Sayıştay 6. Dairesi 46330 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46330

Karar Tarihi

19 Haziran 2020

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2017

  • Daire: 6

  • Dosya No: 46330

  • Tutanak No: 48210

  • Tutanak Tarihi: 19.06.2020

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Derneğe yardım.

216 sayılı ilamın 22. Maddesi ile; ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ... Derneğine mahallin en büyük mülki idare amirinin onayı bulunan bir ortak hizmet projesi yürütülmeksizin ayni yardımda bulunulması suretiyle neden olunan ...-TL kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.

Temyiz Dilekçesi

Harcama yetkilisi sıfatıyla sorumluluğuna hükmedilen ... ve gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumluluğuna hükmedilen ... tarafından sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;

... Büyükşehir Belediyesi ve ... Derneği arasında 04/09/2017 tarihinde yapılan Protokolle Belediyenin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14 ve 75 inci maddelerine ve ... Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin 8 inci maddesine istinaden 7020 yılında Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, ... Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda yapılacak Dağ Bisikleti Dünya Şampiyonası öncesi şehirde bisiklet sporunu teşvik etmek ve bu sporu çeşitli meslek gruplarıyla özendirerek yaygınlaştırmak adına yapılan ortak proje kapsamında ... Derneği tarafından 100 adet dafl bisikleti ve 100 adet kask dağıtılmıştır.

Usul hatası yapılarak mahallin en büyük mülki amirinin izni zamanı içerisinde alınamasa da;

Usul eksikliğinin giderilmesi, önceki işlemin tamamlayıcısı olarak 2017-20 dönemleri kapsayacak şekilde ... Derneği ile 04/09/ tarihinde imzalanan ortak hizmet projesi protokolünün söz konusu donemler, kapsar şekilde yeni protokolle uzatılması için 14/10/2019 tarih ve 9/509 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi Kararıyla Büyükşehir Belediye Başkanına yetki alınmıştır.

31/10/2019 tarih ve E.20664 sayılı ... Valiliği yazısıyla da 5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin 1 nci fıkrası (c) bendi uyarınca, ... Büyükşehir Belediyesinin ... Derneği ile 2017-2020 dönemim kapsayacak şekilde “Bisiklet Dağıtımı Ortak Hizmet Projesi” yapması hususunda izin alınmıştır.

14/10/2019 tarih ve 9/509 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı ile 31/10/2019 tarih ve E.20664 sayılı ... Valiliği yazısına istinaden 06/11/2019 tarihinde ... Derneği ile 2017-2020 dönemini kapsayan ek yeni bir Protokol yapılmıştır.

Sayıştay 6. Dairesi'nin 28/02/2019 Karar tarihli ve 640 Karar Nolu ilamında da belirtildiği üzere; “ilgili mevzuat uyarınca Belediyelerin kamu yararına çalışan dernekler dışında kalan dernekler ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, ancak ortak hizmet projesinin gerçekleşebilmesi için; projenin belediyenin görev ve sorumluluk alanlarına giriyor olması, belediye meclisinin karar alması, ortak bir hizmet projesi için anlaşma yapılması ve mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınmış olması gerekliliğinin kurucu unsurlar olarak ifade edilmiştir.

Savunmamız ekindeki kanıtlayım belgeler yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin tümünün yerine getirildiğini göstermektedir.

İlamda belirtilen usul eksikliği ilam süresi dönemini de kapsar şekilde tamamlandığından işbu itirazlarımız doğrultusunda kamu zararına konu MADDE 22 nolu ilamın kaldırılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ederiz.

Başsavcılık Mütalaası:

Harcama yetkilisi sıfatıyla sorumluluğuna hükmedilen ... ve gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumluluğuna hükmedilen ... tarafından sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçesine istinaden verilen Başsavcılık Mütalaasında aynen;

“5393 sayılı Belediye Kanunun 14 ve 75. maddeleri belediyelerin kamu yararına çalışan derneklerin dışında kalan dernekler ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, ancak ortak hizmet projesinin gerçekleştirilebilmesi için projenin belediyenin görev ve sorumluluk alanlarına giriyor olması, belediye meclisinin karar alması, bu kararın mahallin en büyük mülki idare amirinin onayı ve izninin alınmış ortak bir hizmet projesi için anlaşma yapılması gerekmektedir.

İlam konusu olayda, adı geçen dernek ile belediye arasında sporun teşvik edilmesi yönünde bir protokol mevcut ise de kamu yararına çalışan dernek statüsünde bulunmayan ... Derneği ile söz konusu ortak hizmet projesinin yürütülmesi için mahallin en büyük mülki idare amirinden onay alınmadığı, ancak harcamalar yapıldıktan, hesap yılından ve ilamdan sonra gerekli izinlerin alınmış olması, konu edilen kamu zararının ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmektedir.

Bu nedenle, gerekçeli Daire kararının korunmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

Denilmektedir.

Dosya ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Temyize konu 216 sayılı ilamın 22. Maddesinde mevzuatta yeri olmamasına rağmen kamu yararına çalışan dernek statüsünde olmayan derneğe taşınır (bisiklet) devrinin yapıldığı, her ne kadar sorumlularca savunmalarında, ilgili derneğin tüzüğünde kamu yararına yararlı olmak, spor, sosyal- kültürel etkinlikler düzenlediği belirtilmek suretiyle 5393 sayılı Kanunun 14. Madde hükmü gereğince bu gibi derneklere gerekli desteğin sağlanabileceği ifade edilse de,

5393 sayılı Kanunun 75’nci madde hükmü gereği, kamu yararına çalışan dernek olmayan kişiler için mahallin en büyük idare amirinin onayının alındığı herhangi bir ortak hizmet projesi yürütülmeksizin ilgili derneğin ihtiyacını karşılamak maksadıyla malzeme alınmamasının hukuka aykırı olduğu ve kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.

İlam hükmüne karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup sorumluluğuna hükmedilen dilekçilerce dilekçelerinde, konu hakkındaki harcamanın idare bütçesinde ayrılan ödenek ile belediye ait binasının eğitim faaliyetlerinde kullanılmak üzere donanımı için yapıldığını, derneğe yardım mahiyetinde olmadığını, hakemlerin eğitiminde geçici olarak kullandığını, yapılan ödemenin 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde aranan kamu zararı kriterlerinin bulunmadığını, yapılan işlemin 5393 sayılı kanunun 13 ve 14. maddeleri gereği uygun olduğunu belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.

İlgili ilam hükmü, dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde; “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; … (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. …” hükmüne yer verilmekte,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde; “Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir. Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” denilmekte;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesine 6360 sayılı Kanunla eklenen fıkrada ise; “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerinden anlaşılacağı üzere, belediyelerce derneklere ayni yardımda bulunulması için esasa ve usule ilişkin bazı şartlar arandığı görülmemektedir.

Somut olayda, adı geçen dernek ile belediye arasında sporun teşvik edilmesi yönünde bir protokolün var olduğu, ancak kamu yararına çalışan dernek statüsünde bulunmayan ... Derneği ile söz konusu ortak hizmet projesinin yürütülmesi için mahallin en büyük idare amirinden onay alınmadığı görülmekte ise de, hesap yılından ve ilamdan sonra mahallin mülki idare amirinden gerekli izinlerin alınmış olması ile usul noksanlığının giderildiği anlaşılmaktadır.

Netice itibariyle şekli noksanlığı bulunan harcama işlemine ilişkin eksiklik giderildiğinden kamu zararı ortadan kalkmaktadır.

Bu itibarla; 216 sayılı ilamın 22. Maddesi ile verilen …-TL tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve (tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik) yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (...’ün ilam hükmünün tasdiki gerekir şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 16.09.2020 tarih ve 48210 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi;

...’ün karşı oy gerekçesi,

Temyize konu 216 sayılı ilamın 22. Maddesinde mevzuatta yeri olmamasına rağmen kamu yararına çalışan dernek statüsünde olmayan derneğe taşınır (bisiklet) devrinin yapıldığı, her ne kadar sorumlularca savunmalarında, ilgili derneğin tüzüğünde kamu yararına yararlı olmak, spor, sosyal- kültürel etkinlikler düzenlediği belirtilmek suretiyle 5393 sayılı Kanunun 14. Madde hükmü gereğince bu gibi derneklere gerekli desteğin sağlanabileceği ifade edilse de,

5393 sayılı Kanunun 75’nci madde hükmü gereği, kamu yararına çalışan dernek olmayan kişiler için mahallin en büyük idare amirinin onayının alındığı herhangi bir ortak hizmet projesi yürütülmeksizin ilgili derneğin ihtiyacını karşılamak maksadıyla malzeme alınmamasının hukuka aykırı olduğu ve kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.

İlam hükmüne karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup sorumluluğuna hükmedilen dilekçilerce dilekçelerinde, konu hakkındaki harcamanın idare bütçesinde ayrılan ödenek ile belediye ait binasının eğitim faaliyetlerinde kullanılmak üzere donanımı için yapıldığını, derneğe yardım mahiyetinde olmadığını, hakemlerin eğitiminde geçici olarak kullandığını, yapılan ödemenin 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde aranan kamu zararı kriterlerinin bulunmadığını, yapılan işlemin 5393 sayılı kanunun 13 ve 14. maddeleri gereği uygun olduğunu belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.

İlgili ilam hükmü, dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde; “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; … (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. …” hükmüne yer verilmekte,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde; “Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir. Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” denilmekte;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesine 6360 sayılı Kanunla eklenen fıkrada ise; “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerinden anlaşılacağı üzere, belediyelerin derneklere yukarıda izah edilen şartlar sağlanmaksızın ayni yardımda bulunulması mümkün görülmemektedir.

Somut olayda, adı geçen dernek ile belediye arasında sporun teşvik edilmesi yönünde bir protokolün var olduğu, ancak kamu yararına çalışan dernek statüsünde bulunmayan ... Derneği ile söz konusu ortak hizmet projesinin yürütülmesi için mahallin en büyük idare amirinden onay alınmadığı görülmektedir.

Dilekçilerce dilekçelerinde her ne kadar harcamalar yapıldıktan, hesap yılından ve ilamdan sonra mahallin mülki idare amirinden gerekli izinlerin alınmış olduğu belirtilerek kamu zararının meydana gelmediği belirtilmişse de bu durumun konu edilen kamu zararının ortadan kaldırmayacağı açıktır.

Kamu yararına çalışan dernek vasfı olmayan ilgili Derneğe mahallin en büyük mülki idare amirinden izin alınan her hangi bir ortak hizmet projesi bulunmadığı gerekçesiyle idare bütçesinden idareye taşınır alınması suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Bu itibarla; Sayıştay 6. Dairesince 216 sayılı ilamın 22. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.

...’ın karşı oy gerekçesi;

Sayıştay 6. Dairesince 216 sayılı ilamın 22. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün esasına ilişkin ilgili hükmün tasdikine karar verilmesi gerekir şeklindeki azınlık görüşüne katılmakla birlikte usul hukuku açısından karar incelendiğinde;

Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ( 8’e karşı 7 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek usul hukukuna aykırı olarak müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim