Sayıştay 6. Dairesi 46029 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46029

Karar Tarihi

7 Temmuz 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2016

  • Daire: 6

  • Dosya No: 46029

  • Tutanak No: 49889

  • Tutanak Tarihi: 07.07.2021

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Kira Alacaklarının Zamanaşımına Uğratılması

180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle; …Belediyesi tarafından gerçek ve tüzel kişilerden belediyeye ait kira alacaklarının zamanında takip ve tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması sonucu oluşan …TL kamu zararının tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

(Ek İlamda; Belediye alacağından kaynaklanan ve sorgu konusu edilen toplam … TL kamu zararı iddiasının, …TL’sinin icra işlemlerine konu edildiği, …TL’sinin tahsil edildiği, …TL’sinin terkin edildiği gerekçesi ile toplam …TL’si için ilişik kalmadığına, kalan …TL’si için ise tazmin hükmü verilmiştir.)

180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesinde; Belediye tarafından 2002-2011 yıllarında tahakkuk etmiş bir kısım kira alacaklarının zamanında tahsil edilmeyerek 2016 yılı sonunda zamanaşımına uğratılması sonucu oluşan …TL kamu zararının 2004-2016 yılları arasında görev yapan Üst Yöneticiler (Belediye Başkanı), İşletme ve İştirakler Müdürleri ve Muhasebe Yetkilisinden tazminine karar verilmiştir.

Bu defa sorumlular tarafından konunun esası ile ilgili olarak herhangi bir itirazda bulunulmadan, zamanaşımına uğramış kira alacaklarından bir kısmının 2018 yılında 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve tahsil edildiği, bir kısmının terkin edildiği ve kalan kısmının da tahsilat sürecinin devam ettiği belirtilerek, 2018 yılında yapılan borç yapılandırma işlemlerine ilişkin belgeler ile tahsil edilenlere ait tahsilat makbuzları gönderilmiştir.

Sorumluluk hususu ile ilgili olarak ise; Ek İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanları sorumluluklarına itiraz etmiştir.

Konunun esası ile ilgili olarak;

180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesinde yer alan zamanaşımına uğramış kira alacağından kaynaklanan …TL tutarındaki tazmin hükmüne ilişkin olarak temyiz başvurusunda bulunan sorumlular tarafından gönderilmiş yazılı savunmalarda; …TL’lik alacağın 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve yapılandırmaya konu olan tutarın peşin tahsil edildiği, …TL’lik alacağın bir kısmının-taşınmazın kullanılmadığı dönemine isabet eden kira borcunun-terkin edildiği, kalan kısmının anılan Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve ilk taksitin peşin tahsil edildiği, …TL’lik alacağın da yapılandırıldığı ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, geriye kalan …TL’lik alacağın ise tahsilinin devam ettiği bildirilerek, tamamı hükümden önce gerçekleşen (2018 yılında) yapılandırma işlemlerine ait belgeler ile tahsilat makbuzları dilekçe ekinde ibraz edilmiştir.

Yine aynı konuda sorumluluğu bulunan ve temyiz duruşmasına katılan İşletme İştirakler Müdürü … tarafından, yukarıda yer verilen yazılı savunmalara ilave olarak; daha önce … TL tutarında olduğu ve tahsilinin devam ettiği bildirilen kira alacaklarından; … (muhatap no:…, tutarı: …TL), … (muhatap no:…, tutarı: …TL) ve … (muhatap no: …, tutarı: … TL)’dan olan toplam … TL kira alacağın terkin edildiği, kiracı … (muhatap no:…)’den olan … TL kira borcunun 7143 sayılı yasa kapsamında yapılandırıldığı ve alacağın tahsil edildiği, yine kiracılar; … Ltd. Şti. (muhatap no: …, tutarı: … TL), … ve Ortağı (muhatap no:…, tutarı: … TL), … (muhatap no:…, tutarı: … TL)’den olan toplam … TL alacağın ise 7143 sayılı yasa kapsamında yapılandırıldığı ancak ödemelerin yapılmadığı, ayrıca daha önce 7143 sayılı yasa kapsamında yapılandırıldığı bildirilen kira alacaklarından da; … Tic. A.Ş. (muhatap no:…)’den olan …TL’nin tahsil edildiği, … (muhatap no:…)’dan olan …TL’nin kısmen terkin, kısmen tahsil edildiği, ifade edilmiştir.

Yapılan incelemede (gerek ilk yazılı temyiz dilekçelerinin gerekse duruşma esnasında sunulan belgelerin incelenmesinde); sorumlularca İlam hükmünün esası ile ilgili herhangi bir itirazda bulunulmadan, tazmin tutarının bir kısmının terkin işlemleri ile bir kısmının tahsiline yönelik olarak hüküm tarihinden önce başlamış borç yapılandırma işlemleri ve bunlara ilişkin yapılan tahsilatlardan bahsedilerek, ilgili belgelerin Temyiz Kuruluna sunulduğu anlaşılmıştır. Ancak İlamda yer alan tazmin tutarı ile ilgili olarak; hüküm tarihinden önce gerçekleşmiş -duruşma esnasında ifade edilen terkin ve tahsil işlemlerinin tarihi bilinmemekle beraber- terkin-tahsil ve tahsilinin devamına yönelik işlemlerin ve bunlarla ilgili ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmadığından, söz konusu belgelerin yargılamanın iadesi yoluyla Dairesince incelenmesi gerekmektedir.

Sorumluluk hususu ile ilgili olarak;

İlamda zamanaşımına uğramış kira alacaklarına ilişkin kamu zararından 2004-2016 yılları arasında görev yapan ilgili dönemin Üst Yönetici-Belediye Başkanı, İşletme ve İştirakler Müdürü ile Muhasebe Yetkilisi sorumlu tutulmuştur.

Bu defa sorumlulardan sadece Üst Yönetici-Belediye Başkanları tarafından gönderilen ortak dilekçede; “5018 sayılı Kanunun 11’inci madde hükmü uyarınca üst yöneticilerin görev ve sorumluluklarını harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirdiği, belediye başkanının sorumluluğunun belediye meclisine karşı olduğu ve Belediyenin kira alacaklarının tahakkuk-tahsil işlemleri ile bu gelirlerin zamanaşımına uğratılmış olması ile ilgili olarak herhangi bir mali sorumluluğunun bulunmadığı” belirtilerek sorumluluk hususuna itiraz edilmiştir.

Konuya ilişkin olarak; 5018 sayılı Kanunun “Üst Yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde;

“Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Bakanlıklarda en üst yönetici Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” Denilmiştir.

Aynı Kanunun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” hükmüne yer verilerek, “Mali hizmetler birimi” başlıklı 60’ıncı maddesinin e bendinde de; kamu idarelerinde “İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek” görevi mali hizmetler birimine bırakılmıştır.

Öte yandan 5393 sayılı Belediye Kanununun Belediye başkanının görev ve yetkilerinin sayıldığı 38’inci maddesinin (f) bendinde ise; Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek görevi Belediye Başkanına verilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; kamu idarelerinde gelirlerin tahakkuk ve tahsil işlemlerinden, konuyla ilgili kurulmuş birimler ile bu birimlerin kurulmadığı durumlarda genel anlamda mali hizmetler birimi görevli ve sorumludur.

Buradan hareketle, Belediye gelirlerinin toplanma sürecinde üst yönetici olarak Belediye Başkanının sorumluluğunun, gelire ait tarh, tahakkuk, tahsil ve takip işlemlerini ifa edecek birimleri oluşturarak ilgili kişileri görevlendirmek ve yetkilendirmekle sınırlı olduğu ve bu konudaki sorumluluğunun da idari yönden kendi meclislerine karşı olduğu anlaşılmıştır. Gelirlerin toplanması işi bizzat Belediye Başkanı tarafından değil, Başkan tarafından oluşturulan birimler ve birim amirleri aracılığıyla yerine getirildiğinden, gelir toplama sürecinde üst yönetici, ilgili birimlerin ve kişilerin görevlendirilmesi ve yetkilendirilmesi ile sorumluluktan çıkmakta, bu husustaki görev ve sorumluluk alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmaktadır.

Diğer yandan mülga 1050 sayılı Kanun, üst yöneticilere ilişkin bir hüküm içermese de, “ita amiri” konumundaki yöneticilerin “onaylayan” sıfatını haiz oldukları durumlarda sayman ve tahakkuk memurları ile birlikte sorumlu tutulabilecekleri bazı durumları düzenlemekteydi. 5018 sayılı Kanun ise mülga 1050 sayılı Kanundan farklı olarak, üst yöneticileri tümüyle harcama sürecinin dışında tutmakta; bunlar için sorumluluk üstlenme uygulamasını bile öngörmemektedir.

Dolayısıyla üst yönetici olan Belediye Başkanının verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, Belediye Başkanının gelirlerinin toplanması sürecindeki sorumluluğu idari/siyasi nitelikte olup, bu hususta mali sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu nedenle, Belediye gelirlerinin zamanında takip ve tahsil edilmemesi ile ilgili olarak Ek İlamda Belediye Başkanları sorumlu tutulmuşsa da, açıklanan gerekçelerle konuyla ilgili olarak Belediye Başkanları …, … ile …’ın sorumluluklarının kaldırılması gerekmektedir.

Sonuç olarak; tüm bu açıklamalar çerçevesinde; işbu Ek İlamda tazminine hükmedilen … TL’lik kamu zararı miktarına yönelik temyiz dilekçesinde ibraz edilen belgelerin incelenmesi ile söz konusu kamu zararı ile ilgili olarak Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanlarının sorumluluklarının kaldırılması gerektiği hususları birlikte değerlendirilerek, yeniden hüküm tesisini teminen 180 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULMASINA ve dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

(Üye … ve Üye …’ın ilave gerekçesi,

Üye …’ın farklı gerekçesi ile,

  1. Daire Başkanı …, Üye …, Üye … ve Üye …’ün azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 07.07.2021 tarih ve 49889 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

İlave Gerekçe

Üye … ile Üye …’ın ilave gerekçesi:

Kira alacaklarının zamanaşımına uğratılması neticesinde oluşan … TL’lik kamu zararı ile ilgili olarak hem sorumlularca sunulan terkin-tahsil-yapılandırma işlemlerine ait belgelerin Dairesince incelenmesi hem de sözü edilen kamu zararından üst yönetici olan Belediye Başkanlarının sorumlu tutulmaması yönünde çoğunluğun yukarıda yer verilen kararına katılmakla birlikte; zamanaşımına uğramış kira alacağından kaynaklı kamu zararı ile ilgili olarak-her ne kadar sorumlu tarafından itiraz edilmemiş ise de- muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulamayacağı düşünülmektedir. Şöyle ki;

… Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı karar numarası ile kabul edilen Belediye Çalışma Yönetmeliği eki İşletme ve İştirakler Müdürlüğü Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin 106'ncı maddesinde; İşletme ve İştirakler Müdürlüğünün görevleri sayılmış olup, (e) fıkrasında; “Belediye kira ve ecrimisil ve işgaliye gelirlerinin tarh, tahakkuk ve takibinin yapılmasını sağlamak." denilerek kira alacaklarının takip görevi bu Müdürlüğe verilmiştir.

Dolayısıyla Belediye teşkilatının çalışma yönetmeliğine göre kira alacaklarının tarh, tahakkuk ve tahsil sorumluluğu İşletme ve İştirakler Müdürlüğüne ait olduğundan, muhasebe yetkilisinin sorgu konusu edilen alacakların takip edilmemesinden kaynaklı herhangi bir kusuru bulunmamaktadır.

Kaldı ki 5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesinde; muhasebe yetkilileri, gelirlerin ve alacakların tahsili işlemlerinin yürütülmesinden ve kayıtların tutulmasından genel anlamda sorumlu tutulmuş ise de; Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Alacakların tahsil sorumluluğu” başlıklı 32’nci maddesinde; Muhasebe yetkilileri, İdarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden sorumlu tutulmuştur. Nitekim Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararında; bu hususa yer verilerek, İdarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Bununla birlikte; … Belediyesi Çalışma Yönetmeliği eki Mali Hizmetler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde de; mali hizmetler birim amiri olarak muhasebe yetkilisi, tahakkuk birimlerince tarh ve tahakkuk yapılarak tahsil aşamasına getirilen gelirlerin ilgili mevzuat çerçevesinde tahsilinin sağlanmasında görevli ve yetkili kılınmıştır.

