Sayıştay 6. Dairesi 48422 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48422

Karar Tarihi

27 Eylül 2023

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2016

  • Daire: 6

  • Dosya No: 48422

  • Tutanak No: 55792

  • Tutanak Tarihi: 27.09.2023

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Mevzuata aykırı atama.

221 sayılı ilamın 4. maddesi ile, ...’in görevde yükselme sınavına girmeden ... tarihli olur ile ikinci dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna atanarak maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alması sonucu neden olunan tutarı ... TL kamu zararının,

... TL’sinin Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizm. Müd. Vek.) ..., atamayı teklif eden Belediye Başkan Yardımcısı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... ile atamayı onaylayan Belediye Başkanı ...’e,

... TL’sinin Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizm. Müd. Vek.) ..., atamayı teklif eden Belediye Başkan Yardımcısı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... ile atamayı onaylayan Belediye Başkanı ...’e,

... TL’sinin atamayı teklif eden Belediye Başkan Yardımcısı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... ile atamayı onaylayan Belediye Başkanı ...’e, ödettirilmesine hükmedilmiştir. Bu hüküm, 27.04.2022/51651 tarih ve tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir.

Diğer sorumlu ... ve ... ile Harcama Yetkilisi ...’nin karar düzeltme dilekçesinde:

...’in ... Belediye Başkanlığının 2 kadro dereceli bilgi işlem müdürlüğüne ataması yapıldığı, ... gün sayı ... sayılı yazısı. (... Belediye Meclisinin ...gün ve 5 sayılı kanuna istinaden) ... 2013 yılında belediyede istatistikçi kadrosunda çalışmaya başladığı, 2017 yılında yapılan denetleme tarihinde 4 yıllık devlet memuru olduğu, Ancak, 8/6 1984 tarih 217 sayılı KHK. 2. Maddesine göre muvazzaf askerliğinde geçen 1 yıl aynı kanunda serbest ve diğer kurumlarda çalıştığı sürenin 6 yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır dendiğinden dolayı ekli sigorta cetvelinde belirtilen 14 yıllık hizmeti bulunduğu, Bu hizmetin 6 yılı kabul edildiğinde hesaplamanın şu şekilde düzeltilmesi gerektiği, Belediyede çalıştığı süre : 4 yıl Serbest ve Diğer Kurumdaki Hizmeti : 6 yıl Muvazzaf Askerlik Hizmeti : 1 yıl Toplam Hizmet Süresi : 11 yıl 2. dereceli bilgi işlem müdürlüğünün 68/B maddesinde istenen 10 yıllık hizmet süresini taşıdığı gibi personelin 4 yıllık üniversite mezunu olması sebebiyle öğrenim şartını da taşıdığı, Aynı zamanda şahsi dosyasında yapılan inceleme sonucunda ...’in devlet memurluğu görevde yükselme sınavına girme şartlarını da taşıdığının tespit edildiği,

Bu sebeple; ... her ne kadar müdürlük görevine asaleten atanmış olsa dahi bu görevi vekil olarak atanmış olsa idi kendisinden talep edilen maaş farkı tutarının kendisine zaten ödenecek olduğu, Her ne kadar 657SK. 86. Maddesinin 2. Fıkrası ' Bir görevin memurlar eliyle yürütülmesi halinde aylıksız vekalet esastır. ‘‘ dese de Anayasa Mahkemesince

Esas sayısı : 2012/11, Karar sayısı : 2012/104 , Karar günü : 5.7.2012, Resmi Gazete : Tarih- Sayı : 13.10.2012- 28440. İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi- İTİRAZIN KONUSU : 14.7.1965 günlü , 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. Maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ”... birinci fıkrada sayılan ” ibaresi ile altıncı fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı savıyla iptali İstemidir. 1- OLAY:

... Komutanlığı Askeri Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken, Askeri Mahkeme Kıdemli Hakimliği işlemiyle, boş durumda bulunan yazı İşleri müdürlüğü kadrosuna vekaleten görevlendirilen davacının, vekalet aylığı ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve uğranılan parasal kayıpların İşletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada. Mahkeme, itiraz konusu kuralların iptali istemiyle başvurmuştur. B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu: Başvuru kararında özetle, 657 sayılı Kanun’un 86. Maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sebeplerle geçici olarak boşalan kadro görevini vekaleten yürüten memurlar aylık alırken, herhangi bir sebeple sürekli olarak boşalan kadro görevini vekaleten yürütenlerin aylık alamadıkları, boş kadroya vekalet eden devlet memurunun her türlü sorumluluğu üstlenmesine rağmen bu kadroya ait haklardan yararlanamamasının “hukuk devleti”, “kanun önünde eşitlik”,’’angarya yasağı" ve “ücrette adalet” ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek, kuralın Anayasa’nın 2., 10., 18. Ve 55. Maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Memur hukukunda vekalet, asıl görevlinin iş başında olmadığı bazı durumlarda kamu hizmetlerinde aksama yaşanmaması için bu kişinin bulunduğu kadroya tanınan hak ve yetkileri kullanmak üzere başka bir kişinin atanmasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86. Maddesinde bir kadroya vekalet görevi düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında."Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asildir. ” Denilmek suretiyle vekalet görevinin kural olarak aylıksız olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre bir görevi vekaleten yürüten memura aylık ödenebilmesi, kanunda açıkça vekalet aylığı ödenmesini Öngören bir düzenlemenin varlığına bağlıdır. İptali istenen ibareyi içeren 657 sayılı Kanun’un 86. Maddesinin dördüncü fıkrasında vekalet aylığı ödenmesini gerektiren bazı istisnalar düzenlenmiştir. Sözü edilen istisnalardan biri de aynı kurumdan dolu kadroya vekaleten atanma durumudur. Bu husus, "Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atana vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için. ... vekalet aylığı ödenir." Şeklinde ifade edilmiştir. İptali istenen “... birinci fıkrada sayılan..." ibaresiyle, aynı kurumdan vekil olarak atanan memurlardan vekalet aylığı hakkı tanınanlar, 657 sayılı Kanun’un 86. Maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle meydana gelen ayrılmalar dolayısıyla vekaleten atananlarla, yani dolu kadroya vekalet edenlerle sınırlandırılmış; emeklilik, istifa, ölüm veya naklen atama gibi bir nedenle sürekli bir biçimde boşalan kadrolara vekaleten atananlara vekalet aylığı ödenmesinin yolu kapatılmıştır. Dolayısıyla kurum içinden dolu kadroya vekaleten atanan memur aylığa hak kazanırken, kurum içinden boş kadroya vekaleten atanan memur vekalet aylığı hakkından mahrum kalmaktadır. Anayasamın 10. Maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden ayrı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Kanun koyucunun, istisnai bir nitelik taşıyan vekaleten atama yoluna, boş kadrolar yönünden gereksiz olarak başvurulmasını engellemek ve idareyi boşalan kadrolara atama yapmaya zorlamak amacıyla boş kadro ile dolu kadro arasında ayrım yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak boş ya da dolu kadroya vekalet eden memurların yaptıkları işin niteliği aynı olduğu halde bunlar arasında vekalet aylığı yönünden kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılması eşittik ilkesine aykırıdır. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu ibare. Anayasamın 10. Maddesine aykırıdır, iptali gerekir.

Kural, Anayasa'nın 10. Maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasamın 2., 55. Maddeleri yönünden incelenmemiştir. VI- SONUÇ: 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Memurları Kanunumun 86. Maddesinin; 1- Dördüncü fıkrasında yer alan "... birinci fıkrada sayılan... ” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 2- Altıncı fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkememin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkememin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 5.7.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” Şeklinde hüküm tesis edildiği,

Bu durumda DMK. Genel Tebliği 160/E-6 ‘da: “ Asil kadroda çalışanları 68/B maddesindeki şartları taşıdığı gibi sınava girme şartları da tutmak kaydıyla vekâlet ettikleri kadro ve görevler için kararda öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının asli kadro ve görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması durumunda aradaki fark, 657 sayılı kanunun 175. maddesindeki oranlar ( 1/3, 2/3 ) dikkate alınmaksızın vekâlet görevine başlanıldığından itibaren ve vekâlet görevinin yapıldığı sürece ödenecektir” denmekte olduğu,

Bu durumda şef kadrolu personelin, müdürlük şartları taşıması halinde dahi şef ve müdürlük arasındaki fark kendisine ödenir denildiği halde asil görevi tüm sorumluluğu da taşıyarak asil müdürlük vazifesini yapan ... in müdürlük tazminat farkının geri ödenmesinin talep edilmesinin haksız bir uygulama olacağı, bu durumun Anayasanın angarya çalıştırılamaz ilkesine de uymadığı, ifade edilmiş olup,

Temyiz kurulu kararının kaldırılması talep edilmiştir.

Muhasebe Yetkilisi Hüdayi ASLAN ve ...’ün Dilekçesinde:

... ... Belediye Başkanlığının 2 kadro dereceli bilgi işlem müdürlüğüne atamasının yapıldığı, ... gün sayı ... sayılı yazısı. ( ... Belediye Meclisinin ...gün ve … sayılı kanuna istinaden ) ...’in 2013 yılında belediyede istatistikçi kadrosunda çalışmaya başladığı, 2017 yılında yapılan denetleme tarihinde 4 yıllık devlet memuru olduğu, Ancak 8/6 1984 tarih 217 sayılı KHK. 2. Maddesine göre muvazzaf askerliğinde geçen 1 yıl aynı kanunda serbest ve diğer kuramlarda çalıştığı sürenin 6 yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır dendiğinden dolayı ekli sigorta cetvelinde belirtilen 14 yıllık çalışma ve hizmeti bulunduğu, Bu hizmetin 6 yılı kabul edildiğinde hesaplamanın şu şekilde düzeltilmesi gerektiği, Belediyede çalıştığı süre : 4 yıl Serbest ve Diğer Kuramdaki Hizmeti : 6 yıl Muvazzaf Askerlik Hizmeti : 1 yıl Toplam Hizmet Süresi : 11 yıl 2. dereceli bilgi işlem müdürlüğünün 68/B maddesinde istenen 10 yıllık hizmet süresini taşıdığı gibi personelin 4 yıllık üniversite mezunu olması sebebiyle öğrenim şartını da taşıdığı, Aynı zamanda şahsi dosyasında yapılan inceleme sonucunda ...'in devlet memurluğu görevde yükselme sınavına girme şartlarını da taşıdığının tespit edildiği, Bu sebeple ;

... her ne kadar müdürlük görevine asaleten atanmış olsa dahi bu görevi vekil olarak atanmış olsa idi kendisinden talep edilen maaş farkı tutarı olan ... TL’nin kendisine zaten ödenecek olduğu,

Yukarıda belirtilen hususlar uyarınca belli bir hizmet ve görev uyarınca yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmayacağı, bunun kişilerin angarya çalıştırılamaz ilkesinin ihlaline neden olacağı, zira Anayasa Mahkemesinin 2012/11 E, 2012/104 Karar sayılı kararında da vekil - müdür ayrımında kadronun dolu boş olmasının görevi yapmanın yeterli olduğu, ayrım yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunun belirtildiği, Hem resmi olarak hem de fiilen bu görevi emek, mesai harcayarak yerine getiren kişiye ödeme yapılmasının kamu zararına sebebiyet verdiğinin iddiasının hukuka ve hakkaniyete hemde Anayasanın kişilerin angarya çalıştırılamayacağı ilkesinin ihlaline neden olacağı,

Temyiz Kurulu tarafından tasdikine karar verilen Sayıştay ilamında muhasebe yetkilisi olarak şahsının da sorumluluğuna gidildiği, 5018 sayılı Kanunun Muhasebe Hizmeti ve Muhasebe Yetkilisinin Yetki ve Sorumlulukları başlıklı 61. maddesinde: “Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir...Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. Muhasebe yetkilileri Ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; a) Yetkililerin imzasını, b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, c) Maddi hata bulunup ulunmadığını, d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri, Kontrol etmekle yükümlüdür. Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz.... ” hükmünün düzenlendiği, Bu hükümden, muhasebe yetkilisinin ödemeleri yaparken belgeleri şekli olarak incelemekle yükümlü olduğu esasa girip belgeler üzerinde içerik incelemesi yapmak gibi bir yetki ve sorumluluğu bulunmadığı, eksik evrak bulunmaması halinde de ödeme yapabileceğinin anlaşıldığı, Temyiz Kurulu ilamında Sayın ...’ın karşı oy gerekçesinde de bu durum açıkça belirtilmiştir. Karşı oy gerekçesinde “...Muhasebe yetkilisinin, ilama konu eylem, işlem veya kararların hukuka uygun olup olmadığını araştırmak ve incelemek ve buna göre işlem tesis etmekle sorumlu ve yükümlü olmadığı açık olduğundan, bir kişiye sorumlu ve yükümlü olmadığı bir husustan ötürü sorumluluk yüklenemeyeceği gibi kamu zararı özelinde muhasebe yetkilisinin ödeme aşamasında ödeme emri belgesi üzerinde yetkililerin imzasının kontrolü sorumluluğu ile ilama konu hükmün esası olan (asaleten atama) hukuka aykırı işlemler arasında illiyet bağı kurulamayacağından sorumluluğu bulunmamaktadır, bu itibarla....ilamın bozularak dairesine gönderilmesi gerekir. ” denmek suretiyle muhasebe yetkilisi olarak şahsın sorumlu olmadığının belirtildiği,

İfade edilmiş olup, Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek kaldırılması talep edilmiştir.

Başsavcılık Mütalaasında;

“Dairesince, ...'in görevde yükselme sınavına girmeden ... tarihli olur ile ikinci dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna atanarak maaşını kendi kadrosundan alması gerekirken müdürlük kadrosundan alması sonucu oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmolunmuştur.

Sorumlular savunmasında, ...'in on yıllık hizmet süresini tamamladığını, söz konusu kişinin asaleten değil de vekaleten müdürlük görevine atanmış olsa sorgu maddesinde söz konusu edilen maaş farkını alabileceğini, buna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı olduğunu yapılan atamanın ve ödemelerin mevzuata uygun olduğunu belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86 ve 175. maddesinin ikinci bendi,

375 Sayılı KHK'nin 9. Maddesinin 5. Fıkrası,

2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararın "Vekâlet" başlıklı 9. maddesi,

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar" başlıklı 7. maddesi,

Anılan hükümlerde belirtildiği üzere, asıl müdürlük kadrosuna atanabilmek için aranan şartları taşımayan kişiyi, imtihansız müdürlük kadrosuna atayarak müdürün ücretinin ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği değerlendirilmektedir.

Buna göre; adı geçenlerin karar düzeltme talebinin ret edilerek gerekçeli Kurul Kararının korunmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

Denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik görevde yükselmeye tabi kadroları, kimlerin sınava girebileceğini ve sınavın yapılma esas ve usullerini belirlemiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin Esaslar” başlıklı bölümünün “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinde, müdürlük görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır. “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, görevde yükselme sınavında başarılı olma şartının arandığı belirtilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde ise aynen;

“5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

  3. Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

  4. Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,

denilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinde;

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. ” denilerek 68 (B)’ye göre atanabilmek için en az iki yıllık yüksekokul mezunu olmanın şart olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre belediyelerde müdürlük kadrolarına atanabilmek için fakülte veya yüksekokul mezunu olmak, (657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendinde belirtilen diğer atanma şartlarını taşımak kaydıyla), ve bunun yanında görevde yükselme sınavına girerek başarılı olmak gerekmektedir.

Yapılan incelemede, savunmada belirtildiği üzere ...’in 4 yıllık Lisans mezunu olduğu ve 22.08.2013 tarihinde Belediyede göreve başladığı, öncesinde ise 11 yıl 1 gün birleştirilen toplam hizmet süresi olduğu ve ... tarihinde 2. Dereceli Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrosuna atandığı anlaşılmıştır. Bu yönleriyle personelin, yukarıda anılan hükümlere göre eğitim ve hizmet yılı şartını taşıdığı görülmüştür. Ancak mezkur Yönetmeliğin “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6’ncı maddesi gereği görevde yükselme sınavına girmemiş olan personelin müdürlük kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmakta olup; bu kadrodan maaş ödenmesi sonucu kamu zararına yol açılmıştır.

Sorumluluk hususu ile ilgili olarak; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde “....Muhasebe¬ye yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; a) Yetkililerin imzasını, b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, c) Maddi hata bulunup bulunmadığını, d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri, Kontrol etmekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir. Mezkur madde hükmü uyarınca muhasebe yetkililerinin, giderleri hak sahibine ödeme yükümlülüğü ve ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunduğundan; harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları bulunmayan ödeme emirlerinde muhasebe yetkilisinin sorumluluğu vardır.

Bu itibarla, 221 sayılı ilamın 4. maddesi ile verilen ... TL tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 27.04.2022/51651 tarih ve tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA, (üye ...’un karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

Karar verildiği 27.09.2023 tarih ve 55792 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim