Sayıştay 6. Dairesi 44926 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44926

Karar Tarihi

14 Nisan 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 6

  • Dosya No: 44926

  • Tutanak No: 49509

  • Tutanak Tarihi: 14.04.2021

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

KONU: Asilde aranan şartları taşımayan kişiye vekalet ettiği kadroya ait özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin ödenmesi

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

332 sayılı (Asıl) İlamın 10 uncu maddesiyle, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden ...’a asilde aranan şartları taşımamasına rağmen bu kadroya ait özel hizmet tazminatı ile ek ödemenin ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararı konusunda, yargılamaya esas raporda harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin savunmaları alınarak bunların sorumlu tutulmuş olduğu, ancak vekalet ödemesi Belediye Başkanı ... tarafından verilen olur ile yapılmasına rağmen ...’ın savunması alınmamış olduğu gerekçesiyle konunun Hüküm Dışı Bırakılmasına karar verilmiştir.

396 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesiyle, Belediyede Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ve eğitim durumu olarak lise mezunu olan ...’un vekalet ettiği müdürlük görevi için asilde aranan fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak şartını taşımamasına rağmen, bu kişiye vekalet ettiği müdürlük göreviyle ilgili özel hizmet tazminatı ile ek ödemenin ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının, vekalet aylığı ödenmesine olur veren üst yönetici ... (Belediye Başkanı), ödeme emri belgeleri ve eklerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerine müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmiştir.

Esas yönünden inceleme

657 sayılı Kanunun vekâlet görevi ve aylık verilmesini düzenleyen 86 ncı maddesinde;

“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kuramlardan veya açıktan vekil atanabilir. Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asildir. Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, (Değişik: 23/08/2011 tarihli ve 653 sayılı KHK/madde 16) vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan vekil atanabilir. Aynı kuramdan (...) ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kuram içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir. (Anayasa Mahkemesinin 5/7/2012 tarihli ve E. 2012/11, K.2012/104 sayılı kararıyla bu fıkrada yer alan (...birinci fıkrada sayılan...) ibaresi iptal edilmiştir.) Bu Kanuna tabi kuramlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler. Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebilir” denilmektedir.

Aynı Kanunun “Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” kenar başlıklı 175 inci maddesinin 2 nci fıkrasında: “... Ancak, kurum içinden veya diğer kuramlardan vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur...” hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Kanunun “Zam Tazminatlar” kenar başlıklı 152 nci maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılan ve 05.05.2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın “vekalet” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde;

“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;

a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirenlere;

aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

cc)Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,

kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

(2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, … vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”

denilmektedir.

30.06.1989 tarih ve 20211 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında;

“Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.”

hükmü yer almaktadır.

04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin;

“Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir” denilmektedir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” kenar başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır,

a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

şartıyla görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına tabi olmaksızın atama yapılabilir”,

denilmektedir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre; kurumları tarafından bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen zam ve tazminatlar ile ek ödemenin asli kadroları için öngörülen zam ve tazminatlar ile ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ayrıca Müdür kadrosuna görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına tabi olmaksızın atanabilmek için fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak şartı aranmaktadır.

396 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesine konu uygulamada, Belediyede Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ... lise mezunudur. Müdürlük görevine vekaleten atanmasında ...’a, vekalet ettiği kadroyla ilgili zam ve tazminatların ödenebilmesi için, asilde aranan şartları taşıması gerekmekte iken, bu kişinin eğitim durumu itibarıyla fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak şartını taşımadığı görülmektedir.

5018 sayılı Kanun kapsamında inceleme

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ilk fıkrasında kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller belirtilmiş olup, bunlardan g bendinde mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması belirtilmiştir.

İlişikli ödeme emri belgeleri incelendiğinde, her bir ödeme emri belgesi ekinde Anayasa Mahkemesinin esas 2012/11 ve karar 2012/104 sayılı Kararının bulunduğu görülmektedir. AYM’nin bu kararı, 396 sayılı Ek İlama konu uygulamayla ilgili olmayıp, farklı bir somut olaya ilişkindir. Yargı kararları içtihat olarak bir hukuk kaynağı olmakla birlikte, sadece ilgili oldukları somut olay için bağlayıcıdırlar; Benzer nitelikli diğer uygulamalar hakkında bağlayıcı değildirler. Kaldı ki, AYM kararı, yukarıda yer verilen vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur yönündeki mevzuat hükümlerinin aksini öngörmemekte veya bu hükümleri iptal etmemektedir.

Ayrıca, her bir ilişikli ödeme emri belgesinde AYM’nin belirtilen kararının ekli olması, yapılan ödemelerin yasal dayanaktan yoksun olduğunun ödemeyi yapanlar tarafından bilindiği, buna rağmen, bu kararlar emsal gösterilerek ödemelerin yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ilk fıkrasında belirtilen kasıt, kusur veya ihmalin hükümde sorumlu tutulan her bir kamu görevlisi bakımından gerçekleştiği değerlendirilmektedir.

Buna göre, ...’un vekalet ettiği basın yayın ve halkla ilişkiler müdürlüğü görevine ait özel hizmet tazminatı ile ek ödemeden yararlandırılmasının, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendinde yer alan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kapsamında kamu zararı teşkil ettiği değerlendirilmektedir.

...’un sorumluluğunu aldığı görevle ilgili olarak kendisine ödeme yapılması gerektiği iddiası

Sorumlular tarafından yapılan temyiz başvurusunda bir kadroya vekaleten atanan kamu görevlisinin asilde aranan şartları taşımaması durumunda, asilin aldığı özel hizmet tazminatını alamayacağı, ancak kendi kadrosuna eş değer bir kadronun alacağı özel hizmet tazminatını alabileceği, bu nedenle de işgal ettiği kadroya eşdeğer kadrosu için öngörülen özel hizmet tazminatının tarafına ödenmesi gerektiği, … bu talebi içeren Danıştayda davasının devam ettiği ifadeleri yer almaktadır.

Sayıştay yargısı, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde tanımlanan kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar. Yukarıda “esas yönünden inceleme” başlığı altında açıklandığı üzere, 396 sayılı Ek İlama konu uygulama sonucunda kamu zararı oluştuğu değerlendirilmektedir.

6085 sayılı Kanunun “Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlık hali” kenar başlıklı 60 ıncı maddesi, vergi ve benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında olup, 396 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesine konu olan asilde aranan şartları taşımayan kişiye vekalet ettiği müdürlük görevi dolayısıyla ödenen zam ve tazminatlar hakkında değildir.

396 sayılı Ek İlama konu uygulama hakkında kişinin kendi kadrosuna eşdeğer bir kadronun alacağı özel hizmet tazminatını alabileceği iddiası ve talebiyle Danıştay’da açılan dava, her ne kadar somut olay aynı olsa da, Sayıştay yargısının dışındadır ve ayrı bir taleple açılan bir davadır. Danıştay tarafından kişinin iddiasının kabulü ve talebi doğrultusunda karar verilmesi halinde, kararın gereği, Anayasa’nın 138 inci maddesinin son fıkrası uyarınca İdare tarafından yerine getirilecek olup, Danıştay’da açılan bu davanın ve bu dava sonucunda verilecek hükmün Sayıştay yargısına 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve diğer mevzuata göre herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Hatalı ödemelerin 90 gün içinde istirdat edilebileceği iddiası

Sorumlular tarafından, ...’a yapılan ödemenin mevzuatta dayanağı yoksa bile, bu ödemelerin yapılmasının kendisinin hata veya hilesinin sonucu olmaması dolayısıyla, Danıştay içtihadında belirtildiği üzere, ödemenin 90 gün içinde iadesinin talep edilebileceği, bu süre geçmişse, fazla yapılan bu ödemelerin kişiden istenemeyeceği iddia edilmektedir.

Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

6085 sayılı Kanuna göre Sayıştay tarafından kesin hükme bağlanan kamu zararı, 5018 sayılı Kanunda tanımı ve düzenlemesi yapılan kamu zararıdır. 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde tanımı yapılan kamu zararının tespit ve tahsilinde zamanaşımı süresi aynı Kanunun 74 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, kamu zararının meydana geldiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları zamanaşımına uğrar.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde, kamu zararının oluşmasında manevi unsur olan kasıt, kusur veya ihmalin varlığı aranmış, kasıt, kusur veya ihmal varsa, ayrıca hata veya hilenin varlığına bağlı farklı bir düzenleme yapılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, 396 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesine konu ödemelerin yapılmasında, kasıt, kusur veya ihmal unsurunun hükümde sorumlu tutulan her bir kamu görevlisi bakımından mevcut olduğu değerlendirilmektedir.

Buna göre, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı ödemeler sonucu oluşan kamu zararı, 5018 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi doğrultusunda 10 yıllık tespit ve tahsil zamanaşımına tabidir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Üst yönetici Belediye Başkanının sorumluluğu bulunması

5393 sayılı Kanunun belediye başkanının görev ve sorumluluklarını düzenleyen 38 inci maddesinin a bendinde, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin a bendi kapsamında, 25.08.2013 tarihli yazıda, üst yönetici Belediye Başkanı ... tarafından, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Md.V. ...’a ödeme yapılmasına olur verilmiştir. Belediye Başkanı ... tarafından verilen olur, ilişikli tüm ödeme emri belgelerinin ekinde bulunmaktadır.

Belediye Başkanı ...’ın ...’a basın yayın ve halkla ilişkiler müdür vekilliği göreviyle ilgili ödeme yapılmasına olur vermesi ile asilde aranan şartları taşımayan ...’un vekalet ettiği göreve ait zam ve tazminatların ödenmesi sonucu kamu zararı oluşması arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır. Adı geçen kişiye vekalet görevi dolayısıyla yasal dayanağı olmayan ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından verilen olur’un öngörülebilir doğrudan sonucudur.

Buna göre, vekalet edilen kadroyla ilgili asilde aranan şartları taşımayan kişiye bu kadronun zam ve tazminatlarının ödenmesi sonucu oluşan kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisinin sorumluluğu bulunması

İlişikli ödeme emri belgelerinde ve eki bordrolarda harcama yetkilisi olarak ...’un imzası bulunmaktadır. Yapılan ödemelerin ahizi de ...’tur.

Harcama yetkililerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde: “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” denilmektedir.

Buna göre, 5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesi kapsamında harcama yetkilisi ...’un, mevzuata aykırı olarak, vekalet edilen kadroya ait zam ve tazminatların ödenmesi sonucu oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunması

…’ın ilişikli ödeme emri belgelerinde ve eki bordolarda gerçekleştirme görevlisi olarak imzası bulunduğu görülmektedir.

5018 sayılı Kanunun “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.

Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,

Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde, yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Buna göre, gerçekleştirme görevlisinin, giderin gerçekleştirilmesi sürecinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlü olduğu değerlendirilmektedir; Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı ise, gerçekleştirme işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, ...’a vekalet ettiği kadroyla ilgili mevzuata aykırı olarak özel hizmet tazminatı ve ek ödeme ödenmesinde görevli olan gerçekleştirme görevlisi ...’ın, bu ödeme sonucu oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Md.V. ...’a, vekalet ettiği kadronun asilde aranan şartlarını taşımamasına rağmen bu kadroya ait özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının, üst yönetici Belediye Başkanı ile ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hüküm verilen 396 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesinin TASDİKİNE, oy birliğiyle,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 14.04.2021 tarih ve 49508 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim