Sayıştay 6. Dairesi 448 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
448
6 Nisan 2017
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 6
-
Karar Tarihi: 06.04.2017
-
Karar No: 448
-
İlam No: 228
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2011
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Ek Ödeme, Özel Hizmet Tazminatı Ve Yan Ödeme
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Lise mezunu olan ...’nin 15.08.2007 tarihinde 1’inci dereceli Belediye Başkan Yardımcısı kadrosuna atandığı ve atandığı bu kadroya ait ek ödeme, özel hizmet tazminatı ve yan ödemeden yararlandığı görülmüştür.
22.02.2007 tarih ve 26442 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in "Kadro kütükleri" başlıklı 15’inci maddesinde;
“(1)Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren mahalli idarelerdeki memur kadroları, Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-4 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Kütüklerinden (I) sayılı Belediye ve Belediye Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Memur Kadro Kütüğünde belirtilen unvan kodu, kadro unvanı, sınıflar ile belirlenen en alt ve üst derecelere uygun olarak kullanılır. İptal, ihdas ve kadro değişikliklerinde bu kütükler esas alınır.
…”
hükmüne yer verilmiş olup, anılan maddede belirtilen Kütükte 1000 Unvan Kodlu Belediye Başkan Yardımcılığı görevi Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 1’inci dereceli bir görev olarak belirlenmiştir.
Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı maddesinde, liseyi bitirenlerin yüksele bileceği en yüksek derecenin üçüncü derece olduğu belirtildikten sonra 68’nci maddesinin (B) bendinde,
“(Değişik: 4/5/1984 - KHK 199/1 md.) Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
(Değişik ikinci paragraf: 13/2/2011-6111/101 md.) Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a) 1 nci dereceli görevlerden ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b) 1 ve 2 nci derece görevlerden ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,
c) 3 ve 4 ncü dereceli görevler için en az 8 yıl,
hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir.
....
Bu bent hükümlerine göre atananlar atandıkları kadronun aylık (Ek gösterge dahil) ve diğer haklarından yararlanırlar.
…”
denilerek sınıfların 1, 2, 3 ve 4’üncü derecedeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, belirli çalışma sürelerini doldurmuş olmak ve yüksek öğrenim görmüş olmak şartıyla atama yapılabileceği ve ancak kendi derecesinin üstünde bir kadroya bu usulle atanmış olanların, atandıkları kadronun aylık ve diğer haklarından yararlanacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’te 1’inci dereceli bir kadro olarak belirlenen Belediye Başkan Yardımcılığı görevine atanabilmek için ilgilinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinin (a) alt bendindeki hizmet süresi şartı ile birlikte yükseköğrenim görmüş olmak şartını taşıması gerekmektedir. Oysa adı geçen kişi yukarıda da belirtildiği üzere lise mezunudur. Dolayısıyla kadro derecesi 1’inci derece olan Belediye Başkan Yardımcılığı görevine anılan Kanun’un 68’inci maddesinin (B) bendi hükmüne göre atanamaz. Diğer taraftan lise mezunu olduğu için müktesep hak derecesi itibariyle de bu göreve atamasının yapılması mümkün değildir.
Açıklanan gerekçelerle, ....’nin anılan Belediyede zabıta memuru olarak görev yapmaktayken, 15.08.2007 tarihinde 1’inci dereceli Başkan Yardımcılığı kadrosuna mevzuata aykırı olarak atanmasının sonucu olarak kendisine atandığı bu kadroya ait ek ödeme, özel hizmet tazminatı ve yan ödemenin ödenmesi suretiyle neden olunan ve ayrıntılı hesabı aşağıdaki tabloda gösterilen kamu zararı tutarı ....-TL’nin söz konusu atama işlemini yapan Eski Belediye Başkanı ....’ya münferiden 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
Her ne kadar Denetçi tarafından söz konusu kamu zararından, yargılamaya konu hesap yılında görevli olan Belediye Başkanı ...’nun da sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmüş ise de; söz konusu atama işleminin ....’ndan önceki Belediye Başkanı tarafından yapılması ve kendisinden göreve başladığı tarihe kadar yapılan atamaların teker teker incelenmesinin beklenemeyeceği gerçeği bir arada değerlendirildiğinde kamu zararından Belediye Başkanı ...’nun sorumlu tutulmamasına,
oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Üye ....’un karşı oy gerekçesi;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Görüldüğü üzere anılan Kanun’da tanımlanan anlamda bir kamu zararının varlığından söz edilebilmesi için oluşan zarara kamu görevlilerinin sebep olması gerekmektedir. Söz konusu atama işlemi Eski Belediye Başkanı ....’nın 15.08.2007 tarihli onayı ile geçerlilik kazanmış ise de; adı geçen Belediye Başkanı uyuşmazlık konusu ödemelerin yapıldığı tarih olan 2011 yılı itibariyle bu görevden ayrıldığından, kamu görevlisi sıfatı sona ermiş ve atama işlemi ile bağı kopmuştur.
Her ne kadar bahse konu işlem idarece geri alınmadığı veya idari yargı organınca iptal edilmediği sürece yürürlükte kalıp mali sonuç doğuracak ise de; bu mali sonuçlardan işlem üzerinde tasarruf yetkisi kalmayan, diğer bir ifadeyle işlemle bağı kopan görevlinin sırf işlemi ilk tesis eden kişi olduğu gerekçesiyle sorumlu tutulması hukukun temel prensibi olan hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmaz.
Diğer taraftan atama işlemi ile bir ilgisi bulunmayıp ödemenin yapıldığı dönemde görevde olan Belediye Başkanı .... da oluşan zarardan sorumlu tutulamaz. Çünkü yeni göreve başlayan Belediye Başkanından önceki yönetim tarafından yapılan atamaların teker teker incelenip geri alınmasının beklenmesi adil olmaz.
Açıklanan gerekçelerle söz konusu atama nedeniyle 2011 yılı itibariyle oluşan zarar ile Denetçi tarafından sorumlu tutulan her iki Belediye Başkanın karar, işlem ve eylemleri arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.
Ayrıca Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri de söz konusu atama işlemi idarece geri alınmadığı veya idari yargı organınca iptal edilmediği sürece bu kadro görevine ait ödemeleri yapmak zorunda olduklarından yapılan ödemelerden sorumlu tutulamazlar.
Sonuç olarak; mevzuata aykırı olan atama işleminin yürürlükte olduğu sürece mali sonuç doğurması özelliği nedeniyle yargılamaya konu hesap yılı itibariyle ortada oluşmuş bir zarar bulunmakta ise de; bu zararla kamu görevlilerinin karar, işlem ve eylemleri arasında illiyet bağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda öngörülen anlamda bir kamu zararı da mevcut değildir.
Bu nedenle, bahse konu zararın hesap yargısının süjeleri olan kamu görevlilerinden tazminine karar verilmesi imkanı bulunmamakta olup, ahizinden idari ve adli yollardan tahsilinin sağlanması için idaresine yazılmasına karar verilmesinin gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06