Sayıştay 6. Dairesi 48655 Kararı - Yüksek Öğretim Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
48655
5 Temmuz 2023
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2018
-
Daire: 6
-
Dosya No: 48655
-
Tutanak No: 55595
-
Tutanak Tarihi: 05.07.2023
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
AR-GE kapsamında değerlendirilmesine imkân olmaması nedeniyle Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği uyarınca ödemeye müstehak olmayan projeler için akademik teşvik ödemesi yapılması;
160 sayılı İlamın 17. maddesiyle; Akademik teşvik ödemesi başvurularında yer alan bazı projelerin AR-GE kapsamında değerlendirilememesi nedeniyle Akademik Teşvik Yönetmeliği uyarınca teşvik ödemesine konu edilemeyeceği halde ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {Sorguda … TL kamu zararı hesap edilmesine karşın, İlamda; bu tutarın … TL’si için yapılan ödemede mevzuata aykırılık bulunmadığından ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmiş; (bu tutarın düşülmesi sonucu) geriye kalan tutar olan (kamu zararı tablosunda adı geçen diğer ahizleri ilgilendiren) … TL için ise işbu tazmin hükmü verilmiştir.}
Sorumlular [(Ödemenin Yapılmasına Karar Veren) Felsefe Birim Komisyon Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden …, … ve …], ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; 31.12.2016 tarihli ve 29935 no.lu Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3 maddesinin (e) bendinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı tanımlanmış olup; “faaliyet” kavramının “Her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri,” ifade ettiğinin hüküm altına alındığını, aynı maddenin (ı) bendinde ise “proje” “bilimsel değerlendirme süreci sonucunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olup, yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunarak kapatılmış araştırma çalışmaları” olarak tanımlandığını, ilgili Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 9 uncu bendinde; “Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler ile sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projeler teşvik kapsamı dışındadır. Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan çalışmalar için mükerrer puanlama yapılmaz.” denilmek suretiyle nelerin proje olmayacağının açık şekilde ifade edildiğini, tüm bunlar ışığında yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; bir projenin akademik teşvik ödemesine konu olabilmesi için projenin;
a. Bilimsel değerlendirme sürecine sahip olması,
b. Bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması,
c. Yeni bilgilerin üretilmiş olması,
d. Bilimsel yorumların yapılmış olması veya teknoloji problemlerinin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş olması,
e. Sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunup kapatılmış olması,
f. Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler olmaması,
g. Sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projeler olmaması,
h. Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan çalışmalar için mükerrer puanlama yapılmış olmaması,
Niteliklerini haiz olması gerektiğini, ilgili mevzuatta projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel durum bulunsa da bu özel durumun hangi çerçevede, hangi şartlarda sağlanmasına, hangi mevzuata bakılması gerektiğine ilişkin bir atıf ve çerçeve sunulmadığını, dolayısıyla söz konusu projelerin ilgili teşvik ödemesine konu edilmesi için kararın, gereken şartların 2016 yılı Yönetmeliği ışığında (projelerden yukarıdaki şartlar aranmak suretiyle) aranmak suretiyle ilgili akademik komisyonun o bilim alanı için değerlendirmesine bırakılmış göründüğünü, diğer taraftan ilgili Yönetmeliğin değerlendirme komisyonlarına nispeten geniş ve esnek bir çerçeve ve takdir yetkisi sunmakta olduğunun da bu bağlamda değerlendirilebileceğini, 2018 yılında yapılan değişikliklerle ise hem proje çerçevelerinin daha net belirlendiğini, hem de komisyonlara verilen yetkinin daraltılmış göründüğünü, 27.06.2018 tarihli ve 30461 nolu Resmi Gazete'de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin (g) bendinde projenin; “amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak ayni ve/veya nakdi destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyetler bütünü” olarak tanımlandığını, 7 nci madde (2)'de ise; “Proje faaliyetlerinin değerlendirilmesinde, sadece bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında başarı ile sonuçlandırılmış ve sonuç raporu onaylanmış projeler değerlendirmeye alınır. Döner sermaye üzerinden yapılan dış kaynaklı (yurtiçi veya yurtdışı) projelerin bu kapsamda değerlendirilebilmesi için projenin Ar-Ge niteliğinin olması ve toplam proje süresinin dokuz aydan az olmaması koşulu aranır. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun sadece akademik destekleri bu kapsamda değerlendirmeye alınır, ancak sanayi, kamu girişimcilik, bilimsel etkinlik ve bilim ve toplum destekleri değerlendirmeye alınmaz. Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler, yükseköğretim kurumlan tarafından desteklenen bilimsel araştırma projeleri, yerel kalkınma, topluma hizmet, mesleki eğitim, sosyal sorumluluk ve benzeri amaçlar için fon sağlayan Türkiye İş Kurumu, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, kalkınma ajansları ve benzeri kurumların destekleri, döner sermaye üzerinden yapılan bilirkişilikler ve danışmanlıklar, Avrupa Birliği Katılım öncesi Mali Yardım projeleri değerlendirmeye alınmaz. Yürütülmüş bir proje için farklı kurum ve kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup temelde aynı projenin parçası veya uzantısı olan çalışmalar için mükerrer puanlama yapılmaz.” denilerek akademik teşvik ödemesine konu olacak projelerin çerçevesi önceki Yönetmelikten çok daha açık ve net şekilde belirlenmiş olduğunu, ayrıca 2018 yılında yayımlanan Akademik Teşvik Ödemesi Yönetmeliğinde de projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel duruma yer verildiğini; ancak bu özel durumun 2016 yılı Yönetmeliğinin aksine projenin AR-GE niteliğini hangi çerçevede ve hangi şartlarda sağlaması gerektiğine ilişkin net bilgilerle de tamamlandığını, iki Yönetmelik arasındaki değişikliğin hem AR-GE projelerinin değerlendirilmesine ilişkin çerçeveyi netleştirdiğini hem de ilgili akademik komisyonlarının mevzuat ekseninde takdir haklarını sınırlandırdığını, 2016 Yönetmeliğinde bırakılan esneklik ile akademik komisyon takdirinin 2018 Yönetmeliğine göre nispeten geniş tutulmuş olmasının da göz önünde bulundurularak, akademik teşvik ödemesine konu olabilmesi için projelerin 2016 Akademik Teşvik Yönetmeliğinde belirlenmiş sınırları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşündüklerini, İlamda AR-GE projelerinin tanım ve kapsamlarının belirlenmesi için OECD'nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının, 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun “tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin referans olarak alınması gerektiğinin ifade edildiğini, söz konusu kılavuzların hangisinin esas alınması gerektiğine ilişkin 2016 tarihli Yönetmelikte bir atfın olmamasının da komisyon değerlendirmelerini belirlediğini, ancak ilgili projelerin AR-GE niteliğini haiz olabilmesi için belirtilen projelerin, rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, bilime kazandırdığı kavram veya teknolojilerin olup olmadığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığının proje sahiplerinin sundukları belgeler ışığında bir hakem/bilirkişi hüviyetini de sağlayan akademik komisyonlarca değerlendirildiğini ve kabul edildiğini, İlamda söz konusu projelerde bilime ve literatüre kazandırılmış yeni bilgi ve kavramların ve bilimsel çıktıların ne olduğu, bu sonuçlara ulaşmada hangi bilimsel yöntem ve metotların kullanıldığı, hangi saha araştırmalarının yapıldığı (bu araştırma yöntemi her AR-GE projesi tarafından kullanılmamaktadır zira nicel yöntemler gibi nitel yöntemler de kullanılabilir), hangi AR-GE safhalarının planlandığı, araştırmada proje yürütücülerinin ve katılımcılarının rolü ve katkısının ne olduğu gibi pek çok konuda bilginin yer almadığı iddia edildiğini, ancak proje sahiplerinin “… Üniversitesi’nin 2018 denetimleri sonucunda mevzuata uygun bulunmayan işler için 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 48 nci maddesi gereğince düzenlenen sorguya cevap” olarak sunduğu dilekçelerinde projelerin süreçleri, planlanması, uygulanması, kapanması ve sonuçlarını gösteren ekler ile projeler sonucunda meydana getirilen akademik kitaplar göz önüne alındığında bu bilgilerin var olduğunun görülebileceğini, projelerin başlıkları itibarıyla sempozyum, kongre, bilgi şöleni, çalıştay gibi kelimelerle tavsif edilmesinin Denetçiler tarafından projelerin proje niteliğini haiz olmayan bilimsel etkinliklere katılım olarak algılanmasına sebebiyet vermiş olabileceğini, ancak akademik teşvik kapsamında başvurulan projelerin hem tertip etme gerekçesi hem de sonucunda ortaya çıkarılan somut çıktılar göz önünde bulundurulursa komisyonlarca kabul edilen projelerin özgün, stratejik değer ile birlikte atıf değeri yüksek akademik çıktılar sunduğunun görüleceğini, ilgili projelerin sadece akademik etkinliklere katılım değil, tertip gerekçeleri, proje sonunda öngörülecek ulusal ve uluslararası fayda, Türkiye'nin akademik birikimine katkı, yaşadığımız çağda kendisini hissettiren ihtiyaçlar ve eksiklik ile ihmal edilen önemli bir şahsiyet olan …’e dair akademik çalışmalar çerçevesinde önemli bir değeri haiz olduğunu, şöyle ki;
“…” Projesinin, planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, bilgi şöleni katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün bir akademik kitap olarak bir bütün teşkil ettiğini, ilgili projeye ilişkin sorguya cevap olarak sunulan eklerde bu hususların görülebileceğini, bunun haricinde ilgili projenin … … ile ilgili en geniş ve yetkin olan bütünlüklü projenin de önemli bir parçası olduğunu, nihayetinde 11 kitap çıkarılmış olan, söz konusu bütünlüklü proje için https://... web sayfasına bakılabileceğini, ilgili projenin atıf değeri için ise dünya kütüphanelerinden dizinlenmesinin önemli bir gösterge olarak kabul edilebileceğini, ilgili bilgi için, https://... web adresine bakılabileceğini,
“…” Projesinin, planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, Türk dünyasından şiir şöleni katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün bir eser olarak bir bütün teşkil ettiğini, ilgili projeye ilişkin sorguya cevap olarak sunulan eklerde bu hususların görülebileceğini, söz konusu projenin … Bakanlığı, … Birliği ve … Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirildiğini, projenin adında “şölen” kelimesinin geçmesinin onu AR-GE olmaktan uzaklaştırıyor intibaı uyandırabileceğini, “Ancak bütünlüklü ve uzun soluklu bir projenin önemli bir parçası olarak değerlendirilebilecek projede Türk Dünyasının şiir birikiminin ortaya konduğunu, bu birikimin her iki yılda bir güncellendiğini, Türk Dünyasının farklı bölgelerinden gelen şairler edebiyat ve şiir alanında beliren sorunları atölyeler çerçevesinde tartışma ve raporlaştırma imkanı bulduğunu, nihayetinde 7 kitap çıkarılmış büyük projenin eserlerine ulaşmak için https://... web adresine bakılabileceğini, söz konusu projenin kültür, edebiyat ve şiir alanında özgün birikimi ortaya koymakla kalmadığını, Türk Dünyasını Türkçe ve şiir etrafında bir araya getirme gibi oldukça stratejik bir vazifeyi gerçekleştirmiş olduğunu, akademisyenlerden oluşan heyetin, süreçleri planlaması ve eserlerin çıkarılması konusunda katkı sağlamalarıyla projelerin akademik bir hüviyeti de arz etmekte olduğunu, ilgili projenin özgünlüğü ve atıf değeri için dünyada dizinlenen kütüphanelere bakılabileceğini, https://...
“…” Projesinin, planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, çalıştay katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün akademik eser olarak bir bütün teşkil ettiğini, ilgili projeye ilişkin sorguya cevap olarak sunulan eklerde bu hususların görülebileceğini, bütünlüklü projenin önemli bir parçası olan söz konusu bu projenin, yayın hayatının en büyük sorunlarından birisi olan korsan meselesine akademik çözümler bulma noktasında bir dizi faaliyeti kapsadığını, bu itibarla projeyi sadece basit bir çalıştay planlaması veya iştiraki olarak görmenin hatalı olacağını, planlaması, uzun soluklu bir proje olarak tasarlanması, ulusal ve uluslararası önemli bir sorunu odak noktasına alma stratejisi, akademik çerçevede yürütülüp akademik bir çıktı ile taçlanmasının çalıştayı bütüncül bir ARGE çalışması haline getirdiğini, bütünlüklü proje için https://... web sayfasına bakılabileceğini, korsan yayın sorununun hem yayın sektörümüzün hem de akademik dünyanın önemli meselesi olduğunu, sadece ülkemizin değil tüm dünyanın meselesi olan korsan problemine verilebilecek yetkin ve özgün cevaplar ile akademi dünyasından yetkin arayışların bu bağlamda oldukça önem arz ettiğini, söz konusu projenin dünya kütüphanelerinde dizinlenmesinin, özgün ve akademik değerini göstermekte olduğunu, https://...
“…” Projesinin planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, ilmi toplantı katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün akademik eser olarak bir bütün teşkil ettiğini, ilgili projeye ilişkin sorguya cevap olarak sunulan eklerde de bu hususlar görülebileceğini, iki önemli komşu devlet olan Türkiye ve …’ın akademisyenleri ve aydınlarının “Kadın” konusunu edebiyatları ekseninde müzakere etmek için bir araya geldiğini ve program sonunda iki ülkede de yayımlanan önemli akademik bir çalışma ortaya konulduğunu, oldukça özgün metinlerin, özgün yorum ve fikirlerin yer aldığı kitap için http://... web sayfasına bakılabileceğini, haricen söz konusu projenin hem iki ülkenin çağdaş edebiyatlarında kadın tasavvurunu ortaya koymak adına önemli bir zeminde, özgün bir çabayı ortaya koyduğunu hem de iki ülkeyi bir konu etrafına bir araya getirdiğini, sorguya cevap olarak sunulan eklerin bu dilekçede de sunulduğunu ifade etmek suretiyle yukarıda açıklanan nedenlerle tazmin hükmünün temyizen incelenerek bozulmasına, yapılan ödemelerde mevzuata aykırılığın bulunmadığına ve taraflarının sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmesini Kurulumuza beyan etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumluların ortak temyiz dilekçesinde özetle;
-
Sorumlu oldukları yönünde verilmiş olan kararın mevzuata aykırı olduğu, 31.12.2016 tarihli ve 29935 no.lu Resmi Gazetede yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin (e) bendinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığının tanımlandığı, “faaliyet” kavramının “Her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri,” ifade ettiğinin hüküm altına alındığı, aynı maddenin (ı) bendinde ise projenin tanımlandığı, ilgili Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 9 uncu bendinde nelerin proje olmayacağının açık şekilde ifade edildiği,
-
Tüm bunlar ışığında yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; bir projenin akademik teşvik ödemesine konu olabilmesi için projenin; bilimsel değerlendirme sürecine sahip olması, bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması, yeni bilgilerin üretilmiş olması, bilimsel yorumların yapılmış olması veya teknoloji problemlerinin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş olması, sonuç raporunun yetkili mercilerce başarılı bulunup kapatılmış olması, araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projelerden olmaması, sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projeler olmaması, yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan çalışmalar için mükerrer puanlama yapılmış olmaması, niteliklerini haiz olmasının gerektiği,
-
İlgili mevzuatta projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel durum bulunsa da bu özel durumun hangi çerçevede, hangi şartlarda sağlanmasına, hangi mevzuata bakılması gerektiğine ilişkin bir atıf ve çerçeve sunulmadığı, dolayısıyla söz konusu projelerin ilgili teşvik ödemesine konu edilmesi için kararın yukarıdaki esaslar çerçevesinde ilgili akademik komisyonun o bilim alanı için değerlendirmesine bırakılmış göründüğü, diğer taraftan ilgili Yönetmeliğin değerlendirme komisyonlarına nispeten geniş ve esnek bir çerçeve ve takdir yetkisi sunduğunun değerlendirileceği, 2018 yılında yapılan değişikliklerle hem proje çerçevelerinin daha net belirlendiği, hem de komisyonlara verilen yetkinin daraltılmış göründüğü, iki Yönetmelik arasındaki değişikliğin hem AR-GE projelerinin değerlendirilmesine ilişkin çerçeveyi netleştirdiği, hem de ilgili akademik komisyonlarının mevzuat ekseninde takdir haklarını sınırlandırdığı,
-
İlamda AR-GE projelerinin tanım ve kapsamlarının belirlenmesi için OECD'nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının, 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun “tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin referans olarak alınması gerektiğinin ifade edildiği, söz konusu kılavuzların hangisinin esas alınması gerektiğine ilişkin 2016 tarihli Yönetmelikte bir atfın olmamasının da komisyon değerlendirmelerini belirlediği, ancak ilgili projelerin AR-GE niteliğini haiz olabilmesi için belirtilen projelerin, rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, bilime kazandırdığı kavram veya teknolojilerin olup olmadığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı proje sahiplerinin sundukları belgeler ışığında bir hakem/bilirkişi hüviyetini de sağlayan akademik komisyonlarca değerlendirilip kabul edildiği,
-
Projelerin başlıkları itibarıyla sempozyum, kongre, bilgi şöleni, çalıştay gibi kelimelerle tavsif edilmesinin Denetçiler tarafından projelerin proje niteliğini haiz olmayan bilimsel etkinliklere katılım olarak algılanmasına sebebiyet vermiş olabileceği, ancak akademik teşvik kapsamında başvurulan projelerin hem tertip etme gerekçesi hem de sonucunda ortaya çıkarılan somut çıktılar göz önünde bulundurulursa komisyonlarca kabul edilen projelerin özgün, stratejik değer ile birlikte atıf değeri yüksek akademik çıktılar sunduğunun görüleceği,
-
“…” Projesinin, planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, bilgi şöleni katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün bir akademik kitap olarak bir bütün teşkil ettiği, ilgili projenin … … ile ilgili en geniş ve yetkin olan bütünlüklü projenin de önemli bir parçası olduğu,
-
“…” Projesinin, planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, Türk dünyasından şiir şöleni katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün bir eser olarak bir bütün teşkil ettiği, söz konusu projenin … Bakanlığı, … Yazarlar Birliği ve … Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirildiği, projenin adında “şölen” kelimesinin geçmesinin onu AR-GE olmaktan uzaklaştırıyor intibaı uyandırabileceği, ancak bütünlüklü ve uzun soluklu bir projenin önemli bir parçası olarak değerlendirilebilecek projede Türk Dünyasının şiir birikiminin ortaya konulduğu, bu birikimin her iki yılda bir güncellendiği, Türk Dünyasının farklı bölgelerinden gelen şairlerin edebiyat ve şiir alanında beliren sorunları atölyeler çerçevesinde tartışma ve raporlaştırma imkânı buldukları, Türk Dünyasını Türkçe ve şiir etrafında bir araya getirme gibi oldukça stratejik bir vazifeyi gerçekleştirmiş olduğu,
-
“…” Projesinin, planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, çalıştay katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün akademik eser olarak bir bütün teşkil ettiği, bütünlüklü projenin önemli bir parçası olan söz konusu bu projenin, yayın hayatının en büyük sorunlarından birisi olan korsan meselesine akademik çözümler bulma noktasında bir dizi faaliyeti kapsadığı, bu itibarla projeyi sadece basit bir çalıştay planlaması veya iştiraki olarak görmenin hatalı olacağı, planlaması, uzun soluklu bir proje olarak tasarlanması, ulusal ve uluslararası önemli bir sorunu odak noktasına alma stratejisi, akademik çerçevede yürütülüp akademik bir çıktı ile taçlanması, çalıştayı bütüncül bir AR-GE çalışması haline getirdiği, sadece ülkemizin değil tüm dünyanın meselesi olan korsan problemine verilebilecek yetkin ve özgün cevaplar ile akademi dünyasından yetkin arayışların bu bağlamda oldukça önem arz ettiği,
-
“…” Projesinin; planlama gerekçeleri, tertip planı, heyetleri, ilmi toplantı katılımcıları, nihayetinde ortaya çıkarılan atıf değeri yüksek ve özgün akademik eser olarak bir bütün teşkil ettiği, iki önemli komşu devlet olan Türkiye ve …'ın akademisyenleri ve aydınlarının “Kadın” konusunu edebiyatları ekseninde müzakere etmek için bir araya geldiği ve program sonunda iki ülkede de yayımlanan önemli akademik bir çalışma ortaya konulduğu, söz konusu projenin hem iki ülkenin çağdaş edebiyatlarında kadın tasavvurunu ortaya koymak adına önemli bir zeminde, özgün bir çabayı ortaya koymuş hem de iki ülkeyi bir konu etrafında bir araya getirmiş olduğu,
Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün bozulmasına ve yapılan ödemelerde mevzuata aykırılığın bulunmadığına ve taraflarının sorumluluğunun bulunmadığına hükmedilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra; sorumlunun tazmin hükmüne ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ve iddiaların Daire yargılamasında ayrıntılı olarak karşılanmış olup, üniversitelerde akademik teşvik ödeneği ödemelerinin; 11.10.1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Akademik teşvik ödeneği” başlıklı ek 4 üncü maddesindeki; “Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır.” hükmünden sonra aynı maddede verilen yetkiye istinaden çıkarılan ve Resmi Gazetede yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmelik hükümlerine göre gerçekleştirilmekte olduğu, akademik teşvik ödemeleri yapılırken Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu kararı ile son olarak Akademik Teşvik Düzenleme ve İtiraz Komisyonu kararı sonucunda belirlenen ve ilan edilen akademik personel teşvik nihai listesinde yer alan puanların esas alındığı, bu açıdan ilgili komisyonlar tarafından yapılacak incelemenin akademik teşvik ödemeleri için son derece önemli ve belirleyici durumda olduğu, bundan dolayı komisyonlarca yapılacak incelemelerde akademik teşvik ödemesine esas olan ve Yönetmelikte ismen sayılan her bir akademik faaliyet türünün (özellikle proje, tasarım, sergi ve tebliğ faaliyet türlerinde) Yönetmeliğin “tanım”, “değerlendirme” ve “puan tablosu” kısımlarındaki şartları birlikte taşıyıp taşımadığı hususlarının dosyalarda sunulan belgelerde yer alan bilgilerden araştırılması, yeterli bilgi ve belge sunulmayan veya Yönetmeliğin özellikle bu üç kısmında istenen şartları bir arada taşımayan faaliyet türlerine dair verilerin puanlamaya dahil edilmemesi hususunda mali sorumluluk çerçevesinde gereken özenin gösterilmesi gerektiği, 2018 yılında yapılan teşvik ödemelerinin, 31.12.2016 tarihli ve 29935 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerektiği, anılan Yönetmeliğin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3'üncü maddesinin (e) bendinde, akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı tanımlanmış olup; “faaliyet” kavramının “her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri” ifade ettiğinin hüküm altına alındığı, “ynı maddenin (ı) bendinde ise “proje” kavramının; “Bilimsel değerlendirme süreci sonucunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olup, yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunarak kapatılmış araştırma çalışmalarını” ifade ettiğinin belirtildiği, akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceğinin ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklandığı, söz konusu tablonun “(1) Proje” başlıklı kısmında projelerin; “Uluslararası destekli sonuçlandırılmış proje” ve “Ulusal destekli sonuçlandırılmış proje” olarak iki alt faaliyete ayrıldığı, tablonun detay açıklama sütununda belirtilen istisnalar dışında, “Yalnızca AR-GE niteliğindeki projeler olması” şartı öngörüldüğü, buna göre bir faaliyet türüne ve alt faaliyetine dair değerlendirme yapılması için; ilgili madde ve tablolarda yer alan tüm şartların gözden geçirilmesi ve tüm bu şartları taşıdığına dair bilgi ve belgelerin dosyasında bulunması gerektiği, Yönetmelik eki tabloda projelerin istisnalar dışında AR-GE niteliğinde olma şartına yer verildiği, bununla birlikte Yönetmelikte AR-GE'nin kavramsal olarak tanımına yer verilmediği, ancak, akademik personelin hangi projenin AR-GE içerikli olduğunun araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyalin zaten mevcut olduğu, bunların bazılarına İlamda ayrıntılarıyla yer verildiği, özetle; başvuruya esas her bilimsel projenin teşvike konu edilemeyeceği açık olup, bu konuda komisyonların yetkisinin sınırsız olmadığı ve komisyonların değerlendirmelerini yaparken mevzuat ve standartlar çerçevesinde gerekli özeni göstermek suretiyle hareket etmelerinin gerektiğinin değerlendirildiği; bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.
Yukarıda adı geçen sorumlular, (Başsavcılık mütalaasına yanıt olarak ortaklaşa gönderdikleri) ikinci temyiz dilekçesinde özetle; ilk dilekçesinde ifade olunduğu üzere 2016 Akademik Teşvik Yönetmeliğine göre bir araştırma projesinin akademik teşvik ödemesine konu olabilmesi için;
a. Bilimsel değerlendirme sürecine sahip olması,
b. Bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması,
c. Yeni bilgilerin üretilmiş olması,
d. Bilimsel yorumların yapılmış olması veya teknoloji problemlerinin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş olması,
e. Sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunup kapatılmış olması,
f. Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler olmaması,
g. Sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projeler olmaması,
h. Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan çalışmalar için mükerrer puanlama yapılmış olmaması,
Niteliklerini haiz olması gerektiğini, bunun dışında AR-GE niteliğine sahip olabilmesi için herhangi bir husus, atıf ve çerçevenin söz konusu edilmediğini, ancak ilgili atıf, çerçeve ve tanımlamanın 2018 yılında yayımlanan ve tadil edilen yeni Akademik Teşvik Yönetmeliğinde ifade edildiğini, dolayısıyla değerlendirmenin 2018 Yönetmeliğinin değil, 2016 yılındaki Yönetmeliğin kapsamında olması gerektiğini tekrar vurgulamak istediklerini, mütalaada akademik personelin alan bazlı hangi projenin AR-GE niteliğini haiz olduğunu bilmesi için birçok hukuki ve teknik materyalden haberdar olması gerektiği ifade edilse de Yönetmelikte bu materyal ve mevzuatlardan hangilerinin geçerli olacağına ilişkin bir atıf olmamasının karar vericilerin keyfi yorumlarına neden olacağı gibi uygulamada sorunlar çıkaracağının izahtan vareste göründüğünü, mütalaada komisyonların incelemelerini yaparken mevzuat ve standartlar çerçevesinde gerekli özeni göstermesi gerektiğinin ifade edildiğini, komisyonları Yönetmelikte sınırlandıran bir durum ve atfın açıkça belirlenmediği durumda alan içinde birer bilirkişi olarak da karşılık bulduğu düşünülen akademik jürinin başvuruları kendi alanların hususi teamüllerine göre değerlendirmelerinin ve kararlarını mevzuata aykırı olmadan bunlara göre almalarının önünde bir engel görünmediğini ve öyle hareket ettiklerinde gerekli özeni göstermemiş olduklarından bahsedilemeyeceğini, zira bilimsel alanlarca makbul görülen Frascati, Oslo ve Canberra kılavuzlarından Frascati 2002, sayfa 19’da “sınırlandırmalar” alt başlığı altında sayısallaştırılabilir olan ve istatistik tabanlı sosyal çalışmaların AR-GE’ye uygunluğu beyan edilip, sayfa 39’da veri toplama eksenli çalışmalara AR-GE çerçevesinde vurgu yapılmakta olduğunu, bununla birlikte sayfa 40’ta politika yapıcılarca üretilen politikalara katkı veren çalışmaların da AR-GE özelliğinden mahrum edilmemesi gerektiğine değinilmekte olduğunu, ayrıca bilimsel çalışmalarda kavramsal, metodolojik veya ampirik yönden alana yenilik getirme şartının projelerin AR-GE olarak değerlendirilmesinin şartı olduğunun ifade edildiğini, bunun bir yolunun aksi mevzuat çerçevesinde ifade edilmedikçe dünya üniversitelerinde dizinlenmek ve atıf almak olduğunun düşünülebileceğini, bu hususlar ışığında Savcı mütalaasının bazı eksikliklere sahip olduğunun düşünüldüğünü, ilk dilekçede ifade edilen hususların hala gücünü muhafaza ettiğine inanıldığını ve mütalaaya ilişkin yorumun ve tavsiyenin hangi bilirkişiye/bilirkişilere istinaden ifade edildiğinin de kapalı kaldığını Kurulumuza bildirmişlerdir.
Başsavcılık ikinci mütalaasında özetle; adı geçenler tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından; yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı mütalaa olunmuştur.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlulardan … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra (aynı dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlulardan …’a 16.06.2023 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında),
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Temyize konu işbu ilam maddesinde tazmin hükmü, başvuruların değerlendirilmesi sırasında yürürlükte olan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği (2016) uyarınca AR-GE niteliğini haiz olmadığı için ödemeye de müstehak olmayan bir proje için ilgili öğretim üyesine akademik teşvik ödemesi yapılarak kamu zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle verilmiştir.
Bu gerekçeye dayanak olan mevzuat bağlamında İlamda;
-
31.12.2016 tarih ve 29935 no.lu Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinin (e) bendinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı tanımlanmış olup; “faaliyet” kavramının; “her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri” ifade ettiğinin hüküm altına alındığı,
-
Aynı maddenin (ı) bendinde ise “proje”nin; “bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olup, yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunarak kapatılmış araştırma çalışmaları” olarak tanımlandığı,
-
Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceğinin ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklandığı, söz konusu tablonun (1) Proje başlıklı kısmında projelerin “uluslararası destekli sonuçlandırılmış proje” ve “ulusal destekli sonuçlandırılmış proje” olarak iki alt faaliyete ayrılmış olup; ulusal destekli sonuçlandırılmış projeler için; Kalkınma Bakanlığı, Yükseköğretim kurumları hariç diğer kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar tarafından desteklenen projeler ile yükseköğretim kurumları tarafından desteklenmiş bilimsel araştırma projeleri için projelerin AR-GE niteliğinde olması şartı öngörüldüğü; ancak TÜBA ve TÜBİTAK destekli projeler ile Sanayi Tezleri programı (SAN-TEZ) projeleri için AR-GE şartına yer verilmediği,
Hususları ifade edilerek, bu mevzuat hükümleri uyarınca; bir projenin akademik teşvik ödemesine konu olabilmesi için projenin;
a) Bilimsel değerlendirme sürecine sahip olması,
b) Bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması,
c) Sonuçlandırılması ve sonuç raporunun yetkili mercilerce başarılı bulunması,
d) Kapatılmış olması,
Niteliklerine sahip olması gerektiği, ancak söz konusu niteliklerin projelerin akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için sağlanması gereken genel şartlar olup, bunun yanı sıra, projenin bütçe desteğini sağladığı kurum veya kuruluşa göre mutlaka AR-GE niteliğine de sahip olması gerektiği özel durumların bulunduğu, Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde “AR-GE” ifadesinin kavramsal olarak tanımına yer verilmemiş olmakla birlikte, mevzuatta tanımın yer almamasının, AR-GE unsurunun akademik teşvik ödemesine ilişkin sınırlayıcı ve belirleyici konumunu değiştirmediği; bir başka deyişle, Yönetmelik’te AR-GE tanımına yer verilmediği gerekçesiyle, bahse konu kavrama ilişkin nitelikler yönünden projelerin bir değerlendirmeye tabi tutulmamasının kabul edilemeyeceği, ayrıca, başvuruların değerlendirmesinde görevli ve yetkili akademik personelin projelerin AR-GE niteliğini değerlendirmesinde esas alabileceği kaynakların (OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzları ve 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun “tanımlar” başlıklı 2 nci maddesi) mevcut olduğu öne sürülmüş ve bu kaynaklar doğrultusunda; 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği çerçevesinde AR-GE zorunluluğu bulunan projelerde; projenin AR-GE niteliğine sahip olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için, projenin rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, hangi kavram ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığının da incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu çerçevede; ihtilafa konu projenin; anılan Yönetmelik’te belirlenen genel ve özel şartları sağlayıp sağlamadığı noktasında bir değerlendirme yapılmış ve bahse konu proje olan “…” projesinin; … Üniversitesi, … Yayınları ve … … Müsteşarlığı iş birliğiyle … Milli İrade Binası'nda gerçekleştirilen ve 30.03.2017'de başlayarak, 01.11.2017'de nihayete ermiş bir sempozyum etkinliği niteliğinde olup söz konusu etkinlik ile edebiyat bilimine veya uygulamaya AR-GE anlamında nelerin kazandırılması hedeflendiği, AR-GE çalışmasında nasıl bir sistemli çalışma izleneceği, hangi AR-GE safhalarının nasıl uygulanacağı ve test edileceği sahada veya laboratuvar ortamında ne kadar/kaç kişi veya veri grubu üzerinde çalışılacağı/çalışıldığı, proje sonucunda hangi somut ve yeni yöntem, metot, kavram veya ürün ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, proje kapsamında toplanan verilen hangi bilimsel yöntemler ile analiz edildiği ve bu verilerin hangi özgün çıktıları elde etmede kullanıldığı, bilimsel bir sempozyum düzenlemekten öte edebiyat bilimine yeni ve özgün nasıl bir yaklaşım kazandırıldığı, bu yeni ve özgün kavram veya yaklaşımların proje yürütücülerinin hangi bilimsel analiz yöntemleri neticesinde kazandırıldığı konularında herhangi bir bilgi yer almadığı ve son olarak ... Genel Sekreterliğinden 02 Ocak 2018 tarihinde komisyonlara gönderilen Akademik Teşvik Puanına Esas Faaliyetlerle İlgili Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar tablosunda projeler konusunda da açıkça; “Alt yapı, malzeme, seyahat, BAP kongre destek projeleri ise bu kapsama girmemektedir.” denilmek suretiyle bilimsel etkinliklere katılımın desteklenmesinin “destek projesi” tipleri içerisinde sayıldığı değerlendirmesiyle bahse konu projenin AR-GE projesi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı ve bu anlamda Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği kapsamında ödeme yapılmasına hak kazandırmayacağı kanaatine varılmıştır.
Öncelikle, 2018 yılında ödemesi yapılan teşvik ödemelerinin 31.12.2016 tarihli ve 29935 (3. Mükerrer) nolu Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerektiği konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.
Söz konusu mevzuatta projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel durum bulunsa da; bu özel durumun hangi çerçevede, hangi şartlarda sağlanmasına, hangi mevzuata bakılması gerektiğine ilişkin bir atıf ve çerçeve sunulmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu projenin ilgili teşvik ödemesine konu edilmesi için karar, gereken şartlar 2016 yılı Yönetmeliği ışığında aranmak suretiyle ilgili akademik komisyonun o bilim alanı için değerlendirmesine bırakılmış görünmektedir. Bu bağlamda 2016 yılı Yönetmeliğinin değerlendirme komisyonlarına nispeten geniş ve esnek bir çerçeve ve takdir yetkisi sunmakta olduğu söylenebilir. 2018 yılında yapılan değişikliklerle ise hem proje çerçeveleri daha net belirlenmiş hem de komisyonlara verilen yetki daraltılmış görünmektedir. {*2018 yılı Yönetmeliğinden sonra üniversitelerce düzenlenen akademik teşvik ödeneği uygulama usul ve ilkellerini belirleyen rehberlerde “AR-GE niteliğini haiz olan projeler için ilgili kurul kararı”nın kanıtlayıcı belge olarak sunulma zorunluluğu getirilmiştir.}
27.06.2018 tarihli ve 30461 nolu Resmi Gazete'de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin (g) bendinde proje; “amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak ayni ve/veya nakdi destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyetler bütünü” olarak tanımlanmış, 7 nci madde (2)'de ise; “Proje faaliyetlerinin değerlendirilmesinde, sadece bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında başarı ile sonuçlandırılmış ve sonuç raporu onaylanmış projeler değerlendirmeye alınır. Döner sermaye üzerinden yapılan dış kaynaklı (yurtiçi veya yurtdışı) projelerin bu kapsamda değerlendirilebilmesi için projenin Ar-Ge niteliğinin olması ve toplam proje süresinin dokuz aydan az olmaması koşulu aranır. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun sadece akademik destekleri bu kapsamda değerlendirmeye alınır, ancak sanayi, kamu girişimcilik, bilimsel etkinlik ve bilim ve toplum destekleri değerlendirmeye alınmaz. Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler, yükseköğretim kurumlan tarafından desteklenen bilimsel araştırma projeleri, yerel kalkınma, topluma hizmet, mesleki eğitim, sosyal sorumluluk ve benzeri amaçlar için fon sağlayan Türkiye İş Kurumu, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, kalkınma ajansları ve benzeri kurumların destekleri, döner sermaye üzerinden yapılan bilirkişilikler ve danışmanlıklar, Avrupa Birliği Katılım öncesi Mali Yardım projeleri değerlendirmeye alınmaz. Yürütülmüş bir proje için farklı kurum ve kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup temelde aynı projenin parçası veya uzantısı olan çalışmalar için mükerrer puanlama yapılmaz.” denilerek akademik teşvik ödemesine konu olacak projelerin çerçevesi önceki 2016 Yönetmeliğinden çok daha açık ve net şekilde belirlenmiştir. Ayrıca 2018 yılında yayımlanan Akademik Teşvik Ödemesi Yönetmeliğinde de projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel duruma yer verilmiş, ancak bu özel durum 2016 yılı Yönetmeliğinin aksine projenin AR-GE niteliğini hangi çerçevede ve hangi şartlarda sağlaması gerektiğine ilişkin net bilgilerle de tamamlanmıştır. 2018 yılında Yönetmelikte yapılan değişiklik, hem AR-GE projelerinin değerlendirilmesine ilişkin çerçeveyi netleştirmiş hem de ilgili akademik komisyonlarının mevzuat ekseninde takdir haklarını sınırlandırmıştır.
Daire Kararında AR-GE projelerinin tanım ve kapsamlarının belirlenmesi için OECD'nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının ve 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanununun "tanımlar" başlıklı 2 nci maddesinin referans olarak alınması gerektiği ifade edilmekte ise de; söz konusu kılavuzların hangisinin esas alınması gerektiğine ilişkin 2016 yılı Yönetmeliğinde bir atıf bulunmaktadır ki bu durum söz konusu değerlendirmenin komisyonlara bırakıldığının en önemli göstergesidir. Nitekim ilgili projelerin AR-GE niteliğini haiz olabilmesi için belirtilen projelerin, rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, bilime kazandırdığı kavram veya teknolojilerin olup olmadığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı hususları, proje sahiplerinin sundukları belgeler ışığında bir hakem/bilirkişi hüviyetini de sağlayan akademik komisyonlarca değerlendirilmiş ve kabul edilmiştir.
Bu hususların dışında İlamda söz konusu projede bilime ve literatüre kazandırılmış yeni bilgi ve kavramların ve bilimsel çıktıların ne olduğu, bu sonuçlara ulaşmada hangi bilimsel yöntem ve metotların kullanıldığı, hangi saha araştırmalarının yapıldığı, hangi AR-GE safhalarının planlandığı, araştırmada proje yürütücülerinin ve katılımcılarının rolü ve katkısının ne olduğu gibi pek çok konuda bilgi yer almadığı iddiasına karşın; proje sahiplerinin sorgu aşamasında sorguya cevap olarak sundukları dilekçelerinde yer alan projelerin süreçleri, planlanması, uygulanması, kapanması ve sonuçlarını gösteren ekler ile projeler sonucunda meydana getirilen akademik kitaplar bu bilgilerin de mevcut olduğunu teyit etmektedir.
Sonuç itibarıyla, söz konusu projenin 2018 yılı Yönetmeliğinden önce gerçekleştirilmesi nedeniyle 2018 değil de 2016 Yönetmeliğine göre değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alınarak, ilgili Komisyon düşüncesine itibar edilmek suretiyle AR-GE kapsamında bir proje olarak nitelendirilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığından ve bu proje dolayısıyla ilgili öğretim üyesine akademik teşvik ödenmesi 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi bağlamında kamu zararına sebebiyet vermediğinden; temyiz talebinde bulunan sorumluların gönderdikleri dilekçelerde yer alan itirazların kabul edilerek 160 sayılı İlamın 17. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …’in usule ilişkin aşağıda yazılı ilave görüşüyle), (…. Daire Başkanı … ile Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 05.07.2023 tarih ve 55595 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Usule ilişkin) İlave gerekçe/görüş
Üye …:
Esasen karar metnimizdeki açıklamalar doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini düşünmekle birlikte, hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak ayrıca;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular temyiz ve karar düzeltme ile yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk hukuk sisteminde temyiz incelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (3 azınlık oyuna karşı 13 çoğunluk oyu ile) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılması mümkün olmayıp müzakerelere devam edilerek yapılacak oylama sonucuna göre tasdik veya bozma kararlarından hangisinin verildiğinin belirlenmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
…. Daire Başkanı … (Üye …’in yukarıdaki usule ilişkin ilave görüşüne tamamen katılmakla beraber) ile Üye … ve Üye …:
Üniversitelerde akademik teşvik ödeneği ödemeleri; 11.10.1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun “Akademik teşvik ödeneği” başlıklı ek 4 üncü maddesindeki; “Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır.” hükmünden sonra aynı maddede verilen yetkiye istinaden çıkarılan ve Resmi Gazetede yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmelik hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir.
Akademik Teşvik ödemeleri yapılırken Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu kararı ile son olarak Akademik Teşvik Düzenleme ve İtiraz Komisyonu kararı sonucunda belirlenen ve ilan edilen akademik personel teşvik nihai listesinde yer alan puanlar esas alınmaktadır. Bu açıdan ilgili komisyonlar tarafından yapılacak inceleme akademik teşvik ödemeleri için son derece önemli ve belirleyici durumdadır. Bundan dolayı komisyonlarca yapılacak incelemelerde akademik teşvik ödemesine esas olan ve Yönetmelikte ismen sayılan her bir akademik faaliyet türünün (özellikle proje, tasarım, sergi ve tebliğ faaliyet türlerinde) Yönetmeliğin “tanım”, “değerlendirme” ve “puan tablosu” kısımlarındaki şartları birlikte taşıyıp taşımadığı hususlarının dosyalarda sunulan belgelerde yer alan bilgilerden araştırılması, yeterli bilgi ve belge sunulmayan veya Yönetmeliğin özellikle bu üç kısmında istenen şartları bir arada taşımayan faaliyet türlerine dair verilerin puanlamaya dahil edilmemesi hususunda mali sorumluluk çerçevesinde gereken özenin gösterilmesi gerekmektedir.
2018 yılında yapılan teşvik ödemelerinin, 31.12.2016 tarihli ve 29935 (3.Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Öncelikle sorumlularca gerek dilekçede gerekse de duruşma sırasında 2026 Yönetmeliğinde bir projenin AR-GE niteliğine sahip olabilmesi için herhangi bir husus, atıf ve çerçeve söz konusu edilmediği; ancak ilgili atıf, çerçeve ve tanımlama 2018 yılında yayımlanan ve tadil edilen yeni Akademik Teşvik Yönetmeliğinde ifade edildiği; dolayısıyla değerlendirmenin 2018 Yönetmeliğinin değil, 2016 yılındaki Yönetmeliğin kapsamında olması gerektiği üzerinde ısrarla durulmuşsa da; İlamdaki tüm değerlendirmeler zaten 2016 Yönetmeliği üzerinden yapılmıştır.
Anılan Yönetmeliğin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinin (e) bendinde, akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı tanımlanmış olup; “faaliyet” kavramının “her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri” ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin (ı) bendinde ise “proje” kavramının; “Bilimsel değerlendirme süreci sonucunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olup, yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunarak kapatılmış araştırma çalışmalarını” ifade ettiği belirtilmiştir.
Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceği ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklanmıştır. Söz konusu tablonun “(1) Proje” başlıklı kısmında projeler; “Uluslararası destekli sonuçlandırılmış proje” ve “Ulusal destekli sonuçlandırılmış proje” olarak iki alt faaliyete ayrılmıştır. Tablonun detay açıklama sütununda belirtilen istisnalar dışında, "Yalnızca Ar-Ge niteliğindeki projeler olması” şartı öngörülmüştür.
Buna göre bir faaliyet türüne ve alt faaliyetine dair değerlendirme yapılması için; ilgili madde ve tablolarda yer alan tüm şartların gözden geçirilmesi ve tüm bu şartları taşıdığına dair bilgi ve belgelerin dosyasında bulunması gerekmektedir. Yönetmelik eki tabloda projelerin istisnalar dışında AR-GE niteliğinde olma şartına yer verilmiştir. Bununla birlikte Yönetmelikte AR-GE'nin kavramsal olarak tanımına yer verilmemiştir. Ancak, akademik personelin hangi projenin AR-GE içerikli olduğunun araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyal zaten mevcuttur. Bunların bazılarına İlamda ayrıntılarıyla yer verilmiştir.
Özetle; başvuruya esas her bilimsel projenin teşvike konu edilemeyeceği açık olup, bu konuda komisyonların yetkisinin sınırsız olmadığı ve komisyonların değerlendirmelerini yaparken mevzuat ve standartlar çerçevesinde gerekli özeni göstermek suretiyle hareket etmelerinin gerektiği değerlendirilmektedir ki; sorumlular tarafından sorgu aşamasındaki savunmalardan bu defaki temyiz aşamasına kadar kanıt olarak sadece çıktılar ve kitaplar gönderilmiştir. Bu belgelerin tek başlarına akademik teşvik ödeneğine esas tutulması söz konusu olamaz. Yukarıda da değinildiği gibi itiraz komisyonları da bulunmakta olup, (sorumluların kendilerince bile bilirkişilerce buna karar verilmesi gerektiği ifade edilirken) sadece ilk komisyonun kararı kabul edilerek bir değerlendirme yapılamaz.
Bu nedenle, sorumluların temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17