Sayıştay 6. Dairesi 48422 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
48422
27 Nisan 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2016
-
Daire: 6
-
Dosya No: 48422
-
Tutanak No: 51651
-
Tutanak Tarihi: 27.04.2022
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Müdürlük Kadrosuna Hatalı Atama Yapılarak Maaş Ödenmesi.
221 sayılı ilamın 4. maddesi ile; ... ... Belediyesinde çalışan ...’in 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesi (B) bendinde belirlenen on yıllık hizmet süresini tamamlamadan ve görevde yükselme sınavına girmeden ... tarihli olur ile ikinci dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna aslen atandığı, bu atamanın hatalı olduğu, adı geçen kişinin maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alması neticesinde kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle ... TL için tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçilerden ... 221 sayılı İlamın 4. Maddesiyle verilen hükme itiraz etmekte ise de;
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma” başlıklı 54. maddesinde;
“Temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi talepleri, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılır. Dilekçeler Sayıştay Başkanlığına verilir veya gönderilir. İlgililer isterlerse evrakın alındığına dair kendilerine bir alındı verilir.
(2) Dilekçelerde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Başvuruda bulunan kişinin ve varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin adı, soyadı, unvanı ve adresi.
b) İlamın tarihi, numarası.
c) İlgili hesabın adı ve yılı.
ç) Başvurunun konusu.
d) Hangi kanun yoluna başvurulduğu ve başvurunun hukuki sebepleri.
e) Varsa duruşma talebi.
(3) Dilekçelere ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler eklenir. Dilekçeler ve bunlara ekli belgelerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.
(4) Dilekçelerin yukarıda belirtilen hususları ihtiva etmediğine, ilgisine göre Temyiz Kurulu veya dairece karar verilirse, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması dilekçe sahibine tebliğ olunur. Bu süre içinde eksiklikler tamamlanmazsa, ilgisine göre Temyiz Kurulunca veya dairece başvurunun reddine karar verilir. Şu kadar ki, başvuru sahibinin kimliğini, imzasını, başvuru konusu ilam hükmünü ve hangi kanun yoluna hangi sebeple başvurulduğunu yeteri kadar belli edecek kayıtları ihtiva eden dilekçeler, diğer hususlar gösterilmemiş olsa bile kabul edilir.” Hükmü bulunmaktadır.
Yapılan incelemede, söz konusu sorumlunun temyiz dilekçesini imzasız olarak gönderdiği anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre temyiz talebinin imzalı dilekçe ile yapılması gerekmekte; aksi takdirde talebin reddedileceği belirtilmektedir.
Bu itibarla, temyiz talebinin REDDİNE,
Dilekçilerden ... 221 sayılı İlamın 4. Maddesiyle verilen hükme itiraz etmekte ise de; Sayıştay Dairelerince alınan kararlara karşı Temyiz Kuruluna itirazen başvurabilecekler 6085 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup, bunlar arasında yer almayan şahısların dilekçesi üzerine Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına,
oybirliği ile karar verilmesi üzerine konunun esas yönünden incelemesine geçildi.
İlamda Üst Yönetici olarak sorumlu tutulan ..., Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan (atamayı teklif eden) ... ile (atamayı teklif eden) ..., Muhasebe yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... ile ... ve feri müdahil (ahiz) ... ‘in göndermiş olduğu ortak temyiz dilekçesinde özetle;
“Sayıştay 6. Dairesinin Kararının 4.Maddesi usul ve yasaya aykırı olduğu, ...’ in ... Belediye Başkanlığının 2 kadro dereceli bilgi işlem müdürlüğüne atamasının yapıldığı, ... gün sayı ...sayılı yazısı. ( ... Belediye Meclisinin 05.01.2015 gün ve 5 sayılı kanuna istinaden ) ...’ in 2013 yılında belediyede istatistikçi kadrosunda çalışmaya başladığı, 2017 yılında yapılan denetleme tarihinde 4 yıllık devlet memuru olduğu, ancak 8/6/1984 tarih 217 sayılı KHK ‘ nın 2. Maddesine göre muvazzaf askerliğinde geçen 1 yılın aynı kanunda serbest ve diğer kurumlarda çalıştığı sürenin 6 yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır denildiği, kendisinin 14 yıllık çalışma ve hizmetinin bulunduğu, hizmetin 6 yılı ekli sigorta cetvelinde belirttikleri kabul edildiğinde hesaplamanın şu şekilde düzeltilmesi gerektiği;
Belediyede çalıştığı süre: 4 yıl
Serbest ve Diğer Kurumdaki Hizmeti: 6 yıl
Muvazzaf Askerlik Hizmeti : 1 yıl
Kişinin toplam hizmet süresi 11 yıl olduğundan 2. dereceli bilgi işlem müdürlüğünün 657 sayılı Kanunun 68/ B maddesinde istenen 10 yıllık hizmet süresini taşıdığı gibi ,personelin 4 yıllık üniversite mezunu olması sebebiyle öğrenim şartını da taşıdığı,
...' in devlet memurluğu görevde yükselme sınavına girme şartlarını da taşıdığı, her ne kadar müdürlük görevine asaleten atanmış olsa dahi bu görevi vekil olarak atanmış olsa idi kendisinden talep edilen maaş farkı tutarı olan ...TL’nin kendisine zaten ödenecek olduğu,
Her ne kadar 657SK. 86. Maddesinin 2. Fıkrasında “Bir görevin memurlar eliyle yürütülmesi halinde aylıksız vekalet esastır. “ dese de, bu karar Anayasa Mahkemesinin Esas sayısı; 2012/11, Karar sayısı: 2012/104, Karar günü; 5.7.2012, Resmi Gazete: Tarih- Sayı : 13.10.2012- 28440. Kararı ile iptal edilmiş olduğu, kararda aynen;
“itiraz yoluna başvuran: Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi-
İtirazın konusu: 14.7.1965 günlü . 657 sayılı Devlet Memurlun Kanunu’nun 86. Maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “... birinci fıkrada sayılan " ibaresi ile altıncı fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı savıyla iptali istemidir.
- Olay: ... Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken. Askeri Mahkeme Kıdemli Hâkimliği işlemişle, boş durumda bulunan şazı işleri müdürlüğü kadrosuna vekaleten görevlendirilen davacının, vekalet aylığı ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve uğranılan parasal kayıpların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada. Mahkeme, itiraz konusu kuralların iptali istemişle başvurmuştur. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu: Başvuru kararında özetle. 657 sayılı Kanun'un 86. Maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sebeplerle geçici olarak boşalan kadro görevini vekaleten yürüten memurlar aylık alırken, herhangi bir sebeple sürekli olarak boşalan kadro görevini vekaleten yürütenlerin aylık alamadıkları, boş kadroya vekalet eden devlet memurunun her türlü sorumluluğu üstlenmesine rağmen bu kadroya ait haklardım yararlanamamasının "hukuk devleti”, "kanun önünde eşitlik “angarya yasağı” ve "ücrette adalet” ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek, kuralın Anayasa’nın 2.,. 10.,. 18. ve 55. Maddelerine aşkın olduğu ileri sürülmüştür. Memur hukukunda vekâlet, asıl görevlinin iş başında olmadığı bazı durumlarda kamu hizmetlerinde aksama yaşanmaması için bu kişinin bulunduğu kadroya tanına hak ve yetkileri kullanmak üzere başka bir kişinin atanmasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. Maddesinde bir kadroya vekalet görevi düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında. "Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halimle aylıksız vekalet asildir Denilmek suretiyle vekalet görevinin kural olarak aylıksız olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre bir görevi vekaleten yürüten memura aylık ödenebilmesi, kanunda açıkça vekalet aylığı ödenmesini öngören bir düzenlemenin varlığına bağlıdır. İptali istenen ibareyi içeren 657 sayılı kanunu' nun 86. Maddesinin dördüncü fıkrasında vekalet aylığı ödenmesini gerektiren bazı istisnalar düzenlenmiştir. Sözü edilen istisnalardan biri de aynı kurumdan dolu kadroya vekaleten atanma durumudur. Bu husus. "Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atana vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için.... vekalet aylığı ödenir. Şeklinde ifade edilmiştir. İptali istenen "... birinci fıkrada sayılan...” ibaresiyle, aynı kurumdan vekil olarak atanan memurlardan vekalet aylığı hakkı tanınanlar. 657 sayılı Kanun’un 86. Maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle meydana gelen ayrılmalar dolayısıyla vekaleten atananlarla, yani dolu kadroya vekalet edenlerle sınırlandırılmış: emeklilik, istifa, ölüm veya naklen atama gibi bir nedenle sürekli bir biçimde boşalan kadrolara vekaleten atananlara vekalet aylığı ödenmesinin yolu kapatılmıştır. Dolayısıyla kurum içinden dolu kadroya vekaleten atanan memur aylığa hak kazanırken, kurum içinden boş kadroya vekaleten atanan memur vekalet aylığı hakkından mahrum kalmaktadır. Anayasa'nın 10. Maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden ayrı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Kanun kov ucunun, istisnai bir nitelik taşıyan vekâleten atama yoluna. boş kadrolar yönünden gereksiz olarak başvurulmasını engellemek ve idareyi boşalan kadrolara atama yapmasa zorlamak amacıyla boş kadro ile dolu kadro arasında ayrım yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak boş ya da dolu kadroya vekalet eden memurların yaptıkları işin niteliği av m olduğu halde bunlar arasında vekalet aylığı yönünden kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılması eşitlik ilkesine aykırıdır. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu ibare. Anayasa'nın 10. Maddesine aykırıdır, iptali gerekir. Kural Anayasa'nın 10. Maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa'nın 2, 18. Ve 55. Maddeleri yönünden incelenmemiştir. VI. SONUÇ: 14.7.1965 günlü. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. Maddesinin: 1. Dördüncü fıkrasında yer alan “………birinci fıkrada sayılan... " ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 2. Altıncı fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE. 5.7.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi." şeklinde Anayasa Mahkemesinin bir iptal kararının mevcut olduğu,
Bu durumda DMK. Genel Tebliği 160 /E-6 ‘ da şu şekilde belirtilmekte olduğu; asil kadroda çalışanları 68/B maddesindeki şartları taşıdığı gibi sınava girme şartlarını da tutmak kaydıyla vekâlet ettikleri kadro ve görevler için kararda öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının asli kadro ve görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması durumunda aradaki farkın 657 sayılı kanunun 175. maddesindeki oranlar ( 1/3. 2/3 ) dikkate alınmaksızın vekâlet görevine başlanıldığından itibaren ve vekâlet görevinin yapıldığı sürece ödenecektir denmekte olduğu,
Bu durumda şef kadrolu personelin dahi, müdürlük şartları taşıması halinde dahi şef ve müdürlük arasındaki farkın kendisine ödenir denildiği halde asil görevi tüm sorumluluğu da taşıyarak asil müdürlük vazifesini yapan ...’ den müdürlük tazminat farkının geri ödenmesinin talep edilmesinin haksız bir uygulama olduğu ve Anayasanın angarya çalıştırılamaz ilkesine de uymadığı” ifade edilmiştir.
Başsavcılık Mütalaası
... ... Belediyesinin 2016 yılı hesabının 6. Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 22.10.2020 tarih ve 221 sayılı İlamın 4. maddesinde yer alan karara karşı sorumlulardan ... ve 7 arkadaşının ilgi yazıları ile Başsavcılığımıza gönderilen temyiz talebi içeren 19.2.2021 tarihli dilekçesi incelendi.
Dairesince, ...’in görevde yükselme sınavına girmeden ... tarihli olur ile ikinci dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna atanarak maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alması sonucu oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmolunmuştur.
Sorumlular savunmasında, ...’in on yıllık hizmet süresini tamamladığını, söz konusu kişinin asaleten değil de vekaleten müdürlük görevine atanmış olsa sorgu maddesinde söz konusu edilen maaş farkını alabileceğini, buna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı olduğunu yapılan atamanın ve ödemelerin mevzuata uygun olduğunu belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86. ve 175. maddesinin ikinci bendi,
375 Sayılı KHK’nin 9. Maddesinin 5. Fıkrası, 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararın “Vekâlet” başlıklı 9. maddesi,
Mahalli idareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğinin "Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar" başlıklı 7. maddesi, Anılan hükümlerde belirtildiği üzere, asıl müdürlük kadrosuna atanabilmek için aranan şartları taşımayan kişiyi, imtihansız müdürlük kadrosuna atayarak müdürün ücretinin ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği değerlendirilmektedir.
Bu nedenle, ... ,... ve ...’a İlamda herhangi bir tazmin hükmü bulunmadığından, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 52 ve 55. maddesi gereği adı geçenlerin temyiz talebinin ret edilerek yapılacak işlem olmadığına ve gerekçeli Daire kararının tasdikine, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Arz olunur.” Denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
221 sayılı ilamın 4. maddesi ile; ... ... Belediyesinde çalışan ...’in 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesi (B) bendinde belirlenen on yıllık hizmet süresini tamamlamadan ve görevde yükselme sınavına girmeden ... tarihli olur ile ikinci dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna aslen atandığı, bu atamanın hatalı olduğu, adı geçen kişinin maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alması neticesinde kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle ... TL için tazmin hükmü verilmiştir.
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik görevde yükselmeye tabi kadroları, kimlerin sınava girebileceğini ve sınavın yapılma esas ve usullerini belirlemiştir;
Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin Esaslar” başlıklı bölümünün “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinde, müdürlük görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır. “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, görevde yükselme sınavında başarılı olma şartının arandığı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde ise aynen;
“5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
- Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
a) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
b) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
c) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
d) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,
denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinde;
“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,
c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,
hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. ” denilerek 68 (B)’ye göre atanabilmek için en az iki yıllık yüksekokul mezunu olmanın şart olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre Belediyelerde müdürlük kadrolarına atanabilmek için görevde yükselme sınavına girmek ve başarılı olmak aynı zamanda da 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesi (B) bendindeki şartların sağlanmış olması gerekmektedir.
Güvenç ŞAHÎN görevde yükselme sınavına girmeden ... tarihli olur ile ikinci dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna aslen atandığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle yapılan atama hatalıdır. Güven ŞAHİN maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan almıştır. Dolayısıyla fazla maaş ödemesi yapılması sonucu kamu zararına neden olunmuştur.
Dilekçiler savunmalarında bir önceki savunmalarını tekrarlayarak özetle; ...’in on yıllık hizmet süresini tamamladığını, söz konusu kişinin asaleten değil de vekaleten müdürlük görevine atanmış olsa sorgu maddesinde söz konusu edilen maaş farkını alabileceğini, buna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı olduğunu ve bu kararda aynı kurumda dolu kadroya vekalet edenlere vekalet aylığı verilirken boş kadroya vekalet edenlere vekalet aylığı verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu bu yüzden de boş kadroya vekalet edenlere de vekalet aylığı verilmesi gerektiği sonucuna varıldığını, vekalet edilen kadro ve görevler için öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının asli kadro ve görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması durumunda aradaki farkın ödenmesi gerektiğini ve ... aslen müdürlüğe atandığı için tazminat farkının geri ödenmesinin talep edilmesinin haksız bir uygulama olduğunu belirtmişlerdir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te belediyelerde müdür olarak atanabilmek için gerekli şartlar sayılarak bu şartları taşımayan kişilerin müdür olarak atanamayacağı hükme bağlanmıştır. ... 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesi (B) bendinde belirlenen on yıllık hizmet süresini tamamlamış olsa da görevde yükselme sınavına girmeden Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna aslen atanması ve maaşını müdürlük kadrosundan alması mevzuata aykırıdır.
Savunmada dolu kadroya vekalet edenlere vekalet aylığı verilirken boş kadroya vekalet edenlere verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu yönünde bir Anayasa Mahkemesi kararı olduğu belirtilmiştir. Ancak bunun ilamdaki hükümle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. İlam maddesinde müdürlük için atanma şartlarının sağlanmaması durumu ele alınmıştır.
Sonuç itibariyle, ...’ in görevde yükselme sınavına girmeden ... tarihli olur ile ikinci dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna atanarak maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alması sonucu kamu zararına neden olunmuştur.
Bu itibarla; sorumlu iddialarının reddedilerek, yukarıda sayılı mevzuat hükümlerinde gerekli olan şartları taşımdan atama yapılması sonucu kamu zararına neden olunduğundan, 221 sayılı İlamın 4. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üye ...’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oy çokluğu ile,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 27.04.2022 tarih ve 51651 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi:
İlamda, asaleten yapılan atamaya ilişkin oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğuna gidilmezken; harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları bulunmayan ödeme emirlerinde muhasebe yetkilisi sorumlu tutulmuştur.
Muhasebe yetkilisi, sorumluluk itirazında bulunmamışsa da;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 61’nci maddesinde muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile muhasebe yetkilisi, gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması olarak belirtilen muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu tutulmuştur.
Ödeme aşamasında ise; ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını, hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü kılınmış ve bu yükümlülükten sorumlu tutulmuştur. Muhasebe yetkililerince ilgili mevzuatında düzenlenen belgeler dışında belge aranamayacağı ödeme aşmasında kontrolle yükümlü kıldığı unsurlarda eksiklik veya hata bulunması halinde ödeme yapamayacağı belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanunun 71’nci maddesinde ‘Kamu Zararı’, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması, şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenleme ile kamu görevlisinin meydana gelen kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için kamu görevlisinin kararı, işlemi veya eylemleri ile meydana gelen kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmasının gerekliliği hüküm altına alınmıştır.
Muhasebe yetkilisinin, ilama konu eylem, işlem veya kararların hukuka uygun olup olmadığını araştırmak ve incelemek ve buna göre işlem tesis etmekle sorumlu ve yükümlü olmadığı açık olduğundan, bir kişiye sorumlu ve yükümlü olmadığı bir husustan ötürü sorumluluk yüklenemeyeceği gibi kamu zararı özelinde muhasebe yetkilisinin ödeme aşamasında ödeme emri belgesi üzerinde yetkililerin imzasının kontrolü sorumluluğu ile ilama konu hükmün esası olan (asaleten atama) hukuka aykırı işlemler arasında illiyet bağı kurulamayacağından sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, konunun sorumluluk yönünden yeniden değerlendirilmesini teminen ilamın bozularak dairesine gönderilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45