Sayıştay 6. Dairesi 42678 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
42678
10 Ekim 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 6
-
Dosya No: 42678
-
Tutanak No: 45140
-
Tutanak Tarihi: 10.10.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Memur personele mevzuata aykırı olarak nakdi giyim yardımı ödenmesi.
- 194 sayılı ilamın 1. maddesiyle, ... Genel Müdürlüğü personelinin tamamına, her birine brüt .... TL olmak üzere nakdi giyim yardımı ödenmesi neticesinde ...TL ‘ye tazmin hükmü verilmiştir.
Genel Müdürlük adına ...(Gn. Md.) ile ... (Gn. Md Yrd.), ilamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulan ... ile diğer sorumlular ..., ... ile ...’in vermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
... Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Kanuna tabi şekilde "Memur" statüsünde çalışan personele nakdi giyim yardımı yapılamayacağı ifade edilerek 2015 yılında nakdi şekilde yapılan giyim yardımı dolayısıyla kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazminine karar verildiğini, bu kararın temyizen bozulması gerektiğini, şöyle ki,
... Genel Müdürlüğü 26.12.1942 tarih ve 5230 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4325 sayılı kanunla kurulmuş bir kurum olduğunu, 4325 sayılı ... Kanun’un 1. maddesinde “ ... elektrik ve havagazı ve ... elektrik hizmetlerini görmek üzere bu şehirler belediyelerince (... Elektrik ve Havagazı İşletme Müessesesi) ve (... Elektrik İşletme Müessesesi) adlarıyla birer müessese kurulur.
Bu müesseseler, hükmi şahsiyeti haiz olmak ve adı geçen belediyelere bağlı bulunmak üzere birer umum müdürlük veya müdürlük tarafından bu kanunda yazılı esaslara ve hususi hukuk hükümlerine göre idare edilir.''
... Genel Müdürlüğü gibi özel kanunlarla kurulan Büyükşehir Belediyelerine bağlı işletme ve müesseseler (Bağlı Kuruluşlar) katma bütçeli kuruluşlar arasında sayılmakla birlikte kamu tüzel kişiliğine sahip olduklarını, bu kuruluşların Türk Ticaret Kanunu’nun 18/1. maddesine göre tacir sayıldığını ve bu nedenle Ticaret Sicili Nizamnamesinin 13/2. maddesine göre ticaret siciline kaydolmak zorunda olduklarını,
4325 sayılı kuruluş yasasının halen yürürlükte olup kurumun iş ve işlemleri ile çalışanlarının hak ve görevlerinin bu kanun çerçevesinde yürütüldüğünü,
4325 sayılı kanunda kuruluşun yapısına uygun olarak personeline ve personelinin özlük ve mali haklarına ilişkin hükümlere yer verildiğini,
Kanunun İdare ve Murakabe başlıklı bölümde yer alan 5. Maddesinde “Umum müdürler veya müdürler bütün idare ve muamelelerinden belediyelere karşı mesul olup müesseseleri harice karşı temsil ederler.” Kanunun 7. Maddesinde; “İşletme müesseselerinin memur ve müstahdemleri halk ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında Memurin Muhakematı hakkındaki kanun ile Memurin Kanunu hükümleri tatbik olunmaz.” 18.Maddesinde; “Müesseseler umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.” 24. Maddesinde; “13 üncü maddenin (F) fıkrasında yazılı yıllık ikramiye belediye reislerinin kararlarıyla işletme müesseselerinin umum müdür veya müdür, memur ve müstahdemlerine maaş ve ücretleri nispetinde ve bir aylık istihkaklarımı geçmemek üzere verilir. Bu ikramiyelerin tarife hesaplarında tesiri olmaz- Bu hususta 3659 sayılı kanunun hükümleri caridir. ” ve 25. Maddesinde “ Müesseselerin işletme kısımlarında ve işletmelerde mesai saatleri haricinde çalıştırmalarına lüzum ve zaruret görülecek memur ve müstahdemlere mesai saatleri dışında çalışacakları müddetler için belediye meclisince tespit edilecek esaslara göre munzam ücret verilebilir. ” şeklinde genel memur mevzuatından ve kamu kurumu mevzuatından farklı bir yapı ve çalışan haklarının düzenlendiğini,
Genel Müdürlüğün “memur” statüsündeki personelin sadece özlük hakları ile sahip oldukları ‘'maddi hakların” alt limitleri itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle kuruluşun tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Kurumda “Memur” statüsünde görev yapmakta olan personele Genel Müdürlükçe yapılacak olan ödemelerin asgari limiti itibariyle 657 sayılı Kanuna tabi şekilde faaliyet gösteren diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında “Memur” statüsünde çalışan emsal nitelikli personellere kuruluşlarınca yapılacak ödemelerden hiçbir şekilde daha aşağı olamayacağını, ancak mevzuat gereği sahip oldukları maddi haklar dolayısıyla daha üzerinde olabileceğini,
Bu hususun 2001 yılından bu güne kadar Kurum personeli tarafından Genel Müdürlüğe karşı açılan (giyim yardımı ve faiz gibi) maddi talepleri içeren İdari davalar neticesinde verilen muhtelif ... İdare Mahkemeleri kararlarının yanı sıra, ... Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Daire Başkanlıkları tarafından verilen çok sayıdaki yargı karar ve içtihatlarıyla da ortaya konulduğunu,
İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince yapılan mutat teftiş incelemeleri sonucu düzenlenen Teftiş Layihasında Kurumda 657 sayılı Kanuna tabi şekilde "Memur" statüsünde çalışan personeline eski yıllardan bu güne kadar nakit olarak ödenmekte olan "giyim yardımının” 325 sayılı Kanuna tabi olarak Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan ve 09.10.1991 tarih ve 21016 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği" hükümlerine aykırı olduğunun "değerlendirildiği" ve "mevzuata uymayan ödemelerin personele ödenmesinin mümkün olmadığının gündeme getirildiğini ve Genel Müdürlükçe mevzuat hükümlerine aykırı olduğu endişesiyle 01.01.2000 tarihi itibariyle yapılan bu ödemelere son verildiğini ve Kurumda 657 sayılı Kanuna tabi şekilde "memur" olarak görev yapan personelin Genel Müdürlükçe kendilerine mevzuat hükümleri uyarınca giyim yardımı ödenmesi yolunda yaptıkları taleplerin İdarece reddedildiğini,
