Sayıştay 6. Dairesi 529 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirler
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
529
20 Şubat 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 6
-
Karar Tarihi: 20.02.2018
-
Karar No: 529
-
İlam No: 376
-
Madde No: 4
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2013
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Eğlence Vergisinin Tahsil Zamanaşımına Uğratılması
… tarih ve … sayılı asıl İlam’ın 9’uncu maddesi ile tazmin hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak numaralı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Asıl İlamın 9’uncu maddesiyle, ... Belediyesinin 2013 Mali Yılı Yönetim Dönemi Hesabının ve Belediye Yönetim Bilgi Sisteminin incelenmesi neticesinde, 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alan 2008 yılı tahakkuk etmiş Eğlence Vergisinin 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle, …-TL’nin tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan ... tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca düzenlenen … tarih ve … tutanak sayılı İlam’ın 4’üncü maddesiyle,
Öncelikle Muhasebe Yetkilisi olarak sorumlu tutulan Mali Hizmetler Müdür Vekili ...’nun sorumluluğa ilişkin itirazları değerlendirilmiş ve adı geçen kişinin dilekçesinde, 06.04.2007 tarih ve 31 sayılı ... Belediyesi Meclis Kararı ile Su İşleri Müdürlüğünün ihdas edildiği, 04.02.2011 tarih ve 20 sayılı ... Belediyesi Meclis Kararı ile Su İşlerinin iptal edildiği, Mali Hizmetler Müdürlüğü bünyesindeki gelir kalemleri ve Su İsleri Müdürlüğü iş ve işlemlerinin ihdas edilen İşletme Müdürlüğüne devredildiği, 09.03.2011 tarihli ve 149 ile 151 sayılı Üst Yönetici imzalı yazılardan da görüleceği üzere meclis kararlarına istinaden görev ve yetki alanlarının belirlendiği, bahse konu meclis kararları ve üst yönetici imzalı yazıların kendisi için emir niteliğinde olduğu belirtilmişse de; İlamda bu hususun zaten dikkate alındığı ve ilgili İşletme Müdürü (Gerçekleştirme Görevlisi) ... da sorumluluğa dâhil edilmiş olduğundan Muhasebe Yetkilisi ...’nun sorumluluğun yaygınlaştırılması konusundaki itirazının yerinde olmadığı,
Öte yandan Belediye Başkanının sorumluluğu ile ilgili olarak; 5018 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde ifade edildiği üzere, Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçladığı,
Bu kapsamda 5018 sayılı Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulduğu,
Kanunda sayılan bu görevlerin de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmekte olduğu, zira, 5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumluluklarının belirtildiği ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğunun alt kademedeki kamu görevlilerine bırakıldığı,
5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden birinin de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek olduğu, bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulduğu,
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğunun idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğunun bulunmadığı,
gerekçeleriyle Muhasebe Yetkilisi ...’nun sorumluluğa ilişkin itirazının reddine karar verildikten sonra konunun esastan incelenmesine geçilmiş ve sorumlu İşletme Müdürü (Gerçekleştirme Görevlisi) ...’ın göndermiş olduğu dilekçe ekinde sunduğu; söz konusu gelirlerle ilgili zamanaşımını kesen evrakların, ödeme emri tebliğlerinin, tapu ve banka hesaplarına ait haciz işlemlerinin, yapılandırma uygulamalarının, tebliğ ve ilanen tebliğ işlemlerinin, eksilten tahakkuk icmallerinin ve devam eden tahsilat ve haciz işlemlerine ait belgelerle temyiz duruşması sırasında sunulan ek belgelerin incelenmesinin temini için tazmin hükmünün bozulmasına ve dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Aynı tazmin hükmüne karşı Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla ... tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine ise anılan Kurul … tarih ve … sayılı İlamı’nın 4’üncü maddesiyle; söz konusu tazmin hükmü Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla ...’ın başvurusu üzerine düzenlenen … tarih ve … tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 4’üncü maddesi ile bozulduğundan, sorumlunun bu maddeyle ilgili itirazı üzerine Kurulca yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olan dosyanın gereği yapılmak üzere … tutanak sayılı dosya ile birleştirilerek Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu defa Temyiz Kurulunun anılan kararları üzerine Dairemize gönderilen söz konusu dosyalar ve konuya ilişkin Denetçi tarafından düzenlenen … tarihli Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü;
Her ne kadar Dairemizin İlamında 2008 yılında tahakkuk etmiş Eğlence Vergisinin 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması suretiyle …-TL tutarında kamu zararına neden olunduğu belirtilmiş ise de, 2008 yılında tahakkuk etmiş olup 2013 yılı sonu itibariyle zamanaşımına uğratılan Eğlence Vergisi sebebiyle neden olunan kamu zararı tutarının …-TL olduğu, bu tutarın …-TL’sini tahsil edildiği, geriye kalan tahsil edilmeyen kamu zararı tutarının ise …TL olduğu anlaşılmıştır.
Tahsil edilmeyen söz konusu kamu zararından kimin sorumlu tutulması gerektiği meselesine gelince;
Öncelikle bozma kararının esasla sınırlı olarak verilmesi ve sorumluluğa ilişkin sorumluların itirazlarının Temyiz Kurulunca reddedilmesi olgusu karşısında Dairenin hükme bağlama yetkisinin bozma kararı ile sınırlı olup olmadığı hususu müzakere edildi ve yapılan bu müzakere sonucunda;
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 56’ncı maddesinde yer alan;
“…
(7) Temyiz Kurulu temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik eder, bozar ya da Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırır. Bozma halinde evrak yeniden karara bağlanmak üzere o kararı veren daireye gönderilir.
(8) Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır.
(9) Temyiz Kurulunun tazmin hükmünün kaldırılmasına ilişkin kararları, temyiz konusu ilam maddesindeki bütün sorumluları kapsar.” şeklindeki hükme göre Temyiz Kurulunca “Bozma” kararı verilmesi halinde temyize konu karar ortadan kalkmış olacağından Dairenin hem usul hem de esas açısında yeni bir karar alabileceği değerlendirilmiş ve bu değerlendirmeden sonra söz konusu kamu zararından hangi sorumluların sorumlu tutulması gerektiği hususunun görüşülmesine geçildi:
Her ne kadar Denetçi sorgusunda ve bu sorguyu esas alan Dairemizin İlamında kamu zararından Muhasebe Yetkilisi ... da sorumlu tutulmuşsa da; 04.02.2011 tarih ve … no.lu Belediye Meclisi Kararı ile belediyenin gelir işlemlerinin Mali Hizmetler Müdürlüğünden alınarak yeni ihdas edilen İşletme Müdürlüğüne devredilmiş olması ve bu yeni durumun Belediye Başkanının imzasını taşıyan 09.03.2011 tarih ve … sayılı yazıda; “Müdürlüğünüz bünyesinde görev yapmakta olan Gelir Tahakkuk, İcra Takip, İlan reklam, Sicil, Emlak, Çevre Temizlik, Tahsilat, Parkomat, Hal ve Bilgi İşlem Servisleri İşletme Müdürlüğüne bağlanmıştır” denilerek Mali Hizmetler Müdürlüğüne bildirilmiş olması karşısında, Muhasebe Yetkilisinin belediye gelirleri üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinden söz edilemeyeceğinden, tahsil zamanaşımına uğratılan gelirler nedeniyle Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğundan da bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Nitekim 5018 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinde, “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” denilerek kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından bu gelirlerin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanların sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Belediye Meclisi Kararı ve Belediye Başkanının imzasını taşıyan yazıdan da anılan Belediyenin gelir kalemlerinin tahakkuk, tahsilat ve icra takip işlemleri İşletme Müdürlüğüne devredildiğinden, bu işlemlerin zamanında ve eksiksiz yapılmaması sonucu doğan kamu zararından Muhasebe Yetkilisi yerine İşletme Müdürü sorumludur.
Diğer taraftan Dairemizin İlamında kamu zararından Belediye Başkanı sorumlu tutulmamış ve bu karar Temyiz Kurulunca da yerinde bulunmuşsa da;
Belediye başkanın giderlerden kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulması için kamu zararına neden olan belgede imzası olması veya karar ve talimatlarından dolayı kamu zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Ancak gelirlerde belediye başkanı imza olmaksızın sorumludur. Şöyle ki;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde; “…belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde yer alan, “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludurlar” hükmü genel bir kuraldır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinin (f) bendinde ise, belediye başkanı “belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek”le özellikle görevli ve yetkili kılınmıştır.
Ayrıca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 102’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır” denilmektedir. Bu hüküm uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler belediye başkanı tarafından kullanılacaktır.
Yine 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33’üncü maddesinde, “Diğer mevzuatta … mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük memuruna, ilin en büyük malmemuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, malmüdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne; vergi kontrol memuruna yapılmış atıflar ise vergi denetmenine yapılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanun’un 24’üncü maddesinde ise, vergi dairesi başkanlığına “… yetki alanı içindeki mükellefi tespit etmek, vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak …” görev ve yetkisi verilmiş, 25’inci maddesinde de vergi dairesi başkanının başkanlığın amiri olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca belediye başkanları, belediye idaresinin üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerinin mevzuat hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinden sorumlu tutulmuşlardır. Bu nedenle Belediye Başkanının da oluşan söz konusu kamu zararından sorumlu tutulması gerekir.
Açıklanan gerekçelerle, anılan İlam maddesine konu edilen Eğlence Vergisi alacağına ilişkin …-TL’nin,
…-TL’si için kamu zararı oluşmadığından ilişilecek husus bulunmadığına oy birliğiyle,
…-TL’si ise kamu zararı olmakla birlikte tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına oy birliğiyle,
Geriye kalan kamu zararı olduğu anlaşılan …-TL’sinin ise Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve İşletme Müdürü ...’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle ödettirilmesine oy çokluğuyla,
Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdür Vekili) ...’nun söz konusu kamu zararından sorumlu tutulmamasına oy birliğiyle,
karar verildi.
Karşı Oy:
Üye Dr. … ’un sorumluluğa ilişkin karşı oy gerekçesi;
5018 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde ifade edildiği üzere, Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Bu kapsamda 5018 sayılı Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
Her ne kadar 5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek belediye başkanlarının görevleri arasında sayılmışsa da; belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumludurlar.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu gerekçeyle, kamu zararı tutarı …-TL’nin İşletme Müdürü ...’a münferiden 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizi ödettirilmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, bu sorumluluğa Belediye Başkanını Üst Yönetici sıfatıyla dahil eden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40