Sayıştay 6. Dairesi 43744 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
43744
9 Ocak 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 6
-
Dosya No: 43744
-
Tutanak No: 45502
-
Tutanak Tarihi: 09.01.2019
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Şube Müdürlüğüne atama işlemi iptal edilerek Bilgisayar İşletmeni kadrosuna atanan personelden Şube Müdürlüğü için ödenen maaş tutarlarının tahsil edilmemesi.
267 İlamın 10’uncu maddesiyle Yönetim Kurulunun 10/10/2013 tarih ve 2013/174 sayılı kararı ile Şube Müdürlüğüne atama işlemi iptal edilerek Bilgisayar İşletmeni kadrosuna atanan ...’dan Şube Müdürlüğü için ödenen maaş tutarlarının tahsil edilmemesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle …TL’nin tazminine karar verilmiş,
Bu tazmin hükmüne temyiz başvurusu üzerine Kurulumuzun 18.01.2017 tarih ve 42614 tutanak sayılı İlamının 4’üncü maddesiyle;
…gerekçeleriyle, kamu zararı bulunmadığından 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen söz konusu tazmin hükmü bozularak, dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda 350 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle,
Yönetim Kurulunun 10/10/2013 tarih ve 2013/174 sayılı kararı ile Şube Müdürlüğüne atama işlemi iptal edilerek Bilgisayar İşletmeni kadrosuna atanan ...’a Şube Müdürü olarak ödenen maaş tutarlarının atama işleminin iptaline dayanılarak geri alınmaması sonucu oluşan …..-TL kamu zararının direnme suretiyle tazminine hükmolunmuştur.
İlamda Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulan …. dilekçesinde özetle(Ahiz ...’un dilekçesi ile aynı mahiyette),
... 4. İdare Mahkemesinin 18/05/2018 tarih ve E.2018/107 sayılı kararıyla; Ahiz ...’UN Davalı İdarece Maaşından para kesilmesi işleminin yürütülmesinin durdurulması hükmü kurulduğunu, bu karara davalı İdarece itiraz edilmesi üzerine görülen davada; Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 04/07/2018 tarih ve 2018/464 YD.İtiraz Nolu kararında Ahiz ... lehine; Yürütmenin Durdurulması hakkında verilen kararda yasaya aykırılık bulunmadığı hükmü kurularak itirazın reddi kararı tesis olunduğunu,
Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen BOZMA kararına istinaden düzenlenen denetçi ek raporunda ve savcı görüşünde beraatlerinin istenildiğini, ancak Dairece tazmin hükmü verildiğini,
Öncelikle Ahizin Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin yürürlüğe girme tarihi olan 04/07/2009 tarihi öncesi 05/06/2009 tarihinde ... büyükşehir Belediyesi ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ kadrosuna atanarak göreve başladığını, Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna sözü edilen yönetmelik yayımından önce atanmış olmasından dolayı; Ahizin “Müktesep Hakkı” doğduğunu,
idarenin değişen koşulları dikkate alarak daha önceki genel düzenleyici işlemlerle yaratmış olduğu objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisini kullanırken kazanılmış haklara saygı ilkesini göz önünde bulunduracağı, dolayısıyla yapıldığı anda yürürlükte olan düzenleyici işleme uygun olarak tesis edilen bir işlemden doğan hakkın, bu düzenleyici işlemin daha sonra değiştirilmesi veya kaldırılması ile bu hakkın geçmişe ilişkin boyutu korunmasını da sağlamasının zorunlu olduğunu,
Zira Ahizin Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanması sırasında yürürlükte bulunan aynı zamanda tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayan genel düzenleyici işlem niteliğindeki; 18/04/1999 tarih ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Gene! Yönetmelikte:
“Geçici Madde 3 - (Değişik birinci fıkra: 1/3/2010-2010/192 K.) Bu Yönetmelik kapsamına giren unvanları, ilgili mevzuatı uyarınca kazananların hakları saklıdır. 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde, 5 inci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilirler.
Ek Madde 1- (Ek: 21/5/2000-2000/1231 K) Kurumlar aynı unvana veya bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara veya daha alt unvanlara naklen atama yapabilir.
MADDE 20 - (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.
b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya ait görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.
MADDE 22 - (1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır.” hükümleri bulunduğunu,
Ahizin “özel kalem müdürlüğü” kadrosundan “şube müdürlüğü” kadrosuna yapılan Naklen Atamasına esas işlemin; yani “başka bir idari makamın onayına ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişiklikler meydana getiren” işlemin 20/11/2011 tarih ve 2011/12 sayılı ... Yönetim Kurulu Kararı işlemi olduğunu, bu kararda naklen atamanın yasal dayanağının ise; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 74. maddesi ve 2560 sayılı kanunun 9. maddesi (m) bendi şeklinde gösterildiğini, özel kalem müdürlüğü için gereken kariyer, liyakat ve 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesindeki 10 yıl hizmet koşulunu sağlamakta olduğunu; Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20/b maddesi gereğince daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabileceği hükmünün bulunduğunu,
Devlet Personel Başkanlığının 01.12.2009 tarih ve 21326 sayılı görüşünde, özel kalem müdürlüğünden şube müdürlüğüne yapılan atamaların görevde yükselme olmadığı ve Yönetmeliğin 20/b maddesine göre atama yapılabileceğinin değerlendirildiğini;
Danıştay 1. Dairesinin 20.12.1996 tarih ve 1996/224 Esas, 1996/243 sayılı Kararında her atama ve nakil işleminde hem atamaya yetkili merciin, hem de söz konusu memurun, işlemin oluşumu ve varsa sakatlığına ilişkin katkıları ve sakatlığın derecesinin özel olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini; bahse konu işlemlerin esas yönünden hukuka aykırılığının gözetilip iptaline karar verilerek, kendisine ödenen müdür maaşı nedeniyle hakkında kamu zararı oluşturularak kendisinden tahsil edilemeyeceğini;
Daha sonra göndermiş olduğu ek dilekçesinde ... ‘un davalı idare aleyhine açılmış olduğu davanın fer’i müdahil lehine iptal ile sonuçlandığını (31.10.2018 tarih ve E.2018/107, K.2018/766 sayılı ... 4. İdare Mahkemesinin kararı dilekçe ekinde gönderilmiş),
...’un görev yaptığı süre boyunca bu görevin gerektirdiği yetki ve sorumlulukları bizzat kullandığını, harcama belgelerini imzaladığını, idarenin yanlış/iptal edilmiş yönetmelik maddesine dayalı atamasında kendisinin hiçbir katkısının olmadığını, yukarıdaki yargı kararları da dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“…
Sorumlu savunmasında, Temyiz Kurulunun bozma kararında, kamu zararı olmadığına karar verdiğini, ahiz ...’un söz konusu kamu zararının maaşından kesilmesi işlemine karşı açmış olduğu idari işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebine karşı, idari yargı tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiğini belirterek, Daire kararının kaldırılmasına hükmedilmesini talep etmektedir.
Mahalli idareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin mülga 20. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki, “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmüne göre, adı geçen Özel Kalem Müdürlüğü görevinden Şube Müdürlüğü görevine atanması nedeniyle, bu hükmün de yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (YD. İtiraz No:2010/70) 01.04.2010 tarihli kararı ile durdurulmuştur. 14.11.2011 tarihli Danıştay Beşinci Daire (Esas No:2009/4677- Karar No:2011/6294) kararı ile de anılan Yönetmeliğin anılan bendi iptal edilmiştir.
... ise 24.01.2011 tarih ve 99-1508 sayılı personel hareket onayı ile anılan Yönetmeliğin 20. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendine dayanılarak Şube Müdürü olarak atanmıştır. Ancak atamanın gerçekleştiği 24.01.2011 tarihinde söz konusu maddenin yürütmesi durdurulmuş olduğu için atamanın bu maddeye göre yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, ... Yönetim Kurulunun, 10/10/2013 tarih ve 2013/174 sayılı kararında da atamanın sehven yapıldığı, usul ve mevzuata uymadığı gerekçesi ile ...’un Şube Müdürlüğü kadrosuna atanması işlemi iptal edilmiştir.
Ancak, hatalı atandığı ve 2013 yılında, ...’a Şube Müdürü olarak ödenen maaş tutarlarının, atama işleminin sonradan iptaline rağmen geri alınmadığından, kamu zararının oluştuğu değerlendirilmektedir.
Bu nedenle temyiz talebinin ret edilerek Daire kararının korunmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlu …., fer’i müdahale talebinde bulunan ... ve Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20. Maddesinin 1’inci fıkrasının (ç) bendinin yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (YD. İtiraz No:2010/70) 01.04.2010 tarihli kararı ile durdurulmuştur. 14.11.2011 tarihli Danıştay Beşinci Dairesin (Esas No:2009/4677- Karar No:2011/6294) kararı ile de anılan yönetmeliğin 20. Maddesinin 1’inci fıkrasının (ç) bendi iptal edilmiştir.
... 20.01.2011 tarihinde, Yönetim Kurulu Kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. Maddesi ve 2560 sayılı Kanunun 9. Maddesi (m) bendi gereğince, 1. Dereceli Şube Müdürlüğü kadrosuna atanmıştır. Anılan şahsın, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20. Maddesinin 1’inci fıkrasının (ç) bendine göre atandığına dair yönetim kurulu kararında bir ibare bulunmayıp, personel hareketi onay belgesinde bu ibarenin kullanıldığı görülmektedir.
10.10.2013 tarih ve 2013/174 sayılı Yönetim Kurulu Kararıyla; “Danıştay 5. Dairesinin 02.10.2012 tarihli ve 2012/4736 Esas No.lu Kararı ile söz konusu Genel Yönetmeliğin 1. maddesinin yürütülmesinin durdurulması sebebi ile” denilerek, önce mevcut atama işlemleri iptal edilmiş; devamında, “31.08.2013 tarih ve 2875 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/4957 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Yönetmeliğin 1’inci maddesiyle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik (7/ı) bendi ve 657 sayılı Kanunun 68.maddesi” yasal dayanak gösterilerek “Bilgisayar İşletmeni” kadrosuna ataması yapılmıştır.
İdare hukuku açısından burada idari bir işlemin geri alınması söz konusudur. Geri alma işlemi, geri alınan idari işlemi, yapıldığı tarihten itibaren yürürlükten kaldırır. Yani geriye yürüyen bir işlemdir. Ancak; idareler hukuka aykırı olduğunu düşündüğü işlemlerini hangi sürelerde geri alabileceklerdir. Bu konuda genel kanaat, kural olarak memurun iyiniyetli olması durumunda, bu işleme karşı dava açma süresiyle sınırlı olduğu yönünde olmakla birlikte, idari işlemin durumuna göre bu süreden sonra da geri alınabileceği yönünde düşünceler bulunmaktadır. Ancak; geri alınan idari işlem sebebiyle iyiniyetli memura yapılan ödemeler konusunda yargı organlarının yerleşik içtihatları; (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun E.1972/6 K.1973/2 T. 27.1.1973) dava açma süresi geçtikten sonra idareler yanlış tasarrufunu geri alsa bile, bu geri alma işleminin ödemeler konusunda ileriye doğru hüküm ifade edeceği, geçmişteki durumun artık kazanılmış bir durum niteliğinde olduğu, yanlış işleme dayanılarak yapılan ödemelerin sebepsiz olduğunun ileri sürülemeyeceği ve geri istenemeyeceği yönündedir.
İdari işlemin geri alınması işlemine bir başka açıdan bakacak olur isek, geri alma işleminin geçmişe etkili olması demek, eski halin aynen geri gelmesi demektir. Özellikle hukuka aykırı işlem geri alındığında, geri alınan bu işlem nedeniyle kaybedilen hakların iade edilmesi gerekir. Yani geri alınan işlemin kişi aleyhine doğurduğu sonuçların giderilmesi, yani idarenin etkiyi giderme görevi vardır. İdare burada geri aldığı işlemden sonra söz konusu kişiyi eski görevine veya dengi bir göreve ataması gerekirdi. Oysa idare bu görevine aykırı işlem yapmak suretiyle, anılan personeli daha alt bir göreve atamak suretiyle hukuka aykırı işlem gerçekleştirmiştir. Bu nedenlerle, burada bir kamu zararı değil, geri alınan işlem sebebiyle zarar uğrayan bir kamu görevlisi bulunmaktadır.
Kaldı ki ilamda kamu zararı hesaplanırken, personele Şube Müdürü olarak yapılan ödemeler ile geri alınan işlemden sonra atandığı, “Bilgisayar İşletmeni” olarak alacağı ödemeler mukayese edilmiştir. Bu şekilde bir hesaplama yapmanın yukarıdaki açıklanan gerekçelerle yasal dayanağı yoktur. Anılan kişi, Şube Müdürü olarak atandığı tarihten bu işlemin geri alındığı tarihe kadar “Şube Müdürü” olarak görev yapmıştır. İlamdaki hesap şekli bunun tam tersi düşünceye dayanmaktadır. Yani, Bilgisayar İşletmenliği yapıp kendisine Şube Müdürü maaşı ödenmiş gibi hesap yapılmıştır. Bu hesap şekli doğru değildir. Burada bir zarar aranacaksa, diğer şartlar da varsa, Özel kalem müdürüne yapılacak ödemelerle Şube Müdürü ödemeleri baz alınarak bir hesap yapılabilir.
Esasen anılan kişi, Mahalli İdareler Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğine tabi de değildir.