Bunun üzerine, kendilerine giyim yardımı ödenmemesi işleminin iptali talebiyle ... İdare Mahkemelerinde Genel Müdürlük aleyhinde hemen hemen Kuruluşun tüm memur personeli tarafından idari davalar açıldığını, bu davalarda Genel Müdürlük tarafından belirtilen Teftiş Layihasında ileri sürülen hukuki gerekçelere dayanarak davalara Kuruluş adına …. Büyükşehir Belediye Başkanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından cevap verildiğini ve davaların mahkemelerce reddinin talep edildiğini,
Ancak, açılmış bulunan söz konusu iptal davaları sonucunda ... İdare Mahkemelerince Genel Müdürlüğün tüm hukuki iddia ve savunmalarının reddedilerek Genel Müdürlükçe, 657 sayılı Kanuna tabi şekilde "memur'" statüsünde çalışan personele giyim yardımı ödemesi yapılmamasına dair işlemin iptaline ve faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verildiğini, (... 4. İdare mahkemesinin 2000/937E sayılı kararı ) söz konusu iptal kararının Danıştay tarafından onandığını, neticede yargı içtihadına dönüştüğünü ve İdare aleyhine kesinleştiğini,
Söz konusu kararlardan Danıştay 5.Dairenin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K. sayılı içtihadında;
“4325 sayılı ... Kanunun 17. maddesinde, "İşletme Müesseselerinin memur ve müstahdemleri halk ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında memurun muhakematı hakkında kanun ile memurin kanunları hükümleri tatbik olunmaz" hükmü yer almakta olup, bu hüküm uyarınca ... personeli özlük hakları bakımından 657 Sayılı Yasaya tabii olduğu halde, diğer hak ve ödemeleri özel yasalar olan 4325 Sayılı Yasa ve bu yasanın 18.maddesinin göndermede bulunduğu 3659 Sayılı Yasa ile düzenlenmiştir. Bu nedenle, memurlara yapılacak giyecek yardımı yönetmeliği ve devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliğinin ... personeline uygulanması olanaksızdır" denildiğini,
Ayrıca Kurumda 657 sayılı Kanuna tabi şekilde çalışanlarından ... tarafından Genel Müdürlük aleyhine ... 9.İdare Mahkemesinde açılan davada mahkemenin 21.11.2007 tarih ve 2005/1044 E. ve 2007/2051 K. sayılı kararıyla ... 6.İdare Mahkemesinin 11.11.2004 gün ve 2004/2877-2170 E.K. sayılı iptal kararına istinaden ... Genel Müdürlüğünün 29.03.2005 günlü Olur’larıyla eksik olarak yapılan ödeme işleminin iptaliyle ilgili mahkeme kararında belirtildiği üzere davacıya 2001, 2002 ve 2003 yılı giyim yardımlarının yasal faizlerinin de ödenmesine karar verildiğini,
Anayasanın 138/son maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (10.06.1994 tarih ve 400/13 sayılı Kanun ile Değişik) 28.maddesi uyarınca adli, idari yargı, Bölge İdare Mahkemesi ve Yüksek Yargı Organlarınca verilen kararların İdarece uygulanmasının zorunlu olduğunu, Anayasa'nın yukarıda belirtilen 138. maddesinin "son" fıkrasının açıkça "yasama ve yürütme organları ile İdare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" hükmünü taşıdığını,
Belirtilen nedenlerle Genel Müdürlükçe; yargı içtihat ve kararlarına rağmen giyim yardımının yapılmamasının oluşturacağı hukuki ve cezai sıkıntılar halinde dikkate alınarak ve Kuruluşun 657 sayılı Kanuna tabi şekilde "Memur" olarak çalışan personeline yapılmakta olan giyim yardımlarının durdurulması halinde, Genel Müdürlüğün ilgili memur personeli tarafından mahkemelere müracaat ile açılacak çok sayıdaki maddi ve manevi tazminat davalarının mevcut Danıştay içtihatları nedeniyle kısa sürede Genel Müdürlük aleyhine sonuçlanmasının ve böylece gereksiz şekilde Kuruluşça davacılara ödenmek zorunda kalınacak mahkeme masrafı ve vekâlet ücreti ile yasal faiz ödemeleri dolayısıyla Kuruluşun çok büyük ölçüde maddi zarara uğramasının ve yargı kararlarını uygulamamak durumunda kalan idareciler hakkında yetkili makamlarca adli ve idari takibat yapılmasının yolunun da açılacağını,
2015 yılında memur personele giyim yardımı yapılmasının kuruluşun 2015 yılı bütçesinde ve bütçe kararnamesinde yer aldığını, Bütçe kararnamesinin 4325 sayılı kanunun 7/1- A ve 5216 sayılı yasanın ilgili maddeleri uyarınca Belediye Meclisi kararıyla kabul edildiğini, kararnamede yazılı hususların yerine getirilmesinin kuruluş açısından zorunlu olduğunu, sorguda bu hususun gözetilmemiş olmasının yerinde olmadığını,
Ayrıca 5018 sayılı Yasanın 71. maddesinde “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/1O md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.” açık hükmünün yer aldığını,
Ayrıca buna ilave olarak, 6085 sayılı Kanunun 35. Maddesinde yer alan “ Düzenlilik denetimi, kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespitini kapsayacak şekilde yapılır.” hükmü ile 6085 sayılı Sayıştay Kanununa dayalı olarak çıkarılan Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin Kamu Zararının Tespiti başlıklı 43/ç maddesinde de “Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması” hükmüne yer verildiğini, tazmine ilişkin olayda bu şartlar oluşmadan kamu zararından bahsedildiğini,
Yargı kararlarına ve yasaya uygun olarak yetkili organlarınca alınmış kararlara dayanılarak yapılan işlemler hakkında 6085 sayılı Yasanın 35 nci maddesine, 5018 sayılı Yasanın 71 inci maddesine ve Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin 43 ncü maddesine aykırı olarak verilen tazmin kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“… Daire kararının 1. maddesi ile ... Genel Müdürlüğü personeline Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak giyecek yardımı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesine karşı ileri sürdüğü hususlar Daire Kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu nedenle Dairece verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır. Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı önceki mütalaasının aksine, 194 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA karar verilmesinin uygun olacağını ifade etmiştir.
Duruşma talebinde bulunan harcama yetkilileri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., diğer sorumlu ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
194 sayılı ilamın 1. maddesi ile, ... Genel Müdürlüğü personelinin tamamına her birine brüt ...-TL olmak üzere nakdi giyim yardımı ödendiği görülmüştür.
4325 sayılı ... Kanun’un 18’inci maddesinde;
“Müesseseler, umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.”
3659 sayılı Bankalar ve Devlet Müesseseleri Memurları Aylıklarının Tevhid ve Teadülü Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde;
“Aşağıda yazılı müesseseler memurları bu kanun hükümlerine tabidir:
...
C) Devletçe veya mülhak veya hususi bütçeli idarelerce veya belediyelerce veya yukarıdaki bendlerde yazılı teşekkül ve bankalar tarafından sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan teşekküller ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar ve ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler.”
3659 sayılı Kanun’un 1 no.lu kanun başlığı dip notunda; “Bu Kanun ile ek ve değişiklikleri, bu Kanuna tabi kurumların personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam olunur. Bu personelin aylıklarının hesabında 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı (Devlet Memurları Kanunu) na 31/7/1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunla eklenen Ek geçici 9 uncu madde hükümleri uygulanır.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesinde;
“(Ek: 31/7/1970 - 1327/90 md.; Değişik: 30/5/1974 - KHK/12; Aynen kabul: 15/5/1975 - 1897/2 md.) birinci fıkrasında, “3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.”
Ek Geçici 21’inci maddesinde;
“Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30 ve geçici 7 nci maddesindeki haklar saklıdır…”
211’inci maddesinde; “Devlet memurlarından hangilerinin ne şekilde giyecek yardımından faydalanacakları Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 211’inci maddesindeki yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 09.10.1991 tarih ve 21016 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönetmelik hükümleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel ile bu Kanunun ek geçici 21 inci maddesinde belirtilen personel ve diğer kanunlarda giyecek yardımı konusunda 657 sayılı Kanuna göre işlem yapılacağına ilişkin hüküm bulunan personel hakkında uygulanır.”
Aynı Yönetmelik’in “Giyecek Yardımından Yararlanacak Olanlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “2 nci maddede belirtilen personelden giyecek eşyası verilecek olanlar, kadro unvanları ve hizmet sınıfları itibariyle ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilmiştir. Bu cetvellerde yer almayanlar her ne suretle olursa olsun bu yardımdan yararlandırılmazlar.”
Mezkur Yönetmelik’in Ek 1’inci maddesinde ise; “(Ek: 7/5/2010-2010/508 K.); Bu Yönetmeliğe ekli (I) sayılı Cetvelin (…) (17), (18), (19), (20), (21), (22) ve (23) numaralı sıraları ile (II) sayılı Cetvelin Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait bölümün (3) ve (4) numaralı sıraları hariç olmak üzere, personele verilmesi öngörülen giyecek yardımlarının bedeli, 11 inci madde uyarınca belirlenen fiyatlar esas alınmak suretiyle nakden ödenir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı ile Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığında görev yapan personel için bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
hükümleri yer almaktadır. Bütün bunların yanında şunu da ifade etmek gerekir ki, gerek 4325 sayılı, gerekse 3659 sayılı kanunlarda, ... personeline giyecek yardımı yapılmasına cevaz veren herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 3659 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinin (C) bendi; belediyelerce sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan teşekküller ve satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseleri de kapsamakta olup, 4325 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereği ... Genel Müdürlüğü bu kapsamda olup, 3659 sayılı Kanun’un 1 no.lu kanun başlığı dip notunda yer alan atıf hükmü ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu ve Ek Geçici 21’inci maddesinde yer alan düzenlemeler nedeniyle ... personelinin aylıklarının hesabında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesi hükmü uygulanmaktadır. Öte yandan 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde de, Ek Geçici 9’uncu madde kapsamına giren personele “bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı” hüküm altına alındığından ve 4325 sayılı ve 3659 sayılı kanunlarda giyecek yardımı yapılmasına cevaz veren herhangi bir düzenleme bulunmadığından, ... Genel Müdürlüğü personeli giyim yardımı bakımından da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.
Kaldı ki, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 211’inci maddesindeki yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 09.10.1991 tarih ve 21016 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’nin kapsamını düzenleyen 2’inci maddesinde, mezkür Yönetmelik hükümlerinin 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde belirtilen personel hakkında da uygulanacağı özellikle vurgulanmış; 12’nci maddesinde ise, Yönetmelik kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların giyecek yardımı konusunda ayrı bir yönetmelik çıkaramayacağı hüküm altına alınmış ve Yönetmeliğin I ve II sayılı cetvellerinde giyecek eşyası verilecek olanlar kadro unvanları ve hizmet sınıfları itibariyle gösterilmiş olup, bu cetvellerde yer almayanlar her ne suretle olursa olsun bu yardımdan yararlandırılamazlar.
Ayrıca anılan Yönetmeliğin Ek 1’inci maddesi hükmüne göre; bu Yönetmeliğe ekli (I) sayılı Cetvelin (17), (18), (19), (20), (21), (22) ve (23) numaralı sıraları ile (II) sayılı Cetvelin Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait bölümün (3) ve (4) numaralı sıraları hariç olmak üzere personele verilmesi öngörülen giyecek yardımlarının bedeli 11’inci madde uyarınca belirlenen fiyatlar esas alınmak suretiyle nakden ödenebilmektedir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; anılan Genel Müdürlükçe, Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerine göre giyim yardımından yararlanma zorunluluğu olup olmadığı dikkate alınmadan ve ayrıca aynı Yönetmeliğin 11’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen fiyatlar esas alınmadan bütün memurlara giyim yardımı ödemesi yapıldığı görülmüştür.
Her ne kadar temyiz dilekçesinde; 4325 sayılı Kanun’dan hareketle, Kuruluşun tacir sıfatıyla ticaret yaptığı ve Kuruluş personelinin farklı bir statüye ve mevzuata tabi olduğu ve aylık ödemeleri dışında 657 sayılı Kanun’a tabi olunmadığı; 4325 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi gereği bu personele giyecek yardımı yönünden 657 sayılı Kanun’un uygulanamayacağı, 657 sayılı Kanun ile Kuruluş personeline yapılacak ödemelerin asgari limitinin belirlendiği ve ilgili mevzuata göre bahsedilen limitlerin üzerinde ödeme yapılabileceği iddia edilmekte ise de;
4325 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde; “... elektrik ve havagazı ve ... elektrik hizmetlerini görmek üzere bu şehirler belediyelerince (... Elektrik ve Havagazı İşletme Müessesesi) ve (... Elektrik İşletme Müessesesi) adlariyle birer müessese kurulur.” denilmek suretiyle ... Genel Müdürlüğünün ilk olarak ... Elektrik ve Havagazı İşletme Müessesesi ismiyle kurulduğu belirtilmiştir. Yine aynı maddede, “Bu müesseseler, hükmi şahsiyeti haiz olmak ve adı geçen belediyelere bağlı bulunmak üzere birer umum müdürlük veya müdürlük tarafından bu kanunda yazılı esaslara ve hususi hukuk hükümlerine göre idare edilir.” denilerek kuruluşun hukuki durumu tanımlanmıştır. Diğer yandan, anılan Kanunda Kuruluşun bağlı olduğu idareden ayrı bir bütçesinin olduğu belirtilmiştir.
Söz konusu Kanun incelendiğinde, başlangıçta Kuruluşun çalışanlarının hem özlük hakları hem de disiplin vb. cezalar yönünden farklı statüde olduğu anlaşılmaktadır:
Mezkur Kanun’un 17’nci maddesinde, “İşletme müesseselerinin memur ve müstahdemleri halk ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında Memurin Muhakematı hakkındaki kanun ile Memurin Kanunu hükümleri tatbik olunmaz.” 18’inci maddesinde, “Müesseseler umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.” denilerek Kuruluş personelinin ücret ödemelerinin 3659 sayılı Kanun’a göre yapılacağı; personelin halk ve idare ile ilişkilerinden kaynaklanan hukuki ihtilaflarda ise Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanun ile Memurin Kanunu hükümlerinin tatbik olunmayacağı ve hususi kuruluşların personeli gibi işleme tabi tutulacağı belirtilmiştir. Buna karşılık, başlangıçta 4325 sayılı Kanunda kurum personeli özel bir statüye tabi kılınmakla birlikte, 3659 sayılı Kanunda 657 sayılı Kanuna yapılan göndermeler ve 657 sayılı Kanunda yapılan özel düzenlemeler nedeniyle, özlük hakları yönünden kurum personeline tanınan özel statü ortadan kalkmış bulunmaktadır. Dolayısıyla belirtilen maddelerden hareketle, ... Genel Müdürlüğü personelinin giyecek yardımı yönünden 657 sayılı Kanun’a tabi olmadığının ileri sürülmesi kabul edilemez.
Yukarıda da belirtildiği üzere ... Genel Müdürlüğünün memur statüsündeki personeli, 1327 sayılı Kanun’la 657 sayılı Kanun’a eklenen Ek Geçici 9 ve Ek Geçici 21’inci maddelerdeki düzenlemeler neticesinde; aylıklarının hesabı, özel hizmet tazminatı, ikinci görev yasağı, vekalet görevi, ders görevleri, sosyal yardımlar vb. ödemeler yönünde 657 sayılı Kanun’a tabi kılınmış ve ilgili personele 657 sayılı Kanun’a tabi personele ödenenlerin dışında hiç bir ödeme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır (Ek Geçici 21’inci maddede sadece 440 sayılı Kanun’da belirtilen ikramiye ödemesi istisna tutulmuştur). Bu anlamda, ... Genel Müdürlüğü personelinin ücret ve yukarıda sayılan diğer ödemeler yönünden 657 sayılı Kanun’a tabi olduğu tartışmasızdır.
Öte yandan, temyiz dilekçelerinde ileri sürüldüğü şekliyle 657 sayılı Kanun’da ... Genel Müdürlüğü personelinin ücretleri ile sosyal yardımlarının asgari limitinin belirlendiği iddiasının yasal bir dayanağı da bulunmamaktadır.
Kaldı ki; Yasa Koyucu, sosyal yardımlar konusunda Kuruluşun personelini ayrık tutmak isteseydi, 657 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemede bu durumu 440 sayılı Kanun ile ilgili istisna düzenlemesinde olduğu gibi açıkça belirtirdi. Dilekçelerde ileri sürülen asgari limit iddiasını ne 4325 sayılı Kanun, ne 3659 sayılı Kanun, ne de 657 sayılı Kanun hükümleri desteklemektedir. Özetle, giyim yardımının asgari limitlerinin 657 sayılı Kanun’a göre belirlenmeyeceğine ve daha fazla veya farklı ödeme yapılacak şekilde Kuruluşa yetki verildiğine dair bir yasal düzenleme mevcut değildir.
Yine temyiz dilekçelerinde sorumlular, Kuruluş personeline eski yıllardan beri nakit olarak ödenmekte olan “giyim yardımının” Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince teftiş layihasına alındığını ve buna bağlı olarak 01.01.2000 tarihi itibariyle giyim yardımlarının kesildiğini; ancak idare aleyhine açılan davalar neticesinde idare mahkemelerince personel lehine karar verildiğini; Kuruluşta uygulanan giyim yardımı usulünü destekleyen yargı kararlarının bulunduğunu; bu kararları İdarenin uygulamak zorunda olduğunu; düzenlenen Sayıştay sorgusunun yargı kararlarına aykırı düştüğünü belirtmiş ve savunmalarında ... 4’üncü İdare Mahkemesinin 2000/937E. ve 2000/979E sayılı kararları, ... 9’uncu İdare Mahkemesinin 21.11.2007 tarih ve 2005/1044 E. ve 2007/2051 K. sayılı kararı, ... 6’ncı İdare Mahkemesinin 11.11.2004 gün ve 2004/2877-2170 E.K. sayılı iptal kararı, Danıştay 5’inci Dairesinin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K sayılı kararı, Danıştay 11’inci Dairesinin 2002/260E-2005/3919K sayılı kararına yer verilmiş ve mahkeme kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmişlerse de;
Söz konusu mahkeme kararlarının bir kısmının gerekçesinde 4325 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi ile Bütçe Kararnamesi; bir kısmında ise 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinden hareketle Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümleri esas alınmıştır.
Bahse konu yargı kararlarından biri olan Danıştay 5’inci Dairesinin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K. sayılı kararında, “4325 sayılı ... Kanunun 17. maddesinde, "İşletme Müesseselerinin memur ve müstahdemleri hak ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında memurun muhakematı hakkında kanun ile memurin kanunları hükümleri tatbik olunmaz" hükmü yer almakta olup, bu hüküm uyarınca ... personeli özlük hakları bakımında 657 Sayılı Yasaya tabii olduğu halde, diğer hak ve ödemeleri özel yasalar olan 4325 Sayılı Yasa ve bu yasanın 18.maddesinin göndermede bulunduğu 3659 sayılı Yasa ile düzenlenmiştir. Bu nedenle, memurlara yapılacak giyecek yardımı yönetmeliği ve devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliğinin ... personeline uygulanması olanaksızdır.” denilmektedir.
Danıştay 5’inci Dairesinin Kararında, Kanun’un 17’nci maddesindeki düzenlemeden yola çıkılarak Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği ile Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin ... Genel Müdürlüğü personeline uygulanmasının olanaksız olduğuna hükmedilmiştir. Halbuki giyim yardımının yapılması hususunda 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci madde önemlidir ve Kararın verildiği tarih itibariyle yürürlüktedir. Üstelik, 657 sayılı Kanun’un, Kuruluşu ilgilendiren Ek Geçici 9 ve Ek Geçici 21’inci maddelerinde, Kuruluş personeline, 657 sayılı Kanun’a tabi personele ödenenlerin dışında hiçbir ödeme yapılamayacağı, Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’nin kapsam maddesinde de 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde yer alan personelin de bu Yönetmeliğe tabi olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla, 4325 sayılı Kanun’un disiplin ve yargılama konusunu düzenleyen 17’nci maddesinden hareketle 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinin alanının daraltılması kabul edilemez.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması, kararlar kesinleşmiş dahi olsa, mümkün bulunmamaktadır.
Kaldı ki 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78’inci maddesinin ikinci fıkrasında, adli, idari ve askeri mahkemelerce verilen hükümlerin, Sayıştay’ın denetim yapmasına ve hükme bağlamasına engel olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yine sorumlular temyiz dilekçesinde; memur personele giyim yardımı yapılmasının Kuruluşun 2015 yılı Bütçe Kararnamesinde yer aldığını; Bütçe Kararnamesi’nin 4325 sayılı Kanun uyarınca Belediye Meclisi kararıyla kabul edildiğini; Kararname’de yazılı hususların yerine getirilmesinin Kuruluş açısından zorunluluk olduğunu belirtilmekte ise de; Kuruluşun 2015 yılı Bütçe Kararnamesi’nin “İdare Encümenine Verilen Yetkiler” başlıklı 8’inci maddesinin 7’nci bendinde, “657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, yılda toplam bir maaş tutarında ikramiye ile sosyal yardım vermeye, miktarını ve zamanını tespit etmeye yetkilidir.” denilerek İdare Encümenine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personele mevzuatına uygun olarak sosyal yardım verilmesi konusunda yetki verilmiştir. Bu yetkinin yapılacak sosyal yardımlara ilişkin yürürlükteki mevzuat hükümlerinin yok sayılarak kullanılabileceğinin kabulü mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle bahse konu yetki hak doğurucu bir yetkiyi içermemektedir. Kararname’deki düzenleme, giyim yardımının İdare Encümeni kararıyla mevzuatına uygun olarak yapılmasını içermektedir. Mevzuatta yeri olmayan bir ödemeyi veya ödeme şeklini Bütçe Kararnamesi ile mevzuata uygun hale getirmek mümkün değildir.
Bu itibarla 194 sayılı ilamın 1. Maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üyeler ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 10.10.2018 tarih ve 45140 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler ..., ... ile ...’ın karşı oy gerekçesi;
4325 sayılı Kanun ile özel hukuk hükümlerine göre Türk Ticaret Kanunu’na tabi şekilde ve “tacir” statüsünde ticari faaliyette bulunmak üzere kurulmuş bir Kuruluş olan söz konusu Genel Müdürlük … Büyükşehir Belediyesine bağlı bulunmakla birlikte ondan ayrı ve farklı bir şekilde bir tüzel kişinin yasal olarak sahip olması gereken tüm organlara (karar alma organı/İdare Encümeni, yürütme organı/danışma ve denetim organları/Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği) ve ayrı bir “Bütçe”ye sahip olup, bir “ticari kuruluş” mahiyetinde olması itibariyle mevzuatı da, bu mevzuat uyarınca çalışan personeli de hukuken farklı statüdedir.
Genel Müdürlüğün “memur” statüsündeki personeli sadece özlük hakları ile sahip oldukları “maddi hakların” alt limitleri itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir. Kurumun tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre; Kurumda “Memur” statüsünde görev yapmakta olan personele Genel Müdürlükçe yapılacak olan ödemeler, 657 sayılı Kanun’a tabi şekilde faaliyet gösteren diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında “Memur” statüsünde çalışan emsal personele kuruluşlarınca yapılacak ödemelerden hiçbir şekilde aşağı olmaz, ancak üzerinde olabilir.
Bu husus, 2001 yılından bu güne kadar Kurum personeli tarafından Genel Müdürlüğe karşı açılan (ikramiye, giyim yardımı ve faiz gibi) maddi talepleri içeren idari davalar neticesinde verilen muhtelif ... idare mahkemeleri kararlarının yanı sıra, ... Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Daireleri tarafından verilen çok sayıdaki yargı karar ve içtihatlarıyla da ortaya konulmuştur.
Nitekim Danıştay 5’inci Dairenin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K. sayılı kararında, “4325 sayılı ... Kanunun 17.maddesinde, "İşletme Müesseselerinin memur ve müstahdemleri halk ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında memurun muhakematı hakkında kanun ile memurin kanunları hükümleri tatbik olunmaz" hükmü yer almakta olup, bu hüküm uyarınca ... personeli özlük hakları bakımında 657 Sayılı Yasaya tabii olduğu halde, diğer hak ve ödemeleri özel yasalar olan 4325 Sayılı Yasa ve bu yasanın 18.maddesinin göndermede bulunduğu 3659 Sayılı Yasa ile düzenlenmiştir. Bu nedenle, memurlara yapılacak giyecek yardımı yönetmeliği ve devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliğinin ... personeline uygulanması olanaksızdır" denilmektedir.
Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesinde; “(Ek: 31/7/1970 - 1327/90 md.; Değişik: 30/5/1974 - KHK/12; Aynen kabul: 15/5/1975 - 1897/2 md.) birinci fıkrasında, “3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” denilmiştir. Buradan hareketle ... personelinin sadece özlük hakları bakımında 657 sayılı Kanuna tabi olacağı, diğer haklar açısından ise kendi özel Kanunları olan 4325 sayılı Kanuna tabi olacağı açıktır. 4325 sayılı Kanunda personele yardım yapılabileceğine ilişkin hükümler geçerliliğini korumaktadır.
657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesindeki; “Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz…” hükmünün ise anılan Genel Müdürlük personeli açsından geçerliliği yoktur. Şöyle ki, yukarıda da belirtildiği üzere ... personeli sadece özlük hakları bakımında 657 sayılı Kanuna tabidir.
Bu itibarla, 194 sayılı ilamın 1. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Üye ...’nün karşı oy gerekçesi;
... Genel Müdürlüğü personelinin tamamına mevzuata aykırı olarak nakdi giyim yardımı ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır
... Genel Müdürlüğü personeli ücretler yönünden 4325 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereği 3659 sayılı Kanun kapsamında olup, 3659 sayılı Kanun’un 1 no.lu kanun başlığı dip notundaki düzenleme nedeniyle, bu personelin aylıklarının hesabında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesi hükmü uygulanmaktadır. 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde de aylıkları Ek Geçici 9’uncu madde kapsamında hesaplanan personele yapılacak “diğer özlük ve sosyal haklara ilişkin ödemelerde de bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı” belirtilmiştir.
657 sayılı Kanunun “Sosyal Haklar Ve Yardımlar” başlıklı VI. Kısmında sosyal hak ve yardımların neler olduğu tek tek sayılmıştır. Anılan Kanun’un Ek Geçici 21. Maddesinde; “…diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdam şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır.” denilmiştir. Kısacası Ek Geçici 21. maddenin 1. fıkrasında yer alan hükümler sadece “sosyal haklar” açısından uygulanabilecektir. Kısacası ... personeli aylıklarının hesabı ile özlük hakları ve sosyal haklar açısından 657 sayılı Kanuna tabidir. Sosyal yardımlar açısından ise kendi özel Kanunları olan 4325 sayılı Kanuna tabidir. Ancak, gerek 4325 sayılı, gerekse 3659 sayılı kanunlarda da, ... personeline giyecek yardımı yapılmasına cevaz veren herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. 4325 sayılı Kanunun 7’nci maddesinde “Müesseselerin dâhili teşkilatının vazife ve salahiyetlerini ve müessese memurlarının tayin, tebdil, tahvil, tecziye ve terfileriyle hizmetten çıkarılmalarını ve kazaya uğrıyan veya hastalanan memur ve müstahdemlerle işçilere ve ölüm halinde ailelerine yapılacak yardımları tesbit edecek esasları hazırlamak” denilmek suretiyle, sadece memurlardan kazaya uğrayan ve hastalananlar ile bunlardan ölenlerin ailelerine yapılacak yardımlarla ilgili olarak encümene görev verilmiş, memurlara giyim yardımı yapılabileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Dolayısıyla savunmalarda da ifade edildiği üzere sosyal yardımlar bakımından 657 sayılı Kanuna tabi olmayan kurum personeline, 657 sayılı Kanuna göre bir giyim yardımı ödemesi mümkün olmadığı gibi, tabi oldukları Kanunda da giyim yardımı yapılabileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından, 4325 sayılı kanuna göre de bir ödeme yapılması mümkün değildir. Bu nedenle giyim yardımı olarak yapılan ödemenin tamamı için tazmin hükmü vermek gerekir. Ancak sorumlular, temyiz dilekçelerinde, Kuruluş personeline eski yıllardan beri nakit olarak ödenmekte olan “giyim yardımının” Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince teftiş layihasına alındığını ve buna bağlı olarak 01.01.2000 tarihi itibariyle giyim yardımlarının kesildiğini; ancak idare aleyhine açılan davalar neticesinde idare mahkemelerince personel lehine karar verildiğini; Kuruluşta uygulanan giyim yardımı usulünü destekleyen yargı kararlarının bulunduğunu; bu kararları İdarenin uygulamak zorunda olduğunu belirtmiş ve birçok mahkeme kararına yer verilmişlerdir.
Bahse konu yargı kararlarından biri olan Danıştay 5’inci Dairesinin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K. sayılı kararında, “4325 sayılı ... Kanunun 17. maddesinde, "İşletme Müesseselerinin memur ve müstahdemleri hak ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında memurun muhakematı hakkında kanun ile memurin kanunları hükümleri tatbik olunmaz" hükmü yer almakta olup, bu hüküm uyarınca ... personeli özlük hakları bakımında 657 Sayılı Yasaya tabii olduğu halde, diğer hak ve ödemeleri özel yasalar olan 4325 Sayılı Yasa ve bu yasanın 18.maddesinin göndermede bulunduğu 3659 Sayılı Yasa ile düzenlenmiştir. Bu nedenle, memurlara yapılacak giyecek yardımı yönetmeliği ve devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliğinin ... personeline uygulanması olanaksızdır.” denilmektedir.
