Sayıştay 6. Dairesi 44587 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44587

Karar Tarihi

8 Temmuz 2020

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2017

  • Daire: 6

  • Dosya No: 44587

  • Tutanak No: 48165

  • Tutanak Tarihi: 08.07.2020

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Sosyal yardım olan yemek ve yakacak yardımlarının belediyede çalışan işçilerin yıllık izin ücretlerinin kapsamına dahil edilmesi.

26 sayılı ilamın 7’ inci maddesi ile; ... Belediyesinde çalışan kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sosyal yardım olan yemek ve yakacak yardımlarının dahil edilmesi nedeniyle kamu zararında bulunulduğu gerekçesiyle ... TL için tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ nun vermiş temyiz dilekçesinde özetle; “1. ... Belediyesinde veteriner sağlık teknikeri sıfatı ile ve taşınır kayıt kontrol görevlisi olarak çalışırken harcama yetkilisinin verdiği talimat doğrultusunda yapılan harcama sonucunda söz konusu harcamanın usulsüzlüğü nedeniyle hakkında verilen kararın haksız ve hukuksuz olduğu,

  1. Kendisinin bir harcama yapmaya yetkisinin olmadığı,

  2. Bağlı olduğu harcama yetkilisinin verdiği talimat doğrultusunda ve kontrolünde harcama yapabiliyor olduğu,

  3. Harcama yetkilisinin verdiği kararı irdeleme olanağının da olmadığı,

  4. Yapılacak olan harcamanın usulsüz olup olmadığını bilebilecek konumunun da olmadığı,

Bu sebeplerle tamamen kendi iradesi dışında gerçekleşen olay nedeniyle sorumlu tutulmasına itiraz ediyor olduğu ve verilen kararın bozulmasını arz ve talep ediyor olduğunu” ifade etmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan; ... (Özel Kalem Müdürü), ... (Belediye Başkan Yrd.), ... (Fen İşleri Müdür V.), ... (V.H.K.İ.), ... (Zabıta Müdürü), ... (Emlak Ve İstimlak Müdürü), ... (Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü), ... (Memur), ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü), ... (Veteriner), ... (Hukuk İşleri Müdürü), ... (Doktor), ... (İmar ve Şehircilik Müdür V.), ... (Bilgi İşlem Müdürü) ile Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ... (İşçi), ... (Şef), ... (Fen İşleri Amiri), ... (İşçi), ... (Mühendisi), ... (İşçi), ... (İşçi), ... (Şef), ... (İşçi), ... (İşçi), ... (Memur), ... (İşçi), ... (Memur), ... (Veteriner Teknikeri), ... (İşçi), ... (Memur), ..., ... (İşçi), ...’in (İşçi) vermiş olduğu ortak temyiz dilekçesinde özetle; “... TL kamu zararına neden olduğu tespitinin hatalı olduğu, Belediyeleri ile işçileri temsilen Belediye İş Sendikası arasında imzalanan 15.02.2016-31.12.2018 tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 33. Maddesinde; “Yemek Bedeli, Belediye İş Sendikası üyesi işçilere fiilen çalışmalarına bakılmaksızın almakta oldukları yemek 15.02.2016 tarihinden itibaren aynen devam eder .(işçinin hasta ve izinli olduğu halde de ödeme yapılır.)” demekte olduğu,

Belediyelerinin bu madde hükmüne istinaden işçilere izinliyken yemek yardımı ve yasada aksine hüküm bulunmayan yakacak yardımı ödemesi yaptığı,

Topu İş Sözleşmelerini imzalayanların buna uymak zorunda olduğu, uyulmaması halinde bu sözleşmelerin tazmin sorumluluğuna yol açacak nitelikte tarafları bağlayıcı olduğu, sözleşmeye istinaden yapılan ödemelerde kamu zararı oluşmasının söz konusu olmadığı,

Sosyal Yardımların izinli iken de alınabileceğine ilişkin E. Sayıştay Uzman Denetçisi Turgut AŞÇI’ nın da “http://www.turkhukuksitesi.com” adresinde yayımladığı görüş yazısında“...Ücretli yıllık izin hakkı. T.C. Anayasası'nın 50’inci ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53’ üncü maddeleri gereğince işverenin işçiye kullandırmak zorunda olduğu ve işçinin de kullanmaktan vazgeçemeyeceği bir haktır. Ücretli yıllık izine hak kazanma ve kullandırma şartları 4857 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olup, işveren yıllık izin kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücretini bir iş karşılığı olmaksızın peşin veya avans olarak ödemek zorundadır. Bu ücretin hesabında 57’ inci maddenin gönderme yaptığı 50’ inci maddeye göre fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmayacaktır. Bu durumda işçiye her bir izin günü için sadece çıplak gündeliği tutarında ödeme yapılabilecektir. Yıllık izin ücretinin tespitinde genel kural böyle olmakla birlikte anılan Kanunun "Saklı haklar" başlıklı 45’ inci maddesinde; “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır. Denilerek 50‘inci maddeye istisna getirilmiştir. Bu hüküm gereğince işçiler toplu iş sözleşmelerinde veya iş sözleşmelerinde düzenleme yapılmak kaydıyla fiilen çalıştıkları günlerde olduğu gibi yıllık izinli oldukları günlerde de sosyal yardımlardan yararlanmaya devam edebileceklerdir. Sosyal yardımlar, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesi ile işçiye sağlanan işçilik haklarıdır. Yani bu hak ve menfaatler sözleşme kaynaklıdır. Böyle olduğu için ödenme şartları ve miktarları sözleşmeyle belirlenir. Çalışma hayatında düzenlenen sözleşmelerde genellikle sosyal yardım kapsamında işçiye sağlanan yemek yardımının işçinin fiilen çalıştığı günler için verilmesinin kararlaştırıldığı görülmekte ise de bazı sözleşmelerde işçinin yıllık izinli olduğu günlerde de bu yardımın yapılmasına imkân veren düzenlemelere rastlanılmaktadır. Sözleşme ile yıllık izinde yemek yardımı yapılması, sözleşme yapma serbestîsi kuralına uygun olduğu gibi, işçiye Kanuna nazaran daha elverişli hak ve menfaat sağlamış olması nedeniyle de yukarıda bahsedilen 45'inci madde hükmüne uygun düşmektedir. Dolayısıyla bu uygulamanın artık anılan 50’ inci madde hükmü ile ilgilendirilmemesi gerekmektedir. Özetlemek gerekirse: 4857 sayılı Kanun'un 45’inci maddesine göre yıllık izin ücretinin hesabında yemek yardımının dikkate alınması bu konuda işçinin tabi olduğu sözleşmede düzenleme yapılmış olmasına bağlıdır. Sözleşmede hüküm mevcut ise işçinin yıllık izin ücreti yemek yardımı da dâhil hesaplanacak, mevcut değilse bu defa anılan Kanun'un 50’nci maddesi devreye gireceğinden hesaplamada yemek yardımı dikkate alınmayacaktır." demek suretiyle sosyal yardımların ödenebileceğini ifade ediyor olduğu,

Yine Kamu İhale Mevzuat uzmanı Ali Hikmet Uğurlu tarafından yazılan makalesinde; Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 02.10.2013 tarihli görüş talebi yazısına Sosyal Güvenlik Bakanlığının 23.07.2014 tarihli cevap yazısında;

“.... Asgari ücretin üzerindeki ücret ve sosyal haklar (yemek ve yol ücreti vb.) işçi ve işveren arasında akdedilen hizmet akitleri, işyeri yönetmelikleri ve taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri ile hizmet alım sözleşmeleri ile serbestçe belirlenebilmektedir. Buna göre 4857 Sayılı İş Kanununda yemek ve yol ücretleri ile ilgili herhangi bir hüküm yer almadığından, izinli ve raporlu sürelerde söz konusu sosyal hakların ödenip ödenmeyeceği konusunda yukarıda belirtilen sözleşmelerde yer alan hükümlere göre işlem yapılması gerektiği görüşüne varılmıştır." demek suretiyle sosyal yardımların ödeneceğinin beyan edildiği,

Yukarıda belirtilen tüm nedenlerle Temyize konu edilen Sayıştay 6. Dairesinin 13.12.2018 tarih ve 26 sayılı İlamının hukuka, yasaya ve gerçeklere ve dahi hakkaniyete aykırı olduğu ve tazmin kararının kaldırılması gerektiği” ifade edilmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ nun vermiş olduğu temyiz dilekçesine ilişkin Başsavcılık mütalaası;

“... ... Belediyesinin 2017 yılı hesabının 6. Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 18.09.2018 tarih ve 26 sayılı İlamın hangi maddesi temyiz edildiği belirtmemekle birlikte 7. madde olduğu değerlendirilen karara karşı sorumlulardan ...’nun ilgi yazıları ile Başsavcılığımıza gönderilen temyiz talebi içeren bila tarihli dilekçesi incelendi. Dairesince, işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına yemek ve yakacak yardımlarının yıllık izin ücretlerine dahil edilmesi mevzuata aykırılık teşkil etmesi sonucu neden olunan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmolunmuştur.

Sorumlu savunmasında, kendisinin harcama yetkilisi olmadığını, harcama yetkilisinin talimatı doğrultusunda işlem yaptığını, bu konuları bilmediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

4857 sayılı Kanun’un Tatil ücretine girmeyen kısımlar başlıklı 50’nci maddesinde, “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” Hükmü, Yıllık izin ücreti başlıklı 57’nci maddesinde, “ İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır” Hükmü, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin, Ücretin Ödenmesi başlıklı 21’nci maddesinde, “İzin ücretinin belirlenmesinde; fazla çalışma karşılığı alınacak ücretler, primler, sosyal yardımlar ve işyerinin devamlı işçisi olup, normal saatler dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler hesaba katılmaz.” hükmü bulunmaktadır.

Anılan hükümlere göre işçilere ödenen yılık izin ücretlerinin kapsamına sosyal yardım olan yemek ve yakacak yardımlarının dahil edilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bu nedenle, gerekçeli Daire kararının korunmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Arz olunur.” mütalaa olunmuştur.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan; ... (Özel Kalem Müdürü), ... (Belediye Başkan Yrd.), ... (Fen İşleri Müdür V.), ... (V.H.K.İ.), ... (Zabıta Müdürü), ... (Emlak Ve İstimlak Müdürü), ... (Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü), ... (Memur), ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü), ... (Veteriner), ... (Hukuk İşleri Müdürü), ... (Doktor), ... (İmar ve Şehircilik Müdür V.), ... (Bilgi İşlem Müdürü) ile Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ... (İşçi), ... (Şef), ... (Fen İşleri Amiri), ... (İşçi), ... (Mühendisi), ... (İşçi), ... (İşçi), ... (Şef), ... (İşçi), ... (İşçi), ... (Memur), ... (İşçi), ... (Memur), ... (Veteriner Teknikeri), ... (İşçi), ... (Memur), ..., ... (İşçi), ...’in (İşçi) vermiş olduğu ortak temyiz dilekçesine ilişkin Başsavcılık mütalaası;

“... ... Belediyesinin 2017 yılı hesabının 6. Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 18.09.2018 tarih ve 26 sayılı İlamın 7. maddesinde yer alan karara karşı sorumlulardan ... ve 30 arkadaşının ilgi yazıları ile Başsavcılığımıza gönderilen temyiz talebi içeren 16.2.2019 tarihli dilekçesi incelendi.

Dairesince, İşçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına yemek ve yakacak yardımlarının yıllık izin ücretlerine dahil edilmesi mevzuata aykırılık teşkil etmesi sonucu neden olunan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmolunmuştur. Sorumlular savunmasında, Belediye ile Belediye İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinde, fiilen çalışılmayan günlerde de yemek yardımı ödeneceği hükmünün bulunduğunu, yakacak yardımının fiilen çalışılmayan günlerde ödenmesine ilişkin yasada aykırı bir hüküm bulunmadığını, toplu iş sözleşmelerinin tarafların uymak zorunda olduğu sözleşmeler olduğunu, genel kural olarak yıllık izin ücretlerine sosyal yardımların dahil edilmediğini, ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Saklı Haklar” başlıklı 45’inci maddesi ile istisna getirildiğini bu hüküm gereğince toplu iş sözleşmelerinde veya iş sözleşmelerinde düzenleme yapılmak kaydıyla işçilerin yıllık izin ücretlerine sosyal yardımların dahil edilebileceğini, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

4857 sayılı Kanun’un Tatil ücretine girmeyen kısımlar başlıklı 50’nci maddesinde, “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” Hükmü, Yıllık izin ücreti başlıklı 57’nci maddesinde, “ İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır’ Hükmü, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin, Ücretin Ödenmesi başlıklı 21’nci maddesinde, “İzin ücretinin belirlenmesinde; fazla çalışma karşılığı alınacak ücretler, primler, sosyal yardımlar ve işyerinin devamlı işçisi olup, normal saatler dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler hesaba katılmaz.” Hükmü, Bulunmaktadır.

Anılan hükümlere göre işçilere ödenen yılık izin ücretlerinin kapsamına sosyal yardım olan yemek ve yakacak yardımlarının dahil edilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu nedenle, gerekçeli Daire kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

İşbu dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

26 sayılı ilamın 7’ inci maddesi ile; ... Belediyesinde çalışan kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sosyal yardım olan yemek ve yakacak yardımlarının dahil edilmesi nedeniyle kamu zararında bulunulduğu gerekçesiyle ... TL için tazmin hükmü verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tatil Ücretine Girmeyen Kısımlar” başlıklı 50’nci maddesinde; "Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz. ” denilmiştir.

Anılan Kanun’un “Yillik İzin Ücreti” başlıklı 57’nci maddesinde ise yıllık izin ücretinin hesabında İş Kanunu’nun 50’nci maddesinin uygulanacagı hüküm altına alınmıştır.

03.03.2004 tarihli ve 25391 sayilı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yıllık Ücretli İzin Yönetmeligi’nin "Yıllık Ücretli İzinlere İlişkin İşverenin Yükümlülükleri” başlıklı dördüncü bölümünde yer alan “Ücretin Ödenmesi” başlıklı 21’inci maddesinde;

"İzin ücretinin belirlenmesinde; fazla çalışma karşılığı alınacak ücretler, primler, sosyal yardımlar ve işyerinin devamlı işçisi olup, normal saatler dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler hesaba katılmaz.

…..” denilmektedir.

Yukanda yer alan mevzuat hukmu uyarınca işçilere ödenen yıllık izin ücretlerine sosyal yardımların dahil edilmemesi gerekmektedir. Ancak ... Belediyesinde işçilerin izinli oldukları süre boyunca almış oldukları izin ücretlerine sosyal yardım olan yemek ve yakacak yardimlarının dahil edilmesi sonucu kamu zararına neden olunmuştur.

Dilekçiler savunmalarında;

Belediye ile Belediye İş Sendikasi arasında imzalanan 15.02.2016-31.12.2018 tarihli Toplu iş Sözleşmesinde fiilen çalışılmayan günlerde de yemek yardımı ödeneceği hükmünün bulunduğunu, yakacak yardımının fiilen çalışılmayan günlerde ödenmesine ilişkin yasada aykırı bir hüküm bulunmadığını, toplu iş sözleşmelerinin tarafların uymak zorunda olduğu sözleşmeler olduğunu, genel kural olarak yıllık izin ücretlerine sosyal yardımların dahil edilmediğini ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Saklı Haklar” başlıklı 45’inci maddesi ile istisna getirildigini bu hüküm gereğince toplu iş sözleşmelerinde veya iş sözleşmelerinde düzenleme yapılmak kaydıyla işçilerin yıllık izin ücretlerine sosyal yardımların dahil edilebilecegini, mevzuatta da yıllık izin ücretine yemek ve yakacak yardımlarının dahil olmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını ifade etmişlerse de;

4857 sayılı Kanun’un 50’nci maddesinde ve Yıllık Ücretli izin Yönetmeliği’nin 21’inci maddesinde açik bir şekilde, izin ücretinin belirlenmesinde; sosyal yardımların yıllık izin ücreti hesabına dahil edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

4857 sayılı Kanun’un “Saklı Haklar” başlıklı 45’inci maddesinde; “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına ayırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda isçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazamlmış haklar saklıdır. ” denilmektedir. Bu hükümden yıllık izin ücretlerine sosyal hakların dahil edilebileceği anlamı cıkarılamaz. Şöyle ki işçilere toplu iş sözleşmesi ve ya iş sözleşmeleriyle tanınan hakların saklı hak olarak kabul edilebilmesi için kanun ve yönetmeliklere aykırı olmaması gerekmektedir. Nitekim aynı maddenin ilk cümlesinde toplu iş sözleşmelerine veya iş sözleşmelerine işçilere kanunla tanınan haklara aykırı hüküm konulamayacagı belirtilmiştir. Eger toplu iş sözleşmeler ve iş sözleşmelerinde istendiği gibi bir düzenleme yapılabilseydi kanun koyucu mevzuatta yillik izin ücretlerine sosyal yardımların dahil edilemeyeceği şeklinde bir düzenleme yapmazdı. Tüm bu sebeplerle yemek ve yakacak yardımlarının yıllık izin ücretlerine dahil edilmesi mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Bu itibarla; sorumlu iddialarının reddedilerek yukarıda yer alan gerekçelerle, 26 sayılı İlamın 7. maddesiyle verilen ... TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (Temyiz Kurulu Başkanı ..., .. Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ... ve ...’ ın aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 08.07.2020 tarih ve 48165 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu Başkanı ..., Üyeler ..., ... ve ...’ ın karşı oy gerekçesi;

T.C. Anayasası’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50. Maddesinde;

“……Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir….”denilmekte,

4857 sayılı İş Kanunu'nun “Yıllık izin ücreti” başlıklı 57’nci maddesinde;

“İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50’nci madde hükmü uygulanır….” denilmekte,

“Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50’nci maddesinde:

“Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz. ’’ denilmekte,

“Saklı haklar” başlıklı 45’ inci maddesinde ise; “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” denilmektedir.

İlgili maddelerden anlaşılmaktadır ki; ücretli yıllık izin hakkı T.C. Anayasası'nın 50’inci ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53’ üncü maddeleri gereğince işverenin işçiye kullandırmak zorunda olduğu ve işçinin de kullanmaktan vazgeçemeyeceği bir haktır. Ücretli yıllık izine hak kazanma ve kullandırma şartları 4857 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olup, işveren yıllık izin kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücretini bir iş karşılığı olmaksızın peşin veya avans olarak ödemek zorundadır. Bu ücretin hesabında 57’ inci maddenin gönderme yaptığı 50’ inci maddeye göre fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmayacaktır. Bu durumda işçiye her bir izin günü için sadece çıplak gündeliği tutarında ödeme yapılabilecektir.

Yıllık izin ücretinin tespitinde genel kural böyle olmakla birlikte anılan Kanunun "Saklı haklar" başlıklı 45’ inci maddesi ile 50‘inci maddeye istisna getirilmiştir. Bu hüküm gereğince işçiler toplu iş sözleşmelerinde veya iş sözleşmelerinde düzenleme yapılmak kaydıyla fiilen çalıştıkları günlerde olduğu gibi yıllık izinli oldukları günlerde de sosyal yardımlardan yararlanmaya devam edebileceklerdir.

Sosyal yardımlar, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesi ile işçiye sağlanan işçilik haklarıdır. Yani bu hak ve menfaatler sözleşme kaynaklıdır. Böyle olduğu için ödenme şartları ve miktarları sözleşmeyle belirlenir. Çalışma hayatında düzenlenen sözleşmelerde genellikle sosyal yardım kapsamında işçiye sağlanan yemek yardımının işçinin fiilen çalıştığı günler için verilmesinin kararlaştırıldığı görülmekte ise de bazı sözleşmelerde işçinin yıllık izinli olduğu günlerde de bu yardımın yapılmasına imkân veren düzenlemelere rastlanılmaktadır.

Sözleşme ile yıllık izinde yemek yardımı yapılması, sözleşme yapma serbestisi kuralına uygun olduğu gibi, işçiye Kanuna nazaran daha elverişli hak ve menfaat sağlamış olması nedeniyle de yukarıda bahsedilen 45'inci madde hükmüne uygun düşmektedir. Dolayısıyla bu uygulamanın artık anılan 50’ inci madde hükmü ile ilgilendirilmemesi gerekmektedir.

4857 sayılı Kanun'un 45’inci maddesine göre yıllık izin ücretinin hesabında yemek ve yakacak yardımının dikkate alınması bu konuda işçinin tabi olduğu sözleşmede düzenleme yapılmış olmasına bağlıdır. Sözleşmede hüküm mevcut ise işçinin yıllık izin ücreti yemek ve yakacak yardımı da dâhil hesaplanacak, mevcut değilse bu defa anılan Kanun'un 50’nci maddesi devreye gireceğinden hesaplamada yemek ve yakacak yardımı dikkate alınmayacaktır.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 02.10.2013 tarihli görüş talebi yazısına Sosyal Güvenlik Bakanlığının 23.07.2014 tarihli cevap yazısı da bunu destekler niteliktedir. Şöyle ki ilgili yazıda;

“.... Asgari ücretin üzerindeki ücret ve sosyal haklar (yemek ve yol ücreti vb.) işçi ve işveren arasında akdedilen hizmet akitleri, işyeri yönetmelikleri ve taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri ile hizmet alım sözleşmeleri ile serbestçe belirlenebilmektedir. Buna göre 4857 Sayılı İş Kanununda yemek ve yol ücretleri ile ilgili herhangi bir hüküm yer almadığından, izinli ve raporlu sürelerde söz konusu sosyal hakların ödenip ödenmeyeceği konusunda yukarıda belirtilen sözleşmelerde yer alan hükümlere göre işlem yapılması gerektiği görüşüne varılmıştır." demektedir.

Bu görüşe göre yine Toplu iş sözleşmesinde yer alıyorsa izinli ve raporlu sürelerde sosyal yardım ödenebilecektir.

Bu itibarla sosyal yardımlar çalışmaya bağlı haklar olmadığından yıllık izin ücretinin hesabına dahil edilmelerinde bir engel, dolayısıyla bir kamu zararı bulunmamaktadır. Konunun kaldırılması gerekir.

.

. Daire Başkanı ...’ in karşı oy gerekçesi;

Esas Yönünden:

Söz konusu tazmin hükmü Toplu iş sözleşmesinde yıllık izin ücretleri kapsamına alınan yemek yardımı ile alınmayan yakacak yardımı toplamından oluşmaktadır. İki sosyal yardımın bu bakımdan ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;

T.C. Anayasası’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50. Maddesinde;

“……Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir….”denilmekte,

4857 sayılı İş Kanunu'nun “Yıllık izin ücreti” başlıklı 57’nci maddesinde;

“İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50’nci madde hükmü uygulanır….” denilmekte,

“Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50’nci maddesinde:

“Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz. ’’ denilmekte,

“Saklı haklar” başlıklı 45’ inci maddesinde ise; “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” denilmektedir.

İlgili maddelerden anlaşılmaktadır ki; ücretli yıllık izin hakkı T.C. Anayasası'nın 50’inci ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53’ üncü maddeleri gereğince işverenin işçiye kullandırmak zorunda olduğu ve işçinin de kullanmaktan vazgeçemeyeceği bir haktır. Ücretli yıllık izine hak kazanma ve kullandırma şartları 4857 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olup, işveren yıllık izin kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücretini bir iş karşılığı olmaksızın peşin veya avans olarak ödemek zorundadır. Bu ücretin hesabında 57’ inci maddenin gönderme yaptığı 50’ inci maddeye göre fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmayacaktır. Bu durumda işçiye her bir izin günü için sadece çıplak gündeliği tutarında ödeme yapılabilecektir.

Yıllık izin ücretinin tespitinde genel kural böyle olmakla birlikte anılan Kanunun "Saklı haklar" başlıklı 45’ inci maddesi ile 50‘inci maddeye istisna getirilmiştir. Bu hüküm gereğince işçiler toplu iş sözleşmelerinde veya iş sözleşmelerinde düzenleme yapılmak kaydıyla fiilen çalıştıkları günlerde olduğu gibi yıllık izinli oldukları günlerde de sosyal yardımlardan yararlanmaya devam edebileceklerdir.

Sosyal yardımlar, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesi ile işçiye sağlanan işçilik haklarıdır. Yani bu hak ve menfaatler sözleşme kaynaklıdır. Böyle olduğu için ödenme şartları ve miktarları sözleşmeyle belirlenir. Çalışma hayatında düzenlenen sözleşmelerde genellikle sosyal yardım kapsamında işçiye sağlanan yemek yardımının işçinin fiilen çalıştığı günler için verilmesinin kararlaştırıldığı görülmekte ise de bazı sözleşmelerde işçinin yıllık izinli olduğu günlerde de bu yardımın yapılmasına imkân veren düzenlemelere rastlanılmaktadır.

Sözleşme ile yıllık izinde yemek yardımı yapılması, sözleşme yapma serbestisi kuralına uygun olduğu gibi, işçiye Kanuna nazaran daha elverişli hak ve menfaat sağlamış olması nedeniyle de yukarıda bahsedilen 45'inci madde hükmüne uygun düşmektedir. Dolayısıyla bu uygulamanın artık anılan 50’ inci madde hükmü ile ilgilendirilmemesi gerekmektedir.

4857 sayılı Kanun'un 45’inci maddesine göre yıllık izin ücretinin hesabında yemek ve yakacak yardımının dikkate alınması bu konuda işçinin tabi olduğu sözleşmede düzenleme yapılmış olmasına bağlıdır. Sözleşmede hüküm mevcut ise işçinin yıllık izin ücreti yemek ve yakacak yardımı da dâhil hesaplanacak, mevcut değilse bu defa anılan Kanun'un 50’nci maddesi devreye gireceğinden hesaplamada yemek ve yakacak yardımı dikkate alınmayacaktır.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 02.10.2013 tarihli görüş talebi yazısına Sosyal Güvenlik Bakanlığının 23.07.2014 tarihli cevap yazısı da bunu destekler niteliktedir. Şöyle ki ilgili yazıda;

“.... Asgari ücretin üzerindeki ücret ve sosyal haklar (yemek ve yol ücreti vb.) işçi ve işveren arasında akdedilen hizmet akitleri, işyeri yönetmelikleri ve taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri ile hizmet alım sözleşmeleri ile serbestçe belirlenebilmektedir. Buna göre 4857 Sayılı İş Kanununda yemek ve yol ücretleri ile ilgili herhangi bir hüküm yer almadığından, izinli ve raporlu sürelerde söz konusu sosyal hakların ödenip ödenmeyeceği konusunda yukarıda belirtilen sözleşmelerde yer alan hükümlere göre işlem yapılması gerektiği görüşüne varılmıştır." demektedir.

Bu görüşe göre yine Toplu iş sözleşmesinde yer alıyorsa izinli ve raporlu sürelerde sosyal yardım ödenebilecektir.

... Belediyesi ile Belediye İş Sendikası arasında imzalanan 15.02.2016-31.12.2018 tarihli Toplu İş Sözleşmesi’ndeki düzenleme şu şekildedir. İlgili toplu İş Sözleşmesi’nin 33. Maddesinde;

“Yemek Bedeli, Belediye İş Sendikası üyesi işçilere fiilen çalışmalarına bakılmaksızın almakta oldukları yemek 15.02.2016 tarihinden itibaren aynen devam eder.(İşçinin hasta ve izinli olduğu halde de ödeme yapılır.)” demektedir.

Bu maddeye istinaden, işçilere ücretli olduğu günlere ilişkin yemek yardımı ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak işçinin ücretli olduğu günlerde yakacak yardımı ödenebileceğine ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar gereği, sözleşmede hüküm mevcut ise işçinin yıllık izin ücreti, sosyal yardım dâhil hesaplanacak, mevcut değilse bu defa anılan Kanun'un 50’nci maddesi devreye gireceğinden hesaplamada sosyal yardımı dikkate alınmayacaktır.

Netice itibariyle ... Belediyesi ile Belediye İş Sendikası arasında imzalanan 15.02.2016-31.12.2018 tarihli Toplu İş Sözleşmesi’nde hüküm olduğu için yıllık izin süresinde yemek yardımı ödenmesinde kamu zararı yoktur ancak yakacak yardımı ödenmesinde kamu zararı mevcuttur. Bu itibarla 26 sayılı ilamın 7’inci maddesi ile belirlenen kamu zararı tutarının yeniden hesaplanması gerekmektedir.

Sorumluluk yönünden;

Dilekçi savunmasında gerçekleştirme görevlisi olması hasebiyle harcama kararını verme konusunda yetkili olmadığını, bu yetkinin harcama yetkilisinde olduğunu, kendisinin harcama yetkilisi olmadığını, harcama yetkilisinin talimatı doğrultusunda işlem yaptığını, bu konuları bilmediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

5018 sayılı Kanunun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür.

Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

…” hükümlerine yer verildiği görülmüştür.

Bu kapsamda bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, harcama yetkilileri sorumlu tutulmuştur. Bu bağlamda mevzuata aykırı yapılan harcamalardan harcama yetkilisinin de sorumlu tutulması gerekmektedir.

Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna gelince, 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında gerçekleştirme görevlilerinin, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi hususlarında sorumluluklarının bulunduğu hüküm altına alınmıştır. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir” denilmektedir. Aynı düzenlemede, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemlerin, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden de kontrol edileceği ifade edilmiş ise de, bu sorumluluğun öncelikle yönetim sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Ancak yönetim sorumluluğu, gerçekleştirme görevlilerinin mali sorumluluğunun bulunmadığı gibi değerlendirilemeyeceği gibi, 5018 sayılı kanun öncesinde olduğu gibi gerçekleştirme memurlarının adeta bidayetten zimmettar addedilerek her ödemeden sorumlu tutulmalarını da gerektirmez. Söz konusu olayda üst yönetici Belediye Başkanı tarafından imzalanmış bir sözleşme ve kanuna aykırılığı araştırmakla sorumlu harcama yetkilisince verilmiş harcama talimatı varken, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi ile görevli olan ve söz konusu sözleşme ve harcama talimatına uygun işlem yapan, ve hayatın olağan akışına göre adı geçen amirlere itiraz edebilmesi de mümkün bulunmayan memur, VHKİ hatta işçi statüsündeki gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa dahil edilmesi hakkaniyetle bağdaşmaz. Bu bağlamda sözleşme gereği yapılan harcamalardan gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaması gerekir.

Bu itibarla, hem esas yönünden kamu zararının yeniden hesaplanması için hem de ilgililerin sorumluluğa ilişkin itirazının kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle tazmin hükmünün esas ve sorumluluk yönünden BOZULARAK, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİ gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim