Sayıştay 6. Dairesi 44054 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
44054
12 Aralık 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 6
-
Dosya No: 44054
-
Tutanak No: 45423
-
Tutanak Tarihi: 12.12.2018
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye gelirlerinin zamanaşımına uğratılması.
- 376 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle (241 sayılı İlamın 3’üncü maddesi); ... Belediyesi tarafından 2008 yılında tahakkuk ettirilmiş Emlak Vergilerinin 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması sonucu ... TL’ye Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ile İşletme Müdürü ...’a tazmin hükmü verilmiştir.
Konu ile ilgili olarak İşletme Müdürü ... tarafından gönderilen itiraz dilekçesinde;
“Konu: 1 no.lu ilamda belirtilen ... TL Emlak Vergisinin, 3 no.lu ilamda belirtilen ... TL İlan reklam Vergisinin, 4 no.lu ilamda belirtilen ... TL Eğlence Vergisinin, 5 no.lu ilamda belirtilen ... TL Çöp imha Ücretinin, 6 no.lu ilamda belirtilen ... TL Kira Alacağının, 7 no.lu ilamda belirtilen ... TL Su Parası Alacaklarının, 8 no.lu ilamda belirtilen ... TL İdari Para Cezasının ve 9 no.lu ilamda belirtilen ... TL Çevre Temizlik Vergisinin zamanında tahsil edilmemesi sonucu kurumun gelir kaybına sebebiyet verilerek kamu zararına neden olunması.
Savunma: 1 no.lu ilamda belirtilen ... TL’lik Emlak vergisi ile alakalı olarak 94 kişiden ... TL tahsilat yapılmıştır. Yersiz ve hatalı tahakkuk yapıldığı tespit edilen 37 kişiye ait olarak ... TL azaltan işlemi yapılmıştır. 1 kişi 2011 yılında ... TL’lik yapılandırma yapmıştır. 2 kişiye de 2013 yılı öncesinde ... TL’lik tebliğ yapılmıştır. Yapılan bu işlemlere ait evraklar savunmam ekinde sunulmuştur. (Ek-1)
…
Sonuç olarak yukarıda yaptığım izahattan ve savunma eklerinden de görüleceği üzere herhangi bir kamu zararı söz konusu değildir. Öncelikle tahsilatı yapılmış olan alacaklar için tahsil edildiğinden dolayı ilişilecek husus bulunmamaktadır. Ek olarak yersiz ve hatalı olarak yapılmış olan tahakkuklar tespit edilerek azaltanları yapıldığından ilişilecek husus bulunmamaktadır. Yukarıda anlattığım ve savunma eklerinde de görüleceği üzere belediye alacakları ile alakalı olarak; zamanaşımı süreleri geçirilmeden yapılandırma, tebliğ icra işlemleri ve parça ödemelerin tahsilatları yapılmıştır. Dolayısıyla kamu zararı oluşmadığından ilişilecek husus bulunmamaktadır. Zaten ilk sorgudan bugüne kadar ki süreçte görüldüğü üzere belediye alacaklarının takibinin hassasiyetle yapıldığı ve tahsil edildiği görülecektir. Ve belediye alacaklarının nerdeyse tamamına yakınının sorgu ve ilamdan kalktığı görülmektedir. Belediye alacakları ile alakalı olarak ilgililerden takip ve tahsili hassasiyetle yapılmakta ve çalışmalarımız aralıksız devam etmektedir. Ayrıca bugüne kadar hiçbir belediye alacağımızla alakalı olarak zamanaşımına ait bir başvuru ve talep olmamıştır. Dolayısıyla belediyeye olan borcuna hiçbir mükellef ve kurum ya da kuruluş itiraz etmemiş ve reddetmemiştir. Bundan ötürü kurum alacaklarının zamanaşımı ve kurumun zarara uğratılması mümkün değildir ve bu bağlamda ilişilecek husus bulunmamaktadır. Zaten ilk sorgu ve akabindeki ilamlardaki tutarlar şu anda mevcut olmayan ve tahsil edilmiş tutarlardır. Bütün bu açıklamalar doğrultusunda tarafıma yüklenen tüm ilam maddelerinin uhdemden kaldırılması hususunu saygılarımla arz ederim.”
Denilmekte iken, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... tarafından gönderilen itiraz dilekçesinde ise;
“Konu: 1 no.lu ilamda belirtilen ... TL Emlak Vergisinin, 3 no.lu ilamda belirtilen ... TL İlan Reklam Vergisinin, 4 no.lu ilamda belirtilen ... TL Eğlence Vergisinin, 5 no.lu ilamda belirtilen ... TL Çöp imha Ücretinin, 6 no.lu ilamda belirtilen ... TL Kira Alacağının, 7 no.lu ilamda belirtilen ... TL Su Parası Alacaklarının, 8 no.lu ilamda belirtilen ... TL İdari Para Cezasının ve 9 no.lu ilamda belirtilen ... TL Çevre Temizlik Vergisinin zamanında tahsil edilmemesi sonucu kurumun gelir kaybına sebebiyet verilerek kamu zararına neden olunması.
Savunma: İlgili sorgu maddeleriyle alakalı olarak, şahsımın üst yönetici olarak kurumu zarara uğrattığım ifade edilmektedir. 5018 sayılı kanunun ‘Üst Yöneticiler’ bölümünün 11’inci maddesinde ‘Üst Yöneticiler Bu Sorumluluklarının Gereklerini Harcama Yetkilileri, Mali Hizmetler Birimi ve İç Denetçiler Aracılığıyla Yerine Getirirler’ denilmek suretiyle fiilen icra yani yerine getirme sorumluluğunu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakırlar kaidesiyle hareket edilmiştir. Bundan Dolayı kamu zararına bilerek bizzat sebep olunmamıştır. O günkü değerlendirme ve toplantılarda sunulan raporlarda bahse konu maddelerin içeriğiyle alakalı olarak yetkili olan arkadaşlarımız, daha önceki dönemlere ait alacaklarda dahil gerekli çalışmaları yapmışlardı. Sonuca götürecek bütün çabalar sarf edilmiş ancak geçmiş yıllarda yapılan tahakkuk işlemlerine ait gerek sicil bilgileri gerekse yersiz ve hatalı tahakkuklar sebebiyle sonuç elde edilemeyen tebligatlarda olmuştu. Bunlarla ilgili hukuki süreçte başlatılmıştı. Detaylar ilam maddelerine teknik ve idari olarak icra ile sorumlu İşletme müdürünün 26/04/2018 tarih ve 376 sayılı ilama cevaben yazdığı savunmada da yer verilmiştir.
Konuya dair 2013 yılı hesabı hakkında çıkan 2013/241 sayılı ilama dair yaptığım savunmaya ilave edeceğim herhangi bir husus bulunmamaktadır. Tarafıma yüklenen maddelerin tekrar uhdemden kaldırılmasını saygılarımla arz ederim.”
İfadeleri yer almaktadır.
Başsavcılık mütalaasında;
(İşletme Müdürü ...’ın temyiz dilekçesi ile ilgili olarak)
... Belediyesi 2013 yılı hesabının 6. Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 26/04/2018 Tarih ve 376 Sayılı İlamın 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9’uncu maddelerinde yer alan toplam ... TL tazmin hükümlerini İşletme Müdürü (Sorumlu Müdür) sıfatıyla temyiz eden ...’ın ilgi yazı ekinde gönderilen dilekçesi incelendi.
Dilekçede özetle; 26/04/2018 Tarih ve 376 Sayılı İlamın 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9’uncu maddelerinde çeşitli gelir gruplarına ait toplam ... TL belediye gelirlerinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle sorumlu tutulmasına ilişkin olarak bazılarının tahsil edildiği, bazılarının yersiz tahakkuk işleminden dolayı azaltma işleminin uygulandığı, bazılarına ilişkin yapılandırma ve icra işlemlerine başlandığı alacak çeşitlerine göre izahat yapılmış, sonuç olarak zamanaşımı süreleri geçirilmeden yapılandırma, tebliğ, icra işlemleri ve parça ödemelerin tahsilatları yapıldığı ifade edilip kamu zararı oluşmadığı belirtilerek tüm tazmin maddelerinin uhdesinden kaldırılmasını talep etmiştir.
Dosya üzerinde yapılan incelemede; Alacak dosyası bazında inceleme yapılmak suretiyle 09.01.2018 tarihinde hazırlanan Ek Rapor da dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, listeleri gönderilen söz konusu vergi alacaklarına ilişkin ilanen tebligat işlemlerine 2013 yılı Aralık ayı içinde başlandığı, ilan yazısının askıya ise 24.12.2013 tarihinde çıkarıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 104 üncü maddesine göre vergi alacağına ilişkin ilan tarihinin 07.01.2014, tebliğ tarihinin ise; 07.02.2014 tarihine tekabül ettiği, bu durumda, kira alacakları hariç vergi ve kamu hizmetinden kaynaklanan alacakların tahsil zamanaşımı tarihi olan 31.12.2013 tarihinden sonra ilanen tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Nitelik itibariyle kira alacağının akitten doğan alacak olması ve 6183 sayılı Kanuna tabi olmamasına karşın mahkemeye intikal etmiş olması nedeniyle ayrı olarak değerlendirmek gerektiği ancak emanetler hesabında tutarın muhafaza edildiği bu nedenle mahkeme sonucuna göre işlem yapılmasının uygun olacağı, diğer alacaklar emlak, çevre temizlik, ilan ve eğlence vergileri ile idari para cezaları, su ve çöp imha ücretlerinden yapılan tahsilatların ilamın infazı niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının korunması gerektiği mütalaa edilmektedir. Arz olunur.
(Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ...’ın temyiz dilekçesi ile ilgili olarak)
... Belediyesi 2013 yılı hesabının 6. Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 26/04/2018 Tarih ve 376 Sayılı ilamın 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9’uncu maddelerinde yer alan toplam ... TL tazmin hükümlerini Üst Yönetici sıfatıyla temyiz eden ...’ın ilgi yazı ekinde gönderilen dilekçesi incelendi.
Dilekçede özetle; 26/04/2018 Tarih ve 376 Sayılı ilamın 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9’uncu maddelerinde çeşitli gelir gruplarına ait toplam ... TL belediye gelirlerinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle sorumlu tutulmasına ilişkin olarak 5018 sayılı kanunun ‘Üst Yöneticiler’ bölümünün 11’inci maddesi gereğince fiilen icra yani yerine getirme sorumluluğunu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakırlar kaidesiyle hareket edildiği kendisinin bu nedenle sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek hakkındaki tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Dosya üzerinde yapılan incelemede; 5018 sayılı Kanunun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilen icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 102’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır” denilmektedir. Bu hüküm uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler belediye başkanı tarafından kullanılacaktır.
Yine 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33’üncü maddesinde, “Diğer mevzuatta ... mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük memuruna, ilin en büyük mal memuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, malmüdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne; vergi kontrol memuruna yapılmış atıflar ise vergi denetmenine yapılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu konuya ilişkin mevcut mevzuat çerçevesinde Belediye başkanlarına yapılmış atıfların mali açıdan 5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesine göre ilgili görevliler ve fiili olarak işi gerçekleştirme sorumluluğu olan personele yapılmış sayılacağı değerlendirilmektedir.
Her ne kadar 5393 sayılı Kanunun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek belediye başkanlarının görevleri arasında sayılmışsa da belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumludurlar.
Bu çerçevede, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan belediye başkanının sorumluluğu idari ve siyasi nitelikli olup mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu gerekçeyle, Belediye Başkanı ...’ın temyiz talebi kabul edilerek Daire tarafından verilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Arz olunur.”
Denilmektedir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan Diğer Sorumlu ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
- 376 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle (241 sayılı İlamın 3’üncü maddesi); ... Belediyesi tarafından 2008 yılında tahakkuk ettirilmiş Emlak Vergilerinin 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması sonucu ... TL’ye Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ile İşletme Müdürü ...’a tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme;
Konu sorumluluk açısından değerlendirildiğinde;
-
01.10.2015 tarih ve 241 sayılı asıl İlamda bu madde ile ilgili sorumluluk Muhasebe Yetkilisi ... ile İşletme Müdürü ...’a yüklenmiştir.
-
01.10.2015 tarih ve 241 sayılı asıl İlam ile ilgili olarak yapılan itiraz sonucu düzenlenen 29.03.2017 tarih ve 42905, 40906 ve 42907 tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararlarında Muhasebe Yetkilisi ...’nun sorumluluğunun kaldırılması ve Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumlu tutulmamasının uygun olduğu kabul edilmiştir.
-
29.03.2017 tarih ve 42905, 40906 ve 42907 tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararları üzerine 6. Daire tarafından çıkarılan iş bu temyiz talebine esas 26.04.2018 tarih ve 376 sayılı ilamda bu madde ile ilgili sorumluluk İşletme Müdürü ... ile Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’a yüklenmiştir.
5018 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde ifade edildiği üzere, Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Bu kapsamda 5018 sayılı Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
Her ne kadar 5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek belediye başkanlarının görevleri arasında sayılmışsa da; belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumludurlar.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Temyiz Kurulunun Üst Yönetici Belediye Başkanı ile ilgili kararı bu İdareye ait 29.03.2017 tarih ve 42905, 40906 ve 42907 tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararlarında (emsallerine de uygun olarak) belirlenmiş olduğundan bu karara paralel olarak Üst Yönetici Belediye Başkanı ... sorumluluğun kaldırılmasının uygun olacağı, bu nedenle de 376 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK dosyanın dairesine TEVDİİNE, (Üye ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın, belediye başkanının sorumluluğu bulunmaktadır bu nedenle sorumluluk itirazının reddi gerekir, yönündeki aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 12.12.2018 tarih ve 45423 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
KARŞI OY GEREKÇESİ/AZINLIK GÖRÜŞÜ
Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın karşı oy gerekçesi;
“Belediye başkanın giderlerden kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulması için kamu zararına neden olan belgede imzası olması veya karar ve talimatlarından dolayı kamu zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Ancak gelirlerde belediye başkanı imza olmaksızın sorumludur. Şöyle ki;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde; “…belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde yer alan “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludurlar” hükmü genel bir kuraldır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinin (f) bendinde ise, belediye başkanı “belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek”le özellikle görevli ve yetkili kılınmıştır.
Ayrıca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 102’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır.” denilmektedir. Bu hüküm uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük malmemuruna verilmiş görev ve yetkiler belediye başkanı tarafından kullanılacaktır.
Yine 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33’üncü maddesinde, “Diğer mevzuatta … mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük memuruna, ilin en büyük malmemuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, malmüdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne; vergi kontrol memuruna yapılmış atıflar ise vergi denetmenine yapılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanun’un 24’üncü maddesinde ise, vergi dairesi başkanlığına “… yetki alanı içindeki mükellefi tespit etmek, vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak …” görev ve yetkisi verilmiş, 25’inci maddesinde de vergi dairesi başkanının başkanlığın amiri olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca belediye başkanları, belediye idaresinin üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerinin mevzuat hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinden sorumlu tutulmuşlardır. Bu nedenle Belediye Başkanının da oluşan söz konusu kamu zararından sorumlu tutulması gerekir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42