Esasen yukarıda ifade edildiği üzere söz konusu memurlara giyim yardımı ödemek mümkün değildir. Ancak 5018 ve 6085 sayılı Kanunlar ile getirilen yeni düzenlemeler gereği, idareler tarafından yapılan bir harcamaya kamu zararı diyebilmek için onun mevzuata aykırı olması yetmemektedir. Bir kamu zararından bahsedebilmek için, kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemi sonucunda kamu kaynağında bir eksilmenin olması gerekir. Mevcut olayda kasıt kusur veya ihmalden söz edilemez. Zira Anayasa'nın 138. maddesi gereği "yasama ve yürütme organları ile İdare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez". Sorumlular uzun yıllardır kanunlarda yapılan değişiklikler ve atıflar nedeniyle, yoruma açık ve karmaşık bir hal almış olan, kurum bünyesindeki memurlara yapılacak giyim yardımı konusunda, Anayasa’nın yukarıda belirtilen hükmü gereği, yargı kararlarına rağmen farklı bir uygulamaya gitmenin ileride doğabileceği hukuki ve cezai sıkıntıları dikkate alarak Danıştay kararı doğrultusunda işlem yapmışlardır. Her ne kadar Kanundaki “halk” sözcüğünün Danıştay kararına “hak” olarak geçtiği ve Danıştay’ın bu yanılgı nedeniyle böyle bir karar vermiş olabileceği iddia edilebilirse de, Anayasanın amir hükmü karşısında Danıştay kararı doğrultusunda ödeme yapan sorumlular hakkında verilmiş olan tazmin hükmünün onanmasını istemek hakkaniyet ve hukuk kuralları ile bağdaşmaz. Söz konusu müphemliğin giderilmesi için konunun yargısal niteliği olmayan raporlarla TBMM ve ilgili diğer kurumlara bildirilmesi uygun olur. Bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Üye ...’nın karşı oy gerekçesi;
4325 sayılı ... Kanun’un 18’inci maddesinde;
“Müesseseler, umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.”
3659 sayılı Bankalar ve Devlet Müesseseleri Memurları Aylıklarının Tevhid ve Teadülü Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde;
“Aşağıda yazılı müesseseler memurları bu kanun hükümlerine tabidir:
...
C) Devletçe veya mülhak veya hususi bütçeli idarelerce veya belediyelerce veya yukarıdaki bendlerde yazılı teşekkül ve bankalar tarafından sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan teşekküller ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar ve ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler.”
3659 sayılı Kanun’un 1 no.lu kanun başlığı dip notunda; “Bu Kanun ile ek ve değişiklikleri, bu Kanuna tabi kurumların personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam olunur. Bu personelin aylıklarının hesabında 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı (Devlet Memurları Kanunu) na 31/7/1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunla eklenen Ek geçici 9 uncu madde hükümleri uygulanır.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesinde;
“(Ek: 31/7/1970 - 1327/90 md.; Değişik: 30/5/1974 - KHK/12; Aynen kabul: 15/5/1975 - 1897/2 md.) birinci fıkrasında, “3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.”
Ek Geçici 21’inci maddesinde;
“Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30 ve geçici 7 nci maddesindeki haklar saklıdır.
…
Bu kanunun İkinci görev yasağı, ikinci görev verilecek memurlar ve görevler ders görevi ve konferans ücreti, iş güçlüğü zammı, iş riski zammı, mali sorumluluk tazminatı (Kasa açığından sorumlu olan veznedarlar, nakit ve kıymet muhafızları ve diğer görevlilere verilen kasa tazminatları) eleman temininde güçlük zammı, avukatlık ücreti, fazla çalışma ücreti ile diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdam şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır.” denilmiştir.
... Genel Müdürlüğü personeli ücretler yönünden 4325 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereği 3659 sayılı Kanun kapsamında olup, bu personelin aylıklarının hesabında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesi hükmü uygulanmaktadır. 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde de aylıkları Ek Geçici 9’uncu madde kapsamında hesaplanan personele yapılacak “diğer özlük ve sosyal haklara ilişkin ödemelerde de bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı” belirtilmiştir.
657 sayılı Kanunun “Sosyal Haklar Ve Yardımlar” başlıklı VI. Kısmında sosyal hak ve yardımların neler olduğu tek tek sayılmıştır. Anılan Kanun’un Ek Geçici 21. Maddesinde; “…diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdam şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır.” denilmiştir. Kısacası Ek Geçici 21. maddenin 1. fıkrasında yer alan hükümler sadece “sosyal haklar” açısından uygulanabilecektir. Sosyal yardım olan giyim yardımını sosyal hak olarak kabul edip Ek Geçici 21. maddedeki, 657 sayılı Kanuna tabi personele ödenenler dışında bir ödeme yapılamayacağına dair hükmü kabul etme olanağı bulunmamaktadır. ... personelinin sadece özlük hakları ve sosyal haklar açısından 657 sayılı Kanuna tabi olacağı, sosyal yardımlar açısından ise kendi özel Kanunları olan 4325 sayılı Kanuna tabi olacağı açıktır. 4325 sayılı Kanunda personele yardım yapılabileceğine ilişkin hükümler geçerliliğini korumaktadır. Bu itibarla verilen tazmin hükmünü kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Üyeler ... ile ...’ın karşı oy gerekçesi;
Esas yönünden verilen Kurul kararına katılmakla birlikte sorumluluk yönünden;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 31. Maddesinde; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur”. hükmü yer almaktadır.
İlamda harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ile idare encümen üyeleri birlikte sorumlu tutulmuştur. Ancak yukarıda yer alan mevzuat hükmüne göre sadece İdare Encümen üyelerinin söz konusu harcamadan sorumlu tutulması gerekmektedir. Şöyle ki; harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlileri 03.03.2015 tarih ve 2015/46 sayılı İdare Encümeni Kararına istinaden söz konusu harcamayı yapmışlardır. Harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin İdare Encümeni Kararını uygulamama yetkileri bulunmamaktadır. Bu itibarla, sorumluluk açısından yukarıda belirtilen hususların yeniden değerlendirilmesi teminen verilen tazmin hükmünün bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42