Sayıştay 6. Dairesi 47903 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

47903

Karar Tarihi

23 Kasım 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 6

  • Dosya No: 47903

  • Tutanak No: 52494

  • Tutanak Tarihi: 23.11.2022

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: İdari Para Cezası

114 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; … Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınan ancak Karayolları Trafik Kanununa göre kanuni süresi içinde trafik işlemleri yapılmayan otobüsler için trafik idari para cezası ödenmesi suretiyle oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Usul yönünden inceleme:

Daire Kararında sorumlu tutulan Gerçekleştirme Görevlisi … (Şehir Plancısı), diğer sorumlu Harcama Yetkilisi … ile beraber ortak dilekçe düzenlemek suretiyle 114 sayılı İlamın 1’inci maddesine ilişkin olarak temyiz isteminde bulunmakta ise de;

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında; “Temyiz süresi ilamın ilgiliye tebliğinden itibaren altmış gündür.” denilmiştir. Temyiz edilen Daire İlamı …’e 25.08.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, İlamın tebliğ edildiği 25.08.2020 tarihi dikkate alınarak hesaplanan 60 günlük temyiz süresi, 26.10.2020 tarihinde sona erdiği halde, kişinin talebinin bu tarihten sonra düzenlenen 02.11.2020 evrak kayıt tarihli dilekçe ile Sayıştay kayıtlarına intikal ettiği görülmektedir.

Diğer yandan; adı geçen kişinin evrak kayıt tarihi 02.11.2020 olan ve diğer sorumlu … ile hazırlanmış ortak dilekçede imzası da bulunmamaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma” başlıklı 54. maddesinde;

“Temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi talepleri, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılır. Dilekçeler Sayıştay Başkanlığına verilir veya gönderilir. İlgililer isterlerse evrakın alındığına dair kendilerine bir alındı verilir.

(2) Dilekçelerde aşağıdaki hususlar bulunur:

a) Başvuruda bulunan kişinin ve varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin adı, soyadı, unvanı ve adresi.

b) İlamın tarihi, numarası.

c) İlgili hesabın adı ve yılı.

ç) Başvurunun konusu.

d) Hangi kanun yoluna başvurulduğu ve başvurunun hukuki sebepleri.

e) Varsa duruşma talebi.

(3) Dilekçelere ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler eklenir. Dilekçeler ve bunlara ekli belgelerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.

(4) Dilekçelerin yukarıda belirtilen hususları ihtiva etmediğine, ilgisine göre Temyiz Kurulu veya dairece karar verilirse, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması dilekçe sahibine tebliğ olunur. Bu süre içinde eksiklikler tamamlanmazsa, ilgisine göre Temyiz Kurulunca veya dairece başvurunun reddine karar verilir. Şu kadar ki, başvuru sahibinin kimliğini, imzasını, başvuru konusu ilam hükmünü ve hangi kanun yoluna hangi sebeple başvurulduğunu yeteri kadar belli edecek kayıtları ihtiva eden dilekçeler, diğer hususlar gösterilmemiş olsa bile kabul edilir.” hükmü bulunmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde temyiz talebinin imzalı dilekçe ile yapılacağı, aksi takdirde talebin reddedileceği belirtilmektedir.

Bu itibarla, sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi … (Şehir Plancısı) tarafından yapılan temyiz talebi hakkında, dilekçenin gerek yasal süresi içerisinde verilmemiş olması gerekse imzasız olması nedenleriyle, usul yönünden TALEBİN REDDİNE, oybirliğiyle karar verildikten sonra,

Sorumlu Harcama Yetkilisi … (Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dai. Başk.) tarafından yapılan temyiz başvurusu ile ilgili olarak ise somut uygulamanın esas yönünden incelenmesine geçilmiştir.

… Büyükşehir Belediyesi tarafından … tarih ve … sayılı Belediye Meclis Kararı ile 12 mt, 8,5 mt otobüs ve 5,5 mt minibüs olmak üzere toplamda 200 adet toplu taşıma aracı alınmasına karar verilmiş ve 21.09.2017 tarihinde DMO ile karşılıklı işlemler neticesinde alımlar gerçekleşmiş ancak satın alınan araçların trafik tescil ve plaka işlemlerine Mart 2018 tarihi itibariyle başlanmıştır.

Trafik tescil işlemleri, Karayolları Trafik Kanunu’nun 20’nci maddesinde belirtilen 3 aylık kanuni süresi içinde gerçekleşmediğinden, her bir otobüs için ayrı ayrı olmak üzere hesaplanan toplam … TL idari para cezası ödenmiş ve temyize konu İlam maddesinde; Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinin (g) bendine göre, sorumluların kasıt, kusur veya ihmalleri sonucu ödenen idari para cezasının kamu zararını doğurduğuna hükmedilerek söz konusu zararın ceza ödemesini gerçekleştiren Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinden tazminine karar verilmiştir.

Dosya münderecatının (ödeme belgeleri, savunma ekinde sunulan Belediye Meclis Kararları ile yerel ve ulusal basın haberlerinin) incelenmesinde;

Belediyenin 200 adet toplu taşıma aracı alım kararının gelir kaybı endişesi yaşayan özel halk otobüsleri esnafınca büyük tepkiyle karşılandığı, … Otobüsçüler… Odasının bu sorunu Cumhurbaşkanına, Başbakana kadar taşıdığı, olayların büyümesi ve grev tehdidinin artması üzerine vatandaşların da mağdur edilmemesi için Büyükşehir Beledisi Başkanlığınca satın alınan otobüslerin bir kısmının fabrikadan tesliminin engellendiği, bir kısmının şehirden uzak bir yerde tutulduğu, hatta kamuoyuna alımın iptal edileceğine yönelik açıklamaların yapıldığı, esnaf ve esnaf odasıyla yaşanan sorunların Cumhurbaşkanın da talimatıyla uzlaşmayla çözüldüğü güne kadar Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca otobüslerin trafiğe çıkarılmadığı ve trafik tescil, plaka işlemlerinin ertelendiği, en nihayetinde 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7’nci maddesine dayanılarak özel toplu taşıma esnafına gelir desteği ödenmesine yönelik alınan Meclis Kararı sonrasında yaşanan gerginliğin uzlaşma ile sonuçlandığı ve akabinde satın alınan otobüslerin trafik tescil ve plaka işlemlerine başlandığı görüldüğünden, satın alınan otobüs ve minibüslerin trafik tescil ve plaka işlemlerinin; zorunlu sebeplerle ve üst makamların bilgisi ve talimatları dâhilinde, İlamda sorumlu tutulan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin herhangi bir kusuru olmaksızın kanuni süresi içinde tamamlanamadığı anlaşılmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesinde; kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup, bu Kanundaki hükümler çerçevesinde kamu zararından sorumlu tutulacak kamu görevlilerinin tespitine yönelik çıkarılmış 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 no.lu Sayıştay Genel Kurul Kararında ise; mali sorumluluktan bahsedebilmek için,

-Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem,

-Kamu zararı,

-Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle söz konusu zarar arasında illiyet bağı, şeklinde üç unsurun varlığına ihtiyaç bulunduğu belirtilmiştir.

Anılan düzenlemeler çerçevesinde Sayıştay tarafından kamu zararının tazminine hükmedilebilmesi için; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; bu işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve bu durum ile karar veya eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte oluşması gerekmektedir.

Sonuç olarak; Büyükşehir Belediyesince, satın alınan otobüs ve minibüslerin trafik tescil ve plaka işlemlerinin zorunlu sebeplerle özel toplu taşıma esnafı ile uzlaşıldığı güne kadar bekletildiği, gecikilen süreye ilişkin olarak idari para cezası ödenmiş ise de, bu cezanın, İlamda sorumlu tutulan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, mali sorumluluk şartlarının oluşmadığı bahse konu olayla ilgili olarak 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan “kamu zararı”na hükmedilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

Bu itibarla; başvurucunun temyiz itirazları kabul edilerek, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda 114 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve konunun yeniden değerlendirilerek hüküm tesisinin temini için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

(…. Daire Başkanı … ve Üye …’in usule ilişkin ilave gerekçesi ile, …. Daire Başkanı …’ın esasa ilişkin azınlık görüşü karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 23.11.2022 tarih ve 52494 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Usule İlişkin İlave Gerekçe

…. Daire Başkanı … ve Üye …:

Hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak;

Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular temyiz ve karar düzeltme ile yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanun’un ‘Temyiz’ başlıklı 55. maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (1 azınlık oyuna karşı 13 çoğunluk oyu ile) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılması mümkün olmayıp müzakerelere devam edilerek yapılacak oylama sonucuna göre tasdik veya bozma kararlarından hangisinin verildiğinin belirlenmesi gerekir.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

…. Daire Başkanı …:

Esas yönüyle ilgili olarak;

Belediyenin 21.09.2017 tarihinde satın aldığı otobüs ve minibüslerle ilgili olarak özel toplu taşıma esnafının tepkisi ve grev tehdidi ile karşılaşıldığı ve esnafla uzlaşmaya çalışıldığı, bu süreçte taşıt alımına yönelik tüm işlemlerin bekletildiği, özel toplu taşıma esnafına destek ödemesinin yapılarak uzlaşmanın sağlandığı tarih itibariyle trafik tescil işlemlerinin başlandığı, ancak bu arada tescille ilgili gecikme nedeniyle idari para cezası ödendiği görülmüştür.

Karayolları Trafik Kanunu’nun “Araçların satış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk” başlıklı 20’nci maddesinde;

“Tescil süreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır:

a) Araç sahipleri,

  1. Tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine başvurmak

  2. Tescilin yapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,

Zorundadırlar.” Hükmü yer almaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesine dayanılarak çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinin (g) bendinde; idarelerin mevzuata aykırı şekilde gerçekleştirdikleri işlemlerden dolayı maruz kaldıkları idari para cezalarının kamu zararı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre Belediyece satın alınan otobüslerin kanuni süresi içinde trafik tescil işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle idari para cezası ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Belediye özel toplu taşıma esnafı ile çekişme ve uzlaşma süreci yaşamışsa da, bu sürecin, satın alınan taşıtların tescil işlemlerinde ertelemeyi gerektirecek bir durum olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk hususu ile ilgili olarak;

Sorumlu … (Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dai. Başk.) tarafından kamu zararının kendi kusurundan ileri gelmediği, üst makamların bilgisi ve talimatları ile tescil işlemlerinin geciktirildiği ifade edilmişse de, taşıtların trafik tescili ile ilgili işlemlerinin, ilgilinin amiri olduğu Daire Başkanlığının görev ve sorumluluğu kapsamında olduğu bilindiğinden sorumluluk itirazları yerinde olmayıp, kamu zararı ile İlamda sorumluluk tevcih edilen kişilerin kusurlu davranışları arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Bu itibarla; sorumlunun tüm temyiz itirazları reddedilerek, 114 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim