçesi;

Oluşan kamu zararından Belediye Encümeninin … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Kararında imzaları bulunan Belediye Encümen Üyeleri ile Belediye Başkanı…’in sorumlu oldukları yönündeki çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte;

Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu Kararın alınması için konuyu … tarihli ve …sayılı yazıyla Belediye Encümenine sunan kamu görevlisidir. Söz konusu yazıda aynen;

“…

Söz konusu Ortak Girişim peşinat ve 5 taksiti yatırdıktan sonra bağımsız bölümler üzerinde haciz, tedbir, ipotek v.b. mülkiyet devrini engelleyici unsurlar bulunduğunu ifade ederek taksitlerin durdurulmasını talep etmiş, ilgi (b) Encümen kararı ile tapu devirlerini engelleyici sorunların İdare tarafından kaldırılıncaya kadar taksit ödemelerine herhangi bir faiz uygulanmadan ertelenmesine karar verilmiştir.

… tarihli ve … sayılı kararla taksitlerin başlatılması istenmiştir ancak; … Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptal edilmiş olması nedeniyle bu plana göre yapılmış olan …no.lu parselasyon planının …Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. Söz konusu gayrimenkuller üzerindeki hacizler kaldırılmış, ancak … adet gayrimenkulde ihtiyati tedbir kararı devam etmektedir.

Belediyemizce … Projesinde, kurumumuzdan … tarihli Gayri Menkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile satılan konutların tapu kayıtlarına ilgili tapu sicil müdürlüğünce ilgili mahkeme kararı şerh düşülmüştür. Firmanın elinde henüz satışı yapılmayan … konut bulunmaktadır. Konut tapularında mahkeme kararı gereği düşülen bu şerhleri gören müşterilerin bu tapuları almamakta konut satışlarında olumsuz etkiler olduğunu ilgi (d) yazı ile belirtip taksit ödemelerinin de mülkiyet devrini kısıtlayıcı unsurlar ortadan kaldırılıncaya kadar ödemelerin dondurulması talep edilmektedir.

Makamınızca da uygun görüldüğü takdirde; yukarıda izah edildiği şekliyle mülkiyet devrini kısıtlayıcı unsurlar devam etmektedir. Bu nedenle ilgi (c) Encümen Kararının iptali hususunda karar alınmak üzere yazımız ve eklerinin Encümene havalesini OLUR’larınıza arz ederim”

denilerek “Taksitlerde TÜFE vade farkının uygulanarak işlem yapılmasını, vadesi gelen taksitlerin ödenmemesi halinde %10 gecikme faizi uygulanmasını” açıkça içeren … tarihli ve … Karar ve .. Kayıt No.lu kararı iptal eden … tarihli ve … Karar ve … Kayıt No.lu kararın alınmasında yönlendirici olduğu değerlendirildiğinden, oluşan kamu zararından Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı…’ın da sorumlu tutulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim