Sayıştay 6. Dairesi 48429 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48429

Karar Tarihi

27 Eylül 2023

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 6

  • Dosya No: 48429

  • Tutanak No: 55788

  • Tutanak Tarihi: 27.09.2023

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Mevzuata aykırı atama.

376 sayılı ilamın 5. maddesi ile, herhangi bir fakülte veya yüksekokul mezunu olmayan ve görevde yükselme sınavına girmeyen ...’nin Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosuna atanarak maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alınası sonucu neden olunan ... -TL kamu zararından;

... TL’sinin atamayı onaylayan Belediye Başkanı ...’e münferiden,

... TL’sinin Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizm. Müd. Vek.) ... ve atamayı onaylayan Belediye Başkanı ...’e,

... TL’sinin Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizm. Müd. Vek.) ... ve atamayı onaylayan Belediye Başkanı ...’e,

müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir. Bu hüküm, 27.04.2022 tarih ve 51647 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir.

Diğer sorumlu ...’in Dilekçesinde özetle:

“... her ne kadar müdürlük görevine asaleten atanmış olsa dahi bu görevi vekil olarak atanmış olsa idi-kendisinden talep edilen maaş farkı tutarının kendisine zaten ödenecek olduğu, Hem resmi olarak hem de fiilen bu görevi emek, mesai harcayarak yerine getiren kişiye ödeme yapılmasının kamu zararına sebebiyet verdiğinin iddiası hukuka ve hakkaniyete hem de Anayasanın kişilerin angarya çalıştırılamayacağı ilkesinin ihlaline neden olacağı,

Yukarıda belirtilen hususlar uyarınca belli bir hizmet ve görev uyarınca yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmayacağı, bunun kişilerin angarya çalıştırılamaz ilkesinin ihlaline neden olacağı zira Anayasa Mahkemesinin 2012/11 E, 2012/104 Karar sayılı kararında da vekil - müdür ayrımında ’kadronun dolu boş olmasının görevi yapmanın yeterli olduğu, ayrım yapılmasının doğru olmadığı, eşitlik ilkesine aykırı olduğunun belirtildiği, Şöyle ki;

14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ’nun 86. Maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "... birinci fıkrada sayılan " ibaresi ile altıncı fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı savıyla iptali istemidir. ,,„kurum içinden dolu kadroya vekaleten atanan memur aylığa hak kazanırken, kurum içinden boş kadroya vekaleten atanan memur vekalet aylığı hakkından mahrum kalmaktadır. Anayasa’nın 10. Maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarım sağlamak' ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. " Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden ayrı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Kanun koyucunun, istisnai bir nitelik taşıyan vekaleten atama yoluna, boş kadrolar yönünden gereksiz olarak başvurulmasını engellemek ve İdareyi boşalan kadrolara atama yapmaya zorlamak amacıyla boş kadro ile dolu kadro apışında ayrım yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak boş ya da dolu kadroya vekalet eden memurların yaptıkları işin niteliği aynı olduğu halde bunlar arasında vekalet aylığı yönünden kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılması eşitlik ilkesine aykırıdır. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu ibare, Anayasa ‘nın 10. Maddesine aykırıdır, iptali gerekir. Kural, Anayasa’nın 10. Maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 2., 18. Ve 55. Maddeleri yönünden incelenmemiştir. VI- SONUÇ: 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. Maddesinin; 1 - Dördüncü fıkrasında yer alan “... birinci fıkrada sayılan... “ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 2- Altıncı fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 5.7.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. ”

Şeklinde Anayasa Mahkemesinin bir iptal kararının mevcut olduğu, bu durumda asil görevi tüm sorumluluğu da taşıyarak asil müdürlük vazifesini yapan ...’nin müdürlük tazminat farkının geri ödenmesinin talep edilmesinin haksız bir uygulama olacağı, durumun Anayasanın angarya çalıştırılamaz ilkesine de uymadığı,”

İfade edilmiş olup, Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek kaldırılması talep edilmiştir.

Muhasebe Yetkilisi ...’ın Dilekçesinde:

“... her ne kadar müdürlük görevine asaleten atanmış olsa dahi bu görevi vekil olarak atanmış olsa idi kendisinden talep edilen maaş farkı tutarının kendisine zaten ödenecek olduğu, Hem resmi olarak hem de fiilen bu görevi emek, mesai harcayarak yerine getiren kişiye ödeme yapılmasının kamu zararına sebebiyet verdiğinin iddiası hukuka ve hakkaniyete hem de Anayasanın kişilerin angarya çalıştırılamayacağı ilkesinin ihlaline neden olacağı,

Temyiz Kurulu tarafından tasdikine karar verilen Sayıştay ilamında muhasebe yetkilisi olarak şahsın da sorumluluğuna gidildiği, 5018 sayılı Kanunun Muhasebe Hizmeti ve Muhasebe Yetkilisinin Yetki ve Sorumlulukları başlıklı 61. maddesinde: “Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir...Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde, ’a) Yetkililerin imzasını, b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, c) Maddi hata bulunup ulunmadığını, d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri. Kontrol etmekle yükümlüdür. Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz.... ” hükmü nün düzenlendiği, Bu hükümden, muhasebe yetkilisinin ödemeleri yaparken belgeleri şekli olarak incelemekle yükümlü olduğu esasa girip belgeler üzerinde içerik incelemesi yapmak gibi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, eksik evrak bulunmaması halinde de ödeme yapabileceğinin anlaşıldığı, Temyiz Kurulu ilamında Sayın ...'ın karşı oy gerekçesinde de bu durumun açıkça belirtildiği, Karşı oy gerekçesinde “...Muhasebe yetkilisinin, ilama konu eylem, işlem veya kararların hukuka uygun olup olmadığını araştırmak ve incelemek ve buna göre işlem tesis etmekle sorumlu ve yükümlü olmadığı açık olduğundan, bir kişiye sorumlu ve yükümlü olmadığı bir husustan ötürü sorumluluk yüklenemeyeceği gibi kamu zararı özelinde muhasebe yetkilisinin ödeme aşamasında ödeme emri belgesi üzerinde yetkililerin imzasının kontrolü sorumluluğu ile ilama konu hükmün esası olan (asaleten atama) hukuka aykırı işlemler arasında illiyet bağı kurulamayacağından sorumluluğu bulunmamaktadır, bu itibarla....ilamın bozularak dairesine gönderilmesi gerekir. ” denmek suretiyle muhasebe yetkilisi şahsın sorumlu olmadığının belirtildiği,”

İfade edilmiş olup, kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.

Başsavcılık Mütalaasında;

“Dairesince, herhangi bir fakülte veya yüksekokul mezunu olmayan ve görevde yükselme sınavına girmeyen ...'nin Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosuna atanarak maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alması sonucu neden olunan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmolunmuştur.

Sorumlular savunmasında, ...'nin asaleten değil de vekaleten müdürlük görevine atanmış olsa sorgu maddesinde söz konusu edilen maaş farkını alabileceğini, buna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı olduğunu yapılan atamanın ve ödemelerin mevzuata uygun olduğunu belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B, 86 ve 175. maddesinin ikinci bendi,

375 Sayılı KHK'nin 9. Maddesinin 5. Fıkrası,

2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararın "Vekâlet" başlıklı 9. maddesi,

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar" başlıklı 7. maddesi,

Anılan hükümlerde belirtildiği üzere, asıl müdürlük kadrosuna atanabilmek için aranan şartları taşımayan kişiyi, imtihansız müdürlük kadrosuna atayarak müdürün ücretinin ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği değerlendirilmektedir.

Buna göre; adı geçenlerin karar düzeltme talebinin ret edilerek gerekçeli Kurul Kararının korunmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik görevde yükselmeye tabi kadroları, kimlerin sınava girebileceğini ve sınavın yapılma esas ve usullerini belirlemiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin Esaslar” başlıklı bölümünün “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinde müdürlük, görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır. “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, görevde yükselme sınavında başarılı olma şartının arandığı belirtilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde ise aynen;

“5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

3)Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

4)Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,

…….”

denilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinde ise;

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. ” denilerek 68 (B)’ye göre atanabilmek için en az iki yıllık yüksekokul mezunu olmanın şart olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre belediyelerde müdürlük kadrolarına atanabilmek için fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak, 2-3 yıllık yüksekokul mezunu olmak (657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendinde belirtilen diğer atanma şartlarını taşımak kaydıyla), ve bunun yanında görevde yükselme sınavına girerek başarılı olmak gerekmektedir.

Yapılan incelemede, herhangi bir fakülte veya yüksekokulu bitirmeyen ve görevde yükselme sınavına girmeyen ...’nin ... Belediyesinde şef kadrosunda iken 14.10.2010 tarihli olur ile Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosuna asaleten atandığı görülmüştür. Bu nedenle yapılan atama mevzuata aykırı olup; kişiye bu kadro üzerinden maaş ödemesi yapılması sonucu kamu zararına neden olunduğu değerlendirilmektedir.

Dilekçiler önceki savunmalarını tekrarlayarak; ...’nin asaleten değil de vekaleten müdürlük görevine atanmış olsa idi sorgu maddesinde söz konusu edilen maaş farkını alabileceğini, buna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı olduğunu ve bu kararda aynı kurumda dolu kadroya vekalet edenlere vekalet aylığı verilirken boş kadroya vekalet edenlere vekalet aylığı verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu bu yüzden de boş kadroya vekalet edenlere de vekalet aylığı verilmesi gerektiği sonucuna varıldığını, vekalet edilen kadro ve görevler için öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının asli kadro ve görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması durumunda aradaki farkın ödenmesi gerektiğini ve ...’ nin asaleten müdürlüğe atandığı için tazminat farkının geri ödenmesinin talep edilmesinin haksız bir uygulama olduğunu belirtmişlerse de;

Yukarıda anılan hükümlere göre, asıl müdürlük kadrosuna atanabilmek için aranan şartları taşımayan kişiyi, görevde yükselme sınavına girmeksizin müdürlük kadrosuna atayarak müdür kadrosundan ücret ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği hususunun açık olduğu değerlendirilmektedir. Savunmalarda öne sürülen, personelin vekâleten atanmış olsaydı müdürlük maaşını hak edebileceği yönündeki iddialarla ilgili olarak; mezkur ilam hükmünde kamu zararına sebep olan husus; asaleten atanma şartlarının sağlanmaması olup; vekaleten atama ile ilgili bir faraziyeye dayanan bu savunma konu ile ilgili bulunmamaktadır.

Sorumluluk hususu ile ilgili olarak; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde “....Muhasebe¬ye yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; a) Yetkililerin imzasını, b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, c) Maddi hata bulunup bulunmadığını, d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri, Kontrol etmekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir. Mezkur madde hükmü uyarınca muhasebe yetkililerinin, giderleri hak sahibine ödeme yükümlülüğü ve ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunduğundan; harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları bulunmayan ödeme emirlerinde muhasebe yetkilisinin sorumluluğu vardır.

Bu itibarla, 376 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen ... -TL tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 27.04.2022 tarih ve 51647 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA, oybirliği ile,

Karar verildiği 27.09.2023 tarih ve 55788 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim