Sayıştay 6. Dairesi 45525 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
45525
8 Ocak 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 6
-
Dosya No: 45525
-
Tutanak No: 47111
-
Tutanak Tarihi: 08.01.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Mevzuata aykırı olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi
- 166 sayılı İlamın 1. Maddesi ile; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde çalışan Tahsildar ... ve V.H.K.İ. ... ile Tesisiler Müdürlüğünde çalışan Müdür V. ...’e mevzuata aykırı olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi sonucunda neden olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Temyiz Dilekçesi
Muhasebe Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... tarafından sunulan 10.07.2019 tarihli temyiz dilekçesinde özetle;
İlama konu denetim yılında (2017) Muhasebe Yetkilisi olduğu aynı zamanda Mali Hizmetler Müdür Vekili olarak görev yapmakta olduğu, söz konusu ilamda imza eksiği bulunması sebebiyle muhasebe yetkili olarak sorumlu tutulduğu ve 5018 sayılı Kanun hükümleri ile Sayıştay Genel Kurulu'nun 14.06.2007 tarihinde almış olduğu 5189 sayılı Genel Kurul Kararının Harcama yetkisinin devri halinde sorumluluk başlıklı bölümünde mali sorumluluğunun;
“-Kamu görevlilerinin kasıl, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
-Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
-Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır." Şartlarının sıralandığı, ancak bu şartların hepsinin bir arada üzerinde bulunmadığı, gerçekleştirme görevlisi imzası aranmadan ödeme yaptığı iddiası ile tazmine konu edilen kamu zararı arasında bir illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı,
Ödeme emri kapağında bir gerçekleştirme görevlisi imzası bulunmuş olsaydı dahi bahse konu edilen kamu zararı iddiası yine de tahakkuk ettirilmiş olacağı,
Hükme konu edilen kamu zararı ile illiyet bağı kurulsa dahi, bu illiyet bağını kesen Belediye Başkan Vekili ...'ın kanunsuz emrinin bulunduğu,
Ödeme emri belgesi üzerinde harcamanın gerçekleştirilmesine dair kararı alan ve harcamayı gerçekleştiren harcama yetkilisinin imzasının mevcut olduğu, ayrıca, gerek 2017 yılı içerisinde herhangi bir zamanda, gerekse de kamu zararına konu ödeme emri belgeleri içerisinde gerçekleştirme görevlisinin kim olduğunu gösterir bir belgenin olmadığı,
Sayıştay Genel Kurulu'nun 14.06.2007 tarihinde almış olduğu 5189 sayılı kararın Gerçekleştirme Görevlileri başlıklı bölümünde “Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır" denilmesine ve yine aynı kararda 14.06.2007 tarihli ve 5189 sayılı Sayıştay Genel Kurul Raporu'nda 28.09.2006 tarihli ve 26303 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Hakkında Genel Tebliğ'ine yapılan atıfla “... veri giriş işlemlerinin gerçekleştirme görevi sayılacağı, ..." ifadesine yer verilmesine binaen, maaş iş ve işlemlerine ilişkin veri girişi yapan görevlinin, gerçekleştirme görevlisi olduğun kabulünün gerektiği, veri giriş işlemlerini yapan personelin ödeme emri içerisindeki evraklarda imzasının bulunması yeterli olarak değerlendirildiği, ayrıca maaş ödemelerinin ivediliği de göz önünde bulundurularak ödemenin yapıldığı,
2017 mali yılının tamamında belediye başkan vekili olarak görev yapmış olan ...’ın, bir sureti ekte (Ek-1) sunulan 05.10.2016 tarih ve 34168827 4092 sayılı yazılı emri ile boş bulunan müdürlük kadrolarına vekâleten görevlendirilen personellere vekalet aylığının ödeneceği bildirildiği,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 11. Maddesinde;... Devlet memuru amirinden aldığı emri. Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve hu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir...” denilmekte olup, gerçekten bir kamu zararı var ise bunun, ekte sunulan belgeye istinaden verine getirilen kanunsuz emirden kaynaklandığının da dikkate alınması gerektiği,
İlgili ilamın 2. 3. 4. 5 ve 6 sıra numaraları ile belirtilen kamu zararlarından “...’ın, imzaladığı vekâleten atama işleminin ücret veya zam ve tazminat ile ek ödeme farkı ödenmesi yönünde bir ifade içermemesi nedeniyle harcama sürecinde yer almadıkları değerlendirildiğinden, bahse konu zarardan sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir." denilerek ... sorumlu tutulmadığı, ancak, bir sureti ekte sunulan belge ile bahse konu zararın oluşmasında ...’ın, kanunsuz emrin kaynağı olan amir olarak, esas itibariyle sorumlu tutulması gerekdiği ifade edilerek sorguya vermiş olduğum 05.11.2018 tarihli izahına ek olarak, yukarıda zikredildiği üzere gerçekleştirme görevlisinin, evrak içinde ilgili diğer belgelerde imzası olmasına rağmen yalnızca ödeme emri kapağında imzasının bulunmaması nedeniyle sorumlu kabul edildiği, bahse konu kamu zararının oluşmasında şahsının, kasıt, kusur veya ihmalinin olmadığı gibi illiyet bağının da olmadığı ve bahse konu kamu zararının oluşmasında kanunsuz emir sahibi Belediye Başkan Vekili ...’ın esas itibariyle sorumlu kabul edilmesi gerektiği,
Tüm bu sebeplerle T.C. Sayıştay Başkanlığı 6. Dairesi’nin ilgi (b)'de kayıtlı ilamının 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sıra numaralı kamu zararlarına ilişkin şahsının da sorumlu olduğuna dair kararlarının temyiz edilerek beraatının verilmesi talebi belirtilmiştir.
Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... tarafından sunulan temyiz dilekçesinde aynen;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun kamu zararını düzenleyen 71. maddesinde; "Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde düzenlenmekte olduğu, buna göre kamu zararının oluşabilmesi için kamu görevlilerin kasıt kusur ve ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemlerinin bulunması gerektiği belirtilmektedir.
Kamu zararı oluşturduğu ifade edilen fazla çalışma ücretlerine ilişkin ödemeler dayanak teşkil eden 13/03/2017 tarih ve 2017/10049 sayılı kararname eki olan kararın sehven yanlış anlaşılması sonucu bu fazla çalıma ücretleri ödendiği, ilgili kararnamenin 657 sayılı Devlet Memurlarına Kanununa tabi tüm personele yapılacak bir ödeme gibi algılanıp sehven hatalı olarak bu fazla çalıma ücretlerinin ödendiği ifade edilmektedir.
Netice itibariyle, kasıtlı yapılan herhangi bir ödeme olmadığından ilgili kanuna göre kamu zararının oluşmadığı, bu nedenlerle Sayıştay 6. Dairesinin 11/04/2019 tarih ve 655 karar sayılı (14/05/2019 ilam tarihli 166 ilam nolu) tazmin kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Muhasebe Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... tarafından sunulan 10.07.2019 tarihli temyiz dilekçesine istinaden verilen Başsavcılık Mütalaasında aynen;
“Dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemede; Muhasebe yetkilisi olarak görev yapan sorumlunun gerçekleştirme görevlisinin imzası olmadan sadece harcama yetkilisinin imzası üzerine ödemeyi gerçekleştirdiği görülmektedir. İlgilinin savunmasında ise kamu zararı ile eksik imza ile ödenen tutar arasında bir illiyet bağının olmadığı imzalar tamam olsa bile kamu zararının olacağını belirtmektedir.
Öncelikle 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi muhasebe yetkililerinin sorumluluklarını belirlemiştir ve temel sorumlulukları arasında imzaların tamam olup olmadığı hususu yer almaktadır. Eksik imza ile ödeme yapılıp kamu zararı oluşmamış ise adli ve idari sorumluluk söz konusundur, kamu zararı söz konusu ise bu durumda adli, idari ve mali sorumluluğa dahil olunacağı açıktır, imzaların eksikliği ödemenin yapılmamasını zorunlu kılmaktadır, ödemenin mezkur Kanun maddesine göre yapılmaması halinde ise kamu zararından söz etmek mümkün değildir.
Elektronik ortamda personele ait veri girişi yapan kişilerin sorumluluğu açısından da Gerçekleştirme görevi ile aynı sonucu doğurmaktadır, ancak ödeme belgesi üzerinden tüm ödemenin sıhhatini garanti eden gerçekleştirme görevlisinin imzası tamam olmadıkça ödeme evrakı tekemmül etmemiş demektir bu eksik belge üzerinden de ödeme yapılması mümkün değildir.
İlgilinin savunmasında Eski Belediye Başkan Vekil ...'nın yazı ile mevzuata aykırı ödemenin yapılması için talimat verdiği ve 657 sayılı Kanunun 11 inci maddesi çerçevesinde kanunsuz emir niteliğinde eksik imza ile ödemeyi gerçekleştirdiğini ifade etmektedir.
Oysa, 05.10.2016 tarih ve 4092 sayılı İnsan Kaynakları Müdürlüğüne hitaben ... imzalı yazıda, vekalet aylığının ödenmesi ile ilgili mevzuata aykırı bir durumun olmadığı konusunda açıklama yaparak vekalet aylıklarının ödenmesi konusunda talimat yazısı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu yazı ile ...'ın kamu zararı niteliğinde ki vekalet ödemelerinin tamamında sorumluluğunu ortaya koymakla birlikte muhasebe yetkilisi vekili ...'ın sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Şöyle ki; 5018 sayılı Kanunun 61’inci madde hükümleri muhasebe yetkilisinin ödeme emirleri belgelerinde yetkililerin imzasını kontrol etmekle yükümlü olduğu ve bu konuda bir eksilik varsa ödeme yapmaması gerektiğinin açık olduğunu, yani burada asıl olan muhasebe yetkilisinin imza eksikliği nedeniyle ödeme yapmaması gerekirken, ödemeyi gerçekleştirmesi olduğunu, bu nedenle de oluşan kamu zararından sorumlu tutulması gerektiğidir.
Açıklanan nedenlerle temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının korunması gerektiği değerlendirilmektedir.” denilmiştir.
Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... tarafından sunulan temyiz dilekçesine istinaden verilen Başsavcılık Mütalaasında;
Temyize konu 166 sayılı ilamın 1’inci maddesine ilişkin Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ... tarafından sunulan temyiz dilekçesinde yer verilen hususlar Başsavcılıkça verilen mütalaada konu edilmemektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dilekçilerce dilekçelerinde ilgili ilam hükmüne esas ve sorumluluk yönünden itirazda bulunulmaktadır. Konu esas ve sorumluluk yönünden incelenecektir.
Esas Yönünden İnceleme;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde çalışan Tahsildar ... ve V.H.K.İ. ... ile Tesisiler Müdürlüğünde çalışan Müdür V. ...’e Belediye Başkan Vekili ...’ın imzasını taşıyan 29.05.2017 tarihli ve 34168827/2753 sayılı yazıya istinaden 13.03.2017 tarihli ve 2017/10049 sayılı Kararname eki Karar dayanak gösterilerek fazla çalışma ücreti ödendiği görülmektedir.
13.07.2017 tarihli ve 30065 sayılı RG’de yayımlanan “13.03.2017 tarihli ve 2017/10049 sayılı Kararname eki Karar’ın 1’inci maddesinde, “Bu Karar; 18/1/2017 tarihli ve 6770 sayılı Kanun, 31/10/2016 tarihli ve 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 2/1/2017 tarihli ve 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Sosyal Güvelik Kurumu Başkanlığınca yapılması öngörülen işlemlerin zamanında sonuçlandırılabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personeline fazla çalışma ücreti ödenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır.” denilerek bu Karar’ın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personelini kapsadığı hükme bağlandığından, söz konusu Karar dayanak gösterilerek belediye personeline fazla çalışma ücretinin ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 178’inci maddesinde aynen; “(Değişik: 5/7/1991 - KHK - 433/3 md.; İptal : Ana. Mah'nin 5/5/1992 tarih ve E. 1991/33, K.1992/32 sayılı Kararı ile, Yeniden düzenleme: 18/5/1994 - KHK - 527/8 md.)
A) 99 ve 100 üncü maddeler hükümleri uyarınca tespit olunan günlük çalışma saatleri dışında;
a) Salgın hastalık ve tabii afetler gibi olağanüstü hallerin olması (Bu hallerin devamı süresince),
b) Fabrika, atelye, şantiye, işletme gibi yerlerde İş Kanununa tabi olarak işçi çalıştıran kurumlarca hizmetin gereği olarak işçi ile birlikte çalışma saatleri ve günü dışında çalışmanın zorunlu bulunması,
hallerine münhasır olmak üzere, yapılan fazla çalışmalar ücretle karşılanır.
Yukarıda sayılan hallerde yaptırılacak fazla çalışmanın süresi ve saat başına ödenecek ücret Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.( 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.)
B) (İptal: Ana. Mah'nin 14/2/1997 tarih ve E: 1997/20, K: 1997/32 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme:3/4/1998 - 4359/4) Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çalıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir.
Fazla çalışmanın uygulama esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.
Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarına ödenecek fazla çalışma ücretleri ve diğer hususlar Başbakan tarafından onaylanacak bir talimatla tesbit edilir. (15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 29 uncu maddesiyle, bu paragrafta yer alan “Başbakan” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.)”
denilerek yapılan fazla çalışma karşılığında ücret ödenebilmesi bazı koşulların varlığına bağlanmaktadır.
Mezkur hükme göre; yapılan fazla çalışma karşılığında ücret ödenebilmesi için fazla çalışmanın salgın hastalık ve tabi afetler gibi olağanüstü hallerde veya fabrika, atölye, şantiye, işletme gibi, yerlerde İş Kanunu’na tabi işçilerle birlikte hizmetin gereği olarak yapılması gerekir. Bu hallerin dışında yapılacak fazla çalışmalar karşılığında ise; ücret ödenmeyip izin verilir.
Yine 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ekli K- Cetvelinin ‘III. Fazla Çalışma Ücreti’ başlığının “A. Saat Başı Fazla Çalışma Ücreti” alt başlığının 2’nci sırasında,
“657 sayılı Kanuna tabi personele, anılan Kanunun 178 inci maddesinde yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın ve fiilen yapılan fazla çalışma karşılığında,
…
b) Her bir makam için aylık toplam 450 saati geçmemek üzere Kurul Başkanı (Bakanlıklar), Genel Müdür ve daha üst birim yöneticileri, Strateji Geliştirme Başkanı, Vali, General ve Amiral rütbesini haiz olmak kaydıyla Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki Daire Başkanı ve daha üst birimlerin yöneticileri, Rektör, Büyükşehir ve İl Belediye Başkanları ile birlikte çalışan personele ayda 90 saati geçmemek üzere makam onayına istinaden saat başına yapılacak ödeme 1,93 Türk Lirasıdır.”
denilerek, belediyelerde çalışan 657 sayılı Kanun’a tabi personele, bu Kanun’un 178’inci maddesinde yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın fiilen yapılan fazla çalışma karşılığında saat başı fazla çalışma ücretinin ödenebilmesi için; bu personelin belediye başkanı ile birlikte çalışan personel olması gerektiği hükme bağlanmaktadır.
Netice itibariyle, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde çalışan Tahsildar ... ve V.H.K.İ. ... ile Tesisiler Müdür V. ...’e fazla çalışma ücreti; 13.03.2017 tarihli ve 2017/10049 sayılı Kararname eki Karar dayanak gösterilerek ödenemeyeceği gibi 657 sayılı Kanun’un 178’nci maddesi ile 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ekli K- Cetvelinin ‘III. Fazla Çalışma Ücreti’ başlığının “A. Saat Başı Fazla Çalışma Ücreti” alt başlığının 2’nci sırasında yer alan hükme göre de ödenemeyecektir.
Her ne kadar dilekçi tarafından dilekçesinde; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denildiği, buna göre kamu zararının oluşabilmesi için kamu görevlilerin kasıt, kusur ve ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemlerinin bulunması gerektiği, 13/03/2017 tarihli ve 2017/10049 sayılı Kararname eki olan Kararın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi tüm personeli kapsayan bir ödemeyi düzenlediği gibi algılanıp sehven fazla çalıma ücretinin ödendiği, kasıtlı yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, bu sebeple kamu zararının oluşmadığı belirtilmekte ise de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kamu zararı sayılmaktadır. Somut olayda da fazla çalışma ücreti ödemesi yukarıda açıklandığı gerekçeyle mevzuata aykırı olduğundan, mevzuata aykırı bu ödemeyi yapan kamu görevlileri kusurlu bulunduğu açık olup dilekçilerce ilamın esasına ilişkin yapılan itiraz yerinde görülmemiştir.
Sorumluluk Yönünden İnceleme;
Muhasebe yetkilisi ..., ilgili ödeme emri belgeleri üzerinde gerçekleştirme görevlisinin imzasının bulunmamasına rağmen ödeme yapması sebebiyle;
İlamın 1’nci maddesiyle; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde çalışan Tahsildar ... ve V.H.K.İ. ... ile Tesisiler Müdürlüğünde çalışan Müdür V. ...’e mevzuata aykırı olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi sebebiyle oluşan kamu zararından diğer sorumlular ile müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır.
Dilekçinin, ödeme emri belgesi üzerinde gerçekleştirme görevlisinin imzasının bulunmamasına rağmen ödeme yapması ile hukuka aykırı ödeme ile sebep olunan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle sorumluluk itirazına ilişkin olarak;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 61’nci maddesinde muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları düzenlenmektedir. Bu düzenleme ile muhasebe yetkilisi, gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması olarak belirtilen muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu tutulmaktadır.
Ödeme aşamasında ise; ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını, hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü kılınmış ve bu yükümlülükten sorumlu tutulmaktadır. Muhasebe yetkililerince ilgili mevzuatta düzenlenen belgeler dışında belge aranamayacağı ödeme aşmasında kontrolle yükümlü kıldığı unsurlarda eksiklik veya hata bulunması halinde ödeme yapamayacağı belirtilmektedir. Bu düzenleme ile muhasebe yetkilisine ödeme aşamasında ödeme emri ve eki belgeleri üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü verilmekte ve yetkililerin imzasında noksanlık bulunduğu takdirde ödeme yapmayacağı hükme bağlanmaktadır. Ayrıca, 14.06.2007 tarihli ve 5189 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında da, bu minvalde, ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiği esası belirtilmektedir.
Somut olayda ödeme emri belgesi üzerinde gerçekleştirme görevlisinin imzasının varlığını aramadan ödeme yapan muhasebe yetkilisinin, ilama konu kamu zararına sebebiyet veren işlem sebebiyle, ödeme emrinde imzası bulunan diğer yetkililerle müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı açık olup dilekçi tarafından dilekçesinde yapılan sorumluluk itirazı yerinde değildir.
Bu itibarla dilekçilerce yapılan esas ve sorumluluk itirazının REDDİNE ve 6. Dairece 166 sayılı İlamın 1’nci maddesi ile verilen hükmünün TASDİKİNE (...’ün ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 08.01.2020 tarih ve 47111 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
...’ün karşı oy gerekçesi;
Esas yönünden karara iştirak edilmekle birlikte, sorumluluk yönünden ilam hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Şöyle ki, temyize konu ilamda, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde çalışan Tahsildar ... ve V.H.K.İ. ... ile Tesisiler Müdürlüğünde çalışan Müdür V. ...’e mevzuata aykırı olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi sonucunda kamu zararına sebebiyle verildiğine ve ilgili ödeme emri belgelerinde Gerçekleştirme Görevlisinin imzasının varlığını aramadan ödeme yapan Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müd. V.) ... ilgili ödeme emri belgelerinde imzası bulunan diğer yetkililerle birlikte sorumluluğa dahil edildiği anlaşılmaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 61’nci maddesinde muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları düzenlenmektedir. Bu düzenleme ile muhasebe yetkilisi, gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması olarak belirtilen muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu tutulmaktadır.
Ödeme aşamasında ise; ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını, hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü kılınmakta ve bu yükümlülükten sorumlu tutulmaktadır. Muhasebe yetkililerince ilgili mevzuatında düzenlenen belgeler dışında belge aranamayacağı, ödeme aşamasında kontrolle yükümlü kılındığı unsurlarda eksiklik veya hata bulunması halinde ödeme yapamayacağı belirtilmektedir.
Ancak 5018 sayılı Kanunun 71’nci maddesinde ‘Kamu Zararı’, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu yasal düzenleme ile kamu görevlisinin meydana gelen kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için kamu görevlisinin kararı, işlemi veya eylemleri ile meydana gelen kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmasının gerekliliği hüküm altına alınmıştır.
Temyize konu ilam hükümleri bu bağlamda değerlendirildiğinde;
1’nci madde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde çalışan ilgili personeller ile Tesisiler Müdür Vekiline fazla çalışma ücretinin; 13.03.2017 tarihli ve 2017/10049 sayılı Kararname eki Karar dayanak gösterilerek ödenemeyeceği ve 657 sayılı Kanun’un 178’nci maddesi ile 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ekli K- Cetvelinin III. FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ başlığının “A. Saat Başı Fazla Çalışma Ücreti” alt başlığının 2’nci sırasında yer alan hükme göre de ödenemeyeceği belirtilmek suretiyle söz konusu ödemeleri hukuka aykırı olduğu ve bu ödemeler sebebiyle oluşan kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmolunduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla; 5018 sayılı Kanun’un 61’nci madde hükmü gereğince muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından ve ayrıca ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını, hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü kılınmış ve bu yükümlülükten sorumlu tutulmuş muhasebe yetkilisinin, ilama konu eylem, işlem veya kararların hukuka uygun olup olmadığını araştırmak ve incelemek ve buna göre işlem tesis etmekle sorumlu ve yükümlü olmadığı açıktır. Bir kişiye sorumlu ve yükümlü olmadığı bir husustan ötürü sorumluluk yüklenemeyecek olup, ayrıca kamu zararı özelinde, muhasebe yetkilisinin ödeme aşamasında ödeme emri belgesi üzerinde yetkililerin imzasının mevcudiyetinin kontrolü sorumluluğu ile ilama konu hükümlerin esası olan hukuka aykırı olduğu sabit olan fazla çalışma ücreti ödemesi işlemleri arasında illiyet bağı kurulamayacağından sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla;166 sayılı ilamın 1’inci maddeleri ile verilen tazmin hükümlerinin muhasebe yetkilisi ...’ın sorumluluğu bulunmadığından sorumluluk yönünden BOZULARAK dosyanın kararı veren DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi gerekmektedir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35