Sayıştay 6. Dairesi 48340 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
48340
20 Mart 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2018
-
Daire: 6
-
Dosya No: 48340
-
Tutanak No: 56573
-
Tutanak Tarihi: 20.03.2024
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Şartları sağlamayan personelin müdürlük kadrosuna atanarak ödeme yapılması.
- 130 İlam sayılı Daire Kararının 19’uncu maddesiyle, Belediye personeli . . . 'ın 03. 09. 2007 tarihinde şef kadrosundan özel kalem müdürü kadrosuna, . . . tarihinde ise teknik öğrenim mezunu olmadığı ve görevde yükselme sınavına girmediği halde özel kalem müdürü kadrosundan emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanması üzerine 2018 yılında adı geçen kişiye emlak ve istimlak müdürü kadrosunun mali haklarının ödenmesi sonucu oluşan . . . TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: atamayı olura arz eden (önceki) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, atamayı onaylayan (önceki) Belediye Başkanıdır.
Temyiz Dilekçesi
Daire Kararında sorumlu tutulan önceki Belediye Başkanı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Ahiz ... (Emlak ve İstimlak Müdürü) tarafından fer’î müdahale talep edilmiştir. Sorumlu ve fer’î müdahilin temyiz başvurularına esas dilekçelerde özetle:
Daire Kararının 19’uncu maddesinin Kaldırılmasının talep edildiği,
27.10.2020 tarih ve 130 sayılı Sayıştay 6. Daire Kararında aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğu,
i. ilgili kişinin Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanmasının mevzuata uygun olduğuna ilişkin sunulan belge ve bilgiler denetçi raporunda bile kabul edilmiş ve sorun görülmemişken, ilamda bu belge ve bilgilere hiç değinilmemiş olduğu,
ii. Yine Denetçi raporunda Emlak ve istimlak Müdürlüğünün ... tarihinde teknik öğrenim gerektiren bir müdürlük olmadığı iddiasının yerinde görüldüğü halde Daire Kararında: Atama tarihinde mevzuatta emlak istimlak müdürlüğünün teknik hizmetler olduğuna ilişkin açık bir düzenleme olmadığı ve Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelikte 2007 yılından sonra yapılan düzenlemeler ile kamu zararı tespit tarihindeki (2018) mevzuatta, Emlak İstimlak Müdürlüğünün Teknik Hizmetler Müdürlüğü olmadığı açıkça düzenlediği halde; Emlak İstimlak Müdürlüğü, teknik hizmetler kabul edilerek, ...'ın eğitimi söz konusu kadroya uygun bulunmayarak, kamu zararı tespiti yapılmasının haksız ve hukuksuz olduğu,
iii. Söz konusu atamadan doğan bir kamu zararı olmadığı düşünülmekle birlikte, kamu zararı olsa bile, 2007 yılında gerçekleştirilen idari eylemin 5018 sayılı Kamu Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirlenen 10 yıllık zamanaşımına uğramış olduğu,
Yukarıda belirtilen nedenlerle söz konusu atamanın mevzuata uygun olduğu,
Üst yönetici önceki belediye başkanı ...’in sorumluluğunun zamanaşımına uğradığı,
YAPILAN ATAMAnın MEVZUATA UYGUN olduğu, AŞAĞIDA AÇIKLANAN NEDENLERLE DAİRE KARARININ KALDIRILMASI GEREKtiği,
A- 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 59. maddesinin "...Özel Kalem Müdürlüklerine... Bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir." hükmü gereğince; ... Belediyesinde Şef kadrosunda, Emlak ve İstimlak Müdür Vekili olarak görev yapmakta olan ...'ın, 03.09.2007 tarihinde Özel Kalem Müdürü kadrosuna, 03.10.2007 tarihinde Emlak ve İstimlak Müdürü Kadrosuna atandığı,
Söz konusu atamanın tamamen mevzuat kapsamında ve belediye hizmetlerinin en etkin şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere, belediyenin mevcut personeli arasında, adı geçen personelin, görevindeki sorumluluk bilinci, mevzuat bilgisi ve mesleki deneyimi gibi kriterler değerlendirilmiş ve atanmış olduğu,
2018 yılı Sayıştay denetimi sonucu düzenlenen sorguda, Özel Kalem Müdürlüğüne yapılan atamanın, İçişleri Bakanlığından izin alınmadığı gerekçesine dayandırılarak uygun bulunmamış olduğu, 2007 yılında yayımlanan 2007/25 sayılı Genelge ile 03.06.2009 gün ve 2009/50 sayılı içişleri Bakanlığı genelgesinde "Belediyede çalışan memurları arasında yapılan atamalarda, atama için izin almaya gerek olmadığı"nın belirtildiği, (EK-1 2007/25-2009/50 sayılı- genelgeler)
Anılan genelgenin sunulduğu savunmaya müteakip, Denetçinin Özel Kalem Müdürlüğü Kadrosuna yapılan atamada mevzuata aykırılık bulunmadığını kabul ettiği,
Ancak, 6. Daire Kararında, bu hususlar hiç değerlendirilmeden Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna yapılan atamanın mevzuata aykırı bulunduğu, Oysa atama tarihinde Belediye çalışanı olan ...'ın Özel Kalem Müdürlüğü Kadrosuna atanmasında, yukarıda açıklandığı üzere mevzuata aykırılık bulunmadığı,
B- ...'ın 03.09.2007 tarihinde Özel Kalem Müdürü kadrosuna atamasına müteakiben, 03.10.2007 tarihinde Emlak ve İstimlak Müdürü Kadrosuna ataması yapıldığı, Bu atamanın tamamen yasal olduğu,
Özel Kalem Müdürlüğünden Emlak ve istimlak Müdürlüğü Kadrosuna atama yapılırken, görevde yükselme sınavına girme koşulu bulunmadığı,
-
02.02.2000 tarih 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdarelerinin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile bunlara bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin, "Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 19. maddesinde; "... Kurum içinde aynı alt hizmet gurubu içinde kalmak kaydıyla sınav yapılmaksızın, ancak görevin özel belirleyici nitelikleri aranmak şartıyla, farklı görevlere atama mümkündür" denildiği,
-
Yine, 04/07/2009 tarih 27278 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20.maddesinin (b) bendinde: "Gruplar arası görevde yükselme niteliğinde ki geçişler” “... Mahalli idarelerde ve diğer kamu/ kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapabilir." denildiği,
-
Aynı yönetmeliğin 20.maddesinin (ç) bendinde ise; " İstisnai Memurlukta çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu yönetmelik kapsamındaki atanacakları kadrolara öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir" hükmü getirildiği, (EK-2 2000-2009 yılı Yönetmelikleri)
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre, Özel Kalem Müdürlüğünden Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Kadrosuna atama yapılırken, görevde yükselme sınavına girme koşulu bulunmadığı, Söz konusu atamanın tamamen yasal olduğu,
Anılan Yönetmelikte istisnai memurlukta çalışanlar veya çalışmış olanların atanmasında getirilen tek koşulun, "atanacakları kadrolara öngörülen şartları taşıma" olduğu, Atanacak kadroda aranacak şartların ilgili Yönetmeliğin 7. Maddesinin a) fıkrasında;
“1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak, [Not: Bu fıkra Danıştay tarafından iptal edilmiştir.]
-
Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,” olarak belirlendiği,
...’ın ilgili yönetmelikte belirtilen öngörülen tüm şartları taşıdığı, Yani üniversite mezunu olduğu ve şef kadrosunda Belediye çalışanı olduğu, ...'ın Özel Kalem Müdürlüğünden, Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Kadrosuna atanmasında hiçbir yasal engeli bulunmadığı, (EK-3 Üniversite Diploması- ve Şef personel hareket onayı)
Yukarıda da açıklandığı üzere, 2000 yılında yayımlanan yönetmelik hükümlerinde, "...daha önce bulunan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere" sınavsız atama yapılmasına izin verildiği, 2009 yılında yayımlanan yönetmelikte ise; "istisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu yönetmelik kapsamındaki kadrolara sınavsız atanacakları kadro için ön görülen şartları taşımaları kaydı ile atanabilir" düzenlemesi ile tereddüt bırakmayacak şekilde konuya tam açıklık getirildiği,
Yönetmeliğin 20.maddesinin (ç) Bendi ile getirilen bu hükümde yer alan "...çalışanlar veya çalışmış olanlar..." ifadesinin, mevcut çalışanlar ile geçmişte çalışanların atamasının da mevzuata uygunluğuna açıklık getirdiği,
2009 yılında yayımlanan Yönetmelik ve devamı yasal düzenlemelerin, adı geçen personelin atamasını kapsadığı, Çünkü ...’ın 2007 yılında atamasının yapıldığı günden bugüne, Emlak ve istimlak Müdürlüğü görevini yürüttüğü, Dolayısıyla, bir anlamda her yıl atamaya ilişkin idari işlemin yenilenmiş olduğu,
Ayrıca kişi lehine olanın uygulanmasına yönelik, yasal düzenlemeler ve yargı içtihatlarının da 2009 yılında yayımlanan yönetmelikle getirilen hükümlerin, adı geçen personelin atamasında da uygulanması gerektiğine işaret ettiği,
LEHE OLAN HÜKMÜN UYGULANMASINA İLİŞKİN OLARAK:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun 9. maddesinin 3. Fıkrasına yer verilerek,
Mahkeme kararlarıyla yerleşik hale gelen ve genel hukuk kuralı haline dönüşen "lehe olan kanun uygulaması"nın İdare Hukuku ve İdari Yargılama Hukukunda da geçerli olduğundan kıyasen uygulanması gerektiğinin hukuken kabul edildiği, (Ek- 5 Danıştay 12.Dairesi 12.02.2013 tarih. E.1010/1591 K.2013439 kararı)
"Lehine olan kanun uygulanması" temel hukuk kuralı olduğu ve ...'ın atamasının değerlendirilmesinde uygulanması gerektiği,
Ayrıca 2009 yılında yayımlanan yönetmeliğin "Kazanılmış Haklar" başlıklı 22.maddesinde yer alan; "Bu yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır." hükmü gereği ve atandığı görevi kesintisiz halen sürdürmesi nedeniyle yenilenen bu atamanın, aynı zamanda, 2009 yılında yayımlanan yönetmelikteki "istisnai memurlukta çalışanlar ve çalışmış olanları" açıkça işaret etmesi karşısında, söz konusu atamanın mevzuata uygun olduğunun ve "kazanılmış hak" teşkil ettiğinin kabulü gerektiği,
Üstelik 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı resmi gazetede yayımlanan mahalli idareler personelinin görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına dair yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelikte değişikliğe gidilmesine rağmen kazanılmış hakların 22.madde aynen korunduğu ve değişikliğe gidilmediği, (Ek -6 Yönetmelik.)
Nitekim adı geçen personelin ataması ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının da iki defa inceleme yaptığı ve her iki incelemede de atamanın mevzuata uygun olduğuna karar verildiği,
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş kurulu başkanlığınca inceleme ve soruşturma yapılmış ve verilen ... tarih ve MÜL.Tef.Ku.Bşk.... sayılı kararda: 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi gazetede yayımlanan Mahalli idareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Kazanılmış haklar” başlıklı 22.maddesinde "Bu yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır." hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, "...müştekinin iddia ettiği ..., ... ile ...'ın atamalarının ise önce Özel kalem Müdürlüğüne sonra diğer müdürlüklere sınavsız olarak gerçekleştirildiği, bu kişilerin öğrenim ve memurlukta geçirdikleri süreler yönünden bu atamalarının aynı yönetmeliğe uygun gerçekleştiği" yönünde karar verildiği, Görüldüğü gibi eski ve yeni yönetmeliklerin "birlikte değerlendirilmesi " sonucunda bu karar verildiği, Yani lehe olan kararın kabul edildiği,
Bu kararı İçişleri Bakanı Sn....’in bizzat imzaladığı, Atama yönetmeliklerini ve genelgelerini düzenleyen ve hazırlayan tek yetkilinin İçişleri Bakanı olduğu, Belediyelerin üst mercii olup görüşlerinin Belediyeler açısından bağlayıcı olduğu ve mukteza makamı olduğu, Bu kararla da bu atamanın doğru olduğu teyit edildiği,
Hukukun Genel Esaslarından biri "Dolayısı ile bir kurala istisna getirme yetkisi, sadece o kuralı kovma yetkisine sahip olan makama aittir. Bu makam İçişleri Bakanıdır. Yani atamanın yönetmelik ve genelgeleri hazırlayan, İçişleri Bakanı ile savcılığın bu atamanın doğru olduğu yönündeki" kararlarının kabul görmesi gerektiği (Ek-7 MÜL. Tef. Ku.Bşk.... sayılı kararı),
Yine ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iki defa şikâyete bağlı Soruşturma açıldığı ve soruşturma no:... Karar no:... kararı ile, soruşturma no: ... ve ... kararı ile "Şüpheliler hakkında inceleme yapılmasına yer olmadığına" denilerek, atamaların hukuka uygun olduğunun karar altına alındığı (EK-8 2 adet ... Cumhuriyet Başsavcılığı kararı),
C- EMLAK MÜDÜRLÜĞÜnün TEKNİK HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ olmadığı,
...'ın önce Özel Kalem Müdürü kadrosuna, teknik öğrenim mezunu olmadığı ve görevde yükselme sınavına girmediği halde Emlak ve İstimlak Müdürü kadrosuna atanması işlemlerinin doğru olmadığı yönündeki Sayıştay 6. Daire Kararının mevzuata uygun olmadığı,
...’ın 03.09.2007 tarihinde özel kalem müdürlüğü kadrosuna, 03.10.2007 tarihinde emlak ve istimlak müdürlüğü kadrosuna atandığı, Atama tarihinde emlak ve istimlak müdürlüğünün genel idare hizmetleri sınıfında yer aldığı, Bu müdürlüğe atandığı günden bugüne kadar, G.İ.H. sınıfından maaş aldığı, Ekli ... gün ve ... sayılı personel hareketi onayında görüleceği, Maaş ve özlük haklarının buna göre düzenlendiği ve ödendiği, (EK-9 Personel Hareketi Onayı)
2000 yılında yürürlüğe giren Yönetmelik'te teknik öğrenim gerektiren müdürlüklerin hangileri olduğuna dair liste bulunmamakla birlikte emlak ve istimlak müdürlüğünün teknik hizmet olduğuna ilişkin yasal düzenleme de bulunmadığı, Daha sonra 04.07.2009 gün ve 27278 sayılı ve 07.05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliklerde, emlak ve istimlak müdürlüğüne "DİĞER MÜDÜRLÜKLER" bölümünde yer verildiği, Yani emlak ve istimlak müdürlüğünün teknik öğrenim gerektiren bir müdürlük olmadığının açıkça düzenlendiği, Bu tarihlerden önce açık düzenleme olmamasının, anılan müdürlük kadrosunun teknik öğrenim gerektiren bir müdürlük olduğunu göstermeyeceği, 2009 yılındaki yönetmeliğin, düzenlemeyi yapan yetkili kurumun söz konusu müdürlük kadrosunu daha önce de teknik hizmetler sınıfında görmediğini işaret ettiği,
Denetçi görüşünde emlak ve istimlak müdürlüğünün "2009 yılında yürürlüğe giren yönetmelikte diğer müdürlükler bölümünde yer aldığından Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosunun atamanın yapıldığı ... tarihinde teknik örenim gerektiren bir müdürlük olmadığı iddiasının yerinde görüldüğünü"n belirtildiği,
Mevzuatta teknik sayılmayan, diğer Müdürlük olarak kabul edilen emlak ve istimlak müdürlüğüne yapılan atamanın, ...'ın "teknik öğrenim mezunu" olmadığı gerekçesi ile usule uygun olmadığı iddiasının mevzuata uygun olmadığı,
...'ın emlak ve istimlak müdürlüğüne atanmasında, mevzuata aykırılık bulunmadığı,
D- BU ATAMADA KAMU ZARARI bulunmadığı,
Sayıştay temyiz kurulu ve daire kararlarından emsallere yer verilerek,
Belediyenin denetlendiği 2018 yılında, emlak ve istimlak müdürlüğünü yürüten ...’ın, müdürlük için aranan tüm şartları bir arada taşıdığı, Yüksekokul mezunu olduğu, Şef kadrosundan, vekâleten yürüttüğü müdürlük kadrosuna mevzuata uygun şekilde ataması yapıldığı, Bu atama kabul görülmese dahi, 2007 yılından bugüne kadar fiilen bu görevi sürdürmesi nedeniyle, emsal yargı kararları dikkate alınarak, kamu zararının tazminine ilişkin hükmün kaldırılması uygun olacağı (Ek-13 vekâleten atama yazısı)
...’ın, 04.08.2004 tarihinde vekâleten, ... tarihinden itibaren de asaleten olmak üzere 16 yıldır emlak ve istimlak müdürlüğü görevini fiilen yürüttüğü, Her yıl yapılan Sayıştay denetimlerinde, emlak ve istimlak müdürü olarak ve 5018 sayılı kamu malî yönetimi ve kontrol kanunu gereği 16 yıl boyunca harcama yetkilisi olarak muhatap alındığı, sorumluluk aldığı ve hesap verdiği, Keza İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerinde de aynı unvanla görev yaptığı ve sorumluluk aldığı, Buna mukabil bu görevi sonucu ve fiili çalışmasının karşılığı olarak aldığı ücretin kamu zararı olarak nitelendirilmesinin yukarıda belirtilen emsal kararlarda da açıkça belirtildiği gibi, hukuka uygun olmadığı,
Ancak atama işlemi usulüne uygun bulunmuyorsa, bu hususun ilgili mercilere bildirileceği, Zaten bu atamanın İçişleri Bakanlığı tarafından incelendiği ve atamanın yasal olduğu yönünde karar verildiği,
E- Daire Kararında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile adı geçen kamu görevlilerine verilen sorumlulukların ötesinde, idari işlemden 12 yıl sonra illiyet bağı kurularak mali sorumluluk yüklendiği,
5018 sayılı Kanunun 11.maddesine yer verilerek, Söz konusu maddede belirtilen Belediye Başkanı olarak görevde bulunduğu süre içinde 5018 sayılı Kanunu ile üst yöneticiye verilen sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan görevleri, tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeye çalıştığı, Belediye hizmetlerinin daha iyi ve etkin bir şekilde yerine getirilmesi için belediyenin mevcut personel yapısını değerlendirerek ve adı geçen personelin emlak ve istimlak müdürlüğündeki deneyimini dikkate alarak bu atamayı yaptığı,
2018 yılına kadar, yapılan atamanın mevzuata aykırı olduğuna ilişkin Sayıştay denetimlerinde veya İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulundan herhangi bir eleştiri yapılmadığı, Tam tersine yukarıda açıklandığı üzere, Mülkiye Teftiş Kurulu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmalarda atamanın hukuka uygunluğunun teyit edildiği,
Ayrıca 2000 yılında yayımlanan Yönetmeliğin açıkça düzenlemediği hususların, daha sonra 2009 ve 2014 yıllarında yapılan düzenlemelerle açık ve net bir şekilde düzenlendiği ve yapılan atamanın hukuka uygunluğunun bu değişikliklerle teyit edildiği, Yani 2018 yılında geçerli yasal düzenlemelerin tartışmaya yer bırakmayacak şekilde atamanın mevzuata uygunluğunu teyit etmekte olduğu,
Söz konusu atamanın üzerinden Denetim yılı 2018, aradan 12 yıl, temyiz başvurusu yapıldığında ise yıl 2021 ve 16 yıl geçmiş, atamayı yapan belediye başkanının görevde olmadığı, bu nedenle kamu zararı olduğu varsayılsa bile belediye başkanıyla illiyet bağı kurulamayacağı,
OLAYDA ZAMAN AŞAMI bulunduğu,
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “zamanaşımı” kenar başlıklı 74.maddesine yer verilerek, Buna göre fiilin işlendiği iddia edilen yılın başından sonra 12 yıl geçtiği, Zamanaşımına uğradığı, Emsal Sayıştay 6.Dairesi 2017 yılı Karar:618 ilam No:83 Tutanak No:29.01.2019 tarihli kararında: "... 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 74 maddesi ile aynı kanunu 71.maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 19. Maddesinde kamu zararının oluştuğu tarihi izleyen mali yılın başından on yılsonuna kadar tahsil edilmemesi halinde zaman aşımına uğrayacağı..." karar altına alındığı, (EK-14)
Ceza hukuku alanına giren suçlar dışında genel zamanaşımının on yıl olduğu, İdari işlemden 16 yıl sonra, Sayıştay denetimi sırasında tespit edilen kamu zararı ile geçmişteki üst yönetici arasında illiyet bağı kurulmasının haksız ve hukuksuz olduğu,
İfade edilerek Daire Kararının 19’uncu maddesinin Kaldırılmasına hükmedilmesi talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Daire Kararında sorumlu tutulan önceki Belediye Başkanı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:
“3.9.2007 tarihinde şef kadrosundan Özal Kalem Müdürlüğü kadrosuna, ... tarihinde de Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosuna atanması yapıldığı tarihte yürürlükte olan, (mülga) 2.2.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin, 19. maddesinde,
Bu Yönetmeliğin 5. maddesinde düzenlenmiş olan görev grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır;
b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Ancak, Kurumda ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.
Hükmü bulunmaktadır.
Yürürlükteki Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin, 7.5.2014 tarih ve 28993 numaralı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikli ligi ile yürürlükten kaldırılan, ancak adı geçen personelin atandığı tarihte yürürlükte olmayan, (04.07.2009 tarih 27278 tarihli yönetmelik) daha sonra yayımlanan yönetmelikte, Hizmet grupları arasında geçişler başlıklı 20. maddesinde,
Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.
ç) İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.
Kazanılmış haklar başlıklı 22. maddesinde, Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır. Hükmü, bulunmakta ise de,
İstisnai memuriyet kadroları arasında sayılan Özel Kalem Müdürü kadrosuna, 657 sayılı Kanun'un atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın, tahsis edilmiş derece aylığı ile personel atanması mümkün olup bu kadroya atanmış olmak, diğer memur kadrolarına atanmada atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükmüne göre herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmamaktadır.
...' ın 3.9.2007 tarihinde şef kadrosundan Özal Kalem Müdürlüğü kadrosuna,
... tarihinde de Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosuna atandığında, 04.07.2009 tarih mülga yönetmeliğin 20/ç maddesinin yürürlükte bulunmadığı, atamanın yapıldığı 2.2.2000 tarihli anılan yönetmelik hükümleri gereği, Özal Kalem Müdürlüğü kadrosu ile Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosu aynı düzey kadro olmaması nedeniyle, adı geçenin sınavsız atanması hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Buna göre; adı geçenin temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının korunması gerektiği düşünülmektedir.”
Denilmektedir.
Ahiz ... (Emlak ve İstimlak Müdürü) tarafından fer’i müdahil olarak davada yer alma talep edilmesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:
“6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun İlamların tebliği, tavzihi ve düzeltilmesi başlıklı 52. maddesinin birinci fıkrasında; "Sayıştay ilamları; sorumlulara, sorumluların bağlı olduğu kamu idarelerine, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığına, ilgili muhasebe birimine ve başsavcılığa tebliğ edilir."
Temyiz başlıklı 55.maddesinde; "Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu Kurulca verilen kararlar kesindir.
(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek,
gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir."
Hükümleri bulunmaktadır.
Anılan hükümlere göre, konu edilen İlamda (sorumlular arasında bulunmayan) ...'dan tazmin edilmesine yönelik bir hüküm bulunmadığından, adı geçenin söz konusu İlam maddesi hükmünü temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır.
Buna göre; adı geçenin temyiz talebi hakkında yapılacak işlem olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Arz olunur.”
Denilmektedir.
20.03.2024 tarihinde, Temyiz yargılamasının hemen öncesinde, duruşma talebinde bulunan sorumlu Belediye Başkanı ... adına, temyiz başvurusuna esas dilekçede yer alan hususları içeren 19.03.2024 tarihli ek dilekçe sunulmuştur. Dilekçe ekinde istirahat raporu yer almaktadır. Sorumlunun ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebi bulunmamaktadır.
Duruşma sırasında fer’i müdahil ... (önceki Emlak ve İstimlak Müdürü, şu anda Belediye Başkan Yardımcısı) tarafından temyiz dilekçesinde yer alan hususlar yeniden ifade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmiştir. Duruşma sırasında ... tarafından vurgulanan veya ilave olarak ifade edilen hususlar aşağıdadır:
2007 yılında özel kalem müdürü kadrosundan emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atamasının yapıldığı, Kendisi ve diğer bazı kişilerin atanmalarının İçişleri Bakanlığı ve cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturulduğu, İçişleri Bakanlığının kararı üzerine savcılığın soruşturmaya yer olmadığı yönünde karar aldığı,
Görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğinin (2014 değişiklikleri dahil) kazanılmış hakları koruduğu, Yönetmeliklerin İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılmış olduğu,
İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilmiş olsaydı kendisinin görevde yükselme sınavına da girecek olduğu, Kendisinin emlak ve istimlak müdürü görevini fiilen yaptığı, Asaleten atandığı ve fiilen görev yaptığı kadro dolayısıyla kendisine ödenen maaşta hukuka aykırılık bulunmadığı.
Duruşma sırasında Sayıştay Savcısı tarafından, yazılı mütalaada belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Tasdikinin uygun olacağı ifade edilmiştir.
48352 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan fer’i müdahil ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
48340 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu Belediye Başkanı ...’e duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilmiştir. ... istirahat raporu sunmakla duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
130 İlam sayılı Daire Kararının 19’uncu maddesiyle, Belediye personeli ...'ın 03.09.2007 tarihinde şef kadrosundan özel kalem müdürü kadrosuna, ... tarihinde ise teknik öğrenim mezunu olmadığı ve görevde yükselme sınavına girmediği halde özel kalem müdürü kadrosundan emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanması üzerine 2018 yılında adı geçen kişiye emlak ve istimlak müdürü kadrosunun mali haklarının ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: atamayı olura arz eden (önceki) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, atamayı onaylayan (önceki) Belediye Başkanıdır.
Esas yönünden inceleme
Somut uygulama
... 1996 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinin dört yıl süreli İşletme Bölümünden mezun olmuştur.
... Belediyede şef kadrosunda bulunmaktayken emlak ve istimlak müdür vekili olarak görev yapmıştır. Adı geçen kişi 03.09.2007 tarihinde özel kalem müdürü kadrosuna atanmıştır. Daha sonra ... tarihinde ise emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanmıştır.
130 İlam sayılı Daire Kararının ilgili olduğu 2018 yılında, ... emlak ve istimlak müdürü kadrosunda çalışmaktaydı. Adı geçen kişi 11.08.2022 tarihinde belediye başkan yardımcısı kadrosuna atanıncaya kadar emlak ve istimlak müdürü olarak görev yapmıştır.
Mevzuat
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” kenar başlıklı 59’uncu maddesinin ilgili kısımları aşağıdadır:
“ … Özel Kalem Müdürlüklerine, … bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir. …
Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleri yürümekte devam eder.”
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”in ilgili maddeleri aşağıdadır:
“Tanımlar” kenar başlıklı 4’üncü madde: “Bu Yönetmelikte geçen; ... k) (Değişik bent: 10/05/2001 - 24398 S. R.G. Yön./2. md.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı ifade eder.”
“Hizmet grupları” kenar başlıklı 5’inci madde:
“Bu Yönetmelik kapsamında görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir.
Görevde yükselme suretiyle atama yapılacak kadrolar:
a) Yönetim hizmetleri grubu;
- İlçe Özel İdare Müdürü, Birlik Müdürü, İtfaiye Müdürü, Zabıta Müdürü ile bunlar dışında kalan diğer Müdürler;
…”
"Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına İlişkin Usul ve Esaslar" kenar başlıklı 9’uncu madde: "(Değişik fıkra: 10/05/2001 - 24398 S. R.G. Yön./7. md.) Eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumlarınca yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmaları şarttır...",
Mezkur Yönetmelik’in 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 12’nci maddesiyle değişik “Öğrenim düzeyi” kenar başlıklı 14’üncü madde:
“Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;
a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık oöğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
b) Müdür kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında yüksek öğrenim bitirmiş veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,
… şarttır.”
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 16’ncı maddesiyle değişik “Hizmet grupları arasında geçişler” kenar başlıklı 19’uncu madde:
“Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan görev grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır;
a) Aynı ana görev grubunun alt görev grubunun kendi içinde kalmak kaydıyla, sınav yapılmaksızın ilgili personelin isteği ve atanılacak kadronun gerektirdiği özellikleri taşımak şartıyla diğer görevlere atanmak mümkündür.
b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Ancak, Kurumda ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.
c) Unvan değişikliğine tabi kadrolar ile bu kadrolar arasındaki geçişler, ilgili kadro için düzenlenen unvan değişikliği sınavı sonucuna göre yapılır.”
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38’inci maddesinde: “Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır: … j) Belediye personelini atamak.”
5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinin ilgili kısımları aşağıdadır:
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde; … g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır. …”
Değerlendirme
Somut uygulamada ...’ın emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanması ... tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bu tarihte, 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” yürürlüktedir. Somut uygulamanın bu Yönetmelik kapsamında incelenmesi gerekmektedir.
Daire Kararında yer alan tazmin hükmü iki gerekçeye dayanmaktadır: ...’ın teknik öğrenim mezunu olmaması ve görevde yükselme sınavına girmemiş olması.
02.02.2000 tarihinde yürürlüğe giren ve sonrasında çeşitli değişiklikler yapılan Yönetmelik’in m.14/1-a bendinde “Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş” olmak koşulu aranmakla birlikte, teknik öğrenim gerektiren müdürlüklerin hangi müdürlükler olduğu açıkça belirtilmemiştir.
Bununla birlikte, emlak ve istimlak müdür kadrosuna atanabilme işlemi, Yönetmelik m.5/1.a-1 bendi gereği görevde yükselme sınavında başarılı olunması koşulunu sağlamayı gerektirmektedir. 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesi ve Yönetmelik’in yukarıda yer verilen maddeleri kapsamında, adı geçen kişinin görevde yükselme sınavı koşulu sağlanmadan emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca, sorumlu ve fer’i müdahil tarafından: 2018 yılına kadar, yapılan atamanın mevzuata aykırı olduğuna ilişkin Sayıştay denetimlerinde veya İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulundan herhangi bir eleştiri yapılmadığı, Tam tersine, Mülkiye Teftiş Kurulu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmalarda atamanın hukuka uygunluğunun teyit edildiği ifade edilmiştir. Ancak ifade edilen bu husus gerçek durumu yansıtmamaktadır. İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı Kararında ... ve diğer bazı kişilerin mevzuata aykırı olarak çeşitli kadrolara atandığı, incelemeye konu hususların personel mevzuatı ile ilgili olup Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmediği, incelemeye konu bazı atama onaylarının iptal edildiği [...’ın atanması, iptal edilen atamalardan biri değildir.], iptal işlemlerinin daha önce yapılan hukuka aykırı işlemlerde kasıt bulunmadığını gösterdiği, kişilere yapılan fazla ödemelerin tespit edilerek geri alınması için işlem başlatıldığı gerekçeleriyle Soruşturma İzni Verilmemesine karar verilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmalarda, ... ve ... karar sayılı Kararlarda, 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni bulunmadığından bahisle İnceleme Yapılmasına Yer Olmadığına ve Evrakın İşlemden Kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu durumda, İçişleri Bakanlığının incelemeleri ve adli yargıda yapılan soruşturmalarda somut uygulamanın hukuka uygun olduğu belirtilmemiştir.
Sorumlu ve fer’i müdahil tarafından öne sürülen diğer bir husus, atamaya dair idari işlem hakkında 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmuş olması dolayısıyla kamu zararı oluştuğuna hükmedilemeyeceğidir. Bu itirazın reddi gerekir. Sayıştay Daire Kararında 09.06.2020 tarihinde hükmedilen kamu zararı, 2018 yılında yapılan ödemeler dolayısıyla oluşmuştur. Buna göre, 2018 yılında oluşan kamu zararının üzerinden on yıl geçmemiştir.
Somut uygulamanın esas yönünden incelenmesi neticesinde, ...’ın görevde yükselme sınavında başarılı olma koşulu sağlanmadan emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanması dolayısıyla 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında kamu zararı oluştuğu anlaşılmıştır. Daire Kararında kamu zararı, ...’a fiilen ödenen tutar ile adı geçen kişi şef kadrosunda çalışsaydı ödenecek olan tutar arasındaki fark esas alınarak hesaplanmıştır. Daire Kararındaki kamu zararı hesabı mevzuata uygundur.
Sorumluluk yönünden inceleme
Sorumlu önceki Belediye Başkanı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. ..., 1999 - 2014 tarihleri arasında ... Belediye Başkanı olarak görev yapmıştır.
... kayıt tarihli ve ... kayıt no.lu personel hareketleri onayında, ...’ın özel kalem müdür kadrosundan emlak ve istimlak müdür kadrosuna atanmasında Belediye Başkanı ...’in onayı bulunmaktadır. Belediye Başkanı, 5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin ilk fıkrasının j-bendi kapsamında, görev ve yetkisi dahilinde bu atama işlemine onay vermiştir. Dolayısıyla ...’in bu atama işlemi dolayısıyla oluşan kamu zararından uygun illiyet bağı dahilinde sorumluluğu bulunmaktadır.
BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumlu Belediye Başkanı ve fer’i müdahilin itirazları reddedilerek, 743 Karar-130 İlam sayılı Daire Kararının 19’uncu maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in ilave gerekçesiyle birlikte; Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı ..., üyeler ..., ..., ..., ...’in aşağıda yer alan karşı oy gerekçesine karşı), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 20.03.2024 tarih ve 56573 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(İlave gerekçe
Üye ...’in ilave gerekçesi
Çoğunluk görüşünde belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Tasdiki gerekir.
Buna ilave olarak:
Daire Kararında, somut uygulama sonucunda oluşan kamu zararından atamayı olura arz eden (önceki) insan kaynakları ve eğitim müdürü ile atamayı onaylayan (önceki) belediye başkanı sorumlu tutulmuştur. 5018 sayılı Kanunun 32, 33 ve 55’inci maddeleri, İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10 ve 12’nci maddelerine göre, somut uygulama neticesinde oluşan kamu zararından, ödeme emri belgelerinde görev ve yetkileri dahilinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlu tutulması gerekir.
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi
...’ın, 20.08.1980 Tarihinde açıktan ... ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde vergi memuru, 20.07.1987 tarihinde ... ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde Şef, 16.10.1989 tarihinde ... ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde şef, 27.07.1998 tarihinde ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünde Şef kadrolarına atandığı; ... Belediyesinde 04.08.2004 tarihinde Şef kadrosuna, 03.09.2007 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğüne, ... tarihinde Emlak ve İstimlak Müdürlüğüne, 11.08.2022 tarihinde belediye başkan yardımcılığına atandığı, 30.09.1996 tarihinde Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümünü bitirdiği dosya münderecatından anlaşılmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) maddesinde; 1 ve 2’nci dereceli kadrolara en az 10 yıl, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolar için ise en az 8 yıl hizmeti bulunan ve yükseköğrenim görenlerin atanabileceği, dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edileceği belirtilmiştir. ... ... tarihli olur ile emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanmıştır. Atandığı emlak ve istimlak müdürü kadrosu için öngörülen hizmet süresi ve öğrenim şartını sağlamaktadır.
Atamanın yapıldığı tarihte; 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürüklüktedir. Bu yönetmelikte hangi müdürlüklerin teknik müdürlük olduğu hangi yükseköğrenim görenlerin bu müdürlüklere atanacağı yönünde belirsizlik bulunmaktadır.
4/7/2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te 7 Mayıs 2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişikliklerle emlak ve istimlak müdürlüğü Ek-2-Diğer Müdürlükler listesinde yer almaktadır.
5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi gereğince ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeleri kamu zararı olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Yönetmelikte belirtilen sınav şartına uyulmadan bu yönüyle mevzuata aykırı bu işlem nedeniyle kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır. Somut uygulamada, ilgiliye hizmet yaptırılmadan veya kadrosu için belirlenen tutardan fazla ödemelerin yapılması ya da mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması halleri bulunmamaktadır.
Diğer yandan 2007 yılında yapılan bir atama nedeniyle 2018 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2018 yılında görevde olan yöneticiler ile 2007 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2018 yılında bu atamanın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanma, görev ve yetkileri açısından söz konusu görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmelikleri kapsamında olmayan bir unvan olması nedeniyle görevde yükselme ve unvan değişikliği kapsamında sayılan unvanlara sertifika, öğrenim durumu ve hizmet süresi yönünden gerekli şartları sağlaması nedeniyle unvan değişikliği sınavına girmeden emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanmasının üst yöneticinin takdirinde olduğu değerlendirilmektedir.
Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle ilgilinin bu görevi yürütebilmesi için gerekli eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme, düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde, yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle, verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının “Kaldırılması” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üyeler ... ve ...’nin karşı oy gerekçesi
Belediyede şef kadrosunda bulunan ... 03.09.2007 tarihinde özel kalem müdürü kadrosuna, ... tarihinde de özel kalem müdürü kadrosundan emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanmıştır.
Yapılan atama işlemi her ne kadar atama tarihinde yürürlükte bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” ve 18.04.1999 tarih ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” hükümlerine aykırı olsa da söz konusu atama işlemi Sayıştay Dairesinde 09.06.2020 tarihinde yargılanmış ve 27.10.2020 tarihinde ilama çıkmıştır.
2007 yılında görevde yükselme sınavında başarılı olma şartı sağlanmadan adı geçen kişinin emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanması yukarıda zikredilen mevzuat hükümlerine aykırıdır. Hukuka aykırı atama işlemi 2007 yılında gerçekleşmiştir. Daire Kararına konu olan ve kamu zararı olduğuna hükmedilen ödemeler ise 2018 yılında yapılmıştır. Daire Kararı ise 09.06.2020 tarihlidir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi hükmü uyarınca kamu zararı, kamu görevlilerinin kusurlu eylemleri nedeniyle kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olması sonucunda oluşmakta olup, esasen haksız fiil talep temeline dayanan bir tazminat istemidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72’nci maddesinde: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” denilmektedir. Buna göre Belediye Başkanının hukuka aykırı atamayı yaptığı 2007 yılının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra 2018 yılında yapılan ödemelerin 2020 yılındaki ilam ile kamu zararı oluşturduğu iddia edildiğinde, 10 yıllık genel zamanaşımı süresi dikkate alınarak ilgililerin sorumluluğuna gidilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 74’üncü maddesinde; “Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar.” hükmü uyarınca da, atamanın yapıldığı ... tarihini izleyen mali yılbaşından itibaren başlayan süre, 31.12.2017 tarihinde (zamanaşımını kesen herhangi bir işlem de bulunmadığından) zamanaşımına uğramıştır.
Her ne kadar kişiye yapılan ödemelerin zamanaşımını keseceği iddia edilse de, ...’ın kusurundan kaynaklanmayan 2007 yılındaki atamadan dolayı zamanaşımı oluşmuştur. Zaman aşımını 2018 yılından başlatmak mevzuata aykırıdır. Eğer zaman aşımı 2018 yılından başlayacak ise, atamayı yapanların sorumlu olmaması gerekir.
Bu itibarla, ...’ın ... tarihinde özel kalem müdürlüğünden emlak ve istimlak müdürü kadrosuna asaleten atanması hukuka aykırı olmakla birlikte, bu atama işlemi ile ilgili olarak 2018 yılında yapılan ödemelerden Dairesince 09.06.2020 tarihli Kararla ilgili görevlilerin sorumluluğuna hükmedilemeyeceğinden, Daire Kararının 19’uncu maddesinin Kaldırılması gerekir.
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
Belediyede şef kadrosunda bulunan ... 03.09.2007 tarihinde özel kalem müdürü kadrosuna, ... tarihinde de özel kalem müdürü kadrosundan emlak ve istimlak müdürü kadrosuna atanmıştır.
Yapılan atama işlemi atama tarihinde yürürlükte bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” ve 18.04.1999 tarih ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” hükümlerine aykırı olmakla birlikte uyuşmazlık konusu ile ilgili Yargılamaya Esas Rapor 12.12.2019 tarihinde Başkanlığımıza sunulmuş olup, tazminat istemi zamanaşımına uğramış bulunmaktadır. Şöyle ki;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi hükmü uyarınca kamu zararı, kamu görevlilerinin kusurlu eylemleri nedeniyle kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olması sonucunda oluşmakta olup, esasen haksız fiil talep temeline dayanan bir tazminat istemidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72’nci maddesinde: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” denilmektedir. Buna göre mevzuata aykırı atamanın yapılmasının üzerinden zamanaşımını kesen nedenler olmadan on yıl geçmiş olup, artık zararın sorumlularından istenmesi mümkün görülmemektedir.
Bu itibarla, Daire Kararının 19’uncu maddesi ile verilen tazmin hükmünün Kaldırılması gerekir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57