Bu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2. Maddesinde, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan (Değişik ibare:RG-7/5/2014-28993) devlet memurlarından, 5 inci maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsayacağı, 5.ci maddesinde de; yükselinebilecek en üst görev olarak “Müdür ve şube müdürü” kadroları, sayılmıştır. Özel kalem müdürü zaten bu yönetmelikte yükselme suretiyle atanılabilecek en üst kadroya eşit seviyede bir görev olduğundan, bu yönetmelik kapsamına dahil olamaz. Dolayısıyla, bu Yönetmeliğin 20/ç fıkrasının, yürürlükte bulunup bulunmamasının, Şube Müdürlüğüne atama işlemine bir etkisi yoktur, atama işlemi hukuka uygundur.
Devlet Personel Başkanlığının 01.10.2009 tarih ve 21326 sayılı görüş yazısında da, Özel Kalem Ünvanlı Kadrodan, Şube Müdürlüğü Ünvanlı Kadroya atama işleminin, görevde yükselme mahiyetinde bir atama olmadığı ifade edilmiştir.
Ayrıca, yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, atama yapılan kişinin kötü niyeti veya hilesi, ilamda sorumlu tutulan kişilerin bu işlemlerde kusurları da bulunmamaktadır. Atama açısından, söz konusu görevde yükselme yönetmeliğinin 20/ç maddesinin yürürlüğünün durdurulması/iptal edilmesinin anılan kişinin Şube Müdürlüğüne atanmasına bir engeli yoktur. Ödemeler açısından ise ödemenin yapıldığı dönemde, ödeme yapılan kişi Şube Müdürlüğü görevi yapmış ve kendisine de bu görev sebebiyle yapılabilecek ödemeler yapılmıştır. Bu itibarla bu kişilere her hangi bir kusur atfedilemez.
Açıklanan gerekçelerle, kamu zararı bulunmadığından 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 267-350 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün Bozularak, dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine, Oyçokluğu ile (Üyeler …, …, …, … ile ….’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı),
Karar verildiği 09.01.2019 tarih ve 45502 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler …, …, …, … ile ….’ın karşı oy gerekçesi:
“Mahalli idareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin mülga 20. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki, “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmüne göre, adı geçen Özel Kalem Müdürlüğü görevinden Şube Müdürlüğü görevine atanması nedeniyle, bu hükmün de yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (YD. İtiraz No:2010/70) 01.04.2010 tarihli kararı ile durdurulmuştur. 14.11.2011 tarihli Danıştay Beşinci Daire (Esas No:2009/4677- Karar No:2011/6294) kararı ile de anılan Yönetmeliğin anılan bendi iptal edilmiştir.
... ise 24.01.2011 tarih ve 99-1508 sayılı personel hareket onayı ile anılan Yönetmeliğin 20. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendine dayanılarak Şube Müdürü olarak atanmıştır. Ancak atamanın gerçekleştiği 24.01.2011 tarihinde söz konusu maddenin yürütmesi durdurulmuş olduğu için atamanın bu maddeye göre yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, ... Yönetim Kurulunun, 10/10/2013 tarih ve 2013/174 sayılı kararında da atamanın sehven yapıldığı, usul ve mevzuata uymadığı gerekçesi ile ...’un Şube Müdürlüğü kadrosuna atanması işlemi iptal edilmiştir.
Ancak, hatalı atandığı ve 2013 yılında, ...’a Şube Müdürü olarak ödenen maaş tutarlarının, atama işleminin sonradan iptaline rağmen geri alınmadığından, kamu zararının oluştuğu değerlendirilmektedir.
Bu nedenlerle, tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.”
Üyeler … ile …’in karşı oy gerekçesi:
“...’un ... Büyükşehir Belediyesinde Özel Kalem Müdürü iken 2011 tarihinde ... Genel Müdürlüğünde şube müdürü olarak naklen atandığı anlaşılmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinin ilk fıkrasında istisnai memurluklar sayılmış, Özel Kalem Müdürlüğü de bu memurluklar arasında belirtilmiştir. Ancak maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hükmü yer almaktadır.
... Büyükşehir Belediyesinden ...’ a naklen atandığına göre, kazanılmış hak aylığı ile atanmasından söz edilemez.
Ancak, İlamda kamu zararı hesaplanırken, personele Şube Müdürü olarak yapılan ödemeler ile geri alınan işlemden sonra atandığı, “Bilgisayar İşletmeni” olarak alacağı ödemeler mukayese edilmiş olup, bu hesap şekli doğru değildir. Bunun yerine ...’a ilk atandığında hangi göreve atanabileceği araştırılarak, atanabileceği en üst kadro ve göreve ilişkin olarak alabileceği ödemeler ile Şube Müdürü olarak yapılan ödemeler arasındaki farka göre kamu zararı miktarının hesaplanması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalara göre gerekli araştırılmanın yapılarak, kamu zararı miktarının yeniden tespiti için tazmin hükmünün BOZULARAK, Dairesine gönderilmesi gerekir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42