Sayıştay 6. Dairesi 46374 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
46374
17 Ocak 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 6
-
Dosya No: 46374
-
Tutanak No: 56385
-
Tutanak Tarihi: 17.01.2024
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Yapım işinde işin anahtar teslimi götürü bedel kapsamında yapılan imalatlarının proje dâhilinde olmasına karşın bu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme yapılması;
331 sayılı Ek İlamın 1. maddesinin (C) bendiyle; … Büyükşehir Belediyesi tarafından yüklenici …’ye 30.01.2015 tarihli, …-TL’si birim fiyat, …-TL’si anahtar teslimi götürü bedel olmak üzere toplam …-TL tutarındaki karma sözleşme ile yaptırılan “… Yapım İşi” ile ilgili olarak; 02.11.2017 tarih ve D6/2017-51 sayılı Kararla görevlendirilen Bilirkişilerce hazırlanan 15.02.2018 tarihli Bilirkişi Raporu sonrasında düzenlenen 03.12.2018 tarihli ek raporda Denetçi tarafından yazılan ek sorgu ile işin anahtar teslimi götürü bedel kapsamında yapılan (fore kazık) imalatlarının proje dâhilinde olmasına karşın bu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {208 sayılı (Asıl) İlamın 1. maddesinin (A) bendiyle; keşifte yer verilmeyen ve teknik zorunluluklardan ötürü yapımına karar verilen kaya dolgunun hafriyatının yapılması nedeniyle oluşan “stabilize malzeme ile doldurulması” imalatına ait bedelin yeni birim fiyat yapılmaksızın işin teklif birim fiyatlı kısmında yer verilen “BFİ.052 Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı için yüklenicinin teklif ettiği fiyat üzerinden ödendiği gerekçesiyle … TL, (B) bendiyle; BFİ.047, BFİ.048, BFİ.049 poz nolu iş kalemlerindeki imalat artışlarının revize fiyat uygulanması için gereken şartları oluşturmasına rağmen revize fiyat uygulanmadığı gerekçesiyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddialarıyla Denetçi tarafından düzenlenen sorgularla ilgili olarak; söz konusu bu hususların teknik bilirkişi incelemesini gerektiren nitelikte olduğu düşüncesiyle bilirkişi görevlendirilmesini ve bilirkişi raporuna istinaden ek rapor hazırlanmasını teminen “hüküm dışı bırakma” kararı verilmiş, düzenlenen ek raporun 6. Dairece görüşülmesi sonucunda çıkarılan 331 sayılı Ek İlam ile (A) ve (B) bentleri için ilişilecek husus bulunmadığına karar verilirken; ek rapora ek sorgu ile eklenen ve konusu yukarıda belirtilen (C) bendi için işbu temyize konu tazmin hükmü verilmiştir.}
Temyiz talebinde bulunan sorumlulardan (Ödeme Emri Belgesi ve Hakediş Kapağı Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla Fen İşleri Daire Başkanı …, temyiz dilekçesinde özetle; Asıl İlamın 1. maddesi ile ilgili olarak hüküm dışı bırakılma ve bilirkişi atanması kararı verildiğini, Bilirkişi Raporunun (Dilekçe Eki: 1) hazırlanmasının ardından, Denetçi tarafından ek sorgu düzenlendiğini, bu sorguya savunmalarını göndermelerinin ardından, Dairenin Asıl İlamda hüküm dışı bırakılan maddelere beraat kararı, ek sorgu konusu hususa ise işbu temyize konu Ek İlam ile tazmin hükmü verdiğini, ancak verilen tazmin hükmünün hukuka aykırı olduğunu düşündüğünü ve buna ilişkin gerekçelerini aşağıdaki şekilde sıraladığını;
A. Ek Sorgu Konusu Edilen Husus
… İhale Kayıt Numaralı … İşi kapsamında köprü temel ayaklarının inşası aşamasında, fiili zemin durumunun ihaleye hazırlık aşamasında yapılan zemin etüdünden farklı çıkması nedeniyle, mevcut proje ve teknik belgeler ile projenin bitirilmesinin mümkün olmadığının tespit edilmesinden (Sayıştay 6. Dairesinin görevlendirdiği Bilirkişi Heyeti ve dilekçeye konu Ek İlamın 1. maddesinin (B) fıkrasında Sayıştay 6. Dairesinin de aynı tespiti yaptığını) sonra, işin bitirilmesi için palplanş iksa imalatı ile zemin dolgusu kalemlerini kapsayacak şekilde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında değişiklikler yapılarak iş artışına gidildiğini, işin bitirilmesinin sağlandığını (Dilekçe Eki: 2), Daire Ek İlamında ise iş artışı yapılan kalemlerin sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel kısmındaki poz tanımlarına dâhil olduğunun ifade edildiğini,
B. Palplanş İmalatı
Denetçi tarafından ek sorgu konusu edilerek Dairece tazmin hükmü verilen hususun; ihaleye hazırlık aşamasında tespit edilemeyen kayalık zeminin işe başlandıktan sonra, muayene kazıları sonucunda ortaya çıkması ve palplanş yapılmadan ihale konusu işin bitirilemeyecek olması (Dilekçe Eki: 2) nedeni ile palplanş imalatı gerçekleştirilmesi amacıyla iş artışı yapılmasının fore kazık imalatı içinde tarif edildiği ve sözleşme bedeline dâhil olduğu iddiasına dayandığını, yargı raporu aşamasında belirttikleri gibi, köprü temel ayakları için palplanş imalatının ihaleye hazırlık aşamasında öngörülmüş bir imalat olmadığını, yüklenici işe başladıktan sonra, köprü temel ayaklarının inşa edileceği zeminde kaya dolgular olduğunun tespit edildiğini, bu kaya dolguların çıkarılması sonucunda ise hemen deniz suyu ile dolduğunun görüldüğünü, bu durumda köprü temel ayaklarının fen kurallarına uygun olarak inşasının mümkün olmayacağının açık olduğunu, köprü temel ayaklarının fen kurallarına uygun bir şekilde inşası için, inşaat alanına deniz suyunun girişinin önlenmesinin ve mevcut deniz suyunun tahliye edilmesinin zorunluluk olduğunu, bu nedenle, Başkanlık Oluru (Dilekçe Eki: 3) ile palplanş imalatı yapılması ve dolgu yapılması dâhil bazı pozlarda iş artışına gidildiğini, olur yazısına ekli gerekçe raporunda, söz konusu iş artışları yapılmadan inşaatın bitirilemeyeceğinin ifade edildiğini; mukayeseli keşif icmal tablosunda ise yapılan artışların her birinin teknik açıklamaları ile gösterildiğini (Dilekçe Eki: 4), Sayıştay 6. Dairesi tarafından görevlendirilen Bilirkişi Heyetinin hazırladığı Bilirkişi Raporunun (Dilekçe Eki: 1) 1. sayfasında da; “Köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için palplanş iksa yapılması temel çukurunda susuz bir ortamın oluşturulması ve temel alt kotuna kadarda sızan suların pompajla tahliye edilmesi ve çalışma ortamının yapılması gerekmektedir.” şeklinde edildiği üzere, palplanş yapılmasının sadece fore kazık imalatı için değil, köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için gerekli bir imalat olduğunu, sonradan ortaya çıkan kayalık zemin nedeniyle, fore kazık yapılmasa dahi, köprü ayak temellerinin bilmesi için palplanş iksa imalatının olmazsa olmaz bir nitelik kazandığını, Denetçi sorgusunda ve Ek İlamda palplanş imalatının, fore kazık makinesi için çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yönelik olduğu ifade edilerek bu işin sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel kısmında yer alan “İ.022. Ø 120 cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması” poz tarifinde yer alan; “Tasdikli proje detaylarına uygun olarak her boyda, kuruda veya suda fore kazık yapılması için kazık hafriyatında ve betonlanmasında kullanılacak makinaların su içinde veya dışında (kuruda) çalışması için platform hazırlanması (...)” ifadesi kapsamında yer aldığının iddia edildiğini, ayrıca inşaat Genel Teknik Şartnamesinin 10-Kazık işleri 3. Uygulama Esasları başlıklı 3.2 nci maddesinde yer alan; “Kazık Uygulaması yapılacak alana delme veya çakma makinasının hazır kazık veya yerinde dökme betonunu taşıyan ağır araçların geliş ve gidişine uygun yol olmaması halinde gerekli yol veya dolgu veya iskele gibi güvenlik tedbirleri alınacak, makine ve ekipmanların yerinde güvenli şekilde mesnetlendirilmesi ve kullanım imkanları sağlanacaktır.” ifadelerine de sorgu ve Ek İlamda yer verildiğini, yukarıda yer verilen poz tarifi ve şartname hükümlerinde fore kazık imalatı için gerekli platform ve yolların yapılmasının yüklenici sorumluluğunda olduğunun ifade edildiğini, palplanş iksa imalatının ise bir yol veya platform inşa tekniği olmadığını, palplanş iksa imalatının, inşaat alanına su girmesini önleyen sistemin montajı olduğunu, palplanş iksa imalatı ile köprü ayak temellerinin inşasına imkan tanıyan, sudan arındırılmış bir çalışma ortamı sağlanmakta olduğunu, zeminde kaya dolgu çıkması sonrasında, fore kazık imalatları hiç yapılmasa dahi palplanş iksa imalatının yapılmasının teknik bir zorunluluk olarak İdarenin karşısına çıktığını, dolayısıyla, zeminde daha önce tespit edilemeyen kaya dolgunun ortaya çıkması neticesinde, palplanş imalatının fore kazık imalatına özel bir uygulama değil, tüm inşaat için zorunlu bir uygulama olarak karşılarına çıktığını, palplanş yapılmaması halinde ya inşaata fen kurallarına aykırı şekilde devam edileceğini ya da işin tasfiye edileceğini, Denetçi raporu ve Ek İlamda, palplanş imalatının adeta fore kazık imalatı için rutin olarak gerçekleştirilen, her fore kazık imalatı öncesinde yapılan bir imalatmış gibi varsayıldığının görüldüğünü; hatta Ek İlamda köprü ayak temellerinin yapılması için yardımcı nitelikte olduğunun ifade edidiğini ve bunların “fore kazık imalatının yapılmasında karşılaşılan güçlüklerin bertaraf edilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır” ifadesinin kullanıldığını, palplanş imalatının fore kazık imalatından tamamen ayrı bir imalat olup fore kazık imalatının bir parçası olarak kabul etmenin mümkün olmadığını, yukarıda bahsedilen şekilde, palplanş iksa imalatının fore kazık uygulamasına yardımcı nitelikte olduğu kabul edildiğinde, bu defa fore kazık uygulaması yapılmadan önce yapılan tüm imalatların yardımcı nitelikte olduğu ve yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu iddia etmenin mümkün hale geleceğini, örneğin inşaat alanında hafriyat yapılması, inşaat alanındaki yapıların yıkılması, şose, asfalt ve bordürlerin sökülmesi gibi işlerde fore kazık imalatının yapılması için gerekli işler olup bunlar yapılmadan fore kazık imalatı yapmanın imkânsız olduğunu, o zaman bu pozlar kapsamında yapılan imalatlardan da yüklenicinin sorumlu tutulmasının mı isteneceği sorusunun akla geldiğini, buradan; palplanş imalatı ile ilgili olarak fore kazık imalatının yapılmasında karşılaşılan güçlüklerin bertaraf edilmesine yönelik ifadesinin kullanılmasının son derece yanlış olduğunun görüldüğünü, bu ifadenin ancak, fore kazık imalatının ayrılmaz parçası olan ve fore kazık imalatı yapılmayacaksa kendisi de yapılmayacak imalatlar için kullanılabileceğini, ilama konu durumda ise fore kazık imalatı yapılsa da yapılmasa da, işin tamamlanması için planplaş iksa imalatının zorunlu olduğunu, kaldı ki; zeminde kaya dolgu çıkması ile birlikte, palplanş iksa imalatı yapılmadan fen kurallarına uygun bir şekilde köprü ayak temellerine ilişkin herhangi bir imalat yapılmasının söz konusu olamayacağını, İdarenin iş artışına gitmemiş olmaması durumunda köprü ayak temellerinin fen kurallarına uygun şekilde inşasının mümkün olmayacağını, zeminin ihaleye hazırlık aşamasındakinden farklı nitelikte olduğunun ortaya çıkması ile palplanş iksa imalatının fore kazık imalatı için tamamlayıcı bir unsur değil, işin bütününün tamamlanması için zorunlu bir imalat haline geldiğini, Bilirkişi Raporunun “10- Sonuç Olarak” başlıklı kısmında da;
“Köprünün ayaklarının yapılabilmesi için çalışma alanında kuru zemin oluşturmak gerekmektedir. Köprünün yeri icabı deniz seviyesinin altında çalışmalar olduğu için, palplanş iksa yapılma zorunluluğu olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlardan; köprü ayak temellerinin yapılması için zorunlu palplanş iksa imalat kaleminin Mukayeseli Keşif Raporunda ANAHTAR TESLİMİ GÖTÜRÜ İŞLER kapsamında % 10’luk Keşif Artışı içinde değerlendirilmesi 4734-4735 sayılı Yasaya ve Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesine uygun olduğu değerlendirilmiştir.” ifadelerine yer verilerek taraflarınca yapılan uygulamanın doğruluğunun Sayıştay 6. Dairesi tarafından görevlendirilen Bilirkişi Heyeti tarafından da tasdiklendiğini, Ek İlamda; “Projeye göre fore kazık yapılması işinde gerekli tüm imalatların yapılması yükümlülüğünün işyeri alanındaki zemin durumunu ihale öncesinde bilen yüklenicide olduğu açıktır.” denmişse de, yukarıda da değinildiği üzere, zeminde kaya dolgu bulunduğunun işe başlandıktan sonra tespit edildiğini, bu nedenle, hem İdare hem de yüklenicinin zeminin palplanş iksa imalatını gerektirecek nitelikte olduğunu ancak işe başladıktan sonra öğrenebildiklerini, eğer iş artışı yapılmamış olsaydı İdarenin ya işi tasfiye edip tekrar ihaleye çıkmak ya da işi fen kurallarına aykırı bir şekilde bitirmeye çalışmak zorunda kalacağını ki bu durumda İdarenin çok yüksek mali yükümlülük altına girmesinin yanı sıra hem inşaat sırasında çalışanların, inşaat aşaması bittikten sonra da köprüyü kullanan kişilerin can ve mal güvenliğinin riske atılacağını, İdarenin böyle bir risk almayarak kamu yararını gözettiğini,
C. Dolgu Malzemesi Serimi
Denetçi sorgusunda ve Ek İlamda kaya dolgunun çıkarılmasından sonra oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulması işinin, fore kazık makinesi için çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yönelik olduğu ifade edilerek bu işin, sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel kısmında yer alan (Dilekçe Eki: 5/23) “İ.022. Ø 120 cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması” poz tarifinde yer alan; “Tasdikli proje detaylarına uygun olarak her boyda, kuruda veya suda fore kazık yapılması için kazık hafriyatında ve betonlanmasında kullanılacak makinaların su içinde veya dışında (kuruda) çalışması için platform hazırlanması (...)” ifadesi kapsamında yer aldığının iddia edildiğini, ayrıca İnşaat Genel Teknik Şartnamesinin 10-Kazık İşleri 3. Uygulama Esasları başlıklı 3.2 nci maddesinde yer alan; “Kazık Uygulaması yapılacak alana delme veya çakma makinasının hazır kazık veya yerinde dökme betonunu taşıyan ağır araçların geliş ve gidişine uygun yol olmaması halinde gerekli yol veya dolgu veya iskele gibi güvenlik tedbirleri alınacak, makine ve ekipmanların yerinde güvenli şekilde mesnetlendirilmesi ve kullanım imkanları sağlanacaktır.” ifadelerine de sorgu ve Ek İlamda yer verildiğini, Ek İlamda; şartname hükümlerine göre kazık işlerinin yapılacağı alanda çalışma platformunun hazırlanması ve makinelerin sabit biçimde çalışmalarını sağlayacak tedbirlerin alınmasının yüklenicinin sorumluluğu olduğu ve bu giderlerin teklif fiyata dâhil olduğunun belirtildiğini, Ek İlamda; zeminin balçık olduğu ve bu bilginin zemin etüd raporunda yer aldığı, zemin durumunun etüd raporunda yer aldığının Bilirkişi Raporu ile de teyit edildiği, ayrıca su seviyesinin yüksek olduğu yönündeki bilgiye de zemin etüd raporunda yer verildiğinin ortada olduğu hususlarının ifade edildiğini ve sorguya konu hususların imalatın yapımı sırasında ortaya çıktığı ve daha öncesinde durumdan haberdar olunmadığı yönündeki savunmalarının kabul edilmesinin mümkün görülmediğinin ifade edildiğini, özetle Ek İlamda; yüklenicinin yükümlülüğünde olan fore kazık makinesi için kurulacak platformun yüklenici tarafından kurulması gerekirken taraflarınca kurulduğunun iddia edildiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki; “İ.022. Ø 120 cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması” pozunda yer alan platform yapılması ile kast edilen platform kavramının denetim ekibi tarafından hayatın gerçeklerine aykırı şekilde yorumlandığını, bahse konu fore kazık uygulamalarında platform ile kast edilenin; fore kazık makinesi ile diğer iş makinelerinin herhangi bir engebe, kayalık veya benzer bir engelle karşılaşmadan çalışabilecekleri engebeden, kayalıklardan arındırılmış, düz hale getirilmiş bir çalışma alanının sağlanması olduğunu, keza Ek İlamda yer verilen İnşaat Genel Teknik Şartnamesinde de makinelerin kullanacağı yolun yapılmasının yüklenici sorumluluğunda olduğunun ifade edildiğini, burada kast edilenin; yol seviyesinin dört metre aşağıdan dolgu ile doldurulması değil, yol seviyesindeki alanın araçların geçişine uygun hale getirilmesi olduğunun şüphesiz olduğunu, daha önce de dile getirildiği üzere, ihaleye hazırlık aşamasında yapılan zemin etüdünün aksine zeminde kaya dolgu çıkması sebebiyle, bu alanda yapılacak imalatlarda değişikliğe gitme zorunluluğunun doğduğunu, bu değişikliklerin temel nedeninin; kaya dolgunun hafriyat edilmesi sonrasında ortada zemin denilecek bir alanın kalmaması ve bu boşlukların hızlı bir şekilde su ile dolması olduğunu, bu nedenle temel seviyesinden dört metre aşağıda kalan bu alanın, palplanş iksa imalatı yapılıp sudan arındırıldıktan sonra, BFİ.052 Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgusu Yapılması pozu kapsamında dolgu yapılması zorunluluğu doğduğunu, Bilirkişi Raporunda belirtildiği üzere; kaya dolgu boşaltılması sonrasında oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulmasının işin devamının sağlanması için bir zorunluluk olduğunu, bu işlem yapılmadan köprü inşaatına devam edilmesinin mümkün olmayacağını, bu nedenle, iş artışı yapılarak işin bitirilmesinin sağlandığını, Ek İlamda; 19.06.2012 tarih ve 35237 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararına atıf yapılarak “yardımcı imalat bedellerinin iş artışı kapsamında ödenemeyeceği” ifade edilmişse de; söz konusu Kararda kendilerinin itirazımı açısından önem arz eden kısmın; “Anahtar teslimi götürü bedel bir işte yüklenicinin işin kapsamından çıkan tüm imalatları en uygun yöntem ve çözümlerle yapma sorumluluğu bulunmakta olup, iş kapsamında yer alan her hangi bir iş kalemine ilave bedel veya fark ödeyebilmek için ihale dokümanı kapsamında istekliye verilmiş olan projede sözleşmenin tatbiki sırasında bir değişiklik yapılmış olması zaruretinin hasıl olması gerekmektedir. Bu durumda yüklenicinin teklifini oluştururken esas aldığı projede kendisine ek maliyet getiren bir değişiklik olmuş, bir başka ifadeyle ihale şartları sonradan değiştirilmiş demektir.” ifadeleri olduğunu, emsal Karardaki olayda, kendi durumlarının tersine, ihale dokümanında belirtilmeyen bir durum ortaya çıkmadığı için tazmin hükmünün tasdik edildiğini, buradan; yüklenicinin ihaleye teklif verirken, ihale dokümanı kapsamında bulunan ve teklifine esas aldığı ihale dokümanlarında öngörülmeyen bir hususun ortaya çıkması halinde, ilave bedel veya fark ödenmesinin mümkün olduğunun açık bir şekilde görülmekte olduğunu, anlaşılacağı üzere yapılan bu dolgu işleminin, fore kazık uygulanmasa bile, gerçekleştirilmesi zorunlu bir iş olduğunu, aksi halde zemin seviyesinin dört metre altında oldukça geniş bir çukur kalacağını, görüleceği üzere; kaya dolgunun hafriyatı sonrasında oluşan hendek çukurunun dolgu malzeme ile doldurulmasının fore kazık uygulamasından bağımsız bir iş olup fore kazık platformu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını ve projede fore kazık imalatı olmasaydı dahi mevcut şartlarda yine yapılacağını,
D. Sonuç
-
Zeminde Kaya Dolgu Bulunduğunun İhale Öncesinde Bilinmemesi: Denetçi sorgusunda ve Ek İlamda “Zeminin balçık olduğu ve bu bilginin zemin etüd raporunda yer aldığı, zemin durumunun zemin etüd raporunda yer aldığının bilirkişi raporu ile de teyit edildiği, ayrıca zemin su seviyesinin yüksek olduğu yönündeki bilgiye de zemin etüd raporunda yer verildiği ortadadır. Dolayısı ile sorumlularca öne sürülen bahse konu hususların imalatın yapımı sırasında ortaya çıktığı ve daha öncesinde durumdan haberdar olunmadığı yönündeki savunmanın kabul edilmesi mümkün görülmemektedir. ” ifadelerine yer verildiğini, yukarıda defaatle dile getirildiği gibi, iş artışının yapılma sebebinin zeminin balçık olması olmadığını, ihale dokümanlarının zaten zeminin balçık olduğunu ifade eden zemin etütlerine göre hazırlandığını, iş artışı yapılma sebebinin; balçık olduğu varsayılan zeminden kaya dolgu çıkması olduğunu, Bilirkişi Raporunun 7. 1. maddesinde belirtildiği üzere söz konusu kaya dolgu çıkarılmadan bu zeminde köprü temel ayağı yapılmasına yönelik bir çalışma yapılmasının mümkün olmadığını,
-
İş Artışı Yapılmadan İşin Bitirilmesinin Mümkün Olmaması: Hem Bilirkişi Raporunda hem de Ek İlamda belirtildiği üzere, palplanş iksa imalatı ve kaya dolgu çıkarıldıktan sonra oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulması işlemleri yapılmadan köprü inşaatının bitirilmesinin mümkün olmadığını, kuşkusuz, ihale öncesinde yapılan zemin etütlerinde kayalık dolgu tespit edilseydi, bu duruma uygun teknik şartname ve diğer dokümanlar hazırlanacağını ve iş artışı yapmaya gerek kalmaksızın köprünün inşasının sağlanacağını, ancak zeminde beklenmedik bir şekilde kaya dolgu çıkması sonucu iş artışına gitmenin kaçınılmaz olduğunu, eğer iş artışı yapılmamış olsaydı İdarenin ya işi tasfiye edip tekrar ihaleye çıkarak hem kaynak hem de vakit kaybına neden olunacağını ya da işi fen kurallarına aykırı bir şekilde bitirmeye çalışmak zorunda kalacağını ki bu durumda İdarenin çok yüksek mali yükümlülük altına girmesinin yanı sıra hem inşaat sırasında çalışanların, inşaat aşaması bittikten sonra da köprüyü kullanan kişilerin can ve mal güvenliğinin riske atılacağını, İdarenin böyle bir risk almayarak kamu yararını gözettiğini,
-
İdarenin Mevzuattan Doğan Yetkisi Dâhilinde Hareket Etmesi: İnşaat alanındaki zeminin zemin etüdünde öngörülen zeminden farklı olduğunun ve bu şekilde işin tamamlanamayacağının anlaşılmasının ardından İdarenin, hızlı bir şekilde Dilekçe Eki: 3’te yer alan Başkanlık Oluru ile değişiklikler (Dilekçe Eki: 4) yaparak işin tamamlanmasını sağladığını, bu değişikliklerin hukuki dayanaklarının; 4735 sayılı Kamu îhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme Kapsamında Yaptırılabilecek İlave İşler, İş Eksilişi ve İşin Tasfiyesi” başlıklı 24 üncü maddesi ile Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine ekli Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12 nci maddesinin 4 üncü fıkrası olduğunu, yukarıda bahsedilen Başkanlık Olurunda yer alan mukayeseli keşif raporunda, işin tamamlanabilmesi için yapılan değişikliklerin açıkça gösterildiğini (Dilekçe Eki: 4)
-
Palplanş İmalatının İşin Tamamını İlgilendiren Bir İş Olması: Sayıştay 6. Dairesinin dilekçeye konu Ek İlamın 1. maddesinin (B) fıkrasında; “Sorgu konusu edilen olayda, anahtar teslimi götürü bedel kapsamında olan köprü yapısının tamamlanması için betonarme imalattan önce palplanş iksa imalatlarının yapılmasının fen kuralları gereği bir zorunluluk olduğu görülmektedir. ” ifadesine yer verilerek İdarece yapılan işin doğru olduğu ifade edilmişse de, aynı maddenin (C) fıkrasında bu görüşün tam tersi bir karar verildiğini, Bilirkişi Raporunun 10- Sonuç Olarak bölümünde; ‘‘Köprü ayaklarının yapılabilmesi için çalışma alanında kuru zemin oluşturmak gerekmektedir. Köprünün yeri icabı deniz seviyesinin altında çalışmalar olduğu için, palplanş iksa yapılma zorunluluğu olduğu anlaşılmıştır. ” denilerek palplanş iksa imalatının sadece fore kazık ile ilgili olmadığı, köprü ayaklarının, dolayısıyla işin tamamının bitirilmesi için zorunlu bir imalat olduğunun ifade edildiğini,
-
İ. 022 Pozunda Palplanş İmalatı veya Zemin Doldurulması ile İlgili Bir Hüküm Bulunmaması: Ek İlamda iş kapsamında gerçekleştirilen 11. 936 metrekare palplanş iksa imalatının fore kazık imalatının ayrılmaz bir parçası olarak varsayıldığını; dört metre derinlikten zemin seviyesine kadar yapılan 10. 437 metreküp dolgu işleminin ise platform hazırlanması olarak kabul edildiğini, yukarıda da belirtildiği gibi İ. 022 pozunun hemen başlangıç kısmında yer alan; “Tasdikli proje detaylarına uygun olarak her boyda, kuruda veya suda fore kazık yapılması için kazık hafriyatında ve betonlanmasında kullanılacak makinaların su içinde veya dışında (kuruda) çalışması için platform hazırlanması” ifadesinin bulunduğunu ve burada platform ifadesi ile iş makinalarının çalışmalarına uygun bir platformun hazırlanmasının ve zeminin tesviye edilerek çalışmaya uygun hale getirilmesinin kastedildiğini, poz açıklamasında görüldüğü üzere, platform ifadesi ile kast edilenin; makinaların çalışması için bir zemininin hazırlanmasından ibaret olduğunu ve Ek İlama konu edilen palplanş ve zemin doldurulması imalatının pozdaki platform ifadesi kapsamında değerlendirilmesinin yapım işlerinin genel akışına aykırı olduğunu,
-
Çukur Hendeğinin Doldurulması ile Platform İnşasının Farklı İşler Olması: Ek İlamda fore kazık yapılması pozu içinde geçen, iş makineleri için platform hazırlanması ve teknik şartnamede geçen iş makinelerinin geçişi için yol hazırlanması işlerinin yüklenicinin sorumluluğu altında olduğu ifade edilmekte ise de, BFİ. 052 pozu kapsamında yapılan işin basit platform ya da geçiş yolundan çok daha kapsamlı olduğunun açık bir şekilde görüleceğini, söz konusu alana dört metre derinlikte 10. 437 metreküp dolgu yapıldığını, yapılan işin,; kaya dolgunun tasfiyesi sonrasında oluşan hendek çukurunun doldurulması, yani yeni bir zemin inşası olduğunu, bBu kapsamda bir işi yardımcı bir iş olarak görmenin veya zemin seviyesinde gerçekleştirilmiş bir platform inşası olarak kabul etmenin mümkün olmadığını,
-
Bilirkişi Heyetinin Yapılan İşlemi Hukuka Uygun Görmemesi: Sayıştay 6. Dairesine sunulan Bilirkişi Raporunun 10- Sonuç Olarak başlıklı bölümünde; “Köprünün ayaklarının yapılabilmesi için çalışma alanında kuru zemin oluşturmak gerekmektedir. Köprünün yeri icabı deniz seviyesinin altında çalışmalar olduğu için Palplanş İksa yapılma zorunluluğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen hususlardan; köprü ayak temellerinin yapılması için zorunlu Palplanş İksa imalat kaleminin Mukayeseli Keşif Raporunda ANAHTAR TESLİMİ GÖTÜRÜ İŞLER kapsamında % 10’luk KeşifArtışı içinde değerlendirilmesi 4734-4735 sayılı yasaya ve Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesine uygun olduğu değerlendirilmiştir. ” denilerek uygulamanın hukuka uygun olduğunun ifade edildiğini,
-
Sayıştay Savcısının Değerlendirmesinin Kamu Zararı Oluşmadığı Yönünde Olması: Ek İlamda yer alan görüşünde Savcının; “İşyeri alanındaki zemin durumunda ve fore kazık ile betonarme imalatlarının projesinde bir değişiklik olmamışken, işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan imalatları gerçekleştirmeye yönelik yardımcı imalatlar olduğu ile ilgili olarak, iş yapımı süreci ile ihale aşamasında öngörülmeyen ve zemin etüd raporlarında gösterilmeyen teknik birer zorunluluk olması nedeniyle, iş artışı yoluyla yapılan ödemenin herhangi bir kamu zararı oluşturmadığı değerlendirilmektedir. ” şeklinde görüş sunduğunu
Sonuç olarak, Ek İlama konu edilen iş artışı uygulaması ile ilgili gerekçelerin yukarıda sayıldığını, iş artışına gidilmeden işi bitirilmesinin mümkün olmaması ve iş artışı yapılan iş kalemlerinin, yukarıda anılan anahtar teslimi götürü bedel poz tanımı içinde kabul edilmesinin mümkün olmadığının dayanakları ile ifade edildiğini, Bütün bu anlatılan sürecin Bilirkişi Raporu ve Sayıştay Savcısı görüşünde de değinildiği üzere hukuka uygun olarak yürütüldüğünün açık olduğunu dile getirmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılması istemini Kurulumuza arz etmiştir.
Yine aynı ek ilam maddesi ile ilgili olarak temyiz talep eden sorumlulardan (Ödeme Emri Belgesi ve Hakediş Kapağı Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla Yol Üst Yapı Şube Müdürü …, (Hakediş Kapağı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Sorumlu sıfatıyla İnşaat Mühendisi … ve yine aynı sıfatla İnşaat Mühendisi …, kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette olmak üzere özetle; 6. Dairenin talebi üzerine oluşturulan Teknik Bilirkişi Kurulu Raporu ile de sabit oluğu üzere; işin ihale aşamasında öngörülemeyen ve zemin etüt raporlarında da gösterilmeyen, kaya dolgu zeminin işin yapım aşamasında ortaya çıkması üzerine, ilgili Yasa ve şartnamelere uygun Olur alınarak yapılan palplanş imalatına ilişkin ödemelerde herhangi bir kamu zararı bulunmadığının Teknik Bilirkişi Kurulu Raporuyla da belirlendiği halde Kanuna aykırı olarak teknik hiçbir gerekçe gösterilmeden tazmin hükmü verildiğini, bu hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince bozulması/kaldırılması gerektiğini;
I- GENEL HUSUSLAR
… Büyükşehir Belediyesi ile yüklenici … arasında 30.01.2015 tarihli sözleşme ile yapılan …nin … TL’sinin teklif birim fiyatlı işler; … TL’sinin anahtar teslimi götürü bedelli işler olmak üzere toplam … TL tutarında karma sözleşme olduğunu, anahtar teslimi götürü bedelli işler kapsamında belirtilen oranların aşağıdaki tablodaki gibi belirtildiğini;
Köprü Yapım İşleri (B.A imalatları, İzolasyon, Yaya korkuluk ve tretuvarları...) % 32,8749
Fore Kazık İşleri % 53,8719
Prefabrik Kiriş İmalatları % 13,2532
Toplam % 100,0000
Hafriyat, Dolgu Yapılması, Alt yapı Deplaseleri, Yaklaşım Yolları, Toprakarme Duvar Yapılması vb. gibi işlerin teklif birim fiyatlı işler kapsamında belirtildiğini, işin yapımı aşamasında, yüklenici ve kontrol teşkilatı tarafından yapılan muayene kazısı sonucunda tespit edilen kayaların çıkarılması sonrasında, köprü ayak temellerinin hafriyatının yapılmasının “Çelik Palplanş çakılarak yapılabileceğinin teknik zorunluluk olduğu”na dair 23.02.2015 tarihli tutanak düzenlendiğini, 26.05.2015 tarihli gerekçe raporu ile de mukayeseli keşif yapıldığını (Dilekçe Eki: 1-Tutanak), konuya ilişkin alınan Başkanlık Olurunda (Dilekçe Eki: 1b) gerekçe raporunda belirtildiği üzere; “işin teknik yönden sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması ve işleyişin tam olarak yerine getirilebilmesi için teknik zorunluluk arz eden imalatların yapılması, keşif artış talebi doğrultusunda yapılan incelemeler ve hesaplamalar neticesinde sözleşmenin 27. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12/4 üncü maddesi hükümlerine göre birim fiyat işlerde % 19,97’lik bir artışa karşılık gelen … TL ve anahtar teslimi götürü bedelli işlerde % 9,99’luk bir artışa karşılık gelen … TL artışla toplam … TL'lik bir keşif artışı alınarak sözleşme bedelinin … TL olması” gerektiği belirtilerek olur alındığını (Dilekçe Eki: 2-Başkanlık Oluru), sözleşmede işin bitim tarihinin 31.03.2016 olarak belirlendiğini, 18.06.2015 tarihli mukayeseli keşif raporu ile işin 2. keşif bedeli … TL olarak belirlendiği halde, yükleniciye herhangi bir süre uzatımı verilmeden, yoğun bir çalışma sonrasında, işin geçici kabulünün üstelik 4 ay önce 30.11.2015 tarihinde yapılarak köprülü kavşağın kullanıma açıldığını ve bu sayede milyonlarca liralık yakıt, maliyet ve zaman tasarrufu sağlandığını (EK:3 Geçici Kabul Tutanağı)
II- TAZMİN HÜKMÜ HAKKINDA AÇIKLAMA ve DEĞERLENDİRMELER:
- Temyize konu ilamı düzenleyen 6. Dairenin kararı üzerine görevlendirilen, iki inşaat Mühendisi ve bir Jeoloji Yüksek Mühendisinden oluşan 3 kişilik Teknik Bilirkişi Kurulunun, bizzat …'de yerinde inceleme yaparak hazırladıkları 15. 02. 2018 tarihli “Bilirkişi Kurulu Raporu”nda (Dilekçe Eki: 4-Bilirkişi Kurulu Raporu) kendilerine verilen görev kapsamında tüm hususları incelendiğini ve ilgili mevzuata uygun şekilde ayrıntılı olarak gerekçelendirildikten sonra Sonuç bölümünde yer alan;
“Köprülü kavşak düzenlemesi yapılan alanın deniz tarafı kaya dolgu ile denizden kazanılmış bir alan olduğu belirlenmiştir. Bataklık niteliğinde olan köprü temel inşaatı ancak Palplanş sistemi ve fore kazık sistemi uygulanarak yapılmak zorundadır. Köprü ayak temellerinin yapılması için zorunlu palplanş iksa imalat kaleminin Mukayeseli Keşif Raporunda ANAHTAR TESLİMİ GÖTÜRÜ İŞLER kapsamında % 10’luk Keşif Artışı içinde değerlendirilmesi 4734-4735 sayılı Yasaya ve Yapım İşleri Genel Şartnamesine uygun olduğu değerlendirilmiştir. ....
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle yapılan uygulamaların doğru olduğu ve herhangi bir KAMU ZARARI OLUŞMADIĞI ...”
Görüş ve kanaatinin izhar edilmesinin, ilgili mevzuata uyarınca doğru olması yanında, ilim ve fenne de uygun olduğunu, dolayısıyla yargılamaya konu hususlarda herhangi bir usulsüzlüğün ve kamu zararının bulunmadığının, konunun uzmanı teknik bilirkişilerce de açık ve net bir şekilde belirlendiğini,
-
Konuya ilişkin Sayıştay Savcı görüşünde de; “Teknik birer zorunluluk olması nedeniyle, iş artışı yoluyla yapılan ödemenin, herhangi bir kamu zararı oluşturmadığı değerlendirilmektedir. Buna göre, A, B ve C maddelerinde belirtilen konularda, sorumluların savunması yeterli görülerek, denecek kalmadığına hükmedilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. ” denilmek suretiyle, Yasaya uygun bir görüş bildirildiğini,
-
-
- 2018 tarih 223 sayılı ek sorgu madde 1 (A) ve (B) bentlerinin incelenmesinden de görüleceği üzere Denetçinin ilk raporunda bu imalatların (BFİ 052 Stabilize malzeme ile dolgu yapılması ve Palplanş Çelik İksa yapılması) ayrıca ödenmesinin doğru olarak kabul edildiğini; ödeme şeklinde hata olduğunun (dolgu için yeni fiyat. palplanş iksa için revize fiyat yapılmamasının) belirtildiğini; ancak konuya ilişkin savunma ve Teknik Bilirkişi Kurulu Raporu sonrası düzenlenen 03. 12. 2018 tarihli ek raporda, BFİ. 052 imalatları için beraat talep edildiğini ve Ek İlamın madde 1 (A) ve (B) bentlerinde de bu istem doğrultusunda bu hususlarda beraat kararı verildiğini, ancak beraat kararı verilen bir imalata ilişkin olarak; ek sorgunun, ek raporun Ek İlamın 1 (C) maddesi sonunda yer verilen “Kamu Zararı Tablosu”nun ilk iki sırasının incelenmesinden de görüleceği üzere. BFİ 052 Stabilize malzeme ile dolgu yapılması imalatı ile ilgili ödemelerin … TL + … TL = … TL'lik kısmının tekrar toplam kamu zararı (… TL) içine dâhil edilerek mükerrer bir tutar hesaplandığını, bu durumun da açık bir maddi hata oluğunun değerlendirildiğini,
-
-
Ek İlamın, hüküm bendinde; “Bu itibarla, işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dâhil olan söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödemede bulunulması mümkün olmadığından anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan imalatların gerçekleştirilmesi için yapılan imalatlar için iş artışı yolu ile ödenen kamu zararı tutarı olan ve ayrıntısına aşağıdaki tabloda yer verilen …-TL'nin …” tazminine hükmedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Ek İlamdaki çelişkiyi vurgulamak amacı ile aşağıdaki hususları Kurulumuza arz etmek zaruretinin hâsıl olduğunu, işe ait anahtar teslimi götürü bedelli işler ilk keşif özetinin … TL olup % 10 keşif artışı ile ödenen tüm bedelin … TL olduğunu, götürü bedel kısmında yer alan tüm ilave imalatlar fazla ödeme olarak nazara alınsa bile en fazla … TL’nin tazminine hükmedilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, oysa Ek İlamda götürü bedel kısmında yer alan tüm ilave imalatlar için hatalı olarak … TL kamu zararından bahsedilmesinin ve bu miktar tazmine hükmedilmesinin de maddi hata olduğunun değerlendirildiğini,
-
Denetçinin ek raporunda 6098 Sayılı Borçlar Kanununun “Götürü Bedel” başlıklı 480 inci maddesine atıfta bulunarak; “işin daha fazla emek veya masrafla yapılmasında ek bedel ödenmeyeceğini veya daha az masrafla yapılması durumunda iş sahibine belirlenen bedelin ödeneceğini” belirterek iş kapsamında değişiklik olmadığını; dolayısıyla ek bedel ödenmeyeceğini belirttiğini, oysa bahse konu işin karma sözleşme ile ihale edilmiş olup, hangi kalem imalatların nasıl ödeneceğinin sözleşmede açıkça belirtildiğini, ihale dosyasındaki Analiz no: 9 fore kazık yapılması birim fiyat analizi içindeki “köprülerde kazık adetinin az olması, ulaşım ve çalışma güçlüğü vs. sebepler ve platform karşılığı" olarak şeklinde ifade edilen kalemin, dikkat edilirse imalatta kullanılan ana makina ve ekipman giderleri toplamının belli bir yüzdesi olarak hesaplanarak, hem az adet kazık kullanılmasının getirdiği maliyetin telafisi için, hem de bu makina ve ekipmanların dar alanda, yoğun trafik sıkışıklığı içindeki ulaşım ve çalışma güçlüğü karşılığı olarak ihaleden evvel analize dahil edildiğini, buradaki “platform Karşılığı” tabirinin ancak mevcut zemin platformunun basitçe düzenlenmesi ve tesviyesi amacına yönelik çok küçük tali bir işlemi ifade ettiğinin; hiçbir şekilde zemin etüt raporunda gözükmeyen, işyerinin görülmesi sırasında da bilinmesi mümkün olmayan kaya dolgudan boşaltılan alandaki yeni dolgu ile platform teşkilini ve palplanş iksa kalemini kapsamayacağının ortada olduğunu, söz konusu analiz içerisinde dolgu ve palplanş iksa yapılması olarak yorumlanacak hiçbir kalem ve ifade bulunmadığını; bu nedenle, anılan imalatların yüklenicinin teklif ettiği fiyata dahil olduğunun söylenemeyeceğini (Dilekçe Eki: 7-Fore Kazık Yapılması Analizi), bu imalatlar için ayrıca ödeme yapılmasının tüm mevzuata uygun yasal bir uygulama olduğunu, anahtar teslimi işler kapsamında bir değişiklik olmasa dahi bu imalatlara (B. A Temeller) başlanabilmesi için burada önceden öngörülemeyen, zemin etüt raporlarında yer almayan, iş mahallinin görülmesi ile de tespit edilemeyen, ancak kazı esnasında ortaya çıkan kaya dolgu nedeniyle anahtar teslimi işlerin yapılabilmesi İçin teknik zorunluluk olarak ortaya çıkan bazı imalatların yapılmasının söz konusu olduğunu, yapılacak imalatlar için Yapım İşleri Genel Şartnamesi madde 12/4 gereği mukayeseli keşif yapıldığını ve sözleşme bedelinin … TL olması yönünde BAŞKANLIK OLURU alındığını, bu durumun Borçlar Kanununun 480 inci maddesi kapsamında “sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması” olarak değerlendirilmesinin, dolayısıyla bu nedenle de fazla ödemede bulunulmadığının her türlü delille sabit olduğunu, kaldı ki; bir an için anahtar teslimi iş olduğu kabul edilse dahi konu ile ilgili emsal Yargıtay Kararları doğrultusunda bu imalat bedellerinin ödenmesi gerektiğini (Dilekçe Eki: 5-Yargıtay İçtihadı),
-
Ek İlamın 1 (C) maddesindeki tazmin hükmünde temel dayanağın; ‘’İhale konusu işte istenilen imalatın köprü ayak temellerinin yapılması olduğu, dolayısıyla yüklenicinin bu ayak temellerini yapmak üzere sorgu konusu edilen imalatları gerçekleştirdiği yani stabilize dolgu ve palplanş iksa imalatlarının köprü ayak temellerini yapabilmek üzere yapılan yardımcı imalatlar niteliğinde olduğu, yardımcı imalat bedellerinin iş kapsamında ödenemeyeceği” varsayımı olduğunu, ayrıca fore kazık imalatına ilişkin uygulama projesinde bir değişiklik olmadığı, gerçekleştirilen dolgu ve palplanş iksa imalatlarında temel amacın fore kazıkların çakılabilmesi ve çalışma alanının balçık ve su dolmadan köprü ayak temellerinin betonarme imalatının yapılabilmesi olduğu, dolayısıyla bu yardımcı imalatların yüklenicinin teklif fiyatına dahil olması gerektiğinden bahisle % 10’luk keşif artışı kapsamında değerlendirilemeyeceği hususlarının da belirtildiğini, ancak Denetçinin ek sorgu düzenleme nedeni olarak belirttiği hususların tümünün özetle sözleşmenin karma sözleşme olan içeriğinin göz ardı edilerek ve sözleşmenin tümünün tek parçada anahtar teslimi götürü bedelli iş olarak yorumlanmasından kaynaklandığını, İdarece ihale dosyasında +/- sıfır kotunun altındaki imalatların nitelikleri ve metrajları tam olarak bilinmediğinden ve projelendirilemediğinden ihalenin götürü bedel usulüne göre değil; zorunluluk sebebiyle a) götürü bedel b) birim fiyatlı işler bölümlerini ihtiva eden karma sözleşme ihale olarak, Kamu ihale Kurumu’nun da onayı alınarak yarışmaya çıkarıldığını ve istekli yüklenicilerin tekliflerini bu esaslara göre verdiklerini, tamamen teknik bir konu olan birim fiyatlı işler bölümündeki bazı imalat pozlarını götürü bedel bölümü içinde imiş gibi yorumlamanın karma ihale usulü kavramının tekniğine ve anlamına tamamen aykırı düştüğünü, işin ihale dosyası hazırlama aşamasında tatbikat projelerinde kapsamı tam olarak belirlenebilen iş kapsamının anahtar teslimi götürü bedelli işler kapsamında değerlendirildiğini, tatbikat projelerinde yer almayan ve metrajı tam olarak yapılamayan ancak işin tamamlanması için gerekli diğer imalatların (özellikle zemin alt kotunda yapılacak tüm imalatların, hafriyat yapılması, dolgu yapılması palplanş iksa vb. ile eski köprünün yıkılması, yaklaşım yolları, oto korkuluk, aydınlatma, tesisat vb. ) teklif birim fiyatlı işler kapsamında değerlendirildiğini, bu nedenle teklif aşamasında ihale dosyasında kapsamı analizleri ile birlikte (Dilekçe Eki: 6-Anahtar Teslimi İşler Pursantaj Listesi) net çizgilerle belirlenen anahtar teslimi işler kapsamına teklif verenin teklifinin kapsam ve içeriğinin net olduğunu, anahtar teslimi işler kapsamı dışında kalan sözleşmede teklif birim fiyatlı işler kapsamında değerlendirilen herhangi bir imalatın bedelinin birim fiyatlı işler kapsamında ödeneceğinin açık olduğunu, anahtar teslimi götürü bedelli iş kapsamının yapılması için teknik bir zorunluluk olarak ortaya çıkan herhangi bir iş kaleminin Yapım İşleri Genel Şartnamesi madde 12/4 gereği keşif artışı olarak ödeneceğinin açık olduğunu, ayrı ayrı birim fiyat tarifleri ile ve teklif birim fiyatlı işler kapsamında yer alan bu imalatların köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için yardımcı imalat olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için gerekli hafriyat yapılmasının da sözleşmeye uygun olarak birim fiyatlı işler kapsamında ödendiğini (Dilekçe Eki: 7-Birim Fiyat Analizleri), ayrıca söz konusu imalatların yardımcı imalatlar olduğu savının tamamen kanaate dayanan bir iddia olup herhangi bir delile dayanmadığını,
-
Köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için öncelikle temel kazı çukurunun oluşturulmasının (hafriyatın yapılmasının) gerektiğini, temel çukurunun oluşturulması için yapılacak kazı işleminin BFİ. 001 Hafriyat yapılması pozunun teklif birim fiyatlı işler kapsamında olduğunu, BFİ. 001 Hafriyat yapılması pozunun tüm hafriyat işlerinin yapılmasına yönelik olduğunu, tarifinin; “Proje ve detaylarına göre her türlü zemin ve klasta geniş derin, dar derin veya serbest suda veya kuruda el ve makine ile hafriyat yapılması kazı esnasında çıkacak veya kazı çukuruna gelen zemin sularının motopomplar ile boşaltılması kazı esnasında eski imalatlara ait kalıntılar çıkması durumunda bu kalıntıların kırılması hafriyat fazlalığının idarenin belirleyeceği moloz döküm sahasına nakliyesi veya idarece uygun görüldüğü takdirde kazıdan çıkan dolguya uygun malzemenin inşaat sahasındaki dolgularda kullanılması ve tabaka tabaka sıkıştırılması, sahada hali hazırda birikmiş hafriyatların moloz döküm sahasına nakliyesi yatay ve düşey taşıma, boşaltma her türlü nakliye işçilik alet edevat giderleri ve makine giderleri yüklenici karı ve genel giderleri dahil 1m³ hafriyat yapılmasıdır. ” şeklinde olduğunu, yukarıya aynen alıntılanan “birim fiyat tarifinin” incelenmesinden de görüleceği üzere BFİ. 001 Hafriyat yapılması pozunun herhangi bir iksa yapılması imalatını içermediğini, oysa kaya dolgu boşaltıldıktan sonra ve kazı yapıldığında suyla dolan temel çukurunda palplanş çelik iksa yapılmadan temel çukurunun oluşturulmasının (hafriyatın yapılmasının) ve kazı çukuru içinde susuz bir ortam sağlanmadan köprü ayakları B. A temellerinin yapılmasının teknik açıdan mümkün olmadığını, BFİ. 001 Hafriyat yapılması pozunun da anahtar teslimi götürü bedelli işler kapsamındaki fore kazık yapılması ve B. A imalatları birim fiyat tarifleri ve analizlerinin de herhangi bir palplanş çelik iksa ve dolgu yapılmasını içermediğini, dolayısıyla ek sorguda ve Ek İlamda yer alan “çelik iksa (palplanş) yapılmasının fore kazık imalatlarının yapılabilmesi için yapıldığı görüşü”nün teknik zorunluluğu açıklamayan hatalı bir yorum olduğunu, ayrıca palplanş çelik iksa yapılması eğer iddia edildiği gibi anahtar teslimi götürü bedelli işler (fore kazık) veya teklif birim fiyatlı işler BFİ. 052 hafriyat yapılması pozu içinde olsaydı, ihale dosyasındaki teklif birim fiyatlı işlere ait keşif listesinde olmayacağını, birim fiyat listesindeki mevcut bir pozun, tarifinde ve analizinde bu işle ilgili bir düzenleme bulunmayan başka bir pozun veya grubun içinde bulunması yorumunun, birim fiyat esasına göre keşif listesi hazırlama tekniğine aykırı olduğunu, zaten ihale teklifinin bu husus göz önünde tutularak verilmekte olduğunu, zemin etüt raporlarında yer almayan işin yapım aşamasında ortaya çıkan özellikle …’un deniz kenarında kalan kaya dolgu ile oluşturulmuş alandaki temel çukuru içinde; dolayısıyla fore kazık imalatı altında kalan kaya dolgu boşaltılmadan fore kazık imalatının yapılamayacağının, kaya dolgusu boşaltılan bu alan da yeniden dolgu yapılmadan fore kazık platformu teşkil edilmeden foraj yapılamayacağının, kazı esnasında suyla dolan bu alanda palplanş çelik iksa yapılmadan köprü ayak temellerinin kazı çukurunun oluşturulamayacağının ve ayak temelleri B. A imalatlarına başlanmasının mümkün olmadığının açık olduğunu, bu nedenle fore kazık imalatlarının yapılabilmesi için kaya dolgusu boşaltılan alanda stabilize malzeme ile yeniden dolgu yapılarak foraj kotunda yeniden zemin oluşturulmasının, ardından fore kazık imalatları bittiğinde kazı yapılarak temel çukurunun oluşturulmasının ve susuz bir ortamda B. A imalatlarının yapılabilmesi için de palplanş çelik iksa yapılması teknik bir zorunluluk olarak ortaya çıktığını, bu durumun Teknik Bilirkişi Kurulu Raporunda da açıkça belirtildiğini, palplanş çelik iksa imalatlarının karma sözleşmede teklif birim fiyatlı işler kapsamında 144 m2 olarak yer aldığını, ancak köprü temel ayakları ile ilgili kazı projesi olmadığından ihalenin 1. keşif aşamasında bu kısım metrajlara yeterli ölçüde yansıtılamadığını, teklif birim fiyatlı işler keşif artışının da bu iş kalemi için yeterli olmaması nedeni ile palplanş çelik iksa imalatının Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesinin madde 12/4 gereği mukayeseli keşifte anahtar teslimi götürü bedelli işler kapsamında % 10’luk keşif artışı içerisinde değerlendirildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi madde 12/4 ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu madde 24 hükümleri gereği yapılan uygulamanın yasallığının açık ve net olduğunun değerlendirildiğini, bu konuda yerinde yapılan sondajlarla gereken miktar belirlendiğini, mukayeseli keşif raporu düzenlenerek Başkanlık Oluru da alındığını, Teknik Bilirkişi Kurulu Raporunda da Başkanlık Oluru alınarak palplanş iksa imalat kaleminin mukayeseli keşif raporunda anahtar teslimi götürü işler kapsamında % 10 luk keşif artışı içinde değerlendirilmesinin 4734-4735 sayılı Yasaya ve Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesine uygun olduğunun açıkça belirtildiğini (Dilekçe Eki: 8-Mukayeseli Keşif Raporu)
-
Ek İlamda Teknik Bilirkişi Kurulu Raporuna da atıfta bulunularak benimsenen “Teklif verilmeden önce Zemin Etüt Raporunun tetkikinden ve İş mahallinin görülmesinden dolayı zemin hakkında yeterli bilgiye sahip olunarak teklifin hazırlandığı’’ görüşü ile “Gerek bilirkişi raporu, gerek Başkanlık Oluru, gerekse sorumluların ek dilekçesinden anlaşıldığı üzere yapılan temel dolgu ve palplanş imalatlarının hem fore kazık makinesi için çalışma platformu oluşturulması hem de köprü ayak imalatının yapılabilmesi için fore kazık imalatı sonrasında siyah kottan 3-4 metre derinlikte kazı yapılabilmesi amacı için gerçekleştirildiği, tüm bu hususların fore kazık imalatının yapılmasında karşılaşılan güçlüklerin bertaraf edilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Başkanlık Oluru ile uygulama projesinde herhangi bir değişikliğe gidilmediği ve ihale öncesindeki fore kazık uygulama projesinin geçerli olduğu da görülmektedir. ” iddiası ve varsayımının da teknik zorunluluk gerçeğini yansıtmadığını, zira …’un deniz kenarındaki köprü ayak temellerinin kaya dolgu alanda olduğunun ancak kazıya başlanmasından sonra sondajla tespit edilen bir durum olduğunu, kaya dolgu alanın zemin etüt raporlarında yer almadığını ve iş yerinin görülmesi ile de anlaşılacak bir durum olmadığını, zemin etüt raporlarında görülmeyen işin yapım aşamasında ortaya çıkan bu yeni durum nedeniyle fore kazık imalatlarının yapılabilmesi için temel çukuru içinde kalan kaya dolguların boşaltılarak granüller malzeme ile dolgu yapılarak fore kazık makinesi için platform teşkil edilmesi imalatlarının yapılmasının da teknik bir zorunluluk olarak ortaya çıktığını, fore kazık yapılması birim fiyat tarifinde “çalışacak makineler için platform hazırlanmasını” ve “forajın başlangıç kotunda yapılan tesviye ile platform düzenlemesini” kapsadığını, yer yer temel alt kotundan daha aşağıda yapılan (ortalama -4,00 mt kotlarında) kaya dolgu boşaltma işleminden sonra bu boşaltılan alanda yeniden platform teşkili için yapılan ilave dolgu imalatlarının Fore kazık birim fiyat tarifi ve analizi içinde olmadığının açık olduğunu; dolayısıyla yapılan bu ilave dolgunun sözleşmeye uygun olarak BFİ. 052 Stabilize malzeme ile hendek temel dolgusu yapılması pozu ile teklif birim fiyatlı işler kapsamında revize fiyatı da yapılarak ödendiğini, Teknik Bilirkişi Kurulu Raporunda da bu konudaki ödemenin teknik şartnamelere ve mevzuata uygun olduğunun açıkça belirtildiğini, sonuç olarak da tazmine konu edilmeyerek bu konuda beraat kararı verildiğini, hendek temel dolgusu yapılması eğer iddia edildiği gibi; götürü işler, fore kazık işleri içinde olsaydı ihale dosyasındaki birim fiyatlı işlere ait keşif listesinde de olmayacağını, birim fiyat listesindeki mevcut bir pozun; tarifinde bu işle ilgili bir düzenleme bulunmayan başka bir pozun veya grubun içinde bulunması yorumunun, birim fiyat esasına göre keşif listesi hazırlama tekniğine de aykırı olacağının değerlendirildiğini, bu poz kapsamında temel çukurunda temel imalatları dışında kalan çalışma payı dolgularının da mevcut olduğunu, Denetçinin ek raporunda bu konunun da göz ardı edildiğinin görüleceğini, aynı raporda “savunmada eksik bilgi olduğu, iş kapsamında 27 adet köprü ayağının yapılmasının öngörüldüğü bunlardan yalnızca 9 adedinin kaya dolgu alan üzerinde bulunduğu; dolayısıyla diğer köprü ayaklarının yapılacağı zemin için zemin etüt raporunda yer alan verilerin geçerliliğini koruduğu" hususlarının belirtildiği, halbuki daha öncede belirtildiği gibi bu poz kapsamında sadece kaya dolgu alanda ve dere içindeki 9 adet temel ayak kazısı için yapılan ek dolgu imalatlarına ödeme yapılmış olup; batak balçık ve benzeri zeminde yapılan diğer köprü temel ayaklarında fore kazık imalatları sırasında yapılan dolgulara ödeme yapılmadığını,
-
Ek İlamın 1. maddesinin (A) ve (B) bentlerine ilişkin beraat kararının gerekçesi olarak; “Sorgu konusu edilen olayda, anahtar teslimi götürü bedel kapsamında olan köprü yapısının tamamlanması için betonarme imalattan önce palplanş iksa imalatlarının yapılmasının fen kuralları gereği bir zorunluluk olduğu görülmektedir. Bilirkişi Kurulu Raporunda da belirtildiği üzere anahtar teslimi götürü bedelli işlerde revize birim fiyat uygulamasının yapılamayacağı açıktır. Sonuç olarak (A) ve (B) bentlerinde açıklanan gerekçelerle 17. 05. 2017 tarih ve 208 sayılı İlamın 1 “inci maddesiyle verilen hüküm dışı kararının kaldırılmasına ve sorgu konusu edilen toplam …-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına . . . " hükmedildiğini, Ancak 6. Dairenin, (A) ve (B) bentleri için “anahtar teslimi götürü bedel kapsamında olan köprü yapısının tamamlanması için betonarme imalattan önce palplanş iksa imalatlarının yapılmasının fen kuralları gereği bir zorunluluk olduğu” teknik gerekçesini benimsediği halde, (C) bendinde tazmin hükmü verirken bu ilk gerekçesi ile çelişen; “İşin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatına ilişkin uygulama projesinde bir değişiklik olmamıştır. Yapılan dolgu ve palplanş iksa imalatlarında amaç hem fore kazıkların çakılabilmesi hem de çalışma alanına balçık ve su dolmadan köprü ayak temellerinin betonarme imalatlarının yapılabilmesidir, İhale konusu iş kapsamında yapılması istenen imalatın köprü ayak temelleri olduğu ve yüklenicinin köprü ayak temellerini yapabilmek amacı ile sorgu konusu edilen imalatları gerçekleştirdiği görülmektedir. Dolayısıyla, işin anahtar teslimi götürü, bedel kısmında yer alan fore kazık ve betonarme imalatlarının yapılabilmesi amacına yönelik yapılan yardımcı imalatlar fen ve sanat kuralları gereği yapılması zorunlu ve yüklenicinin teklif ettiği fiyata dâhil olan imalatlardır. Bu nedenle söz konusu imalatlar için iş artışı yolu ile ödeme yapılamaz. ” görüşünü ileri sürerek tazmine hükmetmesinin kendi içinde çelişkiye düştüğünü açık bir şekilde gösterdiğini, zira ilk yargılamada konunun teknik bilgiyi gerektirdiği gerekçesi ile hüküm dışı bırakılması sonrası, Teknik Bilirkişi Kurulu’nun konuya ilişkin teknik zorunluluk görüşü halen ortada iken ve bu görüş başka teknik bir görüşle çürütülmemişken, üstelik (A) ve (B) bentlerinde beraat gerekçesi olarak benimsenmişken (C) bendinde tazmin hükmünün verilmesinin zikredilen konuya ilişkin Kanun ve diğer ilgili mevzuata aykırı olduğunu,
İfade ederek ve dilekçenin III-SONUÇ kısmında bu huşuları daha da özet bir şekilde tekrarlayarak incelemenin murafaalı yapılmasını Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
Bu itirazlar üzerine Temyiz Kurulunun 07.04.2021 tarihli ve 49318 tutanak (33276 ilam) sayılı Kararında özetle; “-karma sözleşmeli söz konusu işte anahtar teslimi götürü bedel kısmında yapılacak olan imalatlar için uygulama projesinin hazırlandığı İdare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmeden anlaşılmakla beraber- işin anahtar telimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık ve betonarme imalatlarının yapılabilmesi amacına yönelik yapılan yardımcı imalat niteliğindeki imalatlar, fen ve sanat kuralları gereği yapılması zorunlu ve yüklenicinin teklif ettiği fiyata dâhil olan imalatlar olduğundan; bu imalatlar için iş artışı yolu ile ödeme yapılamayacağı” belirtilerek verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yukarıda adı geçen sorumlulardan … adına Sorumlu Vekili sıfatıyla Av. …, bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak gönderdiği (kendi gündem sırasında görüşülen) dilekçede özetle; tasdik edilen Ek İlamda: işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatına ilişkin uygulama projesinde bir değişiklik olmadığı, gerçekleştirilen stabilize malzeme ile hendek temel dolgusu ile palplanş imalatlarının, fore kazık makinesine çalışma platformu hazırlamak ve fore kazıktan sonra köprü ayak temellerinin yapılabilmesine yönelik yapılacak kazı neticesinde çalışma alanına balçık ve su dolmasını engellemek için yapıldığı, yapılan iş artışının çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yönelik olduğu, ancak bu işlerin yüklenicinin teklif fiyatına dahil olan Ø120 cm fore kazık yapılması kapsamında olduğu bu imalatın da anahtar teslimi olması sebebiyle yükümlülüğünün işyeri alanındaki zeminin durumunu ihale öncesinde bilen yüklenicide olduğu hususlarının belirtilmekte olduğunu Ek İlamın sonuç kısmında; karma sözleşmeli söz konusu işte anahtar teslimi götürü bedel kısmında yapılacak olan imalatlar için uygulama projesinin hazırlandığı idare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmeden anlaşılmakla beraber işin anahtar teslim kısmında bulunan fore kazık ve betonarme imalatlarının yapılabilmesi amacına yönelik yapılan yardımcı imalat niteliğindeki imalatlar, fen ve sanat kuralları gereği yapılması zorunlu ve yüklenicinin teklif ettiği fiyata dâhil olan imalatlar olduğundan bu imalatlar için iş artışı yolu ile ödeme yapılamaz denilerek, kamu zararı hesap edildiğini ve tazmin hükmünün tasdik edildiğini, tasdik edilen Ek İlama konu hususun; … Büyükşehir Belediyesi tarafından, yüklenici …’ye, 30.01.2015 tarihli, … TL’si birim fiyat: … TL’si anahtar teslimi götürü bedel olmak üzere, toplam, … TL tutarındaki karma sözleşme ile yaptırılan, “… Yapım İşi” ile ilgili olarak;
A) Keşifte yer verilmeyen imalata ait bedelin, yeni birim fiyat yapılmaksızın ödenmesi nedeniyle, … TL;
B) Revize fiyat uygulanmaması nedeniyle .. TL;
C) 02.11.2017 tarih ve D6/2017/51 sayılı kararla görevlendirilen hazırlanan, 15.02.2018 tarihli Bilirkişi Raporu sonrasında düzenlenen 03.12.2018 tarihli ek raporda, Denetçi tarafından yazılan ek sorgu ile işin anahtar teslimi götürü bedel kapsamında yapılan imalatların proje dahilinde olması sebebiyle, bu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme yapılması sonucunda, … TL olmak üzere, toplam … TL kamu zararına neden olunduğuna
İlişkin olduğunu, Ek İlamda sonuç olarak;
(A) ve (B) bentlerindeki iddialar hakkında, sorgu konusu edilen toplam … TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına;
(C) bendindeki iddia hakkında, işin “anahtar teslimi götürü bedel” kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dahil olan, söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme yapılması mümkün olmadığından; anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan işin gerçekleştirilmesi için yapılan imalatlara iş artışı yoluyla ödenen kamu zararı tutarı olan … TL’nin sorumlularına ödettirilmesine
Karar verildiğini ve bu Ek İlam Temyiz Kurulu tarafından da oy çokluğu ile tasdik edildiğini, tasdik edilen Ek İlamda sorumlularına ödettirilmesine karar verilen ödemenin; denetlenen işin yapımı sırasında, önceden bilinmediği halde, işin yapıldığı güzergahın bir kısmında kaya dolgu çıkması üzerine; fore kazık imalatına uygun olmayan kaya dolgunun çıkarılması, yerine fore kazık yapılmasına uygun dolgu yapılması ve su basmasını önlemek için palplanş iksa yapılması işi için yapılan ödeme olduğunu, ihale aşamasında alınan ve ihale belgeleri içinde yer alan zemin etüd raporunda, işin yapılacağı güzergahın sorguya ve ek ilama konu olan kısmında deniz dolgusu bulunduğunun belirtildiğini, ancak dolgunun niteliğinin belirtilmediğini, başka bir ifade ile dolgunun kaya dolgu mu, yoksa niteliksiz dolgu mu olduğunun belirtilmediğini, dolgunun kaya dolgu olup olmaması ve dolguda kullanılan kayaların niteliği ve büyüklüğünün; mevcut dolgu zemine fore kazık yapılıp yapılamayacağı hususu bakımından önemli ve belirleyici olduğunu, şöyle ki; dolgunun kaya dolgu olması halinde, bu zemine fore kazık yapılamadığını; önce kaya dolgunun boşaltılması, sonra aynı zemine fore kazık yapılabilecek bir malzemeyle dolgu yapılması gerektiğini, nitekim, ek ilama konu olan işte, kazı çalışmaları sırasında, güzergahın bir kısmında kaya dolgu olduğunun tespit edildiğini, böyle olunca, kaya dolgunun boşaltılması, yerine fore kazık imalatına uygun dolgu yapılması gerektiğini, ayrıca, bahsi geçen dolgu alanından kayaların alınması sebebiyle oluşacak su baskınını önlemek amacıyla palplanş iksa denilen bir set yapılması gerektiğini, fore kazık imalatına uygun olmayan kaya dolgu boşaltılarak yerine fore kazık imalatına uygun malzeme ile dolgu yapılması ve palplanş iksa yapılması imalatının, kazı çalışmalarında ortaya çıkan durumla ilgili olması, ihale belgelerinde bulunmuyor olması sebebiyle teklif edilen götürü bedele dahil olmayacağı kabulü ile iş artışına gidilerek bu imalatlar için ayrıca bedel ödendiğini, Ek İlamda ise, yukarıda açıklandığı üzere; kaya dolgu boşaltılarak yerine fore kazık imalatına uygun malzeme ile dolgu yapılması ve palplanş iksa yapılması imalatının götürü bedele dahil olduğu kabulü ile yapılan ödemenin sorumlularına ödettirilmesine karar verildiğini, Ek İlama esas olan Denetçi Raporunda, kaya dolgu boşaltılarak yerine fore kazık imalatına uygun malzeme ile dolgu yapılması ve palplanş iksa yapılması imalatının götürü bedele dahil olduğuna ilişkin kabul Bilirkişi Raporuna dayandırıldığını, Temyiz Kurulu Kararının 22. sayfasında da değinilen Bilirkişi Raporunun sonuç kısmında;
“İnceleme alanının Kategori 2 sınıfına girdiği;
İnceleme alanında Kuvatemer yaşlı alüvyon yelpazesi gözlendiği; inceleme alanında yapılan jeolojik incelemeler ve sondajların sonucunda Killi- ŞİLT (ML), Siltli- KİL (CL), Killi- KUM (SC), Sİltli- KUM (SM), KİL (CH) birimleri geçildiği;
“İnceleme alanında, 6 adet 40 ar metre ve 2 adet 41 metre derinliklerde sondaj çalışması yapılarak, zeminlerin dayanım parametrelerini tespit etmek için zemin örnekleri alındığı;
İnceleme alanından yapılan zemin sondaj çalışmalarında, 41,00 m. derinliğe kadar inilmiş ve yer altı suyuna -2,00 m de rastlandığı; mevsimsel yağışlardan oluşabilecek yüzey sularının temele sızmaması için ve yer altı suyunun yapı temellerine zarar vermesini önlemek amacıyla drenaj ve/veya izolasyon yapılmasının önerildiği; ayrıca temel çalışmalarına başlanılmadan önce yer altı suyunun pompa ile uzaklaştırılıp gerekli kuruluğun sağlanmasının önerildiği;
Laboratuvar sonuçlarına göre, çalışma alanında yapılan sondajlarda, Killi- ŞİLT (ML), Siltli- KİL (CL), Killi- KUM (SC), Siltli- KUM (SM), KİL (CH) birimleri gözlendiği;
Etüt alanında yapılan sondajlardan alman numunelerin laboratuvarda değerlendirilmesi sonucunda; etüt alanında 7 büyüklüğündeki deprem esnasında zeminlerde sıvılaşma riski bulunmadığı;
İnceleme alanında hesaplanan taşıma gücü değerleri kullanılmasıyla zemin oturmasının 2.467 cm olarak hesaplandığı; oturma miktarının kabul edilebilir limit değerleri arasında olduğu; inceleme alanı zeminlerinde oturma açısından sorun beklenmediği; arazi gözlemleri ve laboratuvar sonuçlarına göre proje sahasında yapılan değerlendirmeye göre şişme potansiyelinin genellikle düşük derecede ve şişme açısından önemli bir sorun beklenmediği; şişme potansiyelinin yüksek olarak değerlendirildiği yerlerde, dolgu yapılması, yapılacak dolgu kalınlığının daha fazla olması, sıkıştırma yapılması ve sıkışma değerlerinin standart proktor deneyine göre en az % 98 olması gerektiği; şişme derecesinin yüksek olduğu yerlerde yukarıda bahsedilen dolguya da farklı uygun sistem seçilerek zemin iyileştirmesinin yapılması gerektiği”
İfadelerinin yer aldığını, Bilirkişi Raporu'nun, 6) …nın Bitmiş Haldeki Mevcut Durumu ve Bağlantı Yolları" başlığı altında; “İşyerinin …'un deniz tarafında kalan alanının (… dahil) eski deniz kıyısında kaya dolgu yapılarak elde edilmiş bir alan olduğu, kara tarafından … ile … Caddesi arasında kalan alanın … deresine yakın kısımlarının niteliksiz dolgudan oluştuğunun; …’un deniz tarafında kalan alanda ve …’un kara tarafında kalan alanın özellikle … Deresi yakınındaki alanda; zemin su seviyesinin yüksek olduğunun ve bu konuda etüd çalışmalarının bulunduğunun” belirtildiğini, Bilirkişi Raporundan, zemin etüdüne ilişkin sonradan ortaya çıkan durumun, “fore kazık yapılacak bazı alanlarda, zeminin hemen altında bulunan kaya dolgular olduğunun” anlaşıldığını, ancak, “kaya dolgu olan yerlerde, dolgu altının ve kaya dolgusu olmayan yerlerin altındaki zeminin bataklık olduğunun, zemin etüd raporunda belirtilen ve yüklenicinin ihale öncesinde de bildiği” bir durum olduğunu, iş artışı için alınan Başkanlık Olurunda; "Köprü ayaklarının imalatının yapılabilmesi için fare kazık imalatından sonra kottan 3-4 metre derinliğinde kazı yapılması gerektiği; ancak, bölgenin deniz kıyısında olması, zeminin 4-5 metrelik kısmının tamamen dolgu olması nedeniyle kazı yapılan kısımların hemen deniz suyu ile dolmakta olduğu; imalatların teknik kurallara uygun olarak yapılabilmesi için deniz suyunun kazı yapılan bölgeden uzaklaştırılması gerektiği; bunun için her bir ayak için palplanş iksa yapılmasının teknik bir zorunluluk olduğu” hususunun belirtildiğini, ayrıca, sorumlularca gönderilen 18.07.2017 tarihli ek dilekçede; “Temel çukurlarına yapılan dolguda 112 ton zati ağırlıklı 25 metre bom yükseklikli Bauer BG 36 Foraj makinesine platform oluşturmak ve fore kazık işlemlerini yapmaktır.” ifadesinin yer aldığını, gerek Bilirkişi Raporu, gerek Başkanlık Oluru, gerekse sorumluların ek dilekçesinden anlaşıldığı üzere yapılan temel dolgu ve palplanş imalatlarının, hem fore kazık makinesi için çalışma platformu oluşturulması hem de köprü ayak imalatının yapılabilmesi için fore kazık imalatı sonrasında siyah kottan 3-4 metre derinlikte kazı yapılabilmesi amacı için gerçekleştirildiğini, tüm bu hususların, fore kazık imalatının yapılmasında karşılaşılan güçlüklerin bertaraf edilmesine yönelik olduğunu, tasdik edilen Ek İlamda kamu zararının; zemin etüdüne ilişkin sonradan ortaya çıkan durumun, “fore kazık yapılacak bazı alanlarda, zeminin hemen altında bulunan kaya dolgular olduğunun” anlaşıldığı; ancak, ”kaya dolgu olan yerlerde, dolgu altının ve kaya dolgusu olmayan yerlerin altındaki zeminin bataklık olduğunun, zemin etüd raporunda belirtilen ve yüklenicinin ihale öncesinde de bildiği” bir durum olması ve yapılan temel dolgu ve palplanş imalatlarının hem fore kazık makinesi için çalışma platformu oluşturulması hem de köprü ayak imalatının yapılabilmesi için fore kazık imalatı sonrasında siyah kottan 3-4 metre derinlikte kazı yapılabilmesi amacı için gerçekleştirilmesi sebepleriyle, palplanş imalatının götürü bedele dahil olması sebebiyle ayrıca bir ödeme yapılamayacağı kabulüne dayandırıldığının anlaşılmakta olduğunu, sorumluluğa sebep olarak kabul edilen ödemenin; sonradan tespit edilen kaya dolguların boşaltılması sonucunda ortaya çıkan; dolgu ve palplanş işi ile ilgili olduğunu, bu sebeple, her şeyden önce, bir yandan zeminde kaya dolgu bulunduğunun sonradan anlaşıldığını; diğer yandan, bu sebeple oluşan iş kalemlerinin ihale aşamasında bilineceğini, dolayısıyla teklife dahil olduğunu kabul etmenin çelişkili olduğunu, Ek İlamda da kabul edildiği üzere; işin yapımı sırasında, fore kazık yapılacak bazı alanlarda, zeminin hemen altında bulunan kaya dolgular olduğunun anlaşıldığını, kaya dolguya fore kazık yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, hal böyle olunca, kaya dolgunun boşaltılması ve yerine fore kazık imalatına uygun malzeme ile dolgu yapılması gerektiğini, bütün bu hususların ihtilafsız ve tartışmasız olup, Bilirkişi Raporunda ve Ek İlamdaki kabulün de bu yönde olduğunu, bundan başka, kaya dolgunun boşaltılması sonucunda oluşacak alanı yüksek debide deniz suyunun dolduracağının tespit edildiğini, nitekim, bu hususun Ek İlamda atıf yapılan Başkanlık Oluru’nda açıkça izah edildiğini, yüksek debide deniz suyu ile dolan alanda fore kazık imalatı yapılması mümkün olmadığından; deniz suyunun boşalacak alanı doldurmasının engellenmesi gerektiğini, işte imalatın yapılacağı zeminde, bu şekilde bir su baskınının önlenmesi için teknik yöntemlerden birisinin palplanş iksa yöntemi olduğunu, her ne kadar tasdik edilen Ek İlamda, zemin etüd raporunda zeminde bataklık bulunduğunun tespit edildiği belirtilmişse de; zeminin bataklık olmasının ayrı bir konu, zemini su basmasının ayrı bir konu olduğunu, yargılamaya konu olan olayda, zeminden kaya dolgu çıkarılınca, zemini su bastığından; kazık çalışması yapılabilmesi için zeminin su basmasından korunması gerektiğini, bu sebeple palplanş yapılmasının zorunlu olduğunu, Ek İlamda da belirtildiği üzere, kaya dolgu sonradan anlaşılmış olmakla; zemini su basması durumu kaya dolgunun çıkarılmasıyla oluştuğundan; ihale aşamasında teklif verilirken bunun bilindiğinden bahsedilemeyeceğini, zemin etüt raporunda yer alan zeminde bataklık alanlar bulunduğuna dair tespitin, sonradan ortaya çıkan bu duruma işaret etmeyeceğinin tartışmasız olduğunu, dolayısıyla, her ne kadar Ek İlamda zemin etüd raporlarındaki tespitlerden; fore kazık imalatı için palplanş yapılması gerektiğinin anlaşılabileceği kabul edilmişse de; yukarıdaki açıklamalardan, zemin etüt raporunda, kaya dolguya ilişkin bir tespit bulunmadığı; zeminde bataklık bulunmasının, kaya dolgunun boşaltılması ile oluşacak boşluğun deniz suyuyla dolması ihtimali ile hiçbir ilgisinin olmadığı hususlarının anlaşılmakta olduğunu, zemin etüt raporundaki tespitlerden bazı alanlarda zeminin bataklık olduğu anlaşıldığını, ancak zeminin bataklık olması palplanş yapılmasını gerektiren bir durum olmadığını, zeminin bataklık olması durumunda drenaj, izolasyon veya pompaj ile zeminin kurutulması gerektiğini, nitekim, zemin etüt raporunda da bunların önerildiğini, Ek İlamda atıf yapılan Bilirkişi Raporunda alıntı yapılan zemin etüt raporunda; drenaj, izolasyon veya pompaj önerildiğini, palplanş öngörülmediğini ve önerilmediğini, bu hususun hem Bilirkişi Raporunda, hem de Ek İlamda belirtildiğini, o halde, drenaj, izolasyon veya pompa, işlerinin götürü bedele dahil; palplanş işinin götürü bedele dahil olmadığının kabulü gerekeceğinin açık olduğunu, palplanşın, ancak zemini su basması halinde, su baskınını önlemek için yapılan bir set olduğunu, dolayısıyla palplanş bedelinin götürü bedele dahil olduğunun kabulü için, zemin etüt raporlarında zeminin bataklık olduğunun değil; zemini su basacağının yani çok yüksek debide su alacağının tespitinin gerektiğini, oysa gerek Bilirkişi Raporunda gerekse Ek İlamda, zemini yüksek debide su basacağının anlaşıldığına dair tespitin bulunmadığını, Ek İlamda, iki metrede yer altı suyuna rastlandığına göre, dört metrede yer altı suyu olacağının öngörülemeyecek bir durum olmadığının belirtildiğini, gerçekten de zemin etüt raporunda bu durumun öngörülebildiğini, ancak, bu öngörülse bile, bu durumun teknik olarak palplanş imalatı gerektiren bir durum olmadığını, nitekim zemin etüt raporunda da mevcut zemin durumunun; drenaj, izolasyon ve pompaj gerektireceğinin öngörüldüğünü, her ne kadar Ek İlamda, Bilirkişi Raporuna atıf yapılarak kamu zararı oluştuğuna karar verilmişse de; Bilirkişi Raporunda dolgu ve palplanş iksa işinin götürü bedele dahil olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, tam tersine Bilirkişi Raporunda, kaya dolgunun işin yapımı sırasında ortaya çıktığının belirtildiğini, sorguya konu iş, zemindeki kaya dolgunun boşaltılması gerektiğinden, zorunlu olarak yapıldığına göre; aslında Bilirkişi Raporuna göre karar verildiğinde, kamu zararının oluşmadığına karar verilmesi gerektiğini, bu sebeple kamu zararı oluştuğuna ilişkin kararın Bilirkişi Raporundaki tespitlere de aykırı olduğunu, hal böyle olunca, zemin etüd raporlarındaki tespitlerden; fore kazık imalatı için palplanş yapılması gerektiğinin anlaşılabileceği kabulü ile palplanş imalatının götürü bedele dahil olduğunun kabulünün de hatalı olduğunu, ayrıca Ek İlamda, fore kazık makinesine çalışması için platform hazırlanması işinin teklife dahil olduğu; palplanşın da makinenin çalışması için yapıldığı belirtilmişse de; palplanşın makinenin çalışması için bir platform olarak yapılmadığı; aksine fore kazık yapılacak alanın deniz suyu ile dolmasının önlenmesi amacıyla yapıldığının Ek İlamdaki diğer açıklamalardan anlaşılmakta olduğunu, kaldı ki; yukarıdaki görsel incelendiğinde, palplanşın bir platform şeklinde değil, bir set şeklinde olduğunun görüleceğini, bu sebeple makinenin çalışması için platform hazırlanmasının ayrı bir iş; palplanşın ayrı bir iş olduğunu, zaten bu ödemenin, sadece palplanş yapılan dokuz ayak için yapıldığını, diğer kısımlarda da kuruda ve suda makine platformu yapılmasına rağmen ayrı bir ödeme yapılmadığını, bu durumda, palplanşın bir platform şeklinde değil, bir set şeklinde olduğu, dolayısıyla makine platformu olarak yapılmış olamayacağı; makinenin çalışması için platform hazırlanması ayrı bir iş; palplanş ayrı bir iş olduğu anlaşılmakla; palplanş imalatının makine platformu olarak götürü bedele dahil olduğu yönündeki kabulün de hatalı olduğunu, tasdik edilen Ek İlamda kamu zararının dayanağını oluşturan kabullerin, bazı teknik konuların eksik ve hatalı değerlendirme sonucunda ortaya çıktığını,
Her ne kadar Ek İlamda, zemin etüd raporlarındaki tespitlerden; fore kazık imalatı için palplanş yapılması gerektiğinin anlaşılabileceği kabul edilmişse de; yukarıdaki açıklamalardan, zemin etüt raporunda, kaya dolguya ilişkin bir tespit bulunmadığı; zeminde bataklık bulunmasının, kaya dolgunun boşaltılması ile oluşacak boşluğun deniz suyuyla dolması ihtimali ile hiçbir ilgisinin olmadığı;
Ek İlamda atıf yapılan Bilirkişi Raporunda alıntı yapılan zemin etüt raporunda; drenaj, izolasyon veya pompaj önerildiği; ancak, palplanş öngörülmediği ve önerilmediği;
Palplanşın, ancak zemini su basması halinde, su baskınını önlemek için yapılan bir set olduğu; dolayısıyla palplanş bedelinin götürü bedele dahil olduğunun kabulü için, zemin etüt raporlarında zeminin bataklık olduğunun değil; zemini su basacağının yani çok yüksek debide su alacağının tespiti gerektiği; gerek Bilirkişi Raporunda, gerekse Ek İlamda, zemini yüksek debide su basacağının anlaşıldığına dair tespit bulunmadığı;
Zemin etüd raporlarındaki tespitlerden; fore kazık imalatı için palplanş yapılması gerektiğinin anlaşılabileceği kabulü ile palplanş imalatının götürü bedele dahil olduğunun kabulünün de hatalı olduğu;
Ek İlamda, fore kazık makinesine çalışması için platform hazırlanması işinin teklife dahil olduğu; palplanşın da makinenin çalışması için yapıldığı belirtilmişse de; palplanşın makinenin çalışması için bir platform olarak yapılmadığı; aksine fore kazık yapılacak alanın deniz suyu ile dolmasının önlenmesi amacıyla yapıldığının Ek İlamdaki diğer açıklamalardan anlaşıldığı; kaldı ki, yukarıdaki görsel incelendiğinde, palplanşın bir platform şeklinde değil, bir set şeklinde olduğunun görüldüğü;
Bu durumda, palplanşın bir platform şeklinde değil, bir set şeklinde olduğu, dolayısıyla makine platformu olarak yapılmış olamayacağı; makinenin çalışması için platform hazırlanması ayrı bir iş; palplanş ayrı bir iş olduğu anlaşılmakla; palplanş imalatının makine platformu olarak götürü bedele dahil olduğu yönündeki kabulün de hatalı olduğu;
Anlaşıldığından; ek ilama konu olayda bir kamu zararı bulunmadığına karar verilmesi gerekirken; kamu zararı sebebiyle sorumlulardan tahsile karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, ayrıca, Temyiz Kurulu Kararının karşı oy gerekçeleri ve sonuçlarında; Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … tarafından;
“Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bahse konu işte; zemin etüt raporlarında yer almayan, iş mahallinin görülmesi ile de tespit edilemeyen, ancak kazı esnasında ortaya çıkan kaya dolgu nedeni ile anahtar teslimi işlerin yapılabilmesi için teknik zorunluluk olarak ortaya çıkan imalatların iş artışı kapsamında yapılmasında Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12/4 ve 21. maddeleri doğrultusunda mevzuata aykırılık bulunmadığından ve bu uygulama ile herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediğinden; temyiz talebinde bulunanların iddialarının kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.”
Temyiz Kurulu üyeleri …, … ve … tarafından;
“Kaya dolgunun hafriyatı sonrasında oluşan hendek çukurunun dolgu malzeme ile doldurulması, fore kazık uygulamasından ayrı ve bağımsız bir imalat olup, fore kazık platformu ile doğrudan ilgisi bulunmamaktadır. Bahse konu fore kazık uygulamalarında platform ile kast edilen; fore kazık makinesi ile diğer iş makinelerinin herhangi bir engebe, kayalık veya benzer bir engelle karşılaşmadan çalışabilecekleri, düz hale getirilmiş bir çalışma alanının sağlanmasıdır. Fiilen yapılan imalat ise, kaya dolgunun tasfiyesi sonrasında oluşan hendek çukurunun doldurulması, yani yeni bir zemin inşasıdır. Bu kapsamda yapılan imalat yol seviyesinin dört metre aşağısından itibaren yapılmış dolgu imalatı olduğundan, zemin seviyesinde gerçekleştirilmiş bir platform inşası olarak kabul etmek mümkün değildir. Bununla beraber, yapılan imalatın bu amaca da hizmet ettiği açıktır. Bu durumda, aynı alanda hafriyatı yapılan kaya dolgusu için gerçekleştirilen dolgu miktarı dışında, platform teşkili için yapılan dolgu miktarının ayrıştırılarak tespiti gerekir ki bunun da mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, 9 adet köprü ayağı tabanına yapılan “Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı için yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmadığı düşünülmektedir.”
Yorumunda bulunularak, savunmalarında da dikkat çekmiş oldukları hususlarda karşı oy kullandıklarını,
Temyiz Kurulunca tasdik edilen Ek İlam gerekçesi hususunda ise; Denetçinin ilk sorgusunda karma sözleşmenin birim fiyatlı kısmında fiyatı bulunan imalatlar için düzenlenen yeni fiyatları sorgu konusu yaptığını, söz konusu imalatların fiyatlarının zaten keşifte yer aldığını ve dolayısıyla yeni fiyat düzenlemenin gereksiz olduğunu iddia ettiğini, sorgunun bu imalatların revizeye girmesi gerektiği yönünde olduğunu, ilgili Sayıştay Dairesinin bu imalatların revize birim fiyat uygulamasına girmesi gereken bir imalat olup olmadığı konusunda bilirkişi çalıştırılması kararı verdiğini, hazırlanan Bilirkişi Raporunda özetle; bu imalatların işin anahtar teslim götürü bedel iş bünyesinde gerçekleştirildiğinin, dolayısıyla revize fiyata konu edilemeyeceğinin ifade edildiğini, Denetçinin hazırladığı raporda Bilirkişi Raporuna paralel olarak İdarenin söz konusu imalatlara revize fiyat uygulanmaması hususundaki kararının doğru olduğu kanaatine vararak beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna ulaştığını, bununla birlikte bilirkişi çalıştırılmasına yönelik alınan kararın, bir imalatın revize fiyata konu olup olamayacağı yöndeki bir görüş ihtiyacıyken Denetçinin bu Bilirkişi Raporunu dayanak almak suretiyle palplanş imalatının fore kazık imalatının içerisinde bir yardımcı imalat olduğu sonucuna vararak kamu zararı istediğini, ek sorgunun sonuç bölümünde; “Yukarıdaki mevzuat hükümleri, ihale dokümanında yer alan belgeler, Bilirkişi raporu, Başkanlık Oluru ve sorumluların ek dilekçelerinde belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatına ilişkin uygulama projesinde bir değişiklik olmadığı; gerçekleştirilen stabilize malzeme ile hendek temel dolgusu ile palplanş imalatlarının, fore kazık makinesine çalışma platformu hazırlamak ve fore kazıktan sonra köprü ayak temellerinin yapılabilmesine yönelik yapılacak kazı neticesinde çalışma alanına balçık ve su dolmasını önlemek için yapıldığı; yapılan iş artışının çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yönelik olduğu; ancak bu işlerin teknik şartnamede tarifi yapılan ve Yüklenicinin teklif fiyatına dahil olan İ.022. 0120 CM Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması kapsamında olduğu; Yüklenici ile İdare arasında imzalanan karma sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer aldığı; dolayısıyla projeye göre fore kazık yapılması işinde gerekli tüm imalatların yapılması yükümlülüğünün işyeri alanındaki zeminin durumunu ihale öncesinde bilen Yüklenicide olduğu ortadadır. İşin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan (İ.022. 0120 CM Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması) fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve Sözleşme bedeline dahil olan söz konusu imalatlar için iş artışı verilmek suretiyle ödemede bulunması mümkün değildir. Sayılan nedenlerle ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen … TL tutarındaki kamu zararı nedenlerinin izahı ...” denildiğini, söz konusu ek sorguya karşı müvekkil …’nin savunmasının, palplanş imalatlarının Ø120 Cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması imalatının içinde yardımcı bir imalat olmadığı, işin bitirilmesi için zaruri nitelikle olduğunu açıklayan teknik bilgiler ve Sayıştay Dairesince çalıştırılması uygun görülen Bilirkişinin aynı şekilde bu imalatın yardımcı imalat olmadığı yönündeki görüşlerini de içerecek biçimde yapıldığını, hazırlanan ek raporun Sayıştay 6. Dairesince yargılama sonuncunda hazırlanan Ek İlamla; “Bu itibarla, işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dahil olan söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme bulunulması mümkün olmadığından anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan imalatların gerçekleştirilmesi için yapılan imalatlar için iş artışı yolu ile ödenen kamu zararı tutarı olan ve ayrıntısına aşağıdaki tabloda yer verilen ...-TL'nin Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Daire Başkanı)..., Gerçekleştirme Görevlisi (Yol Üstyapı Şube Müdürü) ... ile Diğer Sorumlulardan (İnşaat Mühendisi) ... ve (İnşaat Mühendisi) ....'a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödettirilmesine, ...” gerekçesiyle hüküm tesis edildiğini, Sayıştay 6. Dairesinin Ek İlamına karşı temyiz dilekçesinde bu karara dayanak teşkil eden işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dahil olan söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme bulunulmasının mümkün olmadığı hususunda açıklamalara yer verildiğini, ancak Temyiz Kurulunun ise ek sorgu, ek rapor ve Daire ilamından farklı olarak yüklenicinin zemin etüd raporlarına hakim olduğu, zemin etüd raporlarında köprü ayaklarının yapılacağı yerin deniz kotunun altında kaldığı ve palplanş imalatlarının zaten yapılması gerektiği, yüklenicinin basiretli iş adamı olarak zemin etüd raporları doğrultusunda köprü ayaklarının yapılması noktasında tüm imalatları yapmayı taahhüt ettiği yönündeki gerekçelerle Daire kararını tasdik ettiğini, sonuç olarak; tüm sorgu ve yargılama süreci boyunca kamu zararına konu imalatın fore kazığın yardımcı imalatı olup olmadığının sorgulandığını; ancak Temyiz Kurulunca verilen tasdik hükmünün zemin etüd raporlarındaki teknik hususlar üzerine gerekçelendirildiğini, temyiz duruşması esnasında müvekkili tarafından yapılan sözlü savunmanın dahi fore kazığın yardımcı imalat olmadığına yönelik olup Sayıştay 6. Dairesi tarafından görevlendirilen Bilirkişinin de palplanş imalatının yardımcı bir imalat olarak değerlendirilemeyeceğine dair görüş bildirdiğinin ortada olduğunu, dolayısıyla zemin etüd raporuna ilişkin bir değerlendirme 6. Dairenin ek ilam gerekçesinde bulunmadığından müvekkilinin gerek temyiz dilekçesinde gerek Temyiz Kurulundaki sözlü savunmasında bu hususa yönelik savunma yapma imkanı olmadığını, ilk sorgu konusunda hüküm dışı bırakılan konunun palplanş imalatının revize fiyata konu olup olamayacağı olduğunu, bu hukuki konuda teknik bilgiye gereksinim duyulup bilirkişi çalıştırılma yoluna gidilmekle beraber tamamen teknik bir konu olan zemin etüt raporlarının değerlendirilmesi hususunda ne sorumlulara kendilerini savunma imkanı verildiğini ne de bu konuda Daire tarafından bilirkişi talebinde bulunulduğunu, Temyiz Kurulunca Dairenin Ek İlamındaki tazmin gerekçesinden farklı olarak zemin etüd raporundaki teknik hususları işaret ederek verilen tasdik hükmünün yeniden değerlendirilerek Daire ilamının bozulması ve hem Daire tarafından görevlendirilecek bilirkişilerce zemine ilişkin hazırlanacak rapor doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasını hem de zemin etüd raporundaki hususlara referansla verilen tasdik hükmüne karşı savunma yapabilmesini teminen karar düzeltme talebinde bulunmak gerektiğini ifade etmek suretiyle yukarıda açıklanan nedenler ve re'sen gözetilecek hususlarla; Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen tasdik kararının kaldırılmasına karar verilmesini Kurulumuza arz etmiştir.
Aynı ek ilam maddesi ile ilgili olarak yine yukarıda adı geçen sorumlulardan … (işbu dosyasındaki), … ve … (kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki) karar düzeltilmesi dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette olmak üzere özetle; Denetçinin ilk sorgusunda karma sözleşmenin birim fiyatlı kısmında fiyatı bulunan imalatlar için düzenlenen yeni fiyatları sorgu konusu yaptığını, söz konusu imalatların fiyatlarının zaten keşifte yer aldığını ve dolayısıyla yeni fiyat düzenlemenin gereksiz olduğunu iddia ettiğini, sorgunun bu imalatların revizeye girmesi gerektiği yönünde olduğunu, ilgili Sayıştay Dairesinin bu imalatların revize birim fiyat uygulamasına girmesi gereken bir imalat olup olmadığı konusunda bilirkişi çalıştırılması kararı verdiğini, hazırlanan Bilirkişi Raporunda özetle bu imalatların işin anahtar teslim götürü bedel iş bünyesinde gerçekleştirildiğinin, dolayısıyla revize fiyata konu edilemeyeceğinin ifade edildiğini, Denetçinin hazırladığı Raporda Bilirkişi Raporuna paralel olarak İdarenin söz konusu imalatlara revize fiyat uygulanmaması hususundaki kararının doğru olduğu kanaatine vararak beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna ulaştığını, bununla birlikte bilirkişi çalıştırılmasına yönelik alınan kararın, bir imalatın revize fiyata konu olup olamayacağı yöndeki bir görüş ihtiyacıyken Denetçinin bu Bilirkişi Raporunu dayanak almak suretiyle palplanş imalatının fore kazık imalatının içerisinde bir yardımcı imalat olduğu sonucuna vararak kamu zararı istediğini, ek sorgunun sonuç bölümünde; “Yukarıdaki mevzuat hükümleri, ihale dokümanında yer alan belgeler, Bilirkişi raporu, Başkanlık Oluru ve sorumluların ek dilekçelerinde belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatına ilişkin uygulama projesinde bir değişiklik olmadığı; gerçekleştirilen stabilize malzeme ile hendek temel dolgusu ile palplanş imalatlarının, fore kazık makinesine çalışma platformu hazırlamak ve fore kazıktan sonra köprü ayak temellerinin yapılabilmesine yönelik yapılacak kazı neticesinde çalışma alanına balçık ve su dolmasını önlemek için yapıldığı; yapılan iş artışının çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yönelik olduğu; ancak bu işlerin teknik şartnamede tarifi yapılan ve Yüklenicinin teklif fiyatına dahil olan İ.022. 0120 CM Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması kapsamında olduğu; Yüklenici ile İdare arasında imzalanan karma sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer aldığı; dolayısıyla projeye göre fore kazık yapılması işinde gerekli tüm imalatların yapılması yükümlülüğünün işyeri alanındaki zeminin durumunu ihale öncesinde bilen Yüklenicide olduğu ortadadır. İşin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan (i.022. 0120 CM Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması) fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve Sözleşme bedeline dâhil olan söz konusu imalatlar için iş artışı verilmek suretiyle ödemede bulunması mümkün değildir. Sayılan nedenlerle ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen … TL tutarındaki kamu zararı nedenlerinin izahı”nın istendiğini, söz konusu ek sorguya karşı savunmasını palplanş imalatlarının Ø120 Cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması imalatının içinde yardımcı bir imalat olmadığı, işin bitirilmesi için zaruri nitelikle olduğunu açıklayan teknik bilgiler ve Sayıştay Dairesince çalıştırılması uygun görülen Bilirkişinin aynı şekilde bu imalatın yardımcı imalat olmadığı yönündeki görüşlerini de içerecek biçimde yaptığını hazırlanan ek raporun Sayıştay 6. Dairesince yargılandığını ve yargılama sonuncunda hazırlanan Ek İlamla; “Bu itibarla, işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dahil olan söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme bulunulması mümkün olmadığından anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan imalatların gerçekleştirilmesi için yapılan imalatlar için iş artışı yolu ile ödenen kamu zararı tutarı olan ve ayrıntısına aşağıdaki tabloda yer verilen ...-TL'nin Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Daire Başkanı)..., Gerçekleştirme Görevlisi (Yol Üst yapı Şube Müdürü) ... ile Diğer Sorumlulardan (inşaat Mühendisi) ... ve (inşaat Mühendisi) ....'a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53'üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödettirilmesine,” gerekçesiyle hüküm tesis edildiğini, Sayıştay 6. Dairesinin yukarıda özeti verilen kararına karşı temyiz isteminde bulunduğunu ve doğal olarak Dairenin tazmin gerekçesini karşılayabilmek adına temyiz dilekçesinde bu karara dayanak teşkil eden işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dâhil olan söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme bulunulmasının mümkün olmadığı hususunda açıklamalara yer verdiğini, ancak Temyiz Kurulunun ise ek sorgu, ek rapor ve Daire Ek İlamından farklı olarak yüklenicinin zemin etüd raporlarına hakim olduğu, zemin etüd raporlarında köprü ayaklarının yapılacağı yerin deniz kotunun altında kaldığı ve palplanş imalatlarının zaten yapılması gerektiği, yüklenicinin basiretli iş adamı olarak zemin etüd raporları doğrultusunda köprü ayaklarının yapılması noktasında tüm imalatları yapmayı taahhüt ettiği yönündeki gerekçelerle Daire kararını tasdik ettiğini, bununla beraber, palplanş imalatının BFİ.047, BFİ.048 ve BFİ.049 nolu pozlarla birim fiyat teklif cetvelinde bulunduğunu, bu tür zeminlerde hafriyat yapılırken kazı alanının emniyetini sağlamak için palplanş türü iksa uygulamasının yapılmasının teknik bir zorunluluk olduğunun da aşikâr olduğunu, ayrıca imalatının zor ve maliyetli olduğunu, böylesine zor ve maliyetli bir imalatı herhangi başka bir imalatın yardımcı imalatı olarak değerlendirmek ve birim fiyatının içerisinde olduğunu iddia edebilmek için o poza ait tarif ve analizlerde açıkça belirtilmesi gerektiğini, hafriyat yapılması pozunda ve yaklaşık maliyet analizinde palplanş veya başka tür bir iksa imalatının fiyata dâhil olduğuna dair hiçbir bilgi bulunmadığını, sonuç olarak;
-
Tüm sorgu ve yargılama süreci boyunca kamu zararına konu palplanş imalatının fore kazığın yardımcı imalatı olup olmadığının sorgulandığını ancak Temyiz Kurulunca verilen tasdik hükmünün zemin etüd raporlarındaki teknik hususlar üzerine gerekçelendirildiğini, temyiz görüşmesi esnasında yaptığı sözlü savunmanın dahi palplanşın yardımcı imalat olmadığına yönelik olduğunu, kaldı ki; Sayıştay 6. Dairesi tarafından görevlendirilen Bilirkişinin de palplanş imalatının yardımcı bir imalat olarak değerlendirilemeyeceğine dair görüş bildirdiğini, dolayısıyla zemin etüd raporuna ilişkin bir değerlendirme 6. Dairenin Ek İlam gerekçesinde bulunmadığından gerek temyiz dilekçesinde gerekse Temyiz Kurulundaki sözlü savunmasında bu hususa yönelik savunma yapma imkânının olmadığını,
-
İlk sorgu konusunda hüküm dışı bırakılan konunun palplanş imalatının revize fiyata konu olup olamayacağı olduğunu, bu hukuki konuda teknik bilgiye gereksinim duyulup bilirkişi çalıştırılma yoluna gidilmekle beraber tamamen teknik bir konu olan zemin etüt raporlarının değerlendirilmesi hususunda ne sorumlulardan kendilerini savunma imkânı verildiğini ne de bu konuda Daire tarafından bilirkişi talebinde bulunulduğu
İfade etmek suretiyle Temyiz Kurulunca Daire ilamındaki tazmin gerekçesinden farklı olarak zemin etüd raporundaki teknik hususları işaret ederek verilen tasdik hükmünün yeniden değerlendirilerek Daire ilamının bozulması ve hem Daire tarafından görevlendirilecek bilirkişilerce zemine ilişkin hazırlanacak rapor doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasını hem de zemin etüd raporundaki hususlara referansla verilen tasdik hükmüne karşı savunma yapabilmesini teminen karar düzeltmesi talebinin gereği hususunu Kurulumuza arz etmiştir.
(Karar düzeltilmesi talep eden tüm sorumluların dilekçeleri için de geçerli) (Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; Dairesince; … Yapım İşi’nin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dahil olan söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme bulunulması mümkün olmadığından, anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan imalatların gerçekleştirilmesi için yapılan imalatlar için iş artışı yolu ile ödene yapılması sonucu neden olunan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmolunduğu, sorumlunun dilekçesinde; deniz tarafındaki köprü temel ayaklarının işin yapım aşamasında kaya dolgu alanda olduğu ortaya çıktığı, bu durumun zemin etüt raporunda görülmediğinden; ihale öncesi bilinmediğini, yeni bir durum olduğunu, bu nedenle palplanş iksa yapılması zorunluluğunun ortaya çıktığını ve bu imalatın işin genelini ilgilendirdiğini, iş artışı yapılmadan işin bitirilemeyeceğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12/4 maddesi gereği anahtar teslimi götürü bedel işler kapsamında teknik personelin düzenlediği gerekçeli rapora ve Başkanlık Oluru alınarak mukayeseli keşife göre ödendiğini, 6. Dairenin 02.11.2017 tarihli ve D6/2017-51 sayılı kararla görevlendirilen Bilirkişilerce hazırlanan 15.02.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda, yapılan ödemenin ilgili mevzuata uygun olduğunun bildirildiğini ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği ifade edildikten sonra; konu hakkında İdarenin Kontrol Teşkilatı tarafından 23.02.2015 tarihli düzenlenen tespit tutanağında, su seviyesinin altında kalan köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için yerinde yapılan muayene kazıları sonucunda, betonarme ayak temelleri imalatlarının çelik palplanş çakılarak yapılabileceğinin teknik zorunluluk olduğunun görüldüğünün, bila tarihli gerekçeli rapora istinaden, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12/4 ve 21 maddesi gereği, Başkanlık Makamından alınan 18.06.2015 tarihli onayla keşif artışı yapılarak söz konusu ödemelerin yapıldığının bildirilmesi üzerine, yapılan harcamanın teknik ve ilgili mevzuata uygun olarak ödenip ödenmediği konusunun incelenmesi, 6. Dairenin 02.11.2017 tarihli ve D6/2017-51 sayılı kararla görevlendirilen Bilirkişilerce yapılmış olup, hazırlanan 15.02.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda; köprü ayak temellerinin yapılması için zorunlu palplanş iksa imalat kaleminin mukayeseli keşif raporunda anahtar teslimi götürü bedel işler kapsamında % 10'luk keşif artışı içinde değerlendirilmesinin 4734-4735 sayılı Yasalara ve Yapım İşleri Genel Şartnamesine uygun olduğunun belirtilmesi nedeniyle, herhangi bir kamu zararı oluşturmadığının değerlendirildiği; buna göre, adı geçenin kararın düzeltilmesi talebinin kabul edilerek, söz konusu Kurulun tasdik kararının kaldırılarak, dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu …, aynı ek ilam maddesi ile ilgili olarak kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalar ile temyiz talep eden sorumlu … adına Av. …, Av. … ve Av. … ve sorumlu … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Öncelikle, karar düzeltilmesi talebinde bulunan sorumlu vekili ve diğer sorumlular tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların tamamı Temyiz Kurulu Kararında karşılanmadığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görüldüğünden; söz konusu 07.04.2021 tarihli ve 49318 tutanak (33276 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA, (…. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in; “Sorumlu vekili ve sorumlularca daha önce temyiz aşamasında öne sürülen itirazlar tekrarlanmıştır. Öne sürülen bu itirazlar, konuya ilişkin düzenlenmiş Temyiz Kurulu’nun tasdik kararında karşılanmış olup, söz konusu kararın Kanuna aykırı bir yönü bulunmadığı gibi, sorumlularca 6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde bahsedildiği şekilde kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden; karar düzeltilmesine mahal verecek yeni herhangi bir husus gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla, konunun incelenmesine geçilmeden karar düzeltilmesine mahal olmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verilmiş, sonrasında Daire İlamının esas yönünden aşağıdaki şekilde incelenmesine geçilmiştir:
Denetçi tarafından düzenlenen yargılamaya esas rapor maddesinde yer alan;
… Büyükşehir Belediyesi tarafından yüklenici …’ye, …-TL’si birim fiyatlı bedel, ...-TL’si anahtar teslimi götürü bedel olmak üzere toplam …-TL. bedelli karma sözleşme ile yaptırılan “… Yapım İşi” ile ilgili olarak; keşifte yer verilmeyen ve teknik zorunluluklardan ötürü yapımına karar verilen ve keşif artışı yolu ile gerçekleştirilen;
A) Köprü ayaklarında kaya dolgu hafriyatının yapılması nedeniyle oluşan boşlukta stabilize malzeme ile dolgu yapılması imalatına ilişkin bedelin, yeni birim fiyat yapılarak bulunacak fiyat üzerinden ödenmesi gerekirken, işin teklif birim fiyatlı kısmında yer verilen BFİ.052 poz no.lu “Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı için yüklenicinin teklif ettiği fiyat üzerinden ödendiği gerekçesiyle … TL,
B) Palplanş iksa yapılmasına ilişkin olarak BFİ.047, BFİ.048, BFİ.049 poz nolu iş kalemlerinde öngörülen imalat artışlarının revize fiyat uygulanması için gereken şartları oluşturmasına rağmen revize fiyat uygulanmadığı gerekçesiyle … TL,
Tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddialarına ilişkin olarak Dairede yapılan yargılama sonucunda; söz konusu hususların teknik bilirkişi incelemesini gerektiren nitelikte olduğu düşüncesiyle, “(A) ve (B) bendinde belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması ve Denetçi sorgusunda yer alan iddiaların varlığına kanaat getirildiği takdirde kamu zararı tutarının belirlenmesi amacıyla” bilirkişi görevlendirilmesini ve bilirkişi raporuna istinaden ek rapor hazırlanmasını teminen 208 sayılı (Asıl) İlamın 1. maddesinde “hüküm dışı bırakma” kararı verilmiş;
Bilahare, Bilirkişi incelemesi sonucu herhangi bir kamu zararı tespiti yapılmamakla birlikte, teknik ve hukuki birtakım değerlendirmelerde bulunulmuş;
Düzenlenen Bilirkişi Raporuna göre yeniden yapılan değerlendirme sonucu Denetçi tarafından düzenlenen ek raporun Dairede görüşülmesi sonucunda çıkarılan 331 sayılı Ek İlam ile; daha önce hüküm dışı bırakılmış olan (Asıl) İlam maddesinin (A) ve (B) bentlerine ilişkin verilen hüküm dışı kararı kaldırılarak, bu bentlerde yer alan hususlar için ilişilecek husus bulunmadığına karar verilirken; bu defa, ek sorgu sonucu ek rapora (C) bendi ile eklenen ve “iş kapsamında köprü temel ayaklarının inşası aşamasında, fiili zemin durumunun ihaleye hazırlık aşamasında yapılan zemin etüdünden farklı çıkması nedeniyle mevcut proje ve teknik belgeler ile projenin bitirilmesinin mümkün olmadığının tespit edilmesinden sonra, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince gidilen proje değişikliğine bağlı olarak yapılan iş artışı kalemlerinin (palplanş iksa imalatı ile zemin dolgusu) sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel kısmındaki poz tanımlarına dâhil olduğu ve bu iş kalemleri için iş artışı yoluyla ödeme yapılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği” iddiasını içeren husus hakkında yapılan görüşme ve yargılama sonucunda, iddia olunan kamu zararı tutarı … TL’nin sorumlularından tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Yapılan yargılamada; Bilirkişi Raporunda yer alan değerlendirmeler de göz önüne alınarak;
• 4734 sayılı Kanunun 4 üncü ve 62 nci, 4735 sayılı Kanunun 6 ncı, işe ait sözleşmenin 6., işe ait özel teknik şartnamenin 6 ncı, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 4 üncü, 39 uncu, 14 üncü maddeleri hükümlerinden,
• İşe ait Zemin Etüdü Raporunun “Sonuç” bölümünde yer alan ifadelerden,
• İşe ait Özel Teknik Şartnamenin “Anahtar Teslim Götürü Bedel” kısmında yer alan; “İ.022 Ø120 Cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması” imalatı tarifinden ve bu tarifte geçen; “Tasdikli proje detaylarına uygun olarak her boyda, kuruda veya suda fore kazık yapılması için kazık hafriyatında ve betonlanmasında kullanılacak makinaların su içinde veya dışında (kuruda) çalışması için platform hazırlanması, ….” ifadesinden,
• Yine, İnşaat Genel Teknik Şartnamesinin 10-Kazık işleri 3. Uygulama Esasları başlıklı 3.2 nci maddesinde yer alan; “Kazık Uygulaması yapılacak alana delme veya çakma makinasının hazır kazık veya yerinde dökme betonunu taşıyan ağır araçların geliş ve gidişine uygun yol olmaması halinde gerekli yol veya dolgu veya iskele gibi güvenlik tedbirleri alınacak, makine ve ekipmanların yerinde güvenli şekilde mesnetlendirilmesi ve kullanım imkanları sağlanacaktır.” ifadesinden,
Bahisle, sonuç olarak;
“…
… anılan mevzuat hükümleri, ihale dokümanında yer alan belgeler, Bilirkişi Raporu, Başkanlık oluru ve sorumluların ek dilekçelerinde belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde işin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer alan fore kazık imalatına ilişkin uygulama projesinde bir değişiklik olmadığı, gerçekleştirilen stabilize malzeme ile hendek temel dolgusu ile palplanş imalatlarının, fore kazık makinesine çalışma platformu hazırlamak ve fore kazıktan sonrada köprü ayak temellerinin yapılabilmesine yönelik yapılacak kazı neticesinde çalışma alanına balçık ve su dolmasını engellemek için yapıldığı, yapılan iş artışının çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yönelik olduğu ancak, bu işlerin teknik şartnamede tarifi yapılan ve yüklenicinin teklif fiyatına dahil olan 022- Ø120 Cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması kapsamında olduğu ve yüklenici ile İdare arasında imzalanan karma sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yer aldığı, dolayısıyla projeye göre fore kazık yapılması işinde gerekli tüm imalatların yapılması yükümlülüğünün işyeri alanındaki zeminin durumunu ihale öncesinde bilen yüklenicide olduğu açıktır.”
Şeklinde ifade edilen gerekçelerle, bu imalatlara yapılan ödemeler kamu zararı olarak addedilmiştir.
Denetçinin ilk yargı raporunda yer alan iddiası ise;
-
Kaya dolgunun hafriyatının yapılması nedeniyle oluşan boşluğun stabilize malzeme ile doldurulması imalatına ilişkin bedelin, yeni birim fiyat yapılarak bu fiyat üzerinden ödenmesi gerekirken, işin teklif birim fiyatlı kısmında yer verilen BFİ.052 poz no.lu “Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı için yüklenicinin teklif ettiği fiyat üzerinden ödenmesi,
-
Ayrıca; palplanş iksa yapılmasına ilişkin olarak sözleşmenin birim fiyatlı işler kısmında cüz’i bir imalat öngörüldüğü halde, iş artışına gidilmesi ile BFİ.047, BFİ.048, BFİ.049 poz no.lu iş kalemlerinde öngörülen imalat artışlarının revize fiyat uygulanması için gereken şartları oluşturmasına rağmen revize fiyat uygulanmaması
Suretiyle kamu zararı oluştuğudur. Bu durumda, Denetçinin başlangıçta, gerek “Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı; gerekse “Palplanş iksa yapılması” imalatlarının keşif artışına istinaden yapılmış olmasını zımni olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bilirkişilerden de sadece belirtilen hususlarda görüş istenilmiş olup, Bilirkişiler tarafından da sadece bu çerçeve içerisinde değerlendirme yapılmıştır.
Bilirkişi Raporunda bu konulara ilişkin olarak;
Önce, 8. Kısımda; PALPLANŞ İKSADA REVİZE FİYAT YAPILMAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ” başlığı altında revize fiyat konusu değerlendirilmiş ve;
“8.1) Özellikle deniz kenarındaki ve kara tarafında dere içi ve dere kenarındaki köprü ayakları temellerinin yapılabilmesi için palplanş iksa yapılması, yüklenici ve Kontrol Teşkilatı tarafınan 23.02.2015 tarihli bir tutanakla teknik zorunluluk olarak tespit edildiği belirtilmiştir.
…
-
- Hangi ayaklarda Palplanş İksa’nın zorunlu olduğu ve Palplanş İksa miktarı tespit edilerek bu konuda 18/06/2015 tarihli mukayeseli keşif raporu ile Başkanlık Olur’u alınarak imalatlara devam edilmiştir.
…
-
- Anahtar Teslimi Götürü İşler kapsamında Palplanş İksa ile ilgili bir imalat öngörülmediğinden Köprü İmalatlarının yapılabilmesi için zorunlu olan Palplanş İksa imalatları Yapım İşleri Teknik Şartnamesi madde 12. 4 e uygun olarak Anahtar Teslimi Götürü İşler kapsamında %10 luk keşif artışı içinde değerlendirilmiştir.
Palplanş çelik iksa imalatının parasal tutar; sözleşme dosyasında teklif birim fiyatlı işler kapsamında bulunan birim fiyatlar ve yerinde yapılan ölçümlemeler esas alınarak hesaplanmıştır.”,
Daha sonra, 9. Kısımda; “STABİLİZE MALZEME İLE İLGİLİ KEŞİFTE YER VERİLMEYEN İMALATA YENİ BİRİM FİYAT APILMAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ” başlığı altında yeni birim fiyat konusu değerlendirilmiş ve;
“9.1) Kaya dolgu alanda ve zemin suyu altında yapılan Köprü Ayak temelleri imalatlarında Kaya Dolgunun temel alt kotuna kadar boşaltılarak bu çukurun Fore kazık makinasının çalışmasına uygun platform elde edilebilmesi için Palplanş iksa çakılmasının zorunlu olduğu tespit edilmiştir.
-
- Bu aşamada Köprü Ayakları Temel çukuru içinde kalan Kaya dolgu malzemesi temel alt kotuna kadar boşaltılmış, Palplanş İksa çakılmış, Fore Kazık makinasını taşıyacak bir çalışma platformu elde edilebilmesi için Stabilize (ocak taşı ağırlıklı sıkışabilen uygun granülometrik) malzeme ile dolgu yapılmıştır.
…
-
- Sözleşme Kapsamında Bu iş Kalemi için BFİ. 052 Poz No ile Stabilize Malzeme ile Hendek ve Temel Dolgusu yapılması pozu bulunduğundan Yeni Birim Fiyat Yapılması uygun değildir. Ancak bu konuda yapılacak Yeni Birim Fiyat ekteki analizde görüleceği üzere … TL/m³ olarak hesaplanmıştır. ” ve
Bilirkişi Raporunun “10- Sonuç Olarak” başlıklı kısmında da;
“…
Yukarıda şema ve fotoğrafta görüldüğü gibi öngörülen ayak temelleri alüvyon konisi içinde kalmaktadır. Köprülü kavşak düzenlemesi yapılan alanın deniz tarafı kaya dolgu ile denizden kazanılmış bir alan olduğu belirlenmiştir.
Bataklık niteliğinde olan köprü temel inşaatı ancak Palplanş sistemi ve fore kazık sistemi uygulanarak yapılmak zorundadır.
…
Köprünün ayaklarının yapılabilmesi için çalışma alanında kuru zemin oluşturmak gerekmektedir. Köprünün yeri icabı deniz seviyesinin altında çalışmalar olduğu için, palplanş iksa yapılma zorunluluğu olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlardan; köprü ayak temellerinin yapılması için zorunlu palplanş iksa imalat kaleminin Mukayeseli Keşif Raporunda ANAHTAR TESLİMİ GÖTÜRÜ İŞLER kapsamında % 10’luk Keşif Artışı içinde değerlendirilmesi 4734-4735 sayılı Yasaya ve Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesine uygun olduğu değerlendirilmiştir.”
Denilmiştir.
İlk olarak işin mahiyeti hakkında bir değerlendirme yapılacak olunursa;
Söz konusu iş, 22.09.2014 tarihinde teklif birim fiyatlı işler ve anahtar teslimi götürü bedelli işler olmak üzere karma sözleşme olarak ihale edilmiştir. İhale bedeli ise; teklif birim fiyatlı işler … TL, anahtar teslim götürü bedelli işler … TL olmak üzere toplam … TL (…)’dir. İş süresi 420 gün olarak belirlenmiştir.
Teklif birim fiyatlı işler kapsamında; kazı ve dolgu yapılması, toprakarme imalatları, köprü yaklaşım yolları imalatları, yağmursuyu deşarj hattı imalatları, mevcut eski köprünün yıkılması ve mevcut alt yapılardaki elektrik, kanal, yağmursuyu ve doğalgaz gibi altyapı imalatlarının deplase işlerinin yapılması olarak öngörülmüştür.
Anahtar teslimi götürü bedel işler kapsamında; fore kazık imalatları ve ayak temelleri dâhil tüm köprü imalatlarının yapılması öngörülmüştür.
27.01.2015 tarihinde sözleşme imzalanmış, 06.12.2015 tarihinde yer teslimi yapılarak bilfiil işe başlanmış olup, işin bitim tarihi 31.03.2016 olarak belirlenmiştir. 18.06.2015 tarihli mukayeseli keşif raporu ile 2. keşif bedeli … TL olarak bulunmuş, işte keşif artışı olmasına rağmen herhangi bir süre uzatımı verilmemiştir. İşin geçici kabulü 30.11.2015 tarihi itibari ile yapılmış ve söz konusu yol ve köprü kullanıma açılmıştır.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 24 üncü maddesinde:
“Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.
Birim fiyat sözleşme ile yürütülen yapım işlerinde, Bakanlar Kurulu bu oranı sözleşme bazında % 40 'a kadar artırmaya yetkilidir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
…”
Denilmekte olup, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayanılarak çıkarılan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ve aynı zamanda sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 21 nci maddesinde iş artışı ile ilgili olarak 4735 sayılı Kanunun 21 inci maddesinden farklı olarak karma sözleşmelerde; artışa konu işin, götürü bedel teklif edilen iş kısımlarına ait sözleşme bedeli tutarının % 10’una, birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait sözleşme tutarının % 20’sine kadar oran dahilinde süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabileceği ve Bakanlar Kurulunun birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait oranı sözleşme bazında % 40’a kadar artırmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Projelerin uygulanması” başlıklı 12 nci maddesinde:
“(1) Sözleşme konusu işler, idare tarafından yükleniciye verilen veya yüklenici tarafından hazırlanıp idarece onaylanan uygulama projelerine uygun olarak yapılır.
(2) Birim fiyatlı işlerin, onaylı uygulama projesi hazırlanmamış kısımlarına idarenin izni olmadan başlanamaz. Aksine bir davranışın sorumluluğu yükleniciye aittir.
(3) Projelerin zemine uygulanması sırasında meydana gelen hataların sorumluluğu ve hataların neden olduğu zararlar ve giderler yükleniciye ait olup, bunun sonucu olarak meydana gelen hatalı işin bedeli de yükleniciye ödenmez.
(4) İdare, sözleşme konusu işlerle ilgili proje v.b. teknik belgelerde, değişiklik yapılmaksızın işin tamamlanmasının fiilen imkansız olduğu hallerde, işin sözleşmede belirtilen niteliğine uygun bir şekilde tamamlanmasını sağlayacak şekilde gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir. Yüklenici, işlerin devamı sırasında gerekli görülecek bu değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorundadır. Proje değişiklikleri, ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesini veya değiştirilmesini veya başka yerde kullanılmasını gerektirirse, bu yüzden doğacak fazla işçilik ve giderleri idare yükleniciye öder. Proje değişiklikleri işin süresini etkileyecek nitelikte ise yüklenicinin bu husustaki süre talebi de idare tarafından dikkate alınır.
(5) İdarenin veya yapı denetim görevlisinin yazılı bir tebliği olmaksızın yüklenici, projelerde herhangi bir değişiklik yaptığı takdirde sorumluluk kendisine ait olup bu gibi değişiklikler nedeniyle bir hak iddiasında bulunamaz.
…”
Hükümleri yer almaktadır.
Karar düzeltilmesi dilekçesi ve rapor dosyası eki belgelerin incelenmesinden; yüklenici tarafından köprü temel ayaklarının inşa edileceği zeminde ihaleye hazırlık aşamasında tespit edilemeyen kayalık dolguların işe başlandıktan sonra muayene kazıları sonucunda ortaya çıkması ve dolguların çıkarılması sonucunda ise oluşan boşluğun hemen deniz suyu ile dolduğunun görülmesi üzerine köprü temel ayaklarının fen kurallarına uygun bir şekilde inşası için, inşaat alanına deniz suyunun girişinin önlenmesi ve mevcut deniz suyunun tahliye edilmesi zorunluluğuna binaen palplanş imalatının gerekli görülmesi nedeniyle Başkanlık Oluru ile palplanş imalatı yapılması ve dolgu yapılması dâhil bazı pozlarda iş artışına gidilmek zorunda kalındığı anlaşılmaktadır. Olur yazısına ekli gerekçe raporunda, söz konusu iş artışları yapılmadan inşaatın bitirilemeyeceği ifade edilmiş; mukayeseli keşif icmal tablosunda ise yapılan artışların her biri teknik açıklamaları ile gösterilmiştir.
Bu minvalde, konunun özü, Ek İlamda belirtildiği şekliyle; “söz konusu Yol ve Köprü Yapım İşine ilişkin anahtar teslimi götürü bedel kapsamında yapılan fore kazık imalatlarının proje dâhilinde olmasına karşın bu imalatlar kapsamında gerçekleştirilen ‘Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması’ imalatı ile ‘Palplanş iksa imalatı’ için iş artışı yoluyla ödeme yapılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği” iddiası olsa da; aslında konunun özü, bu imalatların, karma sözleşmede “anahtar teslimi götürü bedel işler” olarak gösterilen ve götürü bedeli yer alan “fore kazık imalatları ve ayak temelleri dâhil tüm köprü imalatları” kapsamı içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve buna bağlı olarak ayrıca bedel ödenip ödenemeyeceği hususudur.
Palplanş hakkında kısa bir bilgi vermek gerekir ise;
“Derin kazı sahalarında kazının düşey stabilitesinin sağlanması, kazı etrafındaki bina, yapı ve yollarda meydana gelebilecek hasarları engellemek ve zemin hareketlerinin kontrol altında tutulmasını sağlamak üzere göçme, kayma ve şekil değiştirmelere engel olacak kazı destekleme sistemleri kullanılmaktadır. Derin kazı destekleme sistemleri kazık, palplanş veya diyafram duvar gibi elemanlar iken, yatay elemanlar ise strut, zemin çivileri veya ankraj gibi elemanlardır.
Toprak tutma işlerinde yaygın olarak kullanılan palplanş perdeler çakıldıkları yerlerde geçici veya sürekli olarak kullanılmaktadır. Yerleştirilen perdelerin büyük bir kısmı kazı yüksekliğinin altında gömülüdür. Bu seviyenin üzerinde perde tarafından tutulan toprak yatay gerilmeler oluşturur ve bu gerilmeler gömülü olan kısım tarafından karşılanır. Gömülü kısmın iki tarafında da toprak itkisinden dolayı gerilmeler vardır. Çok büyük kazılarda ise ek olarak perdenin üst kısmına yakın bir yerde ankraj kullanılır.
Palplanşların kullanım alanı oldukça geniştir. Nehir kontrol yapıları, limanlar, pompalama istasyonları, köprü ayakları, yol genişletmede uygulanan istinat duvarlarında, derin kazılarda, yer altı otoparklarında, tutucu bariyerlerde, yük altındaki temellerde, geçici ve kalıcı iksa çalışmalarında kullanılabilirler.
Köprü ayaklarında, yapı sürecinin kritik durumda olduğu ve hızlı inşa edilmesi gerektiği durumlarda palplanşlar tercih edilmektedir. …” (Kaynak: İnsapedia.com)
İhale öncesi yaptırılan zemin etüdünde zemin yapısı değerlendirilmiş ve düzenlenen Zemin Etüd Raporunda;
“…
-
İnceleme alanında Kuvaterner yaşlı alüvyon yelpazesi gözlenmektedir. İnceleme alanında yapılan jeolojik incelemeler ve sondajların sonucuna Killi-SİLT (ML), Siltli-KİL (CL), Killi-KUM (SC), Siltli-KUM (SM), KİL (CH) birimleri seçilmiştir.
-
İnceleme alanında, 6 adet 40’ar metre ve 2 adet 41 metre derinliklerde sondaj çalışması yapılarak, zeminlerin dayanım parametrelerini tespit etmek için zemin örnekleri alınmıştır.
-
İnceleme alanından yapılan zemin sondaj çalışmalarında 41,00 m. derinliğe kadar inilmiş ve yeraltı suyuna -2,00 m. ’de rastlanmıştır. Mevsimsel yağışlardan oluşabilecek yüzey sularının temele sızmaması için ve yeraltı suyunun yapı temellerine zarar vermesini önlemek amacıyla drenaj ve/veya izolasyon yapılması önerilmektedir. Ayrıca temel çalışmalarına başlanılmadan önce yeraltı suyu pompa ile uzaklaştırılıp gerekli kuruluk sağlanması önerilir.
-
Laboratuar sonuçlarına göre, çalışma alanında yapılan sondajlarda Killi-SİLT (ML), Siltli-KİL (CL), Killi-KUM (SC), Siltli-KUM (SM), KİL (CH) birimleri gözlenmiştir. ”
Denilmiştir.
Bu tespitlere göre, ihale öncesi bilinen durumuna göre bu zeminde fore kazık ve köprü ayağı yapılabilmesi için zemin suyunun tahliyesi sonrasında stabilize dolgu yapılması ve akabinde de palplanş imalatlarının yapılmasının gereklilik olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumun önceden öngörülememesinin, teknik açıdan geçerli bir mazeret olmadığı düşünülmektedir. İhale öncesinde ihale dokümanı kapsamında zemin etüd raporunun da yükleniciye verilmesi veya yüklenici tarafından istenilmiş olması gerekmektedir.
Bu durumda, ihale öncesinde etüd edilmiş mevcut zeminde ister fore kazık, ister köprü ayağı olsun söz konusu imalatların yapılabilmesi için, palplanş iksa imalatlarının yapılmasının bir gereklilik olduğu; ihale öncesi mevcut zemin şartları sonradan değişmemiş olsa bile yapılmasının gerekli olduğu anlaşılan palplanş iksa imalatlarının, anahtar teslimi götürü bedel kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği söylenebilir.
Bununla beraber; söz konusu Yol ve Köprü Yapım İşine ilişkin sözleşmenin “SÖZLEŞMENİN TÜRÜ VE BEDELİ” başlıklı 6. maddesinde;
“6.1 Bu sözleşme, karma sözleşme olup, … ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin anahtar teslimi götürü bedel kısmı için yüklenici tarafından teklif edilen … TL bedelin toplamı olarak … TL bedel üzerinden akdedilmiştir.
- 2 Yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde, … işin anahtar teslimi götürü bedel üzerinden teklif alınan kısımları için ise yüklenicinin teklif ettiği toplam bedel esas alınır. ”
Hükmü yer almaktadır.
4734 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde “uygulama projesi “Belli bir yapının onaylanmış kesin projesine göre, yapının her türlü ayrıntısının belirtildiği proje” olarak tanımlanmıştır.
Bu hükümlere göre söz konusu Yol ve Köprü Yapım İşine ilişkin uygulama projelerinde palplanş iksa imalatlarının gösterilmiş olması gerekmektedir. Projeler, dosyada bulunmadığı için bu bilinmemektedir. Denetçinin de projeleri incelemediği, Ek İlamda geçen; “İşin anahtar teslimi götürü bedel kısmında yapılacak olan imalatlar için uygulama projelerinin hazırlandığı, İdare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmeden anlaşılmaktadır.” ifadesinden anlaşılmaktadır. Ancak; keşif artışı için düzenlenen Gerekçe Raporunda yer alan; “… yukarıda belirtilen fore kazık, palplanş iksa, toprakarme duvar ve su deposu imalatları gibi proje revizyonları …” ifadesinden, palplanş iksa imalatlarının ilk uygulama projesinde yer almadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Diğer taraftan, söz konusu Yol ve Köprü Yapım İşine ilişkin sözleşmeye bakıldığında teklif birim fiyatlı işler kapsamında palplanş iksa imalatlarına ilişkin olarak; su deposu imalatı için öngörülen BFİ-047 pozundan toplam 144 m²’lik imalat dışında bir imalat yer almadığı; anahtar teslimi götürü bedel işler kapsamında ise, “fore kazık imalatları ve ayak temelleri dâhil tüm köprü imalatlarının” yer aldığı görülmektedir.
Yine, ihale dokümanı arasında sayılan, söz konusu işe ait inşaat işleri özel teknik şartnamesinin götürü bedel işlerle ilgili kısmında palplanş iksa imalatlarından bahsedilmediği anlaşılmaktadır.
Özel teknik şartname ihale dokümanları içerisinde olup, ihale öncesi yükleniciye verilmektedir. Yüklenici, ihale dokümanını inceleyerek teklifini vermektedir.
Bu durumda, bu işin götürü bedel kısmında palplanş iksa imalatlarının ihale dokümanında öngörülmüş olduğunu söylemek mümkün değildir.
Kadı ki, Bilirkişi Raporunda da bu konuyla ilgili olarak; “Köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için palplanş iksa yapılması, temel çukurunda susuz bir ortamın oluşturulması ve temel alt kotuna kadar da sızan suların pompajla tahliye edilmesi ve çalışma ortamının yapılması gerekmektedir.” denilmesine rağmen, “PALPLANŞ İKSADA REVİZE FİYAT YAPILMAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ” başlığı altındaki 8. Kısımda;
“8.4) Anahtar Teslimi Götürü İşler kapsamında Palplanş İksa ile ilgili bir imalat öngörülmediğinden Köprü İmalatlarının yapılabilmesi için zorunlu olan Palplanş İksa imalatları Yapım İşleri Teknik Şartnamesi madde 12.4 e uygun olarak Anahtar Teslimi Götürü İşler kapsamında % 10’luk keşif artışı içinde değerlendirilmiştir.”
Denilerek, bu iş için yapılacak ödemelerin anahtar teslimi götürü bedel içerisinde olmadığı zımnen ifade edilmiştir.
Her ne kadar tasdik edilen Ek İlamda, zemin etüd raporunda zeminde bataklık bulunduğunun tespit edildiği belirtilmişse de; zeminin bataklık olması ayrı bir konu, zemini su basması ayrı bir konudur. Yargılamaya konu olan olayda, zeminden kaya dolgu çıkarılınca, zemini su bastığından; kazık çalışması yapılabilmesi için zeminin su basmasından korunması gerekmiştir. Bu sebeple palplanş yapılması zorunlu olmuştur.
Ek İlamda da belirtildiği üzere, kaya dolgu sonradan anlaşılmış olmakla; zemini su basması durumu kaya dolgunun çıkarılmasıyla oluştuğundan; ihale aşamasında teklif verilirken bunun bilindiğinden bahsedilemez. Zemin etüt raporunda yer alan zeminde bataklık alanlar bulunduğuna dair tespitin, sonradan ortaya çıkan bu duruma işaret etmeyeceği tartışmasızdır.
Dolayısıyla, her ne kadar Ek İlamda zemin etüd raporlarındaki tespitlerden; fore kazık imalatı için palplanş yapılması gerektiğinin anlaşılabileceği kabul edilmişse de; yukarıdaki açıklamalardan, zemin etüt raporunda, kaya dolguya ilişkin bir tespit bulunmadığı; zeminde bataklık bulunmasının, kaya dolgunun boşaltılması ile oluşacak boşluğun deniz suyuyla dolması ihtimali ile hiçbir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Zemin etüt raporundaki tespitlerden bazı alanlarda zeminin bataklık olduğu anlaşılmış olmakla birlikte zeminin bataklık olması palplanş yapılmasını gerektiren bir durum değildir. Zeminin bataklık olması durumunda drenaj, izolasyon veya pompaj ile zeminin kurutulması gerekmekte olup, nitekim, zemin etüt raporunda da bunlar önerilmiştir.
Buna karşın, palplanş iksa imalatlarının, yol veya platform inşa tekniği olmayıp, inşaat alanına su girmesini önleyen sistemin montajı olduğu, bu imalatlar ile köprü ayak temellerinin inşasına imkân tanıyan, sudan arındırılmış bir çalışma ortamı sağlandığı bilinmektedir.
Bu durumda yeniden bir değerlendirme yapmak gerekir ise; ihale sonrası çalışmalarda 9 adet köprü ayağı altında kaya dolgusu bulunduğu tespit edilmiş olup, bu durumun ihale öncesi zemin etüd raporunda öngörülmeyen bir durum olduğu açıktır. (Bilirkişi Raporunun 7.1. maddesinde de belirtildiği üzere) Söz konusu kaya dolgu çıkarılmadan bu zeminde, köprü temel ayağı yapılmasına yönelik bir çalışma yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmış; bunun için öncelikle bu ayaklar altındaki kaya dolgu çıkarılmış; ortaya çıkan boşluğa su dolması üzerine, ayak çevresinde palplanş iksa imalatları yapılarak su boşaltıldıktan sonra stabilize dolgu yapılmış, zemin sağlamlaştırıldıktan sonra palplanş sökülmüştür. İhale öncesi zemin etüdünde yer almayan ve öngörülmesi mümkün olmayan bu durumdan dolayı, sadece bu 9 adet köprü ayağı çevresi için palplanş imalatı yapmak, bir tercihten öte zaruret halini almıştır. Bu nedenle, bu imalatları iş artışı kapsamında ayrıca kabul etmek ve değişen zemin koşullarına göre yapılmış imalatları, götürü bedel dışında değerlendirmek gerekmektedir.
Bu 9 adet dışında kalan köprü ayağı için yapılan palplanş imalatları için ise, ihale öncesinde proje içerisinde olup olmadığı belli olmamakla birlikte ve özel teknik şartname içerisinde gösterilmemekle birlikte, mevcut zemin etüd raporuna göre her hâlükârda palplanş iksa yapılmasının gerekli olduğu anlaşıldığından; götürü bedel kapsamı içerisinde değerlendirmenin daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Oysa, Ek İlamdaki kamu zararı hesabında, sadece 9 adet değil, toplamda 26 adet köprü ayağı için yapılan palplanş iksa imalatlarının bedelleri kamu zararı olarak gösterilmiştir.
Bu itibarla, 9 adet köprü ayağı için yapılan palplanş iksa imalatları için yapılan ödemelerinin haliyle kabulü; bunların dışında kalan ve İlamda kamu zararı hesabında gösterilen diğer 17 adet köprü ayağı için yapılan palplanş iksa imalatları için yapılan ödemelerin, götürü teklif bedel içerisinde kabul edilmesi gerektiği düşünüldüğünden, bunlar için yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturduğunun kabulü ile tazmin hükmü tutarının yeniden hesaplanması gerekir.
“Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı konusuna gelince;
Kaya dolgunun hafriyatı sonrasında oluşan hendek çukurunun dolgu malzeme ile doldurulması da fore kazık uygulamasından bağımsız bir imalat olup fore kazık platformu ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bahse konu fore kazık uygulamalarında platform ile kast edilen; fore kazık makinesi ile diğer iş makinelerinin herhangi bir engebe, kayalık veya benzer bir engelle karşılaşmadan çalışabilecekleri engebeden, kayalıklardan arındırılmış, düz hale getirilmiş bir çalışma alanının sağlanmasıdır. Fiilen yapılan imalat ise, kaya dolgunun tasfiyesi sonrasında oluşan hendek çukurunun doldurulması, yani yeni bir zemin inşasıdır. Bu kapsamda yapılan imalatı yardımcı bir imalat olarak görmek veya (yol seviyesinin dört metre aşağısından yapılmış olduğundan) zemin seviyesinde gerçekleştirilmiş bir platform inşası olarak kabul etmek mümkün değildir.
Diğer yandan, kaya dolgu boşaltılması sonrasında oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulmasının da işin devamının sağlanması için bir zorunluluk olduğu Bilirkişi Raporunda da belirtilmiştir. Bu işlem yapılmadan köprü inşaatına devam edilmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, iş artışı yapılarak (sadece kaya dolgusuna denk gelen 9 adet köprü ayağı için ödeme yapılarak) işin bitirilmesi sağlanmıştır.
Ek İlamda, 9 adet köprü ayağı tabanına yapılan “Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı için yapılan ödemeler de kamu zararı olarak nitelendirilmiştir.
Gerekçe olarak, yukarıda da belirtildiği üzere, işe ait özel teknik şartnamenin “Anahtar Teslim Götürü Bedel” kısmında yer alan “İ.022 Ø120 Cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması” imalatının tarifinden ve İnşaat Genel Teknik Şartnamesinin 10-Kazık işleri 3. Uygulama Esasları başlıklı 3.2 nci maddesinde yer alan; “Kazık Uygulaması yapılacak alana delme veya çakma makinasının hazır kazık veya yerinde dökme betonunu taşıyan ağır araçların geliş ve gidişine uygun yol olmaması halinde gerekli yol veya dolgu veya iskele gibi güvenlik tedbirleri alınacak, makine ve ekipmanların yerinde güvenli şekilde mesnetlendirilmesi ve kullanım imkanları sağlanacaktır.” ifadelerinden hareketle fore kazık imalatı için gerekli platform ve yolların yapılmasının yüklenici sorumluluğunda olduğu; bu bağlamda gerek palplanş gerekse de kaya dolgunun çıkarılmasından sonra oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulması imalatlarının, fore kazık makinesi için çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yardımcı oldukları açıklamalarına yer verilmiştir.
Denetçinin ve Dairenin bu tespitinde, Bilirkişi Raporunun 7. Kısmında; “KÖPRÜ TEMEL VE AYAĞININ YAPILMASINDA İNŞAAT AŞAMALARI” başlığı altında yer alan değerlendirmelerin etkili olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, bu Kısımda;
“….
Boşaltılan köprü temel çukuruna Stabilize malzeme (ocak taşı malzeme kullanılmış) yanlardan boşaltılarak elle serilmesi ve tabaka, tabaka kompaktörler ile sıkıştırılarak Fore kazık makinasına zemin kotuna kadar platform oluşturulması gerekmektedir….
Stabilize malzeme (ocak taşı malzemesi) ile zemin seviyesine kadar dolgusu yapılan köprü temel çukuru üzerinde, Bauer BG – 36 Fore Kazık makinası (130 ton, 25 metre kule yüksekliğinde) iş makinası ile muhtelif adetlerde olmak üzere (bazı ayaklarda 8 adet, bazı ayakta 9 adet, bazı ayaklarda 16 adet, bazı ayaklarda 24 adet, bazı ayaklarda 36 adet) olmak üzere 36 metre derinliğinde, 1200 mm çapında fore kazık uygulaması yapılmıştır. Uygulama yapılırken de muhafaza borusu sürülmüş ve donatı konularak betonarme betonu ile fore kazık uygulaması bitirilmiştir.”
İfadeleri yer almaktadır.
Sorumlular,
-
İhaleye hazırlık aşamasında yapılan zemin etüdünün aksine zeminde kaya dolgu çıkması sebebiyle, bu alanda yapılacak imalatlarda değişikliğe gitme zorunluluğunun doğduğunu, bu değişikliklerin temel nedeninin; kaya dolgunun hafriyat edilmesi sonrasında ortada zemin denilecek bir alanın kalmaması ve bu boşlukların hızlı bir şekilde su ile dolması olduğunu, bu nedenle temel seviyesinden dört metre aşağıda kalan bu alanın, palplanş iksa imalatı yapılıp sudan arındırıldıktan sonra, BFİ.052 Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgusu Yapılması pozu kapsamında dolgu yapılması zorunluluğu doğduğunu, Bilirkişi Raporunda belirtildiği üzere; 4 metre derinliğindeki kaya dolgunun boşaltılması sonrasında oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulmasının işin devamının sağlanması için bir zorunluluk olduğunu, palplanş iksa çakılmasına uygun bir zemin ıslahının gerçekleşmesi için gerekli olduğu gibi, söz konusu zemin ıslahının fore kazık makinasının çalışması için de kullanılmış olduğunu; ancak, 4 metre derinliğe kadar yapılan dolgu ile sağlanmış bir zemin ıslahının yalnızca fore kazık makinası platformu olarak değerlendirilmesinin ve fore kazık birim fiyatı içerisinde yorumlanmasının mümkün olmadığını, fore kazık makinası birim fiyatı içerisinde olan platform oluşturulması işinin, yalnızca fore kazık makinasının fore kazık üst kotunda, makinanın oturacağı zemindeki tesviye ve benzeri imalatları kapsadığını,
-
Bu işlem yapılmadan köprü inşaatına devam edilmesinin mümkün olmayacağını, bu nedenle, iş artışı yapılarak işin bitirilmesinin sağlandığını, bu değişikliklerin hukuki dayanaklarının 4735 sayılı Kamu îhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme Kapsamında Yaptırılabilecek İlave İşler, İş Eksilişi ve İşin Tasfiyesi” başlıklı 24 üncü maddesi ile Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine ekli Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12 nci maddesinin 4 üncü fıkrası olduğunu, yukarıda bahsedilen Başkanlık Olurunda yer alan mukayeseli keşif raporunda, işin tamamlanabilmesi için yapılan değişikliklerin açıkça gösterildiğini,
-
Kaya dolgu boşaltma işleminden sonra bu boşaltılan alanda yapılan ilave dolgu imalatlarının fore kazık birim fiyat tarifi ve analizi içinde olmadığının açık olduğunu; dolayısıyla yapılan bu ilave dolgunun sözleşmeye uygun olarak “BFİ.052 Stabilize malzeme ile hendek temel dolgusu yapılması” pozu ile teklif birim fiyatlı işler kapsamında revize fiyatı da yapılarak ödendiğini, söz konusu alana dört metre derinlikte 10.437 metreküp dolgu yapıldığını, yapılan işin, kaya dolgunun tasfiyesi sonrasında oluşan hendek çukurunun doldurulması, yani yeni bir zemin inşası olduğunu, bu kapsamda bir işi yardımcı bir iş olarak görmenin veya zemin seviyesinde gerçekleştirilmiş bir platform inşası olarak kabul etmenin mümkün olmadığını,
-
Bu poz kapsamında sadece kaya dolgu alanda ve dere içindeki 9 adet temel ayak kazısı için yapılan ek dolgu imalatlarına ödeme yapılmış olup; batak balçık ve benzeri zeminde yapılan diğer köprü temel ayaklarında fore kazık imalatları sırasında yapılan dolgulara ödeme yapılmadığını
Belirtmişlerdir.
Kaya dolgunun hafriyatı sonrasında oluşan hendek çukurunun dolgu malzeme ile doldurulması, fore kazık uygulamasından ayrı ve bağımsız bir imalat olup, fore kazık platformu ile doğrudan ilgisi bulunmamaktadır. Bahse konu fore kazık uygulamalarında platform ile kast edilen; fore kazık makinesi ile diğer iş makinelerinin herhangi bir engebe, kayalık veya benzer bir engelle karşılaşmadan çalışabilecekleri, düz hale getirilmiş bir çalışma alanının sağlanmasıdır. Fiilen yapılan imalat ise, kaya dolgunun tasfiyesi sonrasında oluşan hendek çukurunun doldurulması, yani yeni bir zemin inşasıdır. Bu kapsamda yapılan imalat yol seviyesinin dört metre aşağısından itibaren yapılmış dolgu imalatı olduğundan, zemin seviyesinde gerçekleştirilmiş bir platform inşası olarak kabul etmek mümkün değildir. Bununla beraber, yapılan imalatın bu amaca da hizmet ettiği açıktır. Bu durumda, aynı alanda hafriyatı yapılan kaya dolgusu için gerçekleştirilen dolgu miktarı dışında, platform teşkili için yapılan dolgu miktarının ayrıştırılarak tespiti gerekir ki bunun da mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, 9 adet köprü ayağı tabanına yapılan “Stabilize Malzeme ile Hendek Temel Dolgu Yapılması” imalatı için yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmadığı değerlendirildiğinden; bu ödemler de kamu zararı toplamından düşülerek kamu zararı hesabının yeniden yapılması gerekir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, karar düzeltilmesi talebinde bulunan sorumlu (ve vekilinin) iddialarının kısmen kabulüyle, 331 sayılı Ek İlamın 1. maddesinin (C) bendiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünden; 9 adet köprü ayağına ilişkin olarak ödenen palplanş iksa (profil demirler ile destekleme ve sökülmesi dahil) ve dolgu bedellerinden oluşan;
BFİ. 047 Palplanş iksa imalatından gelen; 512 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 = 4.992 m² x … = …. TL
BFİ.048 Palplanş iksalarda profil demirler ile desteklemeden gelen; 5,851 + 7,231 + 7,231 + 7,231 + 7,231 + 7,231 + 7,231 + 7,231 + 7,231 = 4.992 m² x … = 63,699 ton x … = … TL
BFİ.049 Palplanş iksa sökümünden gelen; 512 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 + 560 = 4.992 m² x … = … TL
BFİ.052 ve BFİ.052 (RV) Stabilize malzeme ile hendek temel dolgusu yapımından gelen; 898,702 + 1.194,782 + 1.194,782 + 1.194,782 + 1.194,782 + 1.194,782 + 1.194,782 + 1.194,782 + 1.194,782 = 10.436,958 m³ (1.920,000 m³ x …) + (8.516,958 m³ x …) = … + … = … TL
TOPLAM = … TL’nin düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödenen 17 adet köprü ayağına ilişkin palplanş iksa (profil demirler ile destekleme ve sökülmesi dahil) ve dolgu bedelleri toplamı … TL’nin;
Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Daire Başkanı) …, Gerçekleştirme Görevlisi (Yol Üstyapı Şube Müdürü) … ile Diğer Sorumlular (İnşaat Mühendisi) … ve (İnşaat Mühendisi) …
Uhdelerinde kalmak üzere, hükmün bu tutar üzerinden DÜZELTİLEREK TASDİKİNE, (Üye …’in usul yönünden ilave görüşüyle), (Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … ve 2. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 17.01.2024 tarih ve 56385 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Usul yönünden) İlave gerekçe/görüş
Üye …:
Esas görüşüm karar düzeltilmesine mahal olup olmadığı hususunda yapılan oylama sonucunda yukarıda belirtilen azınlık görüşündeki açıklamalar doğrultusunda kamu zararının tamamının tasdikine yönelik Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesine mahal olmadığı yönünde olmakla beraber; Sayıştay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu ve Daireler Kurulunun Çalışma Usul ve Esaslarının müzakere ve oylamalara ilişkin ilgili maddeleri bağlamında müzakerelere devam edilmesi nedeniyle konunun esasına ilişkin işbu oylamada çoğunluk görüşü yönünde oy kullanmak durumunda kalınmıştır.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … ile Üye …:
Tasdik edilen ek ilama konu husus; … Büyükşehir Belediyesi tarafından, yüklenici … ne, 30.01.2015 tarihli, … TL’sı Birim Fiyat: … TL’si Anahtar Teslimi Götürü Bedel olmak üzere, toplam, … TL tutarındaki Karma Sözleşme ile yaptırılan, "… Yapım İşi" ile ilgili olarak;
A) Keşifte yer verilmeyen imalata ait bedelin, yeni birim fiyat yapılmaksızın ödenmesi nedeniyle, … TL;
B) Revize fiyat uygulanmaması nedeniyle … TL;
C) 02.11.2017 tarih ve D6/2017/51 sayılı kararla görevlendirilen hazırlanan, 15.02.2018 tarihli Bilirkişi Raporu sonrasında düzenlenen 03.12.ZU18 tarihli ek raporda, Denetçi tarafından yazılan ek sorgu ile işin anahtar teslimi götürü bedel kapsamında yapılan imalatların proje dahilinde olması sebebiyle, bu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme yapılması sonucunda, … TL olmak üzere, toplam … TL kamu zararına neden olunduğuna ilişkindir.
İlamda sonuç olarak;
(A) ve (B) bentlerindeki iddialar hakkında, sorgu konusu edilen toplam … TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına;
(C) bendindeki iddia hakkında, işin "Anahtar Teslimi Götürü Bedel" kısmında yer alan fore kazık imalatının içinde tarif edilen ve sözleşme bedeline dahil olan, söz konusu imalatlar için iş artışı yoluyla ödeme yapılması mümkün olmadığından, Anahtar Teslimi Götürü Bedel kısmında yer alan işin gerçekleştirilmesi için yapılan imalatlara iş artışı yoluyla ödenen kamu zararı tutarı olan … TL’nin sorumlularına ödettirilmesine
Karar verilmiş ve bu ilam Temyiz Kurulu tarafından da oy çokluğu ile tasdik edilmiştir.
Tasdik edilen ilamda sorumlularına ödettirilmesine karar verilen ödeme; denetlenen işin yapımı sırasında, önceden bilinmediği halde, işin yapıldığı güzergahın bir kısmında kaya dolgu çıkması üzerine; fore kazık imalatına uygun olmayan kaya dolgunun çıkarılması, yerine fore kazık yapılmasına uygun dolgu yapılması ve su basmasını önlemek için palplanş iksa yapılması işi için yapılan ödemedir.
Söz konusu iş, 22.09.2014 tarihinde teklif birim fiyatlı işler ve anahtar teslimi götürü bedelli işler olmak üzere karma sözleşme olarak ihale edilmiştir. İhale bedeli ise; teklif birim fiyatlı işler … TL, anahtar teslim götürü bedelli işler … TL olmak üzere toplam … TL (…)’dir. İş süresi 420 gün olarak belirlenmiştir.
Teklif birim fiyatlı işler kapsamında; kazı ve dolgu yapılması, toprakarme imalatları, köprü yaklaşım yolları imalatları, yağmursuyu deşarj hattı imalatları, mevcut eski köprünün yıkılması ve mevcut alt yapılardaki elektrik, kanal, yağmursuyu ve doğalgaz gibi altyapı imalatlarının deplase işlerinin yapılması olarak öngörülmüştür.
Anahtar teslimi götürü bedel işler kapsamında; fore kazık imalatları ve ayak temelleri dâhil tüm köprü imalatlarının yapılması öngörülmüştür.
27.01.2015 tarihinde sözleşme imzalanmış, 06.12.2015 tarihinde yer teslimi yapılarak bilfiil işe başlanmış olup, işin bitim tarihi 31.03.2016 olarak belirlenmiştir. 18.06.2015 tarihli mukayeseli keşif raporu ile 2. keşif bedeli … TL olarak bulunmuş, işte keşif artışı olmasına rağmen herhangi bir süre uzatımı verilmemiştir. İşin geçici kabulü 30.11.2015 tarihi itibari ile yapılmış ve kullanıma açılmıştır.
Öncelikle, tazmin hükmüne konu olay hakkındaki mevzuata bakılacak olursa;
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 24 üncü maddesinde:
“Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.
Birim fiyat sözleşme ile yürütülen yapım işlerinde, Bakanlar Kurulu bu oranı sözleşme bazında % 40 'a kadar artırmaya yetkilidir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
…”
Denilmekte olup, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayanılarak çıkarılan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ve aynı zamanda sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 21 nci maddesinde iş artışı ile ilgili olarak 4735 sayılı Kanunun 21 inci maddesinden farklı olarak karma sözleşmelerde; artışa konu işin, götürü bedel teklif edilen iş kısımlarına ait sözleşme bedeli tutarının % 10’una, birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait sözleşme tutarının % 20’sine kadar oran dahilinde süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabileceği ve Bakanlar Kurulunun birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait oranı sözleşme bazında % 40’a kadar artırmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Projelerin uygulanması” başlıklı 12 nci maddesinde:
“(1) Sözleşme konusu işler, idare tarafından yükleniciye verilen veya yüklenici tarafından hazırlanıp idarece onaylanan uygulama projelerine uygun olarak yapılır.
(2) Birim fiyatlı işlerin, onaylı uygulama projesi hazırlanmamış kısımlarına idarenin izni olmadan başlanamaz. Aksine bir davranışın sorumluluğu yükleniciye aittir.
(3) Projelerin zemine uygulanması sırasında meydana gelen hataların sorumluluğu ve hataların neden olduğu zararlar ve giderler yükleniciye ait olup, bunun sonucu olarak meydana gelen hatalı işin bedeli de yükleniciye ödenmez.
(4) İdare, sözleşme konusu işlerle ilgili proje v.b. teknik belgelerde, değişiklik yapılmaksızın işin tamamlanmasının fiilen imkansız olduğu hallerde, işin sözleşmede belirtilen niteliğine uygun bir şekilde tamamlanmasını sağlayacak şekilde gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir. Yüklenici, işlerin devamı sırasında gerekli görülecek bu değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorundadır. Proje değişiklikleri, ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesini veya değiştirilmesini veya başka yerde kullanılmasını gerektirirse, bu yüzden doğacak fazla işçilik ve giderleri idare yükleniciye öder. Proje değişiklikleri işin süresini etkileyecek nitelikte ise yüklenicinin bu husustaki süre talebi de idare tarafından dikkate alınır.
(5) İdarenin veya yapı denetim görevlisinin yazılı bir tebliği olmaksızın yüklenici, projelerde herhangi bir değişiklik yaptığı takdirde sorumluluk kendisine ait olup bu gibi değişiklikler nedeniyle bir hak iddiasında bulunamaz.
…”
Hükümleri yer almaktadır.
Karar düzeltilmesi dilekçesi ve rapor dosyası eki belgelerin incelenmesinden; yüklenici tarafından köprü temel ayaklarının inşa edileceği zeminde ihaleye hazırlık aşamasında tespit edilemeyen kayalık dolguların işe başlandıktan sonra muayene kazıları sonucunda ortaya çıkması ve dolguların çıkarılması sonucunda ise hemen deniz suyu ile dolduğunun görülmesi nedeniyle köprü temel ayaklarının fen kurallarına uygun bir şekilde inşası için, inşaat alanına deniz suyunun girişinin önlenmesi ve mevcut deniz suyunun tahliye edilmesi zorunluluğu nedeniyle palplanş imalatı yapılmadan ihale konusu işin bitirilemeyecek olması nedeniyle Başkanlık Oluru ile palplanş imalatı yapılması ve dolgu yapılması dâhil bazı pozlarda iş artışına gidilmek zorunda kalındığı anlaşılmaktadır. Olur yazısına ekli gerekçe raporunda, söz konusu iş artışları yapılmadan inşaatın bitirilemeyeceği ifade edilmiş; mukayeseli keşif icmal tablosunda ise yapılan artışların her biri teknik açıklamaları ile gösterilmiştir.
Sayıştay 6. Dairesi tarafından görevlendirilen Bilirkişi Heyetinin hazırladığı Bilirkişi Raporunda da; “Köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için palplanş iksa yapılması temel çukurunda susuz bir ortamın oluşturulması ve temel alt kotuna kadar da sızan suların pompajla tahliye edilmesi ve çalışma ortamının yapılması gerekmektedir.” denilmek suretiyle palplanş yapılmasının sadece fore kazık imalatı için değil, köprü ayak temellerinin yapılabilmesi için gerekli bir imalat olduğu açık bir şekilde ortaya konulmuştur.
Diğer taraftan Ek İlamda; işe ait özel teknik şartnamenin “Anahtar Teslim Götürü Bedel” kısmında yer alan “İ.022 Ø120 Cm Çapında Her Boyda Yerinde Dökme Kazık Yapılması” imalatının; “Tasdikli proje detaylarına uygun olarak her boyda, kuruda veya suda fore kazık yapılması için kazık hafriyatında ve betonlanmasında kullanılacak makinaların su içinde veya dışında (kuruda ) çalışması için platform hazırlanması, gerekli makine, teçhizat ile bunların çalıştırılması için gerekli araç, gereç, malzeme, elektrik tesisat ve enerjinin temini, is yerine getirilmesi, is bitiminden sonra nakilleri, montajı ve demontajı, bu isin yürütülmesi ve yönetilmesi için teknik ekibin temini ve çalıştırılması; bu imalatın tekniğine uygun esaslar dahilinde forajın yapılması, muhafaza boru içindeki betona zararlı maddelerin temizlenmesi, su vs. her türlü malzemenin temini (betonarme demiri hariç) ve nakli, her türlü isçilik, betonun hazırlanması, taşınması, her derinlikte yerine konması, muhafaza borusuna donatının yerleştirilmesi, proje esasına uygun betonun dökülmesi ve muhafaza borusunun çekilmesi, temel içinde kalacak kazık baslarının kırılması ve demirlerinin temizlenmesi, lüzumu halinde veya projesi icabı taşıyıcı kaya tabakası içinde asgari 0,75 m derinliğe inilmesi, foraj esnasında istenilen kazık zemininden numune alınması, muhafazası ve raporunun hazırlanması, beton kalite kontrolü için her türlü deney yapılması, kontrol mühendisinin gerekli göreceği sayıda en az 1 adet yükleme deneyi yapılması, genel teknik şartnamede gösterilen bütün islerin yapılması, forajdan çıkan kazının şantiyeden nakliyesi, yükleme ve boşaltılması, beton nakli, imalat icabı fazla dökülen kazık betonunun kırılması, baslıkların düzeltilmesi için her türlü malzeme ve zayiatı, isçilik, makine, araç ve gereç giderleri, müteahhit karı ve genel giderler dahil Ø120 cm çapında 1 m fore kazık, foraj ve betonaj fiyatıdır.” şeklindeki tarifinden ve İnşaat Genel Teknik Şartnamesinin 10-Kazık işleri 3. Uygulama Esasları başlıklı 3.2 nci maddesinde yer alan; “Kazık Uygulaması yapılacak alana delme veya çakma makinasının hazır kazık veya yerinde dökme betonunu taşıyan ağır araçların geliş ve gidişine uygun yol olmaması halinde gerekli yol veya dolgu veya iskele gibi güvenlik tedbirleri alınacak, makine ve ekipmanların yerinde güvenli şekilde mesnetlendirilmesi ve kullanım imkanları sağlanacaktır.” ifadelerinden hareketle fore kazık imalatı için gerekli platform ve yolların yapılmasının yüklenici sorumluluğunda olduğu; bu bağlamda gerek palplanş gerekse de kaya dolgunun çıkarılmasından sonra oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulması imalatlarının, fore kazık makinesi için çalışma platformu yapımı esnasında karşılaşılan güçlüğün telafi edilmesine yardımcı oldukları açıklamalarına yer verilmiştir.
Ancak, yukarıda da değinildiği üzere; Palplanş iksa imalatı bir yol veya platform inşa tekniği olmayıp, inşaat alanına su girmesini önleyen sistemin montajıdır. Palplanş iksa imalatı ile köprü ayak temellerinin inşasına imkân tanıyan, sudan arındırılmış bir çalışma ortamı sağlanmaktadır. Bu anlamda, palplanş imalatı fore kazık imalatından tamamen ayrı bir iş olup, fore kazık imalatının bir parçası olarak kabul etmek mümkün değildir.
Kaldı ki, Bilirkişi Raporunun “10- Sonuç Olarak” başlıklı kısmında da:
“…
Köprünün ayaklarının yapılabilmesi için çalışma alanında kuru zemin oluşturmak gerekmektedir. Köprünün yeri icabı deniz seviyesinin altında çalışmalar olduğu için, palplanş iksa yapılma zorunluluğu olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlardan; köprü ayak temellerinin yapılması için zorunlu palplanş iksa imalat kaleminin Mukayeseli Keşif Raporunda ANAHTAR TESLİMİ GÖTÜRÜ İŞLER kapsamında % 10’luk Keşif Artışı içinde değerlendirilmesi 4734-4735 sayılı Yasaya ve Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesine uygun olduğu değerlendirilmiştir.”
İfadelerine yer verilmesi, palplanş imalatının yardımcı bir imalat değil, fore kazık imalatından farklı bir imalat olduğuna ilişkin yukarıda yaptığımız açıklamaları destekler niteliktedir.
Kaya dolgunun hafriyatı sonrasında oluşan hendek çukurunun dolgu malzeme ile doldurulması da fore kazık uygulamasından bağımsız bir imalat olup fore kazık platformu ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bahse konu fore kazık uygulamalarında platform ile kast edilen; fore kazık makinesi ile diğer iş makinelerinin herhangi bir engebe, kayalık veya benzer bir engelle karşılaşmadan çalışabilecekleri engebeden, kayalıklardan arındırılmış, düz hale getirilmiş bir çalışma alanının sağlanmasıdır. Fiilen yapılan imalat ise, kaya dolgunun tasfiyesi sonrasında oluşan hendek çukurunun doldurulması, yani yeni bir zemin inşasıdır. Bu kapsamda yapılan imalatı yardımcı bir imalat olarak görmek veya (yol seviyesinin dört metre aşağısından yapılmış olduğundan) zemin seviyesinde gerçekleştirilmiş bir platform inşası olarak kabul etmek mümkün değildir.
Diğer yandan, kaya dolgu boşaltılması sonrasında oluşan hendek çukurunun stabilize malzeme ile doldurulmasının da işin devamının sağlanması için bir zorunluluk olduğu Bilirkişi Raporunda da belirtilmiştir. Bu işlem yapılmadan köprü inşaatına devam edilmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, iş artışı yapılarak (sadece kaya dolgusuna denk gelen 9 adet köprü ayağı için ödeme yapılarak) işin bitirilmesi sağlanmıştır.
Son olarak, Ek İlamda yüklenicinin zemini bildiği ve bu zemin nedeniyle sonradan çıkacak imalatları teklif ettiği üzerinden yapması gerektiği varsayımı üzerine tazmin hükmü kurulmuşsa da; ihale dokümanları zeminin balçık olduğunu ifade eden zemin etütlerine göre hazırlanmıştır. İş artışı yapılma sebebi ise, balçık olduğu varsayılan zeminden kaya dolgu çıkmasıdır ki; Bilirkişi Raporunun 7.1. maddesinde de söz konusu kaya dolgu çıkarılmadan bu zeminde, köprü temel ayağı yapılmasına yönelik bir çalışma yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Bu hususların dışında, Sayıştay 6. Dairesi, dilekçeye konu Ek İlamın 1. maddesinin (B) fıkrasında; “Sorgu konusu edilen olayda, anahtar teslimi götürü bedel kapsamında olan köprü yapısının tamamlanması için betonarme imalattan önce palplanş iksa imalatlarının yapılmasının fen kuralları gereği bir zorunluluk olduğu görülmektedir.” ifadesine yer vererek İdarece yapılan işin doğru olduğunu ifade etmesine rağmen, aynı maddenin (C) fıkrasında bu görüşün tam tersi bir karar vermiş olması da açık bir çelişki arz etmektedir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bahse konu işte; zemin etüt raporlarında yer almayan, iş mahallinin görülmesi ile de tespit edilemeyen, ancak kazı esnasında ortaya çıkan kaya dolgu nedeni ile anahtar teslimi işlerin yapılabilmesi için teknik zorunluluk olarak ortaya çıkan imalatların iş artışı kapsamında yapılmasında Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12/4 üncü ve 21 inci maddeleri doğrultusunda mevzuata aykırılık bulunmadığından ve bu uygulama ile herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediğinden; karar düzeltilmesi talebinde bulunan sorumlu vekili ve sorumluların iddia ve itirazlarının kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
…. Daire Başkanı …:
Konunun esası yönünden aşağıda belirtilen azınlık bozma görüşüne katılmakla beraber usul yönünden de; Kurulumuzca verilen “düzeltilerek tasdik” kararı, aslında mevzuata uygun bulunan kısım açısından “tazmin hükmünün kaldırılması (ref)” kararıdır. Somut olayda; söz konusu çoğunluğun kaldırma yönünde verilmiş oyu olmaksızın, düzeltilerek tasdik kararı verildiğinde, Kanunun kaldırma kararlarında aradığı nitelikli çoğunluk şartı sağlanmadan ilgili kısım kaldırılmış olacak ki, bu da Kanuna aykırılık teşkil edecektir.
Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun aradığı üçte iki nitelikli çoğunluk şartı sağlanmaksızın konunun bir kısmının kaldırılacak olması göz önüne alındığında, müzakerelere devam edilerek tazmin hükmünün bozularak Daireye gönderilmesi gerekir.
Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
Karar metnimizde yapılan açıklamalar doğrultusunda; 331 sayılı Ek İlamın 1. maddesinin (C) bendiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca bozulmasına ve Daire tarafından yukarıda belirtilen bütün bu hususlar gözetilerek yeniden değerlendirme yapılması sonucunda; kamu zararı tablosundaki mevzuata uygun olarak 9 adet köprü ayağına ilişkin olarak ödenen palplanş iksa (profil demirler ile destekleme sökülmesi dahil) ve dolgu bedelleri toplamının düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödenen 17 adet köprü ayağına ilişkin palplanş iksa (profil demirler ile destekleme sökülmesi dahil) ve dolgu bedelleri toplamının kamu zararı tutarı olarak belirlenmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57