Sayıştay 6. Dairesi 42779 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
42779
21 Kasım 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 6
-
Dosya No: 42779
-
Tutanak No: 45363
-
Tutanak Tarihi: 21.11.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Asilde aranan şartları taşımadığı halde Müdürlüğe vekaleten atanması ve vekalet ettiği kadroya ilişkin özel hizmet tazminatı ve ek ödemeden faydalandırılması.
195 sayılı İlamın 2’nci maddesinde, ... Belediyesi Ekonomist kadrosunda bulunan ...’un 24.06.2014 tarihinden beri tedviren Emlak ve İstimlak Müdürlüğü görevini yürütmekte iken asilde aranan şartları taşımadığı halde 16.01.2015 tarihinde aynı Müdürlüğe vekaleten atanması ve vekalet ettiği kadroya ilişkin özel hizmet tazminatı ve ek ödemeden faydalandırılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle … TL’ye tazmin hükmolunmuştur.
İlamda Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan …., Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ..., Muhasebe Yetkilisi olarak sorumlu tutulan … ile atama işlemini onaylayan olarak sorumlu tutulan Belediye Başkan Yardımcısı … müşterek imzalı dilekçelerinde özetle;
Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün, 07.10.1991 tarihinde Belediye Meclis kararı ile kurulduğunu ve müdürlük yönetmeliğinin …. Büyükşehir Belediyesince 16.10.1991 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdiğini, 05.03.2013 tarih ve 129/261 sayılı Belediye Meclis Kararı ile müdürlük yönetmeliği değişikliğe uğrayarak bugünkü son halini almış olup halen bu yönetmeliğin yürürlükte olduğunu,
Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün kurulduğu tarihinden bu güne dek Belediye Meclis Kararları ile yürürlüğe giren tüm yönetmeliklerinde Teknik Müdürlük olarak kabul edildiğini, Müdür olarak atanma şartının; gerek ilk yönetmelikte gerekse son yönetmelikte Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan 4 yıllık fakültelerin teknik okullarından mezun olunması olduğunu,
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak değişikliğe uğrayan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7’nci maddesinin “a) Müdür kadrosuna atanabilmek için” başlıklı bendinin 3’üncü fıkrasında);
“Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak' hükmünün; 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak değişikliğe uğradığını ve fıkranın başına “Ekli (1) sayılı listede sayılan ve” ibaresinin eklenmiş olduğu, söz konusu Ek-1 Listede; Teknik Öğrenim gerektiren Müdürlüklerinin belirtmiş olduğu; ancak Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün ilk kez bu değişiklik ile Teknik Öğrenim Gerektiren Müdürlükler arasında değil, Ek-2 Listede belirtilen Diğer Müdürlükler arasında yer aldığını, son şekli ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 7’nci maddesinin “a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için” başlıklı bendinde aşağıdaki 4 fıkranın bulunduğunu,
“1)657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” denildiğini,
Bu itibarla, ...’un; 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını, Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olma şartını taşıdığını,
...’un müdür kadrosuna vekaleten atanabilmek için ilgili Yönetmelik’in 7’nci maddesinin (a) fıkrasının 4’üncü bendinde yer alan “iki yıl şef kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımadığı belirtilerek tazmin hükmü verildiğinin anlaşıldığını, ancak ...’un, Başkanlık Makamı Olurları ile Şefliğe atandığını ve Müdürlüğe tedviren atanıncaya kadar 3 yıl 10 ay süre ile Şef Kadrosunda görev yapmış olduğunu, bu süre zarfında Emlak ve İstimlak Müdürlüğünde Belediyenin Şeflik kadrosunu kullanarak imza attığını, Şeflik yetki ve sorumluluğunu taşımış olduğunu, bu durumda ilgili Yönetmelik’in 7’nci maddesinin (a) fıkrasının 4’üncü bendinde yer alan “iki yıl şef kadrosunda çalışmış olmak” şartının yerine getirildiğinin açıkça ortada olduğunu,
Ayrıca ...’un 24.06.2014 tarih ve 634 sayılı Başkanlık Makamı Olur’u ile Tedviren Emlak ve İstimlak Müdürü olarak atanmış olup 16.01.2015 tarihine kadar tedviren görev yapmış olduğunu,
...’un ilgili Yönetmelik’in son şeklinden; Ek-1 Listede yer alan Teknik Öğrenim Gerektiren Müdürlüklere atanabileceği; ancak Ek-2 Listede yer alan Diğer Müdürlüklere atanamayacağı şeklinde bir sonuca ulaşılmasının hukuken mümkün olmadığını, zira mezkûr Yönetmelik’de bu noktada herhangi bir kısıtlama içeren hüküm bulunmadığını, bu sebeple de yorumdan hareketle Yönetmelik’in kastı olmayan bir yargıya varmanın isabetli olmadığını,
Sonuç itibari ile 3 yıl 10 ay Şef Kadrosunda da görev yapan ...’un; Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 7’nci maddesinin “a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için” başlığı altındaki tüm şartları taşıdığının açıkça ortada olduğunu,
14.07.2005 tarihinde Emlak ve İstimlak Müdürü kadrosuna İşletme Fakültesi mezunu bir personelinin asaleten atanmış olduğunu; ancak daha sonra Başkanlık Makamının ön inceleme emirleri gereği Müdürlüğün Teknik Müdürlük olması, atanan personelin ise idari okul mezunu olması nedeniyle ilgilinin atamasının iptal edilmiş olduğunu, ilgili personel tarafından İdare Mahkemesine dava açıldığını, … 1’inci İdare Mahkemesinin, 19.03.2010 tarih, E: 2009/1149, K:2010/355 sayılı Kararı ile Emlak ve İstimlak Müdürü Kadrosuna atanabilmek için mühendislik veya mimarlık fakültelerinden (Teknik Hizmetler Sınıfı) birinden mezun olma şartını öngörerek davanın reddine karar verdiğini, bu kararın Danıştay 5’inci Dairesinin E: 2013/10802, K: 2013/8224 sayılı Kararı ile onanarak 12.02.2014 tarihinde kesinleştiğini, bu itibarla, Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nün Teknik Müdürlük olarak değerlendirilmesinin yargı kararı ile ortaya konmuş olduğunu ve bu kararın dikkate alınarak atama yapılması gerektiğinin hasıl olduğunu, dolayısıyla, söz konusu kesinleşmiş yargı kararının dikkate alınarak Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan Ekonomist kadrosunda görevli ...’un, asilde aranan tüm şartları taşıdığının tespiti üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesine göre vekaleten atandığını,
…. 12’nci İdare Mahkemesinin E: 2003/146, K: 2005/656 sayılı Kararında; vekalet edilen kadronun zam ve tazminat gibi haklarının ödenebilmesi için vekalet görevinin asilin atanma usulüne uygun olarak verilmesi gerektiği, asilin atanma usulüne uygun atanmadığından vekalet ücretinin ödenmeyeceğine ilişkin 20.6.2003 gün ve 2114 sayılı işlemin iptali ile geçmiş aylara ait alacağının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış olan davada; Anayasa’nın 18’inci maddesinde düzenlenen ve angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca “vekalet aylığına eş değer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesine” hükmedilmiş olduğunu,
Anayasa Mahkemesinin 05.07.2012 tarih ve E: 2012/11, K: 2012/104 sayılı Kararında; Anayasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen “Hukuk devleti ilkesi”, 10’uncu maddesinde düzenlenen “Kanun önünde eşitlik ilkesi” ve 55’inci maddesinde düzenlenen “ücrette adalet” ilkesi” hükümleri gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “...birinci fıkrada sayılan...” ibaresinin iptal edildiğini ve iptal gerekçesi olarak; “vekalet aylığı ödenmesinde kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılmasının Anayasa’nın 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunun” belirtildiğini, böylelikle vekaletteki kısıtlamanın kaldırılmış olduğunu, buna göre bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekaletin asıl olmaktan çıktığını,
Bu itibarla; ...’un Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan Ekonomist kadrosunda görev yaptığı, Emlak ve İstimlak Müdürü görevine vekaleten atanmadan önce Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nde 3 yıl 10 ay süre ile Şef Kadrosunda görev yaptığı, Emlak ve İstimlak Müdürü görevine vekaleten atanmadan önce Emlak ve İstimlak Müdürü görevini 7 ay süre ile Tedviren yürüttüğü, asilde aranan tüm şartları taşıdığının tespiti üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesine göre Başkanlık Makamının 16.01.2015 tarih ve 59 sayılı Olur’u ile Emlak ve İstimlak Müdürü görevine vekaleten atandığı hususlarının dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;“…asilde aranan şartları taşımadığı halde müdürlüğe vekaleten atama yapılması ve vekalet edilen kadroya ilişkin özel hizmet tazminatı ve ek ödemelerden faydalanılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesine dayalı tazmin hükmünün verildiği görülmektedir.
Sorumlular dilekçedeki iddiaları yargı aşamasında dile getirmiş olup kararın gerekçelerin karşılamaktan uzaktır.
Bu itibarla Dairece verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun vekâlet görevi ve aylık verilmesini düzenleyen 86’ncı maddesinde;
“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir. Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asildir. Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, (Değişik: 23/08/2011 tarihli ve 653 sayılı KHK/madde 16) vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan vekil atanabilir. Aynı kurumdan (...) ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir. (Anayasa Mahkemesinin 5/7/2012 tarihli ve E. 2012/11, K.2012/104 sayılı kararıyla bu fıkrada yer alan (...birinci fıkrada sayılan...) ibaresi iptal edilmiştir.) Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler. Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebilir. ’ ’
Aynı Kanun’un “Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175’inci maddesinin 2’nci fıkrasında;
“... Ancak, kurum içinden veya diğer kuramlardan vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur... ”
hükümleri yer almaktadır.
657 sayılı Kanun’un “Zam ve Tazminatlar” başlıklı 152’nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan ve 05.05.2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın 9’uncu maddesinde aynen;
“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kuramlardan vekalet ettirenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
…
cc) Vekiller in, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları, kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
(2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
30.06.1989 tarih ve 20211 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9’uncu maddesinin beşinci fıkrasında;
“Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz. ” denilmektedir.
Zam ve Tazminat ödemelerine ilişkin 10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ve ek ödemeye ilişkin 375 sayılı KHK vekalet nedeniyle söz konusu ödemelerin yapılabilmesi için vekilin asilde aranan tüm şartlan taşıması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Belediyelerde Emlak ve İstimlak Müdürlüğüne yapılacak atamalar görevde yükselme kapsamında yer almaktadır. ...’un vekaleten atandığı tarihte yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliktir. Dolayısıyla İlgilinin durumunun bu mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukların Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik ” 04.07.2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 23’üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 23’üncü maddesi ve eki liste ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğe Ek-1 Teknik Öğrenim Gerektiren Müdürlükler ve Ek-2 Diğer Müdürlükler listeleri eklenmiştir.
Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Ek-2’de yer alan diğer müdürlükler arasında 18’inci sırada sayılmıştır. Yine aynı tarihte yapılan değişiklikle Yönetmelik’in 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasının “Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için” başlıklı (a) bendinin 4’üncü alt numaralı bendinde; “Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,” düzenlemesi getirilmiştir.
07.05.2014 tarihinde yapılan bu değişikliklerle Yönetmelik son halini almış olduğundan, ...’ un vekaleten atanması 16.01.2015 tarihinden sonra olduğu için atamanın ve ödemelerin mevzuata uygun olup olmadığının bu hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak İlgilinin Yönetmelik’e Ekli (2) sayılı Diğer Müdürlükler listesinde düzenlenen Emlak ve İstimlak Müdürlüğü için aranan “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımadığı anlaşılmaktadır.
Sorumlular tarafından ...’un 3 yıl süreyle şef görevinde bulunduğu bu nedenle vekalet için gereken şartları taşıdığı ileri sürülmüş ise de; savunma ekinde sunulan belgelerde İlgilinin şef kadrosuna atanmadığı ve şef kadrosunda bulunmadığı, kadrosu değişmeden (ekonomist) şef olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Zira 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18’inci maddesinin birinci fıkrasının 1’inci bendi ve ilgili Yönetmelik gereği kadro değişikliği Belediye Meclisinin görev ve yetkisindedir. Ayrıca ... şef olarak görevlendirildiği tarihlerde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine göre sözleşmeli personel olduğu anlaşılmaktadır.
Mahalli İdareler Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Dair Esaslarına Dair Yönetmelik’in 2’nci maddesinde yer alan “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan (Değişik ibare:RG-7/5/2014-28993) devlet memurlarından, 5 inci maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar. ” şeklindeki hükme göre, 657 sayılı Kanun’a tabi olmayan birisinin şef kadrosuna atanması veya vekalet etmesi söz konusu değildir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, ... Belediyesi Ekonomist kadrosunda bulunan ve 7’nci dereceden kazanılmış hak aylığı ile bu kadro ve derece için öngörülmüş ödemeler yapılan ...’un vekalet edilen göreve ilişkin şartları taşımadığı halde Belediye Başkanı adına Belediye Başkan Yardımcısı Alaattin SONAT’ın 16.01.2015 tarihli onayı ile 657 sayılı Devlet Memuru Kanunu’nun 86’ıncı maddesine göre Emlak ve İstimlak Müdürü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilmesi ve bu görevlendirilme nedeniyle kendisine vekalet ettiği göreve ait Özel Hizmet Tazminatı, Ek Ödeme, İş Güçlüğü, İş Riski ve Temininde Güçlük Zammı ödenmesi hukuki değildir.
Açıklanan gerekçelerle; sorumluların iddialarının reddi ile 195 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile … TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oy çokluğuyla(3. Daire Başkanı …, Üyeler …,…,… ile ….in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı),
Karar verildiği 21.11.2018 tarih ve 45363 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
... Daire Başkanı …, Üyeler …,…,… ile ….in karşı oy gerekçesi:
“İlamda vekaleten görevlendirme onayını imzalayan Belediye Başkan Yardımcısı da kamu zararından sorumlu tutulmuştur.
Bahse konu olayda Belediye Başkan yardımcısının harcama sürecine dâhil olup olmadığına bakmak gerekir. Zira, 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde yer alan, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmü gereği, kamu zararı ile kamu görevlisi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
...’un Emlak ve İstimlak Müdürlüğünü vekaleten yürütmesine ilişkin yazı Belediye Başkan Yardımcısı tarafından imzalanmış olsa da; onay yazısında ilgiliye vekalet ücreti ödeneceğine ilişkin bir ibare mevcut değildir. Kamu zararı ise, asilde aranan şartları taşımadığı halde ilgiliye vekalet ettiği göreve ait Özel Hizmet Tazminatı, Ek Ödeme, İş Güçlüğü, İş Riski ve Temininde Güçlük Zammı ödenmesi sonucu oluşmuştur.
Buna göre, kamu zararından üst yöneticinin sorumlu tutulmaması gerektiğinden hükmün sorumluluk yönünden BOZULARAK, Dairesine gönderilmesi gerekir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42