Dolayısıyla yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; Belediyenin kira sözleşmelerinden kaynaklı kira alacaklarının tarh, tahakkuk ve takip işlemlerinin, Belediye Başkan Yardımcısına bağlı çalışan İşletme ve İştirakler Müdürlüğü eliyle yapıldığı, yani gelirlerin takibi ile ilgili tüm işlemlerin söz konusu birimce yürütüldüğü görülmüş olup, muhasebe yetkililerinin bu aşamada ilgili birimin iş ve işlemlerine müdahale etme görev yetki ve yetkisinin bulunmadığı ve buradaki tek sorumluluğunun söz konusu birimce her türlü tebligatı ve takibatı yapılmış olan ve tahsil edilebilir noktaya getirilmiş olan tutarı tahsil etmekten ibaret olduğu anlaşıldığından, kira alacaklarının tarh, tahakkuk ve takip (vadesinde ödenmeyenlerin icra takibi için Hukuk İşleri Birimine bildirilmesi) işlemlerinin zamanında yapılmaması ve bu yetersiz takibattan dolayı alacakların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle muhasebe yetkilisine sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.

Bu itibarla; çoğunluğun bozma gerekçelerine, muhasebe yetkilisinin de sorumluluğunun kaldırılması yönünde ilave gerekçenin eklenmesi suretiyle 180 sayılı Ek İlam hükmünün bozulması uygun olur.

Farklı Gerekçe

Üye …’ın farklı gerekçesi:

Çoğunluğun üst yönetici Belediye Başkanlarının sorumluluğunun kaldırılması yönündeki kararına katılmıyorum. Çünkü 5393 sayılı Belediye Kanununun Belediye başkanının görev ve yetkilerinin sayıldığı 38’inci maddesinde açıkça Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek görevi Belediye Başkanına verilmiştir. Ayrıca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 102'nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanununun uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır." denilmektedir. Bu hüküm uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkilerin Belediye Başkanı tarafından kullanılacağı açıktır. Bununla birlikte; kira alacaklarını tarh, tahakkuk ve takip eden İşletme ve İştirakler Müdürlüğü çalışma yönetmeliğinde (… Belediyesi Çalışma Yönetmeliğinin 106’ncı maddesi) bu birimin Belediye Başkanına bağlı olduğu ve Başkanın bu görevi bizzat veya görevlendireceği Başkan yardımcısı eliyle yürüteceği de belirtilmiştir. Buna göre, Belediyenin kira alacaklarının takip edilmemesi nedeniyle alacakların zamanaşımına uğratılması sonucu oluşan kamu zararından Belediye Başkanının da sorumluluğu bulunmaktadır. Bu anlamda Ek İlamdaki Belediye Başkanlarının da dahil olduğu sorumluluk tevcihi yerinde görüldüğünden, İlam hükmünün sorumluluk yönüyle bozulmasının uygun olmayacağı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, üst yönetici-Belediye Başkanlarının sorumluluk itirazları reddedilerek, sadece, temyiz dilekçeleri ile sunulmuş ve kamu zararı tutarına ilişkin hüküm tarihinden önce gerçekleşmiş işlemlere ait olduğu anlaşılan belgelerin incelenerek yeniden hüküm tesisi için İlam hükmünün bozulması gerekir.

Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü

  1. Daire Başkanı …, Üye … ve Üye …’in azınlık görüşü:

Dilekçiler tarafından her ne kadar konunun esasına itiraz edilmemiş ise de; İlam hükmünün öncelikle esas ve sorumluluk yönüyle görüşülerek karara bağlanması gerekmektedir.

İlamda; … Belediyesinin ilgili birimlerince 2002-2011 yıllarında tahakkuk etmiş kira alacakları ile ilgili olarak hazırlanıp onaylanmış “31.12.2016 Tarihi İtibariyle Faal Olmayıp Zamanaşımına Uğrayan Kiracılar Listesi” adındaki raporda yer alan alacaklarından; zamanaşımı süresi içince icra takibi başlatılan, tahsil edilen ve terkin edilen meblağlar düşülerek geriye kalan …TL’nin tazminine karar verilmiştir.

Konunun esası ile ilgili olarak;

6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Beş yıllık zamanaşımı” başlıklı 147’nci maddesinde; kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimlerden kaynaklı alacaklar için beş yıllık zamanaşımı öngörülmüştür. Aynı Kanunun “Sürelerin kesinliği” başlıklı 148’inci maddesinde; belirlenen zamanaşımı sürelerinin, sözleşmeyle değiştirilemeyeceği, “Zamanaşımının başlangıcı” başlıklı 149’uncu maddesinde; zamanaşımının, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı ve alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımının bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlayacağı, “Bağlı alacaklarda zamanaşımı” başlıklı 152’nci maddesinde ise; Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğrayacağı, hüküm altına alınmıştır.

Diğer yandan 5018 sayılı Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

Esas alınır.” Denilmektedir.

Kanunun söz konusu maddesine dayanılarak çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu Zararının Belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinin (f) bendinde; kamu zararının belirlenmesinde; “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” nın esas alınacağı belirtilmiş olup, aynı Yönetmeliğin “Kamu Zararının Oluştuğu Tarih” başlıklı 17’nci maddesinde ise;

“Kamu zararı;

d) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,

oluşmuş kabul edilir.” Denilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereği, İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuatına uygun olarak yapılmadığı durumlarda, bu gelirlerin zamanaşımına uğradığı tarihte kamu zararının oluşacağı açık olup, buna göre … Belediyesince kiraya verilen gayrimenkullere ait kira alacaklarından zamanında takip ve tahsil işlemleri yapılmayanların Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca 5 yıllık süre sonunda zamanaşımına uğradığı, tahsil kabiliyeti kalmamış söz konusu alacakların tutarı kadar kamu zararının doğduğu anlaşılmıştır.

Sorumluluk hususu ile ilgili olarak ise; İlamda kamu zararı ile kusuru olan kamu görevlileri arasında uygun illiyet bağı kurularak kamu zararından, üst yönetici pozisyonundaki Belediye Başkanları, İşletme İştirakler Müdürleri ile Muhasebe Yetkilisi sorumlu tutulmuştur.

Belediye Başkanlarının temyiz dilekçesinde öne sürdükleri sorumluluk itirazına karşılık olarak; İlamda daha detaylı bir şekilde izah edilmekle birlikte; 5018 sayılı Kanunun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludurlar.” şeklinde belirlenmiş genel kurala binaen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde; Belediye Başkanları, açıkça belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli ve yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, Belediyenin kira alacaklarının takip işlemlerinin zamanında başlatılmaması ve zamanaşımına uğratılması neticesinde oluşan kamu zararından üst yönetici-Belediye Başkanlarının sorumluluğunun bulunduğu düşünülmektedir.

Bu itibarla dilekçilerin sorumluluk itirazları reddedilerek, İlam hükmünün esas ve sorumluluk yönüyle tasdiki ve kamu zararının tutarına ilişkin sunulan belgelerin de yeni hüküm tesisinde dikkate alınması için Dairesine gönderilmesi uygun olur.

Üye …’ün azınlık görüşü:

İlam hükmünün esası ile ilgili olarak 8. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …’in yukarıda yer verilen azınlık görüşüne katılmakla birlikte; sorumluluk yönüyle ilgili olarak ise, kamu zararından üst yönetici-Belediye Başkanlarının sorumlu olmadıklarını düşündüğümden bu kısmına katılmıyorum.

Şöyle ki; kamu mali yönetimin genel kurallarını belirleyen 5018 sayılı Kanunun “Üst Yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde;

“Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Bakanlıklarda en üst yönetici Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” Denilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünde; üst yönetici olan Belediye Başkanları, temsilcisi olduğu İdarenin görevlerinin mevzuat hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden meclislerine karşı sorumlu tutulmuştur. Ve üst yöneticiler kendilerine Kanunla verilmiş görevlerinin gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecektir. Dolayısıyla somut olayda; Belediye Başkanının, belediye gelirlerinin takip ve tahsili ile ilgili birimleri kurduğu, burada görev yapacak kişileri görevlendirip yetkilendirdiği anlaşıldığından, söz konusu birimlerce yerine getirilecek işlerin takibinden artık üst yöneticinin sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle, Belediye Başkanlarının sorumluluğunun kaldırılması gerekmektedir.

Bu itibarla; dilekçilerin “üst yöneticinin sorumluluğu bulunmadığı” yönündeki itirazlarının kabulü ile, üst yönetici-Belediye Başkanları …, … ve …’ın sorumluluklarının kaldırılması suretiyle İlam hükmünün düzeltilerek tasdiki ve kamu zararının tutarına ilişkin sunulan belgelerin de yeni hüküm tesisinde dikkate alınması için Dairesine gönderilmesi uygun olur.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim